Bizi Takip Edin

AMERİKA

JPMorgan CEO’su Dimon’dan ABD ekonomisine övgü ve temiz enerji için ‘istimlak’ talebi

Yayınlanma

JPMorgan Chase CEO’su Jamie Dimon, hissedarlara geleneksel yıllık mektubunu yayınladı.

Geçen sene Fed’in parasal sıkılaşma politikası ve Ukrayna savaşı nedeniyle ‘iktisadi bir kasırga’ bekleyen Dimon, en azından bir süreliğine bu fikrinden vazgeçmiş görünüyor.

Piyasa dalgalanmalarının azaldığını, tüketicilerin COVID-19 pandemisi öncesine göre yüzde 23 daha fazla harcadığını ve 1,2 trilyon dolarlık ‘fazla nakit’e sahip olduklarını savunan Dimon, “Risk hakkında çok uzun süre konuşulduğunda, bu durum muhakeme yeteneğinizi gölgelemeye başlar. İleriye baktığımızda, olumlu yönler çok büyük,” dedi.

‘Başarımız ABD’ye bağlı’

İşsizliğin fazlasıyla düşük olduğuna, alt kesimlerdeki ücret artışının yükseliğine ve 10 yıllık ev ve hisse senedi fiyat artışlarına dikkat çeken ABD’nin en büyük bankasının CEO’su, işletmeler ‘oldukça sağlıklı’ ve kredi kayıplarının son derece düşük olduğunu ileri sürdü.

20 yıl sonra Amerika’nın GSYİH’sinin bugünkünün iki katından fazla olmasının muhtemel olduğu iddiasında bulunan Dimon, “Dostum Warren Buffett, şirketinin başarısının ülkemizin yarattığı olağanüstü koşullara bağlı olduğunu belirtiyor,” diye yazdı.

Çin’e özel paragraf

ABD ile Çin arasındaki jeopolitik gerilime de mektubunda yer veren Dimon, ‘ulusal güvenlik’ vurgusu yaptı.

Dimon, “Çin, sübvansiyonları ve ekonomik gücünü kullanarak bataryalara, nadir toprak elementlerine, yarı iletkenlere ya da elektrikli araçlara hakim olursa, bu ürün ve malzemelere erişimimizi engelleyerek ulusal güvenliğimizi tehlikeye atabilir. Bu önemli kaynakları ve kabiliyetleri başka bir ülkeye bırakamayız,” dedi.

Yorumcular, küresel bir şirket yöneticisinden, Çin’in ABD için yaratacağı iddia edilen ‘stratejik risklere’ karşı bu kadar aleni bir açıklama gelmesinin daha önce yaşanmadığını vurguluyorlar.

Örneğin 2021 yılında Dimon, bankasının Çin Komünist Partisinden daha uzun ömürlü olacağı şakasını yaptıktan sonra hızla geri adım atmıştı.

Temiz enerji için ‘istimlak’ çağrısı

Dimon Altyapı Yasası, CHIPS Yasası ve Enflasyon Azaltma Yasası (IRA) gibi temiz teknoloji dönüşümünde 1 trilyon doların üzerinde bir potansiyel barındıran politikaların etkin bir şekilde uygulanması gerektiğini yazdı.

“Elektrik şebekesi, güneş, rüzgar ve boru hattı girişimleri için yeterli yatırımları yeterince hızlı alamıyoruz,” diyen JPMorgan CEO’su, istimlak (eminent domain) yetkisinin kullanılmasının gerekebileceğini belirtti.

Dimon’ın dile getirdiği istimlak yetkisinin tartışma yarattığı biliniyor. Iowa’da geçen Pazartesi günü, özel mülk sahiplerini karbon boru hattı şirketlerinin kamulaştırma yetkisi kullanımından korumayı amaçlayan bir yasa tasarısı kabul edilmişti.

Dimon ise, “Temiz enerji teknolojilerine küresel ölçekte büyük yatırımlar yapılmalı ve bu yatırımlar yıldan yıla artmaya devam etmelidir,” dedi.

AMERİKA

Biden, Arap-Amerikan seçmenleri kaybedebilir

Yayınlanma

ABD Başkanı Joe Biden’ın önemli bir bağışçısı, Gazze savaşının yarattığı “felaketin” yeniden seçilme şansını tehlikeye attığı uyarısında bulunarak başkana İsrail’e silah sevkiyatını durdurması çağrısında bulundu.

Salı günü Boston’da ev sahipliğini yapacağı bir bağış kampanyasında 2,5 milyon dolar toplamayı bekleyen George Krupp, Biden’ı İsrail’e silah sevkiyatını askıya alarak konuyu “masadan kaldırmaya” çağırdı. 

Financial Times’a konuşan Krupp, “Bence bu İsrail meselesi onun için bir felaket oldu. Biden’ın hem insani hem de siyasi nedenlerle silah sevkiyatını askıya alması gerektiğini kesinlikle düşünüyorum,” dedi.

Kilit eyaletlerde Biden’a tepkiler var

Başkanın savaş konusundaki tutumu Demokratları böldü. Başkan, 7 Ekim’deki Aksa Tufanı operasyonuna karşılık olarak “İsrail’in kendini savunma hakkını” güçlü bir şekilde destekledi.

Fakat Biden’ın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümetini “dizginleyememesi” parti içinde giderek artan bir eleştiri konusu oldu.

Büyük bir Arap-Amerikan topluluğuna sahip olan Michigan’da 100.000’den fazla Demokrat (ya da toplam oyların yüzde 13’ü) Biden’ın tutumu nedeniyle 15 Mart’taki Demokrat başkanlık önseçiminde “bağlılıktan uzak” oy kullandı.

Mart ayında onlarca bağışçı ve aktivistle birlikte “Gazze’deki kriz” konusundaki endişelerini dile getiren bir mektuba imza atan Krupp, FT’ye verdiği demeçte Biden’ın savaş konusundaki “ikircikli” tutumunun yeniden seçilme kampanyasına zarar verdiğini söyledi. Bağışçı, Başkanın “İsrail’i Gazze’den çıkaracak ve iki devletli çözüme giden yolu gösterecek” net bir “doktrine” ihtiyacı olduğunu da sözlerine ekledi.

“Bence seçim bugün yapılsa, Başkan kaybeder”

Krupp’un yorumları Demokrat “mega bağışçı” Haim Saban’ın Biden’ın İsrail’e ağır silah sevkiyatını durdurma kararını eleştirmesinin ardından geldi. 

Saban geçen hafta Beyaz Saray üst düzey yetkililerine gönderdiği bir e-postada “Kötü, kötü, kötü, her düzeyde kötü bir karar, lütfen yeniden düşünün,” diye yazdı. Saban, Amerikan-İslam İlişkileri Konseyi ve diğer sivil haklar grupları tarafından eleştirilen yorumlarında, “İsrail’i önemseyen Yahudi seçmenlerin sayısı, Hamas’ı önemseyen Müslüman seçmenlerin sayısından daha fazladır,” dedi.

Çoğunlukla Demokratlara oy veren Arap ve Müslüman toplulukların bu seçimlerde tercih değiştirebileceği düşünülüyor. Kamuoyu yoklamaları Trump’ın kazanacağını gösterirken, Krupp ve pek çok Demokrat Gazze savaşının da dengeyi Başkanın aleyhine değiştirebileceğinden korkuyor.

Krupp, “Bence seçim bugün yapılsa, kaybederdi,” diyor.

Trump, Arap ve Müslüman Amerikalıları saflarına çekiyor

Nitekim Washington Post’tan Josh Rogin’in haberine göre, Müslüman Amerikalılar ve Arap Amerikalılar arasında, Başkan Biden’ın Gazze savaşına ve genel olarak Ortadoğu’ya yaklaşımına yönelik öfke aylardır artıyor ve kasım ayındaki beklentileri için olası bir tehdit oluşturuyor.

New York Times-Siena College’ın geçen hafta yayınladığı bir ankete göre Donald Trump, beş kilit eyaletteki Arap ve Müslüman seçmenler arasında 57-25 Biden’ın önünde görünüyor. 2020’de oy kullanacağını söyleyenler ise o dönemde Biden’ı 56-35 desteklediklerini bildirmişti.

Bir sandık çıkış anketine göre Michigan’daki Müslümanların yüzde 94’ü Şubat ayındaki Demokrat önseçiminde “bağlılık göstermedi.”

Şimdi, seçim yaklaşırken, bazı Arap Amerikalı bağışçılar ve aktivistler sadece yarış dışı kalmayı değil, Trump’ın seçilmesi için çalışmayı da düşünüyorlar.

Habere göre bu hafta Michigan’da yapılacak özel bir toplantıda Trump’ın temsilcileri onları da yanlarına çekmek için ellerinden geleni yapacaklar.

Trump’ın bağış gecesinde buluşacaklar

Salı günü, ülkenin dört bir yanından bir grup Arap Amerikalı bağışçı ve aktivist, Trump’ın eski Almanya Büyükelçisi Richard Grenell’in girişimiyle Oakland Hills, Michigan’da özel bir akşam yemeği için bir araya gelmeyi planlıyor.

Yorum yapmayı reddeden Grenell, Trump kampanyasının resmi bir üyesi değil fakat Trump son zamanlarda kendisinden “elçim” diye söz ediyor ve kasım ayında Trump’ın kazanması halinde üst düzey bir ulusal güvenlik pozisyonu için aday olarak görülüyor.

Donald Trumo’ın kızı Tiffany Trump’ın eşi Michael Boulos ve Lübnanlı bir iş adamı olan babası Massad Boulos da yemeğe katılacak. Yemek, Trump’ın ortakları tarafından savaşın yaşandığı birçok eyalette Arap Amerikalı liderlerle düzenlenen yemeklerden biri.

Rogin’in aktardığına göre, toplantının düzenlenmesine yardımcı olması ve ev sahipliği yapması için Suriyeli Amerikalı bir toplum lideri ve çeşitli Müslüman savunuculuk kuruluşlarına bağışta bulunan Michiganlı doktor Yahya Basha ile temas kuruldu. Yıllar boyunca hem Demokrat hem de Cumhuriyetçi yönetimlerle bağlarını geliştirmiş olan Basha 2024 adayını henüz seçmediğini söyledi.

Basha en çok Biden yönetiminin Suriye’ye yaptırım uygulama konusundaki politikalarını eleştiriyor. Diğer davetlilerin de Biden’ın Ortadoğu politikalarına, özellikle de Gazze ve İran’a ilişkin kendi şikâyetleri var.

Fakat Rogin’in belirttiğine göre konuştuğu herkes, 2020’de başkanlığa aday olurken kendilerine vaatlerde bulunan Biden tarafından “ihanete uğramış ve ihmal edilmiş” hissettiklerini söyledi.

Michigan’da yapılacak toplantıya davet edilen dört kişi ise Post muhabirine, Trump’ın seçilmesine yardım etmeye zaten kararlı olduklarını ve kampanya ile bağlarını güçlendirmek istediklerini söyledi.

Okumaya Devam Et

AMERİKA

Politico: ABD, ‘yabancı acenta’ yasası nedeniyle Gürcü siyasetçilere yönelik yaptırımları değerlendirecek

Yayınlanma

Politico‘nun haberine göre ABD Kongresi, Gürcistan’da ‘Yabancı Etkinin Şeffaflığı’ yasasını teşvik etmekten sorumlu siyasetçilere yaptırım uygulanmasını öngören yeni bir yasa tasarısını değerlendirecek.

‘Demokrasiyi koruma ve kollama’ çabalarının bir parçası olarak tasarı, ‘Gürcistan’da demokrasi, insan hakları ya da güvenliğin altının oyulması ya da zarar görmesinde maddi sorumluluk taşıyan’ kamu görevlilerine karşı yaptırımlar öngörüyor.

Tasarı, fonlarının yüzde 20’sinden fazlasını yurt dışından alan STK’ları ve medya kuruluşlarını hedef alan yasadan sorumlu siyasetçilere ve onların ailelerine vize yasağını kapsayacak.

Gazetenin ulaştığı tasarıda, ayrıca “Gürcistan’da yabancı acenta yasasının sunulmasından sorumlu yetkililer, yeni yasa tasarısı kapsamında mal varlıklarının dondurulması ve seyahat yasaklarıyla karşı karşıya kalabilir,” ifadelerine yer verildi.

Gürcistan’da iktidar partisinin kurucusu, ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı ile görüşmeyi reddetti

Yaptırımlar, ülkede düzenlenen protestoları bastıran Gürcistan kolluk kuvvetleri ve güvenlik kurumlarını da etkileyecek.

Ülkede söz konusu yasaya karşı binlerce kişinin katıldığı gösteriler düzenlenmiş ve çok sayıda kişi gözaltına alınmıştı.

Öte yandan tasarıda, Tiflis’in ‘Rusya ve Çin ile bağların güçlendirilmesini destekleyerek Amerikan ve diğer Batılı kuruluşların yanı sıra yerel ve uluslararası sivil topluma açıkça saldırdığı’ iddia edildi.

Habere göre Kongre, ilgili tasarının metnini birkaç ay önce hazırlamıştı. Kongre üyesi Joe Wilson’ın tasarıyı 20 Mayıs’ta sunması bekleniyor.

Yasa, üst düzey ABD yetkililerini ‘Gürcistan’daki usulsüz siyasi nüfuz, kleptokrasi ve üst düzey yolsuzluk’ ile ülkede faaliyet gösterdiği iddia edilen ‘Rus ve Çinli istihbarat kurumları’ hakkında Kongre’yi bilgilendirmekle yükümlü kılıyor.

Gürcistan’ın ‘yabancı acenta’ yasası: Brüksel neden şeffaflığı sevmiyor?

Okumaya Devam Et

AMERİKA

ABD’de ‘Yeni McCarthy’cilik’: Filistin yanlısı üniversite hocaları işlerini kaybediyor

Yayınlanma

ABD’de polis baskısı kampüslerdeki Filistin yanlısı öğrencilerin eylemlerini hedef alırken, üniversite yönetimleri de Filistin yanlısı öğretim üyeleriyle bağlarını koparıyor.

İsrail’in Gazze’ye yönelik işgal girişiminin başlangıcından bu yana siyaset, sosyoloji, Japon edebiyatı, halk sağlığı, Latin Amerika ve Karayip çalışmaları, Ortadoğu ve Afrika çalışmaları, matematik, eğitim ve daha birçok alanda çalışan akademisyenler Filistin yanlısı ve İsrail karşıtı söylemleri nedeniyle işten çıkarıldı ya da görevinden uzaklaştırıldı.

The Intercept’te yer alan habere göre Filistin’e destek verdikleri için işlerini kaybeden ya da açığa alınan akademisyenlerin sayısına dair resmi bir bilgi yok; bunun en önemli nedeni de bu ülkede yüksek öğrenimin parçalara ayrılmış, çoğunlukla özelleştirilmiş ve kısa dönemli sözleşmeli işçiliğe dayanıyor olması.

Genel olarak, Filistin yüzünden işlerini kaybeden ve açığa alınan profesörler, bu iddiaları kendileri dile getirerek kamuoyunun dikkatine sunuyorlar. Ülke genelinde çok sayıda akademisyen muhtemelen soruşturma altında ve birçoğunun sözleşmeleri yenilenmeden sessizce sona erecek.

The Intercept, Filistin yanlısı görüşleri nedeniyle istihdamları tehlikeye giren, hem ek görevli hem de kadrolu ondan fazla profesörle konuştu. Yayının konuştuğu profesörlerin hepsi 7 Ekim’den bu yana bir noktada soruşturma altına alınmış durumdaydı ve dahası, soruşturmalardan bazıları suç bulgusuna rastlanmadan kapatıldı.

Bunlardan birkaçı çeşitli derecelerde uzaklaştırma cezası aldı ve profesörlerden dördü işlerini kaybetti ya da sözleşmeleri yenilenmeden sömestr sona erdiğinde önümüzdeki hafta kaybetmeyi bekliyorlar.

Amerikan Üniversite Profesörleri Birliği’nin üst düzey program sorumlusu Anita Levy, “Soruşturmalarımızın, hatta davalarımızın büyük bir kısmı, yeniden atanmama, işten çıkarma, kadro verme ve benzeri konularla ilgili yasal süreç ihlalleri ile ilgili,” dedi.

Levy, fakülte haklarını ve akademik özgürlüğü savunan kâr amacı gütmeyen kuruluşun son aylarda Filistin yanlısı konuşmalarla ilgili beş dava açtığını söyledi.

Levy, “İki aylık bir süre içinde, Gazze’deki savaş gibi güncel bir olayla ilgili sosyal medya paylaşımlarının askıya alındığı beş ya da altı dava açıldığında, bu alışılmadık bir durumdur. Açtığımız davaların hiçbiri İsrail yanlısı söylemlerle ilgili değildi. Hepsi Filistin davasını desteklemek için olanlardı,”dedi.

Levy, ABD’nin “yeni bir McCarthyciliğin” şafağında olduğunu söylerken, yaşananların “buzdağının görünen kısmı olabileceğine” dikkat çekti.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English