Bizi Takip Edin

Avrupa

Ken Loach, Filistin Eylemi’nin ‘terör örgütü’ ilan edilmesini protesto etti

Yayınlanma

Efsanevi film yönetmeni Ken Loach, Edinburgh’da, Birleşik Krallık hükümetinin Filistin Eylemi (Palestine Action) örgütünü “terörist” olarak yasaklama kararını protesto eden gösterilere katıldı.

İki kez Altın Palmiye ödülü kazanan İngiliz yönetmen, bu kararı “yasal bir canavarlık” olarak nitelendirdi.

İskoç Filistin Dayanışma Kampanyası (SPSC) aktivistlerine katıldıktan sonra basına konuşan Loach, İşçi Partisi hükümetinin İsrail’in işlediği soykırımı önlemek için adım atmamakla “uluslararası hukuku ihlal ettiğini” söyledi.

Loach’ın uzun süredir senaryo ortağı olan Paul Laverty’nin de aralarında bulunduğu aktivistler, “Filistin’de soykırım var, harekete geçme zamanı” sloganının yazılı olduğu tişörtler giydi.

Bu tişörtler, temmuz ayında Glasgow’da bir adamın “terör” yasaları uyarınca suçlanmasına yol açmıştı ve aynı nedenle başkalarına da suçlamalar yöneltiliyor.

Loach, “Tişörtlerde yazan her şeyi destekliyorum ve onlarla birlikte olmaktan gurur duyuyorum, bence çok cesurlar,” dedi.

Protestoya neden katıldığı sorulan yönetmen şöyle yanıt verdi:

“Gazze’de Filistinlilere karşı işlenen soykırımı biliyoruz ve şimdi de Batı Şeria’da, İsrail’in işlediği ve hükümetimizin işbirliğiyle, harekete geçmemesi nedeniyle bu soykırım devam ediyor. Harekete geçmeleri gerekir. Soykırım sözleşmesi uyarınca, soykırımı önlemek için yasal sorumlulukları var. Bunu yapmıyorlar. Uluslararası hukuku ihlal ediyorlar. Filistin Eylemi’ne yönelik yasak, onlara karşı çıkan herkesi sindirmek için. Filistin Eylemi’nin yasaklanması hukuki bir canavarlık ve bu yasağa karşı çıkmalıyız.”

Loach, kolluk kuvvetleri tarafından yasaklanmış bir grubu desteklediği gerekçesiyle terör suçlamasıyla karşı karşıya kalma endişesi olup olmadığı sorulduğunda, “Hayır, aynı şeyi yapan binlerce insan var,” yanıtını verdi.

Tişört giydikleri için başkalarına yöneltilen suçlamalardan haberdar olan Loach, polisin bu tutumunun “yasalara aykırı” olduğunu düşündüğünü söyledi.

Yönetmen, “Ben avukat değilim. Fakat savaş silahlarının üretilmesini veya kullanılmasını önlemek, teröristlik değil, terörle mücadele, devlet karşıtı terörle mücadeledir ve bu hükümetin işbirliği yaptığı şey budur. Bu hükümet hâlâ İsrail’e silah sağlıyor. İsrail ile ticaret yapıyor. İsrail’e her türlü manevi desteği veriyor,” dedi.

Sally Rooney, BBC telif hakları gelirini yasaklı Palestine Action’a verecek

Başbakan Keir Starmer’ın, kendini “Siyonist ilan ettiğini” hatırlatan Loach, “İsrail’in dayandığı ideoloji, Filistin’de bir Yahudi devleti olması gerektiği. Bu ne anlama geliyor? Bir etnik grubun diğerine öncelik verilmesi ve bu benim için ırkçılıktır,” diye konuştu.

Loach ayrıca “uluslararası hukuka saygısı olmayan, ahlaki değerleri olmayan” politikacılar tarafından yönetildiklerini savunurken ve halkın bu politikacılara karşı “ayağa kalkma zorunda” olduğunu söyledi.

Laverty de, “Politikacılarımızın bizi hayal kırıklığına uğrattığını düşünüyorum. Soykırım Sözleşmesinin 3. maddesinde yer alan, soykırımı önlemek, cezalandırmak ve işbirliği yapmamak gibi açık yükümlülükleri açıkça ihlal ediyorlar. Buna rağmen, genel olarak bu kurumların yeterince çaba göstermediğini düşünüyorum… Özel raportör Francesca Albanese’nin de belirttiği gibi, üniversitelerimiz, özellikle Edinburgh, apartheid devletiyle işbirliği yapıyor,” dedi.

İrlandalı yazar Sally Rooney de, Filistin Eylemi’nin yasaklanmasına karşı çıkarak, BBC’den elde ettiği gelirleri bu gruba destek olmak için kullanacağını söylemişti.

Avrupa

Polonya doğu sınırında uçuş kısıtlaması getirdi

Yayınlanma

Polonya Hava Seyrüsefer Hizmetleri Ajansı, ülkenin doğu sınırında 10 Haziran ile 9 Eylül tarihleri arasında uçuş kısıtlamaları uygulanacağını duyurdu. Belarus ve Ukrayna sınırındaki özel bir bölgeyi kapsayan kısıtlamalar, yaklaşık 3 kilometre yüksekliğe kadar olan uçuşlar için geçerli olacak.

Polonya Hava Seyrüsefer Hizmetleri Ajansı, ülkenin doğu sınırındaki hava sahasında 10 Haziran ile 9 Eylül tarihleri arasında uçuş kısıtlamaları uygulanacağını açıkladı.

Alınan karara göre kısıtlamalar, Belarus ve Ukrayna sınırına yakın özel bir bölgede yürürlükte olacak. Belirlenen kısıtlamaların yaklaşık 3 kilometre yüksekliğe kadar olan uçuşları kapsayacağı, bu irtifanın üzerinde seyreden yolcu uçaklarının ise yeni düzenlemeden etkilenmeyeceği belirtildi.

Uygulama kapsamında, kısıtlama getirilen bölgede gece saatlerinde uçuşlar tamamen yasaklanacak. Bu yasağın dışındaki istisnaların yalnızca askeri havacılık unsurları ile önceden koordine edilmiş belirli uçuşlar için geçerli olacağı aktarıldı. Gündüz saatlerinde ise askeri uçaklar, ambulans uçaklar, arama kurtarma ekipleri ve bazı insansız hava araçlarının uçuş yapmasına izin verilecek.

Polonya Hava Seyrüsefer Hizmetleri Ajansı yetkilileri, söz konusu tedbirlerin devlet güvenliğini sağlamak amacıyla alındığını bildirdi. Kısıtlama bölgesinin, Polonya’nın doğu sınırından yaklaşık 20 ila 50 kilometre mesafedeki alanı kapsayacağı kaydedildi.

Ajans ayrıca, kuralların ihlal edilmesi durumunda bu durumun ülkenin havacılık kanunlarının ihlali olarak kabul edileceği uyarısında bulundu.

Polonya, Ukrayna topraklarındaki patlamalar nedeniyle son bir ay içinde birkaç kez savaş uçaklarını havaya kaldırmıştı.

Bununla birlikte Polonya Silahlı Kuvvetleri Komutanlığı tarafından yapılan açıklamada, gerçekleştirilen son önleme uçuşundan önce Polonya hava sahasına yönelik herhangi bir ihlalin tespit edilmediği bilgisi verilmişti.

Rusya Savunma Bakanlığı ise 2 Haziran tarihinde bir açıklama yaparak, Ukrayna’nın savunma sanayisi tesislerine, yakıt altyapısına ve askeri havaalanlarına yönelik kitlesel bir saldırı düzenlendiğini bildirmişti.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Almanya, Fransa ve İngiltere, Rusya ile müzakere planı üzerinde çalışıyor

Yayınlanma

Bloomberg’in kaynaklarına göre Almanya, Fransa ve İngiltere, Ukrayna ile birlikte Rusya’nın da katılacağı barış görüşmelerinin organizasyonu için bir plan hazırlıyor. Avrupa ülkeleri çatışmanın bir kış daha uzamasını önlemeyi hedeflerken, görüşmelere ilişkin nihai kararın Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy’e ait olacağını ve Kiev’e baskı yapılmayacağını belirtiyor.

Bloomberg’in kaynaklara dayandırdığı haberine göre Almanya, Fransa ve İngiltere, Ukrayna ile birlikte Rusya’nın da katılacağı barış görüşmelerinin organizasyonuna yönelik bir plan üzerinde çalışıyor.

Ajansa konuşan kaynaklar, Avrupa ülkelerinin çatışmanın bir kış daha devam etmesini önlemek istediğini belirtti. Aynı kaynaklar, görüşmeler konusunda nihai kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’e ait olacağını ve Avrupa’nın bu konuda kendisine baskı yapmayı planlamadığını aktardı.

Kaynaklara göre İngiltere Başbakanı Keir Starmer, önümüzdeki günlerde bu konuyu Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile görüşecek.

Alman televizyon kanalı NTV, 2 Haziran’da Almanya’nın eski Başbakanı Gerhard Schröder’in Moskova’ya geldiğini bildirmişti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin daha önce Schröder’i Avrupa tarafından tercih edilebilecek bir müzakereci olarak nitelendirmişti.

Rusya Devlet Başkanı Sözcüsü Dmitriy Peskov, mayıs ayının sonunda yaptığı açıklamada Avrupa’nın Rusya ile diyalog kurulmasının gerekliliğini anladığını, ancak müzakere süreci konusunda “ancak şimdi olgunlaşmaya başladığını” ifade etmişti.

Peskov ayrıca Moskova’nın, Avrupa Birliği’nden Rusya ile temas kurabilecek olası müzakerecilere ilişkin gelen sinyalleri ciddiyetle değerlendirdiğini söylemişti.

Norveç Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide ise Avrupa’nın Ukrayna konusundaki görüşmelere tarafsız bir arabulucu olarak değil, çatışmadan etkilenen çıkarlara sahip bir taraf olarak katılması gerektiğini belirtti.

Eide, Avrupa Birliği ve ABD’nin Kiev’e desteğini sürdürmesi gerektiğini de vurguladı.

Putin ise Kiev’in çatışmayı barışçıl yollarla çözmeye hazır olduğuna inanmadığını dile getirmişti. Rus lider, çatışmanın temel nedenlerinin ortadan kaldırılması ve 2024 yılında açıkladığı koşullar temelinde barışçıl bir çözüme hazır olduğunu söylemişti.

Putin’in sıraladığı koşullar arasında Ukrayna birliklerinin Donetsk ve Lugansk halk cumhuriyetleri ile Zaporojye ve Herson bölgelerinden çekilmesi, bu bölgeler ile Kırım’ın Rusya’nın parçası olarak tanınması, Ukrayna’nın tarafsız, askeri bloklara katılmayan ve nükleer silahlardan arındırılmış bir statü benimsemesi, Ukrayna’nın silahsızlandırılması ve “Nazizmden arındırılması” ile Rusya’ya yönelik tüm yaptırımların kaldırılması yer alıyordu.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise geçen yıl eylül ayında Avrupa’ya Ukrayna konusundaki müzakere masasında yer olmadığını söylemişti.

Lavrov, Avrupa Birliği ülkelerinin Rusya karşıtı tutumları nedeniyle bu süreçte yer alamayacağını belirtmiş ve Batı tarafından sunulan güvenlik garantilerinin “Rusya’ya karşı kurgulandığını” ifade etmişti.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Rheinmetall, otomotiv tedarik bölümünü satıyor

Yayınlanma

Alman savunma sanayi şirketi Rheinmetall, otomotiv tedarikçi bölümünü özel sermaye şirketi Aequita’ya satıyor.

Rheinmetall çarşamba günü yaptığı açıklamada, iki şirketin “bugün, Rheinmetall’in eski Power Systems bölümüne yeni bir yönetim altında bir gelecek açan bir satın alma anlaşması imzaladığını” duyurdu.

Bu, “stratejik yeniden yapılanmada bir dönüm noktası” niteliğinde; sivil bölümün satışıyla birlikte grup, “odak noktasını askeri işine kaydırıyor.”

İşlemin bu yılın dördüncü çeyreğinde tamamlanması bekleniyor ve halen düzenleyici kurumların onayına tabi.

Hisselerin yüzde 100’ü için ön satın alma bedeli 350 milyon avro olarak belirlendi fakat bu rakam işlemin kesinleşmesinden önce değişebilir.

Rheinmetall, kısa süre önce savunma işinde rekor kâr ve dolu sipariş defterleri bildirdi. Öte yandan, otomotiv tedarik endüstrisi krizde.

Şirket, “Özellikle otomotiv sektöründeki iş durumunun daha da kötüleşmesi, nihai anlaşmanın şart ve koşullarını etkiledi,” açıklamasını yaptı.

Avrupa’nın savunma harcamalarını artırmasıyla Ukrayna savaşının başlamasından bu yana iş hacmi hızla artan Rheinmetall, geçen yıldan beri Power Systems bölümüne alıcı arıyordu ve bu bölümü Aralık 2025’te durdurulan faaliyetler kategorisine almıştı.

Rheinmetall, şirketleri satın alıp yeniden yapılandıran bir yatırım şirketi olan Aequita’nın, bu birimdeki dünya çapındaki yaklaşık 6.250 çalışanı işte tutmayı planladığını da ekledi.

Aequita’nın Yönetim Kurulu Başkanı ve Eş CEO’su Axel Geuer, “Bu şirket, artık yaklaşık 5 milyar avro gelir elde edecek olan otomotiv bölümümüze mükemmel bir katkı sağlıyor,” dedi.

Geuer, Aequita’nın bu şirketin uzun vadeli gelişimini destekleyeceğini ve otomotiv portföyü genelinde sinerji yaratmaya çalışacağını da sözlerine ekledi.

Rheinmetall, satışın dışında kalanlar arasında alüminyum döküm uzmanı KS Huayu AluTech’in Almanya’daki üç tesisi, otomotiv sensörleri ortak girişimi Dermalog SensorTec’teki hisseler ve otomobil parçaları üreticisi Pierburg’un İspanya’daki Abadiano fabrikasının bulunduğunu belirtti.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English