Amerika
Kongre üyeleri Houston’daki ICE operasyonu için soruşturma istedi

ABD’de Demokrat Kongre üyeleri, Houston’da Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) görevlisinin Meksikalı göçmen Lorenzo Salgado Araujo’yu vurarak öldürmesinin ardından bağımsız ve şeffaf soruşturma talep etti. ICE, ajanın bir görevliye araçla çarpma girişimi üzerine ateş açtığını savunurken, siyasetçiler ve aile operasyonun gerekçesi ile uygulama biçiminin açıklanmasını istedi.
ABD Kongresi’ndeki Demokrat üyeler, Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) görevlisinin Houston’da Meksikalı göçmen Lorenzo Salgado Araujo’yu vurarak öldürmesinin ardından olayın bağımsız biçimde soruşturulmasını istedi.
ICE sözcüsü, görevlilerin hedefe yönelik bir operasyon kapsamında Salgado Araujo’nun kullandığı aracı durdurmaya çalıştığını açıkladı. Sözcüye göre sürücü güvenlik güçlerinin talimatlarına uymadı, bir ICE aracına çarptı ve bir görevliyi ezmeye çalışarak aracını “silah olarak kullandı.” Bunun üzerine görevli silahını ateşledi.
ICE, vurulan Salgado Araujo’nun kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdiğini bildirdi.
Teksas Demokrat Temsilcisi Jasmine Crockett, X hesabından yaptığı paylaşımda, “Lorenzo Salgado Araujo bugün aramızda olmalıydı. Hiçbir aile, babalarının öldürülmesinin ertesi günü cevap aramak zorunda kalmamalı. ICE hesap vermeli. Derhal tam kapsamlı, bağımsız ve şeffaf bir soruşturmayı hak ediyoruz. Kalbim ailesi, yakınları ve tüm toplumla birlikte” ifadelerini kullandı.
Teksas Demokrat Temsilcisi Sylvia Garcia da benzer şekilde olayın tüm yönleriyle araştırılması gerektiğini söyledi.
Garcia, düzenlediği basın toplantısında, “Demokratların talep ettiği tam olarak buydu. ICE’de gerçek reformlara, bağımsız soruşturmalara, vücut kameralarına, açık kimlik uygulamasına, maske kullanılmamasına ve sokaklarımızda paramiliter tarzda göçmenlik operasyonlarına son verilmesine ihtiyacımız var. Bunlar hesap verilebilirlik açısından son derece temel standartlar” dedi.
Garcia ayrıca, “Lorenzo’nun neden hedef alındığını, operasyona kimin onay verdiğini ve görevlilerin nasıl bir tehdit algıladığını bilmemiz gerekiyor” diye konuştu.
New York Demokrat Temsilcisi Nydia Velázquez de X’te yaptığı paylaşımda, Salgado Araujo’nun ailesinin cevapları hak ettiğini belirterek tam kapsamlı ve bağımsız soruşturma çağrısı yaptı. Velázquez, sorumluların hesap vermesi gerektiğini söyledi.
Salgado Araujo’nun ailesi de olayla ilgili açıklama talep etti. Oğlu, babasının 35 yıldır ABD’de yaşadığını ve vurulduğu sırada çalıştığı şantiyeye gitmekte olduğunu söyledi. Garcia ise Salgado Araujo’nun herhangi bir sabıka kaydının bulunmadığını belirtti.
Garcia, bu yılın başlarında Minneapolis’te ICE görevlisinin ateş açması sonucu hayatını kaybeden 37 yaşındaki Renee Good olayını da gündeme getirdi. Söz konusu görevli de Good’un kendisini araçla ezmeye çalıştığını öne sürmüş, ancak bu iddia yerel ve eyalet yetkilileri tarafından tartışmalı bulunmuştu.
“Minneapolis’i hatırlıyor musunuz? Renee Good’u hatırlıyor musunuz?” diyen Garcia, “ICE o olaydan hiçbir ders çıkarmadı mı? Ne düşünüyorlar? Aradan neredeyse altı ay geçmesine rağmen yine aynı noktadayız” ifadelerini kullandı.
Demokratlar, Trump yönetiminin göçmenlik politikalarını ve uyguladığı sıkı denetimleri uzun süredir eleştiriyor; ICE’nin kapsamlı biçimde yeniden yapılandırılması gerektiğini savunuyor.
Parti, Renee Good ile Minneapolis’te federal göçmenlik görevlilerinin müdahalesi sonucu hayatını kaybeden 37 yaşındaki ABD vatandaşı Alex Pretti’nin ölümlerinin ardından İç Güvenlik Bakanlığı’nın bütçe tasarısına destek vermedi ve Beyaz Saray’dan göçmenlik uygulamalarında reform yapılmasını istedi.
Cumhuriyetçiler ise Senato’da filibuster engeline takılmadan ilerlemelerini sağlayan parti çizgisindeki bütçe uzlaşma sürecini kullanarak ICE ile Sınır Devriyesi’nin finansmanını üç yıllığına onayladı.
Amerika
Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.
Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.
Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.
Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.
Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.
Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.
Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.
Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.
Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.
Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.
Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.
Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.
Amerika
“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.
ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.
Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.
Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.
The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.
Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.
Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:
“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”
Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.
Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”
Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.
Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.
Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.
İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.
Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.
Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.
Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.
Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.
Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.
Amerika
ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.
Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.
“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.
Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.
Bessent şöyle konuştu:
“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. Ama peşinize düşeceğiz.”
ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı
ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.
Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.
ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.
Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.
İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.
Avrupa4 gün önceAvrupa savunma sanayii Ukrayna’ya yetişemiyor
Avrupa3 gün önceKoçbaşı olarak AfD
Görüş2 hafta önceBişkek’te “Yeni Düzen” gerçeğe dönüşüp dönüşemeyeceğini görmek için toplanıyor
Dünya Basını2 hafta önce“Yapay zeka devasa bir aldatmaca”
Avrupa4 gün önceCDU, AfD’yi durdurmak için yeni göç planı hazırlıyor
Asya2 hafta önceHindistan’ın 2047 gelişmiş ekonomi hedefi zora girdi
Asya1 hafta önceABD’nin baskısıyla karşı karşıya kalan Japonya Merkez Bankası kritik bir karar aşamasında
Asya3 gün önceÇin’in HQ-17AE kısa menzilli hava savunma sistemi Pakistan’ın İHA savunmasını güçlendirecek












