Rusya
Lukoil’in yurt dışı varlıklarına Suudiler de talip oldu

Suudi Arabistan’ın köklü aile şirketlerinden Midad Energy, Rus petrol devi Lukoil’in uluslararası varlıklarını satın almak için harekete geçti. Şirket, Rusya’ya yönelik yaptırımlar nedeniyle ödemeyi dondurulmuş bir emanet hesabı üzerinden yapmayı planlıyor.
Suudi Arabistan’ın en varlıklı ailelerinden birinin kontrolündeki Midad Energy, Rus petrol şirketi Lukoil’in yurt dışındaki geniş kapsamlı varlıklarını bünyesine katmak üzere teklifte bulundu.
Reuters haber ajansının konuya aşina üç kaynağa dayandırdığı habere göre, Lukoil’in uluslararası portföyü için öne çıkan adaylar arasında Suudi şirketi Midad Energy yer alıyor.
Orta Doğu genelinde faaliyet gösteren ve ülkenin en büyük holdinglerinden birinin parçası olan şirketin üst yönetiminin, istihbarat teşkilatlarıyla güçlü bağlantıları bulunuyor.
Yaptırım engeli emanet hesabıyla aşılacak
Midad Energy, Lukoil’in varlıklarını devralmak için Rus şirketine uygulanan uluslararası yaptırımları dikkate alan bir ödeme modeli geliştirdi.
Şirket, satın alma bedelini yaptırımlar kaldırılana kadar bir emanet hesabında tutulacak fonlarla ödemeyi planlıyor.
Sürece ilişkin bilgi veren kaynaklardan biri, müzakere edilen anlaşmaya Amerikan şirketlerinin de dahil olabileceğini ifade etti.
Cezayir’de milyar dolarlık imza
Midad Energy, el-Fozan Holding iştiraki olan petrol ve doğalgaz grubu Midad Holding çatısı altında faaliyet gösteriyor.
Forbes listesine göre Suudi Arabistan’ın en büyük 11. aile şirketi konumundaki el-Fozan, Orta Doğu genelinde perakende, gayrimenkul, ticaret, imalat, enerji ve sağlık sektörlerinde 20’den fazla iştirak ve ortak girişimle operasyonlarını sürdürüyor.
Uluslararası alanda büyüme stratejisi izleyen Midad Energy, ekim ayında Cezayir’de bir petrol ve doğalgaz sahasını geliştirmek üzere 5,4 milyar dolarlık sözleşme imzaladı.
Şirket halihazırda Lukoil gibi Azerbaycan ve Mısır’da da saha faaliyetleri yürütüyor.
Aile bağları diplomasiye uzanıyor
Şirketin yönetim yapısı, Riyad’ın güvenlik ve diplomasi bürokrasisiyle yakın ilişkiler içeriyor.
Midad Energy CEO’su Abdullah el-Ayban, şubat ayında Suudi Arabistan’da gerçekleştirilen ABD-Rusya barış görüşmelerine katılan Suudi Ulusal Güvenlik Danışmanı Musaid’in kardeşi olarak biliniyor.
Reuters’ın aktardığı bilgilere göre, kardeşlerin babası Muhammed el-Ayban, krallığın istihbarat teşkilatının ilk başkanı olarak görev yapmıştı.
Washington ve Moskova hattında denge
Suudi Arabistan’ın bu satın alma yarışına dahil olması, Riyad yönetiminin Moskova ile ilişkilerini sürdürürken Washington ile işbirliğini derinleştirme stratejisine uygun bir adım olarak değerlendiriliyor.
Donald Trump’ın Riyad ziyareti esnasında iki ülke savunma, enerji ve teknoloji alanlarında anlaşmalar imzalamış, Suudi Arabistan yönetimi ABD’ye 1 trilyon dolara varan yatırım taahhüdünde bulunmuştu.
Bu geçmiş, Midad Energy’nin hamlesini hem Rusya hem de ABD nezdinde kabul edilebilir bir seçenek haline getiriyor.
Yaptırım altındaki Lukoil, yurt dışı varlıklarını nasıl satacak?
ABD Hazinesi takas teklifini reddetti
Lukoil’in varlıklarına ilgi gösterenler arasında Amerikan şirketleri Exxon Mobil ve Chevron, Birleşik Arap Emirlikleri merkezli International Holding Company, Macaristan’dan Mol ve özel sermaye şirketi Carlyle bulunuyor.
Ancak süreçte ABD yönetiminin tavrı belirleyici rol oynuyor. ABD Hazine Bakanlığı, yakın zamanda Amerikan bankası Xtellus Partners liderliğindeki bir yatırımcı grubunun teklifini geri çevirdi.
Söz konusu grup, Ukrayna’daki savaşın başlamasından bu yana ABD fonlarında tutulan Lukoil varlıklarını hisseleriyle takas etmeyi önermişti.
Lukoil’in satışa konu olan geniş portföyünde Bulgaristan, Romanya ve Hollanda’daki rafineriler ile Avrupa, Orta Asya, ABD ve Orta Doğu’ya yayılmış yaklaşık 2 bin akaryakıt istasyonu yer alıyor.
Şirket ayrıca Moldova’da bir havacılık yakıt terminaline ve Azerbaycan, Kazakistan, Özbekistan, Irak, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri, Latin Amerika ile Batı ve Orta Afrika’da üretim tesislerine sahip.
Avrupa ülkeleri, yaptırım altındaki Lukoil’in varlıklarını kapışmaya başladı
Rusya
Rusya, 1000 kilometre menzile sahip kamikaze dronlarının seri üretimine başladı

Rus savunma sanayisi şirketi Almaz-Antey, 1000 kilometreden fazla menzile sahip Garpiya-A1 kamikaze dronlarının seri üretimine geçti. Rosoboroneksport, uluslararası pazara sunulan sistemin yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini ve dost ülkelerde ortak üretime açık olduklarını bildirdi.
Rusya merkezli Almaz-Antey Doğu Kazakistan Bölgesi (VKO) Konsorsiyumu, dolanan mühimmat sınıfındaki “Garpiya-A1” kamikaze dronlarının seri üretimine başladı.
Rusya’nın resmi silah ihracat şirketi Rosoboroneksport’un basın servisi, üretimin sistemi dünya pazarına sunma hedefi doğrultusunda yürütüldüğünü duyurdu.
Rosoboroneksport Genel Direktörü Aleksandr Miheyev, şirketin ulaştığı üretim kapasitesine dikkat çekerek, “Almaz-Antey VKO Konsorsiyumu, Garpiya-A1 (E) sisteminin seri üretiminde yetkinlik kazandı. Ülkenin savunma kabiliyetine zarar vermeden, yabancı müşterilerle yapılan sözleşmeleri rekabetçi sürelerde yerine getirmeyi sağlayan bir seviyeye ulaştı” dedi.
Miheyev, şirketin sistemin sevkiyatına ve Rusya’ya dost ülkelerin topraklarında üretimin yerelleştirilmesine yönelik müzakerelere açık olduğunu belirtti.
İnsansız hava aracının ihraç versiyonunun yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini vurgulayan Miheyev, ürünün bazı ortaklara tanıtıldığını kaydetti.
Belirlenen koordinatlardaki sabit hedefleri vurmak üzere tasarlanan “Garpiya-A1 (E)” sistemi bünyesindeki uzun menzilli BLA-D insansız hava aracı, 50 metreden 2 bin 500 metreye kadar irtifada uçabiliyor.
Saatte 170 kilometreye varan hıza ulaşabilen araç, 1000 kilometrenin üzerinde mesafe katedebiliyor. Havada en az altı saat kalabilen dron, 50 kilogramın üzerinde harp başlığı taşıma kapasitesine sahip.
Rusya’da insansız sistemlere yönelik geliştirme faaliyetleri sürerken Kalaşnikov Konsorsiyumu Başkanı Alan Luşnikov da ağustos ayı başında yaptığı açıklamada, 11 kilogramlık harp başlığına ve yapay zeka unsurları içeren bir otomatik güdüm sistemine sahip “Kub-10ME” kamikaze dronunun yakında Ukrayna’daki askeri harekat bölgesinde kullanılacağını açıklamıştı.
Rusya
Şeremetyevo özelleştirmesinde devlet altın hisse hakkını kullanacak

Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı’nın yönetiminde Rusya Federasyonu’nun “altın hisse” özel hakkını kullanmasını kararlaştırdı. Başbakan Mihail Mişustin’in imzaladığı karar, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin veren kararnamesi doğrultusunda alındı.
Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı Anonim Şirketi’nin yönetiminde Rusya Federasyonu adına özel bir hak olan “altın hisse” uygulamasını devreye sokma kararı aldı.
İnterfaks ajansının aktardığına göre Başbakan Mihail Mişustin ilgili kararnameyi 18 Ağustos’ta imzaladı.
Söz konusu belge, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ağustos ayı başında yayımlanan kararnamesinin icrası kapsamında hazırlandı. Putin, bahsi geçen kararnameyle Şeremetyevo’yu stratejik işletmeler listesinden çıkarmış ve havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin vermişti.
“Altın hisse”, bir anonim şirkette hissedar konumundaki kamu tüzel kişiliklerine veya yerel yönetimlere tanınan kurumsal bir hakkı ifade ediyor.
Özelleştirilen işletmeler üzerindeki devlet denetimini koruma işlevi gören bu hak, yabancı yatırımcıların yer aldığı şirketlerde genel olarak oy kullanma imkanı sağlamasa da devlete ana sözleşme değişikliklerini onaylama veya veto etme yetkisi veriyor.
Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yayımladığı kararname, özelleştirme ve stratejik işletme statüsüne dair hükümlerin yanı sıra havalimanının ana faaliyet alanının korunmasını, tesis ve kapasitelerin modernizasyonu için gerekli şartların sağlanmasını şart koşuyor.
Belge aynı zamanda hisse senetlerinin doğrudan ya da dolaylı yoldan yabancı kişi ve kuruluşların kontrolündeki tüzel kişilere geçmesini engellemeyi de güvence altına alıyor.
Putin, 2015 yılında Şeremetyevo’nun varlıklarının konsolidasyonunu ve kısmi özelleştirmesini öngören kararnameyi imzalamıştı.
Devlet, yeni kurulan “Şeremetyevo Havalimanı” şirketine federal mülkiyette bulunan yüzde 83,038 oranındaki havalimanı hissesini devrederken kamu payının en az yüzde 30 seviyesinde kalması şartı getirilmişti.
Varlıkların birleştirilmesi süreci Mayıs 2017’de tamamlandı. Bu konsolidasyon sonucunda Şeremetyevo Holding havalimanının yüzde 66,06 hissesine sahip olurken Rusya Federal Mülkiyet Yönetim Ajansı (Rosimuşçestvo) yüzde 30,46’lık payı elinde tuttu.
Geriye kalan hisselerin yüzde 2,43’ü Aeroflot’a, yüzde 1,05’i ise havalimanı yönetimine geçti.
Şeremetyevo Holding 2020 yılında devlete ait hisseleri satın almak üzere başvuruda bulunmuş, ancak daha sonra işlemden vazgeçmişti. Bu vazgeçmeyle birlikte havalimanının mülkiyeti bütünüyle özel sektöre devredilmemişti.
Rusya
Rusya, Alman gazeteci Michael Martens hakkında arama kararı çıkardı

Rusya İçişleri Bakanlığı, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı. Kararın, gazetecinin Ukrayna ve Sırbistan liderlerinin basın toplantısında Rus askerlerinin öldürülmesine dair yönelttiği sorunun ardından alındığı bildirildi. Rusya Dışişleri Bakanlığı ve ilgili diplomatik misyonlar gazetecinin ifadelerine sert tepki gösterdi.
Rusya, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ) gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı.
RBK’ya konuşan kolluk kuvvetlerindeki iki kaynak, kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in ortak basın toplantısının ardından alındığını aktardı.
Rusya İçişleri Bakanlığının arananlar veri tabanında, Martens’in Rusya Ceza Kanunu’nun ilgili maddesi uyarınca arandığı bilgisi yer alıyor.
Martens söz konusu basın toplantısında, Avrupa ülkelerinin “daha fazla Rus’un öldürülmesine yardımcı olmak” için neler yapabileceğini sormuştu.
Gelişmelerin ardından FAZ gazetesi, sorunun ifade ediliş biçimini “yanıltıcı” olarak nitelendirerek kurumun yayın politikasının “mümkün olduğunca çok sayıda Rus askerinin öldürülmesine yönelik çağrıları” kapsamadığını vurguladı.
RBK’nın kaynaklarına göre, gazeteci hakkındaki arama kararı Moskova İçişleri Ana Müdürlüğü tarafından 13 Ağustos’ta çıkarıldı.
Martens’e gıyabında Rusya Ceza Kanunu’nun 282. maddesinin 2. fıkrası uyarınca nefret veya düşmanlığı körükleme suçlaması yöneltildi. Soruşturma makamlarının yakın zamanda mahkemeye başvurarak gazeteci hakkında gıyabi tutuklama talep etmeyi planladığı belirtildi.
Rusya’nın Berlin Büyükelçiliği, Martens’in sözlerini “iğrenç” olarak nitelendirerek Moskova’nın hukuki mekanizmaları kullanma ihtimalini değerlendireceğini duyurdu.
Diplomatik temsilcilik, Martens’in fiilen Zelenskiy’e Rus askerlerinin öldürülmesi konusunda yardım teklif ettiğini ve gazetecinin daha sonra sosyal medyada yaptığı paylaşımların “her türlü yanlış anlaşılmayı ortadan kaldırdığını” açıkladı.
Büyükelçilik ayrıca Alman makamlarının, Almanya Gazeteciler Birliği dahil olmak üzere meslek örgütlerinin ve meslektaşlarının çoğunluğunun bu ifadeleri kınamamasını “üzüntü verici” bulduğunu bildirdi.
Büyükelçilik açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
“FAZ’ın kısa açıklaması maalesef durumu kökten değiştirmiyor. Gazetenin Michael Martens’in ifadelerindeki ‘muğlaklığa’ sığınma girişimi eleştirilere dayanamaz; nitekim gazeteci sonrasında tam olarak söylediği şeyi kastettiğini ve bunda kınanacak bir yön görmediğini defalarca teyit etti.”
Rus diplomatlar, ifade özgürlüğünün, “burada resmi düzeyde iddia edildiği gibi” Almanya’nın resmi olarak çatışma halinde bulunmadığı bir devletin vatandaşları da dahil olmak üzere insanların öldürülmesine yönelik aleni çağrıları kapsamaması gerektiğini değerlendirdi.
Rusya’nın Washington Büyükelçiliği ise Martens’in sorusunu “Freudyen bir dil sürçmesi” olarak nitelendirdi ve bu çıkışın Alman makamlarının “Rusya-ABD cepheleşmesi” yönündeki arzusunu yansıttığını öne sürdü.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da Sırbistan makamlarına çağrıda bulunarak Martens’in sorusuna tepki göstermelerini istedi.
Gazetecinin ifadelerini kabul edilemez olarak nitelendiren Lavrov, Vucic’in bu soruyu duyduğunda “adeta donakaldığına” dikkat çekti.
Lavrov, bu tür görüşlere sahip bir kişinin medyada veya devlet kurumlarında görev almaması gerektiğini söyledi.
Görüş2 hafta önceTürkiye ve İsrail ilişkilerinin geleceği
Dünya Basını2 hafta önceThe Jerusalem Post: Suudi Arabistan-Türkiye-Pakistan savunma anlaşması İsrail’e tehdit
Ortadoğu2 hafta önceMısır, üçlü pakta neden katılmadı?
Diplomasi2 hafta önce‘İslami NATO’ mu? Yeni savunma paktı Hindistan’ı neden tedirgin ediyor?
Diplomasi2 hafta önceUkrayna, Türkiye’den 70 ATACMS ve diğer ABD menşeli silah satın aldı
Dünya Basını4 gün önceThe Economist, Daron Acemoğlu’nu yerden yere vurdu: “Sığ ve inandırıcılıktan uzak”
Rusya5 gün önceDört AB ülkesi daha Rus pasaportlarına kısıtlama getiriyor
Asya2 hafta önceVietnam, yerli üretim en büyük denizaltı savunma gemisinin inşasına başladı












