Bizi Takip Edin

Avrupa

Macaristan ile Ukrayna arasındaki Drujba boru hattı tartışması: Kim, ne diyor?

Yayınlanma

Macaristan, Drujba petrol boru hattına yönelik saldırıdan sorumlu tuttuğu Ukrayna İnsansız Sistemler Kuvvetleri Komutanı Robert Brovdi’ye Schengen bölgesine giriş yasağı getirdi. Budapeşte, saldırının egemenliğine ve enerji güvenliğine yönelik bir eylem olduğunu belirtirken, Avrupa Komisyonu da boru hattının Avrupa’nın enerji güvenliğinin bir parçası olduğunu açıkladı.

Macaristan, Drujba petrol boru hattına yönelik saldırı nedeniyle Ukrayna’ya karşı yaptırım kararı aldı.

Budapeşte, saldırıdan sorumlu tuttuğu Ukrayna Silahlı Kuvvetleri İnsansız Sistemler Kuvvetleri Komutanı Robert Brovdi’ye bireysel yaptırım uygulayarak Schengen bölgesine girişini yasakladı.

Polonya Dışişleri Bakanı Radosław Sikorski ise Brovdi’ye destek çıkarak, “Komutan Madyar, eğer dinlenmeye ihtiyacınız olursa ve Macaristan sizi içeri almazsa, lütfen Polonya’ya gelin,” ifadeleriyle Ukraynalı komutanı ülkesine davet etti.

Budapeşte, “Madyar” lakaplı Brovdi’yi Drujba petrol boru hattına insansız hava aracıyla düzenlenen saldırıdan sorumlu tuttuğunu açıklamıştı.

Polonya ise yaptırıma rağmen Brovdi’ye ulusal vize verebileceğini belirtti. Durumun bir diğer boyutu ise Macarların kendilerini “Madyar” olarak adlandırması ve Brovdi’nin de etnik olarak Macar olması.

“Saldırı egemenliğimize yönelikti”

Macaristan Dışişleri Bakanı Péter Szijjártó, yaptırımların gerekçesini, “Boru hattına yönelik saldırı, Macaristan’ın egemenliğine yapılmış bir saldırıydı. Bu saldırı, enerji güvenliğimizi tehlikeye attı ve bizi neredeyse stratejik rezervlerimizi kullanmaya zorladı,” sözleriyle açıkladı.

Szijjártó, Kiev yönetiminin Drujba boru hattının Macaristan ve Slovakya’nın enerji güvenliği için ne kadar önemli olduğunu bildiğini ve bu saldırıların Rusya’dan çok bu ülkelere zarar verdiğini kaydetti.

Zelenskiy misilleme tehdidinde bulundu

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ise Macaristan’ı Brovdi’ye yönelik adımdan dolayı misilleme yapmakla tehdit etti. Zelenskiy, “Bu sadece öfkeye neden olabilir. Ukrayna Dışişleri Bakanlığına tüm gerçekleri araştırması ve buna göre tepki vermesi talimatını verdim,” diye konuştu.

Bu açıklamanın ardından Macaristan’ın Kiev Büyükelçisi Antal Heizer Dışişleri Bakanlığına çağrılarak kendisine “Macar kökenli bir Ukrayna vatandaşına karşı ayrımcı eylemlerde bulunulması nedeniyle” protesto notası verildi.

Brovdi ise Schengen vizesinin iptal edilmesi haberine kendi üslubuyla tepki gösterdi.

Aslen Zakarpatyalı olan Brovdi, Ujgorod’un en büyük müteahhitlerinden biriydi, gıda mağazaları açtı ve Çin ile tahıl ticareti yaptı. Savaş başlamadan önce Kiev’de yaşıyordu ve Obolon bölgesindeki savunma birliğine katıldı.

Daha sonra Ukrayna ordusu bünyesinde “Madyar’ın Kuşları” adını verdiği ilk özel insansız hava aracı birliğini kurdu ve 3 Temmuz 2025’te yeni kurulan İnsansız Sistemler Kuvvetlerinin komutanı olarak atandı. Macaristan’ın yaptırımları da bu görevinden dolayı uygulandı.

Drujba boru hattının önemi

Ukrayna ordusu, Drujba petrol boru hattına insansız hava araçları ve HIMARS füzeleriyle saldırılar düzenliyor. Hedef, Bryansk oblastının Uneçskiy ilçesinde, Belarus sınırına yakın bir bölüm.

Boru hattının ana kolu buradan Mozir şehrine uzanıyor ve burada ikiye ayrılıyor: bir kol Polonya’ya (bu hatta sevkiyat 2023’ün ilk aylarında durdu), diğeri ise Ukrayna üzerinden Macaristan ve Slovakya’ya gidiyor.

Drujba, dünyanın en büyük uluslararası ana petrol boru hattı sistemi olarak kabul ediliyor. İnşası 10 yıldan fazla süren projenin bazı bölümleri 1970’lerin ortalarında tamamlandı.

Proje, Sovyetler Birliği’nin ana çabası ve maliyetiyle gerçekleşse de ortak bir proje olarak görülüyordu ve sosyalist ülkelere indirimli fiyattan petrol gönderilerek ekonomilerinin büyümesine ciddi katkı sağlıyordu.

Avrupa Komisyonu Macaristan’ın yanında yer aldı

Avrupa Komisyonu, Ukrayna’nın eylemlerine karşı ortak şikayette bulunan Macaristan ve Slovakya’nın yanında yer aldı.

Brüksel’in resmi temsilcisi Eva Grinčirová düzenlediği bir basın toplantısında, “Rusya’daki Drujba petrol boru hattı saldırıya uğramamalıdır, bu hat Avrupa’nın enerji güvenliğinin bir parçasıdır. Avrupa Komisyonu bu konuyu Kiev’deki yetkililerle görüştü,” dedi.

Daha önce Szijjártó, Kiev’i Macaristan’ın enerji arzı için kritik olan altyapıya yönelik tehdit ve saldırıları durdurmaya çağırmış ve Budapeşte’nin bunu egemenliğine yönelik bir saldırı olarak gördüğünü vurgulamıştı.

Ukraynalı mevkidaşı Andriy Sibiga ise buna karşılık Vladimir Zelenskiy’e “ne yapacağını ve ne söyleyeceğini belirtmemesini” tavsiye etmişti.

Macar ulusal petrol şirketi MOL’un Genel Müdürü Zsolt Hernádi, Drujba üzerinden sevkiyatın eylül ayına kadar yeniden başlamaması halinde Macaristan’ın en fazla 30 gün yetecek stratejik rezervlerini kullanmak zorunda kalacağını belirtti.

Slovakya’daki durumun da bundan pek farklı olmadığı ifade ediliyor.

Drujba hattına saldırılar sonrası Orbán, Zelenskiy’e “uzun vadeli sonuçlar” uyarısı yaptı

Avrupa

Radev: Bulgaristan Ukrayna koalisyonunda yer almayacak

Yayınlanma

Bulgaristan Başbakanı Rumen Radev, ülkesinin Ukrayna için kurulan “gönüllüler koalisyonuna” katılmayacağını açıkladı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’dan şahsen davet aldığını belirten Radev, Ukrayna’ya mali ve askeri yardımın sürdürülmesini savunan bir yapıda yer almayacaklarını ifade etti.

Bulgaristan Başbakanı Rumen Radev, ülkesinin Ukrayna’ya yönelik destek kapsamında oluşturulan “gönüllüler koalisyonunda” yer almayacağını duyurdu.

Fransa’nın milli günü vesilesiyle Paris’te düzenlenen askeri geçit töreni öncesinde Bulgaristan Ulusal Radyosuna (BNR) açıklamalarda bulunan Radev, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’dan bu yapıya katılmaları için şahsi davet aldığını aktardı.

Radev, “Ukrayna’ya yönelik mali ve askeri yardımın devam etmesi konusunda ısrarcı olan bir koalisyonda yer almıyoruz” dedi.

Ukrayna’daki çatışmanın askeri araçlarla uzatılmasını doğru bulmadığını ifade eden Radev, çözümün askeri yöntemlerle süreci uzatmak değil, tansiyonun yükselmesini nihayet nihayete erdirecek “güçlü bir diplomatik misyon” yürütmek olduğunu kaydetti.

Bulgaristan, Paris’te düzenlenen “gönüllüler koalisyonu” toplantısına katılım göstermedi.

Kararların alınacağı yerler AB ve NATO

Paris’te gündeme gelen “anti-balistik koalisyon” oluşturulması yönündeki kararı da değerlendiren Radev, “Kolektif güvenliğimizi ilgilendiren tüm kararlar farklı bir formatta ve başka yerlerde alınıyor. Çok sayıda öneri ve fikirle karşılaştık. Bulgaristan karar alma süreçlerinde aktif olarak rol alıyor. Bu kararlar, Bulgaristan’ın da ağırlığa sahip olduğu ve aktif temsil edildiği AB ve NATO çerçevesinde alınıyor” ifadelerini kullandı.

Bulgaristan Başbakanı, geçen hafta yaptığı açıklamada ise Sofya’nın Kiev’e yardımlarını kendi imkanları sınırında tutacağını belirtmişti.

Radev bu sınırın, vatandaşlara yönelik sosyal yükümlülükler ve önceki hükümetlerin geride bıraktığı yüksek bütçe açığı gözetilerek belirleneceğini vurgulamıştı. Bulgaristan Başbakanı haziran ayında da Ukrayna’ya silah sevkıyatını durduracaklarını açıklamıştı.

Dolaylı mühimmat tedariki sürüyor

Bloomberg’in verilerine göre Bulgaristan, Avrupa Birliği bünyesinde Sovyet dönemi standartlarındaki mühimmatın en büyük üreticileri arasında yer alıyor.

Ukrayna ordusunun çatışmaların ilk aşamasında bu mühimmatlara önemli ölçüde bağımlı olduğu biliniyor. Sofya yönetiminin doğrudan sevkıyat yapmayı reddetmesine rağmen, Bulgar üretimi askeri malzemelerin üçüncü ülkeler üzerinden Ukrayna’ya ulaştığı belirtiliyor.

Bulgaristan, 2022 yılından bu yana Kiev’e 13 askeri yardım paketi gönderdi ancak bu yardımların hacmi ve mali değeri hakkında resmi bir açıklama yapmadı.

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov ise Paris’teki “gönüllüler koalisyonu” toplantısına tepki gösterdi.

Bu oluşumu “savaş kışkırtıcıları koalisyonu” olarak nitelendiren Peskov, “Bu yapı, barış istemeyen, savaşın sürmesini arzulayan ve ülkemizi stratejik bir yenilgiye uğratabilecekleri yönündeki derin bir yanılgıya kapılan ülkeler grubudur” değerlendirmesinde bulundu.

Okumaya Devam Et

Avrupa

İngiliz savunma şirketlerine AB fonundan pay yolu açıldı

Yayınlanma

İngiltere Başbakanı Keir Starmer, İngiliz savunma şirketlerinin Avrupa Birliği’nin Ukrayna’yı desteklemek amacıyla oluşturduğu 90 milyar euroluk program kapsamındaki ihalelere katılabileceğini duyurdu. İngiltere hükümetinin basın servisinden yapılan açıklamaya göre bu anlaşma, Londra ile Brüksel arasında savunma ve güvenlik alanındaki işbirliğini geliştirmek adına önemli bir adım niteliği taşıyor.

İngiltere Başbakanı Keir Starmer, ülkesindeki savunma sanayisi şirketlerinin Avrupa Birliği (AB) tarafından Ukrayna’ya destek amacıyla yürütülen 90 milyar euro (yaklaşık 102,6 milyar dolar) hacimli program kapsamındaki sözleşme ihalelerine katılabileceğini açıkladı.

İngiltere hükümetinin resmi internet sitesinde yayımlanan basın açıklamasında, bu uzlaşmanın mayıs ayında düzenlenen Avrupa Siyasi Topluluğu Zirvesi’nin ardından Londra ile Brüksel arasında başlatılan müzakerelerin bir sonucu olduğu belirtildi.

İngiliz hükümeti, varılan anlaşmayı Londra ve Brüksel’in savunma ile güvenlik alanlarındaki işbirliğinde ileriye dönük önemli bir adım olarak nitelendirdi.

Başbakan Starmer, sağlanan mutabakatın İngiliz savunma işletmelerine yeni siparişler garanti edeceğini, istihdam olanakları yaratacağını ve ülkenin savunma sanayi kompleksini tahkim edeceğini kaydetti. İngiltere’nin bu programa yapacağı mali katkının boyutu, İngiliz şirketlerinin kazanacağı sözleşmelerin toplam değerine göre belirlenecek.

Londra yönetimi, bu yıl Ukrayna’ya hali hazırda 3,75 milyar sterlin (yaklaşık 4,8 milyar dolar) tutarında askeri yardım sağladığını hatırlattı.

Yapılan açıklamada ayrıca, Kiev’e her yıl 3 milyar sterlin (yaklaşık 3,8 milyar dolar) değerinde askeri destek sağlama taahhüdünün “gerektiği sürece” yürürlükte kalacağı vurgulandı.

Bloomberg’ün konuya vakıf kaynaklara dayandırdığı daha önceki haberinde, AB’nin Ukrayna’ya İngiliz şirketlerinden silah satın alabilmesi için 60 milyar euro (yaklaşık 69 milyar dolar) tutarındaki kredi imkanını kullanma izni vermeye hazırlandığı belirtilmişti.

Habere göre anlaşma, Ukrayna tarafının İngiliz savunma üreticileriyle imzalayacağı sözleşmelerin maliyetinin İngiltere tarafından tazmin edilmesini öngörüyor.

Haberde paylaşılan diğer ayrıntılara göre bu mutabakat, tarafların İngiltere’nin Avrupa savunma fonu SAFE programına katılımı konusunda ortak bir paydada buluşamaması üzerine geliştirilen bir uzlaşı formülü niteliği taşıyor.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Estonya, Rusya sınırına yeni askeri üs kuruyor

Yayınlanma

Estonya, Rusya sınırındaki Narva kentinde 15 milyon euro bütçeyle askeri üs inşa etmeye hazırlanıyor. Kamu yayıncısı ERR’nin aktardığına göre, İvangorod kentinin karşısında yer alacak üssün 2028 yazında tamamlanması planlanıyor. Savunma Bakanı Hanno Pevkur, projenin ulusal güvenlik için stratejik bir karar olduğunu iddia etti.

Estonya, Rusya sınırındaki Narva kentinde askeri altyapı kurma çalışmalarına başlıyor. Rusya’nın İvangorod kentinin karşısında ve St. Petersburg’a en yakın sınır noktalarından birinde yer alacak üs için Estonya Savunma Yatırımları Devlet Merkezi, 15 milyon euro değerinde tasarım ve inşaat ihalesi açtı.

Estonya kamu yayıncısı ERR’nin haberine göre proje, 7 bin 500 metrekareden geniş bir alanda 12 binanın ve mühendislik altyapısının inşasını kapsıyor.

Ana tesislerin 2028 yazında faaliyete geçmesi planlanıyor. İlk etapta 150 askerin 2027 yılının başında yerleştirileceği üs, tamamlandığında Estonya Savunma Kuvvetleri 1. Piyade Tugayı’na bağlı yaklaşık 200 askere ev sahipliği yapacak.

Ancak tesis, ihtiyaç duyulması halinde NATO müttefiklerinin askeri birimlerini de ağırlayacak şekilde 1000 kişi kapasiteli olarak tasarlanıyor.

Estonya Savunma Bakanı Hanno Pevkur, daha önce yaptığı açıklamada Narva’da bir üs kurulmasını ulusal güvenlik alanında “stratejik bir karar” olarak nitelendirmişti.

Geçen yıl onaylanan projenin hayata geçirilmesi, arazi mülkiyeti meseleleri ve yerel halkla yürütülen görüşmeler nedeniyle gecikti. Üs fikri, Estonya’da Rusça konuşan nüfusun en yoğun olduğu Narva kentinde bazı yerel sakinlerin tepkisini çekti.

Sakinlerden bazıları, olası bir çatışma durumunda askeri tesisin hedef haline gelebileceği yönünde endişelerini dile getirdi.

Estonya Genelkurmay Başkanı Tümgeneral Vahur Karus ise ordunun varlığının yerel halk için bir tehdit değil, aksine güvenlik garantisi olarak görülmesi gerektiğini ifade etti.

Yeni üssün inşası, Estonya ve NATO’nun doğu kanadını güçlendirme programının bir parçasını oluşturuyor. Rusya sınırı boyunca Baltık Savunma Hattı’nın yapımı devam ederken, 1. Piyade Tugayı Karargahı da Narva yakınlarındaki modernize edilmiş Jõhvi üssüne taşınıyor.

Ayrıca tanksavar hendeklerinin yapımına başlanırken, Estonya’nın sınır hattına yaklaşık 600 sığınak ve diğer mühendislik engelleri inşa etmeyi planladığı belirtiliyor.

Bu önlemler alınırken Tallinn yönetimi askeri harcamalarını artırmayı sürdürüyor. Estonya Savunma Bakanlığı verilerine göre, ülkenin savunma bütçesi 2026 yılında yüzde 42 artışla 1,7 milyar eurodan 2,4 milyar euroya yükselecek ve askeri harcamalar gayri safi yurtiçi hasılanın yüzde 5,4’üne ulaşacak.

Yetkililer, savunma harcamalarını en az 2029 yılına kadar GSYH’nin yüzde 5’inin altında tutmamayı planlıyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English