Avrupa
Macron, Rusya’yı Avrupa ve Fransa’ya tehdit ilan etti

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Ukrayna savaşı ve ABD-AB ilişkilerine dair ulusa sesleniş konuşması yaptı.
Macron, çarşamba günü televizyonda yayınlanan konuşmasında Rusya’yı “Fransa ve Avrupa için bir tehdit” olarak tanımladı ve “Avrupa kıtasındaki müttefiklerimizin (nükleer) caydırıcılığımız tarafından korunmasına ilişkin stratejik tartışmayı açmaya” karar verdiğini söyledi.
Macron, Fransız ulusuna ve bir bütün olarak Avrupa’ya yaptığı çağrıda, ABD’nin Avrupa’dan uzaklaşma ve Ukrayna’ya desteği durdurma tehdidi karşısında “demokrasiyi ve belli bir hakikat fikrini” savunmanın acil bir ihtiyaç olduğunu belirtti.
Avrupa Konseyi’nin özel toplantısı öncesinde on beş dakikadan kısa süren bir televizyon konuşması yapan Macron, Avrupalıların “dünya düzenini sarsan olaylardan haklı olarak endişe duyduklarını” ve AB’nin harekete geçme zamanının geldiğini belirtti.
Fransa Cumhurbaşkanı “iki acil tehlike” tanımladı. Bunlardan ilki, Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti (KDHC) askerlerini ve İran silahlarını Avrupa topraklarında konuşlandırarak Ukrayna’daki savaşı şimdiden “küresel” bir çatışmaya dönüştüren “Rus tehdidi”nden kaynaklanıyor.
Macron, Moskova’nın askeri silahlanmaya “bütçesinin %40’ından fazlasını” harcadığı bir ortamda “sadece seyirci” kalmanın “çılgınlık” olacağını belirtti.
Fransız lidere göre ikinci tehdit ise “akıl almaz” gümrük vergileri uygulayan ABD’den geliyor; fakat Macron yine de Başkan Trump’ı geniş çaplı bir ticaret savaşını tetiklemekten “caydırmayı” umuyor.
“Avrupa’nın geleceğine Washington ya da Moskova’da karar verilmemelidir” diyen Macron, AB’nin ABD’nin artık müttefik olamayacağı bir dünyaya hazır olması gerektiğini ısrarla vurguladı.
Macron, “Rus tehdidi burada ve Avrupa ülkelerini etkiliyor, bizi etkiliyor. ABD’nin bizim yanımızda olacağına inanmak istiyorum ama eğer olmazlarsa da hazır olmalıyız,” dedi.
Macron ayrıca Moskova’yı hem askeri hem de siber cephede “[Fransa’nın] sınırlarını test etmekle” suçladı ve Rusya’nın Ukrayna’daki savaşı “küresel bir çatışmaya” dönüştürdüğü iddiasını tekrarladı.
Macron bu meydan okumalara yanıt verebilmek için Avrupa’yı ortak hareket etmeye ve daha fazla saldırganlığı caydırabilecek askeri kabiliyetler geliştirmeye çağırdı.
Macron, “Avrupa topraklarında askeri teçhizat satın almak ve üretmek için büyük ortak finansmanın” yanı sıra, AB üye ülkelerinin savunma bütçelerinde “açıklarının bir parçası olarak sayılmadan” önemli bir artış çağrısında bulundu.
Fransa Cumhurbaşkanı, Fransa’nın kamu açığının 2024 yılında GSYİH’nin %6’sına yükseldiği bir ortamda, kaçınılmaz olarak “bütçe tercihleri” gerektirecek bir vaat olan “vergilerin artırılmayacağı” konusunda ısrar ederken, Fransa’nın savunmaya “ek yatırımlar” yapacağı sözünü verdi.
Macron ayrıca, Almanya’nın müstakbel başbakanı Friedrich Merz’in çağrısını yineleyerek, Fransa’nın nükleer cephaneliğini Avrupalı müttefiklerine genişletmek için “stratejik bir tartışma” başlatılmasını önerdi; bununla birlikte, nükleer bir saldırıya ilişkin nihai kararın “yalnızca Fransız cumhurbaşkanının elinde kalacağını” vurguladı.
Amerikan Bilim Adamları Federasyonu tarafından hazırlanan bir rapora göre, Fransa’nın envanterindeki 290 savaş başlığı ile dünyanın en büyük dördüncü nükleer silah stokuna sahip olduğu tahmin ediliyor. Rusya, ABD ve Çin en büyük üç envantere sahip ülkeler.
Son olarak, Moskova ile bir barış anlaşmasına varılması halinde Avrupa birliklerinin Ukrayna’ya konuşlandırılması ihtimalini gündeme getirdi. Macron böyle bir operasyona katılmak isteyen ülkelerin genelkurmay başkanlarının önümüzdeki hafta Paris’te bir araya geleceğini açıkladı.
Fransız halkına seslenen Macron, “Bizim neslimiz artık barışın nimetlerinden faydalanamayacak ama çocuklarımızın bir gün taahhütlerimizin nimetlerinden faydalanmasını sağlamak bizim elimizde,” dedi.
Avrupa
Almanya, Fransa ve İngiltere, Rusya ile müzakere planı üzerinde çalışıyor

Bloomberg’in kaynaklarına göre Almanya, Fransa ve İngiltere, Ukrayna ile birlikte Rusya’nın da katılacağı barış görüşmelerinin organizasyonu için bir plan hazırlıyor. Avrupa ülkeleri çatışmanın bir kış daha uzamasını önlemeyi hedeflerken, görüşmelere ilişkin nihai kararın Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy’e ait olacağını ve Kiev’e baskı yapılmayacağını belirtiyor.
Bloomberg’in kaynaklara dayandırdığı haberine göre Almanya, Fransa ve İngiltere, Ukrayna ile birlikte Rusya’nın da katılacağı barış görüşmelerinin organizasyonuna yönelik bir plan üzerinde çalışıyor.
Ajansa konuşan kaynaklar, Avrupa ülkelerinin çatışmanın bir kış daha devam etmesini önlemek istediğini belirtti. Aynı kaynaklar, görüşmeler konusunda nihai kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’e ait olacağını ve Avrupa’nın bu konuda kendisine baskı yapmayı planlamadığını aktardı.
Kaynaklara göre İngiltere Başbakanı Keir Starmer, önümüzdeki günlerde bu konuyu Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile görüşecek.
Alman televizyon kanalı NTV, 2 Haziran’da Almanya’nın eski Başbakanı Gerhard Schröder’in Moskova’ya geldiğini bildirmişti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin daha önce Schröder’i Avrupa tarafından tercih edilebilecek bir müzakereci olarak nitelendirmişti.
Rusya Devlet Başkanı Sözcüsü Dmitriy Peskov, mayıs ayının sonunda yaptığı açıklamada Avrupa’nın Rusya ile diyalog kurulmasının gerekliliğini anladığını, ancak müzakere süreci konusunda “ancak şimdi olgunlaşmaya başladığını” ifade etmişti.
Peskov ayrıca Moskova’nın, Avrupa Birliği’nden Rusya ile temas kurabilecek olası müzakerecilere ilişkin gelen sinyalleri ciddiyetle değerlendirdiğini söylemişti.
Norveç Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide ise Avrupa’nın Ukrayna konusundaki görüşmelere tarafsız bir arabulucu olarak değil, çatışmadan etkilenen çıkarlara sahip bir taraf olarak katılması gerektiğini belirtti.
Eide, Avrupa Birliği ve ABD’nin Kiev’e desteğini sürdürmesi gerektiğini de vurguladı.
Putin ise Kiev’in çatışmayı barışçıl yollarla çözmeye hazır olduğuna inanmadığını dile getirmişti. Rus lider, çatışmanın temel nedenlerinin ortadan kaldırılması ve 2024 yılında açıkladığı koşullar temelinde barışçıl bir çözüme hazır olduğunu söylemişti.
Putin’in sıraladığı koşullar arasında Ukrayna birliklerinin Donetsk ve Lugansk halk cumhuriyetleri ile Zaporojye ve Herson bölgelerinden çekilmesi, bu bölgeler ile Kırım’ın Rusya’nın parçası olarak tanınması, Ukrayna’nın tarafsız, askeri bloklara katılmayan ve nükleer silahlardan arındırılmış bir statü benimsemesi, Ukrayna’nın silahsızlandırılması ve “Nazizmden arındırılması” ile Rusya’ya yönelik tüm yaptırımların kaldırılması yer alıyordu.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise geçen yıl eylül ayında Avrupa’ya Ukrayna konusundaki müzakere masasında yer olmadığını söylemişti.
Lavrov, Avrupa Birliği ülkelerinin Rusya karşıtı tutumları nedeniyle bu süreçte yer alamayacağını belirtmiş ve Batı tarafından sunulan güvenlik garantilerinin “Rusya’ya karşı kurgulandığını” ifade etmişti.
Avrupa
Rheinmetall, otomotiv tedarik bölümünü satıyor

Alman savunma sanayi şirketi Rheinmetall, otomotiv tedarikçi bölümünü özel sermaye şirketi Aequita’ya satıyor.
Rheinmetall çarşamba günü yaptığı açıklamada, iki şirketin “bugün, Rheinmetall’in eski Power Systems bölümüne yeni bir yönetim altında bir gelecek açan bir satın alma anlaşması imzaladığını” duyurdu.
Bu, “stratejik yeniden yapılanmada bir dönüm noktası” niteliğinde; sivil bölümün satışıyla birlikte grup, “odak noktasını askeri işine kaydırıyor.”
İşlemin bu yılın dördüncü çeyreğinde tamamlanması bekleniyor ve halen düzenleyici kurumların onayına tabi.
Hisselerin yüzde 100’ü için ön satın alma bedeli 350 milyon avro olarak belirlendi fakat bu rakam işlemin kesinleşmesinden önce değişebilir.
Rheinmetall, kısa süre önce savunma işinde rekor kâr ve dolu sipariş defterleri bildirdi. Öte yandan, otomotiv tedarik endüstrisi krizde.
Şirket, “Özellikle otomotiv sektöründeki iş durumunun daha da kötüleşmesi, nihai anlaşmanın şart ve koşullarını etkiledi,” açıklamasını yaptı.
Avrupa’nın savunma harcamalarını artırmasıyla Ukrayna savaşının başlamasından bu yana iş hacmi hızla artan Rheinmetall, geçen yıldan beri Power Systems bölümüne alıcı arıyordu ve bu bölümü Aralık 2025’te durdurulan faaliyetler kategorisine almıştı.
Rheinmetall, şirketleri satın alıp yeniden yapılandıran bir yatırım şirketi olan Aequita’nın, bu birimdeki dünya çapındaki yaklaşık 6.250 çalışanı işte tutmayı planladığını da ekledi.
Aequita’nın Yönetim Kurulu Başkanı ve Eş CEO’su Axel Geuer, “Bu şirket, artık yaklaşık 5 milyar avro gelir elde edecek olan otomotiv bölümümüze mükemmel bir katkı sağlıyor,” dedi.
Geuer, Aequita’nın bu şirketin uzun vadeli gelişimini destekleyeceğini ve otomotiv portföyü genelinde sinerji yaratmaya çalışacağını da sözlerine ekledi.
Rheinmetall, satışın dışında kalanlar arasında alüminyum döküm uzmanı KS Huayu AluTech’in Almanya’daki üç tesisi, otomotiv sensörleri ortak girişimi Dermalog SensorTec’teki hisseler ve otomobil parçaları üreticisi Pierburg’un İspanya’daki Abadiano fabrikasının bulunduğunu belirtti.
Avrupa
Litvanya, ABD ile nükleer silah müzakerelerine başladı

Litvanya Savunma Bakanı Robertas Kaunas, ABD nükleer silahlarının ülke topraklarında olası konuşlandırılmasına yönelik Washington ile müzakereler yürütüldüğünü açıkladı. Litvanya Anayasası kitle imha silahlarının konuşlandırılmasını yasaklasa da Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda güvenlik risklerini gerekçe göstererek bu engeli aşacak değişiklikler önerdi.
Litvanya, ABD’ye ait nükleer silahların kendi topraklarında olası konuşlandırılması konusunda Washington ile müzakereler yürütüyor.
Litvanya Savunma Bakanı Robertas Kaunas, konuya ilişkin yaptığı açıklamada ABD ile görüşmelerin sürdüğünü doğruladı.
Politico’nun aktardığı habere göre Kaunas, “Tartışmalar devam ediyor. Litvanya kesinlikle bu sürecin dışında kalmıyor” ifadelerini kullandı.
Litvanya Anayasası, ülke topraklarında kitle imha silahlarının konuşlandırılmasını açıkça yasaklıyor. Ancak Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda, bölgedeki güvenlik risklerini gerekçe göstererek bu yasal engelin etrafından dolaşılmasını sağlayacak anayasa değişiklikleri yapılmasını daha önce teklif etti.
Politico, söz konusu müzakerelerin ABD’nin Avrupa’daki askeri varlığını azaltma eğiliminde olduğu ve bu durumun NATO müttefikleri arasında güvenlik endişelerini artırdığı bir dönemde yürütüldüğünü yazdı.
Financial Times tarafından aktarılan bilgilere göre ise ABD, ek nükleer savaş başlıkları ve bombardıman uçaklarının diğer Avrupa merkezli NATO ülkelerinde konuşlandırılması seçeneğini değerlendiriyor.
Mevcut durumda ABD’ye ait nükleer silahlar Avrupa coğrafyasında altı ülkede bulunuyor. Bu ülkeler Almanya, Belçika, İtalya, Türkiye, Hollanda ve Birleşik Krallık olarak sıralanıyor.
Dünya Basını2 hafta önceProf. Mearsheimer: Trump, İran savaşını sonlandırmak için Çin’den yardım istedi
Dünya Basını2 hafta önceİktisat tarihçisi Chance: Batı, Çin’i kendi sistemine entegre ederek liberal bir demokrasiye dönüştüreceğini sandı
Diplomasi2 hafta önceXi ve Putin ‘çok kutuplu bir dünya ve yeni tip uluslararası ilişkiler’ çağrısı yaptı
Amerika2 hafta önceBolivyalı işçi ve köylüler başkent La Paz’ı kuşattı
Asya2 hafta önceLai, Tayvan’ın “özgürlüğünden vazgeçmeyeceğini” söyledi, yeni İHA bütçeleri sözü verdi
Asya2 hafta önceRusya ve Çin arasındaki ticaret hacmi 240 milyar dolara ulaştı
Asya2 hafta önceİran’daki savaş yuan için küresel ticarette fırsat penceresi açtı
Dünya Basını2 hafta önceProf. Pape: İran yetenekleri sınırlı olduğu için değil, stratejik sebeplerle kendini dizginliyor







