Rusya
Medinskiy: Ukrayna’ya esir takası ve ateşkes içeren bir muhtıra sunduk

Rus heyetinin başkanı Vladimir Medinskiy, İstanbul Çırağan Sarayı’nda Ukrayna heyetiyle yaklaşık bir saat süren müzakerelerin ardından yaptığı açıklamada, Ukrayna’ya esir takası, ateşkes ve insani konuları içeren kapsamlı bir muhtıra sunduklarını belirtti. Teklifler arasında en az 1000 esirin takası, 6 bin Ukraynalı askerin cenazesinin iadesi ve cephenin belirli bölgelerinde geçici ateşkes yer alıyor.
Rus heyetinin başkanı Vladimir Medinskiy, İstanbul Çırağan Sarayı’nda Ukrayna tarafıyla gerçekleştirilen ve yaklaşık bir saat süren müzakerelerin ardından açıklamalarda bulundu.
Medinskiy, Rusya’nın Ukrayna’ya esir takası, ateşkes ve çocukların durumu gibi bir dizi “pratik meseleyi” içeren somut öneriler sunduğunu bildirdi.
Görüşmelerde, her iki taraftan 25 yaş altı en az 1000 askerin takası ve Rusya’nın 6 bin Ukraynalı askerin cenazesini tek taraflı olarak iade etmesi gibi konular ele alındı.
Rusya’dan kapsamlı ateşkes muhtırası
Medinskiy, görüşmelerde Türk tarafına iki bölümden oluşan bir muhtıra ilettiklerini belirtti. Rus heyeti başkanı, “İlk bölüm, gerçek ve uzun vadeli bir barışa nasıl ulaşılacağıyla ilgili. İkinci bölüm ise tam teşekküllü bir ateşkesin mümkün olması için atılacak adımları içeriyor. Hatta ikinci bölümde, bu yolda mı yoksa şu yolda mı gidileceğine dair seçenekler de mevcut. Muhtıra oldukça ayrıntılı ve tarafımızca iyi çalışılmış durumda. Bu nedenle Ukrayna tarafı incelemek üzere aldı. İnceleyip cevap verecekler, biz de bakacağız,” dedi.
Pratik konulara da değinen Medinskiy, önemli insani adımlar attıklarını vurguladı.
Medinskiy, “İlk olarak, tek taraflı olarak Ukrayna tarafına 6 bin ölmüş Ukraynalı askerin dondurulmuş cenazesini teslim ediyoruz. Bizde saklanıyorlardı. Mümkün olan her şeyi yaptık, kimliklerini tespit ettik, DNA testleri yaptık, kim olduklarını belirledik. Tamamen organize bir şekilde. Gelecek hafta bu cenazeleri Ukrayna tarafına teslim edeceğiz ki onları insanca defnedebilsinler. Onların tarafında herhangi bir [takas teklifi] olup olmadığını, cenazeleri olup olmadığını henüz bilmiyoruz,” diye konuştu.
En büyük çaplı esir takası konusunda anlaştıklarını belirten Medinskiy, “Tüm ağır yaralılar ve ağır hastalar ‘hepsi hepsiyle’ prensibine göre takas edilecek. Bu, bizim tarafımızdan insani bir jesttir. Aynı formülle, ‘hepsi hepsiyle’, 25 yaş altı genç askerler de takas edilecek. Bu durumda toplam takas tavanı her iki taraftan en az bin kişi olacak. En az bin. Belki daha fazla olur. Şu anda bu rakamlar netleştiriliyor,” ifadelerini kullandı.
Ayrıca, tarafların büyük siyasi kararları beklemeden ağır yaralı askerlerin takası için listeler oluşturacağı daimi tıbbi komisyonlar kurulması konusunda anlaştıklarını da ekledi.
Medinskiy, bu tür takasların düzenli olarak, çalışma düzeni içinde gerçekleşeceğini kaydetti.
Kısa süreli ateşkes teklifi
Medinskiy, Ukrayna tarafının sık sık ateşkes gerekliliğinden bahsetmesi üzerine somut bir öneride bulunduklarını açıkladı:
“Bizim tarafımızdan sunulan son teklif ise, cephenin belirli bölgelerinde iki-üç günlük somut bir ateşkes yapılması oldu. Bu, şimdi askeri uzmanlarımızla Ukraynalılar tarafından ele alınacak. Kısa süreli ateşkes neden yapılıyor, insansız hava araçları vesaire devre dışı bırakılarak? Komutanların askerlerinin cenazelerini toplayabilmesi için. Hava sıcak. Gri bölgede sağlık açısından elverişsiz bir durum var. Salgın tehlikesi bulunuyor.”
Rusya ordusunun ilerlediğini ve gri bölgede Ukrayna askerlerinin cenazelerinin çok daha fazla olduğunu belirten Medinskiy, “Bu nedenle, ölenlerin cenazelerinin toplanması ve hemen orada, Hristiyan usullerine göre karşı tarafa defnedilmek üzere teslim edilmesi için bir imkân yaratmak istiyoruz. Böyle bir teklif geldi. Ukraynalı askerler bunu en kısa sürede değerlendireceklerini vaat ettiler,” dedi.
Rusya’nın Ukrayna için hazırladığı ateşkes memorandumunun tam metni yayımlandı
‘Çocuk kaçırma iddiaları PR’
Çocuklar konusunun da müzakerelerde gündeme geldiğini belirten Medinskiy, bu konudaki iddialara sert yanıt verdi.
Rus heyeti başkanı, “Son zamanlarda ne duyduk? Önce bir buçuk milyon Ukraynalı çocuk Ruslar tarafından kaçırıldı. Sonra 200 bin Ukraynalı çocuk Ruslar tarafından kaçırıldı. Şimdi resmi rakam 20 bin çocuk Ruslar tarafından kaçırıldı. Biz her zaman bunu belgelemeye çalıştık. Gösterin, hangi çocuklar bunlar, bize [bilgileri] verin. Ebeveynlerin başvuruları. Kim bunlar? Listelerde yoktu. Sadece boş rakamlar,” şeklinde konuştu.
Medinskiy, Rusya’da çocuk hakları ombudsmanının sürekli çalıştığını ve zor durumda kalan çocukların tahliye edildiğini, ebeveynleri veya akrabaları bulunduğunda aileleriyle kavuşturulduğunu ifade etti.
Gerçek rakamların farklı olduğunu savunan Medinskiy, şunları söyledi: “Nihayet tam bir liste aldık. Gördüğünüz gibi, burada bir buçuk milyon ya da 20 bin değil, 339 soyadı var. Her biri üzerinde çalışacağız, zira gerçek rakam aslında şu: Son zamanlarda tüm benzer başvuruları istisnasız değerlendiriyoruz. Çocuk hakları ombudsmanlığımız 101 çocuğu iade etti, Ukrayna tarafından ise 22 çocuk geri döndü, çünkü orada da aynı durum söz konusu, bizim çocuklarımız da çatışma bölgesinde kalıp ebeveynleriyle temaslarını kaybedebiliyorlar.”
Ebeveynler veya yasal temsilciler (teyze, büyükanne, büyükbaba) bulunur bulunmaz aile birleşmesinin sağlandığını vurgulayan Medinskiy, “Bu 339 soyadlık liste, çocuk kaçırma konusunun maalesef Ukrayna makamları tarafından merhametli Avrupalılara yönelik bir PR olduğunu bir kez daha gösteriyor. Biliyorsunuz, sanırım Wag the Dog filmini izlemişler. Hatırlıyor musunuz? Gözyaşı döktürmek istiyorsanız, terk edilmiş bir çocuğu gösterin, daha iyisi kediyle bir çocuğu. İşte onu gösteriyorlar,” dedi.
Medinskiy, gerçekte onlarca çocuktan bahsedildiğini, bu çocukların kimse tarafından kaçırılmadığını ve kaçırılmış tek bir çocuk olmadığını ifade etti.
Yetkili, “Askerlerimiz tarafından hayatları pahasına kurtarılan, çatışma bölgesinden risk alarak çıkarılan, götürülen çocuklar var. Ve biz ebeveynlerini arıyoruz. Ebeveynleri ortaya çıkarsa onları iade ediyoruz. Ve aslında onlarca çocuk var,” diye ekledi.
Bu 339 kişilik listedeki çocuklardan kaçının gerçekten Rusya’da, kaçının Donbass ve Novorusya topraklarında olup hiçbir yere kaybolmadığının araştırılması gerektiğini belirten Medinskiy, “Sıklıkla bazılarının Avrupa’ya gittiği ortaya çıkıyor, zira yakın zamanda benzer bir listedeki 150 çocuk Almanya’da bulundu. Ancak iddialar Rusya’ya yönelikti,” değerlendirmesini yaptı.
Rus askerlerinin Berlin’deki Sovyet askerleri gibi davrandığını söyleyen Medinskiy, “Hatırlayın, Berlin’in merkezinde ateş altından Alman bir kızı çıkaran Çavuş Masalov’un canlı bir anıtı var. İşte bizde de aynı şey oluyor. Bunu sorumlulukla söylüyoruz. Ve bu utanç verici PR kampanyasının elbette sona erdirilmesi gerekiyor. Her çocuk mutlaka ebeveynlerine kavuşacak, tüm aileler birleşecek. Hem o tarafta hem de bu tarafta bunun için çalışıyoruz. Bu bir onur meselesi,” diyerek sözlerini tamamladı.
Rusya
Rusya yabancı internet platformlarına veri izleme zorunluluğu getirebilir

Rusya Dijital Gelişme Bakanlığı, ülkede faaliyet gösteren yabancı internet sitesi ve uygulamalara yerel kullanıcıları yalnızca telefon numarasıyla doğrulama zorunluluğu getirmeyi teklif etti. Hazırlanan yasa taslağına göre platformların, kullanıcıların kayıt, etkinlik ve hesap silme bilgilerini üç yıl boyunca saklaması ve kolluk kuvvetlerinin talebi üzerine teslim etmesi gerekecek.
Rusya Dijital Gelişme Bakanlığı, ülkede faaliyet gösteren yabancı internet siteleri ile uygulamaların yerel kullanıcıları yalnızca telefon numarası üzerinden yetkilendirmesini ve kullanıcıların kayıt, etkinlik ile hesap silme verilerini üç yıl boyunca saklamasını öngören bir yasa taslağı hazırladı.
Vedomosti gazetesinin incelediği “Dolandırıcılıkla Mücadele 3.0” (Antifrod 3.0) önlemler paketi taslağına göre, söz konusu verilerin güvenlik güçlerinin talebi üzerine kolluk kuvvetlerine teslim edilmesi gerekecek.
Değişikliklerin “Bilgi Hakkında” yasasına yapılması planlanıyor.
Comply hukuk şirketinin fikri mülkiyet birimi ortağı Maksim Ali, bu önlemlerin uygulanmasının yabancı internet servislerinin özel servislerin kullanıcı trafiğine ve verilerine erişmesini sağlayan Operatif Arama Faaliyetleri Sistemine (SORM) bağlanmasını gerektireceğini belirtti.
Ali, böyle bir senaryonun gerçekleşme ihtimalinin düşük olduğunu kaydetti. Ali ayrıca, büyük uluslararası şirketlerin, şu anda 700 bin rubleye varan idari para cezası tehdidi altında bile olsa, diğer kullanıcılardan teknik olarak ayrılması gereken Rus kullanıcılar için özel bir yetkilendirme sistemi kurmasının uzak bir ihtimal olduğunu vurguladı.
Siber egemenlik ve erişim engeli gerekçesi
Önerilen değişiklikleri değerlendiren Ali, bu adımın dolandırıcılıkla mücadele önleminden ziyade “интернета” (internet egemenliği) politikalarının yeni bir aşaması olarak göründüğünü savundu.
Ali, değişikliklerin mevcut haliyle kabul edilmesi durumunda Rusya Kitle İletişim Denetleme Kurumu (Roskomnadzor) ve savcılığın, yeni gereksinimleri yabancı servisleri engellemek için daha aktif bir gerekçe olarak kullanabileceğini ifade etti.
Telecom Daily Genel Müdürü Denis Kuskov ise yeni kuralların yabancı internet kaynaklarını kullanan Rusların sayısını azaltmayı amaçladığını dile getirdi.
Kuskov, hangi servislerin yasa kapsamına gireceğinin belirsizliğini koruduğuna dikkat çekerek; Instagram ve Facebook gibi popüler platformların Rusya’da zaten yasaklandığını, iç pazarda yasal olarak çalışmaya devam eden yabancı kaynakların sayısının ise oldukça azaldığını belirtti.
Dijital Gelişme Bakanlığı temsilcisi, dolandırıcılıkla mücadeleye yönelik üçüncü önlem paketinin henüz tartışma aşamasında olduğunu ve metnin nihai hali hakkında konuşmak için henüz erken olduğunu açıkladı.
Hükümet, yasa tasarısını 2026 yılının sonbaharında Devlet Dumasına sunmayı planlıyor. Belge, yeni yetkilendirme kurallarının yanı sıra, iletişim operatörlerinin üç yıl boyunca saklamakla ve talep üzerine özel servislere vermekle yükümlü olacağı kullanıcı verilerinin kapsamını da genişletiyor.
Bu çerçevede, mobil iletişim sözleşmesi yapılırken kullanılan abone IP adresleri ve portlarının, sözleşmenin düzenlendiği zaman dilimi de belirtilerek listeye eklenmesi öneriliyor.
Rusya
Telegram kurucusu Pavel Durov Rusya’da terör listesine alındı

Telegram’ın kurucusu Pavel Durov, Rusya Mali İzleme Servisi (Rosfinmonitoring) tarafından terörist ve aşırıcılar listesine dahil edildi. Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB), Ukrayna istihbaratının terör eylemleri için kullandığı platformdaki kanalları silmediği gerekçesiyle Durov’a terör faaliyetlerine yardım etme suçlaması yöneltildiğini duyurdu. FSB, Durov hakkında uluslararası arama prosedürünün başlatıldığını da bildirdi.
Telegram’ın kurucusu Pavel Durov, Rusya Mali İzleme Servisinin (Rosfinmonitoring) terörist ve aşırıcılar listesine eklendi.
RBK’nın aktardığına göre, servisin resmi internet sitesinde yer alan “Gerçek Kişiler” kategorisinde Durov adına 6894 numaralı kayıt oluşturuldu.
Rosfinmonitoring’in terörist ve radikal kişiler listesine dahil edilmek bir dizi hukuki ve mali kısıtlamayı beraberinde getiriyor.
İlgili mevzuat gereğince bankalar, listede yer alan kişilerin menkul kıymetlerini dondurmakla yükümlü. Bu karar sonrasında ilgili kişilerin Rusya finans sistemi içerisinde çoğu mali işlemi gerçekleştirmesi imkansız hale geliyor.
FSB terör suçlaması yöneltti ve uluslararası arama süreci başlattı
Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB) Halkla İlişkiler Merkezi, 29 Temmuz sabahı yaptığı açıklamada, Pavel Durov’a terör faaliyetlerine yardım etme suçlamasının yöneltildiğini duyurdu.
FSB’nin iddiasına göre Telegram yönetimi, Ukrayna özel servisleri tarafından Rusya sınırları içinde terör eylemleri planlamak amacıyla kullanılan kanal, sohbet grubu ve botları platformdan kaldırmadı.
Ceza davasının, özellikle “Daiwinçik/Leo” adlı arkadaşlık chat-botunun genç Rus vatandaşlarını sabotaj ve terör faaliyetlerine dahil etmek amacıyla kullanılmasıyla bağlantılı olduğu kaydedildi.
FSB verilerine göre, Temmuz 2025’ten bu yana “Daiwinçik” botu üzerinden devşirildiği belirtilen 46 genç gözaltına alındı. Soruşturma makamları, bu kişilerin Ukrayna özel servislerinin talimatlarıyla emniyet mensuplarına saldırdıklarını ve kundaklama eylemleri gerçekleştirdiklerini ileri sürüyor.
Güvenlik servisi ayrıca Pavel Durov hakkında uluslararası arama kararı çıkarılmasına yönelik resmi prosedürün başlatıldığını bildirdi.
Duma üyelerinden Telegram ve finansal işlemler uyarısı
Devlet Duması Enformasyon Politikaları Komisyonu Başkan Yardımcısı Andrey Svintsov, Rusya Federal Bilgi Teknolojileri ve Kitle İletişim Denetleme Kurumu (Roskomnadzor) ile FSB tarafından resmi bir açıklama yapılana kadar Rus vatandaşlarına Telegram üzerinden her türlü finansal işlemi geçici olarak durdurmalarını tavsiye etti.
Svintsov, bu tavsiyenin uygulama içi ücretli abonelik satın alımlarını, TON kripto para birimi işlemlerini ve mesajlaşma platformu bünyesindeki diğer tüm ödemeleri kapsadığını belirtti.
Devlet Duması Milletvekili Andrey Kolesnik de gelişmelerin ardından Telegram platformunun tamamının terör örgütü veya terör kaynağı olarak tanınması ihtimalini göz dışı bırakmadığını ifade etti.
Rusya
Rusya’da veri merkezi sektöründen arazi el koymalarına karşı koruma talebi

Rusya Hükümeti bünyesindeki Analiz Merkezi, veri merkezlerinin bulunduğu arazilerin kamu ihtiyaçları gerekçesiyle el koyulmasını engelleyecek bir yol haritası taslağı hazırladı. Dijital Gelişim Bakanlığı ve Rosstandart’ın katılımıyla yürütülen çalışma kapsamında, şartları karşılayan tesislerin arazilerinin dönüştürülmesi ve yıkılması yasaklanabilir. Düzenlemenin 15 Aralık 2027 tarihinde yürürlüğe girmesi öngörülüyor.
Rusya’da veri merkezlerinin (TSoD) üzerinde bulunduğu arsa ve arazilerin kamu ihtiyaçları gerekçesiyle el koyulmasının ve tesislerin yıkılmasının önüne geçilmesi planlanıyor.
Hükümet bünyesindeki Analiz Merkezi tarafından hazırlanan ve Dijital Gelişim Bakanlığı ile Rosstandart gibi ilgili düzenleyici kurumların katılımıyla 29 Temmuz’da görüşmeye açılan “Giyotin 2.0” projesinin veri merkezleri bölümündeki yol haritası taslağında konuya ilişkin önerilere yer verildi.
Görüşmelerin seyrine vakıf olan kaynakların Vedomosti gazetesine aktardığına göre, söz konusu yasağın 15 Aralık 2027 tarihinde yürürlüğe girmesi öngörülüyor.
Taslak metne göre, Rusya Federasyonu Şehir Planlama Kanunu’nun 65. maddesinin 8. fıkrasına yeni bir bent eklenmesi öneriliyor.
Bu değişiklikle, Rusya Federasyonu Veri Merkezleri Sicili’ne kayıtlı olması ve en az 500 kW teknolojik güce sahip bulunması koşuluyla, veri merkezlerinin yer aldığı arazilere özel bir statü tanınması hedefleniyor.
Yol haritasında, konut dışı alanların kapsamlı kentsel dönüşümü (KRT) çerçevesinde devlete veya belediyeye ait ihtiyaçlar için bu tür arazilerin el koyulmasının yasaklanması amacıyla ilgili mevzuatın ayarlanması gerektiği kaydedildi.
Önerilen tedbire ilişkin görüş bildiren Veri Merkezi Sektörü Katılımcıları Derneği, 500 kW güç sınırının gerekçesiz olduğunu savundu.
Dernek, toplam elektrik gücü yerine IT yükünün belirlenmesinin zorluğuna ve bunu yapacak standart bir yöntemin bulunmadığına dikkat çekti. Ayrıca dernek, kararın iş iklimini kısıtlayacağı gerekçesiyle veri merkezleri siciline kaydolma zorunluluğunun da aranmaması gerektiğini belirtti.
Veri Merkezleri Koordinasyon Konseyi (KS TSoD) ise koruma kapsamı için 500 kW sınırının getirilmesinin gerekli olduğunu, bunun çıkarlar dengesini sağlayacağını ve en kritik tesisleri koruyacağını ifade etti.
Tesisin bulunduğu arazinin boşaltılması zorunlu olduğu takdirde, kentsel dönüşümü başlatan tarafların veri merkezinin taşınması için önceden alternatif bir alan sağlaması ya da yeni tesisin kurulumunu finanse etmesi gerektiği kaydedildi.
Bu alternatif alanın; arazi büyüklüğü, enerji kaynağı, izin verilen kullanım türü, iletişim altyapısı ve ulaşım imkanları bakımından eşdeğer olması şartı koşuluyor.
Kuruluş ayrıca, el koyma durumunda yeni veri merkezinin inşası, IT yükünün taşınması, geçici güç rezervasyonu, hatların nakli ve müşteri sözleşmelerinin erken feshinden doğan zararları kapsayan özel bir tazminat mekanizmasının kurulmasını talep etti.
Rusya’nın en büyük veri merkezi ağı olan RTK-TSoD temsilcisi, veri merkezlerini yıkımdan koruma fikrinin Koordinasyon Konseyi’ne ait olduğunu açıkladı.
Şirket temsilcisi, kendi en küçük tesislerinin 3 bin kW kapasiteli olduğunu belirterek, 500 kW sınırının neredeyse tüm veri merkezlerini kapsayacağını ve bu nedenle öneriyi desteklediklerini aktardı.
Şirketlerden MegaFon, federal mevzuata göre sicile kaydın gönüllülük esasına dayandığını belirterek korumanın sicil şartına bağlanmaması gerektiğini savunurken, MTS de girişime destek verdiğini bildirdi.
Sektör temsilcileri, veri merkezlerinin yıkım tehlikesiyle karşılaşmasının güncel bir sorun olduğuna işaret ediyor. Bir veri merkezi işletmecisinin üst düzey yöneticisi, 2022 yılının sonunda Moskova yönetiminin IXcellerate veri merkezinin bulunduğu binanın izinsiz yapı olduğu gerekçesiyle yıkılması için dava açtığını, ancak Ekim 2023’te bu talebinden vazgeçtiğini hatırlattı.
Benzer vakaların daha önce de yaşandığına dikkat çeken yetkili, konunun arazi anlaşmazlıkları, kentsel dönüşüm politikaları ve başkent bölgesindeki ciddi enerji sıkıntısı bağlamında tartışıldığını söyledi.
Şubat 2026’da elektrik şebeke şirketlerinin, Moskova’daki mevcut kapasitelerin dolması veya 2028’e kadar büyük oyunculara rezerve edilmesi nedeniyle yeni veri merkezlerinin bağlantı taleplerini reddetmeye başladığı basına yansımıştı.
Başkent ve çevresinde yeni veri merkezi kurma imkanlarının sınırlı olması sebebiyle şirketlerin, müşterilerden ve trafik değişim noktalarından uzak olmaları nedeniyle talebin daha düşük olduğu diğer bölgelere yönelmek zorunda kaldığı belirtiliyor.
Veri merkezi inşaat danışmanlığı şirketi DC Square’in kurucusu Aleksandr Martynyuk, veri merkezlerinin yüksek yatırım gerektiren kalıcı yapılar olduğunu, faal veya inşaat halindeki bir tesise el koyulmasının işletme ve müşteriler açısından büyük finansal kayıplara yol açacağını belirtti.
Müşteriler için donanımların kesintisiz çalışmasının kritik önemde olduğunu vurgulayan Martynyuk, taşınmanın itibar ve finansal riskler taşıdığını ekledi.
iKS-Consulting kıdemli danışmanı Stanislav Mirin, 500 kW altındaki küçük tesisleri taşımanın daha kolay olduğunu, ancak büyük ve tescilli veri merkezlerinin korunmasının müteahhitler ile sektör arasındaki dengeyi sağlayacağını ifade etti.
Vladimir Bölgesi Valisi Danışmanı Ahmetjan Mahmutov ise Moskova’daki veri merkezlerinin doluluk oranının yüzde 95’e ulaştığını ve bölgedeki boş kapasitenin 1 bin 400 kabineti geçmediğini söyledi.
Mahmutov; Yekaterinburg, Novosibirsk, Kazan, Samara, Nijniy Novgorod ve Rostov-na-Donu gibi şehirlerde yeni projelerin yükseldiğini, Sibirya gibi uzak bölgelerde enerji bolluğu ve düşük fiyat imkanı olsa da lojistik zorluklar nedeniyle talebin sınırlı kaldığını kaydetti.
Avrupa2 hafta önceİngiltere çelik üreticisi British Steel’i kamulaştırdı
Dünya Basını4 gün önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 1
Avrupa2 hafta önceBurnham resmen Birleşik Krallık Başbakanı oluyor
Görüş2 hafta önceEndüstriyel futbolun kıskacında bir dev: 2026 Dünya Kupası ve küresel ticaretin gölgesi
Asya2 hafta önceTokyo’dan Hürmüz Boğazı’nı baypas edecek hatlara destek
Asya2 hafta önceRusya’nın benzin talebine Hindistan’dan ret
Dünya Basını3 gün önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 2
Avrupa2 hafta önceAlmanya, silahlanmak için borçlanıyor










