Avrupa
Merz: Ülkemizdeki şiddetin önemli bir kısmı göçmen kaynaklı

Alman Şansölyesi Friedrich Merz, ülkede şiddet olaylarının attığını ve bunun önemli bir kısmının göçmenlerden geldiğini öne sürdü.
Merz, 25 Mart Çarşamba günü Federal Meclis’te mevcut durumla ilgili kendi açılış konuşmasını yapan ve bir saatlik bir soru-cevap oturumuna katıldı.
Şansölye, tüm siyasi gruplardan milletvekillerinin sırayla kendisine birer dakikalık süreyle soru sormadan önce bir giriş konuşması yaptı.
Merz, ABD-İsrail’in İran’a saldırmasıyla başlayan savaşta mevcut duruma ilişkin yorumda bulundu.
CDU’lu siyasetçi, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile müzakere etmenin bir yolunu bulduğuna dair ani açıklamasına ilişkin yorum yapmaktan kaçındı.
Avrupa’nın etkisini artırması için Almanya’nın güçlenmesini istedi
Şansölye, Avrupa’daki ortaklarla birlikte gerginliğin mümkün olan en hızlı şekilde sona ermesi için ortak bir yol bulmayı umduğunu söyledi.
Avrupa’nın ve her şeyden önce Almanya’nın yeniden güçlenmesini, AB’nin etkisinin gerçekten hissedilebilir hale gelmesinin koşulu olarak sunan Merz şöyle konuştu:
“Ve bu zamanlarda güçlü olmak demek: refah içinde bir ekonomiye sahip olmak, istihdamı güvence altına almak ve yeni işler yaratmak demek. Aynı zamanda kendimizi savunabilir hale gelmek. Bunu kasten söylüyorum: ‘hale gelmek’. Çünkü artık değiliz.”
“ABD’nin İran’daki stratejisi bizim için net değil”
Almanlar ve Avrupalıların yüksek benzin fiyatları yoluyla hissettikleri savaş konusu da milletvekillerinin sorduğu sorularda rol oynadı.
SPD’li Derya Türk-Nachbaur, Merz’in savaşı sona erdirmek için ne yaptığını bilmek istedi.
Merz ise yanıt olarak, “Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’i bu savaşa diplomatik bir çözüm aramaya ikna etmek için elimizden gelen her şeyi yapmaya çalışıyoruz. Orada söylenenlerin bir kısmı stratejik boyutuyla bize net değil,” dedi.
Sol Parti’nin (Die Linke) grup başkanı Heidi Reichinnek ise “Hükümet yüksek benzin fiyatları konusunda ne yapmayı planlıyor?” diye sordu.
Merz yanıtında, Bundestag’ın bu hafta antitröst otoritelerinin petrol şirketlerini ve fiyatlandırma politikalarını daha iyi denetleyebilmesini sağlayacak bir yasa çıkaracağını belirtti.
Şansölye ayrıca vatandaşlara doğrudan vergi indirimi konusunda açık olduğunu ifade etti.
Öte yandan, 2022’de Ukrayna savaşının başlamasının ardından şirketlere getirilen olağanüstü kâr vergisi konusunda şüpheci.
Şansölye, şiddetten göçmenleri sorumlu tuttu
Merz, özellikle çevrimiçi ortamda artan kadınlara yönelik cinsel şiddet sorununu ele alma planları hakkındaki bir soruyu yanıtladığında, Sol Parti saflarından yüksek sesli itirazlar yükseldi.
Arka planda, kısa süre önce eski Alman kocasına karşı ciddi suçlamalarda bulunan oyuncu Collien Fernandes’in davası yatıyor.
Eski kocasının, yapay zeka kullanılarak üretilmiş sahte videoları ve eski eşinin çıplak görüntülerini internete yüklediği iddia ediliyor.
Avukatı bu iddiaları reddetmiş olsa da, kadınlara yönelik cinsel şiddet konusunda geniş bir kamuoyu tartışması yaşanıyor.
Merz, hükümetin yasaları sıkılaştırmayı planladığını söyledi. Ardından, “Toplumumuzda hem analog hem de dijital alanda şiddet patlaması yaşıyoruz,” diye ekleyen Şansölye, toplumun bir bütün olarak bu konuda harekete geçmesi gerektiğini söyledi.
Merz şöyle devam etti:
“O zaman [şiddetin] nedenleri hakkında da birbirimizle konuşmalıyız. O zaman bu şiddetin nereden geldiğini de tartışmalıyız. Ve sonra bu şiddetin önemli bir kısmının Federal Almanya Cumhuriyeti’ndeki göçmen gruplarından kaynaklandığı gerçeğini de ele almalıyız.”
Steinmeier’in İran hakkındaki açıklaması sorulmadı
Hafta başında, Federal Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier Dışişleri Bakanlığı’nda düzenlenen bir etkinlikte, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırısının uluslararası hukuka aykırı olduğunu söylemişti.
Körfez’deki askeri harekata yönelik yaygın eleştiriler olmasına rağmen, hükümet henüz bu konudaki görüşünü açıklamadı.
Merz’e Federal Cumhurbaşkanının açıklamaları hakkında soru sorulmadı.
Almanya’da Federal Cumhurbaşkanı yalnızca konuşmalar yoluyla etki yaratabilir ve siyasi açıdan büyük ölçüde güçsüz.
Şansölyenin Steinmeier konusunda tavır almak zorunda kalmaması, onu uluslararası hukuk konusunda pozisyon almak zorunda kalmaktan da kurtardı.
Avrupa
Almanya, Rusya’ya karşı binlerce yeni füze almaya hazırlanıyor

Bloomberg’ün haberine göre Almanya, Tomahawk sevkiyatında yaşanan gecikmeler üzerine savunma cephaneliğini binlerce hassas vuruş füzesiyle takviye etmeyi planlıyor. Berlin, Amerikan girişimi Covenant’tan 1,12 milyar doları aşan Anthem füzeleri almanın yanı sıra Ukrayna, Hollanda ve İngiltere ortaklı projeleri değerlendiriyor.
Almanya, savunma cephaneliğini genişletmek amacıyla binlerce hassas vuruş füzesi satın almayı planlıyor.
Almanya ordusunun envanterinde şu anda yalnızca havadan fırlatılan ve yaklaşık 500 kilometre gibi görece kısa bir menzile sahip olan Taurus seyir füzeleri yer alıyor.
Bloomberg’ün konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberinde, Berlin’in Amerikan Raytheon üretimi BGM-109 Tomahawk füzeleri ile Typhon fırlatma sistemlerini tedarik etme planının ise gecikmelerle karşılaştığı belirtildi.
Bu tablonun ardından Almanya Savunma Bakanlığı, çok sayıda üreticiyle binlerce hassas vuruş füzesi almak üzere görüşmelere başladı.
Berlin’in benimsediği strateji, görece düşük maliyetli füzeleri yüksek adetlerle temin ederek nicelik üstünlüğü kurmayı ve olası bir hasmın hava savunma sistemlerini doygunluğa ulaştırarak felce uğratmayı amaçlıyor.
Görüşme yürütülen taraflardan birini Amerikan savunma girişimi Covenant oluşturuyor.
Almanya, bu şirketten 1,12 milyar doları aşan bir maliyetle karadan fırlatılan binlerce Anthem seyir füzesi almayı değerlendiriyor.
Covenant şirketi ABD kökenli olmasına karşın projenin Avrupa ile doğrudan bağı sürüyor. Girişim, bu yıl Almanya’nın Leipzig kentinde bir fabrika açtı.
Fabrikadaki ilk füzelerin 2027 yılının başında üretim bandından çıkması hedefleniyor.
Gelecek yılın sonuna kadar bin adet üretmeyi planlayan şirket, bağımsız Avrupa tedarik zincirlerinden faydalanarak 2028 yılına gelindiğinde yıllık 5 bin füzelik azami kapasiteye ulaşmayı amaçlıyor.
Berlin tek bir tedarikçiye bağlı kalmamak için alternatifleri inceliyor
Berlin yönetimi tek bir şirkete bağımlı kalmaktan kaçınmak için farklı seçenekleri de gündemde tutuyor.
Bu kapsamda Ukrayna ile Bars seyir füzelerinin ortak üretimi ve satın alınması yönünde temaslar yürütülüyor.
Hollanda merkezli Destinus SA şirketinin geliştirdiği Ruta füzeleri de incelenen seçenekler arasında yer alıyor.
Almanya ve İngiltere ortak girişimi olan Hypersonica ile de yüksek hızlı HS1 füzelerinin geliştirilmesi konusu ele alınıyor.
Avrupa ülkeleri, Ukrayna’daki çatışmaların başlamasının ardından geniş kapsamlı bir yeniden silahlanma sürecine girdi.
Rusya’nın Berlin Büyükelçisi Sergey Neçayev ise mayıs ayında yaptığı açıklamada Almanya’nın Rusya ile askeri bir karşı karşıya gelişe hazırlandığını öne sürmüştü.
Neçayev, Almanya’nın Ukrayna’daki çatışmalara taraf olmama yönündeki resmi beyanlarına rağmen askeri harcamalarını artırdığını, ordu mevcudunu büyüttüğünü ve silahlanma adımlarını hızlandırdığını savundu.
Avrupa
Avusturya, dört Rus diplomatı sınır dışı etti

Avusturya, üçü büyükelçilikte biri AGİT temsilciliğinde görevli dört Rus diplomatı casusluk şüphesiyle sınır dışı etti. Karara tepki gösteren Rusya Dışişleri Bakanlığı misillemenin kaçınılmaz olduğunu duyururken Viyana’nın 2022’den bu yana sınır dışı ettiği Rus görevli sayısı en az 18’e ulaştı.
Avusturya, dört Rus diplomatı “istenmeyen kişi” ilan ederek sınır dışı etti. Diplomatlardan üçü Viyana’daki Rusya Büyükelçiliğinde görev yaparken biri ülkenin Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Daimi Temsilciliğinde yer alıyordu.
Gelişmeyi cuma günü ilk olarak Avusturya dergisi Profil duyurdu; kamu yayıncısı ORF ve Die Presse gazetesi de Dışişleri Bakanlığına dayandırdıkları haberlerle bilgiyi teyit etti.
Bakanlık açıklamasında kararın güvenlik birimlerinden gelen veriler doğrultusunda alındığı belirtildi. Açıklamada, dört Rus görevlinin diplomatik statüleriyle bağdaşmayan faaliyetler yürüttüğü kaydedildi.
Moskova ise karara gecikmeden karşılık verileceğini duyurdu. Rusya Dışişleri Bakanlığı, Avusturya’nın bu adımına yönelik tepkinin “kaçınılmaz olarak geleceğini” açıkladı.
Avusturya Dışişleri Bakanlığı verilerine göre Viyana’daki Rusya Büyükelçiliğinde toplam 48 diplomat görev yapıyor. 23 Rus vatandaşı da ülkenin AGİT Daimi Temsilciliğinde yer alıyor.
Profil: Rus diplomatlar casuslukla suçlanıyor
Profil dergisi, sınır dışı edilen dört Rus diplomatın casusluk şüphesiyle hedef alındığını aktardı.
Bu isimlerin, araştırmacı yayın organı Agentstvo’nun ağustos başında yayımladığı ve istihbarat servisleriyle bağlantılı olabileceği öne sürülen 21 kişilik diplomat listesinde yer alıp almadığı ise henüz netleşmedi.
Profil, Avusturya Savunma Bakanlığının ağustos ayı ortasında askerlere olası Rus ajan devşirme girişimlerine karşı uyarı yazısı gönderdiğini ve şüpheli temasların bildirilmesini istediğini kaydetti.
Avusturya makamlarının gündemine giren bir diğer başlık ise Viyana sakinlerinin Rusya Büyükelçiliği çatısından gelen seslere yönelik şikayetleri oldu.
İngiliz The Financial Times gazetesi mart ayında kaynaklarına dayandırdığı haberinde, çatıdaki “anten ormanı” aracılığıyla NATO ve diğer uluslararası kuruluşların haberleşmelerinin dinlendiğini öne sürmüştü. Viyana yönetimi bu iddialar üzerine mayıs ayında üç Rus diplomatı sınır dışı etmişti.
Avusturya Dışişleri Bakanlığı eylül ayı ortasında yerel haber ajansı APA’ya yaptığı açıklamada, Rusya Büyükelçiliği temsilcilerinin çatıdaki havalandırma pervanelerinin arızalandığını savunarak gürültü için özür dilediğini bildirmişti.
Şubat 2022’de Ukrayna’da başlayan savaştan bu yana Avusturya, son kararla birlikte Rus temsilciliklerindeki en az 18 personeli sınır dışı etmiş oldu.
Avrupa
Sırbistan’da öğrenci mitinginde yüzbinlerce kişi bir araya geldi

Sırbistan’da öğrencilerin öncülüğündeki hareketin son mitingi için perşembe günü yüz binlerce kişi Belgrad’ın merkezinde bir araya geldi.
25 Ekim’de yapılacak erken parlamento seçimleri öncesinde yapılan mitingin organizatörleri, mitinge en az 200.000 kişinin katıldığını belirtti.
Hareket, Aleksandar Vučić ve Sırp İlerleme Partisi’nin (SNS) 14 yıllık iktidarını sona erdirmeyi ve yaklaşık iki yıldır süren hükümet karşıtı protestoları bir seçim zaferine dönüştürmeyi hedefliyor.
Protesto hareketi, Kasım 2024’te kuzeydeki Novi Sad kentinde bir tren istasyonu kanopisinin çökmesi sonucu 16 kişinin hayatını kaybetmesi ve bunun ülke genelinde öğrenciler öncülüğünde kitlesel yolsuzluk karşıtı protestolara yol açmasının ardından ortaya çıktı.
Göstericiler, felaketin sorumlusu olarak hükümetin yolsuzluğunu gösterdi fakat henüz kimse cezai olarak sorumlu tutulmadı.
Öğrenci Listesi’nden birçok aday kalabalığa hitap etti. Aralarında, yargı ve savcılığın siyasi baskı ve kişisel çıkarların etkisinden arındırılması çağrısında bulunan tanınmış Sırp aktör Tihomir Stanić de vardı.
Stanić, “Hepimiz kanun önünde eşit olmamaktan bıktık. Sırbistan özgürlüğü, adaleti ve hesap verebilirliği hak ediyor,” dedi.
Miting, son iki yıldır öğrenci hareketinin harekete geçirdiği çok sayıda genç de dahil olmak üzere her yaştan insanı bir araya getirdi.
Belgrad’dan 26 yaşındaki Nađa, başından beri öğrencileri desteklediğini ve adalet ve daha iyi bir gelecek için mücadele eden insanların yanında yer almaktan gurur duyduğunu söyledi.
Rapporteur’e verdiği demeçte, “Öğrenci Listesi’nin seçimi kazanmasını bekliyorum fakat iktidar yetkililerinin sonuçları sorgulamak ve itibarsızlaştırmak için ellerinden gelen her şeyi yapacaklarına inanıyorum,” dedi.
Mitinge, siyasi değişim ve çocukları için daha iyi bir gelecek umduğunu belirten daha yaşlı destekçiler de katıldı.
61 yaşındaki Dragana, Rapporteur’e, “Umarım yeni hükümet, çocuklarımızın Sırbistan’ı terk etmek zorunda kalmadan geleceklerini kurabilecekleri bir ülke yaratır,” dedi.
Seçimler, Vučić’in iktidar partisinin yıllarca kendisiyle kıyaslanabilecek kadar güçlü bir seçim rakibiyle karşılaşmadığı 2012’de SNS’nin iktidara gelmesinden bu yana Sırbistan’da görülen en belirsiz seçimler olarak değerlendiriliyor.
Seçim kampanyası neredeyse bir referandum havasına büründü. Oylama, genel olarak SNS’nin iktidarının devamı ile siyasi değişim umudu arasında bir seçim olarak görülüyor.
Anketler, iktidar koalisyonu ile Öğrenci Listesi arasında başa baş bir yarışa işaret ediyor. Salı günü yayınlanan son ankete göre, kararını vermiş seçmenler arasında SNS liderliğindeki koalisyon %42,9, Öğrenci Listesi ise %42 oy oranına sahip.
Avrupa Parlamentosu heyeti de dahil olmak üzere uluslararası gözlemciler, seçimleri izleyecek.
Seçimlerin nasıl yürütüleceği, seçim koşulları, demokratik standartlar ve hukukun üstünlüğü konusundaki süregelen endişeler nedeniyle, uzun süredir durma noktasına gelen Sırbistan’ın AB üyelik süreci üzerinde önemli etkiler yaratabilir.
Amerika5 gün önceSenatör Sanders: Silikon Vadisi zenginleri “korkunç bir plan” üzerinde çalışıyor
Dünya Basını2 hafta önceİngiliz diplomat Crooke: Suudi Arabistan’da asıl çöküş içeriden gelecek
Dünya Basını2 hafta önceBrezilya’da Bolsonaro rüzgarı ve Lulismonun sınırları
Dünya Basını2 hafta önceRay Dalio: ABD için 3 yıl içinde borç krizi görüyorum
Rusya2 hafta önceRusya, Trump ile varılan mutabakatla dizel ihracatını kısmen serbest bıraktı
Avrupa2 hafta önceBurnham: Brexit oylamasında Rus müdahalesi var
Avrupa2 hafta önceLe Pen ve Mélenchon farkı açıyor
Rusya2 hafta önceRosatom davasında mahkeme Finlandiya’nın sözleşme feshini hukuka aykırı gördü









