Rusya
Mihail Hazin: Ukrayna ile müzakereler başlamadan bitebilir

Rus iktisatçı ve siyaset bilimci Mihail Hazin, Kiev ile müzakerelerin sonuçsuz kalacağını, Putin ve Trump’ın direneceğini belirtti. Hazin, AB’nin bu iki lideri zayıflatma çabalarının boşa çıkacağını ve dünyanın büyük bir mali çöküşe doğru gittiğini, bu durumun en çok AB ve Çin’i etkileyeceğini öne sürdü.
Rus iktisatçı ve siyaset bilimci Mihail Hazin, Telegram kanalından yaptığı yorumda, Kiev ile müzakerelerin başlama ihtimalinin düşük olduğunu ve başlasa bile hızla sonuçsuz kalacağını belirtti.
Hazin ayrıca, Avrupa Birliği’nin (AB) hem Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i hem de ABD Başkanı Donald Trump’ı “kırma” çabalarının başarısız olacağını ve küresel bir mali çöküşün eşiğinde olunduğunu öne sürdü.
Hazin, Kiev ile olası müzakerelere şüpheyle yaklaştığını ifade ederek, “Benim derin kanaatim, Kiev ile müzakerelerin Türkiye’de başlamayacağı, başlasa bile çok çabuk sona ereceği yönünde. Basit bir nedenle, zira müzakere sürecinde yetkileri gösteren birkaç karşılıklı eylem önerilecektir. Arkadaşlar, eğer Kiev ile müzakere ediyorsak, Kiev’in vaat ettiklerinden sorumlu olması gerekir. Karşılıklı olarak şunu yapalım. Sonra biz yaparız, onlar yapmaz. İşte konu kapandı,” dedi.
Hazin’e göre bu durum, Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’nin arkasındakilerin ültimatom verirken kendi eylemlerinin sorumluluğunu üstlenmeye niyetli olmadıklarını gösteriyor.
Ekonomik zorlukların arttığı bir ortamda AB’deki siyasi aktörleri “palyaçolar” olarak nitelendiren Hazin, bu kişilerin olumsuz eğilimlerin kendilerini tehdit etmediğine inandıklarını belirtti.
Hazin, “Bu nedenle şu iki planlarını uygulamaya devam edecekler: Birincisi Trump’ı dize getirmek, ikincisi Putin’i dize getirmek,” ifadelerini kullandı.
Putin’in dize getirilemeyeceğinin artık anlaşıldığını vurgulayan Hazin, “Barış partisinin ‘Putin her şeyi sattı. Şimdi Şi gelecek, Putin teslim olacak. Şimdi Modi gelecek, Putin teslim olacak. Şimdi biraz daha, ve Putin yine teslim olacak’ şeklindeki tüm feryatlarına rağmen, medya ne yazarsa yazsın teslim olmayacak. Olmayacak. Durumun değiştiğini kabul edin,” diye konuştu.
Trump’ın da farklı bir nedenle teslim olamayacağını belirten Hazin, “Zira onun muhafazakâr yandaşları krizin boyutunu zaten anladılar ve mali sistemin çöküşü koşullarında ABD’nin ve ekonominin doğrudan yönetimine hazırlanıyorlar,” dedi.
Hazin, bu oyunları oynayan Avrupalı “palyaçoların” ise buna hazırlanmadıklarını, prensipte buna yetenekli olmadıklarını ve ne olup bittiğini anlayamadıklarını savundu.
Hazin, her şey gerçekleştiğinde AB ile birlikte dağılacaklarından şüphelendiğini ve İngiltere’nin de sorunlar yaşamaya başladığını da ekledi.
Hazin, Moore-Burns (MI6 Direktörü Richard Moore ve eski CIA Direktörü William Burns) memorandumuna atıfta bulunarak, “Burns ortadan kayboldu ve artık yok. Moore ise bildiğim kadarıyla eylülde istifa ediyor. Bu, tüm bu hattın, kaos partisinin geleceği sadece eylüle kadar gördüğü anlamına geliyor. Tutunabilecekleri tek şans, Türkiye ile İsrail arasında Orta Doğu’da savaş çıkarmak. Bakalım, burada hâlâ çeşitli seçenekler mümkün,” değerlendirmesinde bulundu.
Şu anda son derece karmaşık manevraların yapıldığını belirten Hazin, “Bunlar, 9 Mayıs’ta Kızıl Meydan’daki geçit töreninde statüleri gereği bulunması gereken ancak bulunmayan bazı figürlerden bizde görüldü. Batı’da ise bu manevraların görüldüğü pek çok farklı seçenek var. Ancak tüm bu manevralar ana olayın —mali çöküşün— arifesinde yapılıyor. Ve birileri bu çöküşün boyutunu şimdiden anlıyor, bazıları ise henüz anlamıyor. Kendilerini gerçek siyasi aktörler olarak gören bazıları ise ne hakkında konuşulduğunu hiç anlamıyor,” dedi.
Hazin, tüm bunlara oyun olarak bakılması gerektiğini ancak kilit olayların biraz daha sonra gerçekleşeceğinin tam olarak anlaşılması gerektiğini vurguladı.
Hazin, “Ve kilit tezi bir kez daha tekrarlıyorum: Bu çöküş ne kadar çabuk gerçekleşirse, Avrupa Birliği ve Çin için o kadar kötü, ABD için o kadar iyi olacak. Ama bunu anlayacaklar mı, bunu söylemekte zorlanıyorum,” diyerek sözlerini sonlandırdı.
Kremlin: Rusya, Ukrayna’da uzun vadeli barış konusunda ciddi
Rusya
Rusya, 1000 kilometre menzile sahip kamikaze dronlarının seri üretimine başladı

Rus savunma sanayisi şirketi Almaz-Antey, 1000 kilometreden fazla menzile sahip Garpiya-A1 kamikaze dronlarının seri üretimine geçti. Rosoboroneksport, uluslararası pazara sunulan sistemin yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini ve dost ülkelerde ortak üretime açık olduklarını bildirdi.
Rusya merkezli Almaz-Antey Doğu Kazakistan Bölgesi (VKO) Konsorsiyumu, dolanan mühimmat sınıfındaki “Garpiya-A1” kamikaze dronlarının seri üretimine başladı.
Rusya’nın resmi silah ihracat şirketi Rosoboroneksport’un basın servisi, üretimin sistemi dünya pazarına sunma hedefi doğrultusunda yürütüldüğünü duyurdu.
Rosoboroneksport Genel Direktörü Aleksandr Miheyev, şirketin ulaştığı üretim kapasitesine dikkat çekerek, “Almaz-Antey VKO Konsorsiyumu, Garpiya-A1 (E) sisteminin seri üretiminde yetkinlik kazandı. Ülkenin savunma kabiliyetine zarar vermeden, yabancı müşterilerle yapılan sözleşmeleri rekabetçi sürelerde yerine getirmeyi sağlayan bir seviyeye ulaştı” dedi.
Miheyev, şirketin sistemin sevkiyatına ve Rusya’ya dost ülkelerin topraklarında üretimin yerelleştirilmesine yönelik müzakerelere açık olduğunu belirtti.
İnsansız hava aracının ihraç versiyonunun yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini vurgulayan Miheyev, ürünün bazı ortaklara tanıtıldığını kaydetti.
Belirlenen koordinatlardaki sabit hedefleri vurmak üzere tasarlanan “Garpiya-A1 (E)” sistemi bünyesindeki uzun menzilli BLA-D insansız hava aracı, 50 metreden 2 bin 500 metreye kadar irtifada uçabiliyor.
Saatte 170 kilometreye varan hıza ulaşabilen araç, 1000 kilometrenin üzerinde mesafe katedebiliyor. Havada en az altı saat kalabilen dron, 50 kilogramın üzerinde harp başlığı taşıma kapasitesine sahip.
Rusya’da insansız sistemlere yönelik geliştirme faaliyetleri sürerken Kalaşnikov Konsorsiyumu Başkanı Alan Luşnikov da ağustos ayı başında yaptığı açıklamada, 11 kilogramlık harp başlığına ve yapay zeka unsurları içeren bir otomatik güdüm sistemine sahip “Kub-10ME” kamikaze dronunun yakında Ukrayna’daki askeri harekat bölgesinde kullanılacağını açıklamıştı.
Rusya
Şeremetyevo özelleştirmesinde devlet altın hisse hakkını kullanacak

Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı’nın yönetiminde Rusya Federasyonu’nun “altın hisse” özel hakkını kullanmasını kararlaştırdı. Başbakan Mihail Mişustin’in imzaladığı karar, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin veren kararnamesi doğrultusunda alındı.
Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı Anonim Şirketi’nin yönetiminde Rusya Federasyonu adına özel bir hak olan “altın hisse” uygulamasını devreye sokma kararı aldı.
İnterfaks ajansının aktardığına göre Başbakan Mihail Mişustin ilgili kararnameyi 18 Ağustos’ta imzaladı.
Söz konusu belge, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ağustos ayı başında yayımlanan kararnamesinin icrası kapsamında hazırlandı. Putin, bahsi geçen kararnameyle Şeremetyevo’yu stratejik işletmeler listesinden çıkarmış ve havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin vermişti.
“Altın hisse”, bir anonim şirkette hissedar konumundaki kamu tüzel kişiliklerine veya yerel yönetimlere tanınan kurumsal bir hakkı ifade ediyor.
Özelleştirilen işletmeler üzerindeki devlet denetimini koruma işlevi gören bu hak, yabancı yatırımcıların yer aldığı şirketlerde genel olarak oy kullanma imkanı sağlamasa da devlete ana sözleşme değişikliklerini onaylama veya veto etme yetkisi veriyor.
Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yayımladığı kararname, özelleştirme ve stratejik işletme statüsüne dair hükümlerin yanı sıra havalimanının ana faaliyet alanının korunmasını, tesis ve kapasitelerin modernizasyonu için gerekli şartların sağlanmasını şart koşuyor.
Belge aynı zamanda hisse senetlerinin doğrudan ya da dolaylı yoldan yabancı kişi ve kuruluşların kontrolündeki tüzel kişilere geçmesini engellemeyi de güvence altına alıyor.
Putin, 2015 yılında Şeremetyevo’nun varlıklarının konsolidasyonunu ve kısmi özelleştirmesini öngören kararnameyi imzalamıştı.
Devlet, yeni kurulan “Şeremetyevo Havalimanı” şirketine federal mülkiyette bulunan yüzde 83,038 oranındaki havalimanı hissesini devrederken kamu payının en az yüzde 30 seviyesinde kalması şartı getirilmişti.
Varlıkların birleştirilmesi süreci Mayıs 2017’de tamamlandı. Bu konsolidasyon sonucunda Şeremetyevo Holding havalimanının yüzde 66,06 hissesine sahip olurken Rusya Federal Mülkiyet Yönetim Ajansı (Rosimuşçestvo) yüzde 30,46’lık payı elinde tuttu.
Geriye kalan hisselerin yüzde 2,43’ü Aeroflot’a, yüzde 1,05’i ise havalimanı yönetimine geçti.
Şeremetyevo Holding 2020 yılında devlete ait hisseleri satın almak üzere başvuruda bulunmuş, ancak daha sonra işlemden vazgeçmişti. Bu vazgeçmeyle birlikte havalimanının mülkiyeti bütünüyle özel sektöre devredilmemişti.
Rusya
Rusya, Alman gazeteci Michael Martens hakkında arama kararı çıkardı

Rusya İçişleri Bakanlığı, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı. Kararın, gazetecinin Ukrayna ve Sırbistan liderlerinin basın toplantısında Rus askerlerinin öldürülmesine dair yönelttiği sorunun ardından alındığı bildirildi. Rusya Dışişleri Bakanlığı ve ilgili diplomatik misyonlar gazetecinin ifadelerine sert tepki gösterdi.
Rusya, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ) gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı.
RBK’ya konuşan kolluk kuvvetlerindeki iki kaynak, kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in ortak basın toplantısının ardından alındığını aktardı.
Rusya İçişleri Bakanlığının arananlar veri tabanında, Martens’in Rusya Ceza Kanunu’nun ilgili maddesi uyarınca arandığı bilgisi yer alıyor.
Martens söz konusu basın toplantısında, Avrupa ülkelerinin “daha fazla Rus’un öldürülmesine yardımcı olmak” için neler yapabileceğini sormuştu.
Gelişmelerin ardından FAZ gazetesi, sorunun ifade ediliş biçimini “yanıltıcı” olarak nitelendirerek kurumun yayın politikasının “mümkün olduğunca çok sayıda Rus askerinin öldürülmesine yönelik çağrıları” kapsamadığını vurguladı.
RBK’nın kaynaklarına göre, gazeteci hakkındaki arama kararı Moskova İçişleri Ana Müdürlüğü tarafından 13 Ağustos’ta çıkarıldı.
Martens’e gıyabında Rusya Ceza Kanunu’nun 282. maddesinin 2. fıkrası uyarınca nefret veya düşmanlığı körükleme suçlaması yöneltildi. Soruşturma makamlarının yakın zamanda mahkemeye başvurarak gazeteci hakkında gıyabi tutuklama talep etmeyi planladığı belirtildi.
Rusya’nın Berlin Büyükelçiliği, Martens’in sözlerini “iğrenç” olarak nitelendirerek Moskova’nın hukuki mekanizmaları kullanma ihtimalini değerlendireceğini duyurdu.
Diplomatik temsilcilik, Martens’in fiilen Zelenskiy’e Rus askerlerinin öldürülmesi konusunda yardım teklif ettiğini ve gazetecinin daha sonra sosyal medyada yaptığı paylaşımların “her türlü yanlış anlaşılmayı ortadan kaldırdığını” açıkladı.
Büyükelçilik ayrıca Alman makamlarının, Almanya Gazeteciler Birliği dahil olmak üzere meslek örgütlerinin ve meslektaşlarının çoğunluğunun bu ifadeleri kınamamasını “üzüntü verici” bulduğunu bildirdi.
Büyükelçilik açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
“FAZ’ın kısa açıklaması maalesef durumu kökten değiştirmiyor. Gazetenin Michael Martens’in ifadelerindeki ‘muğlaklığa’ sığınma girişimi eleştirilere dayanamaz; nitekim gazeteci sonrasında tam olarak söylediği şeyi kastettiğini ve bunda kınanacak bir yön görmediğini defalarca teyit etti.”
Rus diplomatlar, ifade özgürlüğünün, “burada resmi düzeyde iddia edildiği gibi” Almanya’nın resmi olarak çatışma halinde bulunmadığı bir devletin vatandaşları da dahil olmak üzere insanların öldürülmesine yönelik aleni çağrıları kapsamaması gerektiğini değerlendirdi.
Rusya’nın Washington Büyükelçiliği ise Martens’in sorusunu “Freudyen bir dil sürçmesi” olarak nitelendirdi ve bu çıkışın Alman makamlarının “Rusya-ABD cepheleşmesi” yönündeki arzusunu yansıttığını öne sürdü.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da Sırbistan makamlarına çağrıda bulunarak Martens’in sorusuna tepki göstermelerini istedi.
Gazetecinin ifadelerini kabul edilemez olarak nitelendiren Lavrov, Vucic’in bu soruyu duyduğunda “adeta donakaldığına” dikkat çekti.
Lavrov, bu tür görüşlere sahip bir kişinin medyada veya devlet kurumlarında görev almaması gerektiğini söyledi.
Görüş2 hafta önceTürkiye ve İsrail ilişkilerinin geleceği
Dünya Basını2 hafta önceThe Jerusalem Post: Suudi Arabistan-Türkiye-Pakistan savunma anlaşması İsrail’e tehdit
Ortadoğu2 hafta önceMısır, üçlü pakta neden katılmadı?
Diplomasi2 hafta önce‘İslami NATO’ mu? Yeni savunma paktı Hindistan’ı neden tedirgin ediyor?
Diplomasi2 hafta önceUkrayna, Türkiye’den 70 ATACMS ve diğer ABD menşeli silah satın aldı
Rusya6 gün önceDört AB ülkesi daha Rus pasaportlarına kısıtlama getiriyor
Dünya Basını5 gün önceThe Economist, Daron Acemoğlu’nu yerden yere vurdu: “Sığ ve inandırıcılıktan uzak”
Asya2 hafta önceVietnam, yerli üretim en büyük denizaltı savunma gemisinin inşasına başladı










