Amerika
Moody’s Başekonomisti Zandi: ABD zaten resesyona girdi

Moody’s Analytics Başekonomisti Mark Zandi, kendi geliştirdikleri ekonomik göstergeye dayanarak ABD ekonomisinin halihazırda resesyona girmiş olabileceğini belirtti. İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana tüm ekonomik daralmaları isabetle tahmin eden Vicious Cycle Index (VCI), ocak ayından bu yana kritik eşiğin üzerinde seyrediyor.
Ekonomistler arasında ABD ekonomisinin bir resesyonun eşiğinde olup olmadığına dair aylardır süregelen tartışmalar sürerken, Moody’s Analytics Başekonomisti Mark Zandi’den kritik bir açıklama geldi.
Zandi, kendisi ve meslektaşları tarafından geliştirilen “Vicious Cycle Index” (VCI) adlı ekonomik göstergenin, ABD ekonomisinin halihazırda bir daralma sürecine girdiğine işaret ettiğini belirtti.
Ekonominin resesyona ne zaman girdiğini işsizlik oranındaki artış hızı üzerinden saptayan bir araç olan VCI, “Sahm kuralı”nın işgücüne göre ayarlanmış bir versiyonu olarak tanımlanıyor.
Sahm kuralı, işsizlik oranının üç aylık ortalamasının, son 12 ay içindeki en düşük seviyesinin 0,5 puan üzerine çıkması durumunda resesyon sinyali veriyor.
VCI ise bu hesaplamayı, işgücüne katılım oranının beş yıllık hareketli ortalamasını kullanarak güncelliyor. Endeks, üç aylık ortalamanın son bir yıl içindeki seviyesini bir tam puan aşması durumunda alarm veriyor.
Zandi, VCI değerinin Ocak ayında bir puanlık eşiği aştığını ve son üç aydır bu yüksek seviyede kalmaya devam ettiğini bildirdi.
Mark Zandi, VCI hakkında LinkedIn üzerinden yaptığı paylaşımda, söz konusu endeksin İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana gerçekleşen her resesyonu, hiçbir hatalı sinyal vermeksizin doğru tahmin ettiğini vurguladı.
Zandi, “Eğer bu endeks tetiklendiyse, Ulusal Ekonomik Araştırma Bürosu İş Döngüsü Tarihleme Komisyonu’nun bunu teyit etmesi zaman alabilir; ancak biz zaten resesyondayız” ifadelerini kullandı.
Ekonomik düşünce sisteminde resesyon korkuları, bir dizi olumsuz gelişmenin etkisiyle yeniden güç kazandı. Zandi de dahil olmak üzere pek çok ekonomist, gelecek yıl içinde bir resesyon yaşanma olasılığına dair tahminlerini yukarı yönlü revize etti.
Bu durumun temel nedenleri arasında, İran savaşı kaynaklı petrol şokunun ekonomide yarattığı sarsıntı öne çıkıyor. Tüketici güveninin düşük seyrettiği bu süreçte, işverenler de geçen aya kadar zayıf istihdam verileri paylaştı. Birçok uzman, büyüme ve işsizlik kaygıları arasında stagflasyon tehlikesini de dile getirdi.
Mart ayı istihdam raporu, beklentileri aşarak 178 bin yeni iş eklendiğini gösterse de Zandi, bu sonuçların ekonominin genel tablosu hakkında yanıltıcı bir görünüm sunduğunu kaydetti.
X platformu üzerinden açıklama yapan Zandi, “Mart ayındaki büyük bordrolu istihdam artışından teselli bulmayın. Bu artış, sert kış koşulları ve Kaiser Permanente’deki işçi grevinin istihdam üzerinde ağır baskı yarattığı şubat ayındaki büyük düşüşün ardından geldi” değerlendirmesinde bulundu.
Zandi, eklenen yeni işlerin çoğunun İran savaşının yol açtığı ekonomik hasarı yansıtmadığını ve sağlık sektörü hariç tutulduğunda ekonominin aslında istihdam kaybettiğini belirtti.
Zandi, LinkedIn paylaşımında VCI değerinin yüzde 5 seviyelerine yaklaştığını, bunun da mart ayı istihdam raporunda görünenden daha derin sorunlara işaret ettiğini ifade etti.
Başekonomist, “Bu durum, iş bulma ümidini kaybeden çalışanların işgücünden tamamen çekilmesiyle, işgücü piyasasında manşet işsizlik oranının ima ettiğinden daha fazla bir gevşeme olduğunu gösteriyor” dedi.
VCI endeksindeki bu görünüm, KPMG Başekonomisti Diane Swonk’un mart ayı istihdam rakamlarına ilişkin değerlendirmesiyle de örtüşüyor.
Swonk, yakın zamanda Fortune dergisine verdiği mülakatta, “İşsizlik oranı düştü; ancak yanlış nedenlerle: işgücüne katılımda yaşanan kayıp sebebiyle” açıklamasında bulunmuştu.
VCI endeksinin özel bir mülkiyete tabi araç olduğu ve dayandığı Sahm kuralının her zaman isabetli sonuçlar vermediği kaydediliyor.
Nitekim söz konusu gösterge 2024 yazında da alarm vermiş, ancak faiz indirimlerinin sağladığı “yumuşak iniş” sayesinde ABD ekonomisi resesyona girmemişti.
Sahm kuralı şubat ayında, resesyon eşiği olan 0,5 puanın altında kalarak yalnızca 0,26 puanlık bir artış göstermişti.
VCI endeksinin de Sahm kuralındaki istisnalar gibi, ABD ekonomisinin halihazırda bir resesyonun içinde olduğuna dair mutlak bir garanti sunmadığı belirtiliyor.
Zandi, günümüzün alışılmadık ekonomik koşulları göz önüne alındığında, endeksin hatalı çıkma ihtimalinin bulunduğunu da not etti.
Buna karşın, birden fazla kuruluş resesyon beklentilerini yükseltti. Moody’s Analytics, gelecek 12 ay içinde ABD’nin resesyona girme olasılığını yüzde 48,6 olarak öngörürken, Goldman Sachs bu ihtimali yüzde 30, EY-Parthenon ise yüzde 40 olarak belirledi.
Zandi, en azından VCI endeksinin, mart ayı istihdam raporundaki güçlü rakamların etkisini dengelediğini savundu. Zandi, “VCI, mart ayı bordrolu istihdam artışının önemini ciddi şekilde düşük tutmak için bir başka geçerli neden sunuyor” dedi.
Amerika
Çin’e 300 milyon dolarlık Nvidia çipi kaçırmakla suçlanan iş insanı gözaltında

ABD’de federal savcılar, Çin’e 300 milyon dolar değerinde yapay zeka çipi içeren sunucu kaçırmakla suçlanan Amerikalı iş insanı Greg Louie’yi gözaltına aldı. Şüphelinin 2023 ve 2024 yıllarında gerekli hükümet lisansını almadan Malezya ile Singapur üzerinden transit sevkiyat yaptığı belirtiliyor.
ABD’de federal savcılar, California’da yaşayan iş insanı Greg Louie’yi Nvidia üretimi yapay zeka çiplerini barındıran 300 milyon dolarlık sunucuları Çin’e yasa dışı yollarla ihraç etmek suçlamasıyla gözaltına aldı.
Bloomberg’ün haberine göre, Earthmade Computer Inc. adlı özel şirketin sahibi olan Louie, iş yerine geldiği sırada yakalandı.
Amerikalı iş insanına İhracat Kontrolü Reform Yasası’nı ihlal etmek amacıyla komplo kurmak, kaçakçılık ve kara para aklamak amacıyla komplo kurmak suçlamaları yöneltildi.
Soruşturma dosyasında, Louie’nin 2023 ile 2024 yılları arasında kimliği henüz tespit edilemeyen kişilerle ortak hareket ederek ileri teknoloji Nvidia çipleriyle donatılmış sunucuları Çinli müşterilere sevk ettiği kaydedildi.
Söz konusu sevkiyatların gerçekleşmesi için ABD hükümetinden özel lisans alınması şartı aranıyordu, ancak şüphelinin resmi makamlara herhangi bir lisans başvurusu yapmadığı tespit edildi.
Donanımların Malezya ve Singapur üzerinden transit geçirildiği, bu ülkelerden de yasa dışı biçimde yeniden ihraç edilerek Çin’e ulaştırıldığı belirlendi.
Washington yönetimi son yıllarda Pekin’in gelişmiş yapay zeka donanımlarına erişimini engellemeye çalışırken, Çin kendi üretim kapasitesini artırma ve yaptırımları aşacak alternatif güzergahlar bulma arayışını sürdürüyor.
ABD hükümeti, 2022 yılında Nvidia ürünlerinin Çin ve Rusya’ya ihracatına lisans zorunluluğu getirmişti. Kısıtlamalar, özellikle yapay zeka operasyonlarında kullanılan A100 ve H100 serisi grafik işlem birimlerini (GPU) hedef alıyor.
Öte yandan Washington yönetimi ocak ayında Nvidia’ya, H200 dahil güçlü yapay zeka çiplerini Çin’e satabilmesi için izin verdi. Şirketin bu satışları gerçekleştirebilmesi için elinde yeterli miktarda ürün tedariki sağladığını belgelemesi gerekiyor.
The Information gazetesi daha önce Pekin yönetiminin, ByteDance ve Alibaba gibi ülkenin önde gelen teknoloji devlerinin belirli Nvidia GPU’larını satın almasına onay vermeyi değerlendirdiğini yazmıştı.
Eylül ayı başında The New York Times gazetesi de ABD’nin yaptırım listesinde yer alan Çin merkezli teknoloji şirketi Inspur’un kısıtlamalara rağmen Nvidia çipleri dahil ileri Amerikan teknolojilerini sattığını öne sürdü.
Gazetenin haberinde, söz konusu ağda Inspur’un ABD’deki iştiraki Aivres şirketinin kilit rol üstlendiği kaydedildi.
Amerika
Mahkemeden 110 milyar dolarlık Paramount ve Warner Bros. birleşmesine onay

ABD federal mahkemesi, Paramount’un Warner Bros.’u 110 milyar dolara devralmasına yönelik uzlaşmayı onaylayarak birleşmenin önünü açtı. Şirket, varılan mutabakat uyarınca beş yıl boyunca yılda en az 30 film vizyona sokacak ve yerli yapımlara yıllık 300 milyon dolar ek yatırım yapacak.
ABD’de federal mahkeme, medya şirketi Paramount’un Warner Bros. Discovery’yi 110 milyar dolara devralmasına onay verdi.
ABD Bölge Yargıcı Araceli Martinez-Olguin, tarihin en büyük medya birleşmelerinden birini engellemek amacıyla Kaliforniya öncülüğündeki 12 eyaletin açtığı davada tarafların 21 Eylül’de vardığı uzlaşmayı onayladı.
Eyaletler, birleşmenin sinema ve televizyon alanında nihai tüketiciler için fiyatları artırabilecek bir tekel yaratacağını savunuyordu.
Yargıç Martinez-Olguin ise uzlaşmayı “makul, fiili ve hukuki bir çözüm” olarak nitelendirdi.
Onaylanan uzlaşma şartlarına göre şirket, beş yıl boyunca ABD sinemalarında her yıl en az 30 film vizyona sokmak ve ülke içindeki yapımlara yılda 300 milyon dolar ek kaynak aktarmak zorunda kalacak.
Şartların yerine getirilmemesi durumunda Paramount, Miramax film stüdyosunu satma yaptırımıyla karşılaşabilecek.
Anlaşma ayrıca kablolu yayın müzakerelerinin iki şirketin kanalları için ayrı ayrı yürütülmesini ve Paramount bünyesindeki CBS News ile Warner Bros.’a ait CNN’i denetleyecek bağımsız bir gazeteciler kurulu oluşturulmasını zorunlu kılıyor.
Kaliforniya Adalet Bakanlığı temsilcisi, varılan uzlaşmanın rekabet konusundaki endişeleri giderdiğini, tüketici tercihlerini güvenceye aldığını ve Kaliforniyalı çalışanların geleceğini gözettiğini açıkladı.
Şirketler ayrıca Amerika Yazarlar Birliği (WGA) ile yürütülen antitröst davasında da anlaşmaya vardı.
Bu kapsamda sendikanın sağlık fonuna 17,5 milyon dolar ödenecek ve CBS News bünyesindeki WGA istihdam seviyesi beş yıl boyunca korunacak.
Paramount, birleşmenin tamamlanmasıyla birlikte oyuncak üreticisi Mattel’in CEO’su Ynon Kreiz’in şirkette Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO David Ellison ile ortak CEO görevini üstleneceğini duyurdu. Satın alma sürecinin 6 Ekim Salı günü tamamlanması bekleniyor.
Yaklaşık 110 milyar dolarlık devralma işlemi, Paramount Pictures, CBS, Paramount+, HBO ve CNN gibi dev medya varlıklarını tek çatı altında toplayacak.
Süreç, Paramount’un Netflix ile girdiği rekabeti kazanmasının ardından şekillendi.
Warner Bros. daha önce stüdyo operasyonları, HBO ve HBO Max yayın platformu için Netflix ile 82,7 milyar dolarlık satış üzerinde anlaşmış, ancak Netflix’in teklif artırmaması üzerine Warner Bros. Discovery şubat ayında Paramount’un teklifini kabul etmişti.
Paramount ise süreçte rakibi Netflix’i “yakıp yıkma taktiği” izlemekle suçlamıştı.
Mahkemece onaylanan uzlaşmaya bazı eyalet başsavcıları tepki gösterdi. Süreçte özellikle Massachusetts, New York, Connecticut ve Minnesota eyaletlerinin savcıları uzlaşma şartlarına itiraz etti.
Connecticut Başsavcısı William Tong, ofisinin CNN ile CBS News birimlerinin tamamen elden çıkarılarak yapıdan ayrılmasını talep ettiğini, bağımsız bir denetim kurulu kurulmasının önemine rağmen tam ayrışmayı sağlayamadıklarını belirtti.
Söz konusu birleşme temmuz ayından bu yana federal mahkeme kararıyla askıya alınmış durumdaydı.
Paramount daha sonra yasal süreç tamamlanana veya birleşme anlaşmasının vadesi olan Haziran 2027’ye kadar devralmayı tamamlamamayı taahhüt etmişti.
Amerika
ABD’den gizlenen nükleer testleri yakalamak için yer altında deney

ABD Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi, yer altında gizlenen düşük kapasiteli nükleer patlamaları tespit etmek amacıyla Nevada sahasında kimyasal patlayıcılarla deney gerçekleştirdi. Ölçümlerde sismometreler, sesötesi sensörler ve radyoaktif izleyiciler kullanılırken kurum yönetimi nükleer tespit kapasitesinde geride kalmayacaklarını açıkladı.
ABD Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi (NNSA), düşük kapasiteli nükleer patlamaların tespit edilmesine yönelik bir deneme gerçekleştirdiğini duyurdu.
Kurumun basın servisinden yapılan açıklamaya göre çalışma, Nevada Ulusal Güvenlik Sahası’ndaki P Tüneli’nde kimyasal patlayıcılar ve radyoaktif izleyiciler kullanılarak yapıldı.
Denemeden elde edilen verilerin, ABD’nin nükleer patlamaları tespit etme kapasitesini güçlendirme çalışmaları kapsamında bilimsel modellerin sınanması ve algoritmaların hassaslaştırılması amacıyla kullanılacağı kaydedildi.
NNSA, deneyin özellikle sismik etkisi zayıflatılmış patlamaların tespit edilmesine odaklandığını bildirdi.
Klasik yer altı nükleer denemelerinde patlayıcı düzenek kayayla doğrudan temas edecek biçimde derin kuyulara yerleştiriliyor ve patlama dalgası çevreye tam olarak ulaşıyor.
Öte yandan sismik etkisi azaltılmış yöntemde düzenek geniş bir yer altı odasında patlatılıyor; bu uygulama patlamanın yarattığı sismik izi önemli ölçüde düşürüyor.
Deney sırasındaki ölçümler ivmeölçerler, sismometreler, elektromanyetik ve sesötesi sensörler, radyoaktif izleyici örnekleyicileri ile meteoroloji aygıtlarını kapsayan gelişmiş algılayıcı sistemleriyle yürütüldü.
NNSA Başkanı Brandon Williams, nükleer faaliyetlerin saptanmasının nükleer uzmanlık gerektirdiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bu tür deneyler Amerika’nın tespit kabiliyetinde rakipsiz kalmasını sağlıyor. Başkan Donald Trump yönetimi, Birleşik Devletler’in güç konumundan hareket edeceğini açıkça ortaya koydu. Amerikan inovasyonundan kaçış yok. Bu deneyle net bir mesaj veriyoruz: Bu yönetim döneminde Amerika’nın geride kalmasına asla izin verilmeyecektir.”
Nevada’daki deneme planını mayıs ayı ortasında duyuran Williams, yabancı ülkelerdeki nükleer testleri tespit edecek sensörlerin bu sonbaharda test edileceğini belirtmişti.
Williams o dönemde, hasım ülkelerin Kapsamlı Nükleer Testlerin Yasaklanması Antlaşması’nı (CTBT) arkadan dolanarak yürüttüğü nükleer denemeleri saptamak ve sismik sensörlerin verimini artırmak amacıyla merkezi olmayan testler uyguladıklarını dile getirmişti.
ABD’de nükleer test tartışması, Donald Trump’ın geçen yıl nükleer silah denemelerine “eşit şartlarda” yeniden başlayacaklarını açıklamasının ardından hareketlendi.
ABD’nin deneme yapmayan tek ülke olarak kalmasını istemediğini savunan Trump, Rusya, Çin, Kuzey Kore ve Pakistan’ın nükleer testler gerçekleştirdiğini öne sürdü.
Washington yönetimi şubat ayında da Rusya ve Çin ile eşit şartlar temelinde nükleer denemelere dönmeye hazır olduğunu bildirdi.
Birleşmiş Milletler ise mayıs ayı başında yaptığı değerlendirmede, Rusya ve ABD’nin nükleer testlere yeniden başlamasının dünya genelindeki diğer ülkeleri de aynı yönde adım atmaya sevk edeceği uyarısında bulundu.
Asya2 hafta önceJaponya Merkez Bankası faizleri 1995’ten bu yana en yüksek seviyeye çıkardı, yen değer kaybetti
Asya2 hafta önceGüney Kore lideri Lee, ABD baskısına rağmen Ortadoğu’da savaşa dahil olmayacaklarını söyledi
Diplomasi5 gün önceEast-West Forum İstanbul’da toplandı: Çok kutupluluk geri döndürülemez
Ortadoğu2 hafta önceEnsarullah lideri: Suudi Arabistan’ın Mekke iddiası ‘asrın yalanı’
Asya2 hafta öncePakistan’a Katar’dan ikinci LNG sevkiyatı yapılacak
Diplomasi1 hafta öncePalantir nasıl Ukraynalıları kobay faresine dönüştürdü?
Diplomasi1 hafta önceEast-West Forum İstanbul’da kapılarını açıyor
Asya2 hafta önceSoftBank, OpenAI yatırımı için 11 milyar dolar borçlanacak












