Bizi Takip Edin

Rusya

Moskova’da milyarder Hodorkovski’ye gıyaben 10 yıl hapis cezası verildi

Yayınlanma

Rusya’da mahkeme, eski petrol şirketi Yukos’un yöneticisi Mihail Hodorkovski’yi ordu hakkında dezenformasyon yayma suçlamasıyla gıyaben 10 yıl hapis cezasına çarptırdı. Savcılığın 14 yıl hapis talep ettiği davada savunma makamı, yurt dışında yaşayan iş insanının beraatini istedi. Kararda ayrıca Hodorkovski’ye internet sitelerini yönetme konusunda beş yıl süreyle yasak getirildi.

Moskova’daki Meşçanskiy Bölge Mahkemesi, eski petrol şirketi Yukos’un yöneticisi Mihail Hodorkovski’yi, Rusya ordusu hakkında iki ayrı olayda dezenformasyon yaymaktan suçlu bularak gıyaben 10 yıl hapis cezasına çarptırdı.

Rusya Adalet Bakanlığı tarafından yabancı ajanlar siciline dahil edilen Hodorkovski hakkında karar veren yargıç Oksana Goryunova, hapis cezasının yanı sıra sanığa beş yıl boyunca internet sitelerini yönetme yasağı getirdi. Davada iddia makamı, eski Yukos yöneticisi için 14 yıl sömürge tipi cezaevinde hapis cezası talep etmişti.

Hodorkovski hakkında orduya yönelik askeri “dezenformasyon” suçlamasıyla yürütülen ceza davası Eylül 2023’te açılmıştı. Davaya, Hodorkovski’nin 9 Eylül 2022 tarihinde eski adı Twitter olan X sosyal medya platformunda yaptığı bir paylaşım ile 9 Temmuz 2024 tarihinde YouTube kanalında yayınladığı bir video gerekçe gösterildi.

Davanın ilk suçlamasında, Maliye Bakan Yardımcısı İrina Okladnikova’nın Başbakan Yardımcısı Dmitriy Grigorenko’ya yazdığı mektup gibi görünen ve Ukrayna’daki askeri operasyonda hayatını kaybedenlerin yakınlarına yapılacak ödemelerden bahseden bir belgenin fotoğrafı yer alıyordu. İddianameye göre bu mektup sahteydi ve iş insanının açıklamaları Savunma Bakanlığının resmi tutumuyla uyuşmuyordu. Dezenformasyon yayılmasına ilişkin ikinci suçlama ise Kiev’deki bir hastanede meydana gelen hasara odaklanıyordu.

Rusya Savunma Bakanlığı, saldırıların yalnızca Ukrayna’nın askeri ve enerji tesisleri ile bunlarla bağlantılı altyapıya yönelik olarak gerçekleştirildiğini vurguluyor.

Tarafların savunmalarını sunduğu aşamada savcı, eski Yukos yöneticisi için 14 yıl hapis cezası verilmesini talep etti. Buna karşılık savunma makamı, iş insanının uzun süredir Rusya dışında yaşadığını ve yabancı bilgi kaynaklarını kullandığını, bu nedenle yayınlanan bilgilerin asılsız olduğunu kesin olarak bilmesinin mümkün olmadığını belirterek beraatini istedi.

Geçen yılın ekim ayında Federal Güvenlik Servisi (FSB), Hodorkovski hakkında iktidarı şiddet yoluyla ele geçirme ve terör örgütü kurma suçlamasıyla yeni bir ceza davası açıldığını duyurmuştu. Soruşturma makamı, askeri operasyonun başlamasının ardından kurulan ve Rusya’da istenmeyen organizasyon ilan edilen, aynı zamanda terör örgütü kabul edilerek yasaklanan “Rusya Savaş Karşıtı Komitesi” adlı yapının program belgelerinde, Rusya’daki mevcut yönetimin değiştirilmesine yönelik çağrıların yer aldığını belirtiyor. Davada Mihail Hodorkovski’nin yanı sıra eski Başbakan Mihail Kasyanov, gazeteci Vladimir Kara-Murza, ekonomist Sergey Guriyev, eski Devlet Duması Milletvekili Dmitriy Gudkov ve satranç oyuncusu Garri Kasparov da şüpheli olarak yer alıyor. Bu isimlerin tamamı Adalet Bakanlığı tarafından yabancı ajan siciline dahil edilmiş durumda bulunuyor.

Moskova’daki Meşçanskiy Bölge Mahkemesi, 2005 yılında Hodorkovski’yi dolandırıcılık, mülke zarar verme ve vergi suçlarından suçlu bulmuştu.

2010 yılında ise Moskova’nın Hamovniçeskiy Bölge Mahkemesi, petrol hırsızlığı ve suçtan elde edilen gelirlerin yasallaştırılması davasında iş insanı hakkında ikinci mahkumiyet kararını vermişti. Mahkeme kararlarının yeniden incelenmesinin ardından nihai ceza süresi on yıl yedi ay hapis olarak belirlenmişti.

Cumhurbaşkanı Vladimir Putin’in af kararnamesini imzalamasının ardından Aralık 2013’te Rusya’dan ayrılan Hodorkovski, iki yıl sonra Nefteyugansk Belediye Başkanı Vladimir Petuhov’un öldürülmesini ve iş insanı Evgeniy Rıbin’e yönelik suikast girişimlerini organize etmekle suçlanarak gıyaben tutuklanmıştı. İş insanı halen uluslararası düzeyde arananlar listesinde yer alıyor.

Rusya

Rus yatırımcılar yargı hakkının sınırlandırılmasını Merkez Bankasına şikayet etti

Yayınlanma

Rusya Bireysel Yatırımcılar Birliği (AVO), aracı kurumların sözleşmelere yargı yeri olarak kendi merkezlerini eklemesini Rusya Merkez Bankası ve Ulusal Menkul Kıymetler Piyasası Katılımcıları Birliğine (NAUFOR) şikayet etti. AVO, bu durumun bireysel yatırımcılar için aşılmaz bir engel oluşturduğunu belirtirken, NAUFOR uygulamada bir sorun olmadığını ve mevcut sistemin gıyabi yargılamaya izin verdiğini açıkladı.

Rusya Bireysel Yatırımcılar Birliği (AVO), bireysel yatırımcıların yargısal korumaya erişiminin sistemli bir şekilde sınırlandırılması uygulaması nedeniyle Rusya Merkez Bankası ve Ulusal Menkul Kıymetler Piyasası Katılımcıları Birliğine (NAUFOR) başvurdu.

Rusya Merkez Bankası Başkanı Elvira Nabiullina ve NAUFOR Başkanı Aleksey Timofeyev hitaben yazılan mektubun metni birliğin resmi internet sitesinde yayımlandı.

Şikayete konu olan husus, aracı kurumların müşterilerine herhangi bir alternatif sunmadan, hizmet yönetmeliklerine olası uyuşmazlıkların yalnızca aracı kurumun bulunduğu yerde görülmesine ilişkin bir madde eklemesi. AVO, bu şartın Rus yatırımcıların önemli bir kısmı için yargısal koruma önünde aşılmaz bir engel teşkil ettiğini savunuyor.

AVO tarafından gönderilen mektupta, “Rusya menkul kıymetler piyasasındaki milyonlarca bireysel yatırımcı resmi olarak yargısal koruma hakkına sahip görünmekle birlikte, fiilen bu haktan mahrum bırakılmaktadır” ifadesine yer verildi.

Sektör temsilcileri uygulamada sorun görmüyor

NAUFOR Başkanı Aleksey Timofeyev, birçok aracı kurumun yönetmeliğinde uyuşmazlıkların çözüm yeri olarak kurum merkezinin gösterildiğini doğruladı.

Ancak aracı kurumlar birliği, bu uygulamanın bir sorun teşkil etmediği görüşünü taşıyor. Timofeyev konuya ilişkin üç temel hususa dikkat çekti:

Müşterinin aracı kuruma dava açması durumunda bu uygulama, uyuşmazlıkların davalının yerleşim yerinde görülmesine ilişkin genel usul kuralıyla uyumlu.

Timofeyev, “Aracı kurumların müşterilere açtığı davalar neredeyse hiç yaşanmamaktadır. Müşterilerle etkileşim teknolojisi, uyuşmazlıkların mahkeme yoluyla çözülmesini en aza indirmeyi amaçlamaktadır” dedi.

Zengin müşterilerle yakın çalışan en büyük perakende aracı kurumların yönetmeliklerinde, uyuşmazlıkların davacının yerleşim yerinde veya hizmet aldığı ilgili şubede görülmesi öngörülüyor.

Mevcut usul kuralları, mahkemenin nerede olduğuna bakılmaksızın uyuşmazlıkların gıyabında yürütülmesine imkan tanımıyor.

Merkez Bankası basın servisinin konuyla ilgili sorulara henüz yanıt vermediği bildirildi.

Yatırım hesabı ile mevduat hesabı arasındaki fark

AVO, aracı kurum yönetmeliklerinde yer alan özel şart nedeniyle uyuşmazlıkların yalnızca aracı kurumun bulunduğu yerdeki mahkemeler tarafından incelendiğini belirtti.

Birlik bu duruma şu somut örnekleri gösterdi:

Alfa-Bank bünyesinde yatırım hesabı açan bir yatırımcı, uyuşmazlık durumunda yalnızca Moskova’daki Meşçanskiy Bölge Mahkemesine başvurmak zorunda.

BCS şirketinde sözleşme imzalayan bir vatandaş, uyuşmazlığın çözümü için Novosibirsk’teki Tsentralnıy Bölge Mahkemesine müracaat etmek mecburiyetinde.

Birlikten yapılan açıklamada, aracı kurumların bu duruma gerekçe olarak yatırımcının yetki şartını “gönüllü olarak kabul ettiğini” öne sürdüğü aktarıldı.

Ancak AVO, müşterinin sözleşme metninde değişiklik teklif etme imkanı bulunmadığını, müşterinin ya aracı kurum tarafından hazırlanan çok sayfalı standart belgeye katılmak ya da hizmetten tamamen vazgeçmek zorunda kaldığını vurguladı.

Mektupta ayrıca banka ve yatırım hesapları arasındaki asimetriye dikkat çekildi.

Bir Rus vatandaşının banka mevduatına para yatırması halinde kendi ikametgahında yargı yoluna başvurma hakkı bulunurken, aynı parayı aynı bankanın uygulamasındaki yatırım hesabına aktarması durumunda bu hakkı kaybederek başka bir şehirde dava açmak zorunda kaldığı ifade edildi.

AVO, Rusya Anayasa Mahkemesinin daha önce verdiği kararlara atıfta bulunarak, yargısal koruma hakkının sadece mahkemeye başvurma konusundaki resmi imkanı değil, adaletin fiilen erişilebilir olmasını da kapsadığını hatırlattı.

Birlik, vatandaşın yargılama sürecine tam olarak katılabilmesi, mahkemece dinlenmesi ve haklarını etkin bir şekilde savunabilmesi gerektiğini belirtti.

Anayasa Mahkemesinin vurguladığı üzere bu güvencelerin Rusya Anayasası’nın 46. maddesinden doğrudan kaynaklandığı ve adil yargılanmanın temel bir unsuru olduğu kaydedildi.

Birlik açıklamasında şu değerlendirmede bulundu:

“Vatandaşların büyük çoğunluğu başka bir bölgedeki mahkemeye gitmeyecektir. Bu durum, taleplerinin haksız olmasından veya mahkemeye güvenmemelerinden kaynaklanmamaktadır. Bunun nedeni, hakkın korunması için yapılacak masrafların, davanın ekonomik değerinin üzerine çıkmasıdır. İşte bu yüzden aracı kurumun bulunduğu yerdeki yetki şartı, piyasanın profesyonel katılımcısı için konforlu bir alan yaratmaktadır; şikayet sayısı çok olabilir ancak mahkemeye ulaşanlar tek tük kalacaktır.”

Mektupta ayrıca, uzun vadeli yatırımların geliştirilmesinin ve vatandaşların fon piyasasına olan güveninin, erişilebilir ve etkin bir yargısal koruma olmadan mümkün olamayacağı ifade edildi.

AVO, aracı kurum hizmet yönetmeliklerinde vatandaşlara mahkeme yerini seçme hakkının tanınması gerektiğini savunuyor: “Yatırımcılar, davayı aracı kurumun bulunduğu yerde veya kendi ikametgah/bulundukları yerde açabilmeli.”

Birliğe göre bu yaklaşım yatırımcıya haksız bir avantaj sağlamamakta, sadece mevcut dengesizliği ortadan kaldırarak vatandaşın aracı kurumun tescilli adresinin coğrafi konumuna rehin kalmasını engellemiyor.

Bu kapsamda birlik, Rusya Merkez Bankası ve NAUFOR’dan şu adımları atmasını talep etti:

Aracı kurumun bulunduğu yerde tek taraflı yetkilendirme uygulamasının, bireysel yatırımcıların yargısal korumaya erişimi açısından değerlendirilmesi,

Gerçek kişi konumundaki müşteriye, mahkeme yerini aracı kurumun bulunduğu yer veya kendi ikametgahı arasında seçme hakkının verilmesinin değerlendirilmesi.

AVO, yargısal koruma hakkının yatırımcının maddi imkanlarına bağlı olmaması gerektiğini vurguladı: “Bireysel yatırımcılar için mahkemeye erişim, biçimsel bir beyandan ibaret kalmamalı, ikamet edilen yerde hakların korunmasını sağlayan gerçekçi bir mekanizma haline gelmeli.”

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya’da buğday ihraç fiyatları geriledi

Yayınlanma

Rusya’nın buğday ihraç fiyatları, küresel piyasalardaki düşüşe paralel olarak gerilerken analistler fiyatlarda yakın zamanda artış öngörmüyor. Ülkede buğday ihraç fiyatlarındaki düşüşün yanı sıra haziran ayı ihracat tahminleri ve iç piyasadaki tarım ürünleri fiyatları da güncellendi.

Rusya’nın buğday ihraç fiyatları, küresel piyasalardaki gerilemeye paralel olarak geçen hafta düşüş kaydetti. Analistler, fiyatlarda yükseliş yaşanması için şu an bir gerekçe bulunmadığını ifade ediyor.

Tarım Piyasası Konjonktürü Enstitüsü (İKAR) verilerine göre, Novorossiysk limanından teslimat şartıyla (FOB) haziran sonu ve temmuz başında gönderilecek geçen yılın mahsulü, yüzde 12,5 protein içerikli Rus buğdayının ton fiyatı 3 dolar azalarak 242 dolara geriledi. Temmuz ayının ikinci yarısı ile ağustos başında teslim edilecek yeni mahsul buğdayın ton fiyatı ise 2 dolar düşüşle 240 dolara indi.

Reuters’ın haberine göre mayıs ayı buğday ihracatını 3,4 milyon ton olarak tahmin eden İKAR, haziran ayı ihracat öngörüsünü ise en fazla 2,5 milyon ton seviyesinde korudu. Kurum ayrıca geçen hafta, 2026 yılı tahıl hasadı tahminleri ile 2026/27 sezonuna yönelik ihracat öngörülerini yukarı yönlü güncelledi.

Bir diğer analitik kuruluşu SovEkon’un geçen haftanın ikinci yarısına ait verilerine göre, yüzde 12,5 proteinli buğdayın ton fiyatı FOB bazında bir önceki haftaki 243-245 dolar seviyesinden 242-244 dolara geriledi. Kurum, yeni mahsul buğdayın FOB ton fiyatını ise 242 dolar olarak aktardı.

Mayıs ayı buğday ihracatı tahminini geçen haftaya göre 0,1 milyon ton artırarak 3,1 milyon tona yükselten SovEkon, haziran ayı ihracatının 2,5 milyon ton seviyesinde gerçekleşmesini bekliyor.

Demiryolu lojistik operatörü Rusagrotrans ise geçen haftanın ortasında paylaştığı verilerde, mayıs ayı buğday ihracatını 3,06 milyon ton olarak tahmin etti.

Şirket analistlerinin kaydettiği verilere göre, 2025/26 sezonunun temmuz-mayıs dönemini kapsayan bölümünde toplam ihracat 45 milyon ton olarak gerçekleşti.

Rusya Tarım Bakanlığı, Rusya’nın buğday ihracat vergisinin 10-16 Haziran döneminde de sıfır seviyesinde kalacağını duyurdu. Böylece buğdayda gümrük vergisi üst üste sekizinci haftada da sıfır olarak uygulanmış olacak.

İç piyasada ise Rusya’nın Avrupa kısımındaki depolardan teslim şartıylaüçüncü sınıf buğdayın ortalama ton fiyatı 50 ruble artarak 14 bin 50 rubleye yükselirken, dördüncü sınıf buğdayın fiyatı 50 ruble düşüşle 13 bin 600 rubleye geriledi.

Yağlı tohumlar pazarında ayçiçeğinin ortalama ton fiyatı 125 ruble artışla 39 bin 475 rubleye yükselirken, ayçiçek yağının ton fiyatı 95 bin ruble seviyesinde sabit kaldı. Soya fasulyesinin ton fiyatı ise 1050 ruble artış kaydederek 35 bin 50 rubleye ulaştı.

SovEkon verilerine göre ayçiçek yağının ihraç fiyatı FOB bazında 10 dolar artarak ton başına 1300 dolara yükseldi. İKAR verilerinde ise ayçiçek yağının ihraç fiyatının 12 dolar artışla ton başına 1292 dolara ulaştığı belirtildi.

Ayçiçek yağındaki ihraç vergisi ise mayıs ayındaki 4 bin 650,0 ruble seviyesinden haziran ayı için 1337,5 rubleye düşürüldü.

İKAR’ın Rusya’nın güney bölgeleri için hazırladığı beyaz şeker endeksi, 5 Haziran itibarıyla 29 Mayıs’taki ton başına 823,88 dolar seviyesinden 794,08 dolara geriledi. Aynı ürünün ruble cinsinden fiyatı ise kilogram başına 58,8 rubleden 59,0 rubleye yükseldi.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya: İlişkilerin geliştirilmesinde top artık ABD’nin sahasında

Yayınlanma

Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, Moskova’nın ABD ile ilişkileri geliştirmeye açık olduğunu belirterek sorumluluğun Washington yönetiminde olduğunu ifade etti.

Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu (SPIEF-2026) kulisinde NBC News kanalına yaptığı açıklamada, Rusya’nın ABD ile ilişkileri geliştirmeye açık olmaya devam ettiğini ve bu süreçte “topun Washington’ın tarafında” olduğunu belirtti.

Novak, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Rusya, ABD’ye hiçbir zaman sırtını dönmedi. Biz yeni ilişkilere hazır ve açığız. Top sizin sahanızda” ifadelerini kullandı.

Aynı forum kapsamında NBC News kanalına konuşan Rusya Devlet Başkanı Özel Temsilcisi Kirill Dmitriyev de ABD Başkanı’nın Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Donald Trump’ın damadı Jared Kushner ile sürekli temas halinde olduğunu bildirdi.

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov ise CCTV kanalına verdiği mülakatta, Washington’ın bu konuda somut bir hazır olma durumu göstermesi halinde Rusya’nın ABD ile ilişkileri yeniden tesis etmeye hazır olduğunu ifade etti.

Peskov, “Tango iki kişiyle yapılır ve Amerikalılar henüz bunu istemiyor. Bu nedenle sabırlıyız, acele etmemizi gerektiren bir durum yok; Amerikalılar ilişkilerin gerçek anlamda yeniden tesis edilmesine hazır olduklarında biz de karşılık vereceğiz” dedi.

Peskov, daha önce mayıs ayında yaptığı açıklamada ise Moskova ile Washington arasındaki ilişkilerin halen “sıfır noktasında” kalmaya devam ettiğini ve ABD’nin bu ilişkileri düzeltme yönünde henüz bir adım atmadığını dile getirmişti.

Putin: Bizim 300 milyarımızı dondurdular, bizim ise 500 milyarımız var

Diğer yandan, mart ayı sonunda Rus milletvekillerinden oluşan bir heyet ABD’yi ziyaret ederek Amerikan kongre üyeleri ve hükümet yetkilileriyle bir araya geldi.

Duma Uluslararası İlişkiler Komisyonu Birinci Başkan Yardımcısı Vyaçeslav Nikonov (Birleşik Rusya Partisi) başkanlığındaki Rus heyetinin gerçekleştirdiği görüşmelerin ardından Nikonov, tarafların ABD Kongresi bünyesinde Rusya Devlet Duması ile ilişkileri yürütecek bir çalışma grubu kurulması konusunda mutabık kaldıklarını açıkladı.

Rusya ile ABD arasındaki diplomatik ve diğer kanallardan yürütülen temaslar, Donald Trump’ın ikinci başkanlık döneminde, Washington’ın Ukrayna çatışmasının çözüm sürecine katılımı zemininde hareketlendi.

ABD; Rusya ve Ukrayna ile birlikte yürütülen üçlü müzakerelerde taraf olarak yer aldı. Trump, Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Başkan Yardımcısı JD Vance ve diğer Washington temsilcileriyle birlikte Ukrayna çatışmasının çözümünde aktif rol almaya hazır olduğunu belirtmişti.

Buna karşın Rubio, Ukrayna çatışmasının yalnızca diplomatik yollarla çözülebileceğini kaydetmekle birlikte, mevcut temasların henüz bir sonuç vermediğini ifade etti.

ABD Dışişleri Bakanı Rubio ayrıca, Washington’ın Ukrayna’daki çatışmada tarafsız bir arabulucu olmadığını vurguladı.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise Rubio’nun bu sözlerine şaşırdığını belirterek, bu ifadelerin çatışmanın bir “Trump savaşına” dönüşmekte olduğunun kanıtı olduğunu dile getirdi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English