Bizi Takip Edin

Amerika

New York’ta CUNY öğrencilerinden işgal: ‘Aksa Üniversitesi Kütüphanesi’ kuruldu

Yayınlanma

ABD’de Filistin yanlısı protestocular, New York Şehir Koleji (CUNY) ve diğer kampüslerdeki büyük polis baskılarından yaklaşık iki hafta sonra, salı gecesi Manhattan’daki CUNY Graduate Center’ın lobisini kısa süreliğine işgal etti.

Öğrenciler lobide birkaç saat boyunca gösteri yaptı, pankartlar astı ve Merkezin kütüphanesine “Aksa Üniversitesi Kütüphanesi” adını verdi.

Gazze’deki en eski devlet üniversitesi olan Aksa Üniversitesi, İsrail işgali sırasında yıkılmıştı.

Bir grup protestocu da Graduate Center’ın dışında yağmur altında Filistin bayrakları sallayarak arkadaşlarına destek verdi. Onlarca polis binanın dışındaki caddede sıralandı fakat binaya girmedi.

Gösteriye katılan öğrenciler, yöneticileri “İsrail silah, teknoloji ve gözetim şirketlerinden” ayrılmayı müzakere etmeye çağırdı.

Amerikan saatiyle 22:30 sularında Graduate Center’dan çıkan öğrenciler zafer ilan ederek sokaktaki protestoculara müzakereler sonucunda CUNY yöneticilerinin taleplerini tüm öğrenci topluluğuna iletmeyi kabul ettiklerini söyledi.

Protestocular bunun üzerine kütüphaneyi boşalttı ve görevliler hemen kütüphaneyi temizlemeye başladı.

Amerika

ABD’de 100’ü aşkın Demokrat İsrail’e yardımları kesme yönünde oy verdi

Yayınlanma

ABD Temsilciler Meclisinde İsrail’e yönelik yardımların kesilmesini öngören yasa tasarısı değişikliği, Demokrat Partili milletvekillerinin neredeyse yarı yarıya bölünmesine yol açarak reddedildi. Cumhuriyetçi Milletvekili Thomas Massie tarafından sunulan ve kabul edilmesi beklenmeyen tasarı değişikliği için 103 Demokrat kabul, 98 Demokrat ret ve 10 Demokrat çekimser oy kullandı.

ABD Temsilciler Meclisinde, İsrail’e yönelik Amerikan yardımlarının kesilmesini öngören bir yasa tasarısı değişikliği Demokrat milletvekillerini neredeyse eşit oranda ikiye böldü.

Oylama sonucu, partinin tabanından gelen baskıların siyasi dengeleri nasıl değiştirdiğini gösterdi.

CNN’in haberine göre Cumhuriyetçi Milletvekili Thomas Massie öncülüğünde sunulan ve geçme ihtimali bulunmayan sembolik tasarı değişikliği, 104 kabul oyuna karşı 314 ret oyuyla reddedildi.

Oylamada 10 milletvekili ise çekimser kaldı. Demokrat Partili vekillerden 103’ü tasarı lehine oy kullanırken, 98’i karşı çıktı.

Cumhuriyetçi Parti kanadından tasarıyı destekleyen tek isim ise değişikliği teklif eden Massie oldu.

Dışişleri Bakanlığı ve ulusal güvenlik birimlerinin 2027 mali yılı bütçe tasarısına eklenmek istenen değişiklik, ilgili bütçeden İsrail’e kaynak aktarılmasını yasaklamayı ve Yabancı Askeri Finansman Programı’nı, İsrail için ayrılan tutara denk gelen 3,3 milyar dolar düzeyinde azaltmayı öngörüyordu.

Demokrat liderler karşı karşıya geldi

Oylama, Demokrat Parti lider kadrosundaki görüş ayrılıklarını da su yüzüne çıkardı. Temsilciler Meclisi Demokrat Azınlık Lideri Hakeem Jeffries ve Demokrat Grubu Başkanı Pete Aguilar tasarı değişikliğine karşı oy kullanırken, Demokrat Grup Disiplin Kurulu Başkanı Katherine Clark ve eski Meclis Başkanı Nancy Pelosi kabul oyu verdi.

Oylamada çekimser kalan 10 Demokrat milletvekili Ami Bera, Shontel Brown, Janelle Bynum, Sarah Elfreth, Jared Huffman, Betty McCollum, Kelly Morrison, Chris Pappas, Linda Sánchez ve Mike Thompson olarak sıralandı.

Demokrat Azınlık Lideri Jeffries, milletvekillerine gönderdiği mektupta, tasarı değişikliğinin çok geniş kapsamlı olduğunu belirterek insani yardım, mültecilerin yerleştirilmesi, barış inşası ve ABD büyükelçilik faaliyetleri gibi uzun soluklu girişimleri engelleyebileceğini ifade etti.

Jeffries, aşırı sağcı Binyamin Netanyahu hükümeti konusunda gerekli değişimi sağlamanın daha kararlı yolları olduğunu belirterek, “Cumhuriyetçi liderler, kendilerinin de desteklemediği bu değişikliği tamamen partizanca nedenlerle bir silah gibi kullanmaya çalışıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Vance: İsrail destekli kampanya İran mutabakatını sabote ediyor

“Mevcut durum sürdürülemez”

Kabul oyu veren Katherine Clark ise yaptığı açıklamada, tasarı değişikliğinin çok geniş kapsamlı olduğunu ve Cumhuriyetçilerin siyasi rant elde etme çabasını yansıttığını kabul etmekle birlikte farklı bir sonuca vardığını kaydetti.

Clark, “Ancak mevcut durumun sürdürülemez olduğu açıktır. ABD yasalarına, çıkarlarına ve değerlerine uymayan hiçbir ülkeye askeri yardımlar için açık çek vermemeliyiz. Netanyahu hükümeti bu standardı karşılayamadı” dedi.

Clark, değişikliğin tümüne veya Cumhuriyetçilerin niyetine katılmasa da gidişatın değişmesi gerektiğine inandığı için kabul oyu verdiğini bildirdi.

Eski Meclis Başkanı Nancy Pelosi de güçlü ABD-İsrail ilişkilerine ve iki devletli çözüme bağlı olduğunu hatırlatarak, mevcut tasarı değişikliğinin Meclis için talihsiz bir seçim sunduğunu belirtti.

Pelosi, Ortadoğu’da adil ve kalıcı bir barış için ABD politikasının değişmesi gerektiğini vurgulayarak şunları kaydetti:

“ABD, güvenlik ve istikrarın gücü olmalıdır. Amerikan halkı haklı olarak sürekli savaş döngüsünün sona ermesini talep ediyor ve Netanyahu hükümeti mevcut gidişatını sürdüremez. Bu nedenle, bu değişiklik kötü tasarlanmış olsa bile, vereceği mesaj sebebiyle kabul oyu veriyorum.”

Trump silah şirketlerine milyonlarca dolarlık yatırım yapmış

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD genelinde gıda kaynaklı parazit vakaları arttı

Yayınlanma

ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi, ülkede gıda kaynaklı bir parazit hastalığı olan siklosporiyazise yakalandığından şüphelenilen yaklaşık 7 bin kişiyi inceliyor. Laboratuvarda doğrulanmış 1645 vakanın yanı sıra 5 bin 100 şüpheli vaka üzerinde çalışan yetkililer, geçen yılın aynı döneminde bu sayının 250’nin altında olduğunu belirtiyor.

ABD’de güncel federal veriler, yaklaşık 7 bin kişinin, haftalarca süren bağırsak rahatsızlığı ve ishale yol açabilen gıda kaynaklı parazit hastalığı siklosporiyazise yakalanmış olabileceğini gösteriyor.

Laboratuvarda doğrulanmış 1645 yerli vaka kayda geçerken ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC), normal düzeylerin oldukça üzerinde olan 5 bin 100 şüpheli vakanın daha araştırıldığını bildirdi.

Geçen yılın aynı döneminde incelenen vaka sayısı 250’nin altında seyrediyordu.

Hastalığa yol açan parazitin taze sebze ve meyvelere bulaştığı bilinse de sağlık yetkilileri henüz hangi ürün türlerinin veya hangi tedarikçilerin salgınla bağlantılı olduğunu tespit edemediklerini açıkladı.

Salgın nedeniyle bildirilen herhangi bir can kaybı yaşanmazken 141 kişi hastanede tedavi altına alındı. Vakaların 34 eyalete yayıldığı, enfeksiyonların büyük kısmının ise Michigan eyaletinde yoğunlaştığı belirlendi.

Michigan’daki yetkililer pazartesi günü yaptıkları açıklamada, marul veya salata yeşilliklerini salgının potansiyel kaynağı olarak ön bilgiyle tanımlarken Washington Post gazetesi hızlı servis restoran zinciri Taco Bell hakkında inceleme yürütüldüğünü yazdı.

Söz konusu restoran zincirinin, bazı malzemeleri seçili şubelerinden kendi isteğiyle çıkardığı bildirildi.

Sağlık yetkilileri salı günü düzenlenen basın toplantısında herhangi bir ulusal tedarikçi, dağıtıcı veya restoran zincirinin adını vermedi.

ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) Gıdadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Vekili Don Prater, marulun incelenen çok sayıda tarım ürünü arasında yer aldığını kaydetti.

Prater, “Şu aşamada söyleyebileceğim tek şey, marul da dahil olmak üzere birden fazla tarım ürünü üzerindeki kaynak takip incelememizi sürdürdüğümüzdür” dedi.

Sağlık yetkilileri, hafif semptomlar gösteren birçok kişinin tıbbi yardım almadan iyileşmesi ve test yaptırmaması nedeniyle gerçek enfeksiyon sayısının çok daha yüksek olduğunu tahmin ediyor.

Ayrıca bir hastanın salgının parçası olup olmadığını belirlemek birkaç hafta alabiliyor ve belirtiler parazite maruz kaldıktan sonraki iki haftaya kadar ortaya çıkabiliyor.

CDC, en az dört Ortadoğu eyaletinde (Michigan, Ohio, West Virginia ve Kentucky) görülen 400’den fazla vakalık bir grup üzerinde salgın incelemesi başlattığını ve ek vakaların da araştırıldığını duyurdu.

Vakaların epidemiyolojik olarak bağlantılı görünmesi, ortak bir enfeksiyon kaynağına işaret ediyor.

CDC, geçen yılın temmuz ayında FoodNet programı aracılığıyla siklospora ve diğer bazı patojenlere ilişkin verileri düzenli raporlamayı durdurmuştu. Ancak yetkililer, bu gözetim azaltılmasının mevcut salgın üzerinde olumsuz bir etkisi olmadığını ifade etti.

CDC Gıda, Su ve Çevre Kaynaklı Hastalıklar Bölümü Direktör Yardımcısı Gwen Biggerstaff, programa dair şu bilgiyi paylaştı:

“FoodNet, temel amacı politikalarımızı ve önleme faaliyetlerimizi şekillendirmek üzere zaman içindeki eğilimleri incelemek olan güçlü bir programdır.”

Program, gerçek zamanlı salgın tespiti veya müdahalesi için tasarlanmadı. FoodNet kapsamında sadece 10 katılımcı saha yer alıyor ve bunlardan hiçbirinin Michigan’da olmadığı biliniyor.

Biggerstaff, “Dolayısıyla bu sistem bize ulusal gözetimden elde ettiğimiz türden verileri tam olarak sağlamıyor” diye ekledi.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD ordusunda 30 yaş ve üzerine zorunlu testosteron testi

Yayınlanma

ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth, 30 yaş ve üzerindeki askeri personel için yıllık zorunlu testosteron seviyesi ölçümü yapılacağını açıkladı. Hegseth’e göre bakanlık, periyodik sağlık kontrollerine eklenen bu taramayla “askeri personelin muharebe kabiliyetini, direncini ve uzun vadeli sağlığını en üst düzeye çıkarmayı hedefliyor.” Hormon eksikliği tespit edilen askerler, Federal Gıda ve İlaç Dairesinin nisan ayında kolaylaştırdığı hormon ikame tedavisine gönüllü olarak başlayabilecek.

ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth, 30 yaş ve üzerindeki askeri personel için yıllık zorunlu testosteron seviyesi taraması başlatılacağını ve hormonal yetersizlik belirlenen askerlere hormon ikame tedavisi (TRT) sunulacağını duyurdu.

Hegseth, bu girişimi askeri personelin muharebe kabiliyetini ve savaşma gücünü en üst düzeyde tutmanın bir yolu olarak nitelendirdi.

Hegseth, sosyal medya platformu X üzerinden yayımladığı görüntülü mesajda, askerlerin periyodik sağlık değerlendirmelerine dahil edilecek olan bu taramanın 30 yaş ve üzerindeki tüm personeli kapsayacağını, 30 yaşın altındakilerin ise kendi istekleriyle bu teste başvurabileceğini açıkladı.

“Savaşçıların kabiliyetlerini en üst düzeye çıkaracağız”

Hegseth, silah sistemlerine, askeri platformlara ve teçhizata yoğun yatırımlar yapılmasına rağmen ordunun en belirleyici taktik avantajının her zaman her bir asker olduğunu vurguladı.

Bu avantajı koruma yükümlülükleri olduğunu belirten Hegseth, şu ifadeleri kullandı:

“Bu program yapay bir takviye sağlamakla ilgili değil; doğal kabiliyetlerinizi geri kazandırmak ve optimize etmek, yaşam sürenizi korumak, mücadele etmek ve bunu sürdürmek için ihtiyacınız olan biyolojik temeli sağlamakla ilgilidir. Yaşımız ilerledikçe testosteron seviyelerinin genellikle doğal olarak düştüğü bilimsel bir gerçektir. Askerlerimizin en iyi sonuçları gösterebilmesi adına doğru testosteron seviyelerine sahip olmalarını sağlamak için bu yeni tarama programını onayladım.”

Bakan Hegseth, tarama sonucunda tedavi önerilen askeri personelin, hormon ikame tedavisini alma konusunda kararı tamamen kendi rızalarıyla vereceğini kaydetti.

Paylaştığı videoya “Yüksek Testosteronlu Savaş Bakanlığı” notunu ekleyen Hegseth, “Savaşçılarımıza dünyadaki en iyi tıbbi bakımı sunma borcumuz var. Bu program da bu yükümlülüğü yerine getiriyor” dedi.

ABD’de hormon tedavisine yönelik düzenlemeler gevşetildi

Geleneksel erkeklik vurgusu, Donald Trump yönetiminin temel öncelikleri arasında yer alıyor.

ABD Sağlık ve İnsani Hizmetler Bakanı Robert F. Kennedy, ocak ayında yaptığı açıklamada, Medicare ve Medicaid Hizmetleri Merkezi Yöneticisi Mehmet Öz’ün Başkan Trump’ın tıbbi kayıtlarını incelediğini ve 70 yaş üstü bir bireyde görülebilecek en yüksek testosteron seviyesine sahip olduğunu tespit ettiğini aktarmıştı.

Nisan ayında ise ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), onlarca yıldır yalnızca testosteron üretimini etkileyen tıbbi rahatsızlıkları olan erkeklere reçete edilmesini önerdiği hormon ikame tedavisine erişimi genişletme kararı aldı.

Haziran ayında ABD Sağlık ve İnsani Hizmetler Bakanlığı (HHS) ile FDA, hormon ikame tedavisi ilaçlarının kullanım talimatlarını güncelleyerek, yaşa bağlı testosteron düşüşü yaşayan erkeklerde bu tedavinin güvenliği ve etkililiğinin kanıtlanmadığına dair ibareyi metinden çıkardı.

Eski bir Ulusal Muhafız üyesi ve Fox News sunucusu olan Savaş Bakanı Hegseth, göreve gelmesinden bu yana ABD ordusunda herkesin tek bir “erkek standardını” karşılamasını gerektiren daha katı fiziksel yeterlilik standartları getirdi.

Sık sık askeri personelle spor yaparak askerlerin sağlığına dikkat çeken Hegseth, geçen eylül ayında Virginia eyaletinin Quantico kasabasında üst düzey askeri yetkililere hitap ettiği konuşmasında, orduda aşırı kilolu personel ya da “şişman generaller ve amiraller” görmek istemediğini söylemişti.

Tıbbi verilere göre, 30 ile 79 yaş arasındaki erkeklerin yaklaşık yüzde 5,6’sında testosteron eksikliği görülüyor.

Kas kaybı, halsizlik, kilo alımı ve cinsel işlev bozukluğuna yol açabilen bu eksiklik; aynı zamanda diyabet, kardiyovasküler hastalıklar, kemik erimesi ve depresyon gibi ciddi sağlık sorunlarıyla da ilişkilendiriliyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English