Bizi Takip Edin

Diplomasi

Nobelli Machado ve Avrupalı dostları

Yayınlanma

Nobel Barış Ödülü sahibi Venezuelalı muhalif María Corina Machado, ABD Başkanı Donald Trump ve Latin Amerikalı müttefiklerinin yanı sıra, Avrupa’da da birçok dosta sahip.

Örneğin Almanya’nın bir önceki “trafik lambası” koalisyonunun küçük ortağı Hür Demokratlar (FDP) ile yakın bağları olan Friedrich Naumann Vakfı, sağcı Machado ve destekçileriyle “yıllardır yoğun bir şekilde” işbirliği yapmaktan “gurur duyduğunu” belirtti.

Venezuela’da birçok darbe girişimine karışan ve ülkesine yönelik Amerikan yaptırımlarını savunan Machado, bir süredir içinde Marine Le Pen’in Ulusal Birlik (RN) partisi ile Macaristan Başbakanı Viktor Orbán’ın partisi Fidesz’i de barındıran Avrupa Parlamentosu’ndaki (AP) sağcı ittifak Avrupa için Vatanseverler (PfE) ile de çalışıyor.

Machado’nun da bir konuşma yaptığı eylül ayındaki PfE etkinliği, “Reconquista başlıyor” sloganı altında düzenlendi. “Reconquista” (yeniden fetih), Endülüs döneminde İber Yarımadasındaki Hristiyanların, yarımadadaki Müslümanların varlıklarını ortadan kaldırma amaçları ve çabalarına verilen ad.

Chávez’e darbede de onun parmağı vardı

Venezuela’nın başkenti Caracas’ta, zengin ve muhafazakâr bir iş adamı ailesinden gelen María Corina Machado, başından beri Hugo Chávez (1999-2013) ve Nicolás Maduro (2013’ten beri) başkanlarına karşı muhalefetin aşırı sağ kanadının bir parçası olageldi.

Machado’nun imzası, Chávez’e karşı darbe sonrasında parlamentoyu ve Yüksek Mahkemeyi fesheden ve çok sayıda diğer yetkilinin görevini askıya alan 12 Nisan 2002 tarihli Carmona Kararnamesi’nde bile yer almıştı.

Wall Street Journal’da yer alan bir habere göre, Machado, 2019 yılında parlamento başkanı Juan Guaidó’yu tek taraflı olarak başkan ilan ederek darbe girişiminde bulunan sağcı Venezuela muhalefetinin dört aktivistinden biriydi.

O dönemde bu girişim Almanya ve AB tarafından açıkça desteklenmişti; ABD ise Guaidó’yu başkan olarak tanımış fakat plan sonuçta başarısız olmuştu.

Machado her zaman ABD ile yakın ilişkiler sürdürdü. Mayıs 2005’in sonunda, ABD Başkanı George W. Bush tarafından Beyaz Saray’da kabul edildi ve yaklaşık bir saat süren bir görüşme yaptığı söyleniyor.

Alman vakfı bağlantısı: Latin Amerika’da kirli darbeler

Ayrıca, FDP’ye yakın olan ve yakın zamanda yaptığı bir açıklamada “Machado ve destekçileriyle uzun yıllardır yakın bir şekilde çalıştığı için gurur duyduğunu” belirten Friedrich Naumann Vakfı ile de iyi ilişkileri var.

Friedrich Naumann Vakfı, 2017’den beri RELIAL (Red Liberal de América Latina) ağı aracılığıyla Machado’nun partisi Vente Venezuela ile bağlantılı.

RELIAL, 2004 yılında Friedrich Naumann Vakfı’nın girişimi ile kuruldu ve vakfın desteğini almaya devam ediyor. Ağ, Latin Amerika’nın dört bir yanından, her biri alt kıtanın “eski beyaz elitlerinin” çıkarlarını temsil eden sağcı liberal örgütleri bir araya getiriyor.

RELIAL üyeleri zaman zaman darbelerde de yer aldı. RELIAL üyesi Partido Liberal de Honduras (PLH) yetkilileri, Haziran 2009’da Tegucigalpa’daki darbede öncü rol oynadı.

Paraguay’daki Partido Liberal Radical Auténtico (PLRA) da, lideri Federico Franco Haziran 2012’de Asunción’da iktidarı ele geçirdiğinde RELIAL’ın bir üyesiydi.

Neofaşist olsa hadi neyse de bu klasik Latin Amerika faşisti!

AB’deki sağcı ‘Venezuela Koalisyonu’ Machado’ya ödül vermişti

Machado, Nobel Barış Ödülü’nü almadan önce, aşırı sağcı bir parlamento çoğunluğunun kurulmasına yardımcı olan bir oylama sonucunda Avrupa Parlamentosu’nun “Sakharov Ödülü”nü almıştı.

Bundan önce, Eylül 2024’te AP, 28 Temmuz 2024’te Venezuela seçimlerini kaybeden aday Edmundo González’i seçimlerin galibi olarak tanımayı öngören bir karar almıştı.

Karar, “merkez sağ” Avrupa Halk Partisi (EPP) ve İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin İtalya’nın Kardeşleri (FdI) partisinin de dahil olduğu milliyetçi-muhafazakâr Avrupa Muhafazakârları ve Reformcuları (ECR) tarafından önerilmişti.

Karar, PfE ve AfD’nin öncülük ettiği sağcı Egemen Uluslar Avrupası (ESN) grubunun birkaç üyesinin desteği sayesinde çoğunluğu elde etmişti.

Parlamento Ekim 2024’te Sakharov Ödülü’nü oyladığında, González ve Machado bu ödülü ancak ECR ve PfE’nin desteği sayesinde aldı.

O zamandan beri, sağın bütün renklerini bir araya getiren ve EPP, ECR, PfE ve kısmen ESN’nin desteklediği çoğunluk “Venezuela koalisyonu” olarak adlandırılıyor.

Avrupa’nın göbeğinde Hristiyan fetihçi ideoloji

Machado, bu yıl PfE ile işbirliğini yoğunlaştırdı. Örneğin, 8 Şubat’ta Madrid’de “Avrupa’yı Yeniden Büyük Yap” başlığıyla düzenlenen büyük bir PfE etkinliğine video konferans yoluyla katıldı.

Etkinlik, Latin Amerika’daki aşırı sağ ile iyi ilişkiler içinde olan İspanyol  partisi Vox tarafından düzenlenmişti. Macaristan Başbakanı Viktor Orbán ve Marine Le Pen’in de katıldığı 8 Şubat etkinliğinde, haberlere göre “tüm konuşmacılar göçmenlere karşı sert eleştirilerde bulundu” ve “çoğu yeni bir ‘Reconquista’ çağrısında bulundu.”

Mayıs sonunda Machado, yine video konferans yoluyla bu yılki Muhafazakâr Siyasi Eylem Konferansı’nın (CPAC) Macaristan şubesinin etkinliğine katıldı.

Machado, 13-14 Eylül tarihlerinde Madrid’de Vox tarafından düzenlenen bir başka önemli etkinlik olan Europa Viva’ya da bir video konuşmasıyla katıldı.

“Reconquista Başlıyor” sloganıyla düzenlenen toplantıda, Vox başkanı Santiago Abascal, Avrupa Komisyonu’na atıfta bulunarak “Brüksel halifeliği”ni eleştirdi. Arjantin Cumhurbaşkanı Javier Milei de toplantıda bir video konuşma yaptı.

Buna karşılık, PfE 10 Ekim’de Nobel Barış Ödülü sahibi Machado’yu tebrik ederek, Machado’nun “adalet ve özgürlüğün zaferi için barışçıl yollarla mücadele eden” “herkes için özel bir ilham kaynağı” olduğunu belirtti.

Machado ile Likud arasındaki iletim kayışı: Yeni Avrupa sağı

Machado’nun ilişkide olduğu İsrail’in yönetici partisi Likud da PfE’de gözlemci olarak yer alıyor.

Machado ve partisi Vente Venezuela, uzun zamandır İsrail’in sağ kanadı ile temaslarını genişletmiş durumda. 21 Temmuz 2020’de, Vente Venezuela’yı temsil eden Machado ve Likud’u temsil eden Eli Vered Hazan, birbirleriyle “ittifak” kurma niyetlerini açıkladıkları bir “Partiler Arası Anlaşma” imzaladılar.

Bu yılın 26 Şubatında, başkanın oğlu Donald Trump Jr., Machado ile röportaj yaptığı bir podcast yayınladı. Machado, en azından başkanın göreve başladığından beri kendisiyle konuşmadı ama Dışişleri Bakanı Marco Rubio da dahil olmak üzere ABD Dışişleri Bakanlığının önde gelen yetkilileriyle ayrıntılı görüşmeler yaptı.

Machado, göreve geldiğinden bu yana Venezuela üzerindeki baskıyı büyük ölçüde artıran ve uyuşturucu kartellerine ait oldukları kanıtlanmamış bir bahaneyle birkaç Venezuela gemisini ABD ordusu tarafından batıran Trump yönetiminin eylemlerini onaylıyor.

Bu süreçte Venezuela vatandaşlarının öldürüldüğü tartışmasız bir gerçek olmasına rağmen, buna katılıp katılmadığı sorulduğunda Machado, “bu suç altyapısının ortadan kaldırılmasının” iyi bir şey olduğunu düşündüğünü yineledi. 

Machado, Trump’ı “şimdiye kadar sahip oldukları en büyük fırsat” olarak nitelendirdi.

Nitekim Machado, Nobel Ödülü’nü aldıktan sonra Trump’ı aradığını ve kendisine teşekkürlerini ilettiğini bildirdi ve ayrıca Trump’ın gelecek yıl bu ödülü “hak edeceğini” de söyledi.

Diplomasi

UEFA, FIFA’nın özelleştirilmesi halinde Dünya Kupası’nı boykot edecek

Yayınlanma

Avrupa futbolunun yönetim organı olan UEFA, FIFA’nın ticari faaliyetlerinin bir kısmını özelleştirmeye yönelik öneriyi kabul etmesi halinde, oybirliğiyle Dünya Kupası’nı boykot etme kararı aldı.

FIFA salı günü, ticari faaliyetlerini özel bir kuruluşa devretmeyi öngören bir öneri yayınladı.

Bu öneride, ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner’ın kardeşi Josh Kushner’ın CEO’su olduğu Thrive Capital’in baş yatırımcı olarak adı geçti.

UEFA, yaptığı açıklamada, “Dünya Kupası bir yatırım ürünü olarak değerlendirilemez. Hiçbir kısmı asla özel yatırımcılara devredilmemelidir. Dünya Kupası satılık değildir,” demişti.

Teklifin kabul edilmesi için FIFA’nın 211 üye federasyonunun çoğunluğunun desteği gerekiyor.

Fakat teklif Avrupa genelinde yoğun eleştirilere maruz kaldı. UEFA, yalnızca 55 üye federasyondan oluşuyor.

Açıklamada, “FIFA Dünya Kupası futbola aittir. Her zaman da öyle kalacaktır. Avrupa’nın söz hakkı olduğu sürece, Dünya Kupası asla satılık olmayacaktır,” denildi.

Avrupa Birliği Spor Komiseri Glenn Micallef, X’te yaptığı açıklamada, “UEFA’nın bu açıklamasını memnuniyetle karşılıyorum ve tutumunu tam olarak destekliyorum,” dedi ve “Avrupa futbol federasyonlarının yönetişim konusunda öncülük etmesinden gurur duyduğunu” ekledi.

Çarşamba günü komisyon üyesi, “rekabet hukuku hususları” gerekçesiyle FIFA’nın önerisini soruşturma tehdidinde bulunmuştu.

Kadınlar U-20 Dünya Kupası eylül ayında düzenlenecek ve FIFA planlarından vazgeçmezse, bu turnuva Avrupa futbol federasyonlarının boykotu sonuna kadar sürdürme kararlılığının ilk sınavı olabilir.

Kadınlar ve erkekler U-17 Dünya Kupaları da 2026’nın ilerleyen aylarında düzenlenecek.

En son 2023’te İspanya’nın kazandığı tam kadro Kadınlar Dünya Kupası ise 2027’de Brezilya’da gerçekleştirilecek.

POLITICO Çarşamba günü yayınladığı haberde, Avrupa futbolunun yönetim organındaki bir dizi üst düzey yetkilinin, mevcut görev süresi gelecek yıl sona erecek olan FIFA Başkanı Gianni Infantino’ya karşı Katarlı Nasır el-Halifi’yi aday çıkarmayı planladığını bildirmişti.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

ABD, BAE destekli çip üreticisi GlobalFoundries’e fon sağlayacak

Yayınlanma

GlobalFoundries, ABD hükümetinin daha verimli yapay zeka veri merkezlerini desteklemek amacıyla silikon fotonik teknolojisinin araştırma ve geliştirme çalışmalarını güçlendirmek üzere çip üreticisine 300 milyon dolarlık bir hibe vereceğini duyurdu.

Bu hibe, Washington’un Çin ile arasındaki küresel rekabette konumunu güçlendirmeye çalıştığı bir dönemde, ABD Başkanı Donald Trump’ın CHIPS Yasası kapsamındaki araştırma fonlarını kritik yarı iletken teknolojilerine yöneltme çabasının bir parçası.

Yönetim daha önce yarı iletken üretim ekipmanları için 150 milyon dolar ve kuantum bilişim için 2 milyar dolar tahsis etmişti.

Silikon fotonik, çipler arasında veri aktarımı için elektrik sinyalleri yerine ışığı kullanır ve bu sayede yapay zeka sistemleri için daha yüksek bant genişliği ve daha düşük güç tüketimi sağlar.

ABD Ticaret Bakanlığı’ndan sağlanan bu fon, veri aktarım hızlarını ve enerji verimliliğini daha da artırmak amacıyla silikon fotoniği yapay zeka işlemcileriyle doğrudan entegre eden bir teknoloji olan “ortak paketlenmiş optik” alanındaki gelişmeleri desteklemeyi de amaçlıyor.

Silikon fotoniği ve gelişmiş optik paketleme tedarik zincirinin büyük bir kısmı şu anda ABD dışında yoğunlaşmış durumda.

Bu alandaki başlıca üreticiler arasında Tayvanlı TSMC ve İsrailli Tower Semiconductor yer alıyor.

Çarşamba günü açıklanan 300 milyon dolarlık fon, GlobalFoundries’e 2024 yılında Malta (New York) ve Burlington’da (Vermont) fabrikalar kurması için tahsis edilen 1,5 milyar dolarlık önceki fonu tamamlayacak.

Teknoloji Direktörü Gregg Bartlett, Reuters’a verdiği demeçte yeni fonun, GlobalFoundries’in halihazırda ürettiği çiplerin yanı sıra optik bileşenlerin üretimi ve paketlenmesi için bu tesislerde kullanılacak yeni malzemeler ve teknikler üzerine yapılacak araştırmalara destek olacağını söyledi.

Bartlett, “Çıplak silikon yonga plakasından başlayarak, ABD’de kalitesi kanıtlanmış ve test edilmiş bir optik modül sevk edebilme yeteneğine sahip, uçtan uca hizmet sunan tek bir şirketin olması, bizim için benzersiz bir yetkinlik olduğunu düşünüyoruz,” dedi.

GlobalFoundries, veri aktarım hızlarını saniyede 400 gigabite çıkarmayı ve mevcut nesil uygulamalara kıyasla enerji verimliliğini beş katına çıkarmayı hedeflediğini açıkladı.

Abu Dabi varlık fonu Mubadala, GlobalFoundries’in yaklaşık %73’üne sahip. ABD Ticaret Bakanlığı ise ayrı bir anlaşma kapsamında bu çip üreticisinin yaklaşık %1’lik hissesini alacak.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Kiev’de vurulan İHA fabrikasının ABD’li şirkete ait olduğu bildirildi

Yayınlanma

Rusya’nın Kiev’de imha ettiğini açıkladığı insansız hava aracı fabrikasının ABD’nin Delaware eyaletinde kayıtlı bir şirkete ait olduğu bildirildi. The Guardian gazetesi, Terminal Autonomy adlı firmanın Rusya topraklarının derinliklerine saldırı düzenlemek amacıyla yüksek hassasiyetli İHA’lar ürettiğini aktardı. Şirket, yapay zeka kontrollü mühimmatların cephede aktif olarak kullanıldığını belirtiyor.

Rusya ordusunun Ukrayna’nın başkenti Kiev’de düzenlediği hava saldırılarında imha edilen insansız hava aracı (İHA) fabrikasının, ABD’nin Delaware eyaletinde kayıtlı bir Amerikan şirketine ait olduğu bildirildi.

The Guardian gazetesinin kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Terminal Autonomy adlı şirket, yönlendirme sistemleri parazit ve sinyal kesicilere karşı korumalı olan ve Rusya topraklarının derinliklerine saldırı düzenlemek amacıyla tasarlanan yüksek hassasiyetli İHA’lar üretiyor.

ABD’de 2023 yılında tescil edilen Terminal Autonomy şirketinin internet sitesinde, firmanın yapay zeka ile kontrol edilen dolanan mühimmatlar ve yüksek hassasiyetli mühimmatlar kullandığı, bunların “ön cephede düşman kuvvetlerine karşı halihazırda aktif biçimde uygulandığı” bilgisi yer alıyor.

Rusya Savunma Bakanlığı tesisin hedef alındığını duyurmuştu

Rusya Savunma Bakanlığı, 26 Temmuz’a bağlanan gece Kiev’in güneybatısında İHA montaj ve depolama alanının vurulduğunu açıklamıştı. Bakanlık, Ukraynalı ve Amerikalı uzmanların katılımıyla bu tesiste aylık bin adede kadar İHA üretimi yapıldığını bildirdi.

Bakanlığın açıklamasında, bu tesiste AQ-400 Scythe (“Kosa”) ve AQ-100 Bayonet (“Ştık”) tipi saldırı İHA’ları ile RQ-100 Scout (“Skaut”) tipi keşif İHA’larının üretildiği kaydedildi.

Aynı gece Kiev’de İHA ve yedek parça üretimi yapan “Smart Intelligent Systems” (“Smart intellidjent sistem”) işletmesinin de vurulduğu aktarıldı. Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna başkenti ile Odessa bölgesindeki Çernomorsk liman altyapı tesislerine grup saldırısı düzenlendiğini duyurdu.

Rusya Savunma Bakanlığı, saldırıların yalnızca Ukrayna’nın askeri ve enerji tesisleri ile bunlarla bağlantılı altyapıya yönelik gerçekleştirildiğini vurguluyor.

Öte yandan Financial Times gazetesi, Ukraynalı yetkililere dayandırdığı haberinde, ABD ve Fransa’nın Rusya topraklarına yönelik İHA saldırılarının planlanmasında Ukrayna’ya istihbarat sağladığını yazmıştı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English