Amerika
OpenAI’ın kontrol dışı modelleri 4 gün boyunca internette dolaşmış

Bu ayın başlarında kontrolden çıkarak otonom bir siber saldırı düzenleyen OpenAI’ın güçlü yapay zeka modelleri, saldırıyı organize etmek üzere dört günden fazla bir süre boyunca internette serbestçe dolaşmış.
Bundan ayrı olarak, ikinci bir yapay zeka şirketi, aynı olay sırasında müşterilerinden birinin de OpenAI’ın modelleri tarafından hedef alındığını doğruladı.
Bu durum, OpenAI’ın bu endişe verici faaliyeti günlerce nasıl tespit edemediğine dair soruları gündeme getirdi.
OpenAI geçen hafta, en gelişmiş iki modelinin kapalı test ortamından kaçarak keşfedilmeden önce bir dizi gelişmiş siber saldırı tekniğini birleştirip yapay zeka geliştirici platformu Hugging Face’e sızdığını kabul etmişti.
Fakat salı günü yayınlanan yeni bir analizde, Hugging Face, OpenAI’ın iki modelinin çok daha fazlasını yaptığını belirtti.
Analize göre bu modeller, 9 Temmuz ile 13 Temmuz tarihleri arasında internette 17.600 siber saldırı eylemi gerçekleştirdi.
Bu süre zarfında modeller, açık internetteki ilk dayanak noktalarından Hugging Face’in sunucularının içine sızdı.
Hugging Face, saldırıyı ilk olarak 15 Temmuz’da ayrıntılı olarak açıklamıştı fakat OpenAI’ın geçen hafta yaptığı açıklamaya kadar, saldırının arkasında hangi modellerin olduğu ve bu siber saldırıyı başlatmaları için hiçbir insanın talimat vermediği netleşmemişti.
Hugging Face’in analizinde ayrıntıları verilen teknikler, en yetenekli hackerların bile yapamayacağı türden olmasa da, yapay zeka şirketi, bu iki modelin şirketin siber savunma katmanlarındaki açıkları herhangi bir insandan çok daha hızlı bir şekilde keşfedip ortaya çıkarabildiğini belirtti.
Durumun ciddiyetini artıran bir gelişme olarak, bulut bilişim platformu Modal Labs’ın teknoloji direktörü Akshat Bubna, POLITICO’ya verdiği demeçte, OpenAI’ın modellerinin bu süre zarfında bir müşteri hesabını da ele geçirdiğini doğruladı.
Bubna yaptığı açıklamada, şirketin “bir Modal müşterisinin, internetteki herhangi bir kişinin kod çalıştırmak için sanal ortamlarını kullanmasına izin veren, kimlik doğrulaması yapılmamış bir uç nokta yayınladığının farkında olduğunu” belirtti ve “Bu, kötü niyetli ajan tarafından kullanıldı. Modal’ın platformu hiçbir şekilde tehlikeye atılmadı,” dedi.
OpenAI, modellerinin bir Modal müşterisini hedef aldığına dair açıklamaya henüz doğrudan yanıt vermemiş olsa da, salı günü bir blog yazısında, Hugging Face olayıyla ilgili devam eden incelemesinde “modellerin, halka açık diğer hizmetlerde hesap düzeyinde kamuya açık kimlik bilgilerini tespit edip kullandığı az sayıda vaka tespit ettiklerini” kabul etti.
Şirket ayrıca, saldırıyı gerçekleştiren ve henüz yayınlanmamış olan yapay zeka modelinin “sadece şirket içi araştırma amaçlı bir prototip olduğunu ve hiçbir zaman kamuya sunulması amaçlanmadığını” savundu.
Modelin o zamandan beri “devre dışı bırakıldığını, şifrelendiğini ve araştırma erişiminin kısıtlandığını” da ekledi.
Hugging Face saldırısı haberi, AI düzenlemelerinin sıkılaştırılması ve AI geliştirme sürecinin yavaşlatılması yönünde çağrılara yol açtı.
OpenAI CEO’su Sam Altman, bu hafta Trump yönetiminin üst düzey yetkilileri ve milletvekilleriyle bir araya gelecek ve ayrıca Senato İstihbarat Komitesi Başkan Yardımcısı Mark Warner ile olayı görüşecek.
Altman, salı günü yayınlanan “Invest Like the Best” podcast’inin bir bölümünde, Hugging Face olayının kendisini “en derinden etkileyen ilk güvenlik olayı” olduğunu söyledi.
Altman, “Toplumun bu yeni yetenek seviyelerine uyum sağlayabilmesi için kendimize yeterli zaman tanımak amacıyla yapay zeka geliştirme hızını ayarlamamız gerekebilir,” dedi.
Amerika
Google DeepMind temel bilimsel araştırmalardan yapay zeka ajanlarına yöneldi

Google DeepMind, protein yapılarını tahmin ederek Nobel Ödülü kazanan AlphaFold sisteminin arkasındaki ekibi yeni yapay zeka stratejisi kapsamında dağıttı. Şirket, araştırmacıların büyük bölümünü Gemini tabanlı projelere, nükleer füzyon ve genomik gibi alanlara veya Alphabet’in ilaç şirketi Isomorphic Labs’e aktardı. Yapılan bu hamle, yapay zeka laboratuvarının odağını tekil bilimsel hedeflerden genel araştırma sistemlerine ve otonom ajanlara kaydırdığını gösteriyor.
Google DeepMind, kendisini dünyanın önde gelen yapay zeka laboratuvarlarından biri haline getiren araştırma stratejisini yenileyerek protein yapılarını tahmin eden ve Nobel Ödülü kazanan AlphaFold sisteminin arkasındaki ekibi dağıttı.
Financial Times gazetesinin haberine göre istihdam hareketlerine ilişkin analizler ve konuya vakıf kaynakların aktardığı bilgiler, AlphaFold makalelerinin orijinal yazarlarının çoğunun son bir yıl içinde şirket içinde farklı görevlere atandığını gösteriyor.
DeepMind tarafından yapılan açıklamada, personelin Google’ın büyük dil modeli Gemini etrafında şekillenen projelerin yanı sıra enzim tasarımı, nükleer füzyon ve genomik gibi alanlara kaydırıldığı doğrulandı.
Bazı çalışanlar Alphabet’in ilaç keşif şirketi Isomorphic Labs’e geçerken, orijinal AlphaFold makalelerinde imzası bulunan tam zamanlı Google DeepMind yazarlarının yaklaşık dörtte biri ise şirketten ayrıldı.
Bu kadro değişimi, büyük dil modellerinin yükselişinden bu yana DeepMind’ın bilimsel stratejisinde yaşanan önemli dönüşümü yansıtıyor.
Google DeepMind Bilim için Yapay Zeka ekibinin kurucusu ve araştırma başkan yardımcısı Pushmeet Kohli, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Son dokuz yıldaki stratejimiz, her projenin somut bir hedefe odaklandığı büyük badirelere odaklanmaktı. Strateji evrildi” dedi.
Kohli, yapay zeka laboratuvarının artık araştırmacıları yalnızca protein katlanması gibi tekil bilimsel sorunlar etrafında toplamak yerine, OpenAI ve Anthropic ile rekabet ederken bilim insanlarına yardımcı olabilecek ve bilimsel süreçlerin bir kısmını otomatikleştirebilecek Gemini destekli sistemler inşa etmeye odaklandığını belirtti.
DeepMind’ın 2018 yılında geliştirmeye başladığı AlphaFold, proteinlerin üç boyutlu yapısını yapay zeka yardımıyla tahmin ederek biyolojik araştırmalarda çığır açmıştı.
Bu başarı, Mühendislik Üyesi ve Başkan Yardımcısı John Jumper ile DeepMind CEO’su Demis Hassabis’e 2024 yılında Kimya Nobel Ödülü kazandırmıştı.
Proje, DeepMind’ın özel araştırma ekipleri aracılığıyla uzun vadeli bilimsel gelişmeleri takip etme stratejisinin simgeleşmiş örneği haline gelmişti.
Google’ın iddiası: Büyük dil modelleri bilimsel sıçramalarda işe yaramaz
Bu yılın başlarında Jumper ve AlphaFold araştırmacısı Jonas Adler, Google’ın Anthropic ve OpenAI’ı yakalama hedefi doğrultusunda kodlama kabiliyetlerini geliştirmek için kurduğu şirket içi “Code Strike” ekibine geçti.
Geçen ay ise Jumper, Anthropic şirketine katılmak üzere ayrıldığını duyurdu. Adler ve AlphaFold ekibinden Alexander Pritzel de Anthropic’e geçiş yaptı.
İsminin açıklanmasını istemeyen bir DeepMind çalışanı, Financial Times’a her üç ismin de şirketin “kilit, önemli ve asli üyeleri” olduğunu ve ayrılışlarının şirket içinde şaşkınlık yarattığını söyledi.
DeepMind yetkilileri, araştırmacıların bu hareketliliğinin gelişen bilimsel öncelikleri yansıttığını açıkladı.
Şirket tarafından yapılan açıklamada, “Bilimsel mirasımızdan ve ilaç keşfini yeniden tanımlama misyonuyla Isomorphic Labs’in kurulmasına ilham veren AlphaFold’un küresel etkisinden inanılmaz derecede gurur duyuyoruz” ifadesine yer verildi.
Isomorphic Labs, AlphaFold’un bilimsel atılımlarını ticarileştirmek amacıyla 2021 yılında DeepMind bünyesinden ayrılarak kurulmuştu.
Şirket, yapay zeka kullanarak ilaç keşfini hızlandırma hedefi doğrultusunda Novartis ve Eli Lilly gibi ilaç şirketleriyle ortaklıklar kurdu.
Yeniden yapılanma, öncü laboratuvarların büyük dil modellerini yalnızca sohbet robotları olarak değil, bilimsel araştırmaları hızlandırabilecek araçlar olarak gördüğü yapay zeka sektöründeki genel değişimi de yansıtıyor.
Anthropic bu yıl, biyoloji ve ilaç keşfi araştırmalarını desteklemek üzere tasarlanan yapay zeka asistanı Claude Science’ı kullanıma sundu.
Stratejik dönüşümle birlikte, öncü yapay zeka sistemleri inşa edebilecek dar araştırmacı havuzu üzerindeki rekabet kızıştı ve şirketler üst düzey bilim insanları ile mühendisleri bünyelerine katmak için çalışmalarını yoğunlaştırdı.
OpenAI Araştırma Başkanı Mark Chen, bu yılın başlarında yaptığı açıklamada, “Yapay zeka araştırmacıları öncü konumda olan bir laboratuvarda çalışmak istiyor, arayı kapatmaya çalışan bir yerde değil. Bir araştırmacı için öncü konumda olmak ve yeni paradigmayı zorlamak, öncüye yakın bir modeli kopyalama baskısı altında kalmaktan çok daha heyecan verici” değerlendirmesinde bulunmuştu.
Yapay zeka devlerinden ABD yönetimine temkinli ilerleme çağrısı
Amerika
Anket: Trump’ın onay oranı göreve dönüşünden bu yana en düşük seviyeye indi

The Economist/YouGov anketine göre ABD Başkanı Trump’ın onay oranı, göreve dönüşünden bu yana en düşük seviyesine indi. Ankete katılanların yüzde 34’ü Trump’ın görevdeki performansını desteklerken yüzde 62’si desteklemediğini belirtti. Analist Nate Silver, Amerikalıların Trump’tan uzaklaşıyor olabileceğini söyledi.
ABD Başkanı Donald Trump’ın onay oranı, The Economist/YouGov tarafından yapılan ankette göreve dönüşünden bu yana en düşük seviyesine indi.
Ankete göre katılımcıların yüzde 34’ü Trump’ın görevdeki performansını “kesinlikle” veya “kısmen” desteklediğini belirtirken, yüzde 62’si “kesinlikle” veya “kısmen” desteklemediğini söyledi.
Katılımcıların yüzde 4’ü ise görevdeki performansı hakkında kararsız kaldı.
YouGov’a göre Trump’a verilen yüzde 34’lük destek, kurumun anketlerinde Trump’ın her iki görev döneminde de görülen tarihi düşük seviyeyle “eşit” durumda.
Trump ve Cumhuriyetçi Parti, bu yılki ara seçimlere girerken zorlu bir siyasi zeminle karşı karşıya. Son anketlerde Amerikalıların büyük bölümü ABD’nin İran’a yönelik savaşını onaylamıyor.
Anketler aynı zamanda ekonomiye ilişkin endişelere de işaret ediyor. İran savaşının petrol piyasasında yarattığı çalkantı nedeniyle benzin ve gübre fiyatlarının yükselmesi, inatçı enflasyonu daha da ağırlaştırdı.
Decision Desk HQ’nun anket ortalamasına göre Trump’ın onay oranı salı akşamı itibarıyla yüzde 41, onaylamama oranı ise yüzde 56,9 olarak ölçüldü.
Analist Nate Silver, pazar günü Amerikalıların Trump’tan “uzaklaşıyor olabileceğini” öne sürdü. Silver, X platformunda pazar sabahı paylaştığı bir gönderide şöyle yazdı:
“İran dışında bu yaz Trump’la ilgili haberlerin çoğunun sıkıcı ve anlamsız (yansıma havuzu, Beyaz Saray Muhabirleri Yemeği) ya da bir tür komik (FIFA) olması oldukça çarpıcı; belki de onun Amerikan siyasetindeki merkezi figür olma konumundan uzaklaşıyoruzdur.”
The Economist/YouGov anketi 25-27 Temmuz tarihleri arasında 1.559 katılımcıyla gerçekleştirildi. Anketin hata payı artı eksi yüzde 3,3 puan olarak belirlendi.
Amerika
Visa rekabet gerekçesiyle kadrosunun yüzde 7’sini azaltacak

ABD merkezli ödeme şirketi Visa, toplam iş gücünün yaklaşık yüzde 7’sine denk gelen yaklaşık 2 bin 600 çalışanının işine son verme kararı aldı. Bloomberg’in aktardığı gelişme, CEO Ryan McInerney’nin şirket personeline gönderdiği mektupta yer aldı. İşten çıkarmaların ağırlıklı olarak teknoloji ve ürün geliştirme birimlerini etkileyeceği duyuruldu.
ABD merkezli ödeme sistemleri şirketi Visa, yaklaşık 2 bin 600 çalışanının işine son verme kararı aldı. Bloomberg’in haberine göre bu rakam, şirketin toplam iş gücünün yaklaşık yüzde 7’sine karşılık geliyor.
Söz konusu karar, Visa CEO’su Ryan McInerney’nin çalışanlara gönderdiği bilgilendirme mektubuyla ortaya çıktı.
McInerney, işten çıkarmaların öncelikli olarak teknoloji ve ürün geliştirme departmanlarında gerçekleşeceğini kaydetti.
Visa CEO’su McInerney, ödeme sektöründe kızışan rekabete işaret ederek bu adımı şirketin operasyonel verimliliğini artırmak amacıyla attıklarını savundu.
Şirket, küçülmeyle boşa çıkan kaynakları tüketici ve kurumlar arası ödemelere, para transferlerine, sınır ötesi işlemlere ve ticari çözümleri kapsayan ek hizmetlere yönlendirmeyi hedefliyor.
Geçen mali yılın sonu itibarıyla Visa bünyesinde yaklaşık 34 bin 100 kişi çalışıyordu.
Yapay zekanın şirket içindeki iş süreçlerini dönüştürme hızını artırdığını söyleyen McInerney, bu teknolojinin işten çıkarma kararının tek gerekçesi olmadığını ifade etti.
Finansal teknoloji alanında benzer adımlar başka kurumlarda da gözleniyor. Jack Dorsey tarafından kurulan finansal teknoloji şirketi Block, şubat ayında 4 binden fazla çalışanının işine son vereceğini duyurmuştu.
Bu sayı şirketin toplam personelinin yaklaşık yüzde 40’ına denk geliyordu. Dorsey, küçülme kararını yapay zeka uygulamalarının yaygınlaşmasına ve daha küçük ekiplerle çalışma stratejisine bağlamıştı.
Diğer yandan ABD merkezli şirketler, ocak ayında 108 binden fazla kişiyi işten çıkaracağını açıkladı. Bu veri, 2009 yılından bu yana ocak ayları içinde kaydedilen en yüksek işten çıkarma rakamı oldu.
İşverenler toplu işten çıkarmalara gerekçe olarak mevcut ekonomik koşulları, kurumsal yeniden yapılanma süreçlerini ve büyük hacimli sözleşmelerin kaybını gösterdi.
Görüş2 hafta önceNATO 2.9: Atlantik cephesinin çok kutuplu paradoksu
Avrupa2 hafta önceİngiltere çelik üreticisi British Steel’i kamulaştırdı
Dünya Basını2 gün önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 1
Asya2 hafta önceDeepSeek, önümüzdeki yıl halka arz planlıyor
Avrupa1 hafta önceBurnham resmen Birleşik Krallık Başbakanı oluyor
Avrupa2 hafta önceCebelitarık ve İspanya arasındaki fiziki sınır kalkıyor
Asya2 hafta önceTokyo’dan Hürmüz Boğazı’nı baypas edecek hatlara destek
Görüş2 hafta önceEndüstriyel futbolun kıskacında bir dev: 2026 Dünya Kupası ve küresel ticaretin gölgesi










