Amerika
Palantir, ABD’nin gıda tedarikine de el attı

ABD Tarım Bakanlığı (USDA) ve yazılım şirketi Palantir Çarşamba günü 300 milyon dolarlık bir Genel Satın Alma Anlaşması (BPA) imzaladıklarını duyurdu.
Açıklamada, anlaşmanın Ulusal Çiftlik Güvenliği Eylem Planını (NFSAP) desteklemeyi amaçladığı belirtilirken, bunun yanı sıra USDA’nın ABD’li çiftçilere hizmet sunma yöntemini de modernize edeceği ifade edildi.
Palantir, USDA’nın çiftçilere ve devletin saha personeline sunduğu hizmetleri iyileştirmesini sağlayacak operasyonel yazılımlar sunacağını açıkladı.
BPA, Palantir’in USDA’nın “Landmark” platformu ile yürüttüğü mevcut çalışmaların üzerine inşa edilecek ve “One Farmer, One File” (Bir Çiftçi, Bir Dosya) girişimini destekleyecek.
Açıklamada, Landmark’ın USDA’nın, çiftçilerin arazi alanlarını self servis dijital araçlar aracılığıyla bildirme şeklini dönüştürmesine olanak sağladığı belirtildi.
USDA Bilgi Teknolojileri Direktörü Sam Berry, “Amerika’nın tarım arazilerini korumak, Amerika’yı korumaktır ve bu çalışma, USDA’ya gıda tedarikimizi güvence altına almak için gereken görünürlüğü ve hızı sağlıyor,” dedi.
Anlaşma, Palantir’in, ABD ordusunun modernizasyonunu destekleyen temel savunma sözleşmelerinin ötesine geçerek ABD hükümeti içindeki artan rolünü vurguluyor.
ABD’li çiftçiler, artan tedarik maliyetleriyle boğuşuyor ve ABD ile başlıca ticaret ortakları arasında süren ticaret savaşının sıkıştırıcı etkisine maruz kalıyor.
Yarbay Palantir ve kişisel verilerin Batının hizmetine sunulması
Bu durum, geçen yılın sonlarında piyasayı geçici olarak felç eden önemli bir soya fasulyesi alıcısı olan Çin’i de kapsıyor.
Aralık ayında, Başkan Donald Trump, ticaret savaşının pençesine düşen çiftçilere yardım etmeyi amaçlayan 12 milyar dolarlık bir kurtarma paketi açıkladı.
Fakat İran savaşının yol açtığı artan benzin fiyatları, baskıyı daha da artırdı ve nakliye aksaklıkları nedeniyle gübre maliyetlerinin yükselmesine neden oldu.
Bu durum, birçok çiftçiyi ürettikleri ürünleri yeniden düşünmeye zorlayarak tedarik zincirlerini riske attı.
Çin’in son yıllarda ABD’deki tarım arazilerini satın alması da Washington ve dış politika uzmanlarının dikkatini çekiyor.
Demokrasileri Savunma Vakfı (FDD) tarafından yayınlanan son araştırma notunda, ABD Tarım Bakanlığı’nın (USDA) “Çin ve diğer düşman ülkelerin ticari arazi işlemlerini, ABD karşısında stratejik bir üstünlük elde etmek amacıyla istismar etmesini önlemek amacıyla Tarım Alanında Yabancı Yatırımların Açıklanması Yasasına (AFIDA) dahil edilmiş” raporlama şartlarını yeniden düzenlemesi önerildi.
USDA’nın Palantir ile imzaladığı sözleşme, bu sorunu şirketin dijital araçlarından yararlanarak çözme niyetini ortaya koyuyor.
Palantir, 11 Eylül olaylarının ardından ABD’nin savunma kapasitesini artırmak amacıyla 2003 yılında kuruldu ve CEO Alex Karp, uzun süredir şirketin ABD’li savaşçıları destekleme konusundaki kararlılığını vurguluyor.
Şirket, son zamanlarda ABD ordusu tarafından İran’da kullanılan yapay zeka destekli Maven Smart System platformuyla tanınır hale geldi.
Karp, mart ayında AIPCon’da CNBC’ye verdiği demeçte, “Artık daha hassas bir şekilde hedef alabilmeniz… savaşın yürütülme şeklini değiştirmiştir,” demişti.
Palantir, yıllar boyunca ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) ve İç Güvenlik Bakanlığı ile yürüttüğü çalışmalar nedeniyle sert eleştirilere maruz kalmıştır; bu eleştiriler arasında, şirketin araçlarının hükümet tarafından Amerikalıları gözetlemek amacıyla kullanıldığına dair haberler de yer almaktadır; ancak şirket bu iddiaları reddetmiştir.
Amerika
Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.
Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.
Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.
Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.
Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.
Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.
Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.
Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.
Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.
Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.
Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.
Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.
Amerika
“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.
ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.
Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.
Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.
The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.
Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.
Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:
“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”
Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.
Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”
Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.
Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.
Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.
İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.
Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.
Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.
Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.
Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.
Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.
Amerika
ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.
Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.
“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.
Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.
Bessent şöyle konuştu:
“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. Ama peşinize düşeceğiz.”
ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı
ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.
Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.
ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.
Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.
İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.
Avrupa4 gün önceAvrupa savunma sanayii Ukrayna’ya yetişemiyor
Avrupa3 gün önceKoçbaşı olarak AfD
Görüş2 hafta önceBişkek’te “Yeni Düzen” gerçeğe dönüşüp dönüşemeyeceğini görmek için toplanıyor
Dünya Basını2 hafta önce“Yapay zeka devasa bir aldatmaca”
Avrupa4 gün önceCDU, AfD’yi durdurmak için yeni göç planı hazırlıyor
Asya2 hafta önceHindistan’ın 2047 gelişmiş ekonomi hedefi zora girdi
Asya1 hafta önceABD’nin baskısıyla karşı karşıya kalan Japonya Merkez Bankası kritik bir karar aşamasında
Asya2 hafta önceÇin insansı robot pazarında liderliği hedefliyor










