Amerika
Palantir, “karanlık manifesto” yayınladı

ABD’li büyük veri analitiği şirketi Palantir, X’te yayınladığı bir “manifesto” ile neden Batı medeniyetinin sert güç yoluyla kazanması gerektiğini yazdı.
Peter Thiel’in kurucuları arasında yer aldığı, Alex Karp’ın CEO’luğunu üstlendiği teknoloji şirketi, geçen sene Karp ve Nicholas W. Zamiska tarafından yayımlanan Teknoloji Cumhuriyeti kitabından alınan pasajlardan oluşan uzun bir X gönderisi paylaştı.
Silikon Vadisi’nin, gelişimini sağlayan ülkeye, yani ABD’ye karşı “ahlaki bir borcu” olduğunu savunan Palantir, Silikon Vadisi’nin mühendislik elitinin, “ulusun savunmasına katılma konusunda kesin bir yükümlülüğü” bulunduğunu öne sürdü.
Yumuşak gücün sınırlarının ortaya çıktığını yazan şirket, “Özgür ve demokratik toplumların galip gelebilmesi için ahlaki çağrılardan daha fazlası gereklidir. Bunun için sert güç gereklidir ve bu yüzyılda sert güç, yazılım [software] üzerine inşa edilecektir,” dedi.
Palantir, Almanya ve Japonya’nın demilitarize edilmesinin “aşırı” olduğunu savunarak bunun tersine çevrilmesini isterken, Silikon Vadisi’nin “suçla mücadele”ye katılmasını, “dine karşı yaygın hoşgörüsüzlüğe” karşı çıkılması gerektiğini kaydetti.
Yarbay Palantir ve kişisel verilerin Batının hizmetine sunulması
Teknoloji Cumhuriyeti’nden alınan 22 maddelik manifesto şöyle:
- Silikon Vadisi’nin, yükselişini mümkün kılan ülkeye ahlaki bir borcu vardır. Silikon Vadisi’nin mühendislik elitinin, ulusun savunmasına katılma konusunda kesin bir yükümlülüğü bulunmaktadır.
- Aplikasyonların zorbalığına karşı ayaklanmalıyız. iPhone, bir medeniyet olarak en büyük yaratıcı başarımız, hatta en büyük zaferimiz değil mi? Bu cihaz hayatımızı değiştirdi, fakat artık “mümkün olan” algımızı sınırlayıp kısıtlıyor olabilir.
- Ücretsiz e-posta yeterli değildir. Bir kültürün veya medeniyetin, hatta yönetici sınıfının çöküşü, ancak o kültür halk için iktisadi büyüme ve güvenlik sağlayabiliyorsa affedilebilir.
- Yumuşak gücün, sadece yüksekten uçan retoriğin sınırları ortaya çıkmıştır. Özgür ve demokratik toplumların galebe çalma yeteneği, ahlaki çekicilikten daha fazlasını gerektirir. Sert güç gerektirir ve bu yüzyılda sert güç, yazılım üzerine inşa edilecektir.
- Soru, yapay zeka silahlarının üretilip üretilmeyeceği değil; bunları kimin ve ne amaçla üreteceğidir. Düşmanlarımız, kritik askeri ve ulusal güvenlik uygulamalarına sahip teknolojilerin geliştirilmesinin yararları hakkında teatral tartışmalara dalmak için duraksamayacaklardır. Devam edeceklerdir.
- Ulusal hizmet genel bir görev olmalıdır. Toplum olarak, tamamen gönüllülerden oluşan bir ordudan uzaklaşmayı ciddi olarak düşünmeli ve bir sonraki savaşa herkes risk ve maliyeti paylaşırsa girmeliyiz.
- Bir ABD Deniz Piyadesi daha iyi bir tüfek isterse, onu üretmeliyiz; aynısı yazılım için de geçerlidir. Ülke olarak, yurtdışındaki askeri harekatların uygunluğu hakkında tartışmaya devam ederken, tehlikeye atılmalarını istediğimiz kişilere olan bağlılığımızdan asla sapmamalıyız.
- Kamu görevlileri bizim rahiplerimiz olmak zorunda değildir. Çalışanlarına federal hükümetin kamu görevlilerine ödediği şekilde ödeme yapan herhangi bir işletme, hayatta kalmakta zorlanırdı.
- Kendilerini kamu hayatına adayanlara karşı çok daha fazla hoşgörü göstermeliyiz. Affetmeye yer kalmaması, yani insan ruhunun karmaşıklığına ve çelişkilerine karşı her türlü hoşgörünün bir kenara atılması, sonunda pişman olacağımız bir yönetici kadrosuyla baş başa kalmamıza neden olabilir.
- Modern siyasetin psikolojikleştirilmesi bizi yanlış yola sürüklüyor. Ruhlarını ve benlik duygularını beslemek için siyasi arenaya bakanlar, iç dünyalarının asla tanışmayacakları insanlarda ifade bulmasına aşırı güvenenler, hayal kırıklığına uğrayacaklardır.
- Toplumumuz, düşmanlarının yok oluşunu aceleye getirmek konusunda fazla hevesli hale geldi ve çoğu zaman bundan keyif alıyor. Bir rakibin yenilgisi, sevinme değil, es verme anıdır.
- Atom çağı sona eriyor. Bir caydırıcılık çağı olan atom çağı sona eriyor ve yapay zeka üzerine kurulu yeni bir caydırıcılık dönemi başlamak üzere.
- Dünya tarihinde hiçbir ülke, ilerici değerleri bu ülke kadar ilerletmemiştir. Amerika Birleşik Devletleri mükemmel olmaktan uzaktır. Fakat bu ülkede, gezegendeki diğer hiçbir ülkede olmadığı kadar, kalıtsal elitler dışındaki insanlar için ne kadar çok fırsat olduğunu unutmak kolaydır.
- Amerikan gücü, olağanüstü uzun bir barışı mümkün kılmıştır. Çok fazla kişi, büyük güçler arasında askeri bir çatışma olmadan dünyada neredeyse bir asırdır bir tür barışın hüküm sürdüğünü unutmuş ya da belki de bunu doğal kabul etmiştir. En az üç nesil –milyarlarca insan, onların çocukları ve şimdi de torunları– hiçbir dünya savaşı yaşamamıştır.
- Savaş sonrası Almanya ve Japonya’nın etkisiz hale getirilmesi geri alınmalıdır. Almanya’nın etkisiz hale getirilmesi, Avrupa’nın şu anda ağır bir bedel ödediği aşırı bir düzeltmeydi. Japon pasifizmine yönelik benzer ve son derece teatral bir taahhüt sürdürülürse, Asya’daki güç dengesini de tehdit edecektir.
- Piyasanın harekete geçemediği alanlarda bir şeyler inşa etmeye çalışanları alkışlamalıyız. Kültür, [Elon] Musk’ın büyük anlatılara olan ilgisini adeta alaycı bir şekilde karşılıyor, sanki milyarderler sadece kendilerini zenginleştirme yolunda kalmalıymış gibi… Onun yarattığı şeyin değerine yönelik herhangi bir merak ya da samimi ilgi, esasen göz ardı ediliyor ya da belki de ince bir örtüyle gizlenmiş bir küçümsemenin altında gizleniyor.
- Silikon Vadisi, şiddet suçlarıyla mücadelede rol oynamalıdır. ABD’deki birçok politikacı, şiddet suçları söz konusu olduğunda esasen omuz silkip geçiyor; sorunu çözmek için ciddi çabaları terk ediyor ya da hayat kurtarmak için çaresiz bir girişim olması gereken çözümler ve deneyler üretirken seçmenleri veya bağışçıları nezdinde herhangi bir risk almayı göze almıyor.
- Kamuoyunda tanınan kişilerin özel hayatlarının acımasızca ifşa edilmesi, çok fazla yeteneği kamu hizmetinden uzaklaştırıyor. Kamu arenası –ve kendilerini zenginleştirmekten başka bir şey yapmaya cesaret edenlere yönelik sığ ve önemsiz saldırılar– o kadar acımasız hale gelmiştir ki, cumhuriyet, içinde gerçek bir inanç yapısı gizli olsaydı hırslarını affedebileceğimiz, etkisiz, içi boş bir kadroyla baş başa kalmıştır.
- Kamu yaşamında farkında olmadan teşvik ettiğimiz ihtiyat, yıpratıcıdır. Yanlış bir şey söylemeyenler, genellikle pek bir şey söylemezler.
- Bazı çevrelerdeki dini inançlara karşı yaygın hoşgörüsüzlüğe karşı çıkılmalıdır. Elitlerin dini inançlara karşı hoşgörüsüzlüğü, belki de siyasi projesinin, içindeki pek çok kişinin iddia ettiğinden daha az açık bir entelektüel hareket olduğunu gösteren en belirgin işaretlerden biridir.
- Bazı kültürler hayati ilerlemeler kaydetmiştir; diğerleri ise işlevsiz ve regresif kalmıştır. Artık tüm kültürler eşittir. Eleştiri ve değer yargıları yasaktır. Oysa bu yeni dogma, belirli kültürlerin ve hatta alt kültürlerin… harikalar yarattığı gerçeğini göz ardı etmektedir. Diğerleri ise vasat, hatta daha kötüsü, regresif ve zararlı olduklarını kanıtlamıştır.
- Boş ve içi boş bir çoğulculuğun sığ cazibesine direnmeliyiz. Biz, Amerika’da ve daha geniş anlamda Batı’da, son yarım yüzyıldır kapsayıcılık adına ulusal kültürleri tanımlamaya direndik. İyi ama neyi kapsamak adına?
Amerika
Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.
Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.
Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.
Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.
Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.
Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.
Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.
Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.
Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.
Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.
Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.
Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.
Amerika
“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.
ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.
Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.
Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.
The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.
Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.
Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:
“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”
Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.
Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”
Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.
Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.
Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.
İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.
Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.
Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.
Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.
Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.
Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.
Amerika
ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.
Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.
“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.
Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.
Bessent şöyle konuştu:
“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. Ama peşinize düşeceğiz.”
ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı
ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.
Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.
ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.
Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.
İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.
Avrupa5 gün önceAvrupa savunma sanayii Ukrayna’ya yetişemiyor
Avrupa4 gün önceKoçbaşı olarak AfD
Görüş2 hafta önceBişkek’te “Yeni Düzen” gerçeğe dönüşüp dönüşemeyeceğini görmek için toplanıyor
Dünya Basını2 hafta önce“Yapay zeka devasa bir aldatmaca”
Avrupa5 gün önceCDU, AfD’yi durdurmak için yeni göç planı hazırlıyor
Asya2 hafta önceHindistan’ın 2047 gelişmiş ekonomi hedefi zora girdi
Asya2 hafta önceABD’nin baskısıyla karşı karşıya kalan Japonya Merkez Bankası kritik bir karar aşamasında
Asya3 gün önceÇin’in HQ-17AE kısa menzilli hava savunma sistemi Pakistan’ın İHA savunmasını güçlendirecek










