Bizi Takip Edin

Amerika

Palantir CEO’su Karp: AI, göçü gereksiz kılacak

Yayınlanma

Palantir kurucusu ve CEO’su Alex Karp, Davos’ta yaptığı konuşmada yapay zekanın (AI) büyük ölçekli göçü gereksiz kılacağını öne sürdü.

Karp, salı günü düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu panelinde BlackRock CEO’su Larry Fink ile yaptığı konuşmada, “Ülkenizin vatandaşları, özellikle mesleki eğitim almış olanlar için fazlasıyla yeterli istihdam imkanı olacak. Bu eğilimler, çok özel bir beceriye sahip olmadıkça büyük ölçekli göç olması gerektiğini hayal etmeyi gerçekten zorlaştırıyor,” dedi.

Bir batarya şirketi için batarya ürettiklerini ve ABD’de bu işi yapan insanların, Japon mühendislerin yaptığı işin aynısını yaptığını ve sadece “lise mezunu” olduğunu kaydeden Karp, AI’ın “ırkçılığı” çözeceğini ileri sürdü.

Yapay zekanın “sivil özgürlükleri güçlendirdiğini” savunan CEO, bir hastanede hastaların gelirlerine veya kişisel geçmişlerinin başka bir kısmına göre farklı muamele görüp görmediklerini görmek için AI’ın kullanılabileceği varsayımsal bir senaryo önerdi.

Felsefe doktorası olan Karp, kendini, en büyük risk altında olan “elit” beyaz yakalı çalışanların bir örneği olarak gösterdi. Karp, AI’ın “beşeri bilimler alanındaki işleri yok edeceğini” savundu.

Meslek sahibi çalışanların “yerine konulamaz olmasa da” daha değerli olacağını savunan Karp, yüksek öğrenimin bir kişinin yetenekleri ve istihdam edilebilirliğinin nihai ölçütü olduğu fikrini eleştirdi.

Palantir CEO’su Karp’tan Silikon Vadisi’ne: Silah başına!

Karp, geçen kasım ayında Axios’e verdiği röportajda, “Yale’e gidecek türden bir insansanız, klasik anlamda yüksek IQ’ya sahipseniz ve genel bilgiye sahipseniz, fakat bu bilgi spesifik değilse, başınız belada demektir,” demişti.

Karp, kendisini “bayrak sallayan bir ilerici” olarak tanımladı, fakat ABD Başkanı Donald Trump’ın gündemine sempati duyduğunu ifade etti.

Veri analizi şirketi Palantir, ülkenin göçmenlik makamları ve Savunma Bakanlığı ile yakın ilişkiler sürdürüyor. Karp, bu ilişkilerin şirket içinde ve dışında protestolara neden olduğunu söyledi.

Palantir, uzun süredir ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza’ya (ICE) hizmet sunarak yetkililerin bireyler hakkında dosya oluşturmasına olanak tanıyor. Ayrıca, dünya çapında hükümetlerle savunma alanında işbirliği yapıyor ve kurumsal işlerini büyütüyor.

Şirket, Karp ve Trump’ın ilk yönetimi sırasında erken dönem danışmanlarından milyarder Peter Thiel tarafından kuruldu.

Karp, Fink’e, “Bence yetenekleri test etmek için farklı yöntemlere ihtiyacımız var,” dedi. Karp, bir zamanlar polis memuru olan ve bir süre kısa süreli üniversiteye devam eden, şu anda ise ABD Ordusu’nun Maven sistemini yöneten bir kişiyi örnek gösterdi.

Eski çalışanları bile anlatamıyor: Teknoloji devi Palantir aslında ne yapıyor?

Maven, Palantir tarafından geliştirilen ve drone görüntüleri ile videoları işleyen bir yapay zeka aracı.

Karp, “Geçmişte yetenekleri test etme yöntemlerimiz, bu kişinin yeteneklerinin ne kadar vazgeçilmez olduğunu tam olarak ortaya çıkarmazdı,” iddiasında bulundu.

Karp ayrıca, Palantir’de tüm gün yaptığı şeyin “bir kişinin olağanüstü yeteneğini bulmak” olduğunu söyledi:

“Sonra onları o işe yerleştiriyorum ve onların o işte kalmalarını ve kendilerini iyi olduklarını düşündükleri diğer beş işte kalmamalarını sağlamaya çalışıyorum.”

Karp’ın yorumları, zorlu iş piyasasında işverenlerin, iş başvurusunda bulunanların sahip olduğu beceriler ile işverenlerin aradığı beceriler arasında bir uçurum olduğunu bildirmeleri üzerine geldi.

16 ila 24 yaş arası genç işçilerin işsizlik oranı aralık ayında %10,4’e ulaştı ve üniversite mezunları arasında artmaya devam ediyor. 

Karp, şirketinin “tonlarca hastaneye” hizmet verdiğini, fakat hepsinin “hasta kabul sorunu” ve “doktor ve hemşire eksikliği” yaşadığını ileri sürdü:

“Düşük kâr marjlı bir ortamda çalışıyorlar, fakat her birinin, uzmanlık alanlarına ve iyi sonuç alamadıkları hasta türlerine göre hastalarını farklı şekillerde tedavi etme yöntemleri var. Peki bunu nasıl idare ediyorsunuz? Bu sayede, hastaları kabul etme akışı ve işletmenize giriş, bu işlemleri eskisinden 10, 15 kat daha hızlı gerçekleştirebileceğiniz bir şekilde oluyor. Bu, birçok hayat kurtarıyor.”

Palantir CEO’su İsrail karşıtı protestoculara ‘pagan’ dedi ve ‘Kuzey Kore’ye gönderilmelerini’ savundu

Fink’in yapay zekanın büyüme açısından dünyada daha büyük bir dengesizlik yaratıp yaratmayacağı sorusuna Karp, “Bence ilk göze çarpan dengesizlik, Amerika ve Çin’in bunu gerçekleştirmenin farklı yollarını anladıkları ve her ikisi de işe yarıyor, hem de büyük ölçekte, ve bence bu, çoğu insanın mümkün olduğuna inandığından çok daha hızlı bir şekilde ilerleyecek,” cevabını verdi.

Karp, “İskonto oranı gibi, kısa vadede değil, uzun vadede yapılacaklar ve bunun toplumumuzun her yönüne nasıl etki edeceği konusunda çok yüksek olduğunu düşünüyorum,” diye ekledi ve şöyle devam etti:

“Avrupa’da teknoloji benimsenmesi ciddi ve çok, çok yapısal bir sorundur ve beni en çok korkutan şey, hiçbir siyasi liderin ayağa kalkıp ‘Ciddi ve yapısal bir sorunumuz var ve bunu çözeceğiz’ dememiş olması.”

Amerika

Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Yayınlanma

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.

Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.

Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.

Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.

Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.

Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.

Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.

Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.

Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.

Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.

Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.

Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.

Veri merkezi krizi

Okumaya Devam Et

Amerika

“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

Yayınlanma

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.

ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.

Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.

Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.

The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.

Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.

Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:

“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”

Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.

Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”

Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.

Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.

Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.

İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.

Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.

Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.

Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.

Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.

Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

Yayınlanma

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.

Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.

“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.

Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.

Bessent şöyle konuştu:

“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. ⁠Ama peşinize düşeceğiz.”

ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı

ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.

Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.

ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.

Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.

İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald ​Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English