Avrupa
Parti içi muhalefet Weidel’a bayrak açtı: AfD’de neler oluyor?

Almanya için Alternatif Partisi’nin (AfD) en yüksek üye sayısına sahip Kuzey Ren-Vestfalya eyalet teşkilatında başlayan liste krizi, genel merkeze sıçrayarak Eş Genel Başkan Alice Weidel ile eyalet yönetimi arasında açık bir güç mücadelesine dönüştü. Eyalet Başkanı Martin Vincent’ın genel merkeze karşı ihtiyati tedbir kararı aldırmasıyla tırmanan gerilim sürerken, parti temsilcilerinin sabıkalı neo-Nazi yayıncılarla ilişkileri ve Jens Spahn’ın istifası sonrası yükselen homofobik söylemler parti içi çatlağı derinleştiriyor.
Almanya için Alternatif Partisi (AfD), ülkenin en kalabalık eyaleti konumundaki Kuzey Ren-Vestfalya (NRW) teşkilatında patlak veren ağır bir liderlik kriziyle karşı karşıya.
Gelecek yıl düzenlenecek eyalet parlamentosu seçimleri öncesinde aday listelerinin belirlenmesi sürecinde başlayan anlaşmazlık, Eş Genel Başkan Alice Weidel ile eyalet yönetimi arasında doğrudan bir yetki savaşına dönüştü.
Delegeler üzerindeki nüfuzu sebebiyle federal partideki güç dengelerini belirleme potansiyeline sahip NRW teşkilatındaki bu başkaldırı, parti genel merkezinin idari kontrolünü tartışmaya açtı.
Seçim kurulu toplantısında tırmanan gerilimde iki ana odak karşı karşıya geldi. Eyalet Başkanı Martin Vincent liderliğindeki Ilımlı kanat, Eş Genel Başkan Tino Chrupalla ile taktiksel bir ittifak kurarken; Milletvekili Matthias Helferich ile Federal Başkan Yardımcısı Sven Tritschler’in başını çektiği radikal grup doğrudan Alice Weidel’a yakın duruyor.
Radikal kanat, aday belirleme kurulunu kilitletmek ve listede kendi isimlerine yer açmak maksadıyla kitlesel adaylık stratejisini devreye soktu.
Sözlü sataşmaların ve usulsüzlük iddialarının gölgesinde tamamlanan kurultayda delegelerin çoğunluğunu elde eden Vincent kanadı kendi aday listesini kabul ettirdi.
Genel merkez ise delegelerin tehdit edildiği ve baskı altına alındığı yönündeki ihbarları gerekçe göstererek NRW yönetimine seçimi iptal etme ve kurultayı yineleme talimatı verdi. Eş genel başkanlar Alice Weidel ve Tino Chrupalla’nın imzasıyla iletilen talebe sert yanıt veren Martin Vincent, seçimin meşruiyetini savundu ve parti yönetimi hakkında Düsseldorf Eyalet Mahkemesinde ihtiyati tedbir davası açtı.
Karara uyulmaması halinde genel başkanlar hakkında 250 bin euroya varan para cezası yahut hapis yaptırımı talep edildi.
Parti içi yazışmalarda Weidel’ı “tüzük karşıtı eğilimlere göz yummakla” suçlayan eyalet yönetimi, genel merkezin müdahalesini hukuki gerekçelerle değil, listenin bileşimini değiştirme arzusuyla açıkladı.
Gerilim eyalet düzeyindeki temsilcilerin üslubuna da yansıdı. NRW Eyalet Parlamentosu AfD Grubu İdare Amiri Christian Loose, düzenlediği mitingde genel merkezin yönetim kurulundaki çoğunluk dengesini usulsüz disiplin soruşturmalarıyla (PV) 7-5’ten 5-5’e düşürmeye çalıştığını beyan etti.
Loose, katıldığı bir yayında Alice Weidel’a atıfla “Alice Merkel” ifadesini kullanarak partide ağır hakaret kabul edilen bir kıyaslamada bulundu.
Vincent sonrasında mektup yoluyla tırmanan krizden üzüntü duyduğunu bildirip uzlaşma zemini aradığını belirtse de, mahkeme yetkilileri davanın henüz geri çekilmediğini doğruladı.
Federal yönetim, NRW teşkilatının mali yapısını, karar süreçlerini ve üye kayıtlarını denetlemek üzere eski yönetim kurulu üyesi Roman Reusch ile Federal Sayman Hannes Gnaug liderliğinde bir inceleme komisyonu görevlendirdi.
Helferich kanadı, eyalet yönetiminin gücünü korumak adına muhalif üyelerin kaydını geciktirip kendi destekçilerini öne çıkardığını iddia ediyor.
Komisyonun incelemeleri sonucunda listenin hukuki olarak sakatlanması halinde, 2023 yılında Bremen eyalet seçimlerinde yaşanan ve partinin seçime girmesini engelleyen tablonun bir benzerinin NRW’de tekrarlanabileceğinden endişe ediliyor.
Diğer yandan parti temsilcilerinin aşırı sağcı çevrelerle ilişkileri de yeni bir tartışma başlığı oluşturdu. Uzun yıllar neo-Nazi çizgideki NPD (yeni adıyla Die Heimat) bünyesinde üst düzey görev alan, halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçundan sabıkalı Sebastian Schmidtke’nin dijital yayınlarına çok sayıda AfD’li siyasetçinin katıldığı belirlendi.
AfD’nin resmi “bağdaşmazlık listesinde” yer alan bir yapının eski yöneticisine mülakat verenler arasında AfD Saksonya-Anhalt Başaday Ulrich Sigmund, Brandenburg Grup Başkanı Hans-Christoph Berndt ve parti gençlik yapılanması yöneticileri yer alıyor.
Parti sözcüleri yoğunluk sebebiyle her yayıncı için geçmiş araştırması yapılamadığını savunurken, Schmidtke’nin AfD Federal Kurultayı’na basın mensubu sıfatıyla akredite edildiği anlaşıldı.
Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) Meclis Grubu Başkanı Jens Spahn’ın yurtdışında taşıyıcı annelik yöntemiyle çocuk sahibi olduğunun ortaya çıkmasının ardından istifa etmesi, AfD kanadında etik tartışmaların ötesinde homofobik söylemlerin öne çıkmasına yol açtı.
Taşıyıcı annelik sisteminin hukuki ve insani boyutundan ziyade eşcinsel ebeveynliği hedef alan AfD milletvekilleri, sosyal medya hesaplarından sert açıklamalarda bulundu.
Milletvekili Matthias Moosdorf “herkes için evlilik” düzenlemesini eleştirerek çocukların “satın alınamayacağını” yazarken, Niedersachsen Milletvekili Vanessa Behrendt iki erkeğin çocuk sahibi olamayacağını savundu.
AfD Milletvekili Christina Baum doğrudan Spahn’ı hedef alarak çocuğun anne sevgisinden mahrum kalacağını ileri sürdü.
Thüringen Milletvekili Torben Braga ise yeni doğan bir bebeğin annesinden alınarak iki erkeğe verilmesini “insanlığa karşı suç” olarak niteledi.
Yurtdışındaki taşıyıcı annelik uygulamalarının Almanya’da suç sayılması ve yasal boşlukların kapatılması amacıyla yaz tatilinin ardından Federal Meclise kanun teklifi sunmaya hazırlanan AfD Federal Meclis Grubu, konuyu parlamenter düzlemde takibe alacağını duyurdu.
Avrupa
Avrupa’da doğalgaz fiyatları 2022’den bu yana en yüksek seviyeye çıktı

Avrupa’da vadeli doğalgaz fiyatları Hürmüz Boğazı’nın kapanması ve daralan LNG arzının etkisiyle megavatsaat başına 86,79 euroya kadar yükselerek Aralık 2022’den bu yana en yüksek seviyeyi gördü. Yeraltı depolama tesislerindeki doluluk oranı 12 Ekim itibarıyla yüzde 73,75’te kaldı.
Avrupa’da vadeli doğalgaz fiyatları, sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) arzındaki düşüş ve yeraltı depolama tesislerindeki düşük doluluk oranlarının piyasada uzun süreli açık endişesini artırmasıyla 2022’den bu yana görülen en yüksek düzeye çıktı.
Hollanda merkezli sanal ticaret noktası TTF’de işlem gören kasım vadeli doğalgaz kontratlarının fiyatı yüzde 2,89 artışla megavatsaat başına 86,79 euroya ulaştı.
Uluslararası piyasalardaki döviz kuru hesaba katıldığında bu tutar bin metreküp başına 1019,83 dolara karşılık geliyor. Avrupa pazarında doğalgaz, söz konusu seviyelerde en son 22 Aralık 2022’de işlem görmüştü.
Günün ilerleyen saatlerinde artış hızı yüzde 2,1’e geriledi; Türkiye saatiyle 13.11 itibarıyla gaz fiyatı megavatsaat başına 86,125 eurodan (bin metreküp için 1011,47 dolar) alıcı buldu.
Avrupa’da doğalgaz fiyatı eylül ayında da Aralık 2022’den bu yana ilk kez 1000 dolar barajını aşmış, ardından 870 dolara çekilmişti.
Fiyat artışının ekim ayında da sürmesinde, ABD ve İsrail’in İran’a açtığı savaşın tetiklediği küresel arz açığı endişeleri belirleyici rol oynuyor. Doğalgaz krizi, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinin sekiz aydan uzun süredir kapalı kalmasından kaynaklanıyor.
Savaşın başlamasıyla boğazın neredeyse tamamen ulaşıma kapatılması, dünya pazarına sunulan LNG hacminin yaklaşık yüzde 20 daralmasına yol açtı.
Ortadoğu kaynaklı sevkiyatın sekteye uğraması, mevcut LNG hacimleri üzerindeki uluslararası rekabeti hızlandırdı. Bu tablo, tüketim dalgalanmalarını ve ani tedarik kesintilerini dengeleyen Avrupa’daki yeraltı depolama tesislerinin yaz aylarında yeterince doldurulamamasına neden oldu.
Avrupa’daki depolama tesislerinin doluluk oranı 12 Ekim itibarıyla yüzde 73,75 düzeyinde kaldı. Tesislerin doluluk oranı geçen yılın aynı döneminde yüzde 83,03, Ekim 2024’te ise yüzde 94,89 seviyesindeydi.
ING analistleri piyasadaki görünüme ilişkin değerlendirmelerinde, “Piyasa, kışın büyük bölümünü Basra Körfezi’nden neredeyse hiç LNG almadan geçireceği gerçeğini kavramaya çalışıyor” ifadesine yer verdi.
Depolardaki yetersizlik ve stokları tamamlama zorunluluğu fiyatları yukarı taşırken, Asyalı alıcılarla rekabetin kış aylarında yeni bir fiyat sıçramasına yol açabileceği uyarısı yapılıyor.
Kış öncesinde stoklar beş yıllık ortalamanın gerisinde
Öte yandan Reuters’ın görüş aldığı sektör uzmanları ve analistler, enjeksiyon sezonunun resmi sonu kabul edilen 1 Kasım itibarıyla Avrupa’daki doğalgaz depolarının doluluk oranının yüzde 75 ila yüzde 78 arasında kalacağını öngörüyor.
Bu oran, son beş yılın ortalamasının yaklaşık 10 yüzde puan altına denk geliyor.
Avrupa Birliği’nin kış dönemi tüketiminin yüzde 25 ila 30’unu yeraltı depoları karşılıyor; bu durum bölgeyi özellikle Norveç ve ABD’den sağlanan boru hattı ve LNG teslimatlarına bağımlı kılıyor.
ABN Amro enerji uzmanı Mutaz Altaghlibi, tedarikte yaşanacak olası bir aksamanın Avrupa’da fiyatları daha da yukarı çekebileceğini, Asyalı alıcıların LNG talebinin de fiyat baskısını yüksek tutacağını belirtti.
Banka, sert geçebilecek bir kış mevsiminde Avrupa depolarındaki gaz rezervinin yüzde 10 ila 15 seviyesine kadar eriyebileceğini duyurdu.
Altaghlibi, söz konusu düşüşün bir sonraki dolum sezonu açısından oldukça kritik ve zorlu koşullar yaratacağını vurguladı.
Mevcut piyasa koşulları, fiyatların megavatsaat başına 350 euronun üzerine çıktığı 2021-2022 enerji krizini andırıyor.
Enerji analistlerinin büyük bölümü fiyatların yeniden o zirvelere tırmanmasını beklemiyor; ancak megavatsaat başına 100 euronun aşılarak yüzde 25’lik ek bir artış yaşanmasının muhtemel olduğunu kaydediyor.
AB kış aylarında 14 milyar metreküplük doğalgaz açığı riskiyle karşı karşıya
Avrupa
Fransa’da market soğutucuları hacklendi: Milyonlarca euroluk gıda çöpe gitti

Fransa’daki büyük süpermarket zincirlerinin soğutma sistemlerini hedef alan siber saldırıda yüzlerce mağazanın dolapları 50 dereceye kadar ısıtıldı. Saatlerce süren ısınma nedeniyle taze ve dondurulmuş ürünler bozulurken, sektördeki zararın milyonlarca euroya ulaştığı hesaplanıyor.
Fransa genelindeki büyük süpermarket zincirleri, soğutma ve dondurucu sistemlerini hedef alan kapsamlı bir siber saldırıya uğradı.
Bilgisayar korsanlarının uzaktan erişim sağlayarak soğutuculardaki sıcaklığı 50 dereceye kadar yükseltmesi sonucu yüzlerce mağazadaki taze ve dondurulmuş gıdalar bozuldu.
BBC ve Fransız haber kanalı BFMTV’nin aktardığı verilere göre perakendecilerin toplam zararı milyonlarca euroyu bulabilir.
Saldırının, Danimarka merkezli mühendislik şirketi Danfoss tarafından üretilen ve soğutma ekipmanlarının uzaktan idaresini sağlayan yazılımdaki bir güvenlik açığından kaynaklandığı bildirildi.
Normal şartlarda gece saatlerinde buz çözme işlemi için kısa süreliğine ısıtılan üniteler, korsanların müdahalesiyle saatlerce yüksek sıcaklıkta tutuldu.
Bazı noktalarda ekipmanın aşırı ısınması nedeniyle yangın çıktığı aktarıldı.
Fransa genelinde yüzlerce süpermarket etkilendi
Perakende zincirlerinden Coopérative U Genel Direktörü Dominique Schelcher, olayı “son derece ciddi ve benzeri görülmemiş” bir saldırı olarak nitelendirdi.
Zincir bünyesindeki 100’ü aşkın mağazanın etkilendiği açıklandı. Intermarché ve Netto markalarını bünyesinde barındıran Les Mousquetaires Grubu, 180 mağazanın hedef alındığını, yeni olayları önlemek amacıyla yaklaşık 100 satış noktasının internet bağlantısının acilen kesildiğini bildirdi.
Reuters ajansının haberine göre Intermarché bünyesindeki bazı soğutucularda sıcaklık altı saat boyunca 50 derecede kaldı.
Carrefour, ülke genelindeki 6 bin mağazasından 80’inde soğutuculara yetkisiz erişim sağlandığını duyurdu.
Monoprix zinciri ise 400’ü aşkın şubesinin yüzde 5’inin saldırıya maruz kaldığını kaydetti.
Leclerc mağazalarının da etkilendiği bildirilirken, Les Mousquetaires Grubu 12 Ekim öğle saatlerinde bazı reyonların devre dışı kalmayı sürdürdüğünü paylaştı.
Soruşturma başlatıldı, gözler eski yazılımlara çevrildi
Fransa Başbakanı Sébastien Lecornu, olayın aydınlatılması için Ulusal Siber Güvenlik Ajansını (ANSSI) görevlendirdi.
Paris savcılığı da soğutma sistemlerine yönelik siber saldırı hakkında adli soruşturma başlattı.
Danfoss şirketi, saldırıların güvenlik güncellemesi yapılamayan eski yazılımlara sahip üniteleri etkilediğini savundu.
Şirket, müşterilerine sistem yazılımlarını güncel tutmaları ya da yeni cihazlara geçmeleri yönünde uzun süredir tavsiyede bulunduğunu açıkladı.
Öte yandan Hollanda merkezli perakende grubu Ahold Delhaize de bünyesindeki Albert Heijn zincirinde bir siber güvenlik sorunu yaşandığını bildirdi.
Şirketin mobil uygulamasından yapılan duyuruda teslimatların durdurulduğu, fiziki mağazaların ise açık kaldığı belirtildi. Hollanda’daki aksaklığın Fransa’daki saldırıyla bağlantılı olup olmadığı henüz netlik kazanmadı.
Danimarka Savunma Bakanlığı İstihbarat Dairesi, geçtiğimiz ay yayımladığı değerlendirmede Rusya’nın Batı ülkelerine yönelik hibrit saldırılarını önümüzdeki aylarda artırmasının muhtemel olduğu uyarısını yapmıştı.
Avrupa
Almanya, Starlink istasyonunu kundaklama iddiasıyla 2 Türk vatandaşını gözaltına aldı

Polonya yetkilileri, Alman polisinin geçen ay Varşova yakınlarındaki bir Starlink istasyonunu ateşe verdiği şüphesiyle iki Türk vatandaşını gözaltına aldığını açıkladı.
Polonya’nın özel servislerini koordine eden Bakan Tomasz Siemoniak, pazartesi günü Varşova’da düzenlediği basın toplantısında, Polonya’nın şüphelilerin iadesini talep ettiğini ve kundaklama saldırısının arkasında Rus gizli servislerinin olduğundan “hiç şüphe duymadığını” belirtti.
Siemoniak, düzenlediği basın toplantısında, “Ayrıca, Rus istihbarat teşkilatlarının giderek daha fazla suç dünyasıyla bağlantılı kişilere yöneldiğini de belirtmek gerekir,” dedi.
Başbakan Donald Tusk, X’te paylaştığı bir gönderide, olayı bir başka “hibrit savaş eylemi” olarak nitelendirdi ve sabotajdan sorumlu olanların Polonya’da adalete teslim edileceğini söyledi.
İçişleri Bakanı Marcin Kierwinski, iki Türk vatandaşının Polonya’da yabancı bir istihbarat teşkilatının talimatıyla sabotaj eylemi gerçekleştirdikleri gerekçesiyle suçlanacaklarını söyledi.
Polonya ve Ukrayna dahil Doğu Avrupa’nın diğer bölgelerine hizmet veren bir Starlink yer istasyonundaki güç kaynağı ekipmanı, 23 Eylül gecesi alev aldı.
Olay, internet hizmetinde ciddi bir kesintiye yol açmadı. Öte yandan çıkan yangın, istasyonun elektrik sistemini ve yedek jeneratörünü tamamen tahrip etti.
Batı’nın Ukrayna’ya sağladığı yardımların önemli bir geçiş yolu olan Polonya, son dönemde bir dizi şüpheli olayla karşı karşıya kaldı.
Su ve enerji altyapısı ile hastaneler gibi kamu hizmetlerine yönelik çok sayıda siber saldırı gerçekleşti.
Ayrıca Varşova ile Ukrayna sınırı arasındaki bir demiryolu hattında meydana gelen hasar, yetkililer tarafından Rus sabotajına atfedildi.
Temmuz ayı sonlarında da bir Rus füzesi Polonya’ya düştü.
Görüş2 hafta önceEast-West Forum: Dünyanın artık kaçınamayacağı bir diyalog
Asya2 hafta önceÇin akaryakıt ihracatını durdurdu: Küresel pazarda tedarik daralıyor
Dünya Basını5 gün önceEski CIA analisti Johnson: Trump İran’a girerse Çanakkale’deki Churchill gibi yenilir
Dünya Basını2 hafta önceÇin büyük güç kavramının anlamını nasıl dönüştürmek istiyor?
Dünya Basını2 hafta önceYarım trilyon dolarlık balon: Süper zeka söylemi gerçek zararları gizliyor
Dünya Basını1 hafta önceİktisatçı Richard Wolff: ABD’de oligarklar devleti rehin alarak piyasayı yönetiyor
Görüş7 gün önceOrtadoğu’da Koridor İttifakları Devri
Asya2 hafta önceJapon iş dünyası heyeti Pekin’i ziyaret ederken Çin ‘tarihten ders çıkarma’ uyarısı yaptı












