Bizi Takip Edin

Rusya

“Planlarımızda Kiev rejimini kurtarmak yok”

Avatar photo

Yayınlanma

Putin, gazeteci Zarubin’e genellikle ayaküstü mülakat verirdi; ne var ki bir dün bir değişiklik oldu: akşam Kremlin’deki ofisine çağırıp görüştü.

Önemli bir mülakat bu, hatta daha doğrusu mülakat değil de açıklama demek gerek. Bu yüzden dikkatli bir okumayı hak ediyor.

İlkin, birkaç not.

1) Cephedeki ve ülkedeki durumla ilgili abartılı, atalet ve rehavet oluşturmaya yönelik açıklama ve söylemlerden yahut pek az şey söylemek tutumundan kaçınıp tedirgin edici de olsa gerçekleri söyleme siyasetine kararlılıkla geri dönülmüş görünüyor. Bu siyaset 2023-2024’te de vardı ve o zaman hem ülke içinde konsolidasyon hem de cephe hattında hızlı ilerlemeye yardımcı olmuştu. Dahası, o zaman açıkça Stalin’e referansla yapılmıştı bu (gerçekleri söylemek davamıza hizmet eder); sonra (belki de “Anchorage ruhu” denen olmayan şey yüzünden) gevşedi.

2) Mülakat, kararlılık siyasetine de geri dönüşü yansıtıyor. Temel mesaj şu: görüşmeler mümkün, ancak savaş ancak bizim şartlarımızla sona erer. Bu bağlamda, son soru ve buna verilen cevaba özellikle dikkat çekmek gerek. En azından Alaska’dan bu yana açıklamalarda ABD’yi batı bloğunun dışında tutma çabası dikkat çekiyordu ve dahası, özellikle bu yılın başından beri Kiev rejiminin tırmandırdığı saldırılar devam ederken bu söylem pek çok kesimde tepki de doğuruyordu. Zarubin’in sorusundaki “Avrupalı liderler” vurgusu, onun belki de alışkanlıkla bu söylemi devam ettirdiğini gösteriyor. Putin’in cevabındaki “Batının, Rusya’nın stratejik bozgununu hedeflediği” vurgusu ise, ABD’nin söylemdeki ayrıcalıklı konumunu giderek kaybettiğinin, dolayısıyla Ukrayna meselesinde ABD’nin olası bir arabuluculuğu ihtimalinin (beklentisinin) giderek kaybolduğunun işareti sayılabilir.

3) Putin’in askeri duruma son derece hakim olduğu açık; bunu özellikle göstermek mi istedi, yoksa tamamen doğal bir açıklama mı — kesin bir yargıya varmak güç, ancak ben ikincisi olduğu izlenimi edindim. Bu son derece ayrıntılı bir askeri rapor; çok uzun zamandır benzerine rastlamamıştım.

4) Mülakatın ruhu, “Bizim planlarımızda Kiev rejimini kurtarmak yok,” cümlesinde yatıyor. Burada bilinenin (veya zaten başka türlü olamayacak olanın) teyidiyle karşılaşıyoruz. İki nokta özel bir dikkati hak ediyor. Birincisi, rejim (veya rejimin sahipleri) tarafından teklifler yapılıyor ve bazı kanallar açık tutulmaya çalışılıyor; ancak bunlar şimdiye kadar rejime nefes aldırmaya yönelik Rusya’yı ikna çabalarından başka bir şey değil. Bunlar kabul edilmedi ve edilmeyecek. İkincisi, oluşturulmakta olan güvenli bölgenin (özellikle Sumı ve Harkov oblastlerindeki durum) Rusya’ya katılması planı şimdilik yok. Bu bölgelerle ilgili kararda askeri mülahazalar belirleyici; ancak genişleyeceği anlaşılıyor. Dahası, kalıcı bir barış (Kiev rejimiyle yapılması neredeyse imkansız bir şey) olmadıkça bu güvenli bölgelerin boşaltılması da herhalde söz konusu olmayacaktır.

Görüşmedeki sorular özet olarak, cevaplar ise tamamına yakın çevrilmiştir. Özellikle askeri durumla ilgili rapor niteliğindeki bölüm eksiksiz çeviridir.

Soru: Elektrik ve akaryakıt meselesi?

… altyapı tesislerimize saldırılar sorunlar yaratıyor, bu ortada. Şu anda belli bir açığımız var, ama kritik değil, şimdi söyleyeceğim. …

Birinci görev özel askeri harekatın en çok ihtiyaç duyduğu malzemelerin üretimini hızla ve önemli ölçekte artırmaktır. Bunları, askeri harekatın yürütülüşündeki ihtiyaçlara uygun olarak, düşmanın kullandıklarını da dikkate alarak, aynı Avrupa’nın onlara yeni teknolojiler taşıyan yeni hava araçları vermekte olduğunu da dikkate alarak devamlı şekilde iyileştirmek. Bütün bu savunma araçları esasen bizde mevcut. Mesele, üretim ve birliklere yahut kritik önem taşıyan altyapı tesislerinin korunması için sevk hızını artırmak.

İnsansız hava araçlarının ve füzelerin altyapımıza ve en önemlisi insanlara yönelik saldırılarını püskürtmeye yönelik bütün kademe ve organların çalışmalarının da koordine edilmesi gerekiyor. Burada en önemli görev sivil halkın korunması; ekonomiye, muhtelif üretim kollarına, sanayiye verilecek zararın minimize edilmesi. Dediğim gibi, zarar var. Ama zarar gören bütün tesisler epey hızla onarılıyor ve ortaya çıkan problemler de kritik nitelik taşımıyor. …

Kırım’a enerji kaynağı sevkiyatına gelince, aylık ihtiyaç… 70 bin ton. Kırım’da birkaç günlük stok var, ama ihtiyaçlar karşılanacak. Bu sevkiyatları da hem karadan hem denizden artıracağız. …

Genel olarak… sivil altyapımıza saldırılar… bir enformasyon kampanyası için de yapılıyor; hatta daha kesin bir ifadeyle, kampanya için de değil, Rusya’ya karşı, en azından bizde kendimize, kuvvetlerimize güvensizlik doğurma, azami hedef olarak da Rusya toplumunda bölünmeye yol açma ve Rusya’yı kısa bir süreliğine de olsa birliklerimizin askeri temas hattı boyunca taarruzunu durdurmak zorunda bırakma ve kendileri, yani düşman için görüşme sürecinin başlamasında avantajlı şartlar yaratma amacı güden bir enformasyon harekatı için.

Onlara bu şansı vermeyeceğiz. Şu da çok önemli: bütün bu terörist sızmalar cephedeki durumu hiçbir şekilde etkilemiyor. Bu ilkesel bir nokta. Bütün bu saldırılar, altyapımızda nereye yapılırsa yapılsın, cephedeki duruma, askeri temas hattına kesinlikle hiçbir etkide bulunmuyor.

Soru: Görüşme süreci durdu; ancak Putin Petersburg’daki konuşmasında “başka kanallar da” olduğunu söylemişti — bu başka kanallardan başka talepler veya teklifler geliyor mu?

Evet, gerçekten de temaslar var ve bunlar bir dizi istikamette, bir dizi hatta kurulu. Burada bir sır görmüyorum.

Yeni teklifler de var. Ama Kiev’deki rejimin başıyla görüşme teklifleri yeterince iyi biliniyor. Askeri temas hattı boyunca askeri harekatın kısa bir süreliğine de olsa durması talebi de haber sayılmaz.

Ama birkaçını anmaya hazır olduğum yeni teklifler de var. Mesela, her iki tarafın topraklarının derinlerinde saldırıların durdurulması. Tabii, bu teklifin neden yapıldığı malum. Çünkü Ukrayna topraklarının derinlerine misilleme saldırılarımız çok daha güçlü, hissedilir ve, dosdoğru söyleyelim, yıkıcı; Kiev rejimi için gerçekten de ciddi sonuçlara yol açıyor.

Bir teklif daha var: askeri harekatların, dikkatinizi çekerim, sadece dört bölgeyle sınırlanması, yani askeri harekatın sadece Herson oblastinde, Zaporoje oblastinde, Donetsk halk cumhuriyetinde ve Lugansk halk cumhuriyetinde yürütülmesi ve geri kalan bütün topraklarda durdurulması. Bunun da nedeni belli. Çünkü bu, eğer kabul edersek, Ukrayna silahlı kuvvetlerine Nikolayev oblastindeki, Dnyepropetrovsk oblastindeki, Harkov ve Sumı oblastlerindeki birliklerini ve sınır bölgelerinden de bazı birliklerini çekme ve bu birlikleri yukarıda andığım dört bölgeye sevk etme imkanı verecek.

Ukrayna silahlı kuvvetlerinin korkunç ölçekte personel sıkıntısı yaşadığı şartlarda anlaşılan bunun kurtuluşları olabileceğini düşünüyorlar. Ama bizim planlarımızda Kiev rejimini kurtarmak yok. Her ne kadar dikkatli bir tutum sergilesek de şu an o taraftan gelen her teklife karşı hiçbir istihza yapmadan söylüyorum.

Doğru; hasıl olan durumda Ukrayna silahlı kuvvetleri tarafından gelebilecek, özel kuvvetler tarafından sınırlı görevlerle ve bizim dikkatimizi ve kuvvetlerimizi başlıca görevin (Donbass ve Novorossiya’nın nihai olarak kurtarılması) tamamlanmasından saptırmak hedefi güden beklenmedik, düşmanın bizim için beklenmedik saydığı olası girişimleri de göz ardı etmiyoruz.

Soru: Temas hattındaki durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kuzeyden, “Kuzey” grubundan başlayalım. Sumı ve Volçansk istikametlerindeki Rusya birliklerinin hedefinin sınırlarımız boyunca bir güvenli bölge yaratmak olduğunu hatırlatırım. Bu görev, Ukrayna silahlı kuvvetlerinin Kursk oblastine saldırısından ve sınır bölgelerimize halen devam eden saldırılarından sonra önümüze konulmuştur.

Ukrayna rejimi Kursk topraklarında işlediği suçların bedelini bizim sınırda güvenli bir bölge yaratmamız için gereken toprakları kaybederek ödeyecek.

Bu arada, Sumı şehrine (oblast merkezi, sanırım çok büyük bir şehir değil, 30 binden çok bina) Sumı şehrine 10,5 kilometre kaldı. Bu şehir ve bölgeyle ilgili en genelde siyasi planlarımız yok. Savunma bakanlığı ve genelkurmayın tekliflerine göre hareket edeceğiz. Bu istikametteki birlikler aktif, kararlı şekilde hareket ediyor, hızlı bir tempoyla ilerliyorlar.

Devam — kuzeyden güneye gelirsek, “Batı” grubu; onun sorumluluk alanı büyük. Kiev rejiminin temsilcilerinin tabelası önünde fotoğraf çektirmeyi sevdikleri Kupyansk şehrinden başlayacağım. Birliklerimiz şehrin batı hattına 2,5 ila 4,5 kilometre mesafedeler. Düşman bir dizi karşı saldırıya girişti, başarılı olamadı.

Rubtsı adlı yerleşim yeri, bir sonraki istikamet — Rubtsı istikameti. Starıy Oskol ırmağının sol kıyısında yaklaşık 5 bin kişilik derme çatma bir düşman grubu tarafımızdan fiilen, neredeyse tamamen ablukaya alındı. Bu grup ırmağa sıkıştı. Yukarıdan Rusya silahlı kuvvetleri 1’inci tank ordusu geliyor ve düşmanı kuzeyden sıkıştırıyor. 3’üncü motorize tümen doğudan sıkıştırıyor; 144’üncü tümen güneyden. Ve tam bir kuşatmaya (oranın tamamı ateş kontrolü altında) tam, nihai bir kuşatmaya yaklaşık 2 kilometre var. 144’üncü tümen bu görevi yerine getirmekle ilgileniyor ve sanıyorum ki başarıyla tamamlayacaktır.

Bu grubun kaderi daha sonra Kupyansk-Uzlovoy mıntıkasındaki gibi olacaktır. Hatırlarsanız, oradaki grupda aşağı yukarı aynı durumdaydı ve tamamen yok edildi.

Devam. Krasnıy Liman şehri; Krasnıy Liman istikameti. Epey büyükçe bir yerleşim yeri, yaklaşık 11 bin bina. Ama mesele bu değil; mesele şu: burası eski Sovyetler Birliği topraklarındaki en önemli demiryolu kavşak istasyonlarından biri, Donetsk halk cumhuriyetindeki en önemli lojistik merkezi. Burada 11 bin binadan 149’u kurtarılmayı bekliyor.

Şimdi başka bir şeyi daha hatırlatayım. Ukrayna silahlı kuvvetlerinin neredeyse 10 yıl boyunca, Slavyansk, Kramatorsk, Drujkovka, Alekseyevo-Drujkovka ve Konstantinovka şehri, keza biraz daha güneybatıda Dobropolye ve Oçeretino ortak kentsel alanında stratejik bir savunma hattı oluşturduğunu hatırlatayım. Bütün bunlar, “Güney” ve “Merkez” ordu grupları sorumluluk alanında bulunuyor.

Güney grubu 3’üncü ordusu iyi bir tempoyla Slavyansk şehrine doğru ilerliyor, Nikolayevka yerleşim yerine girdi. Slavyansk’a yaklaşık 8-9 kilometre kaldı. Taarruz 15 mıntıkada başarıyla devam ediyor. Birliklerimiz bu istikamette her gün ilerliyorlar.

Önemli bir olay, veya önemli olaylar, “Merkez” ordu grubunun sorumluluk alanında meydana geldi. Burada birliklerimiz dört mıntıkada birden yaklaşık 400 metre derinliğindeki üç kademeli bir mühendislik tahkimatını yardılar ve savunma hattını ele geçirmek için çarpışmalar yürütüyorlar.

Dobropolye istikametinde de çok önemli olaylar meydana geldi. Dobropolye istikametinde bizim çocuklar iyi hazırlanmış ve erişilmez sayılan üç sıralı mühendislik engellerini yardılar, Dobropolye’ye bitişik Annovka adlı yerleşim yerine girdiler, Dobropolye yerleşim yerinin hemen yanına ulaştılar. Ve Dobropolye şehrinin kuzeyinde, buna dikkatinizi çekerim, Ukrayna silahlı kuvvetlerinin hazırlamış bulunduğu savunma hatları yok. Şu anda aceleyle yerel destek noktaları kurmaya çalışıyorlar. Dobropolye’den bizim sınırımıza ise 35 kilometre.

Ukrayna silahlı kuvvetlerinin stratejik savunma hattının en önemli destek noktalarından biri olan Konstantinovka şehrini kurtarmak için çatışmalar sürdüren Güney birlikler grubunun askeri faaliyetine dönebiliriz. Şehrin yüzde 96’sı elimizde. 4’üncü tugay şehri temizliyor, “Güney” grubu 6’ncı tümeni ise Konstantinovka’nın etrafından dolanıp Alekseyevo-Drujkovka’ya ulaşmış bulunuyor. Oraya girdi, Tuhaçevskiy caddesini ele geçirdi ve ilerlemeye devam ediyor. Soldaki komşuları da bu yerleşim yerine, Alekseyevo-Drujkovka’ya yaklaştılar, ardından Drujkovka’nın kendisi gelecek; burası epey büyük bir yerleşim yeri, 12 bin bina var, Alekseyevo-Drujkovka’ya bitişik. Drujkovka’dan (Kiev’deki bugünkü yetkililerin Donetsk’in geçici başkenti saydıkları) Kramatorsk’a sadece 4 kilometre var ve orada da özel bir tahkimat bulunmuyor.

Bilindiği kadarıyla, bu medyada da yer aldı, düşman bu kentsel bölgedeki sınai işletmelerini tahliye etmeye girişti.

“Doğu” grubunun faaliyetini özellikle anmak isterim. Düşmanın azimli savunmasına rağmen düşman Donetsk cumhuriyetindeki birliklerini, iyi hazırlanmış birliklerini Zaporoje istikametine sevk etti. Burada korgeneral İvanayev Andrey Sergeyeviç’in komutasındaki birliklerimiz Zaporoje oblastinin kurtarılmasına yönelik ve geniş bir cephe hattında bir kilometreden 1.300 metreye kadar yayılan muharip görevlerini yerine getiriyorlar.

“Dinyeper” grubunun büyük bir sorumluluk alanı var. Orehov istikametinde başarıyla savaşıyor ve Kahovka rezervuarı kıyısı boyunca Zaporoje istikametinde ilerliyor.

Soru: Kiev rejiminin sponsorları, AB liderleri geçtiğimiz günlerde dronların yenilikçi kullanımı ve Kiev kuvvetlerinin başarılarını kutlama konusunda anlaştılar. Ne dersiniz?

Bu açıklamayı gördüm. Gerçekten de orada (dürüst olmak gerekirse şaşkınlıkla okudum) Avrupalı liderlerin, dronların yenilikçi kullanımını memnuniyetle karşıladıkları söyleniyor. Doğrusu söylemek gerekirse aklıma hemen bir soru geldi. Sormak isterim: Starobelsk öğrenci yurduna yapılan saldırı da yenilikçi bir kullanım mıydı? Bunlar, batılı liderler onu da memnuniyetle karşılıyorlar mı? …

Gerçekten, Ukrayna silahlı kuvvetlerinin toprakların kurtarılması için muharebe meydanındaki başarılarından söz ediliyor. Şu soru ortaya çıkıyor: Nerede bunlar, hangi topraklar? Ama bazen keşif ve sabotaj grupları sızıyor (yeri gelmişken bizim üniformalarla da), birliklerimizin işgali altındaki topraklara sızıyor, orada hızla tasfiye ediliyorlar, ama askeri harekat alanında böyle şeyler olur. Ama hangi bölgeleri kurtardıklarını ben bilmiyorum. Benim bildiğim başka bir şey var. Batının, Rusya’nın stratejik bozgununu hedeflediği biliniyor. Yalnız orada artık bunu hedeflemiyorlarmış gibi şeyler de var. Ama kimse gündemden bu tezi resmi olarak kaldırmadı. Rusya’nın bozgununu, stratejik bozgununu hedefliyorlar.

Ama öyleyse askeri eylemlerin durdurulmasına, giderek daha sık bahsetmekte oldukları ve katılmak istedikleri barış görüşmelerine ne gerek var? Eğer Ukrayna, öyle ya, sürekli yeni topraklar ele geçiriyorsa, kurtarıyorsa (yani kazanıyorsa), eğer bütün bunlar böyleyse ve Ukrayna aslında zaferi kazanıyorsa, bu durumda batılı liderlerin sadece beklemesi gerek; Rusya’nın stratejik bozgunu hedefine kendiliğinden erişilecektir. Bırakın beklesinler. Bizim birliklerimiz ise işlerini görecekler, özel askeri harekatın hedeflerine ulaşılması için her şeyi yapacaklar.

Rusya

Romanya’da Lukoil rafinerisinin kapatılması iflas dalgası yaratabilir

Yayınlanma

Romanya Ulusal Sendika Konfederasyonu, Rus Lukoil grubuna ait Petrotel rafinerisinin kapalı kalmaya devam etmesi halinde 460 yerel şirketin iflas edebileceğini duyurdu. Tesisin devre dışı kalmasının 8 bin kişilik istihdam kaybına ve akaryakıt arzında daralmaya yol açabileceği belirtiliyor.

Romanya hükümetinin Rus enerji şirketi Lukoil’e ait Petrotel rafinerisini yeniden faaliyete geçirmemesi halinde yaklaşık 460 yerel şirketin iflas riskiyle karşı karşıya kalabileceği bildirildi.

DCBusiness platformuna konuşan Romanya Ulusal Sendika Konfederasyonu (Cartel Alfa) Başkanı Bogdan Hossu, tesisin kapalı kalmasının 8 bin kişinin işini kaybetmesine yol açabileceğini belirterek ciddi bir toplumsal sorunun kapıda olduğuna dikkat çekti.

Başkent Bükreş’e 55 kilometre mesafedeki Ploieşti kentinde yer alan Petrotel-Lukoil, yıllık 2,5 milyon ton ham petrol işleme kapasitesiyle Romanya’nın en büyük rafinerileri arasında yer alıyor.

Mülkiyeti 1998 yılında Lukoil’e geçen tesis, ürettiği akaryakıtın bir bölümünü Moldova’ya da sevk ediyor.

Almanya ve Bulgaristan yönetimlerinin benzer krizleri hızla aştığını hatırlatan Hossu, Romanya makamlarının adım atmakta geciktiğini savundu.

Sendika lideri, “Almanlar, elde edilen gelirlerin Rusya Federasyonu’na gitmesini engellemek ve denetlemek amacıyla bir hafta içinde özel bir kayyum atadı. Bulgarlar da aynı süreci bir ayda tamamladı. Biz ise bu tür krizlerdeki tecrübeye rağmen 14 aydır özel kayyum atamayı başaramadık” dedi.

Tesisin kapalı kalmasının iç pazardaki yakıt arzını daraltacağını ve fiyat baskısını artıracağını vurgulayan Hossu, yoğun motorin tüketicisi konumundaki tarım ve ulaştırma sektörlerinin ilk darbeyi alacağını kaydetti.

Sendika başkanı, olumsuz etkilerin zamanla tedarikçi şirketlere, bu işletmelerin personeline ve ulaştırma ağına bağımlı diğer sektörlere de sıçrayabileceği uyarısını dile getirdi.

Digi24 televizyonunun haberine göre, Romanya mahkemesi daha önce Petrotel Lukoil rafinerisinin iflas koruma sürecine girmesine onay verdi.

Süreç kapsamında alacak taleplerine ilişkin ön listenin 29 Eylül’e kadar hazırlanması, nihai tablonun ise 23 Ekim tarihine kadar onaylanması planlanıyor. Alacaklılar kurulu ilk toplantısını 3 Ekim’de gerçekleştirecek.

Şirket yetkilileri, yargı denetimindeki bu sürecin iflası değil; ticari faaliyetlerin devamını, şirket varlıkları ile çalışanların korunmasını, ortaklarla ilişkilerin dengelenmesini ve tesisin yeniden üretime hazırlanmasını hedeflediğini belirtti.

Petrotel rafinerisindeki üretim, planlı bakım çalışmaları gerekçesiyle Ekim 2025’te durduruldu ve aradan geçen sürede yeniden başlamadı.

Tesis daha sonra ABD yaptırımlarının hedefi oldu.

Bükreş yönetimi mart ayında rafinerinin tekrar çalışabilmesi için ABD’den izin talebinde bulundu.

Yetkililer yaptırımlardan gerekli muafiyetlerin sağlandığını duyursa da tesis faaliyete geçmedi.

Yaptırımlar nedeniyle uluslararası varlıklarını elden çıkarma kararı alan Lukoil, ocak ayında Carlyle Group ile anlaşmaya vardığını duyurmuştu.

Petrotel Lukoil hisselerinin neredeyse tamamı, Rus enerji devinin uluslararası yapılanması çatısı altındaki İsviçre merkezli Litasco S.A. şirketinin elinde bulunuyor.

Okumaya Devam Et

Rusya

WSJ: Rusya ucuz silah üretiminde ABD ve Ukrayna’yı geride bıraktı

Yayınlanma

Amerikan The Wall Street Journal gazetesi, Rusya’nın yeni nesil düşük maliyetli saldırı dronları ile füzelerin seri üretimine hızla geçerek rakiplerini geride bıraktığını yazdı. Yaklaşık 100 bin dolara mal olan bu silahlar, ABD ve Ukrayna gibi müttefikleri daha pahalı savunma sistemleri kullanmaya zorlayarak ekonomik açıdan zorluyor.

Rusya, yeni nesil düşük maliyetli saldırı dronları ile füzelerin geliştirilmesinden seri üretimine kısa sürede geçti. Amerikan The Wall Street Journal (WSJ) gazetesi, bu adımla Moskova’nın rakiplerinin önüne geçtiğini yazdı.

Haberde özellikle Geran tipi insansız hava araçları ile Banderol seyir füzelerine dikkat çekildi. Uzmanlar bu silahların birim maliyetinin yaklaşık 100 bin dolar seviyesinde kaldığını hesaplıyor.

Buna karşılık Amerikan Tomahawk seyir füzeleri ve bunlarla karşılaştırılabilecek Rus sistemlerinin maliyeti 2 milyon doları aşıyor.

Rus mühendisler ardışık modernizasyon süreçleriyle araçların hızını artırırken, seyrüsefer ve iletişim kabiliyetlerini de geliştirdi. WSJ, Geran-5 modelinin son versiyonunun teknik özellikler bakımından artık bir seyir füzesine daha yakın olduğunu kaydetti.

Gazeteye konuşan diplomatlar ve analistler, Rusya’nın ürettiği bu yeni ve görece ucuz silahların, ordunun uyum sağlama ve yenilik üretme yeteneğini koruduğunu gösterdiğini ifade etti.

Eski modelleri modifiye eden Rusya, iki silah türünü de iki yıl içinde geliştirip hızlıca seri üretime soktu.

Geliştirilen bu Rus dronları, Ukrayna dahil olmak üzere ABD ve müttefikleri için ekonomik açıdan ciddi sorunlar yaratıyor; müttefikler bu araçları düşürmek için daha az maliyetli yöntemler aramak zorunda kalıyor.

Ukrayna’nın da silah geliştirme ve imalatında hızlı hareket edebileceğini kanıtladığı, ancak üretim kaynaklarının yetersiz kaldığı ve yakın geleceğin ötesine odaklanmakta zorlandığı aktarıldı.

Daha önce Financial Times gazetesi, Ukrayna’daki savaşta uzun menzilli insansız hava araçları kullanımındaki üstünlüğün, üretim kapasitesindeki artış ve daha hızlı araçların devreye girmesiyle Rusya lehine kaydığını yazmıştı.

Gazeteye konuşan bir uzman, mevcut üretim temposunun ve yabancı motor teknolojilerine erişimin sürmesi halinde, Rusya’nın kısa sürede dünyanın en büyük ucuz seyir füzesi üreticisi haline gelebileceğini dile getirdi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, yerli insansız hava araçlarının etkinliğinin arttığını, fakat bu alandaki teknolojilerin geliştirilmesine devam edilmesi gerektiğini açıklamıştı.

Putin, görevlerini gittikçe daha iyi yerine getiren yeni sistemlerin ortaya çıktığını kaydetti.

Geçen yılın Kasım ayında Rusya’da İnsansız Sistem Kuvvetleri kurulduğu duyurulmuştu. Devlet Başkanı, bu yeni askeri yapının kurulma gerekçesini sahada edinilen deneyim ve askeri operasyon bölgesindeki durumla açıkladı.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya, Ermenistan’a doğalgaz iletimini 10 gün süreyle askıya alıyor

Yayınlanma

Rusya, Kuzey Kafkasya – Güney Kafkasya boru hattındaki bakım çalışmaları nedeniyle Ermenistan’a doğalgaz akışını 15-25 Eylül tarihleri arasında durduracak. Gazprom Armenia, kesinti boyunca iç tüketimin yerel rezervler ve İran’dan alınacak ilave gazla kesintisiz süreceğini açıkladı.

Rusya’dan Ermenistan’a doğalgaz sevkiyatı, Rusya topraklarındaki bakım ve onarım çalışmaları nedeniyle 15-25 Eylül tarihleri arasında geçici olarak durdurulacak. Kararı, Rus enerji devi Gazprom’un ülkedeki iştiraki Gazprom Armenia duyurdu.

Şirket basın biriminden yapılan açıklamada, “Kuzey Kafkasya – Güney Kafkasya ana doğalgaz boru hattında Rusya Federasyonu sınırları içinde planlanan koruyucu bakım ve onarım çalışmaları sebebiyle, 15-25 Eylül tarihleri arasında söz konusu hat üzerinden Ermenistan’a doğalgaz akışı geçici olarak kesilecek” ifadeleri kullanıldı.

Gazprom Armenia, kesinti sürecinde Ermenistan’daki tüketicilerin gaz arzının kısıtlanmayacağını; ihtiyacın iç rezervler ile İran’dan sağlanacak ilave doğalgaz hacmiyle karşılanacağını kaydetti.

Benzer bir kesinti, 16-26 Eylül 2025 tarihlerinde de yaşanmıştı. Rusya’nın Stavropol Krayı bölgesindeki onarım çalışmaları nedeniyle boru hattından gaz iletimi durmuştu.

Daha önce ise 22-23 Ağustos 2025 tarihlerinde, Kuzey Kafkasya – Güney Kafkasya ana iletim ağının parçası olan ve Gürcistan’dan geçen Kızıl Köprü – Sevkary – Berd boru hattındaki acil onarım faaliyeti sebebiyle sevkiyata bir gün ara verilmişti.

Tamamı Gazprom’a ait olan Gazprom Armenia şirketi, Ermenistan iç piyasasındaki doğalgaz tedarik ve dağıtım faaliyetlerini yürütüyor.

Doğalgaz ihtiyacının neredeyse tamamını Rusya’dan karşılayan Ermenistan’a Gazprom, 2025 yılında yaklaşık 2,7 milyar metreküp gaz sevk etti.

Ülke, “Elektrik Karşılığı Gaz” takas programı kapsamında İran’dan da her yıl yaklaşık 476 milyon metreküp doğalgaz ithal ediyor. Bu anlaşmaya göre Ermenistan, başta Razdan Termik Santrali olmak üzere ürettiği elektriği İran’a iletiyor; 3 kilovatsaat elektrik karşılığında 1 metreküp İran gazı alıyor.

Ermenistan, Rus gazına alternatif arıyor

Moskova, Ermenistan’a bin metreküp doğalgazı 177,5 dolar sabit fiyattan satıyor. Söz konusu tarife, 2026 sonu veya 2027 başına kadar yürürlükte kalacak ikili anlaşmayla güvenceye alınmış vaziyette.

1988 yılında işletmeye alınan 612 kilometre uzunluğundaki Kuzey Kafkasya – Güney Kafkasya boru hattı, Rusya’dan çıkarak Gürcistan üzerinden Ermenistan’a ulaşıyor.

Öte yandan, Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, mayıs ayında yaptığı açıklamada Rusya’nın Erivan Büyükelçiliğinin Ermeni makamlarını resmi yazıyla uyardığını bildirmişti.

Zaharova, Ermenistan’ın Avrupa Birliği ile entegrasyon sürecini sürdürmesi halinde Moskova’nın petrol ürünleri ve doğalgaz tedarik işbirliği anlaşmasını askıya alma ya da feshetme niyetinde olduğunu kaydetmişti.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de Erivan yönetiminin Avrasya Ekonomik Birliği ile Avrupa Birliği arasında kesin bir tercih yapması gerektiğini, iki yapıda birden yer almanın mümkün olmadığını dile getirmişti.

Moskova ile Erivan arasında 2 Aralık 2013 tarihinde imzalanan anlaşma; doğalgaz, petrol ürünleri ve işlenmemiş elmas tedarikinde işbirliğini içeriyor. Mutabakat uyarınca Rusya, Ermenistan’a iç tüketim hacmi kadar gaz ve petrol ürününü üçüncü ülkelere yeniden ihraç edilmemesi koşuluyla gümrüksüz ve sabit fiyattan sağlıyor.

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ise mevcut anlaşma çerçevesinde Rus gazına zam gelmesi ihtimalini dışlamıştı.

Fiyatların “stratejik mutabakatlar” kapsamında belirlendiğini vurgulayan Paşinyan, “Uzun vadeli bir sözleşmemiz var ve bir tarafın bu sözleşmeden vazgeçeceğini hayal etmekte zorlanıyorum. Bu, anlaşmalara aykırı bir tutum teşkil eder” değerlendirmesinde bulunmuştu.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English