Rusya
“Planlarımızda Kiev rejimini kurtarmak yok”

Putin, gazeteci Zarubin’e genellikle ayaküstü mülakat verirdi; ne var ki bir dün bir değişiklik oldu: akşam Kremlin’deki ofisine çağırıp görüştü.
Önemli bir mülakat bu, hatta daha doğrusu mülakat değil de açıklama demek gerek. Bu yüzden dikkatli bir okumayı hak ediyor.
İlkin, birkaç not.
1) Cephedeki ve ülkedeki durumla ilgili abartılı, atalet ve rehavet oluşturmaya yönelik açıklama ve söylemlerden yahut pek az şey söylemek tutumundan kaçınıp tedirgin edici de olsa gerçekleri söyleme siyasetine kararlılıkla geri dönülmüş görünüyor. Bu siyaset 2023-2024’te de vardı ve o zaman hem ülke içinde konsolidasyon hem de cephe hattında hızlı ilerlemeye yardımcı olmuştu. Dahası, o zaman açıkça Stalin’e referansla yapılmıştı bu (gerçekleri söylemek davamıza hizmet eder); sonra (belki de “Anchorage ruhu” denen olmayan şey yüzünden) gevşedi.
2) Mülakat, kararlılık siyasetine de geri dönüşü yansıtıyor. Temel mesaj şu: görüşmeler mümkün, ancak savaş ancak bizim şartlarımızla sona erer. Bu bağlamda, son soru ve buna verilen cevaba özellikle dikkat çekmek gerek. En azından Alaska’dan bu yana açıklamalarda ABD’yi batı bloğunun dışında tutma çabası dikkat çekiyordu ve dahası, özellikle bu yılın başından beri Kiev rejiminin tırmandırdığı saldırılar devam ederken bu söylem pek çok kesimde tepki de doğuruyordu. Zarubin’in sorusundaki “Avrupalı liderler” vurgusu, onun belki de alışkanlıkla bu söylemi devam ettirdiğini gösteriyor. Putin’in cevabındaki “Batının, Rusya’nın stratejik bozgununu hedeflediği” vurgusu ise, ABD’nin söylemdeki ayrıcalıklı konumunu giderek kaybettiğinin, dolayısıyla Ukrayna meselesinde ABD’nin olası bir arabuluculuğu ihtimalinin (beklentisinin) giderek kaybolduğunun işareti sayılabilir.
3) Putin’in askeri duruma son derece hakim olduğu açık; bunu özellikle göstermek mi istedi, yoksa tamamen doğal bir açıklama mı — kesin bir yargıya varmak güç, ancak ben ikincisi olduğu izlenimi edindim. Bu son derece ayrıntılı bir askeri rapor; çok uzun zamandır benzerine rastlamamıştım.
4) Mülakatın ruhu, “Bizim planlarımızda Kiev rejimini kurtarmak yok,” cümlesinde yatıyor. Burada bilinenin (veya zaten başka türlü olamayacak olanın) teyidiyle karşılaşıyoruz. İki nokta özel bir dikkati hak ediyor. Birincisi, rejim (veya rejimin sahipleri) tarafından teklifler yapılıyor ve bazı kanallar açık tutulmaya çalışılıyor; ancak bunlar şimdiye kadar rejime nefes aldırmaya yönelik Rusya’yı ikna çabalarından başka bir şey değil. Bunlar kabul edilmedi ve edilmeyecek. İkincisi, oluşturulmakta olan güvenli bölgenin (özellikle Sumı ve Harkov oblastlerindeki durum) Rusya’ya katılması planı şimdilik yok. Bu bölgelerle ilgili kararda askeri mülahazalar belirleyici; ancak genişleyeceği anlaşılıyor. Dahası, kalıcı bir barış (Kiev rejimiyle yapılması neredeyse imkansız bir şey) olmadıkça bu güvenli bölgelerin boşaltılması da herhalde söz konusu olmayacaktır.
Görüşmedeki sorular özet olarak, cevaplar ise tamamına yakın çevrilmiştir. Özellikle askeri durumla ilgili rapor niteliğindeki bölüm eksiksiz çeviridir.
Soru: Elektrik ve akaryakıt meselesi?
… altyapı tesislerimize saldırılar sorunlar yaratıyor, bu ortada. Şu anda belli bir açığımız var, ama kritik değil, şimdi söyleyeceğim. …
Birinci görev özel askeri harekatın en çok ihtiyaç duyduğu malzemelerin üretimini hızla ve önemli ölçekte artırmaktır. Bunları, askeri harekatın yürütülüşündeki ihtiyaçlara uygun olarak, düşmanın kullandıklarını da dikkate alarak, aynı Avrupa’nın onlara yeni teknolojiler taşıyan yeni hava araçları vermekte olduğunu da dikkate alarak devamlı şekilde iyileştirmek. Bütün bu savunma araçları esasen bizde mevcut. Mesele, üretim ve birliklere yahut kritik önem taşıyan altyapı tesislerinin korunması için sevk hızını artırmak.
İnsansız hava araçlarının ve füzelerin altyapımıza ve en önemlisi insanlara yönelik saldırılarını püskürtmeye yönelik bütün kademe ve organların çalışmalarının da koordine edilmesi gerekiyor. Burada en önemli görev sivil halkın korunması; ekonomiye, muhtelif üretim kollarına, sanayiye verilecek zararın minimize edilmesi. Dediğim gibi, zarar var. Ama zarar gören bütün tesisler epey hızla onarılıyor ve ortaya çıkan problemler de kritik nitelik taşımıyor. …
Kırım’a enerji kaynağı sevkiyatına gelince, aylık ihtiyaç… 70 bin ton. Kırım’da birkaç günlük stok var, ama ihtiyaçlar karşılanacak. Bu sevkiyatları da hem karadan hem denizden artıracağız. …
Genel olarak… sivil altyapımıza saldırılar… bir enformasyon kampanyası için de yapılıyor; hatta daha kesin bir ifadeyle, kampanya için de değil, Rusya’ya karşı, en azından bizde kendimize, kuvvetlerimize güvensizlik doğurma, azami hedef olarak da Rusya toplumunda bölünmeye yol açma ve Rusya’yı kısa bir süreliğine de olsa birliklerimizin askeri temas hattı boyunca taarruzunu durdurmak zorunda bırakma ve kendileri, yani düşman için görüşme sürecinin başlamasında avantajlı şartlar yaratma amacı güden bir enformasyon harekatı için.
Onlara bu şansı vermeyeceğiz. Şu da çok önemli: bütün bu terörist sızmalar cephedeki durumu hiçbir şekilde etkilemiyor. Bu ilkesel bir nokta. Bütün bu saldırılar, altyapımızda nereye yapılırsa yapılsın, cephedeki duruma, askeri temas hattına kesinlikle hiçbir etkide bulunmuyor.
Soru: Görüşme süreci durdu; ancak Putin Petersburg’daki konuşmasında “başka kanallar da” olduğunu söylemişti — bu başka kanallardan başka talepler veya teklifler geliyor mu?
Evet, gerçekten de temaslar var ve bunlar bir dizi istikamette, bir dizi hatta kurulu. Burada bir sır görmüyorum.
Yeni teklifler de var. Ama Kiev’deki rejimin başıyla görüşme teklifleri yeterince iyi biliniyor. Askeri temas hattı boyunca askeri harekatın kısa bir süreliğine de olsa durması talebi de haber sayılmaz.
Ama birkaçını anmaya hazır olduğum yeni teklifler de var. Mesela, her iki tarafın topraklarının derinlerinde saldırıların durdurulması. Tabii, bu teklifin neden yapıldığı malum. Çünkü Ukrayna topraklarının derinlerine misilleme saldırılarımız çok daha güçlü, hissedilir ve, dosdoğru söyleyelim, yıkıcı; Kiev rejimi için gerçekten de ciddi sonuçlara yol açıyor.
Bir teklif daha var: askeri harekatların, dikkatinizi çekerim, sadece dört bölgeyle sınırlanması, yani askeri harekatın sadece Herson oblastinde, Zaporoje oblastinde, Donetsk halk cumhuriyetinde ve Lugansk halk cumhuriyetinde yürütülmesi ve geri kalan bütün topraklarda durdurulması. Bunun da nedeni belli. Çünkü bu, eğer kabul edersek, Ukrayna silahlı kuvvetlerine Nikolayev oblastindeki, Dnyepropetrovsk oblastindeki, Harkov ve Sumı oblastlerindeki birliklerini ve sınır bölgelerinden de bazı birliklerini çekme ve bu birlikleri yukarıda andığım dört bölgeye sevk etme imkanı verecek.
Ukrayna silahlı kuvvetlerinin korkunç ölçekte personel sıkıntısı yaşadığı şartlarda anlaşılan bunun kurtuluşları olabileceğini düşünüyorlar. Ama bizim planlarımızda Kiev rejimini kurtarmak yok. Her ne kadar dikkatli bir tutum sergilesek de şu an o taraftan gelen her teklife karşı hiçbir istihza yapmadan söylüyorum.
Doğru; hasıl olan durumda Ukrayna silahlı kuvvetleri tarafından gelebilecek, özel kuvvetler tarafından sınırlı görevlerle ve bizim dikkatimizi ve kuvvetlerimizi başlıca görevin (Donbass ve Novorossiya’nın nihai olarak kurtarılması) tamamlanmasından saptırmak hedefi güden beklenmedik, düşmanın bizim için beklenmedik saydığı olası girişimleri de göz ardı etmiyoruz.
Soru: Temas hattındaki durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Kuzeyden, “Kuzey” grubundan başlayalım. Sumı ve Volçansk istikametlerindeki Rusya birliklerinin hedefinin sınırlarımız boyunca bir güvenli bölge yaratmak olduğunu hatırlatırım. Bu görev, Ukrayna silahlı kuvvetlerinin Kursk oblastine saldırısından ve sınır bölgelerimize halen devam eden saldırılarından sonra önümüze konulmuştur.
Ukrayna rejimi Kursk topraklarında işlediği suçların bedelini bizim sınırda güvenli bir bölge yaratmamız için gereken toprakları kaybederek ödeyecek.
Bu arada, Sumı şehrine (oblast merkezi, sanırım çok büyük bir şehir değil, 30 binden çok bina) Sumı şehrine 10,5 kilometre kaldı. Bu şehir ve bölgeyle ilgili en genelde siyasi planlarımız yok. Savunma bakanlığı ve genelkurmayın tekliflerine göre hareket edeceğiz. Bu istikametteki birlikler aktif, kararlı şekilde hareket ediyor, hızlı bir tempoyla ilerliyorlar.
Devam — kuzeyden güneye gelirsek, “Batı” grubu; onun sorumluluk alanı büyük. Kiev rejiminin temsilcilerinin tabelası önünde fotoğraf çektirmeyi sevdikleri Kupyansk şehrinden başlayacağım. Birliklerimiz şehrin batı hattına 2,5 ila 4,5 kilometre mesafedeler. Düşman bir dizi karşı saldırıya girişti, başarılı olamadı.
Rubtsı adlı yerleşim yeri, bir sonraki istikamet — Rubtsı istikameti. Starıy Oskol ırmağının sol kıyısında yaklaşık 5 bin kişilik derme çatma bir düşman grubu tarafımızdan fiilen, neredeyse tamamen ablukaya alındı. Bu grup ırmağa sıkıştı. Yukarıdan Rusya silahlı kuvvetleri 1’inci tank ordusu geliyor ve düşmanı kuzeyden sıkıştırıyor. 3’üncü motorize tümen doğudan sıkıştırıyor; 144’üncü tümen güneyden. Ve tam bir kuşatmaya (oranın tamamı ateş kontrolü altında) tam, nihai bir kuşatmaya yaklaşık 2 kilometre var. 144’üncü tümen bu görevi yerine getirmekle ilgileniyor ve sanıyorum ki başarıyla tamamlayacaktır.
Bu grubun kaderi daha sonra Kupyansk-Uzlovoy mıntıkasındaki gibi olacaktır. Hatırlarsanız, oradaki grupda aşağı yukarı aynı durumdaydı ve tamamen yok edildi.
Devam. Krasnıy Liman şehri; Krasnıy Liman istikameti. Epey büyükçe bir yerleşim yeri, yaklaşık 11 bin bina. Ama mesele bu değil; mesele şu: burası eski Sovyetler Birliği topraklarındaki en önemli demiryolu kavşak istasyonlarından biri, Donetsk halk cumhuriyetindeki en önemli lojistik merkezi. Burada 11 bin binadan 149’u kurtarılmayı bekliyor.
Şimdi başka bir şeyi daha hatırlatayım. Ukrayna silahlı kuvvetlerinin neredeyse 10 yıl boyunca, Slavyansk, Kramatorsk, Drujkovka, Alekseyevo-Drujkovka ve Konstantinovka şehri, keza biraz daha güneybatıda Dobropolye ve Oçeretino ortak kentsel alanında stratejik bir savunma hattı oluşturduğunu hatırlatayım. Bütün bunlar, “Güney” ve “Merkez” ordu grupları sorumluluk alanında bulunuyor.
Güney grubu 3’üncü ordusu iyi bir tempoyla Slavyansk şehrine doğru ilerliyor, Nikolayevka yerleşim yerine girdi. Slavyansk’a yaklaşık 8-9 kilometre kaldı. Taarruz 15 mıntıkada başarıyla devam ediyor. Birliklerimiz bu istikamette her gün ilerliyorlar.
Önemli bir olay, veya önemli olaylar, “Merkez” ordu grubunun sorumluluk alanında meydana geldi. Burada birliklerimiz dört mıntıkada birden yaklaşık 400 metre derinliğindeki üç kademeli bir mühendislik tahkimatını yardılar ve savunma hattını ele geçirmek için çarpışmalar yürütüyorlar.
Dobropolye istikametinde de çok önemli olaylar meydana geldi. Dobropolye istikametinde bizim çocuklar iyi hazırlanmış ve erişilmez sayılan üç sıralı mühendislik engellerini yardılar, Dobropolye’ye bitişik Annovka adlı yerleşim yerine girdiler, Dobropolye yerleşim yerinin hemen yanına ulaştılar. Ve Dobropolye şehrinin kuzeyinde, buna dikkatinizi çekerim, Ukrayna silahlı kuvvetlerinin hazırlamış bulunduğu savunma hatları yok. Şu anda aceleyle yerel destek noktaları kurmaya çalışıyorlar. Dobropolye’den bizim sınırımıza ise 35 kilometre.
Ukrayna silahlı kuvvetlerinin stratejik savunma hattının en önemli destek noktalarından biri olan Konstantinovka şehrini kurtarmak için çatışmalar sürdüren Güney birlikler grubunun askeri faaliyetine dönebiliriz. Şehrin yüzde 96’sı elimizde. 4’üncü tugay şehri temizliyor, “Güney” grubu 6’ncı tümeni ise Konstantinovka’nın etrafından dolanıp Alekseyevo-Drujkovka’ya ulaşmış bulunuyor. Oraya girdi, Tuhaçevskiy caddesini ele geçirdi ve ilerlemeye devam ediyor. Soldaki komşuları da bu yerleşim yerine, Alekseyevo-Drujkovka’ya yaklaştılar, ardından Drujkovka’nın kendisi gelecek; burası epey büyük bir yerleşim yeri, 12 bin bina var, Alekseyevo-Drujkovka’ya bitişik. Drujkovka’dan (Kiev’deki bugünkü yetkililerin Donetsk’in geçici başkenti saydıkları) Kramatorsk’a sadece 4 kilometre var ve orada da özel bir tahkimat bulunmuyor.
Bilindiği kadarıyla, bu medyada da yer aldı, düşman bu kentsel bölgedeki sınai işletmelerini tahliye etmeye girişti.
“Doğu” grubunun faaliyetini özellikle anmak isterim. Düşmanın azimli savunmasına rağmen düşman Donetsk cumhuriyetindeki birliklerini, iyi hazırlanmış birliklerini Zaporoje istikametine sevk etti. Burada korgeneral İvanayev Andrey Sergeyeviç’in komutasındaki birliklerimiz Zaporoje oblastinin kurtarılmasına yönelik ve geniş bir cephe hattında bir kilometreden 1.300 metreye kadar yayılan muharip görevlerini yerine getiriyorlar.
“Dinyeper” grubunun büyük bir sorumluluk alanı var. Orehov istikametinde başarıyla savaşıyor ve Kahovka rezervuarı kıyısı boyunca Zaporoje istikametinde ilerliyor.
Soru: Kiev rejiminin sponsorları, AB liderleri geçtiğimiz günlerde dronların yenilikçi kullanımı ve Kiev kuvvetlerinin başarılarını kutlama konusunda anlaştılar. Ne dersiniz?
Bu açıklamayı gördüm. Gerçekten de orada (dürüst olmak gerekirse şaşkınlıkla okudum) Avrupalı liderlerin, dronların yenilikçi kullanımını memnuniyetle karşıladıkları söyleniyor. Doğrusu söylemek gerekirse aklıma hemen bir soru geldi. Sormak isterim: Starobelsk öğrenci yurduna yapılan saldırı da yenilikçi bir kullanım mıydı? Bunlar, batılı liderler onu da memnuniyetle karşılıyorlar mı? …
Gerçekten, Ukrayna silahlı kuvvetlerinin toprakların kurtarılması için muharebe meydanındaki başarılarından söz ediliyor. Şu soru ortaya çıkıyor: Nerede bunlar, hangi topraklar? Ama bazen keşif ve sabotaj grupları sızıyor (yeri gelmişken bizim üniformalarla da), birliklerimizin işgali altındaki topraklara sızıyor, orada hızla tasfiye ediliyorlar, ama askeri harekat alanında böyle şeyler olur. Ama hangi bölgeleri kurtardıklarını ben bilmiyorum. Benim bildiğim başka bir şey var. Batının, Rusya’nın stratejik bozgununu hedeflediği biliniyor. Yalnız orada artık bunu hedeflemiyorlarmış gibi şeyler de var. Ama kimse gündemden bu tezi resmi olarak kaldırmadı. Rusya’nın bozgununu, stratejik bozgununu hedefliyorlar.
Ama öyleyse askeri eylemlerin durdurulmasına, giderek daha sık bahsetmekte oldukları ve katılmak istedikleri barış görüşmelerine ne gerek var? Eğer Ukrayna, öyle ya, sürekli yeni topraklar ele geçiriyorsa, kurtarıyorsa (yani kazanıyorsa), eğer bütün bunlar böyleyse ve Ukrayna aslında zaferi kazanıyorsa, bu durumda batılı liderlerin sadece beklemesi gerek; Rusya’nın stratejik bozgunu hedefine kendiliğinden erişilecektir. Bırakın beklesinler. Bizim birliklerimiz ise işlerini görecekler, özel askeri harekatın hedeflerine ulaşılması için her şeyi yapacaklar.
Rusya
Avrupalı üreticilerden Rus alüminyumu için menşe takibi çağrısı

Avrupa Birliği genelindeki alüminyum üreticileri ve bazı üye ülkeler, Rus metalinin üçüncü ülkelerde işlenerek birlik pazarına sunulmasını engellemek amacıyla denetimlerin sıkılaştırılmasını talep ediyor. Sektör temsilcileri, yaptırımların arkasından dolanılmasını önlemek için metalin ilk eritildiği ülkenin beyan edilmesini zorunlu kılacak bir takip sistemi öneriyor.
Avrupa’daki alüminyum üreticileri ve bazı Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkeler, Rus menşeli metalin üçüncü ülkelerde işlendikten sonra birlik pazarına sunulmasını engellemek amacıyla Avrupa Komisyonuna denetimleri sıkılaştırma çağrısında bulundu.
Financial Times (FT) gazetesinin diplomatik kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Avrupa genelinde Rus alüminyumunun dolaylı yollardan birliğe girişini sağlayan yasal boşlukların kapatılması yönünde Brüksel üzerindeki baskı artıyor.
AB, Şubat 2025’te kabul edilen 16’ncı yaptırım paketi kapsamında Rusya’dan birincil alüminyum ithalatına yönelik kısıtlamalar getirmişti.
Ancak Avrupalı sektör temsilcileri, Rusya’da üretilen metalin üçüncü ülkelerde işleme tabi tutulduktan sonra serbestçe Avrupa pazarına girmeye devam ettiğini belirtiyor.
Avrupa Alüminyum Birliği Genel Direktörü Paul Voss, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “AB sınırlarının Rus alüminyumunun doğrudan ithalatına kapatılması, buna karşın üçüncü ülkelerden gelen malzemelerin ithalatı için açık tutulması siyasi, ahlaki ve stratejik açıdan savunulamaz bir durumdur” ifadelerini kullanarak bu meselenin çözüme kavuşturulmasını talep etti.
Voss, birliğin tahminlerine göre Rusya’nın geçen yıl alüminyum ihracatından yaklaşık 10 milyar dolar gelir elde ettiğini kaydetti.
Rus metalinin, AB’deki ortalama alüminyum ithalat fiyatına kıyasla yaklaşık yüzde 11 oranında indirimle satıldığı bilgisini paylaşan Voss, bu durumun yarattığı haksız rekabete işaret etti.
Avrupa Alüminyum Birliği, söz konusu boşluğu kapatmak amacıyla “eritme ve döküm kuralı” (melt and cast rule) olarak adlandırılan bir menşe takip sisteminin hayata geçirilmesini öneriyor.
Bu mekanizma, ithalatçıların alüminyumun sadece son işlendiği yeri değil, ilk kez eritilip döküldüğü ülkeyi de beyan etmesini zorunlu kılıyor.
FT’nin haberine göre, aralarında Litvanya’nın da bulunduğu bazı AB üyesi ülkeler, mevcut tedarik zincirindeki bu boşluktan duydukları endişeyi Avrupa Komisyonuna iletti.
Gazeteye konuşan kaynaklar, üye devletlerin ek kontrol mekanizmalarının devreye alınmasını talep ettiğini aktardı.
Diğer yandan AB içinde, Rus alüminyum üreticisi Rusal şirketine ait olan ve İrlanda’da faaliyet gösteren bir tesisten yapılan alüminyum oksit (alumina) tedariki konusundaki tartışmalar da sürüyor.
Söz konusu tesisin, Avrupa alüminyum endüstrisinin ihtiyaç duyduğu metalürjik alüminyum oksit ihtiyacının üçte birinden fazlasını tek başına karşıladığı belirtiliyor.
AB, 16’ncı yaptırım paketinin kabul edilmesinin ardından Avrupalı şirketlerin uyum sağlayabilmesi amacıyla, 2024 yılı ithalat hacminin yüzde 80’ine tekabül eden 275 bin tonluk bir geçici kota kapsamında Rusya’dan alüminyum alımına bir yıl boyunca izin vermişti.
Yaptırımların yürürlüğe girmesinin ardından Londra Metal Borsası (LME) da bir açıklama yaparak, AB ülkelerindeki depolarda bulunan Rus alüminyumu için yeni varantlar düzenlemeyi durduracağını bildirmişti.
Borsa, bu işlemi ancak metal sahiplerinin AB kısıtlamalarına tam uyum sağlandığını kanıtlaması durumunda gerçekleştireceğini duyurmuştu.
Rusya
Rusya’da Emekliler Partisi seçim programını açıkladı

Rusya’da Emekliler Partisi, eylül ayında yapılacak Devlet Duması seçimleri için aday listesini belirleyerek seçim programını kamuoyuna sundu. Partinin genel listesinde tıp dünyasından isimler ve emekli bir general yer alırken, programda emeklilere ücretsiz diş protezi ve öğrencilere ev ödevi zorunluluğunun kaldırılması gibi vaatler öne çıkıyor.
Rusya’da Emekliler Partisi, eylül ayında yapılacak Devlet Duması seçimlerinde üç hekim ve bir emekli tuğgenerali aday göstereceğini duyurdu.
RBK medya kuruluşunun aktardığına göre, aday listesine ilişkin karar partinin kurultayında alındı.
Listenin genel federal kısmında parti genel başkanı, tıp bilimleri doktoru ve profesör Erik Prazdnikov, Rusya Sağlık Bakanlığı baş koloproktoloji uzmanı Yuriy Şeligin, Novosibirsk Yasama Meclisi üyesi ve emekli Tuğgeneral Vladimir Vorojtsov, Rusya Bilimler Akademisi üyesi beyin cerrahı Aleksandr Potapov ve Pensioner TV televizyon kanalının yöneticisi Anna Barabanova yer alıyor.
Mevcut Devlet Duması milletvekili Andrey Svintsov da seçimlerde partinin adayı olarak yarışmayı planlıyor. Svintsov, Moskova Bölgesi’ndeki bölgesel grubun başında yer alacak.
2011 yılında Liberal Demokrat Parti’den (LDPR) parlamentoya seçilen Svintsov, 2021 seçimlerinde yeterli oyu alamamış, ancak 2022 yazında partinin hayatını kaybeden kurucusu Vladimir Jirinovski’nin milletvekilliği koltuğunu devralarak yeniden meclise girmişti.
Svintsov, Mart 2026’da LDPR’nin mevcut lideri Leonid Slutski ile yaşadığı anlaşmazlığın ardından partiden ihraç edilmişti.
Svintsov, adaylık kararına ilişkin yaptığı açıklamada, “Benim için şu an en yakın parti, Emekliler Partisi’dir. Jirinovski’nin savunduğu her şey artık Emekliler Partisi’nde bulunuyor” ifadelerini kullandı.
Kurultay, partinin dijital maskotu olan “Torun Varya” adlı yapay zeka karakterinin video mesajıyla başladı.
Temsilcilere seçmenlerin taleplerini ileten dijital karakter, “Ülkede bazı insanların bolluk içinde yaşarken, diğerlerinin sürekli biraz daha sabretmek zorunda kalmasını doğru bulmuyorum. Hayatın normal olabileceğine inanıyorum” dedi.
Genel Başkan Erik Prazdnikov, dijital maskot Varya’nın ardından yaptığı konuşmada, eylül seçimleri öncesinde partiyi konumlandırırken ileri yaş grubundaki insanların çıkarlarını savunduklarını vurguladı.
Emekliliğin insan yaşamının bir sonucu olduğunu belirten Prazdnikov, Emekliler Partisi’nin tüm nesillerin partisi olduğunu ifade etti.
Kurultay salonunun bir bölümünde delegelerin tansiyon ölçümü yaptırabileceği bir alan yer alırken, diğer tarafta sanal gerçeklik gözlükleriyle sanal bir cerrahi operasyona katılma imkanı sunuldu.
Prazdnikov, partinin seçimlerde savunacağı ve “Normal Bir Yaşam Programı” adını verdikleri hükümet programını da açıkladı. Toplumun öncelikli talebinin normal bir yaşam olduğunu belirten parti lideri, insanların belirsizlikten, kaygılardan, sürekli artan fiyatlardan ve sürekli uyum sağlama zorunluluğundan yorulduğunu dile getirdi.
Prazdnikov, “Her insan hayatta kalma mücadelesi vermek yerine normal bir şekilde yaşama hakkına sahiptir” dedi.
RFKP aday listesinde revizyon: 6 tanınmış vekil liste dışı kaldı
Partinin seçim programı yedi ana başlıktan oluşuyor: Sağlık; emeklilik, çalışma hayatı ve ekonomi; aile; eğitim; gençlik; yönetim; gaziler ve kamu hizmeti çalışanları. Her başlık altında “normal yaşama giden adımlar” olarak nitelendirilen hedefler sunuluyor.
Bunlar arasında emekliler için ücretsiz ve kaliteli diş protezi sağlanması, hekimlerin haksız cezai kovuşturmalardan korunması, bölgesel ortalama maaşlar göz önünde bulundurularak temel bir emeklilik geliri sistemine geçilmesi, çok çocuklu ailelere yönelik indirimli konut imkanları, öğretmenlerin üzerindeki bürokratik yükün ve idari baskının azaltılması yer alıyor.
Programda ayrıca öğrencilere yönelik ev ödevlerinin kaldırılması hedefleniyor. Bu maddeye ilişkin konuşan Prazdnikov, “Tüm ev ödevleri okulda tamamlanmalıdır. Aileyle geçirilen zaman, çocukla iletişim kurma zamanıdır” dedi.
Diğer vaatler arasında gençlik projelerine bölgesel düzeyde hibeler verilmesi, Gaziler Bakanlığı kurulması ve milletvekillerinin Devlet Duması’ndaki görev süresinin tek bir dönemle sınırlandırılması bulunuyor.
Kurultayda partinin gençlik hareketi Torunlar temsilcileri Mihail, İlya ve Arina da birer konuşma yaptı. Mihail, “büyükannelerine ve büyükbabalarına bakan torunlardan daha normal bir şey olmadığını” kendi örneğiyle göstermek istediği için partiyi desteklediğini belirtti.
İlya, gençlik hareketinin nesiller arasındaki yalnızlık ve iletişimsizlik sorununu çözmeyi amaçladığını ifade etti.
Arina ise projenin uzun süredir planlandığını belirterek, “Şimdi torunların zamanıdır” diye konuştu.
2021 yılında yapılan son Devlet Duması seçimlerinde Emekliler Partisi, liste usulü oylamada yüzde 2,45 oy alarak katılan tüm siyasi oluşumlar arasında altıncı sırada yer almıştı.
Tek isimli seçim bölgelerinde ise parti hiçbir milletvekilliği kazanamadı. Günümüzde 25 bölgesel parlamentoda grubu bulunan Emekliler Partisi, bu sayede imza toplama zorunluluğu olmaksızın genel seçimlere katılma hakkına sahip bulunuyor.
Parti yönetimi, bu seçimlerde yüzde 5’lik barajı aşarak parlamentoya girmeyi ve yerel meclislerdeki grup sayılarını 30’un üzerine çıkarmayı hedefliyor.
Rusya
Rusya 2036 yılına kadar Ay’da nükleer santral kurmak istiyor

Rusya, 2036 yılına kadar Ay’da nükleer güç santrali kurmayı, otomatik istasyonlarla örnek toplamayı ve derin uzay için nükleer enerjili ulaşım araçları geliştirmeyi planlıyor. Hazırlanan yeni devlet politikası taslağına göre, Mars ve Venüs araştırmaları ile asteroit madenciliği projeleri de 2036 sonrasındaki dönemde hayata geçirilecek.
Rusya, önümüzdeki on yıl içinde Ay üzerinde bir nükleer güç santrali kurmayı planlıyor.
Rusya mevzuat taslakları portalında yayımlanan “2036 Yılına Kadar ve Gelecek Perspektifinde Rusya Federasyonu’nun Uzay Faaliyetleri Alanındaki Devlet Politikasının Temelleri” başlıklı başkanlık kararnamesi taslağında konuya ilişkin ayrıntılar yer aldı.
Hazırlanan resmi belgeye göre, Rusya’nın 2036 yılına kadar gerçekleştirmeyi hedeflediği öncelikli görevler arasında yeni bir Rus yörünge istasyonunun konuşlandırılması bulunuyor.
Bunun yanı sıra, Ay’ın otomatik uzay araçlarıyla incelenmesi ve buralardan toplanacak toprak örneklerinin Dünya’ya ulaştırılması da hedefler arasında yer alıyor.
Strateji belgesinde, Ay nükleer güç santralinin kurulma amacı, “Rusya’nın Ay programı ve uluslararası işbirliği projeleri çerçevesinde, Ay yüzeyindeki altyapının enerji ihtiyacını karşılamak” olarak açıklandı.
Taslakta ayrıca, uzay araçlarında gerçekleşen uçuşlar sırasında canlı organizmaları etkileyen faktörlerin incelenmesi ve organizmaların bu uçuşlarda uzun yıllar kalabilme olasılığına dair bilimsel verilerin elde edilmesi görevi de tanımlandı.
Rusya’nın 2036 yılından sonraki döneme ilişkin planladığı ana projeler arasında ise Venüs ve Mars’ın otomatik uzay araçlarıyla araştırılması, nükleer enerji santraliyle donatılmış uzay taşıma araçlarının üretilmesi ve uzaya fırlatılması ile Ay ve asteroitlerdeki kaynakların aranarak işletilmesi yer alıyor.
Rusya Bilimler Akademisi Başkan Yardımcısı Sergey Çernışev, nisan ayında yaptığı açıklamada “Luna-28”, “Luna-29” ve “Luna-30” misyonlarının 2032-2036 yıllarına ertelendiğini bildirmişti.
Çernışev, “Luna-26” misyonunun fırlatılışının 2028 yılı için planlandığını, “Luna-27/1” ve “Luna-27/2” araçlarının ise sırasıyla 2029 ve 2030 yıllarında uzaya gönderileceğini aktarmıştı.
Rusya Federal Uzay Ajansı (Roskosmos) Stratejik Kalkınmadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Boris Glazkov da ilkbahar aylarında katıldığı bir radyo yayınında, Ay’ın asıl olarak iki potansiyel amaç doğrultusunda geliştirilmek istendiğini açıklamıştı.
Glazkov, bu amaçları orada bulunan nadir toprak elementlerinin çıkarılması ve düşük yer çekimi nedeniyle nesnelerin uzaya fırlatılmasının kolaylaştırılması olarak sıralamıştı.
Gelecekteki enerji projeksiyonlarına değinen Glazkov, “İnsanlık, 15-20 yıl içinde Dünya’da termonükleer enerjinin ortaya çıkmasını bekliyor ve bu termonükleer reaktörler için yakıta ihtiyaç duyulacak. İşte helyum-3, bu potansiyel ve verimli yakıt türlerinden biri olarak kabul ediliyor.
Sembolik olarak ifade etmek gerekirse, bir çay kaşığı helyum-3 ile neredeyse tüm Dünya bir yıl boyunca termonükleer enerjiyle ısıtılabilir” değerlendirmesinde bulunmuştu.
Amerika2 hafta öncePeter Thiel’in gizli cemiyeti: “Dialog”
Avrupa5 gün önceKuzey Akım sabotajında ‘porno filmi kılıfı’ iddiası
Görüş2 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 5
Asya2 hafta önceÇKP, ‘Xi Jinping’in Parti İnşası Üzerine Düşüncesi’ni resmi doktrin ilan etti
Ortadoğu2 hafta önceİran, ABD ile varılan anlaşmanın detaylarını açıkladı
Görüş1 hafta önceHeidegger’in kulübesindeki Avrupa solu
Dünya Basını2 hafta önceİngiliz iktisatçı Pettifor: Yapay zeka çöküşü kaçınılmaz bir krize yol açacak
Dünya Basını2 hafta önceForeign Policy: İran, Vietnam’dan Daha Ağır Bir Yenilgi










