Rusya
“Planlarımızda Kiev rejimini kurtarmak yok”

Putin, gazeteci Zarubin’e genellikle ayaküstü mülakat verirdi; ne var ki bir dün bir değişiklik oldu: akşam Kremlin’deki ofisine çağırıp görüştü.
Önemli bir mülakat bu, hatta daha doğrusu mülakat değil de açıklama demek gerek. Bu yüzden dikkatli bir okumayı hak ediyor.
İlkin, birkaç not.
1) Cephedeki ve ülkedeki durumla ilgili abartılı, atalet ve rehavet oluşturmaya yönelik açıklama ve söylemlerden yahut pek az şey söylemek tutumundan kaçınıp tedirgin edici de olsa gerçekleri söyleme siyasetine kararlılıkla geri dönülmüş görünüyor. Bu siyaset 2023-2024’te de vardı ve o zaman hem ülke içinde konsolidasyon hem de cephe hattında hızlı ilerlemeye yardımcı olmuştu. Dahası, o zaman açıkça Stalin’e referansla yapılmıştı bu (gerçekleri söylemek davamıza hizmet eder); sonra (belki de “Anchorage ruhu” denen olmayan şey yüzünden) gevşedi.
2) Mülakat, kararlılık siyasetine de geri dönüşü yansıtıyor. Temel mesaj şu: görüşmeler mümkün, ancak savaş ancak bizim şartlarımızla sona erer. Bu bağlamda, son soru ve buna verilen cevaba özellikle dikkat çekmek gerek. En azından Alaska’dan bu yana açıklamalarda ABD’yi batı bloğunun dışında tutma çabası dikkat çekiyordu ve dahası, özellikle bu yılın başından beri Kiev rejiminin tırmandırdığı saldırılar devam ederken bu söylem pek çok kesimde tepki de doğuruyordu. Zarubin’in sorusundaki “Avrupalı liderler” vurgusu, onun belki de alışkanlıkla bu söylemi devam ettirdiğini gösteriyor. Putin’in cevabındaki “Batının, Rusya’nın stratejik bozgununu hedeflediği” vurgusu ise, ABD’nin söylemdeki ayrıcalıklı konumunu giderek kaybettiğinin, dolayısıyla Ukrayna meselesinde ABD’nin olası bir arabuluculuğu ihtimalinin (beklentisinin) giderek kaybolduğunun işareti sayılabilir.
3) Putin’in askeri duruma son derece hakim olduğu açık; bunu özellikle göstermek mi istedi, yoksa tamamen doğal bir açıklama mı — kesin bir yargıya varmak güç, ancak ben ikincisi olduğu izlenimi edindim. Bu son derece ayrıntılı bir askeri rapor; çok uzun zamandır benzerine rastlamamıştım.
4) Mülakatın ruhu, “Bizim planlarımızda Kiev rejimini kurtarmak yok,” cümlesinde yatıyor. Burada bilinenin (veya zaten başka türlü olamayacak olanın) teyidiyle karşılaşıyoruz. İki nokta özel bir dikkati hak ediyor. Birincisi, rejim (veya rejimin sahipleri) tarafından teklifler yapılıyor ve bazı kanallar açık tutulmaya çalışılıyor; ancak bunlar şimdiye kadar rejime nefes aldırmaya yönelik Rusya’yı ikna çabalarından başka bir şey değil. Bunlar kabul edilmedi ve edilmeyecek. İkincisi, oluşturulmakta olan güvenli bölgenin (özellikle Sumı ve Harkov oblastlerindeki durum) Rusya’ya katılması planı şimdilik yok. Bu bölgelerle ilgili kararda askeri mülahazalar belirleyici; ancak genişleyeceği anlaşılıyor. Dahası, kalıcı bir barış (Kiev rejimiyle yapılması neredeyse imkansız bir şey) olmadıkça bu güvenli bölgelerin boşaltılması da herhalde söz konusu olmayacaktır.
Görüşmedeki sorular özet olarak, cevaplar ise tamamına yakın çevrilmiştir. Özellikle askeri durumla ilgili rapor niteliğindeki bölüm eksiksiz çeviridir.
Soru: Elektrik ve akaryakıt meselesi?
… altyapı tesislerimize saldırılar sorunlar yaratıyor, bu ortada. Şu anda belli bir açığımız var, ama kritik değil, şimdi söyleyeceğim. …
Birinci görev özel askeri harekatın en çok ihtiyaç duyduğu malzemelerin üretimini hızla ve önemli ölçekte artırmaktır. Bunları, askeri harekatın yürütülüşündeki ihtiyaçlara uygun olarak, düşmanın kullandıklarını da dikkate alarak, aynı Avrupa’nın onlara yeni teknolojiler taşıyan yeni hava araçları vermekte olduğunu da dikkate alarak devamlı şekilde iyileştirmek. Bütün bu savunma araçları esasen bizde mevcut. Mesele, üretim ve birliklere yahut kritik önem taşıyan altyapı tesislerinin korunması için sevk hızını artırmak.
İnsansız hava araçlarının ve füzelerin altyapımıza ve en önemlisi insanlara yönelik saldırılarını püskürtmeye yönelik bütün kademe ve organların çalışmalarının da koordine edilmesi gerekiyor. Burada en önemli görev sivil halkın korunması; ekonomiye, muhtelif üretim kollarına, sanayiye verilecek zararın minimize edilmesi. Dediğim gibi, zarar var. Ama zarar gören bütün tesisler epey hızla onarılıyor ve ortaya çıkan problemler de kritik nitelik taşımıyor. …
Kırım’a enerji kaynağı sevkiyatına gelince, aylık ihtiyaç… 70 bin ton. Kırım’da birkaç günlük stok var, ama ihtiyaçlar karşılanacak. Bu sevkiyatları da hem karadan hem denizden artıracağız. …
Genel olarak… sivil altyapımıza saldırılar… bir enformasyon kampanyası için de yapılıyor; hatta daha kesin bir ifadeyle, kampanya için de değil, Rusya’ya karşı, en azından bizde kendimize, kuvvetlerimize güvensizlik doğurma, azami hedef olarak da Rusya toplumunda bölünmeye yol açma ve Rusya’yı kısa bir süreliğine de olsa birliklerimizin askeri temas hattı boyunca taarruzunu durdurmak zorunda bırakma ve kendileri, yani düşman için görüşme sürecinin başlamasında avantajlı şartlar yaratma amacı güden bir enformasyon harekatı için.
Onlara bu şansı vermeyeceğiz. Şu da çok önemli: bütün bu terörist sızmalar cephedeki durumu hiçbir şekilde etkilemiyor. Bu ilkesel bir nokta. Bütün bu saldırılar, altyapımızda nereye yapılırsa yapılsın, cephedeki duruma, askeri temas hattına kesinlikle hiçbir etkide bulunmuyor.
Soru: Görüşme süreci durdu; ancak Putin Petersburg’daki konuşmasında “başka kanallar da” olduğunu söylemişti — bu başka kanallardan başka talepler veya teklifler geliyor mu?
Evet, gerçekten de temaslar var ve bunlar bir dizi istikamette, bir dizi hatta kurulu. Burada bir sır görmüyorum.
Yeni teklifler de var. Ama Kiev’deki rejimin başıyla görüşme teklifleri yeterince iyi biliniyor. Askeri temas hattı boyunca askeri harekatın kısa bir süreliğine de olsa durması talebi de haber sayılmaz.
Ama birkaçını anmaya hazır olduğum yeni teklifler de var. Mesela, her iki tarafın topraklarının derinlerinde saldırıların durdurulması. Tabii, bu teklifin neden yapıldığı malum. Çünkü Ukrayna topraklarının derinlerine misilleme saldırılarımız çok daha güçlü, hissedilir ve, dosdoğru söyleyelim, yıkıcı; Kiev rejimi için gerçekten de ciddi sonuçlara yol açıyor.
Bir teklif daha var: askeri harekatların, dikkatinizi çekerim, sadece dört bölgeyle sınırlanması, yani askeri harekatın sadece Herson oblastinde, Zaporoje oblastinde, Donetsk halk cumhuriyetinde ve Lugansk halk cumhuriyetinde yürütülmesi ve geri kalan bütün topraklarda durdurulması. Bunun da nedeni belli. Çünkü bu, eğer kabul edersek, Ukrayna silahlı kuvvetlerine Nikolayev oblastindeki, Dnyepropetrovsk oblastindeki, Harkov ve Sumı oblastlerindeki birliklerini ve sınır bölgelerinden de bazı birliklerini çekme ve bu birlikleri yukarıda andığım dört bölgeye sevk etme imkanı verecek.
Ukrayna silahlı kuvvetlerinin korkunç ölçekte personel sıkıntısı yaşadığı şartlarda anlaşılan bunun kurtuluşları olabileceğini düşünüyorlar. Ama bizim planlarımızda Kiev rejimini kurtarmak yok. Her ne kadar dikkatli bir tutum sergilesek de şu an o taraftan gelen her teklife karşı hiçbir istihza yapmadan söylüyorum.
Doğru; hasıl olan durumda Ukrayna silahlı kuvvetleri tarafından gelebilecek, özel kuvvetler tarafından sınırlı görevlerle ve bizim dikkatimizi ve kuvvetlerimizi başlıca görevin (Donbass ve Novorossiya’nın nihai olarak kurtarılması) tamamlanmasından saptırmak hedefi güden beklenmedik, düşmanın bizim için beklenmedik saydığı olası girişimleri de göz ardı etmiyoruz.
Soru: Temas hattındaki durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Kuzeyden, “Kuzey” grubundan başlayalım. Sumı ve Volçansk istikametlerindeki Rusya birliklerinin hedefinin sınırlarımız boyunca bir güvenli bölge yaratmak olduğunu hatırlatırım. Bu görev, Ukrayna silahlı kuvvetlerinin Kursk oblastine saldırısından ve sınır bölgelerimize halen devam eden saldırılarından sonra önümüze konulmuştur.
Ukrayna rejimi Kursk topraklarında işlediği suçların bedelini bizim sınırda güvenli bir bölge yaratmamız için gereken toprakları kaybederek ödeyecek.
Bu arada, Sumı şehrine (oblast merkezi, sanırım çok büyük bir şehir değil, 30 binden çok bina) Sumı şehrine 10,5 kilometre kaldı. Bu şehir ve bölgeyle ilgili en genelde siyasi planlarımız yok. Savunma bakanlığı ve genelkurmayın tekliflerine göre hareket edeceğiz. Bu istikametteki birlikler aktif, kararlı şekilde hareket ediyor, hızlı bir tempoyla ilerliyorlar.
Devam — kuzeyden güneye gelirsek, “Batı” grubu; onun sorumluluk alanı büyük. Kiev rejiminin temsilcilerinin tabelası önünde fotoğraf çektirmeyi sevdikleri Kupyansk şehrinden başlayacağım. Birliklerimiz şehrin batı hattına 2,5 ila 4,5 kilometre mesafedeler. Düşman bir dizi karşı saldırıya girişti, başarılı olamadı.
Rubtsı adlı yerleşim yeri, bir sonraki istikamet — Rubtsı istikameti. Starıy Oskol ırmağının sol kıyısında yaklaşık 5 bin kişilik derme çatma bir düşman grubu tarafımızdan fiilen, neredeyse tamamen ablukaya alındı. Bu grup ırmağa sıkıştı. Yukarıdan Rusya silahlı kuvvetleri 1’inci tank ordusu geliyor ve düşmanı kuzeyden sıkıştırıyor. 3’üncü motorize tümen doğudan sıkıştırıyor; 144’üncü tümen güneyden. Ve tam bir kuşatmaya (oranın tamamı ateş kontrolü altında) tam, nihai bir kuşatmaya yaklaşık 2 kilometre var. 144’üncü tümen bu görevi yerine getirmekle ilgileniyor ve sanıyorum ki başarıyla tamamlayacaktır.
Bu grubun kaderi daha sonra Kupyansk-Uzlovoy mıntıkasındaki gibi olacaktır. Hatırlarsanız, oradaki grupda aşağı yukarı aynı durumdaydı ve tamamen yok edildi.
Devam. Krasnıy Liman şehri; Krasnıy Liman istikameti. Epey büyükçe bir yerleşim yeri, yaklaşık 11 bin bina. Ama mesele bu değil; mesele şu: burası eski Sovyetler Birliği topraklarındaki en önemli demiryolu kavşak istasyonlarından biri, Donetsk halk cumhuriyetindeki en önemli lojistik merkezi. Burada 11 bin binadan 149’u kurtarılmayı bekliyor.
Şimdi başka bir şeyi daha hatırlatayım. Ukrayna silahlı kuvvetlerinin neredeyse 10 yıl boyunca, Slavyansk, Kramatorsk, Drujkovka, Alekseyevo-Drujkovka ve Konstantinovka şehri, keza biraz daha güneybatıda Dobropolye ve Oçeretino ortak kentsel alanında stratejik bir savunma hattı oluşturduğunu hatırlatayım. Bütün bunlar, “Güney” ve “Merkez” ordu grupları sorumluluk alanında bulunuyor.
Güney grubu 3’üncü ordusu iyi bir tempoyla Slavyansk şehrine doğru ilerliyor, Nikolayevka yerleşim yerine girdi. Slavyansk’a yaklaşık 8-9 kilometre kaldı. Taarruz 15 mıntıkada başarıyla devam ediyor. Birliklerimiz bu istikamette her gün ilerliyorlar.
Önemli bir olay, veya önemli olaylar, “Merkez” ordu grubunun sorumluluk alanında meydana geldi. Burada birliklerimiz dört mıntıkada birden yaklaşık 400 metre derinliğindeki üç kademeli bir mühendislik tahkimatını yardılar ve savunma hattını ele geçirmek için çarpışmalar yürütüyorlar.
Dobropolye istikametinde de çok önemli olaylar meydana geldi. Dobropolye istikametinde bizim çocuklar iyi hazırlanmış ve erişilmez sayılan üç sıralı mühendislik engellerini yardılar, Dobropolye’ye bitişik Annovka adlı yerleşim yerine girdiler, Dobropolye yerleşim yerinin hemen yanına ulaştılar. Ve Dobropolye şehrinin kuzeyinde, buna dikkatinizi çekerim, Ukrayna silahlı kuvvetlerinin hazırlamış bulunduğu savunma hatları yok. Şu anda aceleyle yerel destek noktaları kurmaya çalışıyorlar. Dobropolye’den bizim sınırımıza ise 35 kilometre.
Ukrayna silahlı kuvvetlerinin stratejik savunma hattının en önemli destek noktalarından biri olan Konstantinovka şehrini kurtarmak için çatışmalar sürdüren Güney birlikler grubunun askeri faaliyetine dönebiliriz. Şehrin yüzde 96’sı elimizde. 4’üncü tugay şehri temizliyor, “Güney” grubu 6’ncı tümeni ise Konstantinovka’nın etrafından dolanıp Alekseyevo-Drujkovka’ya ulaşmış bulunuyor. Oraya girdi, Tuhaçevskiy caddesini ele geçirdi ve ilerlemeye devam ediyor. Soldaki komşuları da bu yerleşim yerine, Alekseyevo-Drujkovka’ya yaklaştılar, ardından Drujkovka’nın kendisi gelecek; burası epey büyük bir yerleşim yeri, 12 bin bina var, Alekseyevo-Drujkovka’ya bitişik. Drujkovka’dan (Kiev’deki bugünkü yetkililerin Donetsk’in geçici başkenti saydıkları) Kramatorsk’a sadece 4 kilometre var ve orada da özel bir tahkimat bulunmuyor.
Bilindiği kadarıyla, bu medyada da yer aldı, düşman bu kentsel bölgedeki sınai işletmelerini tahliye etmeye girişti.
“Doğu” grubunun faaliyetini özellikle anmak isterim. Düşmanın azimli savunmasına rağmen düşman Donetsk cumhuriyetindeki birliklerini, iyi hazırlanmış birliklerini Zaporoje istikametine sevk etti. Burada korgeneral İvanayev Andrey Sergeyeviç’in komutasındaki birliklerimiz Zaporoje oblastinin kurtarılmasına yönelik ve geniş bir cephe hattında bir kilometreden 1.300 metreye kadar yayılan muharip görevlerini yerine getiriyorlar.
“Dinyeper” grubunun büyük bir sorumluluk alanı var. Orehov istikametinde başarıyla savaşıyor ve Kahovka rezervuarı kıyısı boyunca Zaporoje istikametinde ilerliyor.
Soru: Kiev rejiminin sponsorları, AB liderleri geçtiğimiz günlerde dronların yenilikçi kullanımı ve Kiev kuvvetlerinin başarılarını kutlama konusunda anlaştılar. Ne dersiniz?
Bu açıklamayı gördüm. Gerçekten de orada (dürüst olmak gerekirse şaşkınlıkla okudum) Avrupalı liderlerin, dronların yenilikçi kullanımını memnuniyetle karşıladıkları söyleniyor. Doğrusu söylemek gerekirse aklıma hemen bir soru geldi. Sormak isterim: Starobelsk öğrenci yurduna yapılan saldırı da yenilikçi bir kullanım mıydı? Bunlar, batılı liderler onu da memnuniyetle karşılıyorlar mı? …
Gerçekten, Ukrayna silahlı kuvvetlerinin toprakların kurtarılması için muharebe meydanındaki başarılarından söz ediliyor. Şu soru ortaya çıkıyor: Nerede bunlar, hangi topraklar? Ama bazen keşif ve sabotaj grupları sızıyor (yeri gelmişken bizim üniformalarla da), birliklerimizin işgali altındaki topraklara sızıyor, orada hızla tasfiye ediliyorlar, ama askeri harekat alanında böyle şeyler olur. Ama hangi bölgeleri kurtardıklarını ben bilmiyorum. Benim bildiğim başka bir şey var. Batının, Rusya’nın stratejik bozgununu hedeflediği biliniyor. Yalnız orada artık bunu hedeflemiyorlarmış gibi şeyler de var. Ama kimse gündemden bu tezi resmi olarak kaldırmadı. Rusya’nın bozgununu, stratejik bozgununu hedefliyorlar.
Ama öyleyse askeri eylemlerin durdurulmasına, giderek daha sık bahsetmekte oldukları ve katılmak istedikleri barış görüşmelerine ne gerek var? Eğer Ukrayna, öyle ya, sürekli yeni topraklar ele geçiriyorsa, kurtarıyorsa (yani kazanıyorsa), eğer bütün bunlar böyleyse ve Ukrayna aslında zaferi kazanıyorsa, bu durumda batılı liderlerin sadece beklemesi gerek; Rusya’nın stratejik bozgunu hedefine kendiliğinden erişilecektir. Bırakın beklesinler. Bizim birliklerimiz ise işlerini görecekler, özel askeri harekatın hedeflerine ulaşılması için her şeyi yapacaklar.
Rusya
Moskova’dan Londra açıklaması: Büyükelçi Kelin’in görevi sona erdi

Rusya’nın Londra Büyükelçisi Andrey Kelin’in diplomatik görevinin planlı şekilde sona erdiği açıklandı. Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, yeni büyükelçinin uygun zamanda duyurulacağını açıkladı.
Rusya’nın Londra Büyükelçisi Andrey Kelin’in İngiltere’deki diplomatik misyonunu planlı şekilde tamamladığı bildirildi. Gelişmeyi Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova basın toplantısında duyurdu.
Zaharova, “Andrey Vladimiroviç Kelin, büyükelçilik görevindeki süresini planlı biçimde tamamladı” dedi.
Kelin’in yerine atanacak yeni büyükelçinin adının uygun zamanda kamuoyuna açıklanacağını belirten Zaharova, “Büyükelçi atama süreci Rusya Federasyonu Devlet Başkanı’nın yetkisindedir. Bu süreç bir anda gerçekleşmez; belirlenen usullere uygun olarak olağan akışında ilerler” ifadelerini kullandı.
Sözcü Zaharova, Kelin’in görevinin sona ermesinin “siyasallaştırılmaması” çağrısında bulundu. Kelin’in “son derece zorlu bir dönemde” görev yaptığını belirten Zaharova, büyükelçinin görev süresine koronavirüs salgını ile Londra’nın “Rusya karşıtı kampanyasını” yoğunlaştırdığı sürecin denk geldiğini savundu.
Bakanlık Sözcüsü, “Kelin, ülkemizin çıkarlarını koruma ve aynı zamanda diyalog kanallarını sürdürme konusunda önemli bir çalışma yürüttü. Üstelik bu durum, İngiliz tarafının ikili ilişkileri tamamen tasfiye etme çabalarına rağmen gerçekleşti” değerlendirmesini yaptı.
Kelin 2019’dan bu yana görevdeydi
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Andrey Kelin’i Londra Büyükelçisi olarak Kasım 2019’da atamıştı. Kelin, bu makamda sekiz yıl boyunca görev yapan Aleksandr Yakovenko’nun yerine geçmişti. Kelin, Temmuz ayında yaptığı bir açıklamada misyonunu “yakın zamanda” noktalayacağını duyurmuştu.
Kelin, büyükelçilik görevine getirilmeden önce Rusya Dışişleri Bakanlığı Pan-Avrupa İşbirliği Dairesi Başkanlığı görevini yürüttü; 2011-2015 yılları arasında ise Rusya’nın Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Daimi Temsilcisi olarak görev yaptı. Diplomatik kariyerine 1979 yılında başlayan Kelin, kıdemli bir diplomat olarak tanınıyor.
Andrey Kelin, 2020 yılında RBK’ya verdiği mülakatta Moskova ile Londra arasındaki siyasi ilişkilerin “donma noktasında veya buna çok yakın” olduğunu ifade etmişti. Kelin bununla birlikte, yaşanan siyasi krize rağmen iki ülke arasındaki ekonomik, bilimsel ve kültürel bağların korunduğunu dile getirmişti.
Rusya
Rusya’da Duma seçimlerine beş kala: Neler biliyoruz?

Rusya’da halk, parlamentonun alt kanadı Devlet Duması’nın yeni üyelerini belirlemek üzere 18-20 Eylül 2026 tarihlerinde sandık başına gidiyor. Seçimlerde 450 sandalye için yarışacak siyasi partiler ve adaylar netleşirken, yapay zeka yasakları ve yeni elektronik oylama sistemleri de devreye giriyor.
Rusya Federasyonu Federal Meclisi Devlet Duması, Rusya parlamentosunun iki kanadından birini oluşturuyor. Diğer kanat olan Federasyon Konseyi ile birlikte çalışan Duma, yasalarda böyle bir ayrım bulunmamasına rağmen gündelik dilde geleneksel olarak parlamentonun alt kanadı olarak adlandırılıyor.
Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 16 Haziran’da imzaladığı kararname uyarınca, Devlet Duması milletvekili olağan seçimleri 20 Eylül 2026 tarihinde yapılacak. Rusya Merkez Seçim Kurulu (MSK) ise 17 Haziran’da aldığı kararla oy verme işleminin 18 ile 20 Eylül tarihleri arasında üç gün sürmesini onayladı. Bu durum, vatandaşların bu üç günden birinde oy kullanabileceği, ancak resmi seçim gününün 20 Eylül olarak kabul edileceği anlamına geliyor. Bu gün, Ortak Seçim Günü (EDG) olarak adlandırılıyor.
Milletvekili seçimlerine ilişkin mevzuat, Rusya Anayasası’na dayanıyor ve seçim haklarının temel güvenceleri ile milletvekili seçimlerine dair yasalardan oluşuyor.
Devlet Duması seçimlerini kim ilan ediyor?
Devlet Duması seçimleri, Devlet Başkanı’nın kararnamesiyle ilan ediliyor ve belgenin imzalandığı andan itibaren seçim kampanyası resmi olarak başlıyor. Mevzuat, oy verme gününün belirlenmesi için kesin süreler öngörüyor: Kararın, seçim tarihinden 90 ila 110 gün önceki dönemde alınması gerekiyor. Devlet Başkanı’nın kararnameyi belirlenen sürede yayımlamaması halinde, seçimi ilan etme yetkisi Merkez Seçim Kuruluna geçiyor. Her halükarda oy verme tarihi, bir önceki dönemin görev süresinin sona erdiği ayın üçüncü pazar gününe denk geliyor.
Parlamentonun alt kanadının mevcut döneminin yetkileri, yeni dönemin çalışmalarına başladığı andan itibaren sona eriyor.
Duma milletvekilleri ne sıklıkla seçiliyor?
Duma’nın bileşimi her beş yılda bir seçiliyor. Parlamentonun bu kanadının görev süresi 2008 yılına kadar dört yıl iken, 2008’de Anayasa’da yapılan değişiklikle bu süre beş yıla çıkarıldı. Duma, ilk kez 2011 yılında beş yıllık bir süre için seçildi. Mevcut 8’inci dönem Devlet Duması 2021 yılında seçilmişti. Buna bağlı olarak, Eylül 2026’da 9’uncu dönem Devlet Duması seçilecek.
Anayasa, Devlet Duması’nın feshedilebileceği (ancak zorunlu olmayan) ve yeni seçimlerin ilan edilebileceği bir dizi durum öngörüyor. Bunlar arasında, hükümet başkanı adaylarının üç kez reddedilmesi, başbakan yardımcıları ve federal bakan adaylarının üç kez reddedilmesi (bu durumda hükümet üyelerinin üçte birinin makamının boş kalması şartıyla) ve üç ay içinde hükümete iki kez güvensizlik oyu verilmesi yer alıyor. Duma’nın feshedilmesi durumunda Devlet Başkanı yeni bir seçim tarihi belirliyor.
Uygulamada, Devlet Duması’nın ilk kez seçildiği 1993 yılından bu yana Anayasa’nın fesihle ilgili hükümleri hiç işletilmedi.
Devlet Duması’nın son seçimleri ne zamandı?
Sekizinci dönem Devlet Duması, çalışmalarını 27 Temmuz 2026’da tamamladı. Bu meclis, 2021 seçimlerinin sonuçlarına göre oluşturulmuştu. Oy verme işlemi 17-19 Eylül tarihleri arasında üç gün boyunca sürmüştü. Bir önceki döneme kıyasla parlamentoda temsil edilen parti sayısı dörtten beşe çıkmıştı: Birleşik Rusya, Rusya Federasyonu Komünist Partisi (KPRF), Rusya Liberal Demokrat Partisi (LDPR) ve Adil Rusya partilerinin yanı sıra, seçimlerden yaklaşık bir buçuk yıl önce kurulan Yeni İnsanlar partisi de parlamentonun alt kanadına girmişti. Anayasal çoğunluğu 324 sandalye kazanan Birleşik Rusya korumuştu. KPRF 57, Adil Rusya 27, LDPR 21 ve Yeni İnsanlar 13 sandalye elde etmişti. Bütün bu siyasi güçler kendi gruplarını kurmuştu. Bunun dışında parlamentoya beş bağımsız aday ve diğer partilerden üç temsilci girmiş, bunların çoğu daha sonra parti gruplarına katılmıştı.
Devlet Duması seçimleri nasıl işliyor?
Devlet Duması’nda 450 milletvekili bulunuyor. Dönem içinde milletvekillerinin başka görevlere geçmesi, vefat etmesi, yetkilerinin erken sonlandırılması gibi nedenlerle bu sayı azalabiliyor. Milletvekilinin seçilme şekline bağlı olarak, yetkisi başka bir kişiye devredilebiliyor veya ara seçim kararı alınabiliyor.
Duma milletvekilleri karma nispi-çoğunluk sistemiyle seçiliyor: 225 milletvekili parti listelerinden, 225 milletvekili ise tek isimli dar bölge seçim çevrelerinden seçiliyor.
Her partinin federal listesi, genel federal bölüm ile bir veya birkaç bölgeyi kapsayan bölgesel gruplardan oluşuyor. Listenin tamamı 200 ila 400 aday içermek zorunda.
Listenin genel federal bölümüne en fazla 15 kişi girebiliyor. Partiler, seçmenlerden en yüksek oyu alabilmek için genellikle liderlerini ve en tanınmış, en çok bilinen partilileri bu bölüme dahil ediyor. Seçimler yapıldıktan sonra, listede yer alan adaylar kazandıkları vekilliklerden feragat edip bunları partinin diğer üyelerine devredebiliyor (“lokomotif” taktiği). Uygulamada genel federal bölüm, (örneğin bu eylül seçimlerinde Yeni İnsanlar partisinin listesinde olduğu gibi) üç adaydan da oluşabiliyor veya (örneğin KPRF’de olduğu gibi) azami sınırda da tutulabiliyor.
Bölgesel bölümün, Rusya’nın bütün bölgelerini kapsayan en az 35 gruptan oluşması gerekiyor.
Genel olarak listenin genel federal bölümü ve bölgesel gruplardaki ilk sıralar neredeyse kesin seçilme garantisi taşıdığından, partiler en değerli adaylarını bu pozisyonlara yerleştirmeye çalışıyor.
Milletvekillerinin diğer yarısı tek isimli dar bölge seçim çevrelerinden seçiliyor; bunların sayısı 225. Ülkenin bütün toprakları bu çevrelere bölünmüş durumda. Her seçim çevresinden bir milletvekili seçiliyor. Bölgelerin seçim çevrelerine nasıl bölüneceği, nüfuslarına ve dolayısıyla seçmen sayılarına bağlı. 2025 yılının ilkbaharında seçim çevrelerinin yeni sınırları onaylandı. Bölgelerin nüfuslarındaki değişim ve Donetsk Halk Cumhuriyeti (DHC), Lugansk Halk Cumhuriyeti (LHC), Herson ve Zaporojye bölgelerinin Rusya’ya katılmasına dair yasaların imzalanması nedeniyle böyle bir önleme ihtiyaç duyuldu.
Sonuç olarak, Moskova ve Moskova bölgesi gibi bazı bölgeler ek bir seçim çevresi kazanırken, bazıları seçim çevrelerinden birini kaybetti. Ayrıca, Duma seçimlerine ilk kez katılacak olan dört yeni bölge de seçim çevrelerine ayrıldı. Bir kişi hem listede yer alıp hem de aynı anda tek isimli dar bölge seçim çevresinden aday olabiliyor.
Seçimlerde seçmene iki oy pusulası veriliyor: Birinde parti listeleri yer alıyor ve seçmen listenin bütününe oy veriyor; diğerinde ise kendi tek isimli dar bölge seçim çevresindeki adaylar bulunuyor ve bunlardan birine oy vermesi gerekiyor. Partilerin amblemlerinin pusulada hangi sırayla yer alacağı MSK tarafından kura ile belirleniyor. Seçim çevresinden vekillik için yarışan adaylar ise pusulada alfabetik sıraya göre diziliyor.
Bir partinin Devlet Duması’na girebilmesi için, seçime katılan seçmenlerin en az yüzde 5’inin oyunu alması gerekiyor.
Devlet Duması’nda sandalyeler nasıl dağıtılıyor?
Tek isimli dar bölge seçim çevrelerinde milletvekilleri basit çoğunlukla seçiliyor; en çok oyu alan aday Devlet Duması’na giriyor.
Geriye kalan 225 sandalyenin dağıtımı, listelere verilen oyların sayılmasının ardından orantılı olarak yapılıyor. Bunun için, yüzde 5 barajını aşan bütün partilerin listelerine verilen toplam oy sayısı 225’e bölünüyor. Çıkan sonuç kotayı, yani bir sandalye elde etmek için gereken oy sayısını ifade ediyor. Ardından, her bir partiye verilen oy sayısı bu kotaya bölünüyor. Böylece, bir partinin listesi ne kadar çok oy alırsa, dar bölgeden kazandığı vekilliklere ek olarak o kadar çok sandalye elde ediyor. Her bir sandalye bir milletvekilliği anlamına geliyor.
Seçimlere hangi partiler katılabiliyor?
Bu yıl Adalet Bakanlığı 20 siyasi partiyi tescil etti; bunlardan 17’si Devlet Duması seçimlerine katılma hakkına sahip: 11’i aday göstermek için imza toplama zorunluluğu olmaksızın, altısı ise zorunlu imza toplama şartıyla katılabiliyor.
Bir partinin yasal olarak tam kapsamlı faaliyete başlayabilmesi için tescil edilmesi zorunlu bir aşama. Tescil sırasında parti, Tüzel Kişiler Tekil Devlet Siciline (EGRYUL) kaydediliyor. Ancak bu durum partiye otomatik olarak Devlet Duması seçimlerine katılma hakkı vermiyor. Bu imkana sahip olabilmek için partilerin Duma’da veya bölge parlamentolarında milletvekillerinin bulunması, bir önceki Duma seçimlerinde en az yüzde 3 oy almış olması veya adaylığını desteklemek üzere en az 200 bin imza toplaması (her bölgeden en fazla 7 bin olmak şartıyla) gerekiyor.
İmza toplamadan seçimlere katılma hakkı kazanan partiler ve gerekçeleri şöyle:
- Birleşik Rusya (Duma’da milletvekili var)
- KPRF (Duma’da milletvekili var)
- LDPR (Duma’da milletvekili var)
- Adil Rusya (Duma’da milletvekili var)
- Yeni İnsanlar (Duma’da milletvekili var)
- Emekliler Partisi (Bölge parlamentosunda milletvekili var)
- Yeşiller (Bölge parlamentosunda milletvekili var)
- Rodina (Bölge parlamentosunda milletvekili var)
- Rusya Komünistleri (Bölge parlamentosunda milletvekili var)
- Yabloko (Bölge parlamentosunda milletvekili var)
- Doğrudan Demokrasi Partisi (Bölge parlamentosunda milletvekili var)
İmza toplaması gereken altı partiden hiçbiri, aday listelerinin onaylanması için gerekli belgeleri süresi içinde MSK’ya teslim etmedi. Bu partiler şunlar: Rusya Demokratik Partisi, Rusya Federasyonu Kazak Partisi, Rusya’nın Yeniden Doğuşu Partisi, İlerleme Partisi, Adalet İçin Parti ve Rusya Özgürlük ve Adalet Partisi.
Seçimlere katılma hakkı bulunmayan geriye kalan üç partiden Yeşil Alternatif, resmi olarak tasfiye kararı aldı ve fiilen ekoloji gündemine sahip diğer parti olan Yeşiller’e katılacak. Sivil Platform partisinin faaliyetleri Yüksek Mahkeme kararıyla askıya alındı. Sosyal Güvenlik Partisi hakkında ise mahkeme, haziran ayında Adalet Bakanlığının tasfiye talepli idari davasını kabul etti.
Aday gösterme süreci nasıl işliyor?
21 yaşını doldurmuş ve ülkede sürekli ikamet eden her Rusya vatandaşı Devlet Duması milletvekili adayı olabiliyor. Mahkeme tarafından fiil ehliyeti kısıtlanmış olanlar, cezaevinde cezasını çekenler, başka bir devletin vatandaşlığına veya oturum iznine sahip olanlar ve belirli suçlardan hüküm giymiş kişiler bu haktan mahrum bırakılıyor.
Bir aday hem bir partiden aday gösterilebiliyor hem de bağımsız olarak (ancak bu durumda yalnızca tek isimli dar bölge seçim çevresinden) seçime girebiliyor.
Resmi seçim kampanyası başlamadan önce partiler kimi aday göstereceklerine karar veriyor. Partilerin listelerinin bileşimi ve tek isimli dar bölge seçim çevrelerindeki adaylar hakkında resmi karar aldıkları aday gösterme aşaması, haziran ve temmuz aylarındaki kongrelerde gerçekleştirildi. Adaylara yönelik oylamalar gizli yapıldı. MSK’nın onayladığı takvime göre, aday gösterme işlemi 11 Temmuz dahil olmak üzere bu tarihe kadar mümkündü.
Birleşik Rusya, yaklaşan seçimler için 600’den fazla kişiyi aday gösterdi. Listenin genel federal bölümüne beş kişi girdi: Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Moskova Belediye Başkanı Sergey Sobyanin, Devlet Başkanı Çocuk Hakları Komiseri Mariya Lvova-Belova, savaş muhabiri Yevgeniy Poddubnıy ve Yunarmiya ana karargah başkanı Vladislav Golovin.
KPRF’nin listesinin başında parti başkanı Gennadiy Zyuganov bulunuyor. Onun dışında ilk beşte, milletvekilleri ve Komünist Parti Merkez Komitesi Başkanlık Divanı üyeleri Yuriy Afonin, Dmitriy Novikov ve İvan Melnikov ile Hakasya Başkanı Valentin Konovalov yer alıyor.
LDPR’nin ilk beşi şu isimlerden oluşuyor: Başkan Leonid Slutskiy, gönüllü tugay komutanı Aleksey Vereşçagin, Devlet Duması Gençlik Parlamentosu eski başkanı Mariya Voropayeva, milletvekili Andrey Lugovoy ve ABD’de yasa dışı silah ticareti suçlamasıyla hapis yatmış olan iş insanı Viktor But.
Adil Rusya, listenin genel federal bölümüne dört kişiyi dahil etti: Parti lideri Sergey Mironov, Devlet Duması Başkan Yardımcısı Aleksandr Babakov, milletvekili ve televizyon sunucusu Marina Kim ile askeri operasyon katılımcısı Oleg Çernışev.
Yeni İnsanlar partisinin federal listesinde üç isim bulunuyor: Parti başkanı Aleksey Neçayev, Duma Başkan Yardımcısı Vladislav Davankov ve milletvekili Sardana Avksentyeva.
Yabloko partisinin seçime kabulü ve ihracı
Merkez Seçim Kurulu, 29 Temmuz’da Yabloko partisinin federal listesini tescil etti. Listenin başında Çelyabinsk teşkilatı başkanı Yaroslav Şçerbakov yer aldı. İlk yedide ayrıca St. Petersburg yasama meclisi milletvekili Dmitriy Anisimov ve Moskova Yabloko başkanı Kirill Gonçarov da bulunuyordu.
Parti, Devlet Duması seçimlerine “Barış ve özgürlük için! Korkusuz bir yaşam için!” sloganıyla giriyordu. Programın ana maddeleri ateşkes ve barışın sağlanmasıydı.
MSK, 5 Ağustos’ta yapılan kuranın ardından tescilli partilerin oy pusulasındaki yerleşim sırasını onayladı. Yabloko’ya burada ikinci sıra düştü.
7 Ağustos’ta Rodina partisi, Yabloko’nun tescilinin iptali için Yüksek Mahkemeye dava açtı. Rodina Başkanı, Devlet Duması milletvekili ve LDPR grubu üyesi Aleksey Juravlev, davada rakiplerin yarış dışı bırakılması için üç potansiyel gerekçe bulunduğunu savundu: Kampanyanın sosyal ağlarda finanse edilmesi, görsellerde telif hakkı ihlali ve partinin barış ile askeri eylemlerin durdurulması yönündeki seçim öncesi çağrılarında aşırılıkçılık.
Yüksek Mahkeme, 10 Ağustos’ta Yabloko’nun Devlet Duması seçimlerindeki tescilini iptal etti. Parti karara itiraz etti, ancak Yüksek Mahkeme Temyiz Kurulu 17 Ağustos’ta şikayeti reddetti.
Haziran ayında eski Devlet Duması milletvekili Boris Nadejdin, Mıtişçi tek isimli dar bölge seçim çevresinden Devlet Duması’na aday olma niyetini açıkladı. Adalet Bakanlığı, 10 Temmuz’da kendisini yabancı ajanlar siciline dahil etti. 2024 yılında seçim mevzuatında yapılan değişiklikler, yabancı ajan olarak kabul edilen kişilerin hiçbir düzeydeki seçime katılmasını yasaklıyor. Bir hafta sonra Dolgoprudnıy Şehir Mahkemesi, Nadejdin’i aşırılıkçı semboller sergilemekten suçlu bularak kendisine bin ruble para cezası verdi.
Adayların tesciline veya tescilin reddine ilişkin nihai karar 16 Ağustos’a kadar verilecek. Oy pusulaları için kesin listeler ancak bundan sonra oluşturulacak.
Buna ilişkin bilgiler MSK, bölgesel seçim kurulları ve partilerin kendileri tarafından yayımlanacak.
Partiler seçimlere hangi sloganlarla giriyor?
Birleşik Rusya, “halk programı” olarak adlandırdığı programa dayanıyor ve “ulusal kalkınma ajandasının uygulanmasına yönelik çalışmaları sürdürmek” amacıyla seçimlere giriyor.
LDPR programının temel hedefleri olarak çok çocuklu ebeveynler için vergi yükünün azaltılması, emekli maaşları ve sosyal yardımların her yıl en az yüzde 20 oranında endekslenmesi, öğrenci burslarının asgari ücret seviyesine çıkarılması ve genç uzmanlar, kamu çalışanları ile barınma koşullarını iyileştirmeye ihtiyaç duyan aileler için yüzde 3 faizli “Halk İpoteği” programının başlatılmasını belirledi.
Doğrudan Demokrasi Partisi insan onuru, adil toplum, güçlü devlet ve açık dünya hakkında 12 tez öne sürdü.
Yeşiller’in programı; kamusal ekolojik denetim, enerji fiyatlarının devlet tarafından düzenlenmesi, erişilebilir konut, adil vergi politikası, modern teknolojiler kullanılarak herkes için erişilebilir sağlık hizmeti, Rus tarımının desteklenmesi ve gıda kalitesinin sıkı denetimini içeren yedi adımdan oluşuyor.
Adil Rusya kendine on hedef belirledi: “Savunucuları korumak”, “Rusya’nın kültürünü gelecek nesillere aktarmak”, “Fiyat artışlarını durdurmak”, “Maaşları artırmak, emekliliği onurlu hale getirmek”, “Rus ailelerini korumak”, “Erişilebilir konut, konut ve fatura tarifelerini dondurmak”, “Ücretsiz ve erişilebilir sağlık hizmetini halka geri vermek”, “Kaliteli ve ücretsiz modern eğitim”, “Göçü sıkı kontrol altına almak”, “Vatandaşların dijital haklarını garanti altına almak”.
Rodina partisinin programında devlet kurucu halkın önceliği, göçün sıkı kontrolü, ekonomik egemenlik, çalışanların yoksulluğunun ortadan kaldırılması, aile ve çok çocukluluk kültü ile Transdinyester’in Rusya ile yeniden birleşmesi üzerine 12 tez bulunuyor.
KPRF; “Fiyat, borç ve tarife artışlarına son”, “Halk için sağlık”, “Haraçsız eğitim”, “Ülkenin zenginliklerini halka geri vermek”, “Banka sistemini ülkenin hizmetine sunmak”, “Vergi yükünü zenginlere yüklemek”, “Temiz siyaset” gibi tezlerle ilerliyor. Zyuganov’un ifadelerine göre, partinin bütün programı sosyalizmin yeniden inşasını hedefliyor.
Emekliler Partisi, ilk üç tez olarak temel emeklilik geliri, ücretsiz kaliteli protez ve bir milletvekilinin Devlet Duması’nda bulunma süresinin tek dönemle sınırlandırılmasına yönelik yasal girişim sunan Normal Yaşam Programı ile seçimlere giriyor. Programın ana yönelimleri sağlık, emeklilik ve ekonomi, aileler, eğitim, gençlik politikası, iktidarın topluma karşı sorumluluğunun sağlanması, gazilerin ve hizmet eden kişilerin desteklenmesini kapsıyor.
Rusya Komünistleri, stratejik hedeflerini “insanlığın geleceği olarak komünizmin inşası” olarak görüyor. Bunun için ülkenin ulusötesi sermayenin etkisinden kurtarılmasının, ayrıca oligarkların ve “onlarla bütünleşmiş bürokrasinin” iktidardan uzaklaştırılmasının ardından “devrimci dönüşümler” gerçekleştirilmesi gerektiğini savunuyor.
Yeni İnsanlar “normal bir Rusya’ya” giden yolda 12 adım belirledi. Manifestoda bunlar şu şekilde ifade ediliyor: “Güven ve onur ülkenin ana sermayesidir”, “İnternetin düzenlenmesi geniş değil, akıllıca olmalı”, “Yapay Zeka mahkemesi – teknoloji hızında adalet”, “Kendi işini yapanlar, serbest çalışanlar, girişimciler; ekonomi sizsiniz”, “Güçlü bölgeler güçlü ülkedir”, “Konut lüks değil, bir başlangıçtır”, “Eğitim diploma değil, beceridir”, “Aile demografi değil, insandır”, “Sosyal destek hızlı ve aşağılamadan olmalı”, “Fiyatlar – tekeller yerine rekabet”, “İstikrarlı kurallar kalkınmanın temelidir”, “Yaşamak istenen bir Rusya”.
Kimler oy kullanabilir?
Birini seçme hakkına aktif seçim hakkı, seçilme hakkına ise pasif seçim hakkı deniyor. Mahkeme tarafından fiil ehliyeti kısıtlanmamış ve cezaevinde cezasını çekmeyen 18 yaşını doldurmuş bütün Rusya vatandaşları, Duma seçimlerinde aktif seçim haklarını kullanabiliyor.
Partinin federal listesi için bütün Rusya vatandaşları, tek isimli dar bölge seçim çevresindeki adaylar için ise o bölgenin sınırları içinde kayıtlı olanlar oy kullanabiliyor.
Kağıt pusula ve DEG ile oylama
2026 Devlet Duması seçimlerinde oylamaya katılmak için çeşitli yöntemler öngörülüyor. Bunlardan biri, seçim merkezine geleneksel ziyarettir. Bunun için kişinin kendi seçim merkezinin adresini (MSK’nın sitesi veya Gosuslugi (Rusya’nın e-devleti) portalındaki kişisel hesap üzerinden) önceden öğrenmesi ve çalışma saatleri içinde pasaportuyla oraya gitmesi gerekiyor. Seçim merkezleri genellikle 8:00 ile 20:00 saatleri arasında açık oluyor. Ayrıca, fiilen bulunulan yerdeki uygun herhangi bir merkezde oy kullanma imkanı da sunuluyor; ancak bu durumda Gosuslugi, Çok Fonksiyonlu Kamu Hizmet Merkezleri (MFC) veya seçim kurulu aracılığıyla önceden ilgili başvurunun yapılması gerekiyor.
Bunun yanı sıra, belirli durumlarda (örneğin hastalık veya hasta bir akrabanın bakımı gibi) evde oy kullanılabiliyor. Evde oy kullanma talebinin İlçe Seçim Kurulu (UİK) veya Gosuslugi üzerinden iletilmesi gerekiyor. Bu durumda, kurul görevlileri oy pusulaları ve oylama için gerekli bütün malzemelerle birlikte seçmenin evine gidiyor.
Ulaşılması zor yerlerde yaşayanlar için erken oylama organize edilecek; seçim kurulu üyeleri bu bölgelere giderek resmi oylama başlamadan önce oyları toplayacak. Yurt dışında bulunanlar için ise sınır ötesi seçim merkezleri kurulacak.
Uzaktan Elektronik Oylama (DEG) bu yıl 33 bölgede erişilebilir olacak. MSK Başkanı Ella Pamfilova’nın açıklamasına göre, “durumu tırmandırmamak” amacıyla Duma seçimlerinde DEG sistemine yalnızca daha önce uygulandığı bölgeler için onay verildi. Bu bölgeler arasında Moskova ve Moskova bölgesi bulunuyor. Ancak St. Petersburg ve Leningrad bölgesinde DEG uygulanmayacak.
Bununla birlikte, DEG’in varlığı geleneksel yöntemle oy kullanmaya yönelik bir kısıtlama anlamına gelmiyor. MSK Başkan Yardımcısı Nikolay Bulayev 13 Ağustos’ta yaptığı açıklamada, seçmenlerin kağıt pusula kullanarak oy verme hakkının federal mevzuatla güvence altına alındığını vurguladı. Bulayev, “Kendi seçim çevresi sınırları içinde seçmen, oy pusulasını kağıt formatında alabilir” dedi.
Moskova’da da (sadece ön başvuru ile pusula verilen 2024 Moskova Şehir Duması seçimlerinin aksine) herhangi bir ek işlem gerekmeksizin kağıt pusula ile oy kullanılabilecek. Moskova Şehir Seçim Kurulu Başkanı Olga Kirillova, “Hiçbir başvuruya, önceden hiçbir şey sunmaya gerek yok. Pusulaların yüzde 100 tirajla basılmasını öngördük” açıklamasını yaptı.
Seçim Komisyonu, seçimlerin hukuki detaylarını açıkladı
2026 Ortak Seçim Günü’nde (EDG), 20 bin 700 milletvekilliğinin doldurulmasının planlandığı “geniş çaplı” bir seçim kampanyası bekleniyor. Sekiz bölgede doğrudan valilik seçimleri yapılacak; ancak Merkez Seçim Kurulu (MSK) Başkanı Ella Pamfilova, siyasi parti temsilcileriyle yaptığı görüşmede haziran sonuna kadar bu sayının artabileceğini belirtti.
Pamfilova’nın açıklamalarına göre, Devlet Duması seçimleri 1 ile 21 Haziran arasında, bölgesel seçimler 11 ile 21 Haziran arasında, yerel yönetim seçimleri ise 21 Haziran ile 1 Temmuz arasında ilan edilecek. Pamfilova, seçmenlerden bu yönde bir “talep” olması nedeniyle oylamanın büyük ihtimalle (18-20 Eylül) üç günlük olacağını söyledi.
Neler yeni?
MSK Hukuk Dairesi Başkanı Oleg Lisitsin, adayları bekleyen yenilikleri anlattı. Örneğin yasada yapılan düzenlemeyle, seçim kampanyasında bir kişinin (ölmüş veya kurgusal kişiler dahil) görüntüsünün ve yapay zeka da dahil olmak üzere üretilmiş ses kopyasının kullanılamayacağı netleştirildi.
Oy pusulalarının teslim süreleri de bir gün kaydırıldı; daha önce cuma günü yapılan oylamalarda pusulalar çarşamba günü merkeze ulaştırılırken, şimdi son gün perşembe olarak belirlendi. Lisitsin bunu şu sözlerle açıkladı: “Kuşkusuz bu yenilik, her şeyden önce ülkemizin şu an içinde bulunduğu zor durumla bağlantılı. Görevlerinden biri de kurula koruma altında getirilen oy pusulalarının güvenliğini sağlamak olan içişleri organlarının, polisin üzerine düşen ağır yükü biliyorsunuz.”
Ayrıca bu yıldan itibaren mali raporların kağıt ortamında yayımlanması zorunluluğu kaldırıldı. MSK temsilcisi bunun basit bir açıklaması olduğunu belirtti: İnternet kullananların sayısı, herhangi bir gazetenin abone sayısından çok daha fazla.
Partilerin, imzaların Gosuslugi üzerinden nasıl toplanacağı ve federal seçimlerde böyle bir imkanın olup olmadığı yönünde de soruları oldu. MSK Başkan Yardımcısı Nikolay Bulayev, bu seçeneğin var olduğu 2020 yılından bu yana sadece üç kişinin bunu tam anlamıyla kullandığını ve bunların tamamının bağımsız aday olarak seçime giren görevdeki valiler olduğunu vurguladı.
Pamfilova, federal seçimlerde çevrimiçi imza toplama uygulamasının henüz devreye alınmadığını belirterek, “Neden olmadığını açıklayayım. Çünkü bütün bölgelerdeki milletvekillerinin (ilgili değişiklikleri) kabul etmesini bekliyoruz, deneyimi analiz edeceğiz ve ancak ondan sonra federal düzeyde uygulanması için yasa tasarısıyla harekete geçeceğiz” dedi.
Yeni yazılım
Gündemdeki bir diğer konu, partilerin, dar bölge adaylarının ve bağımsız adayların sunacakları belgeleri hazırlayabilecekleri özel bir yazılımın (yazılım donanımının) kullanıma sunulmasıydı. Ana sunumu dinleyen MSK üyesi Yevgeniy Kolyuşin, programın adayın girdiği hatalı veya kasıtlı olarak çarpıtılmış verileri tespit edip etmediğini sordu. Kolyuşin, örneğin bir kişinin Rus vatandaşlığı girmemesi durumunda yazılımın bu hatayı fark edip etmeyeceğini merak ettiğini belirtti. Bu sorunun ardından bir tartışma başladı.
Pamfilova bu sorunun arkasında gizli bir niyet sezdiğini ifade etti: “Bunu sorduğunuz için size minnettarım, ancak şu an Yevgeniy İvanoviç’in sorusunu değil, affedersiniz ama bu konuda bizi yıpratabilecekleri bir dizi senaryoyu anında gördüm.” Pamfilova, böyle bir mekanizmanın provokasyonlar için kullanılabileceğini belirterek şunları söyledi: “Kişinin örneğin Rus vatandaşlığı gibi tek bir vatandaşlığı var, ancak o kişi bazı amaçlar doğrultusunda ‘404’ ülkelerinden vatandaşlıklar girecek. Program da otomatik olarak bu seçeneği eleyecek. Sonra aynı kişi (başvurusunun reddedildiği gerekçesiyle) bize şikayette bulunacak. Düşünün meslektaşlar, partilere yardım etme çabalarımız yüzünden sonradan yüzümüze tokat yemeyelim.”
Kolyuşin ise ısrar etti: Meselenin provokasyon ihtimali değil, programın bu haneyi hatalı olarak işaretleyip işaretlemeyeceği olduğunu savundu. Pamfilova, “Sadece göstermeli, ama filtrelememeli. Çünkü bu, sonradan aleyhimize işleyecek saf bir provokasyon olabilir” yanıtını verdi.
Tartışmaya bir diğer MSK üyesi Yevgeniy Şevçenko da dahil oldu: “Yevgeniy İvanoviç, sizi Devlet Duması milletvekili seçimleri yasasına yönlendirmek istiyorum.” Komünist üye ise “Beni yasaya yönlendirmenize gerek yok!” diyerek karşılık verdi.
Şevçenko buna karşılık, “holiganlık” suçundan sabıkası olan bir adayın seçimlere katılmak için başvuru yaptığını, ancak ilgili haneye yanlışlıkla “sabotaj” maddesinin yazıldığı bir olayı anlattı. Bu nedenle belgelerin doldurulması ve sunulması sürecine tam bir sorumlulukla yaklaşılması gerektiğini özetledi.
Pamfilova, “Seçimleri itibarsızlaştırmak ve rayından çıkarmak için bizi seçimler sırasında nasıl vurabileceklerini hesaplıyoruz ve (öngörmeye çalışıyoruz). Ancak yasalara saygılı partilerimizin buna iştirak etmeyeceğini umuyoruz” dedi.
Pamfilova, yaptırımlar sonrasında teknik parçaların satın alınamaması nedeniyle MSK’nın 27 Mayıs’ta 2010 model eski Elektronik Oy Sayım Makinelerinin (KOİB) kullanımdan kaldırılmasına karar verdiğini hatırlattı. Bunun kurul için büyük bir “üzüntü” kaynağı olduğunu ve yaşananların MSK’nın hatasından kaynaklanmadığını bir kez daha yineledi. Sırada 2017 model KOİB’ler var; kurul bunların kullanılabilirliğini test etmeye karar verdi. Eğer çalışır durumdalarsa, MSK bunları yeniden kullanıma sokacak. Bu bağlamda Pamfilova, kampanyanın “mümkün olduğunca temiz, şeffaf ve meşru” geçmesi için gözlemci görevlendirme konusuna “çok ciddi yaklaşılmasını” rica etti, zira bunun bir “onur meselesi” olduğunu vurguladı.
MSK Başkanı ayrıca, Merkez Seçim Kurulunun (Moskova’daki TEG’ler gibi) kendi oy verme terminallerini geliştirmeyi ve önümüzdeki yıllarda bunları bütün Rusya’ya yaymayı planladığını duyurdu. Burada kastedilenin DEG (Uzaktan Elektronik Oylama) değil, seçim merkezlerinde kağıt pusula yerine terminal ekranındaki bir düğmeye basarak oy kullanma imkanı olduğu belirtildi. Pamfilova, 2025 Ortak Seçim Günü’nde Moskova’da bir deney yapıldığını; vali seçimlerinin olduğu bölgelerden gelen seçmenlerin Moskova’da TEG’ler aracılığıyla oy kullanabildiğini hatırlattı.
Rusya
Rusya, Arktik koridoru için 10 trilyon rublelik yatırım hedefliyor

Rusya Devlet Nükleer Enerji Şirketi Rosatom’un Genel Müdürü Aleksey Lihaçev, Arktik projelerinde 2030-2035 dönemine kadar 200 bin kişilik istihdam ihtiyacı doğabileceğini açıkladı. Lihaçev, bölgeye çalışan çekmek için yalnızca yüksek maaşların değil, gelişmiş kentsel altyapı ve sosyal imkanların da zorunlu olduğunu belirtti.
Rusya Devlet Nükleer Enerji Şirketi (Rosatom) Genel Müdürü Aleksey Lihaçev, Rusya’nın Arktik bölgesindeki projeleri için 2030–2035 yıllarına kadar 200 bin kişilik personel ihtiyacı oluşabileceğini açıkladı.
Expert dergisine mülakat veren Lihaçev, insanları Arktik’e çekmek için dönüşümlü çalışma modelinin ve yüksek maaşların tek başına yeterli olmadığını; gelişmiş bir şehir ortamı, okullar, sağlık hizmetleri, spor tesisleri ve mesleki gelişim fırsatlarının sağlanması gerektiğini vurguladı.
Lihaçev, ünlü bir Rus şarkısına atıfta bulunarak, “İnsanlar bu topraklara sadece ‘sisin ve tayganın kokusu için’ gitmiyor. Gelecek için gidiyorlar. Dönüşümlü çalışma için insanları romantizm ve yüksek maaşla çekmek halen mümkün olabilir” ifadelerini kullandı.
Arktik’in kalkınmasının altyapı inşasıyla eş zamanlı yürütülmesi gerektiğine dikkat çeken Lihaçev; limanların, demir yollarının ve filonun eş güdümlü geliştirilmesinin ve uygun sezonda kargo taşımacılığının garanti altına alınmasının önemine işaret etti.
Transarktik Koridoru için 10 trilyon rublelik bütçe
Lihaçev, Transarktik Ulaşım Koridoru’nun (TUK) finansal ve ekonomik modeli hakkında da bilgi verdi.
Projeler için 2030 yılına kadar yaklaşık 5 trilyon rubleye, takip eden beş yılda ise bir 5 trilyon rubleye daha ihtiyaç duyulacağını belirten Rosatom Genel Müdürü; finansman kaynaklarının özel sektör ve devlet bütçesinin yanı sıra kredi fonları ile uluslararası yatırımlardan oluşması gerektiğini ifade etti.
Lihaçev, söz konusu kaynağın kullanımına ilişkin olarak, “Bu parayla ulaşım altyapısı genişletilecek, filo köklü biçimde yeniden donatılacak. Burada mesele yalnızca buz kırıcılar değil, bu enlemlerdeki görevleri yerine getirmek için gerekli olan buz sınıfı ticaret gemileridir. Ancak şunu anlamak önemli: Bu para ‘donmuş toprağa gömülen’ bir kaynak değildir. İş dünyası için farklı bir gelir seviyesi, bütçe için farklı bir gelir seviyesidir” dedi.
Transarktik Ulaşım Koridoru altyapısı için gereken yatırımların 5 trilyon rubleyi aşacağı, daha önce Rusya Uzak Doğu ve Arktik’i Geliştirme Bakanı Aleksey Çekunkov tarafından da dile getirilmişti.
Çekunkov, Rus Arktik bölgesindeki madencilik ve hammadde projelerine yapılacak toplam yatırım hacminin 30 trilyon rubleyi geçeceğini, altyapı harcamalarının ise kaba bir hesapla bu tutarın yaklaşık yüzde 15’ine karşılık gelebileceğini açıklamıştı.
Kuzey lojistiğine Çin ve Ortadoğu merkezli yatırımcıların da ilgi gösterebileceğini belirten Çekunkov, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in daha önce Çinli denizcilik şirketlerine Kuzey Deniz Rotası üzerinden taşınan kargo hacmini 2030’a kadar 20 milyon tona çıkarma hedefi koyduğunu hatırlattı.
Lavrov’dan NATO’ya Kuzey Kutbu uyarısı: Çatışma riski artıyor
Kuzey Deniz Rotası (KDR), Arktik denizleri üzerinden geçen ve ağırlıklı olarak Rus hammaddelerinin Asya pazarlarına ihraç edilmesinde kullanılan bir ulaşım koridoru niteliği taşıyor.
2018 yılının sonundan itibaren rotanın operatörlüğüne Rosatom getirildi. Devlet şirketi güzergahın kapsamlı geliştirme planını hazırlarken, bünyesindeki Atomflot ise rota üzerindeki buz kırıcı eskort hizmetlerinden, yeni nükleer buz kırıcıların inşasından, Arktik limanlarının sularındaki tarama faaliyetlerinden ve diğer alanların koordinasyonundan sorumlu.
Rosatom yönetimi, söz konusu rotayı başta Süveyş Kanalı olmak üzere geleneksel lojistik yollara transit bir alternatif haline getirme hedefini sıklıkla yineliyor.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 2025 yılında hükümete ve Rosatom’a; Kuzey Deniz Rotası’nın yanı sıra Arktik limanlarına bağlanan demir yolu ve nehir hatlarını da kapsayan Transarktik Ulaşım Koridoru için kapsamlı bir kalkınma planı hazırlama talimatı vermişti.
Amerika2 hafta önceSteve Jobs’ı iflastan kurtaran gizli CIA anlaşması gün yüzüne çıktı
Dünya Basını2 hafta önceThe Economist, Daron Acemoğlu’nu yerden yere vurdu: “Sığ ve inandırıcılıktan uzak”
Dünya Basını7 gün önceMilanovic uyardı: Dünya 1914 öncesine benzer bir uçurumun kenarında
Dünya Basını2 hafta önceProf. Hanke: Trump İran konusunda kendini çıkamayacağı bir köşeye sıkıştırdı
Dünya Basını2 hafta önceAmerika’dan vazgeçmeyi göze alamayan müttefikler
Ortadoğu1 hafta önceMekke Anlaşması için İran iddiası: Tahran teklifi inceliyor
Amerika1 hafta önceKıyamete beş kala – 1: Thiel, Deccal’i arıyor
Rusya1 hafta önceTürkiye’den Rusya’ya ilk deniz yolu benzin sevkiyatı yola çıktı









