Bizi Takip Edin

Asya

Politico: AB, Rusya ve ABD, Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ’daki harekatından günler önce gizli görüşme yaptı

Yayınlanma

ABD ve Avrupa Birliği’nden (AB) üst düzey yetkililerin, Azerbaycan’ın geçen ay ihtilaflı Dağlık Karabağ bölgesine askeri harekât başlatmasından günler önce Türkiye’de Rus mevkidaşlarıyla gizli acil durum görüşmeleri gerçekleştirdiği bildirildi.

Görüşmeler hakkında bilgi sahibi olan üst düzey bir diplomat, Politico‘ya verdiği demeçte toplantının, Azerbaycan’a ‘dokuz aydır sürdürdüğü ablukaya son vermesi’ ve ‘Ermenistan’dan insani yardım konvoylarının girişine izin vermesi’ konusunda baskı yapma çabaları dahilinde 17 Eylül’de İstanbul’da gerçekleştiğini söyledi.

Diplomata göre toplantıda, ‘kamyonların nasıl hareket ettirilebileceği’ ve tahmini 100 bin sakine gıda ve yakıt tedarikinin nasıl sağlanabileceği üzerinde duruldu.

Görüşmelerde ABD tarafı, Kafkasya müzakerelerinden sorumlu kıdemli dışişleri müsteşarı Louis Bono tarafından temsil edilirken, AB de bölgedeki temsilcisi Toivo Klaar’ı gönderdi. Rusya ise Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki ilişkiler konusunda özel temsilci olarak görev yapan İgor Hovayev’i görevlendirdi.

Mart ayında ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ve Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Hindistan’daki G20 toplantısı sırasında karşı karşıya gelmiş, ancak Moskova bu görüşmenin ‘ayak üstü’ gerçekleştiği ve herhangi bir müzakere yapılmadığı konusunda ısrar etmişti.

AB’den ismi belirtilmeyen bir yetkili, Politico‘ya yaptığı açıklamada “Yanlış anlamaları önlemek için ilgili muhataplarla iletişim kanallarını muhafaza etmenin önemli olduğuna inanıyoruz,” ifadelerini kullandı.

Yetkili ayrıca Klaar’ın Hovayev ve Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Mihail Galuzin ile yaptığı görüşmeler de dahil olmak üzere ‘geçtiğimiz yıllar boyunca’ pek çok cephede kanalları açık tutmaya çalıştığını belirtti.

ABD Dışişleri Bakanlığı ise konuya ilişkin yorum yapmaktan kaçındı.

Fakat konu hakkında bilgi sahibi olan ve hassas diplomatik meseleler hakkında görüşmek üzere isminin açıklanmasını istemeyen bir Amerikalı yetkili, görüşmelerin ‘Kremlin’in bölgede hala nüfuz sahibi olduğu anlayışından’ kaynaklandığını dile getirdi. Yetkili, “Özellikle de şu anda istikrarsız bir dönemdeyken, bu konuda Ruslarla birlikte çalışabilmeliyiz zira taraflar üzerinde etkileri var,” değerlendirmesini yaptı.

Asya

Çin ve Endonezya Tayvan’ın doğusunda deniz tatbikatı gerçekleştirecek

Yayınlanma

Çin ve Endonezya ağustos ortasında Tayvan adasının doğusunda tatbikat yapacak: İlk ortak tatbikatın “büyük önem” taşıdığı belirtiliyor. Tayvan hükümeti ise tatbikatı kınadı.

Çin Savunma Bakanlığı salı günü yaptığı açıklamada, ağustos ortasında Tayvan’ın doğusunda gerçekleştirilecek tatbikatın, Endonezya donanmasına ait bir gemiyle düzenlenecek bir “seyir tatbikatı” olacağını duyurdu. Tatbikatın tam olarak nerede yapılacağı açıklanmadı.

Bu, Çin donanması ile yabancı bir ülkenin donanmasının söz konusu sularda gerçekleştireceği ilk tatbikat olacak. Çinli askeri uzman Zhang Junshe, salı günü Global Times’a yaptığı açıklamada, tatbikatın büyük önem taşıdığını ve Çin’in Tayvan adasının doğusundaki münhasır ekonomik bölge üzerindeki egemen haklarını ve yetkisini ortaya koyduğunu söyledi.

Çin Savunma Bakanlığı’nın salı günkü açıklamasına göre, ağustos ortasında Çin donanmasına ait Honghe gemisi, Tayvan adasının doğusunda Endonezya donanmasına ait bir gemiyle seyir tatbikatı gerçekleştirecek. Tatbikatta haberleşme ve seyir halinde ikmal gibi konulara odaklanılacak. Tatbikatın iki donanmanın müşterek operasyon kapasitesini artırmayı, ikili pratik işbirliğini derinleştirmeyi ve bölgesel barış ve istikrarı ortaklaşa korumayı amaçladığı belirtildi.

Çin ve Endonezya daha önce de çeşitli vesilelerle ortak tatbikatlar düzenledi. Kasım sonundan aralık başına kadar iki ülke, Çin ve Endonezya silahlı kuvvetlerinin kara, deniz ve hava unsurlarının katıldığı ortak bir insani yardım ve afet müdahale tatbikatı gerçekleştirdi.

Askeri uzman Zhang Junshe, Çin ve Endonezya donanmalarının Tayvan adasının doğusundaki sularda gerçekleştireceği yaklaşan tatbikatın, Çin ile yabancı bir ülke arasında bu sularda düzenlenen ilk deniz tatbikatı olacağını belirterek bunun “son derece önemli” olduğunu söyledi.

Zhang, bu adımın Çin’in tutumunu dış dünyaya açık biçimde iletmeyi amaçladığını belirtti:

“Çin, Tayvan adasının doğusundaki münhasır ekonomik bölge üzerinde egemen haklara ve yargı yetkisine sahiptir.”

Zhang şöyle devam etti:

“Yabancı donanma gemelerini Çin’in kendi yetki alanındaki sularda eğitim gerçekleştirmeye davet etmek normal ve makuldür. Bu eylem aynı zamanda Çin’in bu sularda egemen haklara ve yargı yetkisine sahip olduğunu göstermektedir. Çin’in egemenliği ile denizlerdeki hak ve çıkarlarının ilgili kapsamı, Tayvan adasının doğusundaki karasularının yanı sıra münhasır ekonomik bölgeyi ve kıta sahanlığını da içermektedir.”

Daha önce Çin Halk Kurtuluş Ordusu (PLA) Doğu Harekât Alanı Komutanlığı, Tayvan Boğazı’nda ve adanın kuzeyi, güneybatısı, güneydoğusu ve doğusundaki sularda “Justice Mission 2025” kod adlı ortak tatbikatlar gerçekleştirmişti.

Bu yıl haziran ayından bu yana Çin Sahil Güvenliği gemileri Tayvan adasının doğusundaki sularda düzenli kolluk devriyeleri gerçekleştiriyor. Bu devriyelerin amacının, “hukuka uygun biçimde yetki kullanmak ve Çin’in toprak egemenliği ile denizlerdeki hak ve çıkarlarını korumak” olduğu ifade edildi.

ABD ve müttefikleri, çok cepheli tatbikatlarla Çin’in etrafında güç gösterisi yapıyor

Bu eylemlerin, Japonya ve Filipinler’in Tayvan adasının doğusundaki sularla ilgili sınır müzakerelerini başlatacaklarını tek taraflı olarak açıklamalarına karşı gerekli olduğu belirtildi. Söz konusu adımın Çin’in toprak egemenliği ile denizlerdeki hak ve çıkarlarını ciddi biçimde ihlal ettiği savunuldu.

Zhang, Çin ve Endonezya’nın bu sularda gerçekleştireceği ortak deniz tatbikatının Çin’in ulusal egemenlik ile denizlerdeki hak ve çıkarlarını korumaya yönelik “araç setini” daha da genişleteceğini söyledi.

“Bu, Çin’in düzenli ve pratik deniz faaliyetleri aracılığıyla denizlerdeki hak ve çıkarlarını korumak ve Tayvan adasının doğusundaki ilgili sularda egemen haklarını ve yargı yetkisini ortaya koymak konusunda hem kapasiteye hem de güçlü bir kararlılığa sahip olduğunu tam anlamıyla göstermektedir” dedi.

Bu, Çin ile Endonezya arasında bu ay gerçekleştirilen ikinci denizcilik işbirliği faaliyeti olacak ve iki ülke arasındaki giderek daha somut hale gelen askeri ilişkilerin bir başka örneğini oluşturacak.

China Military Online’a göre, uzak denizlerde staj eğitimi ve ziyaret görevi yürüten, Çin Halk Kurtuluş Ordusu Donanması’na ait Qijiguang eğitim gemisi (Borda No. 83) ve Kunlunshan amfibi çıkarma gemisinden (Borda No. 998) oluşan görev grubu, dört günlük dostluk ziyareti kapsamında 2 Ağustos’ta Endonezya’nın Surabaya kentindeki Tanjung Perak Limanı’na ulaştı.

Savunma Bakanlığı Sözcüsü Jiang Bin, 30 Temmuz’daki olağan basın toplantısında şöyle konuşmuştu:

“Son yıllarda Çin ve Endonezya donanmaları, ortak tatbikatlar ve karşılıklı gemi ziyaretleri dahil olmak üzere işbirliğini sürekli genişletti ve iki ülke arasındaki askeri ilişkileri hem kapsam hem de derinlik açısından ileri taşıdı.”

Salı günü geç saatlerde açıklama yapan Tayvan yönetimi ise, tatbikatı “tehlikeli bir askeri provokasyon” olarak nitelendirdi ve Pekin’e “statükoyu baltalayan bu tehlikeli davranışı derhal durdurma” çağrısında bulundu.

Öte yandan Tayvan da, Çin’in olası bir saldırısını nasıl püskürteceğini simüle ettiği yıllık Han Kuang savaş tatbikatlarını sürdürüyor.

Japonya yeni Beyaz Kitap’ta Çin ‘tehdidine’ karşı durmak ve ekonomik refah için askeri yığınağı savundu

Okumaya Devam Et

Asya

Kuzey Kore, ABD-Güney Kore tatbikatları öncesinde füze fırlattı

Yayınlanma

Kuzey Kore, çarşamba günü Kore Yarımadası’nın doğu kıyısı açıklarındaki denize doğru bir balistik füze fırlattı. Güney Koreli ve Japon yetkililer, fırlatmanın Seul ve Washington’ın, Pyongyang’ın uzun süredir tepki gösterdiği büyük çaplı ortak askeri tatbikatlarından birkaç gün önce gerçekleştirildiğini bildirdi.

Güney Kore Genelkurmay Başkanlığı’na (JCS) göre füze, Kuzey Kore’nin doğu kıyısındaki Wonsan bölgesinden yerel saatle yaklaşık 06.00’da (salı 21.00 GMT) fırlatıldı. Kuzey Kore, altı gün önce de aynı bölgeden başka bir balistik füze fırlatmıştı.

Fırlatma, Güney Kore ile ABD’nin 17-27 Ağustos tarihlerinde gerçekleştirmeyi planladığı ve Pyongyang’ın gelişen nükleer ve silah kapasitesine karşı koymayı amaçlayan “Ulchi Freedom Shield” adlı askeri tatbikat öncesinde geldi.

Seul’deki Kore Ulusal Birleşme Enstitüsü’nde kıdemli araştırmacı olan Hong Min, fırlatmanın muhtemelen Kuzey Kore’nin mevcut silah geliştirme takviminin bir parçası olduğunu, ancak zamanlamanın ABD-Güney Kore tatbikatları öncesinde bir mesaj vermek amacıyla da seçilmiş olabileceğini söyledi.

Hong, “Geliştirilmekte olan bir silahın testi olsa bile, ne zaman gerçekleştirileceğinin seçilmesi siyasi bir karar gerektirir,” dedi.

Güney Koreli yetkililer, Kuzey Kore’nin 6 Ağustos’ta da Wonsan’dan bir balistik füze fırlattığını, ancak Pyongyang’ın bu fırlatmayı devlet medyasında duyurmadığını belirtti. Hong, söz konusu testin amaçlanan hedefe ulaşamamış olabileceğini söyledi.

Kuzey Kore bu yıl kısa menzilli balistik füzeler, topçu roketleri ve diğer taktik silahlar dahil olmak üzere bir dizi test gerçekleştirdi.

Güney Kore’nin değerlendirmelerine göre çarşamba günkü fırlatma, Kuzey Kore’nin 2026’daki 11’inci şüpheli balistik füze testi oldu.

Güney Kore ve Japonya savunma makamları, füzenin yaklaşık 700 kilometre uçtuğunu açıkladı. Genelkurmay Başkanlığı, çarşamba günü fırlatılan silahı kısa menzilli balistik füze olarak tanımlamadı ve yetkililerin füzenin teknik özelliklerine ilişkin ayrıntılı analiz yürüttüğünü bildirdi.

Analistlere göre bu tanımlamanın yapılmaması, füzenin hangi türden olduğu sorusunu açık bırakıyor. Menzili 300 ila 1.000 kilometre arasında olan balistik füzeler genel olarak kısa menzilli olarak sınıflandırılıyor.

Hong, menzil, yörünge ve fırlatma bölgesinin bunun bir tür hipersonik füze olabileceğine işaret ettiğini, ancak denizaltından fırlatılan bir füze olma ihtimalinin de bulunduğunu söyledi.

Pyongyang’dan fırlatmaya ilişkin henüz bir açıklama yapılmadı.

Kınamalar ve yükselen gerilim

Güney Kore ve Japonya fırlatmayı kınadı.

Japonya Savunma Bakanı Shinjiro Koizumi gazetecilere yaptığı açıklamada, “Japonya, Pekin’deki Japonya Büyükelçiliği üzerinden diplomatik kanallarla Kuzey Kore’ye güçlü bir protesto iletti ve bu eylemi şiddetle kınadı,” dedi.

Kuzey Kore devlet medyası salı günü Japonya’nın son savunma beyaz kitabını militarizmi yeniden canlandırmayı amaçlayan bir belge olarak nitelendirmiş, Tokyo’nun Pyongyang’ı güvenlik tehdidi olarak temelsiz biçimde göstermesini silahlanmasını meşrulaştırmak için kullandığını savunmuştu.

Güney Kore Ulusal Güvenlik Ofisi acil toplantı düzenledi ve Kuzey Kore’nin 6 Ağustos’taki fırlatmanın ardından balistik füze denemelerine devam etmesinden duyduğu endişeyi dile getirdi. Pyongyang’a, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarını ihlal eden provokasyonları durdurma çağrısı yapıldı.

Güney Kore ordusu, ABD ile ortak savunma düzeni kapsamında herhangi bir provokasyona “ezici” biçimde karşılık verecek hazırlık seviyesini koruduğunu açıkladı.

ABD Hint-Pasifik Komutanlığı, müttefikler ve ortaklarla yakın istişare halinde olduğunu belirterek, ilk değerlendirmeye göre fırlatmanın ABD personeli veya toprakları ile müttefiklerine yönelik acil bir tehdit oluşturmadığını bildirdi.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ise salı günü, Rusya’nın ülkenin güneydoğusundaki Zaporijya kentinde bulunan bir çelik fabrikasına düzenlediği ve yedi işçinin hayatını kaybettiği saldırıda Kuzey Kore yapımı balistik füzeler kullandığını iddia etti.

Çin’den Japonya’nın savunma belgesine tepki

Okumaya Devam Et

Asya

Çin Merkez Bankası, bağımsız beş yıllık planda yuanın küreselleşmesini hedefliyor

Yayınlanma

Çin Merkez Bankası, en az on yıl sonra ilk kez hazırladığı bağımsız beş yıllık planda yuanın küreselleşmesini hedefliyor. Analiste göre strateji, Pekin’in finansal güç merkezi olma hedeflerini yönlendirebilecek “güçlü bir merkez bankası” inşa etme çabasına işaret ediyor

Çin Merkez Bankası, önümüzdeki beş yıla ilişkin stratejik önceliklerini bağımsız bir plan halinde ortaya koydu. Pekin, ülkeyi büyük bir “finansal güç merkezi” haline getirmeye çalışırken yuanın uluslararasılaşmasını gündemin üst sıralarına yerleştirdi.

Çin Halk Bankası (PBOC), pazartesi günü yayımladığı açıklamada, yeni bir reform ve kalkınma planı kapsamında 15. Beş Yıllık Plan dönemi için genel hedeflerini açıkladı. Bu ana plana dokuz ayrı eylem planı eşlik edecek. Belgeye göre önceliklerden biri, yuanın uluslararası ticaret, yatırım ve finansmandaki rolünü genişletmenin yanı sıra offshore yuan piyasalarını geliştirerek para biriminin küresel kullanımını ilerletmek olacak.

PBOC ayrıca, sınır ötesi yuan ödeme sistemini güçlendirmeyi ve sistemi daha “çok katmanlı ve geniş tabanlı” hale getirmeyi hedeflediğini belirtti. Bu yaklaşım, ABD dolarına dayalı küresel finans sistemine bağımlılık konusundaki kaygılar sürerken Pekin’in son yıllarda yuanın uluslararasılaşmasını teşvik etme ve alternatif ödeme altyapıları geliştirme yönündeki çabalarıyla örtüşüyor.

Bu çeşitlendirme çabaları, son dönemde hızla büyüyen panda tahvili piyasasındaki genişlemeyle birlikte ivme kazandı. Çin iç piyasasında yabancı kuruluşlar tarafından ihraç edilen yuan cinsinden borçlanma araçları olan panda tahvilleri, yatırım bankası Goldman Sachs tarafından “tarihi bir fırsat” olarak nitelendirildi.

Standard Chartered’ın Büyük Çin ve Kuzey Asya Başekonomisti Ding Shuang, merkez bankasının kendi başına yayımladığı bağımsız beş yıllık planların geçmişte nispeten nadir görüldüğünü söyledi.

“Mevcut adım, Çin’in finansal bir güç merkezi olma vizyonunda ‘güçlü bir merkez bankası’ inşa edilmesine verilen önemle bağlantılı olabilir,” dedi.

South China Morning Post tarafından yapılan incelemeye göre PBOC, 13. veya 14. Beş Yıllık Plan dönemlerinde bağımsız bir beş yıllık plan yayımlamadı. Önceki planlar genellikle daha geniş finans sektörünü kapsıyor ve diğer kamu kurumlarıyla ortaklaşa hazırlanıyordu.

“Finansal güç merkezi” şeklindeki genel vizyon, 2023 yılında beş yılda iki kez düzenlenen Merkezi Finans Çalışmaları Konferansı’nda ortaya çıktı. Cumhurbaşkanı Xi Jinping bu vizyonu altı temel sütun üzerinden tanımladı; bunların başında uluslararası alanda yaygın biçimde kullanılan “güçlü bir para birimi” ile “güçlü bir merkez bankası” yer alıyor.

PBOC açıklamasında ayrıca, Şanghay’ın uluslararası bir finans merkezi olarak gelişiminin hızlandırılması, Hong Kong’un mevcut küresel finans merkezi statüsünün güçlendirilmesi ve “daha açık koşullar altında finansal istikrarı koruma kapasitesinin artırılması” çağrısında bulundu.

Merkez bankası bunun yanı sıra, yuanın döviz kurunun oluşumunda piyasa güçlerinin belirleyici olmasına izin verme ve para birimini makul ve dengeli bir seviyede genel olarak istikrarlı tutma yönündeki tutumunu yineledi.

Yurt içinde ise PBOC, büyük ulusal stratejilere, stratejik sektörlere ve ekonominin zayıf halkalarına “hedefli ve güçlü” destek sağlamak amacıyla finans politikası çerçevesini geliştirme taahhüdünde bulundu. Planda ayrıca teknolojik inovasyonu destekleyen bir finans sistemi oluşturulması, tahvil piyasası bünyesinde bir “teknoloji kurulu” geliştirilmesi ve tüketici harcamalarını artırmak amacıyla finansal teşviklerin güçlendirilmesine yönelik girişimler öne çıkarıldı.

PBOC ayrıca makro ihtiyati denetimin kapsamını genişletmeyi, düzenleyici araç setini çeşitlendirmeyi ve dijitalleşmiş, hukukun üstünlüğüne dayalı bir merkez bankasının geliştirilmesini ilerletmeyi planladığını belirtti.

Çin Merkez Bankası açıklamasında, “Çin Halk Bankası, planda ortaya konulan tedbirleri hayata geçirmek, Çin’in finansal bir güç merkezi haline gelmesini hızlandırmak ve yüksek kaliteli ekonomik kalkınmayı desteklemek için elinden gelen tüm çabayı gösterecektir,” ifadelerini kullandı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English