Bizi Takip Edin

Rusya

Putin: Kuzey Akım üzerinden gaz sevkiyatına yarın başlayabiliriz

Yayınlanma

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu kapsamında dünya haber ajanslarının yöneticileriyle bir araya gelerek Ukrayna çatışmasından küresel enerji hatlarına ve ülke ekonomisinin durumuna kadar kritik açıklamalarda bulundu. Ukrayna’daki çatışmanın sona ermesinin Kiev’in uzlaşmayı kabul etmesine bağlı olduğunu belirten Putin, Batı’nın Rus ekonomisine yönelik iddialarını yalanlayarak ülkesinin makroekonomik olarak büyümeye devam ettiğini vurguladı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu kapsamında St. Petersburg yakınlarındaki Konstantin Sarayı’nda dünya genelindeki önde gelen haber ajanslarının üst düzey yöneticileriyle yuvarlak masa toplantısı gerçekleştirdi.

Topluluk karşısında küresel gündemi sarsan açıklamalarda bulunan Rusya Devlet Başkanı, Ukrayna’daki askeri faaliyetlerin sonlandırılması koşullarından Avrupa Birliği ile enerji diplomasisine, bölgesel ittifaklardan Rusya ekonomisinin mevcut mali direncine kadar çok sayıda stratejik başlığa açıklık getirdi.

“Savaşın bitmesi için Kiev uzlaşmayı kabul etmeli”

Ukrayna sahasındaki çatışmaların gidişatını değerlendiren Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ülkesinin sahadaki gerçek askeri durumla, ABD’den gelen siyasi beyanlardan daha fazla ilgilendiğini dile getirdi.

Rusya’nın Donbass bölgesinde tam kontrolü sağlaması ile Ukrayna konusunda diplomatik bir anlaşmaya varılmasının birbiriyle çelişmediğini belirten Vladimir Putin, sahadaki askeri kayıplara ve Ukrayna ordusunun yaşadığı personel krizine değindi.

Ukrayna Silahlı Kuvvetlerinin personel sayısının 100 bin kişi azaldığını ve aylık kayıplarının yaklaşık 40 bin seviyesinde olduğunu kaydeden Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, şu ifadeleri kullandı:

“Ukrayna ordusunun en büyük temel sorunu, çok ciddi bir askeri personel yetersizliği yaşamasıdır. Bu yetersizlik, doğrudan Ukrayna’nın yeni topraklar kaybetmesine yol açmaktadır. Elde ettiğimiz verilere göre, 2026 yılının başından bu yana Ukrayna ordusundan kaçan asker sayısı 60 bin sınırına ulaşmıştır. Her ay yaklaşık 20 bin asker birliklerini terk etmektedir ve Ukrayna genelinde asker kaçakçılığı suçlamasıyla açılan ceza davası sayısı 200 bini bulmuştur. Kiev yönetimi zorunlu seferberlik uygulamalarıyla ayda ancak 15 ila 16 bin kişiyi orduya katabilmektedir. Ukrayna sokaklarında insanlar adeta sahipsiz köpekler gibi avlanmakta ve zorla askeri araçlara konularak cepheye gönderilmektedir.”

Rus askeri kuvvetlerinin Lugansk Halk Cumhuriyeti topraklarının tamamını, Donetsk Halk Cumhuriyeti topraklarının ise yüzde 85’inden fazlasını kontrol altına aldığını duyuran Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Zaporojye bölgesinin de yüzde 80’inin Rusya kontrolünde olduğunu açıkladı.

Rus ordusunun son bir ayda yaklaşık 2 bin 400 kilometrekarelik bir alanı daha denetimi altına aldığını bildiren Vladimir Putin, Ukrayna’nın hava savunma kapasitesine ilişkin olarak, “Ukrayna’nın elinde gerçek anlamda bütünleşik bir hava savunma sistemi bulunmamaktadır; yalnızca dağınık unsurlar mevcuttur. Aynı zamanda bizim sahip olduğumuz türden saldırı sistemleri, hipersonik ve seyir füzeleri de Ukrayna’nın envanterinde yer almamaktadır. Batılı destekçileri Ukrayna ordusuna çok sayıda insansız hava aracı tedarik ediyor ve maalesef bu araçların bir kısmı Rusya topraklarına sızmayı başarıyor” şeklinde konuştu.

Rusya’nın Ukrayna ile barışçıl yollarla anlaşmaya hazır olduğunu ve bunu samimi olarak istediğini vurgulayan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, bu uzlaşmanın zeminine ilişkin olarak şu değerlendirmelerde bulundu:

“Biz, daha önce ABD’nin Anchorage kentinde Donald Trump ile üzerinde konuştuğumuz temel esaslar çerçevesinde Ukrayna ile barışçıl bir çözüme varmaya hazırız ve bunu istiyoruz. Rusya orada Ukrayna konusunda belirli tavizler vermeyi kabul etmişti ancak çatışmanın kalıcı olarak sona ermesi için bu tavizleri Kiev yönetiminin de kabul etmesi gerekmektedir. En son gerçekleştirdiğimiz Oreşnik füze sistemi denemesi, sonuçların en rahat gözlemlenebileceği hedef seçilerek yapılmıştır. Bu atış Ukrayna topraklarına yönelik tam askeri amaçlı bir kullanım değil, deneme niteliğindeydi. Beyaz Kilise bölgesine yapılan Oreşnik vuruşunun hemen ardından Rus insansız hava araçları bölgeye giderek füze bloklarının düşüş etkilerini incelemiştir. Bu operasyonel denemeler, füze kompleksinin gelecekteki tam kapsamlı kullanımı açısından büyük önem taşımaktadır.”

Kiev’deki mevcut iktidar çevrelerinin çatışmaların fiilen sona ermesini istemediğini öne süren Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, “Ukrayna’da barış sağlandığı anda, Kiev’deki siyasi iktidar mücadelesi radikal biçimde kızışacaktır” dedi.

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’nin ülkesini temsil etme yetkisinin hukuki bir tartışma konusu olduğunu belirten Vladimir Putin, “Eğer Ukrayna ile bir gün belge imzalayacak aşamaya gelirsek, bu belgelerin Kiev’in meşru temsilcileriyle imzalanması şarttır. Kiev ile imzalanacak böylesi bir uzlaşı tarihi önemde bir belge olacaktır. Barış belgesine imzayı attığım an içimden ‘Tanrıya şükür, her şey nihayet sona erdi’ derdim” ifadelerini kullandı.

Rusya’nın Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) üyesi ülkelere saldıracağı yönündeki iddiaları sert bir dille reddeden Vladimir Putin, “Rusya’nın NATO’ya saldıracağı yönündeki söylemler bilinçli bir provokasyondan ibarettir. Avrupa kamuoyu biraz düşünsün; Moskova’nın böyle bir eyleme girişmek için nasıl bir amacı olabilir?” sorusunu yöneltti. Vladimir Putin ayrıca Batı dünyasının, Ukrayna’da geçmişte Yahudileri, Polonyalıları ve Rusları katleden aşırı milliyetçi figürlerin anısını yücelten faaliyetleri görmezden geldiğini ifade ederek, barış görüşmelerine başlamak için askeri operasyonları durdurma zorunluluğu bulunmadığını sözlerine ekledi.

“Gerekli olan tek şey Berlin’in kararıdır”

Avrupa Birliği ile ilişkilere ve kıtanın enerji güvenliğine dair değerlendirmelerde bulunan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Avrupa Birliği’nin Ukrayna müzakerelerinde arabulucu rolü üstlenemeyeceğini çünkü arabuluculuk kurumunun mutlak bir tarafsızlık gerektirdiğini söyledi.

Eski Almanya Şansölyesi Gerhard Schröder hakkında övgü dolu ifadeler kullanan Rusya Devlet Başkanı, “Gerhard Schröder, Almanya’nın yetiştirdiği en iyi devlet adamlarından biridir ve kendisine her konuda tamamen güvenilebilecek bir şahsiyettir” dedi.

Rusya’nın Avrupa ile diplomatik temaslardan hiçbir zaman kaçınmadığını dile getiren Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, şu ifadeleri kullandı:

“Biz Avrupa Birliği ile temas kurmaktan kesinlikle kaçınmıyoruz. Bizimle görüşmek isteyenlerin tek yapması gereken telefonu kaldırıp bizi aramaktır. Ancak diğer taraftan, Rusya’ya sahada stratejik bir yenilgi yaşatılması gerektiğini açıkça savunan aktörlere de güvenmemiz mümkün değildir. Rusya, Avrupa’ya enerji kaynakları göndermeyi hiçbir zaman durdurmamıştır; bu kaynakları almayı reddeden taraf bizzat Avrupa’nın kendisi olmuştur. Avrupa adına bizimle kimin müzakere yürüteceği konusu dışişleri bakanlıkları veya istihbarat servisleri düzeyinde ele alınabilir. Bu kanallardaki temaslarımız kesintisiz şekilde devam etmektedir. Avrupa’da, Rusya’nın kendi müzakereci adaylarını dikte ettiğine dair koparılan gürültüyü duyuyorum; ancak bizim kimseye bir şey dayattığımız yok. Almanya’da Moskova ile ilişkilerin yeniden tesis edilmesini arzulayan tüm siyasi güçlerin yaklaşımını memnuniyetle karşılıyoruz.”

Avrupa Birliği’nin Ukrayna krizinin çözümüne katkı sunabileceğini ancak bunun ancak Anchorage mutabakatları çerçevesinde mümkün olabileceğini belirten Vladimir Putin, Rusya’nın Ukrayna’nın Avrupa Birliği ile ortaklık anlaşması imzalamasına karşı olmadığını fakat birliğin askeri bir bloka dönüşmesine kesin olarak karşı çıktığını bildirdi.

Avrupa’da körüklenen Rusya tehdidi söylemlerine tepki gösteren Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, “Avrupa’daki Rus tehdidi iddiaları, tamamen kendi halklarını korkutup manipüle etmek ve savunma bütçeleri için para koparmak amacıyla kurgulanmış bir provokasyondur. Avrupalı liderlerin artık bu sömürgeci yaklaşımı bir kenara bırakıp Rusya ile eşit şartlarda konuşmayı öğrenmesi gerekmektedir” değerlendirmesinde bulundu.

Kuzey Akım boru hatlarına yönelik sabotajlara değinen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, hatların fiziki durumuna ve sevkiyat potansiyeline ilişkin şu bilgileri verdi:

“Kuzey Akım boru hatları havaya uçuruldu ancak hatlardan biri hala sağlam durumda ve bu hat üzerinden Almanya’ya doğal gaz sevkiyatını hemen yarın başlatabiliriz. Gazprom ile Alman ortakları arasında yürürlükte olan bir sözleşme zaten mevcuttur. Kuzey Akım-2 hattının çalışır durumdaki bu kolundan gaz akışını yeniden başlatmak için gerekli olan tek şey Berlin’in vereceği siyasi bir karardır. Ancak boru hattının geriye kalan bu kısmı da ABD yaptırımlarının hedefindedir; dolayısıyla sevkiyatın başlaması için Federal Almanya Cumhuriyeti yetkililerinin Washington’a başvurması gerekecektir. Biz Almanya’dan bu konuda net ve kesin bir yanıt bekliyoruz. Aksi takdirde bu gaz hacimlerini hızla diğer ülkelere yönlendireceğiz. Kuzey Akım-2 üzerinden Almanya’ya yılda 28 milyar metreküp gaz sağlama kapasitemiz bulunmaktadır.”

“Erivan’ın en kısa sürede referandum yapmasını talep ediyoruz”

Güney Kafkasya’daki gelişmelere ve Ermenistan ile ilişkilere değinen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ermenistan’ın kendi dış politika ortaklarını seçme konusunda tam yetkiye sahip olduğunu ifade etti.

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan hükümetinin dış politikada Avrupa standartlarını referans almasını egemen bir devletin doğal hakkı olarak gördüklerini belirten Vladimir Putin, buna karşın yaşanan bazı gelişmelerden duydukları rahatsızlığı da gizlemedi.

Ermenistan parlamentosunda Avrupa Birliği’ne katılım sürecini başlatacak yasa tasarılarının gündeme gelmesinin Rusya tarafında ciddi bir endişe yarattığını kaydeden Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, şöyle konuştu:

“Rusya olarak Ermenistan yönetiminden, gelecekte hangi yöne doğru ilerlemek istediğini bir an önce netleştirmesini talep ediyoruz. Bu doğrultuda Erivan’ın en kısa sürede halkın iradesine başvurarak Avrupa Birliği mi yoksa Avrasya Ekonomik Birliği bünyesinde mi kalacağına dair bir referandum yapmasını talep ediyoruz. Ermenistan şu an Avrasya Ekonomik Birliği üyesidir ve bu birliğin ticaret ile ekonomi alanındaki yasal mevzuatı, Avrupa Birliği’nin kuralları ile uyuşmamaktadır. Elbette tarihsel süreç içerisinde Avrasya Ekonomik Birliği ile Avrupa Birliği standartlarının birbiriyle uyumlu hale gelmesini çok isterim. Ancak Ermenistan hangi entegrasyon yolunu seçerse seçsin, Rusya kendisiyle olan ikili ilişkilerini her koşulda koruyacaktır.”

“Kazakistan ile ortak uranyum üretimine devam edeceğiz”

Rusya ile Kazakistan arasındaki ilişkilerin son derece başarılı ve istikrarlı bir yükseliş grafiği sergilediğini belirten Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, iki ülke arasındaki müzakerelerde her zaman en çetin konuların bile açık yüreklilikle tartışıldığını vurguladı.

Rusya ile Kazakistan’ın ortak çıkarlar doğrultusunda uzlaşı noktaları bulma konusunda güçlü bir iradeye sahip olduğunu belirten Vladimir Putin, “İki ülkenin de temel amacı vatandaşlarının refah seviyesini yükseltmektir. Bu doğrultuda Rusya ve Kazakistan, stratejik öneme sahip uranyum madenlerinin ortaklaşa çıkarılması ve işlenmesi faaliyetlerine kesintisiz olarak devam edecektir” dedi.

“Asya yönelimimiz güncel konjonktürden bağımsızdır”

Rusya ile Çin Halk Cumhuriyeti arasındaki ticaret hacminin göz kamaştırıcı bir boyuta ulaşarak 250 milyar dolar sınırına yaklaştığını belirten Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın derinliğine dikkat çekti.

Rusya’nın dış politikada Asya kıtasına yönelmesini geçici bir tercih olarak görmediğini vurgulayan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Rusya, Asya’ya yönelik adımlarını konjonktürel bir zorunlulukla atmamıştır; biz zaten Çin’in hem komşusu hem de doğal bir müttefikiyiz. Rusya ile Çin arasındaki dostane ilişkiler, üçüncü bir tarafa karşı cephe almak amacıyla değil, tamamen iki ülkenin karşılıklı çıkarları ve halklarının faydası doğrultusunda inşa edilmiştir. İki ülke arasındaki askeri işbirliği de köklü geleneklerimize dayanmaktadır ve dünyada yaşanan güncel siyasi krizlerden tamamen bağımsızdır. Çok yakında Rusya ve Çin, küresel enerji piyasalarını ve uluslararası kamuoyunu yakından ilgilendirecek yeni büyük enerji anlaşmalarını hayata geçirerek dünyayı memnun edecektir.”

“Modi üzerinde baskı kurmaya çalışmak sonuçsuz bir çabadır”

Rusya ile Hindistan arasındaki ilişkileri “özel nitelikli ve ayrıcalıklı bir stratejik ortaklık” olarak tanımlayan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, iki ülkenin nükleer enerjinin barışçıl kullanımı alanında çok sayıda yeni ortak projeyi hayata geçirmeye hazırlandığını bildirdi.

Rusya ile Hindistan arasındaki ikili ticaret hacminin önümüzdeki birkaç yıl içinde 100 milyar dolar seviyesine ulaşacağını öngören Vladimir Putin, tarafların çok daha iddialı hedeflere ulaşmak için gerekli tüm potansiyel ve kararlılığa sahip olduğunu aktardı.

Hindistan ile ABD arasındaki diplomatik ve ekonomik yakınlaşmanın Moskova-Yeni Delhi hattındaki ilişkilere herhangi bir gölge düşürmediğini belirten Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, şunları kaydetti:

“Amerika Birleşik Devletleri yönetimi, Rusya ile yürüttüğü işbirliği de dahil olmak üzere pek çok konuda Hindistan üzerinde sistematik bir baskı kurmaya çalışmaktadır. Ancak Hindistan Başbakanı Narendra Modi üzerinde bu tür yöntemlerle baskı kurmaya çalışmak tamamen sonuçsuz bir çabadır; kendisi ülkesinin ulusal çıkarlarını her şeyin üzerinde tutan güçlü bir liderdir. Rusya olarak biz hem Hindistan ile hem de ABD ile kendi çıkarlarımız doğrultusunda uzlaşma zeminleri bulabilecek diplomatik olgunluğa sahibiz. Hindistan ile savunma sanayisi alanında, özellikle de modern silah sistemlerinin ortak tasarımı ve üretimi konusunda aktif ortaklığımız kararlılıkla sürmektedir.”

“Bağımsız bir Filistin devletinin kurulması şarttır”

Ortadoğu coğrafyasındaki gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirten Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Mısır’ın bölgedeki barış ve istikrarın tesisi yönünde harcadığı diplomatik çabaları takdirle karşıladıklarını söyledi.

Filistin halkının yaşadığı insani trajedinin küresel gündemin öncelikli maddesi olmaya devam etmesi gerektiğini vurgulayan Vladimir Putin, Mısır’ın adil bir çözüm için bölge diplomasisine sunduğu katkının önemine işaret etti.

Mısır’ın Rusya için Ortadoğu’daki en öncelikli ortak olduğunu belirten Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, iki ülke arasındaki stratejik projeleri değerlendirerek şu ifadeleri kullandı:

“Mısır’da Rusya’nın teknolojik desteğiyle inşa edilmekte olan nükleer güç santralinin ilk ünitesinin 2028 yılında fiilen işletmeye alınmasını ümit ediyoruz. Ortadoğu’daki kronik krizlerin ve çatışmaların kalıcı olarak çözüme kavuşturulabilmesi için bağımsız, egemen ve toprak bütünlüğüne sahip bir Filistin devletinin kurulması şarttır. Diğer taraftan, İran çevresinde yaşanan son askeri ve siyasi gelişmeler, bölgedeki büyük ulaşım koridoru projemiz olan Kuzey-Güney Nakliyat Koridoru’nun hayata geçirilme hızını ne yazık ki yavaşlatmıştır. Rusya, İran nükleer krizi ve ilgili sorunların çözümünde kendi arabuluculuk hizmetlerini taraflara zorla dayatma niyetinde değildir; bizim bu konudaki yapıcı çözüm önerilerimiz tüm taraflarca zaten bilinmektedir.”

Rusya’nın geçmişte varılan mutabakatlar çerçevesinde İran’daki zenginleştirilmiş uranyumu kendi topraklarına nakletmeye ve burada muhafaza etmeye hazır olduğunu yineleyen Vladimir Putin, “Bu nakledilen uranyum, gelecekte İran’ın barışçıl nükleer programlarında hammadde olarak yeniden kullanılabilir. Rusya, bölgede gerginliği düşürecek ve İran krizini kalıcı olarak çözüme kavuşturacak her türlü diplomatik formülü desteklemeye hazırdır. Ortadoğu’daki çatışmalar nedeniyle küresel petrol fiyatlarında yaşanan yükselişlerin Rus enerji şirketlerine geçici mali faydalar sağladığı doğrudur; ancak bu durum tamamen konjonktürel bir dalgalanmadır. Rusya’nın bölgedeki savaştan çıkar sağladığı yönündeki iddialar ise kötü niyetli birer spekülasyondan ibarettir” dedi.

“Ekonomimiz tüm Avrupa ülkelerini geride bıraktı”

Batı dünyasının uyguladığı kapsamlı yaptırımlara rağmen Rusya ekonomisinin gösterdiği direnci verilerle ortaya koyan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ülkenin finansal sağlığını korumak adına makroekonomik düzeyde çok ciddi kararlar aldıklarını açıkladı.

Hükümetin ve Rusya Merkez Bankası’nın enflasyonu dizginlemek adına uyguladığı sıkı para politikalarının olumlu sonuçlar verdiğini belirten Vladimir Putin, Rusya ekonomisinin büyüme trendini istikrarlı bir şekilde sürdürdüğünü ifade etti.

Rusya ekonomisinin çöküşüne dair yapılan analizlerin gerçeği yansıtmadığını dile getiren Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, şu açıklamaları yaptı:

“Batı medyasında ve siyasi çevrelerinde Rusya ekonomisinin öldüğüne dair yayılan iddialar fazlasıyla abartılı ve gerçek dışıdır. Hükümetimiz tarafından makroekonomik dengeleri yeniden sağlıklı bir yapıya kavuşturmak amacıyla bir dizi radikal ve kararlı önlem uygulamaya konulmuştur. Bu doğrultuda, ekonomide yapısal reformları gerçekleştirmek ve finansal sağlığımızı uzun vadeli güvence altına almak adına bilinçli olarak bir miktar ekonomik soğuma sürecini göze aldık. Aldığımız bu tedbirlerin meyvesini topluyoruz; halkımızın reel gelirlerinde düzenli bir artış yaşanmakta ve enflasyon oranlarımız hedeflediğimiz sağlıklı seviyelere doğru kademeli olarak gerilemektedir. Rusya ekonomisi, satın alma gücü paritesi bakımından tüm Avrupa ülkelerini geride bırakarak dünyanın en büyük dördüncü ekonomisi konumuna yükselmiştir.”

“Görev sürem hakkında konuşmak için henüz çok erken”

Gelecekteki siyasi planlarına ve Rusya’daki başkanlık seçimlerine değinen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, görev süresiyle ilgili anayasal haklarına işaret etti.

Rusya Federasyonu Anayasası’nın kendisine 2030 yılında yapılacak devlet başkanlığı seçimlerinde yeniden aday olma hakkını tanıdığını hatırlatan Vladimir Putin, ancak şu an için bu konuyu gündeme getirmenin öncelikli olmadığını belirtti.

Rusya’nın önünde çözülmesi gereken çok sayıda stratejik ve acil mesele bulunduğunun altını çizen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

“Benim 2030 yılındaki devlet başkanlığı seçimlerinde yeniden aday olup olmayacağım konusunu bugünden konuşmak için henüz çok erkendir. Rusya Federasyonu Anayasası bana bu hakkı açıkça tanımaktadır ancak şu an ülkemizin önünde duran çok büyük, hayati ve çözülmesi gereken akut sorunlar mevcuttur. Bir devlet adamı olarak benim ve ekibimin temel görevi, gelecekteki yeniden seçilme planlarını veya kişisel kariyer hesaplarını düşünerek hareket etmek değil; ülkemizin karşı karşıya olduğu bu devasa meseleleri kararlılıkla çözüme kavuşturmaktır.”

Rusya

Rusya’da kripto yasası yürürlüğe girerken Moskova’da gözaltılar başladı

Yayınlanma

Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB), Moskova’da faaliyet gösteren dokuz kayıt dışı kripto para borsasının faaliyetlerini durdurduğunu açıkladı. FSB’ye göre bu borsalar, telefon dolandırıcılığıyla Rus vatandaşlarından çalınan paraların kripto paraya çevrilerek Ukrayna’daki hesaplara aktarılmasında kullanıldı.

Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB), başkent Moskova’da faaliyet gösteren dokuz kayıt dışı kripto para borsasının faaliyetlerinin durdurulduğunu açıkladı.

RBK’nin haberine göre FSB, bu borsalar üzerinden Ukraynalı dolandırıcılık çağrı merkezlerinin Rus vatandaşlarından çalınan paraları yurt dışına aktardığını ileri sürdü.

FSB’nin açıklamasına göre telefon dolandırıcılarının mağdurları önce kripto para satın almaya yönlendirildi, ardından bu fonlar Ukrayna’daki hesaplara aktarıldı.

Operasyon kapsamında kripto para borsalarında çalışanlar ve dolandırıcılık şebekesine yardım ettiği öne sürülen kişiler dahil 20’den fazla kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında 18 ile 25 yaş arasındaki kuryelerin de bulunduğu belirtildi.

FSB’ye göre bu kişiler dolandırılan vatandaşlardan nakit para teslim alıyor, ardından bu parayı yurt dışına aktarılmak üzere kripto para borsalarına ulaştırıyordu.

FSB’nin yayımladığı görüntülerde gözaltına alınan kişiler, işlem noktalarından her gün yaklaşık 30 müşterinin geçtiğini ve günlük ortalama işlem hacminin yaklaşık 30 milyon ruble olduğunu anlattı.

Baza’nın aktardığına göre ise günlük işlem hacmi 1 ila 2 milyon dolara kadar çıkabiliyordu.

Şüpheliler hakkında Rusya Ceza Kanunu’nun 159. maddesinin 4. fıkrası uyarınca “özellikle büyük çaplı dolandırıcılık” suçlamasıyla ceza soruşturması başlatıldı. Şüpheliler 10 yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya bulunuyor.

Operasyon yeni kripto para yasasıyla aynı döneme denk geldi

Operasyonlar, Rusya’da kripto para piyasasının yasallaştırılmaya başlanmasıyla aynı dönemde gerçekleştirildi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, kripto paraların dolaşımına ilişkin kuralları belirleyen “Dijital Paralar ve Dijital Haklar Hakkında Kanun”u imzaladı.

Yasanın büyük bölümü 1 Eylül 2026’da yürürlüğe girecek. 1 Temmuz 2027’den itibaren ise dijital para işlemlerinin yalnızca düzenlemeye tabi aracı kuruluşlar üzerinden yapılması gerekecek.

Yeni düzenlemeye göre Rusya içinde mal, iş ve hizmet ödemelerinde kripto para kullanılması yasak olmaya devam edecek.

İstisnalar ise dış ekonomik faaliyetlerdeki ödemeler, madencilere yapılacak ödemeler, ağ komisyonları ile dijital para ve dijital haklara ilişkin işlemler için öngörülüyor.

Kripto para işlemi yapacak yatırımcıların ayrıca bir değerlendirme testinden geçmesi gerekecek.

Rusya Merkez Bankası verilerine göre piyasanın yaklaşık yüzde 98’ini oluşturan niteliksiz yatırımcılar için tek bir aracı kurum üzerinden yıllık en fazla 300 bin ruble işlem limiti uygulanacak.

Okumaya Devam Et

Rusya

Ukrayna dronları Wildberries deposunu iki haftada ikinci kez vurdu

Yayınlanma

Ukrayna dronları 7 Ağustos sabahı Yekaterinburg’daki Wildberries lojistik kompleksini vurdu; saldırının ardından yangın çıktı ve mevcut sevkiyatların kabulü geçici olarak sınırlandırıldı. Sverdlovsk Bölgesi Valisi Denis Pasler, hava savunma kuvvetlerinin sekiz dronu imha ettiğini, bunlardan üçünün lojistik merkezinin çatısına düştüğünü ve yaralanan olmadığını açıkladı.

Ukrayna dronları 7 Ağustos sabahı Yekaterinburg’daki Wildberries lojistik kompleksini vurdu. Şirketin basın servisi, saldırı nedeniyle yangın çıktığını, tesiste önceden tahliye yapıldığını ve mevcut sevkiyatların kabulünün geçici olarak sınırlandırıldığını bildirdi.

Wildberries’in açıklamasında, “Saldırı nedeniyle yangın çıktı. Tesiste önceden tahliye yapıldı. Mevcut sevkiyatların kabulü geçici olarak sınırlandırıldı” denildi.

Sverdlovsk Bölgesi Valisi Denis Pasler, hava savunma kuvvetlerinin sekiz dronu imha ettiğini, ancak bunlardan üçünün lojistik merkezinin “çatısına düştüğünü” açıkladı. Pasler, “Yaralanan olmadı” dedi.

Rusya Devlet Başkanı’nın Ural Federal Bölgesi tam yetkili temsilcisi Artyom Joga ise depodan 800 kişinin tahliye edildiğini belirtti.

Bu, Yekaterinburg’daki lojistik merkezine son iki haftada düzenlenen ikinci saldırı oldu. Depo, 25 Temmuz’daki dron saldırısından sonra da çalışmalarını durdurmuştu. O saldırıda da çalışanlar tahliye edilmiş, kimse yaralanmamıştı.

25 Temmuz’daki saldırı, deponun yanındaki otoparka isabet etti. Sverdlovsk Bölgesi Valisi, dron “enkazının düşmesi sonucunda” yaklaşık 300 metrekarelik alanda araçların alev aldığını açıklamıştı.

Yekaterinburg’daki Wildberries deposu, şirketin en büyük tesisleri arasında yer alıyor. 150 bin metrekarelik kompleks, günde 3 milyona kadar ürünü işleyebiliyor ve yaklaşık 120 milyon ürünü depolayabiliyor.

Rusya’da asimetrik İHA saldırılarının makroekonomik sonuçları

Wildberries’in yaklaşık 20 lojistik merkezi saldırıya uğradı

Ukrayna Silahlı Kuvvetleri, Wildberries’in lojistik altyapısını 18 Temmuz’da vurmaya başladı. Verstka’nın hesaplamasına göre, Ağustos başı itibarıyla saldırıya uğrayan depoların toplam alanı 1,5 milyon metrekareyi aştı. Bu, e-ticaret platformunun toplam depo kapasitesinin yüzde 27’sine karşılık geliyor.

Toplamda yaklaşık 20 lojistik merkezi saldırıya uğradı. Bunlar arasında Elektrostal, Krasnodar, Nevinnomıssk, Voronej ve St. Petersburg’daki tesisler de bulunuyor. Bu merkezlerin en az 14’ü yandı.

The Bell’e konuşan e-ticaret sektöründeki kaynaklar, saldırılar nedeniyle Wildberries’in doğrudan zararının 100 ila 200 milyar rubleyi aşabileceğini söyledi. Aynı kaynaklar şirketin toplam para ihtiyacını 1,3 trilyon ruble olarak tahmin etti.

Wildberries’in cirosu da satıcıların ayrılması nedeniyle şimdiden dörtte bir oranında azaldı. Ayrılan satıcıların çoğunun ürünlerini ve işlerini kaybettiği belirtildi.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya, yolları insansız hava aracı saldırılarına karşı koruyacak

Yayınlanma

Rusya’da yolların onarımı için ayrılan kaynakların, insansız hava aracı saldırılarına karşı koruyucu yapılar kurulması için kullanılmasına izin verilmesi planlanıyor. Ulaştırma Bakanlığı’nın hazırladığı düzenleme; yollar, köprüler ve diğer ulaşım altyapısı için ağ, ekran, sundurma, gabion ve sığınak gibi pasif koruma unsurlarının kurulmasını kolaylaştıracak.

Rusya’da yolların onarımı için ayrılan kaynakların, karayollarını insansız hava aracı saldırılarına karşı korumak amacıyla kullanılmasına izin verilmesi planlanıyor.

Ulaştırma Bakanlığı, bu amaçla yürürlükteki mevzuatta değişiklik yapılmasını öngören bir taslak hazırladı.

Başbakan Yardımcısı Marat Husnullin’in talimatıyla devreye konan girişim, karayollarının büyük onarımı, onarımı ve bakımı kapsamındaki çalışmaların sınıflandırılmasına ilişkin düzenlemelerde değişiklik yapılmasını öngörüyor.

Belgenin gerekçesinde, “Ukrayna silahlı oluşumlarının devam eden terör eylemleri nedeniyle yollar ve sanat yapıları dahil ulaşım altyapısı tesisleri insansız hava araçlarının saldırılarına maruz kalıyor. Bu durum, trafik güvenliğini ve vatandaşların hayatını etkiliyor” ifadeleri yer aldı.

Ulaştırma Bakanlığı, yeni yaklaşımın yalnızca vatandaşların güvenliğini artırmayacağını, lojistiği ulaşım yollarının korunmasına bağlı işletmelerin ekonomik zararını da en aza indireceğini düşünüyor.

Kommersant’ın aktardığına göre, değişikliklerin kabul edilmesi halinde bölgeler ve karayolu sahipleri; yollara, köprülere ve diğer karayolu altyapısına saldırılara karşı koruyucu yapıları daha hızlı kurabilecek.

Rusya’da yollar için hava saldırılarına karşı koruma uygulaması sürüyor

Yolları hava saldırılarına karşı koruma uygulaması hâlihazırda da var. Rusya hükümeti, Nisan 2025’te ulaşım altyapısı tesislerinin insansız hava aracı saldırılarına karşı korunmasına ilişkin özel düzenlemeleri içeren bir kararnameyi onayladı.

Belgelerde ağ biçimindeki bariyerler, ekranlar, sundurmalar, gabionlar ve vatandaşlar için sığınaklar gibi pasif koruma araçlarına yer verildi.

Belgorod bölgesinin eski valisi Vyaçeslav Gladkov, Nisan 2026’da Şebekino, Borisovka ve Grayvoron ilçelerinde karşı drone koridorlarının kurulduğunu bildirdi. Bu koridorlar, yol boyunca yerleştirilen ve aralarına ağ gerilen desteklerden oluşuyor.

Yolların yalnızca fiziksel engellerle değil, elektronik harp araçlarıyla ve bazı durumlarda önleyici müdahaleyle de korunması gerektiğini belirten Havacılık İnovasyon Merkezi’nin yönetici şirketinin genel müdürü Pavel Novitskiy, görevin teknik ve teknolojik açıdan karmaşık olduğunu söyledi.

Novitskiy, bununla birlikte söz konusu ihtiyacın “yüksek teknoloji çözümleri için gelecek vadeden bir pazar” oluşturduğunu vurguladı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English