Bizi Takip Edin

Diplomasi

Riyad’daki savunma fuarında Türkiye, Güney Kore ve Çin rekabeti

Yayınlanma

Dünyanın en gelişmiş savaş uçaklarının sergilendiği Riyad’daki savunma fuarında, ABD, Çin, Güney Kore ve Türkiye’den üreticiler hem finansal hem de stratejik ağırlığı olan anlaşmalar için bir araya geldi.

Çin, Dünya Savunma Fuarında J-10CE ve J-35A savaş uçağı modellerinin yanı sıra Orta Doğu’da giderek daha fazla pazar bulan Wing Loong ve Rainbow serisi insansız hava araçlarını (İHA) sergiledi.

Analistler, Çin yapımı insansız hava araçlarının alıcı çekmeye devam ettiğini ancak siyasi ortam nedeniyle savaş uçakları için Orta Doğulu müşteri bulmada zorluklar yaşandığını belirtti.

Çin’in, beş gün süren etkinlikte hava gösterisi yapmaması şaşırttı. 2024 Dünya Savunma Fuarı’nda 4. nesil J-10 savaş uçaklarıyla uçuş gerçekleştirmişti ve geçtiğimiz hafta Singapur Hava Fuarı’nda da bir uçuş gösterisi yapmıştı.

Güney Kore’nin Black Eagles akrobasi timi ise, Orta Doğu’daki bir savunma fuarına ilk kez katılarak T-50B Golden Eagle uçaklarıyla gösteri yaptı ve beyaz dumanla Taegeuk sembolünü çizdi.

Çin’in, J-10CE’si, Mayıs 2025’teki Hindistan-Pakistan çatışmasında Pakistan’ın bu uçakla Fransız yapımı Rafale’leri düşürdüğünü açıklamasının ardından dikkat çekti.

Öte yandan 2024’te tanıtılan J-35A, Çin’in en yeni beşinci nesil savaş uçağının kara konuşlu varyantı ve J-20’den sonra ikinci beşinci nesil jeti temsil ediyor.

China National Aero-Technology Import & Export Corporation (Catic) standındaki bir katılımcı, fuarın amacının yerel alıcıları çekmek olduğunu söyledi. Bu çabanın bir parçası olarak 40 saat dayanıklılığa sahip birebir Wing Loong-X İHA modeli sergilendi.

Katılımcı, “İHA teknolojisi ilerledikçe, en kapsamlı sistemleri boyut ve uzun dayanıklılık kabiliyetiyle birleştirenlerin başarılı olma olasılığı daha yüksek” dedi.

Çin, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne Wing Loong serisi ve CH-4 İHA’lar tedarik ederek bölgenin askeri İHA pazarında güçlü bir konum inşa etti.

Rand Corporation Kıdemli Uluslararası Savunma Araştırmacısı Timothy Heath, Çin’in askeri İHA pazarında çok daha iyi fırsatlara sahip olduğunu, Batı’dan gelen rekabetin daha az olduğunu ve Çin yapımı İHA’ların uygun fiyatlı ve kaliteli olarak yaygın şekilde tanındığını söyledi.

Fuarda Pakistan, Çin ile ortak geliştirilen ve geçen yılki Hindistan-Pakistan çatışmasında da yer aldığı bildirilen JF-17 Thunder’ı aktif olarak tanıttı ve sergiledi.

İsminin açıklanmaması kaydıyla South China Morning Post‘a konuşan bir başka Çinli katılımcı, Pakistan müzakerelere öncülük ederken, Çin’in tedarik zinciri göz önüne alındığında yurtdışı satışlarının “Çin’le ilgili” olmaya devam ettiğini ve her satışın aynı zamanda Çin’in kabiliyetlerinin bir göstergesi olarak görüleceğini söyledi.

Bu sırada Türkiye, 20,3 metre uzunluğunda, 13,4 metre kanat açıklığına sahip ve 1,8 Mach azami hıza ulaşabilen Kaan beşinci nesil savaş uçağı modeliyle Riyad’da güçlü bir varlık gösterdi.

İlk uçuşunu 2024’te yapan uçak, iki insansız muharebe hava aracı (İMHA) modeliyle birlikte sergilendi.

Türkiye, son yıllarda yüksek bağımlılığa sahip bir ithalatçı konumundan dünyanın 11. büyük silah ihracatçısı haline gelerek küresel savunma sahnesinde önemli bir aktör olarak ortaya çıktı.

Çin’in sergisinin yanında konumlanan Güney Kore, teslimatının bu yıl yapılması planlanan, hayalet özelliklere sahip ilk yerli üretim savaş uçağı olan 4,5 nesil KF-21’i sergiledi.

KF-21’in 2.900 km feribot menzili, 1,82 Mach azami hızı ve 7.620 kg faydalı yük kapasitesi bulunuyor. Korea Aerospace Industries’e göre uçak, beşinci ve altıncı nesil savaş uçağı kabiliyetlerine doğru büyüme potansiyeli sağlayacak şekilde tasarlandı.

Güney Koreli bir katılımcı, Kore ve Çin yapımı jetler arasında pazar örtüşmesi olsa da doğrudan rekabetin sınırlı olduğunu belirtti. Katılımcı, “Tüm savaş uçakları iki ana sisteme ayrılır – ABD/Avrupa veya Çin/Rusya” dedi.

“Pazarları farklı, ancak bazı örtüşmeler var… Hükümetinizden siyasi destek almanız gerekiyor, ancak biz yine de tanıtımını yapıyoruz” diye ekledi.

Lockheed Martin, ABD Başkanı Donald Trump’ın Riyad’ın hayalet savaş uçağını satın almak için onay alabileceğini ima etmesinden aylar sonra F-35’in birebir replikasını sergiledi.

Rand Corporation Kıdemli Uluslararası Savunma Araştırmacısı Timothy Heath, “Çin savaş uçakları, Batılı rakiplerine göre nispeten daha düşük maliyetli oldukları için bazı çekiciliklere sahip. Ancak savaş uçağı satın alma kararı son derece pahalı ve önemli siyasi anlam taşıyan bir karardır” dedi.

“Bu nedenle, geleneksel olarak ABD müttefiki olan birçok ülke, daha ucuz seçenekler mevcut olsa bile, ABD ile iyi ilişkilerini sürdürmek için muhtemelen ABD veya Batı yapımı uçaklar satın almaya devam edecek” diye devam etti.

“Çin’in en iyi fırsatları muhtemelen Rusya’nın müşterilerini kapmak veya halihazırda ABD ya da Rusya ile yakın ilişkisi olmayan ülkeler arasından müşteri bulmaktan gelecek” değerlendirmesini yaptı.

Singapur’daki S. Rajaratnam Uluslararası Çalışmalar Okulu’ndan Kıdemli Araştırmacı Collin Koh ise, Orta Doğu’nun Çin’in yeni nesil hava gücü kabiliyetleri için Güneydoğu Asya’daki bazı ülkelere kıyasla daha kazançlı bir potansiyel pazar olacağını söyledi.

Koh, “Myanmar, Kamboçya, Laos ve Tayland en önde gelen adaylar, ancak bu ülkelerden ilk üçü dost fiyatlarıyla bile olsa zaten büyük miktarlarda Çin silahı alımını karşılayabilecek durumda değil” dedi.

Diplomasi

Vişegrád Dörtlüsü yeniden bir araya geldi

Yayınlanma

Visegrád Dörtlüsü liderleri salı günü bölgesel ittifaklarını yeniden canlandırdıklarını açıkladı.

Çekya, Macaristan, Polonya ve Slovakya’dan oluşan bölgesel ittifak, göç, endüstriyel rekabet gücü ve AB’nin bir sonraki uzun vadeli bütçesi konularında daha sıkı bir koordinasyon içinde olacaklarına söz verdi.

Gödöllő’de düzenlenen zirvede Macaristan Başbakanı Péter Magyar, 65 milyonluk bloğun iktisadi gücünü vurgulayarak, dört ülkenin Almanya ile toplam ticaret hacminin Fransa’nınkini aştığını belirtti.

Yenilenen işbirliğinin bir sembolü olarak, Macyar, Çekya, Polonya ve Slovakya liderlerine Budapeşte, Bratislava, Prag ve Varşova’yı birbirine bağlayacak bir yüksek hızlı demiryolu ağı projesinin taslağını sundu ve Slovakya’nın yaklaşan V4 başkanlığı döneminde proje için AB fonu talep etmeleri konusunda liderleri teşvik etti.

Magyar, ittifakın son dönemdeki zorluklarını önceki Macar hükümetine yükleyerek, eski Başbakan Viktor Orbán’ın “Rusya yanlısı” tutumu ve aranan Polonyalı siyasetçilere sığınma hakkı verme kararının Budapeşte ile Varşova arasındaki ilişkileri ciddi şekilde zedelediğini savundu.

“Artık geçmişi geride bırakmanın zamanı geldi,” diyen Magyar, grubun 35 yıl önce Lech Wałęsa, Václav Havel ve József Antall tarafından kurulduğunu hatırlattı.

Polonya Başbakanı Donald Tusk, Macaristan’ın diplomatik ilişkileri yeniden canlandırmasını memnuniyetle karşıladı ve Magyar’ın seçim zaferini övdü.

Otuz yıldır tanıdığını söylediği Orbán ile bir karşılaştırma yapan Tusk, eski Macar liderin jeopolitik bakış açısının kökten değiştiğini, bu nedenle işbirliğinin imkansız hale geldiğini savundu.

Slovakya, 1 Temmuz’da V4’ün dönem başkanlığını devralmaya hazırlanırken, Slovakya Başbakanı Robert Fico, endüstriyel rekabet gücünün en önemli önceliği olacağını belirtti.

Fico, yüksek elektrik fiyatlarının Avrupa sanayisini zayıflattığı uyarısında bulunarak, dört ülkenin AB’nin emisyon ticareti sisteminde değişiklik yapılması için ortaklaşa baskı uygulayacağını söyledi.

Liderler ayrıca, bloğun 2028-34 bütçesi üzerindeki müzakerelerde, sosyal uyumun korunması ve tarım fonlarına odaklanarak yakın işbirliği içinde hareket etme konusunda anlaştılar.

Dört hükümet, bloğun dış sınırlarının güçlendirilmesinin öncelik olmaya devam etmesi gerektiğini savunarak, AB’nin yeni Göç Paktı’na karşı olduklarını yineledi.

Genişleme konusunda liderler, Batı Balkanlara yönelik AB genişlemesini destekledi. Fakat jeopolitik hususların bazı aday ülkeler için daha hızlı entegrasyonu haklı kılıp kılmadığına dair blok içinde daha geniş bir tartışma sürerken, Ukrayna da dahil olmak üzere tüm aday ülkelerin mevcut katılım kriterlerini karşılaması gerektiği konusunda ısrar ettiler.

Çek Cumhuriyeti Başbakanı Andrej Babiš, ortak çıkarları savunma konusunda bölge liderlerinin “yine aynı gemide” olduklarını söyledi.

Liderler, V4’ü dört üyeli bir yapı olarak sürdürme konusunda mutabık kalırken, belirli politika konularında diğer ülkeleri de sürece dahil etmek için daha geniş kapsamlı “V4+” çerçevesini kullanmaya karar verdiler.

Fico ve Babiš, bütçe müzakerelerine İrlanda’yı, endüstriyel rekabet gücü ve karbon fiyatlandırma politikalarına ise Avusturya ve Almanya’yı dahil etmek için V4+ formatının kullanılmasını önerdiler.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Taliban, Brüksel’de 15 AB ülkesiyle bir araya geldi

Yayınlanma

15 AB üyesi ülke, 23 Haziran günü Brüksel’de Taliban ile bir araya gelerek Afganları Afganistan’a sınır dışı etme konusunu görüştü.

Avrupa Komisyonu’ndan bir sözcü salı günü yaptığı açıklamada, toplantının İsveç ile ortak başkanlıkta yürütüldüğünü belirtti. Belçika ve Hollanda da toplantıya katıldı.

Komisyon, toplantının öncelikle sabıka kaydı bulunan ve güvenlik tehdidi oluşturan Afgan vatandaşlarının geri dönüşüyle ilgili olduğunu vurguladı.

Görüşmelerde, geri gönderilecek kişilerin kimlik tespiti, seyahat belgelerinin düzenlenmesi ve geri dönüş süreçleri gibi her türlü konu ele alındı.

Fakat ocak ayında Kabil’e giden üst düzey bir AB Komisyonu yetkilisi olan Johannes Luchner, daha önce bu kapsamın suçlu olmayan Afganları da içerebileceğini belirtmişti.

Ocak ayı sonunda Avrupalı milletvekillerine yaptığı açıklamada, “Öncelikli ilgilendiğimiz konu suçluların geri dönüşü, fakat geri dönüş emri bulunan suçlu olmayan Afganların sayısı da giderek artıyor,” demişti.

Başka bir AB kaynağı da şimdi aynı görüşü dile getiriyor. Bu kaynak, salı günü ve toplantı öncesinde EUobserver’a yaptığı açıklamada, görüşmelerin sığınma başvurusunda bulunup reddedilenlerin geri dönüşünü de kapsayacağını belirtti.

Komisyon, günün erken saatlerinde toplantıyla ilgili herhangi bir ayrıntı vermeyi reddetmişti.

Bu da Taliban heyetinin seyahat masraflarını kimin karşıladığı, toplantının nerede yapılacağı, toplantıya kadınların katılıp katılmayacağı ve Taliban’ın AB’nin Afgan vatandaşlarını sınır dışı etmesine yardım etmenin karşılığında ne istediği gibi soruların cevapsız kalmasına neden oldu.

AB ve üye ülkeleri, beş yıl önce yeniden iktidara gelmesinden bu yana Taliban hükümetini tanımıyor.

Brüksel, suç işleyen veya tehlikeli olduğu değerlendirilen sığınma başvurusu reddedilen kişilerin sınır dışı edilmesi için gerekli olduğu gerekçesiyle, Afganistan’ın “fiili yetkilileriyle” sınırlı görüşmeler yapma kararını savundu.

Avrupa Komisyonu’nun bir sözcüsü, Komisyon ve 15 AB üye ülkesinden yetkililerin, ocak ayında Kabil’de düzenlenen bir önceki toplantının devamı niteliğindeki Brüksel toplantısına katıldığını belirtti.

Komisyon sözcüsü, “Komisyon birimleri ve İsveç, bugün Brüksel’de, geri dönüş ve yeniden kabul konularından sorumlu Afganistan’ın fiili yetkililerinin teknik düzeydeki temsilcileriyle birlikte teknik düzeyde bir toplantıya eş başkanlık etti” dedi.

Afganistan Dışişleri Bakanlığı sözcüsü ise gündemin daha geniş olduğunu belirterek, bunun AB’de olası bir konsolosluk varlığını, orada yaşayan Afganlar için konsolosluk hizmetlerinin yeniden başlatılmasını ve “güven oluşturma tedbirlerine duyulan ihtiyacı” içerdiğini söyledi.

Sözcü Abdülkahar Balki, toplantının “yurtdışında ikamet eden Afganların konsolosluk haklarını korumak için olumlu bir ivme yaratma umudu” uyandırdığını da sözlerine ekledi.

Balki’ye hitaben yazılan ve Reuters tarafından incelenen bir Komisyon mektubunda, görüşmelerin “AB’de ikamet hakkı bulunmayan Afgan vatandaşlarının geri dönüşü ve yeniden kabulü” üzerine odaklanacağı belirtildi.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Five Eyes, gelişmiş yapay zeka için acil önlem çağrısı yaptı

Yayınlanma

ABD, Birleşik Krallık, Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda’dan oluşan Five Eyes istihbarat ittifakı, hükümetlerin ve şirketlerin savunmalarını aşabilecek yapay zeka modellerinin yıllar değil, aylar içinde ortaya çıkabileceği uyarısında bulundu. İttifak, hükümetler ile şirket yöneticilerini “hemen harekete geçmeye” çağırdı.

ABD, Birleşik Krallık, Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda’nın oluşturduğu Five Eyes (FVEY) istihbarat ittifakı, geniş ölçekli siber saldırılar gerçekleştirebilen ve hükümetler ile şirketlerin savunmalarını aşabilen yapay zeka modellerinin yıllar içinde değil, birkaç ay içinde ortaya çıkmasının beklendiğini açıkladı.

İttifakın ortak açıklamasında, hükümetler ve şirket yöneticileri “hemen harekete geçmeye” çağrılırken, “Gelişmiş yapay zeka modellerinin mevcut sektör beklentilerini aşması bekleniyor. Bu sürecin zaman çizelgesi yıllar değil, aylardır” ifadelerine yer verildi.

ABD yönetimi haziran ayının başında, ulusal güvenliğe yönelik olası tehditler nedeniyle Anthropic tarafından geliştirilen Mythos modeline yabancı ülke vatandaşlarının erişiminin durdurulmasını istemişti.

ABD makamlarının talebinin ardından şirket, en güçlü yapay zeka modelleri olarak tanımlanan Mythos 5 ve Fable 5’i tüm kullanıcılar için devre dışı bıraktı.

The New York Post’un haberine göre Anthropic, ABD makamlarıyla işbirliği yapmayı kabul etti.

ABD Senatosu İstihbarat Komisyonu Başkan Yardımcısı Mark Warner da haziran ayında yaptığı açıklamada, Mythos’un ABD Ulusal Güvenlik Ajansının (NSA) gizli sistemlerinin neredeyse tamamını “haftalar içinde değil, saatler içinde” aştığını söyledi.

Daha önce Financial Times, kaynaklarına dayandırdığı haberinde NSA’nın siber operasyonlarda Claude Mythos’u kullanabileceğini yazmıştı.

Gazeteye konuşan kaynaklardan biri, bu teknolojinin Çin ve İran gibi ülkelerin ağlarına sızmak için kullanılabileceğini belirtmişti.

OpenAI ise mayıs ayında, yapay zekanın yönetimi ve düzenlenmesi için ABD liderliğinde, Çin’in de katılımıyla küresel bir yapı oluşturulmasını savundu.

Şirket, söz konusu yapının işleyiş ve amaç bakımından, nükleer silahların yayılmasını önlemek amacıyla küresel güvenlik standartları belirleyen Uluslararası Atom Enerjisi Ajansına (UAEA) benzer şekilde tasarlanabileceğini ifade etmişti.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English