Avrupa
Romanya, Azerbaycan’dan gelen kirli petrol nedeniyle olağanüstü hal ilan etti

Romanya Enerji Bakanlığı, Azerbaycan’dan gelen ve organik klorürle kirlenmiş 92 bin ton ham petrol sevkiyatı nedeniyle kriz düzeyinde olağanüstü hal ilan etti. OMV Petrom şirketinin sevkiyatı reddetmesi üzerine Petrobrazi rafinerisinin çalışmasını sürdürmek için ülkenin acil durum yakıt rezervleri devreye sokuldu.
Romanya Enerji Bakanlığı, Azerbaycan’dan gelen kirlenmiş petrol sevkiyatı nedeniyle kriz düzeyinde olağanüstü hal (OHAL) ilan edildiğini duyurdu.
Bakanlığa OMV Petrom şirketi tarafından yapılan bildirimde, organik klorürle kirlenmiş 92 bin ton ham Azerbaycan petrolü sevkiyatı hakkında bilgi verildi.
Şirket, 16-18 Temmuz tarihleri arasında Türkiye’nin Ceyhan limanından yüklenen Azerbaycan ham petrolünü taşıyan gemiyi teslim aldı.
Partinin kirlenmiş olduğunun tespit edilmesi üzerine Petrom, 92 bin tonluk bir başka partinin daha yüklenmesini reddetme kararı aldı.
Bakanlıktan yapılan açıklamada, “Böylece, 184 bin ton ithal ham petrol, Petrobrazi rafinerisine tedarik edilemez hale geldi,” denildi.
Romanya acil durum rezervlerini devreye soktu
Rafinerinin sahibi olan OMV Petrom, tesisin kesintisiz çalışmasını sağlamak amacıyla acil durum rezervlerinden 80 bin ton ham petrol ve 30 bin ton dizel yakıtın serbest bırakılmasını talep etti.
Bakanlık, yakıt rezervlerinin kullanılabilmesi için olağanüstü hal ilanının zorunlu olduğunu belirtti. Durum hakkında Avrupa Komisyonunu bilgilendiren bakanlık, acil durum rezervlerinden yakıtın serbest bırakılmasına izin verdi.
Açıklamada, bu tedbirin “rafinerinin kesintisiz çalışmasını sağladığı ve ulusal yakıt piyasasında ciddi aksaklıkları önlediği” ifade edildi.
Önemli miktarda Azerbaycan petrolü, Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattı üzerinden sevk ediliyor. Boru hattını inşa eden BTC Co. şirketi, Azerbaycan’ın en büyük petrol üreticisi olan İngiliz British Petroleum (BP Plc) tarafından yönetiliyor.
Temmuz sonunda BP, BTC üzerinden akan petrolün bir kısmına, ham petrol üretimini artırmak için kullanılan organik klorürlü yakıtın karıştığını açıklamıştı. İtalyan Eni SpA şirketi de kirlenmiş petrolün bir kısmını teslim aldığını bildirmişti.
BP, Azerbaycan petrolünde kirlenme tespit edildiğini açıkladı
Kirlilik Çekya’ya da ulaştı
Geçen ayın sonunda ČTK ajansı, Azerbaycan’dan gelen kirlenmiş petrolün TAL boru hattı üzerinden Çekya’ya ulaştığını bildirmişti.
Haberde, petroldeki organik klorür konsantrasyonunun normalin üzerinde olduğu belirtildi. Bu bilgi, Mero boru hattı işletmecisi Orlen Unipetrol ve Devlet Malzeme Rezervleri İdaresi (SSHR) tarafından da teyit edildi.
Mero şirketinin sözcüsü Barbora Putzova, “Bu petrol, Mero ČR’nin yönetimindeki rezervuarlar ve boru hatları için herhangi bir tehlike arz etmiyor,” diye konuştu.
Orlen Unipetrol temsilcisi Pavel Kajdl ise yaklaşık 60 bin metreküp hacminde kirlenmiş petrolden bahsedildiğini belirtti.
Kajdl, petrolün Nelahozeves’teki merkez petrol depolama tesisinde ve Kralupy nad Vltavou’daki rafineride tutulacağını söyledi.
Kajdl, “Bu ham petrol, seyreltilmesi için daha sonra kademeli olarak ve belirli bir oranda diğer sevkiyatlarla karıştırılacak ve ardından güvenli bir şekilde işlenecektir,” diye açıkladı.
Kajdl, olayın rafinerilerin çalışmasını ve ülkeye petrol tedarikini etkilemediğini vurguladı. Mero ve TAL, olayla ilgili soruşturma başlattı.
Halihazırda Çekya’ya petrol yalnızca İtalyan TAL boru hattı ve onun Alman kolu olan IKL üzerinden ulaşıyor.
Ülke daha önce Rusya’nın Drujba boru hattından da petrol alıyordu ancak bu hattan yapılan sevkiyatlar mart ayında durdurulmuştu.
Avrupa
Almanya, Fransa ve İngiltere, Rusya ile müzakere planı üzerinde çalışıyor

Bloomberg’in kaynaklarına göre Almanya, Fransa ve İngiltere, Ukrayna ile birlikte Rusya’nın da katılacağı barış görüşmelerinin organizasyonu için bir plan hazırlıyor. Avrupa ülkeleri çatışmanın bir kış daha uzamasını önlemeyi hedeflerken, görüşmelere ilişkin nihai kararın Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy’e ait olacağını ve Kiev’e baskı yapılmayacağını belirtiyor.
Bloomberg’in kaynaklara dayandırdığı haberine göre Almanya, Fransa ve İngiltere, Ukrayna ile birlikte Rusya’nın da katılacağı barış görüşmelerinin organizasyonuna yönelik bir plan üzerinde çalışıyor.
Ajansa konuşan kaynaklar, Avrupa ülkelerinin çatışmanın bir kış daha devam etmesini önlemek istediğini belirtti. Aynı kaynaklar, görüşmeler konusunda nihai kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’e ait olacağını ve Avrupa’nın bu konuda kendisine baskı yapmayı planlamadığını aktardı.
Kaynaklara göre İngiltere Başbakanı Keir Starmer, önümüzdeki günlerde bu konuyu Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile görüşecek.
Alman televizyon kanalı NTV, 2 Haziran’da Almanya’nın eski Başbakanı Gerhard Schröder’in Moskova’ya geldiğini bildirmişti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin daha önce Schröder’i Avrupa tarafından tercih edilebilecek bir müzakereci olarak nitelendirmişti.
Rusya Devlet Başkanı Sözcüsü Dmitriy Peskov, mayıs ayının sonunda yaptığı açıklamada Avrupa’nın Rusya ile diyalog kurulmasının gerekliliğini anladığını, ancak müzakere süreci konusunda “ancak şimdi olgunlaşmaya başladığını” ifade etmişti.
Peskov ayrıca Moskova’nın, Avrupa Birliği’nden Rusya ile temas kurabilecek olası müzakerecilere ilişkin gelen sinyalleri ciddiyetle değerlendirdiğini söylemişti.
Norveç Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide ise Avrupa’nın Ukrayna konusundaki görüşmelere tarafsız bir arabulucu olarak değil, çatışmadan etkilenen çıkarlara sahip bir taraf olarak katılması gerektiğini belirtti.
Eide, Avrupa Birliği ve ABD’nin Kiev’e desteğini sürdürmesi gerektiğini de vurguladı.
Putin ise Kiev’in çatışmayı barışçıl yollarla çözmeye hazır olduğuna inanmadığını dile getirmişti. Rus lider, çatışmanın temel nedenlerinin ortadan kaldırılması ve 2024 yılında açıkladığı koşullar temelinde barışçıl bir çözüme hazır olduğunu söylemişti.
Putin’in sıraladığı koşullar arasında Ukrayna birliklerinin Donetsk ve Lugansk halk cumhuriyetleri ile Zaporojye ve Herson bölgelerinden çekilmesi, bu bölgeler ile Kırım’ın Rusya’nın parçası olarak tanınması, Ukrayna’nın tarafsız, askeri bloklara katılmayan ve nükleer silahlardan arındırılmış bir statü benimsemesi, Ukrayna’nın silahsızlandırılması ve “Nazizmden arındırılması” ile Rusya’ya yönelik tüm yaptırımların kaldırılması yer alıyordu.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise geçen yıl eylül ayında Avrupa’ya Ukrayna konusundaki müzakere masasında yer olmadığını söylemişti.
Lavrov, Avrupa Birliği ülkelerinin Rusya karşıtı tutumları nedeniyle bu süreçte yer alamayacağını belirtmiş ve Batı tarafından sunulan güvenlik garantilerinin “Rusya’ya karşı kurgulandığını” ifade etmişti.
Avrupa
Rheinmetall, otomotiv tedarik bölümünü satıyor

Alman savunma sanayi şirketi Rheinmetall, otomotiv tedarikçi bölümünü özel sermaye şirketi Aequita’ya satıyor.
Rheinmetall çarşamba günü yaptığı açıklamada, iki şirketin “bugün, Rheinmetall’in eski Power Systems bölümüne yeni bir yönetim altında bir gelecek açan bir satın alma anlaşması imzaladığını” duyurdu.
Bu, “stratejik yeniden yapılanmada bir dönüm noktası” niteliğinde; sivil bölümün satışıyla birlikte grup, “odak noktasını askeri işine kaydırıyor.”
İşlemin bu yılın dördüncü çeyreğinde tamamlanması bekleniyor ve halen düzenleyici kurumların onayına tabi.
Hisselerin yüzde 100’ü için ön satın alma bedeli 350 milyon avro olarak belirlendi fakat bu rakam işlemin kesinleşmesinden önce değişebilir.
Rheinmetall, kısa süre önce savunma işinde rekor kâr ve dolu sipariş defterleri bildirdi. Öte yandan, otomotiv tedarik endüstrisi krizde.
Şirket, “Özellikle otomotiv sektöründeki iş durumunun daha da kötüleşmesi, nihai anlaşmanın şart ve koşullarını etkiledi,” açıklamasını yaptı.
Avrupa’nın savunma harcamalarını artırmasıyla Ukrayna savaşının başlamasından bu yana iş hacmi hızla artan Rheinmetall, geçen yıldan beri Power Systems bölümüne alıcı arıyordu ve bu bölümü Aralık 2025’te durdurulan faaliyetler kategorisine almıştı.
Rheinmetall, şirketleri satın alıp yeniden yapılandıran bir yatırım şirketi olan Aequita’nın, bu birimdeki dünya çapındaki yaklaşık 6.250 çalışanı işte tutmayı planladığını da ekledi.
Aequita’nın Yönetim Kurulu Başkanı ve Eş CEO’su Axel Geuer, “Bu şirket, artık yaklaşık 5 milyar avro gelir elde edecek olan otomotiv bölümümüze mükemmel bir katkı sağlıyor,” dedi.
Geuer, Aequita’nın bu şirketin uzun vadeli gelişimini destekleyeceğini ve otomotiv portföyü genelinde sinerji yaratmaya çalışacağını da sözlerine ekledi.
Rheinmetall, satışın dışında kalanlar arasında alüminyum döküm uzmanı KS Huayu AluTech’in Almanya’daki üç tesisi, otomotiv sensörleri ortak girişimi Dermalog SensorTec’teki hisseler ve otomobil parçaları üreticisi Pierburg’un İspanya’daki Abadiano fabrikasının bulunduğunu belirtti.
Avrupa
Litvanya, ABD ile nükleer silah müzakerelerine başladı

Litvanya Savunma Bakanı Robertas Kaunas, ABD nükleer silahlarının ülke topraklarında olası konuşlandırılmasına yönelik Washington ile müzakereler yürütüldüğünü açıkladı. Litvanya Anayasası kitle imha silahlarının konuşlandırılmasını yasaklasa da Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda güvenlik risklerini gerekçe göstererek bu engeli aşacak değişiklikler önerdi.
Litvanya, ABD’ye ait nükleer silahların kendi topraklarında olası konuşlandırılması konusunda Washington ile müzakereler yürütüyor.
Litvanya Savunma Bakanı Robertas Kaunas, konuya ilişkin yaptığı açıklamada ABD ile görüşmelerin sürdüğünü doğruladı.
Politico’nun aktardığı habere göre Kaunas, “Tartışmalar devam ediyor. Litvanya kesinlikle bu sürecin dışında kalmıyor” ifadelerini kullandı.
Litvanya Anayasası, ülke topraklarında kitle imha silahlarının konuşlandırılmasını açıkça yasaklıyor. Ancak Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda, bölgedeki güvenlik risklerini gerekçe göstererek bu yasal engelin etrafından dolaşılmasını sağlayacak anayasa değişiklikleri yapılmasını daha önce teklif etti.
Politico, söz konusu müzakerelerin ABD’nin Avrupa’daki askeri varlığını azaltma eğiliminde olduğu ve bu durumun NATO müttefikleri arasında güvenlik endişelerini artırdığı bir dönemde yürütüldüğünü yazdı.
Financial Times tarafından aktarılan bilgilere göre ise ABD, ek nükleer savaş başlıkları ve bombardıman uçaklarının diğer Avrupa merkezli NATO ülkelerinde konuşlandırılması seçeneğini değerlendiriyor.
Mevcut durumda ABD’ye ait nükleer silahlar Avrupa coğrafyasında altı ülkede bulunuyor. Bu ülkeler Almanya, Belçika, İtalya, Türkiye, Hollanda ve Birleşik Krallık olarak sıralanıyor.
Dünya Basını2 hafta önceProf. Mearsheimer: Trump, İran savaşını sonlandırmak için Çin’den yardım istedi
Dünya Basını2 hafta önceİktisat tarihçisi Chance: Batı, Çin’i kendi sistemine entegre ederek liberal bir demokrasiye dönüştüreceğini sandı
Asya2 hafta önceRusya ve Çin liderleri Pekin’de stratejik ortaklığı görüştü
Diplomasi2 hafta önceXi ve Putin ‘çok kutuplu bir dünya ve yeni tip uluslararası ilişkiler’ çağrısı yaptı
Amerika2 hafta önceBolivyalı işçi ve köylüler başkent La Paz’ı kuşattı
Asya2 hafta önceLai, Tayvan’ın “özgürlüğünden vazgeçmeyeceğini” söyledi, yeni İHA bütçeleri sözü verdi
Asya2 hafta önceRusya ve Çin arasındaki ticaret hacmi 240 milyar dolara ulaştı
Asya2 hafta önceİran’daki savaş yuan için küresel ticarette fırsat penceresi açtı












