Bizi Takip Edin

Rusya

Rus dünya jiu-jitsu şampiyonu, IŞİD’e yardım ve yataklıktan gözaltına alındı

Yayınlanma

Rusya Federal Güvenlik Teşkilatı (FSB), dünya jiu-jitsu şampiyonu Seyid Ömer İmagojev’i İnguşetya’da gözaltına aldı.

İzvestiya gazetesinin güvenlik birimlerinden bir kaynağa dayandırdığı haberinde, İmagojev’in Karabulak’taki bir IŞİD hücresiyle bağlantısı olduğundan şüphelenildiği belirtildi.

Buradaki hücrenin militanları, mart ayı başında güvenlik güçleri tarafından etkisiz hale getirilmişti. Sporcunun militanlarla suç ortaklığı yaptığından şüpheleniliyor.

Habere göre İmagojev, teröristlerle irtibat halindeydi ve arandıklarında saklanmalarına yardımcı oldu.

Seyid Ömer İmagojev, 25 yaşında ve Rusya’da ve uluslararası yarışmalarda birçok kez madalya kazanmış bir sporcu.

Karabulak’taki IŞİD hücresi 2 ila 3 Mart tarihleri arasında FSB tarafından düzenlenen operasyonla çökertilmişti

Güvenlik güçleri Emirhan Gurajev liderliğindeki beş militanı öldürmüştü.

Militanlar tutuklama sırasında ateş açmış ve bir apartman dairesinde barikat kurmuşlardı. Operasyon sırasında beş FSB görevlisi yaralanmıştı.

FSB: Ukrayna’nın Orta Doğu’da militan yetiştirdiğini biliyoruz

Rusya

Rusya, yabancı yatırımcıların opsiyon haklarını feshediyor

Yayınlanma

Rusya parlamentosunun alt kanadı Duma, ülkeden ayrılan yabancı yatırımcıların sattıkları Rus varlıklarını geri satın alma haklarını ellerinden alan yasayı üçüncü okumada kabul etti. Düzenleme, 22 Şubat 2022 tarihinden sonra dost olmayan ülkelerden yatırımcılarla yapılan ve geri alım opsiyonu içeren anlaşmaları kapsıyor.

Rusya parlamentosunun alt kanadı Duma, Kommersant gazetesinin aktardığına göre, giden yabancı yatırımcıların ülkeden ayrıldıktan sonra sattıkları Rus varlıklarını geri satın alma haklarını ellerinden alan yasayı üçüncü okumada kabul etti.

Düzenleme, 22 Şubat 2022 tarihinden sonra dost olmayan ülkelerin yatırımcılarıyla yapılan anlaşmaları doğrudan kapsıyor.

Kabul edilen yeni mevzuat çerçevesinde, söz konusu varlığın yeni sahibi veya ilgili bakanlık, hükümet komisyonu iznini alarak Moskova Bölgesi Tahkim Mahkemesine başvurma yetkisine sahip oluyor.

Bu başvuruyla birlikte yabancı yatırımcının geri alım opsiyonunu yürürlüğe koyma hakkının feshedilmesi talep edilebilecek.

Mahkemenin yabancı yatırımcının geri alım hakkını iptal edebilmesi için belirlenen gerekçelerden en az birinin bulunması yeterli görülecek.

Bu gerekçeler arasında, yatırımcının Rusya’daki faaliyetlerini durdurduğuna dair kamuoyuna açık beyanlarda bulunması, Rus ordusunu itibarsızlaştırması, satış bedelinin piyasa değerinden yüzde 25’ten fazla farklılık göstermesi veya yeni mülk sahibinin satın alımın ardından işletmeye yatırım yapmış olması yer alıyor.

Mahkeme kararının yürürlüğe girmesini takip eden bir yıl süresince yabancı yatırımcı tazminat talebinde bulunma hakkına sahip olacak.

Ödenecek tazminatın miktarını mahkeme belirleyecek. Ancak yatırımcının terörizmin veya ekstremist faaliyetlerin finansmanı sebebiyle hukuki sorumluluğa çekilmiş olması durumunda ödeme yapılması reddedilecek.

Financial Times gazetesinin verilerine göre, yasa tasarısı Rusya’daki eski McDonald’s restoranlarını işleten Vkusno i Toçka zincirinin sahipleri tarafından aktif biçimde desteklendi.

Gazete, belgenin hazırlanma sürecine Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in bizzat katıldığını bildirdi. Putin, hükümete geri alım haklarının uygulanabilirliğini sınırlandıracak öneriler hazırlama talimatı vermişti.

Leges Bureau yönetici ortağı Maria Spiridonova, mevzuatın halihazırda eski yabancı işletmelerde üretimi geliştiren Rus şirketlerini korumayı amaçladığı değerlendirmesinde bulundu.

Hukukçu Yevgeniya Sabitova ise geri alım sınırlandırmalarının kurumsal hakları etkilediğine işaret ederek, yasadaki muğlak ifadelerin hukuki belirsizlik yaratabileceğini ve dava süreçlerine yol açabileceğini kaydetti.

Geri alma opsiyonu, 2022 yılından sonra yabancı şirketlerin Rusya’daki işlerini satmasına ilişkin anlaşmaların en az yüzde 20’sinde yer aldı. McDonald’s ve Renault şirketleri de satış süreçlerinde bu mekanizmaya yer vermişti.

AK&M ajansının verilerine göre, yabancı şirketler 2022 yılında Rusya’da toplam değeri 16,31 milyar dolar olan 109 satış anlaşması imzaladı. 2023 yılında 11,14 milyar dolar değerinde 97 anlaşma, 2024 yılında ise 3,38 milyar dolar tutarında 58 anlaşma akdedildi.

Ajans, 2025 yılının ilk çeyreğinde ise toplam hacmi 420 milyon dolar olan dokuz işlem kaydetti. Tutulan istatistiklere yalnızca kamuoyuna açıklanan ve değeri 1 milyon doların üzerinde bulunan anlaşmalar dahil edildi.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya’da kamu ihalelerinde kuralları esnetecek tasarıya kabine desteği

Yayınlanma

Rusya’da hükümet yasama komisyonu, kamu alımlarını ve ihale süreçlerini kolaylaştırmayı amaçlayan yasa tasarısı değişikliklerini onayladı. Federasyon Konseyi Başkanı Valentina Matviyenko ve Devlet Duması Başkanı Vyaçeslav Volodin’in de aralarında yer aldığı parlamento üyelerince hazırlanan tasarı, teklif sorgulama limitlerinin artırılmasını ve ürün değişim kolaylıklarını içeriyor.

Rusya’da hükümetin yasama faaliyetleri komisyonu, 20 Temmuz’da yaptığı toplantıda, devlet ve belediye ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik mal, iş ve hizmet alımlarındaki sözleşme sistemini düzenleyen 44-Fiziki nolu kanunda kolaylıklar öngören değişiklik tasarısını onayladı.

Vedomosti gazetesine konuşan ve görüşmelere katılan bir kaynak ile hükümete yakın bir başka yetkili bu bilgiyi doğruladı.

Parlamanterler ve her iki meclisin başkanları Vyaçeslav Volodin ile Valentina Matviyenko tarafından hazırlanan belge, komisyon toplantısı sonucunda, ikinci okuma sürecine kadar üzerinde çalışılması şartıyla hükümet tarafından desteklendi.

Kaynaklar, mevcut itirazların tasarının esasına yönelik olmadığını belirtti.

Yasama faaliyetleri portalında yer alan bilgiye göre, belgenin 21 Temmuz’da Devlet Duması’nda ilk okumada ele alınması planlanıyor.

Yasa tasarısı, elektronik ortamda yapılan ihale teklif sorgulamalarında sözleşme başlangıç azami bedel limitinin 2027 yılı sonuna kadar 10 milyon rubleden 20 milyon rubleye çıkarılmasını öngörüyor.

Ayrıca küçük ve orta büyüklükteki işletmelerle (KOBİ) yapılan sözleşmelerde bu limitin 20 milyon rubleden 30 milyon rubleye yükseltilmesi planlanıyor. Böylece basitleştirilmiş ihale usullerinin kapsamına daha fazla sözleşme dahil edilecek.

Düzenleme ayrıca, tek tedarikçiden yapılan alımlar da dahil olmak üzere, ihale konusu malların benzer özelliklere sahip başka ürünlerle değiştirilmesine olanak tanıyor.

Rus ürünlerine yönelik koruyucu önlemlere uyulması kaydıyla, ürünün menşe ülkesinin değiştirilmesi de mümkün hale geliyor.

Tasarı, Rusya Maliye Bakanlığına sözleşme sistemi mevzuatının uygulanmasına ilişkin zorunlu açıklamalar yapma yetkisi veriyor ve ihale katılımcılarının çalışmalarında bu açıklamalara uymasını zorunlu kılıyor.

Sözleşme fiyatının, diğer esaslı koşullar korunarak en fazla yüzde 10 oranında değiştirilmesi konusunda hem alıcıya hem de yükleniciye daha geniş haklar tanıyan tasarı, belirli alım türlerinin yetkili kurumlarla koordinasyon sürelerinin de kısaltılmasını içeriyor.

Vedomosti’nin konuyla ilgili görüş talep ettiği Başbakan Yardımcısı Dmitri Grigorenko’nun ofisi ile Maliye Bakanlığı temsilcileri ise henüz dönüş yapmadı.

Maliye Bakanlığının 2025 yılı ihale izleme raporu verilerine göre, alımların en büyük kısmını yüzde 26 ile (24 bin 338 adet) bölgesel ve yüzde 66,8 ile (62 bin 475 adet) belediye düzeyindeki alımlar oluşturuyor. Federal düzeydeki alımlar ise toplam hacmin yalnızca yüzde 7,1’ine (6 bin 671 adet) karşılık geliyor.

Rusya Sanayi ve Ticaret Bakan Yardımcısı Aleksey Matuşanski’nin paylaştığı verilere göre, 2025 yılı sonuçları itibarıyla, kamu katılımı olan şirketlerin sözleşmelerini düzenleyen 44 ve 223 nolu kanunlar kapsamındaki toplam alım hacmi 6,1 trilyon ruble olarak gerçekleşti.

Bu tutarın 4,6 trilyon rublelik kısmını Rus üreticilerin ürünleri oluşturdu.

Yasa tasarısının getirdiği avantajlar ve riskler

Rusya Halk Sağlığı ve Kamu Yönetimi Akademisi (RANHiGS) Bölgesel Politika Merkezi Direktörü Vladimir Klimanov, mevcut devlet alım prosedürlerinin hızla değişen toplumsal koşullar karşısında aşırı katı kaldığını belirterek bu girişimin son derece gerekli olduğunu ifade etti.

Mevcut bilgi sisteminin yüklenicileri, geçmiş iş deneyimlerini ve ürün özelliklerini takip etmeye yeterli olduğunu kaydeden Klimanov, bu sayede prosedürlerin kolaylaştırılabileceğini aktardı.

Klimanov, bu değişiklik ihtiyacının, sorunların daha hızlı ve alışılagelmişin dışında çözülmesini gerektiren Ukrayna’daki savaş ile de bağlantılı olduğunu belirtti.

Birçok prosedür için başlangıç azami sözleşme bedellerinin mutlak değerler olarak belirlendiğine işaret eden Klimanov, birikmiş enflasyon koşullarında bu sınırların yükseltilmesinin ve belirli aralıklarla gözden geçirilmesinin mantıklı olduğunu vurguladı.

Kulik & Partners Law.Economics Kamu Alımları ve Zorunlu İhaleler Bölüm Başkanı Dmitri Pavlovski de limit artışının temel olarak değişen ekonomik koşullardan ve mal, iş ile hizmet maliyetlerindeki artıştan kaynaklandığı görüşüne katılıyor.

Pavlovski, gerekli güncellemeler yapılmadığı takdirde kolaylaştırılmış usullerle daha az alım yapılabileceğini, bunun da ihale sürelerini uzatarak hem alıcılar hem de piyasa oyuncuları üzerindeki idari yükü artıracağını ifade etti.

Kontur.Zakupki projesi uzmanı Yevgeniya Sergiyenko, önerilen değişikliklerin operasyonel yükü azaltmak ve alım süreçlerini hızlandırmak amacıyla getirildiğini söyledi.

Hız artışının yanı sıra bu normların alımların şeffaflığı ve nesnelliği açısından riskler barındırdığını dile getiren Sergiyenko, plansız denetimler ve yetki suistimallerine yönelik yaptırımlar dahil olmak üzere kontrolün sıkılaştırılması gerekebileceğini bildirdi.

Sergiyenko, kolaylaştırılmış usullerin kullanımına ilişkin şeffaf istatistiklere ihtiyaç duyulacağını ve tüm bunların idari yükün artmasına yol açma ihtimalinin yüksek olduğunu belirtti.

Diğer taraftan Sergiyenko, tasarıda öngörülen tek tip resmi açıklamaların, kanun ve ilgili mevzuat hükümlerinin farklı yorumlanması riskini azaltabileceğini ve alıcıların hata yapma ihtimalini düşürebileceğini sözlerine ekledi.

Rusya Devlet Sosyal Üniversitesi Rektör Danışmanı Konstantin Pozdnyakov, Devlet Duması’na sunulan tasarının, süreçlerde hız eksikliği yaşayan bölgesel alıcıların talepleriyle doğrudan bağlantılı olduğunu belirtti.

Elektronik teklif sorgulama sınırının 20 milion rubleye çıkarılmasının orta bütçeli alımları hızlandıracağını ifade eden Pozdnyakov, bu prosedürün tam kapsamlı ihaleler gerektirmediğini ve en düşük fiyatı veren tedarikçinin hızla belirlenmesine imkan tanıdığını açıkladı.

Pozdnyakov, KOBİ’lerle yapılan sözleşmelerde limitin 30 milyon rubleye yükseltilmesinin küçük şirketlerin daha büyük devlet projelerine erişmesini sağlayacağını ve bölgelerdeki rekabeti güçlendireceğini savundu.

Ayrıca, ihale konusu ürünlerin benzer özellikli mallarla değiştirilebilmesi imkanının, başlangıçta beyan edilen ürünün piyasadan çekilmesi durumunda sözleşmelerin iptal edilmesi problemini ortadan kaldıracağını ekledi.

Klimanov ise prosedürlerin kolaylaştırılmasının getirdiği risklere dikkat çekerek, bu durumun teslim edilen ürünlerin kalitesinde düşüşe veya teslimat sürelerinin uzamasına neden olabileceğini aktardı.

Alım kurallarının esnetilmesinin her zaman şeffaflık ve rekabetin korunması konularında soru işaretleri yarattığını belirten Pozdnyakov, ihale sisteminin etkinliğinin bürokratik engellerin sayısıyla değil, denetim kalitesiyle belirlendiğini, bu nedenle prosedürlerin serbestleştirilmesinin denetim organlarının izleme faaliyetlerinin güçlendirilmesiyle eş zamanlı yürütülmesi gerektiğini ifade etti.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya hazine tahvili ihraçlarını durdurdu

Yayınlanma

Rusya Maliye Bakanlığı, bütçe açığının finansmanında kullandığı federal borç tahvili ihalelerini piyasadaki çöküş gerekçesiyle belirsiz bir süre için durdurduğunu açıkladı. Geleneksel olarak çarşamba günleri düzenlenen devlet tahvili ihraçları, piyasa durumunun istikrara kavuşmasına yardımcı olmak amacıyla askıya alındı.

Rusya Maliye Bakanlığı, bütçe açığını finanse etmek amacıyla kullandığı federal borç tahvili (OFZ) ihalelerini piyasadaki çöküş nedeniyle belirsiz bir süre için durdurma kararı aldı.

Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, geleneksel olarak çarşamba günleri gerçekleştirilen devlet tahvili ihraçlarının, “piyasa durumunun istikrara kavuşmasına yardımcı olmak amacıyla” sonlandırıldığı bildirildi.

Federal borç tahvili fiyatları haziran ayının ortasından bu yana hızla düşüş gösteriyor. RGBI endeksi 119 puan seviyesinden yılın en düşük seviyesi olan yaklaşık 110 puan seviyelerine gerilerken vadesi 10 yılı aşan uzun vadeli tahvillerin getirileri yıllık yüzde 16,5’in üzerine çıktı.

Bu süreçte gerçekleştirilen son dört ihale başarısızlıkla sonuçlandı. Maliye Bakanlığı 24 Haziran’daki ihraç işlemini iptal etti.

1 Temmuz’da tahvil satışı yapmayı deneyen bakanlık, talep edilen 110 milyar rublelik tutarın yalnızca yüzde 10’una karşılık gelen 10,3 milyar rublelik kısmı elden çıkarabildi.

8 Temmuz’daki ihaleyi yeniden iptal eden bakanlık, 15 Temmuz’daki ihraç girişimini ise kabul edilebilir fiyat seviyelerinde teklif gelmemesi nedeniyle geçersiz saydı.

Vektor Kapital analistlerinin verilerine göre Maliye Bakanlığı, haziran sonu itibarıyla 5,7 trilyon rubleye ulaşan bütçe açığını kapatabilmek için üçüncü çeyrekte borçlanma piyasasından 1,5 trilyon ruble kaynak sağlamayı hedefliyordu.

Ancak kurum şimdiye kadar net fiyatlarla yalnızca 8,8 milyar ruble borçlanabildi. İhalelerin ne zaman yeniden başlayacağına yönelik bilgi vermeyen Maliye Bakanlığı, sürecin tekrar başlamasına ilişkin kararın ayrıca duyurulacağını belirtti.

Rikom-Trast yatırım şirketinin kurumsal finansman direktörü Nikolay Leonenkov, Rus devlet tahvillerindeki çöküşün arkasındaki temel etkenin yükselen enflasyon ve Merkez Bankasının politika faizi indirimlerine ara vereceğine yönelik beklentiler olduğunu ifade etti.

RSHB Upravlenie Aktivami şirketinin kredi analizi ve makroekonomi bölüm başkanı Pavel Paevskiy ise piyasanın, federal bütçe açığının daha da genişlemesinden ve bu durumun piyasaya yeni federal borç tahvili arzı getirmesinden endişe duyduğunu aktardı.

Bloomberg’in verilerine göre Maliye Bakanlığı, planlananı 4-5 trilyon ruble aşacak olan askeri harcamaları karşılamak amacıyla bu yıl 2 ila 3 trilyon ruble düzeyinde ek borçlanmaya gitmeyi planlıyor.

Ajansın kaynakları, hükümetin kalan bütçe ihtiyacını sivil harcama kalemlerinde kesinti yaparak bulmaya çalışacağını belirtiyor.

Avrupa Politika Analiz Merkezi (CEPA) kıdemli uzmanı Aleksandr Kolyandr, Maliye Bakanlığının mevcut piyasa faizleriyle borçlanmak istemediğini, çünkü bu oranların “yüksek maliyetli” olduğunu kaydetti.

Kolyandr, bankaların devlete borç vermeye razı olduğu faiz oranını gösteren tahvil getirilerinin on yıllık borçlanmada yüzde 16 seviyesine yükseldiğini, bunun yüksek bir oran olduğunu ve Maliye Bakanlığının bu faiz seviyesinden borçlanmaya istekli görünmediğini vurguladı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English