Bizi Takip Edin

Rusya

Rusagro’nun kurucusu Moskoviç hakkındaki yolsuzluk davasının ayrıntıları

Yayınlanma

Rusya Başsavcılığı, Rusagro’nun kurucusu Vadim Moskoviç hakkında açtığı yolsuzluk davasında, iş insanının 2006-2014 yıllarında Federasyon Konseyi üyesiyken iş dünyasıyla bağını koparmadığını ve siyasi nüfuzunu kendisinin ve bağlantılı kişilerin haksız zenginleşmesi için kullandığını duyurdu. Kommersant gazetesinin aktardığı iddialara göre Moskoviç’in senatörlüğü döneminde Rusagro’nun arazi varlığı 50 bin hektardan 504 bin hektara çıkarken şirketler grubunun bugünkü toplam mal varlığı değeri 551 milyar rubleyi aşıyor.

Rusya Başsavcılığı, tarım devi Rusagro’nun kurucusu Vadim Moskoviç’in devlet göreviyle ticari faaliyeti birleştirme yasağını ihlal ettiğini ve “resmi yetkileri ile siyasi nüfuzunu kendisinin ve kendisine bağlı kişilerin hukuka aykırı biçimde zenginleşmesi için kullandığını” öne sürdü. Dava dosyasının ayrıntılarını Kommersant gazetesi aktardı.

Moskoviç, 2022 yılına kadar Rusagro’nun ana hissedarı konumundaydı. Ancak Mart 2022’de hakkında yaptırım kararı alınmasının ardından şirketteki payını yüzde 49’a düşürdüğü ve yönetim kurulundan ayrıldığı öğrenilmişti.

Başsavcılık iddianamesinde, Moskoviç’in işini büyütmek amacıyla “iktidara girmeye karar verdiği” belirtiliyor. Moskoviç, 2006 yılında dönemin Belgorod Bölge Valisi Yevgeni Savçenko’nun himayesiyle Federasyon Konseyi üyesi oldu ve bu görevi Aralık 2014’e kadar sürdürdü. Bu süre zarfında farklı dönemlerde Ekonomi Politikası, Girişimcilik ve Mülkiyet Komitesi Başkan Yardımcılığı, Bağımsız Devletler Topluluğu İşleri Komitesi Başkan Yardımcılığı ve Ekonomi Politikaları Komisyonu üyeliği görevlerinde bulundu.

Başsavcılığa göre Moskoviç, Federasyon Konseyi’ne girdikten sonra da Rusagro’nun sahibi ve yöneticisi olmaya devam etti. Şirket bünyesinde 2006 yılı itibarıyla 36 tarım işletmesi, 10 bölgesel ticaret şubesi ve 6 gıda sanayi işleme tesisi yer alıyordu.

İddianamede, Moskoviç’in, Rusagro’nun kârını yurt dışına çıkarmak için de kullanılan Sethal Holdings Limited ve Ros Agro PLC adlı Kıbrıs merkezli offshore şirketlerdeki sahipliğini beyan etmediği kaydedildi.

Ayrıca yine iddianameye göre Moskoviç tarafından 2014 yılında aktif büyüklükleri 40 milyar rubleyi aşan PAO Gruppa Rusagro, AO Belregionrazvitiye, AO Samaraagroprompererabotka, OOO Rusagro-Invest, OOO Rusagro-Primorye, OOO Soroçinskiy Masloekstraktsionniy Zavod ve OOO Tambovskiy Bekon şirketleri kuruldu.

Rusya, tarım devi Rusagro’nun devletleştirme sürecini başlattı

Arazi varlığı on kat büyüdü

Başsavcılık, iş insanının iktidarda bulunduğu sekiz yıl içinde şirketlere “ihale süreci atlatılarak ve piyasa bedeli ödenmeksizin” tarım arazileri geçtiği sonucuna vardı. Kurumun tespitine göre bu dönemde Rusagro’nun arazi varlığı 50 bin hektardan 504 bin hektara çıkarak on kat büyürken, yıllık net kârı 163,3 milyon rubleden 5,8 milyar rubleye yükseldi.

Bunların yanı sıra, Moskoviç’in kontrolündeki OAO Masştab bünyesinde 2011 yılında A101 inşaat şirketleri grubu kuruldu. Grubun 2015 yılına gelindiğinde piyasa değeri 41,5 milyar rubleyi aşmıştı.

Başsavcılık, Moskoviç’in Aralık 2014’te Federasyon Konseyi’nden ayrıldıktan sonra da “yolsuzluk gelirlerini elde etmeye devam ettiği” ve bu gelirleri “yeni mülk edinimlerine” yatırdığı kanısında.

İddiaya göre Moskoviç, Tambov Bölge İdaresi eski Tarım-Sanayi Kompleksinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Sergey İvanov’la (Moskoviç soruşturması kapsamında tutuklandı) kurduğu “yolsuzluk bağlantıları” sayesinde 2015-2019 yıllarında Tambov bölgesindeki Rusagro yapılanmaları için 13,5 milyar rubleyi aşan bütçe sübvansiyonu ve vergi avantajı elde etti. İş insanı yolsuzluk gelirleriyle üretim tesisleri, yüksek değerli gayrimenkuller satın aldı ve yeni ticari işletmeler kurdu.

Başsavcılığın verilerine göre “yolsuzluk eylemlerinin sonucunda” Rusagro’nun mevcut mal varlığı değeri 551 milyar rubleyi aşıyor. Şirketin yıllık cirosu 396 milyar ruble, brüt kârı ise 74,4 milyar ruble düzeyinde bulunuyor. Şirket, Belgorod, Tambov, Voronej, Kursk ve Oryol bölgelerinin de aralarında yer aldığı 15 bölgede toplam 823 bin hektar arazi varlığına, 12 fabrikaya, 9 şeker üretim tesisine ve 20 domuz çiftliğine sahip.

Hisseler yakınlarına dağıtıldı

Moskoviç’in, ana şirket PAO Gruppa Rusagro’nun hisselerini kendisi ile eşi Nataliya Bıkovskaya, yeğeni Sergey Tribunskiy, onun eşi Luiza Ploşçanskaya ve “kontrolü altındaki holding direktörü” Maksim Basov arasında dağıtarak katılım payını seyrelttiği belirtiliyor. Moskoviç’in “yolsuzluk gelirleriyle” satın aldığı, Moskova ve Moskova bölgesinde toplam 2,1 hektarlık dört arsa, üç bina ve üç bağımsız bölümü ise eşinin üzerine kaydettirdiği aktarılıyor.

El konulması talep edilenler

Başsavcılık; Vadim Moskoviç, Maksim Basov ve diğer davalılar adına kayıtlı PAO Gruppa Rusagro hisselerinin yanı sıra OOO Finansovıy Resurs’un kayıtlı sermayesindeki yüzde 100 payın, OOO Bondarskiy Sırodelniy Zavod’un kayıtlı sermayesindeki yüzde 1 payın, OOO Gruppa Kompanyi Rusagro’nun kayıtlı sermayesindeki yüzde 0,01 payın ve OOO Geomiragro’nun kayıtlı sermayesindeki yüzde 25 payın devlet geliri olarak hazineye aktarılmasını talep ediyor.

Aynı şekilde Moskova ve Moskova civarındaki çok sayıda konut ve konut dışı taşınmazın da müsadereye tabi olduğu değerlendirmesi yapılıyor. Ayrıca Moskoviç’in ofisi ile aracında yapılan arama sırasında ele geçirilen 29,3 milyon ruble, 1,8 milyon dolar ve 1,6 milyon avro nakit paranın; Moskoviç’in hesaplarında bulunan 10,2 milyar rublenin üzerindeki tutarın; OOO Finansovıy Resurs’un hesabında tutulan 3,7 milyar ruble ile Basov’un hesabındaki 78,6 milyon rublenin de müsaderesi isteniyor.

Moskova’nın Hamovniçeski Mahkemesi 4 Mayıs’ta Rusagro’nun 470 milyon hissesine ihtiyati haciz koydu. Söz konusu hisselerin değeri 1 milyar rublenin üzerinde hesaplanıyor. Başsavcılığın davası 1 Mayıs’ta mahkemeye ulaşırken, duruşmanın 5 Mayıs’ta görülmesi bekleniyor.

Dolandırıcılık soruşturması çoktan tamamlandı

Moskoviç, 2025 baharında özellikle büyük ölçekli dolandırıcılık suçlamasıyla tutuklanmıştı. Söz konusu soruşturma, Rusagro’nun 2018 yılında iş insanı Vladislav Burov’un tarım holdingi Solneçnıye Produktı’nın kredi alacak haklarını satın almasıyla ilgili.

Soruşturma makamları, Moskoviç ve Rusagro’nun eski genel müdürü Basov’un, Burov’u Solneçnıye Produktı’nın yüzde 85 hissesini satmaya, yatırım sözü vererek ikna ettiğini, ancak bu yatırımların hiçbir zaman yapılmadığını değerlendiriyor.

Moskoviç ve Basov’a ayrıca iki ayrı kasıtlı iflas vakası ile kara para aklama suçlaması da yöneltiliyor. Söz konusu dosyada toplam zarar 86 milyar rubleyi aşıyor. Moskoviç ayrıca, Tambov Bölge İdaresi eski Başkan Yardımcısı Sergey İvanov’dan 2,6 milyon ruble değerinde Blaser R8 av tüfeğini rüşvet olarak almakla suçlanıyor. Her iki iş insanı da haklarındaki suçlamaları reddediyor. Moskoviç ve Basov hakkındaki soruşturma tamamlanmış durumda.

Rusya

Rusya, 1000 kilometre menzile sahip kamikaze dronlarının seri üretimine başladı

Yayınlanma

Rus savunma sanayisi şirketi Almaz-Antey, 1000 kilometreden fazla menzile sahip Garpiya-A1 kamikaze dronlarının seri üretimine geçti. Rosoboroneksport, uluslararası pazara sunulan sistemin yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini ve dost ülkelerde ortak üretime açık olduklarını bildirdi.

Rusya merkezli Almaz-Antey Doğu Kazakistan Bölgesi (VKO) Konsorsiyumu, dolanan mühimmat sınıfındaki “Garpiya-A1” kamikaze dronlarının seri üretimine başladı.

Rusya’nın resmi silah ihracat şirketi Rosoboroneksport’un basın servisi, üretimin sistemi dünya pazarına sunma hedefi doğrultusunda yürütüldüğünü duyurdu.

Rosoboroneksport Genel Direktörü Aleksandr Miheyev, şirketin ulaştığı üretim kapasitesine dikkat çekerek, “Almaz-Antey VKO Konsorsiyumu, Garpiya-A1 (E) sisteminin seri üretiminde yetkinlik kazandı. Ülkenin savunma kabiliyetine zarar vermeden, yabancı müşterilerle yapılan sözleşmeleri rekabetçi sürelerde yerine getirmeyi sağlayan bir seviyeye ulaştı” dedi.

Miheyev, şirketin sistemin sevkiyatına ve Rusya’ya dost ülkelerin topraklarında üretimin yerelleştirilmesine yönelik müzakerelere açık olduğunu belirtti.

İnsansız hava aracının ihraç versiyonunun yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini vurgulayan Miheyev, ürünün bazı ortaklara tanıtıldığını kaydetti.

Belirlenen koordinatlardaki sabit hedefleri vurmak üzere tasarlanan “Garpiya-A1 (E)” sistemi bünyesindeki uzun menzilli BLA-D insansız hava aracı, 50 metreden 2 bin 500 metreye kadar irtifada uçabiliyor.

Saatte 170 kilometreye varan hıza ulaşabilen araç, 1000 kilometrenin üzerinde mesafe katedebiliyor. Havada en az altı saat kalabilen dron, 50 kilogramın üzerinde harp başlığı taşıma kapasitesine sahip.

Rusya’da insansız sistemlere yönelik geliştirme faaliyetleri sürerken Kalaşnikov Konsorsiyumu Başkanı Alan Luşnikov da ağustos ayı başında yaptığı açıklamada, 11 kilogramlık harp başlığına ve yapay zeka unsurları içeren bir otomatik güdüm sistemine sahip “Kub-10ME” kamikaze dronunun yakında Ukrayna’daki askeri harekat bölgesinde kullanılacağını açıklamıştı.

Okumaya Devam Et

Rusya

Şeremetyevo özelleştirmesinde devlet altın hisse hakkını kullanacak

Yayınlanma

Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı’nın yönetiminde Rusya Federasyonu’nun “altın hisse” özel hakkını kullanmasını kararlaştırdı. Başbakan Mihail Mişustin’in imzaladığı karar, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin veren kararnamesi doğrultusunda alındı.

Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı Anonim Şirketi’nin yönetiminde Rusya Federasyonu adına özel bir hak olan “altın hisse” uygulamasını devreye sokma kararı aldı.

İnterfaks ajansının aktardığına göre Başbakan Mihail Mişustin ilgili kararnameyi 18 Ağustos’ta imzaladı.

Söz konusu belge, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ağustos ayı başında yayımlanan kararnamesinin icrası kapsamında hazırlandı. Putin, bahsi geçen kararnameyle Şeremetyevo’yu stratejik işletmeler listesinden çıkarmış ve havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin vermişti.

“Altın hisse”, bir anonim şirkette hissedar konumundaki kamu tüzel kişiliklerine veya yerel yönetimlere tanınan kurumsal bir hakkı ifade ediyor.

Özelleştirilen işletmeler üzerindeki devlet denetimini koruma işlevi gören bu hak, yabancı yatırımcıların yer aldığı şirketlerde genel olarak oy kullanma imkanı sağlamasa da devlete ana sözleşme değişikliklerini onaylama veya veto etme yetkisi veriyor.

Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yayımladığı kararname, özelleştirme ve stratejik işletme statüsüne dair hükümlerin yanı sıra havalimanının ana faaliyet alanının korunmasını, tesis ve kapasitelerin modernizasyonu için gerekli şartların sağlanmasını şart koşuyor.

Belge aynı zamanda hisse senetlerinin doğrudan ya da dolaylı yoldan yabancı kişi ve kuruluşların kontrolündeki tüzel kişilere geçmesini engellemeyi de güvence altına alıyor.

Putin, 2015 yılında Şeremetyevo’nun varlıklarının konsolidasyonunu ve kısmi özelleştirmesini öngören kararnameyi imzalamıştı.

Devlet, yeni kurulan “Şeremetyevo Havalimanı” şirketine federal mülkiyette bulunan yüzde 83,038 oranındaki havalimanı hissesini devrederken kamu payının en az yüzde 30 seviyesinde kalması şartı getirilmişti.

Varlıkların birleştirilmesi süreci Mayıs 2017’de tamamlandı. Bu konsolidasyon sonucunda Şeremetyevo Holding havalimanının yüzde 66,06 hissesine sahip olurken Rusya Federal Mülkiyet Yönetim Ajansı (Rosimuşçestvo) yüzde 30,46’lık payı elinde tuttu.

Geriye kalan hisselerin yüzde 2,43’ü Aeroflot’a, yüzde 1,05’i ise havalimanı yönetimine geçti.

Şeremetyevo Holding 2020 yılında devlete ait hisseleri satın almak üzere başvuruda bulunmuş, ancak daha sonra işlemden vazgeçmişti. Bu vazgeçmeyle birlikte havalimanının mülkiyeti bütünüyle özel sektöre devredilmemişti.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya, Alman gazeteci Michael Martens hakkında arama kararı çıkardı

Yayınlanma

Rusya İçişleri Bakanlığı, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı. Kararın, gazetecinin Ukrayna ve Sırbistan liderlerinin basın toplantısında Rus askerlerinin öldürülmesine dair yönelttiği sorunun ardından alındığı bildirildi. Rusya Dışişleri Bakanlığı ve ilgili diplomatik misyonlar gazetecinin ifadelerine sert tepki gösterdi.

Rusya, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ) gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı.

RBK’ya konuşan kolluk kuvvetlerindeki iki kaynak, kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in ortak basın toplantısının ardından alındığını aktardı.

Rusya İçişleri Bakanlığının arananlar veri tabanında, Martens’in Rusya Ceza Kanunu’nun ilgili maddesi uyarınca arandığı bilgisi yer alıyor.

Martens söz konusu basın toplantısında, Avrupa ülkelerinin “daha fazla Rus’un öldürülmesine yardımcı olmak” için neler yapabileceğini sormuştu.

Gelişmelerin ardından FAZ gazetesi, sorunun ifade ediliş biçimini “yanıltıcı” olarak nitelendirerek kurumun yayın politikasının “mümkün olduğunca çok sayıda Rus askerinin öldürülmesine yönelik çağrıları” kapsamadığını vurguladı.

RBK’nın kaynaklarına göre, gazeteci hakkındaki arama kararı Moskova İçişleri Ana Müdürlüğü tarafından 13 Ağustos’ta çıkarıldı.

Martens’e gıyabında Rusya Ceza Kanunu’nun 282. maddesinin 2. fıkrası uyarınca nefret veya düşmanlığı körükleme suçlaması yöneltildi. Soruşturma makamlarının yakın zamanda mahkemeye başvurarak gazeteci hakkında gıyabi tutuklama talep etmeyi planladığı belirtildi.

Rusya’nın Berlin Büyükelçiliği, Martens’in sözlerini “iğrenç” olarak nitelendirerek Moskova’nın hukuki mekanizmaları kullanma ihtimalini değerlendireceğini duyurdu.

Diplomatik temsilcilik, Martens’in fiilen Zelenskiy’e Rus askerlerinin öldürülmesi konusunda yardım teklif ettiğini ve gazetecinin daha sonra sosyal medyada yaptığı paylaşımların “her türlü yanlış anlaşılmayı ortadan kaldırdığını” açıkladı.

Büyükelçilik ayrıca Alman makamlarının, Almanya Gazeteciler Birliği dahil olmak üzere meslek örgütlerinin ve meslektaşlarının çoğunluğunun bu ifadeleri kınamamasını “üzüntü verici” bulduğunu bildirdi.

Büyükelçilik açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“FAZ’ın kısa açıklaması maalesef durumu kökten değiştirmiyor. Gazetenin Michael Martens’in ifadelerindeki ‘muğlaklığa’ sığınma girişimi eleştirilere dayanamaz; nitekim gazeteci sonrasında tam olarak söylediği şeyi kastettiğini ve bunda kınanacak bir yön görmediğini defalarca teyit etti.”

Rus diplomatlar, ifade özgürlüğünün, “burada resmi düzeyde iddia edildiği gibi” Almanya’nın resmi olarak çatışma halinde bulunmadığı bir devletin vatandaşları da dahil olmak üzere insanların öldürülmesine yönelik aleni çağrıları kapsamaması gerektiğini değerlendirdi.

Rusya’nın Washington Büyükelçiliği ise Martens’in sorusunu “Freudyen bir dil sürçmesi” olarak nitelendirdi ve bu çıkışın Alman makamlarının “Rusya-ABD cepheleşmesi” yönündeki arzusunu yansıttığını öne sürdü.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da Sırbistan makamlarına çağrıda bulunarak Martens’in sorusuna tepki göstermelerini istedi.

Gazetecinin ifadelerini kabul edilemez olarak nitelendiren Lavrov, Vucic’in bu soruyu duyduğunda “adeta donakaldığına” dikkat çekti.

Lavrov, bu tür görüşlere sahip bir kişinin medyada veya devlet kurumlarında görev almaması gerektiğini söyledi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English