Bizi Takip Edin

Rusya

Rusya, altın milyarderi Konstantin Strukov’un varlıklarını kamulaştırmaya hazırlanıyor

Yayınlanma

Rusya Başsavcılığı, milyarder Konstantin Strukov’un ülkenin en büyük altın üreticilerinden Yujuralzoloto’daki (YUGK) kontrol hissesine yolsuzlukla elde edildiği gerekçesiyle el konulması için dava açtı. Altın madenciliği sektöründe bir ilk olan bu hamle, şirketin hisselerinde yüzde 30’a varan düşüşe yol açarken, Moskova Borsası’nda işlemler durduruldu ve Strukov hakkında yurt dışına çıkış yasağı getirildiği iddia edildi.

Rusya Başsavcılığı, ülkenin en büyük altın üreticilerinden Yujuralzoloto Grubu’nun (YUGK) kontrol hissesinin milyarder Konstantin Strukov’dan alınarak devlete devredilmesi için harekete geçti.

Yolsuzlukla elde edildiği belirtilen varlıkların kamulaştırılması talebiyle açılan davanın ilk duruşması 8 Temmuz’da Çelyabinsk Bölge Mahkemesinde görülecek.

Bu gelişme, devletin varlıklara el koyma hamlelerinin son halkası olurken, altın madenciliği sektöründe bir ilk olarak kayıtlara geçti.

Davanın ardından şirketin hisseleri iki günde yüzde 30’a yakın değer kaybederken, Moskova Borsası’nda işlemler durduruldu.

Yolsuzluk suçlaması ve gizemli kaçış iddiası

Rusya Başsavcı Yardımcısı tarafından Strukov ve diğer birkaç kişiye karşı açılan davada, varlıkların “yolsuzluk yoluyla elde edilen mülk” olarak devlet hazinesine devredilmesi talep ediliyor.

Kommersant ve RBK gazetelerinin dava dosyasına dayandırdığı haberlere göre, savcılık Strukov’un devlet kurumlarındaki konumu ve görevini kullanarak şirketlerin kontrolünü ele geçirdiğini savunuyor.

Kommersant, Strukov’un 200 milyar ruble değerindeki varlıklarına el konulmasının söz konusu olduğunu yazdı.

Dava haberinden bir gün önce, Rus ajansları şirketin ofislerinde çevre koruma kurallarının ihlaliyle ilgili aramalar yapıldığını bildirmişti.

4 Temmuz Cuma günü ise Çelyabinsk bölgesindeki Svetlinskoye maden ocağının iki yöneticisi hakkında ceza davası açıldığı duyuruldu.

Bu gelişmeler yaşanırken, 5 Temmuz Cumartesi akşamı Kommersant gazetesi, kaynaklarına dayandırarak Strukov’un mahkeme yasağına rağmen kişisel Bombardier iş jetiyle Çelyabinsk’ten Türkiye’ye uçmaya çalıştığını ancak Federal Sivil Havacılık Kurumu’nun (Rosaviatsiya) kalkışa izin vermemesi üzerine uçağın icra memurları tarafından durdurulduğunu iddia etti.

Rusya Anayasa Mahkemesi Başkanı: Yolsuzluk Nazizm ve terörden daha tehlikeli bir düşman

Gazete, haberini operasyonel bir çekim fotoğrafıyla destekleyerek, memurların Strukov’un Rusya İçişleri Bakanlığı Göçmenlik Kurumu tarafından iptal edilen pasaportuna el koyduğunu belirtti.

Ancak şirket temsilcisi bu bilgiyi yalanlayarak, Strukov’un cumartesi günü Moskova’daki YUGK ofisinde mesaide olduğunu bildirdi.

Temsilci, “Yurt dışına çıkmayı planlamıyordu ve planlamıyor. Kendisine yönelik herhangi bir soruşturma faaliyeti yürütülmedi, gözaltına alınmadı,” dedi.

Uçak takip sitesi Flightradar24 verilerine göre, Kommersant‘ın kayıt numarasını verdiği iş jeti cumartesi günü Çelyabinsk’te değil, Bratsk’tan Moskova’ya uçuş gerçekleştirdi.

Kremlin sessiz, vekilden destek geldi

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, dün Yujuralzoloto davasıyla ilgili yorum yapmaktan kaçınarak soruları kolluk kuvvetlerine yönlendirdi.

Buna karşılık, Birleşik Rusya Partisi’nden Duma milletvekili Oleg Golikov, Strukov’u “bölgeye ve insanlara olan bağlılığını eylemleriyle kanıtlamış” bir kişi olarak nitelendirdi.

Golikov, “90’lı yıllarda Plast’taki madenler kapanırken ve işçiler geçim kaynaklarından mahrum kalırken, o sadece sorumluluk almakla kalmadı, sektörü sıfırdan yeniden canlandırdı,” diye yazdı.

Forbes listesindeki milyarder: Konstantin Strukov kim?

1958’de Rusya’nın Orenburg bölgesinde doğan Strukov, 1980’de Magnitogorsk Devlet Teknik Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra Kazakistan ve Başkurdistan’da madencilik sektöründe çalıştı.

Başkurdistan’da Kuprum adlı bir altın madenciliği şirketi kurdu ve 1997’de Çelyabinsk merkezli Yujuralzoloto’nun başına geçti.

1976’da kurulan ve SSCB’nin dağılmasının ardından 1993’te özelleştirilen Yujuralzoloto’nun üretimi, Strukov’un zarar eden şirketin başına geçtiği 1997’de neredeyse durma noktasına gelmişti.

Strukov, şirketi yeniden yapılandırarak aynı isimle yeni bir işletme kurdu ve Ural’ın en büyük madeni olan Svetlinskoye de dahil olmak üzere bazı varlıkları bu yeni şirkete devretti.

Daha sonra Yujuralzoloto iflas etti ve Strukov, yeni şirketin hisseleri de dahil olmak üzere ana varlıkları bir müzayedede 12,8 milyon rubleye satın aldı.

2000 yılından bu yana Çelyabinsk Oblastı Meclisine seçilen Strukov, şu anda bölge parlamentosunun başkan yardımcısı ve Birleşik Rusya Partisi üyesi.

Forbes‘a göre 2025 yılı itibarıyla 1,9 milyar dolarlık servetiyle Rusya’nın en zengin 78. kişisi olan Strukov’un serveti, 2021’de 2,8 milyar dolar olarak tahmin ediliyordu.

Ailesi ayrıca Kuzbass’ta varlıkları bulunan kömür şirketi MelTEK’te de hisse sahibi. Milyarder, ABD, AB ve İngiltere’nin yaptırımları altında bulunuyor.

Rusya’da devletleşme hamlesi: Servet dağılımında yeni bir sayfa mı?

Rusya’nın dördüncü büyük altın üreticisi: YUGK

Yujuralzoloto Grubu (YUGK), Rusya’nın en büyük altın üreticilerinden biri. Şirketin yüzde 67,8’i Strukov’a aitken, yüzde 22’si 2024 sonunda bu hisseyi satın alan Gazprombank’ın bir yönetim şirketine, yüzde 10,2’si ise halka açıklık oranına sahip.

Şirketin kendi verilerine göre, 2024’te Rusya’nın dördüncü büyük altın üreticisiydi. JORC sınıflandırmasına göre kaynakları 46 milyon ons, kanıtlanmış ve muhtemel rezervleri ise 11,1 milyon ons olarak tahmin ediliyor.

Şirket, 2024’te gelirini yüzde 12 artışla 75,9 milyar rubleye, FAVÖK (Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kâr) göstergesini ise yüzde 11 artışla 34,4 milyar rubleye çıkardı.

2023’te halka arz ve 2024’te ikincil halka arz gerçekleştiren şirket, toplamda yaklaşık 15 milyar ruble kaynak sağladı.

2020’de altın madencisi Petropavlovsk Plc’nin yüzde 22,37’sini satın alması, kurucusu Pavel Maslovskiy’nin görevden alınması ve daha sonra zimmet suçundan hapis cezasına çarptırılmasıyla sonuçlanan bir şirket içi çatışmaya yol açmıştı.

Yatırım iklimi üzerindeki ‘çelişkili’ sinyaller

Moskova’nın bir yandan Rusya’yı yabancı sermaye için cazip bir yer olduğuna dikkat çekerken, diğer yandan varlıklara el koyup önde gelen milyarderleri hukuki süreçlere tabi tutması son dönemde öne çıkan tartışmalar arasında.

Ukrayna’daki çatışmanın başlamasından bu yana yabancı yatırımlar keskin bir şekilde düştü.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, son St. Petersburg Ekonomi Forumu’nda yaptığı konuşmada, Rusya’nın kamulaştırma peşinde olmadığını ve yaşanan süreçlerin yasaların ihlal edildiği münferit vakalar olduğunu yinelemişti.

Profesör Katasonov: Rusya’da ‘büyük devletleştirme’ zamanı geldi

Rusya

Rusya, 1000 kilometre menzile sahip kamikaze dronlarının seri üretimine başladı

Yayınlanma

Rus savunma sanayisi şirketi Almaz-Antey, 1000 kilometreden fazla menzile sahip Garpiya-A1 kamikaze dronlarının seri üretimine geçti. Rosoboroneksport, uluslararası pazara sunulan sistemin yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini ve dost ülkelerde ortak üretime açık olduklarını bildirdi.

Rusya merkezli Almaz-Antey Doğu Kazakistan Bölgesi (VKO) Konsorsiyumu, dolanan mühimmat sınıfındaki “Garpiya-A1” kamikaze dronlarının seri üretimine başladı.

Rusya’nın resmi silah ihracat şirketi Rosoboroneksport’un basın servisi, üretimin sistemi dünya pazarına sunma hedefi doğrultusunda yürütüldüğünü duyurdu.

Rosoboroneksport Genel Direktörü Aleksandr Miheyev, şirketin ulaştığı üretim kapasitesine dikkat çekerek, “Almaz-Antey VKO Konsorsiyumu, Garpiya-A1 (E) sisteminin seri üretiminde yetkinlik kazandı. Ülkenin savunma kabiliyetine zarar vermeden, yabancı müşterilerle yapılan sözleşmeleri rekabetçi sürelerde yerine getirmeyi sağlayan bir seviyeye ulaştı” dedi.

Miheyev, şirketin sistemin sevkiyatına ve Rusya’ya dost ülkelerin topraklarında üretimin yerelleştirilmesine yönelik müzakerelere açık olduğunu belirtti.

İnsansız hava aracının ihraç versiyonunun yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini vurgulayan Miheyev, ürünün bazı ortaklara tanıtıldığını kaydetti.

Belirlenen koordinatlardaki sabit hedefleri vurmak üzere tasarlanan “Garpiya-A1 (E)” sistemi bünyesindeki uzun menzilli BLA-D insansız hava aracı, 50 metreden 2 bin 500 metreye kadar irtifada uçabiliyor.

Saatte 170 kilometreye varan hıza ulaşabilen araç, 1000 kilometrenin üzerinde mesafe katedebiliyor. Havada en az altı saat kalabilen dron, 50 kilogramın üzerinde harp başlığı taşıma kapasitesine sahip.

Rusya’da insansız sistemlere yönelik geliştirme faaliyetleri sürerken Kalaşnikov Konsorsiyumu Başkanı Alan Luşnikov da ağustos ayı başında yaptığı açıklamada, 11 kilogramlık harp başlığına ve yapay zeka unsurları içeren bir otomatik güdüm sistemine sahip “Kub-10ME” kamikaze dronunun yakında Ukrayna’daki askeri harekat bölgesinde kullanılacağını açıklamıştı.

Okumaya Devam Et

Rusya

Şeremetyevo özelleştirmesinde devlet altın hisse hakkını kullanacak

Yayınlanma

Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı’nın yönetiminde Rusya Federasyonu’nun “altın hisse” özel hakkını kullanmasını kararlaştırdı. Başbakan Mihail Mişustin’in imzaladığı karar, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin veren kararnamesi doğrultusunda alındı.

Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı Anonim Şirketi’nin yönetiminde Rusya Federasyonu adına özel bir hak olan “altın hisse” uygulamasını devreye sokma kararı aldı.

İnterfaks ajansının aktardığına göre Başbakan Mihail Mişustin ilgili kararnameyi 18 Ağustos’ta imzaladı.

Söz konusu belge, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ağustos ayı başında yayımlanan kararnamesinin icrası kapsamında hazırlandı. Putin, bahsi geçen kararnameyle Şeremetyevo’yu stratejik işletmeler listesinden çıkarmış ve havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin vermişti.

“Altın hisse”, bir anonim şirkette hissedar konumundaki kamu tüzel kişiliklerine veya yerel yönetimlere tanınan kurumsal bir hakkı ifade ediyor.

Özelleştirilen işletmeler üzerindeki devlet denetimini koruma işlevi gören bu hak, yabancı yatırımcıların yer aldığı şirketlerde genel olarak oy kullanma imkanı sağlamasa da devlete ana sözleşme değişikliklerini onaylama veya veto etme yetkisi veriyor.

Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yayımladığı kararname, özelleştirme ve stratejik işletme statüsüne dair hükümlerin yanı sıra havalimanının ana faaliyet alanının korunmasını, tesis ve kapasitelerin modernizasyonu için gerekli şartların sağlanmasını şart koşuyor.

Belge aynı zamanda hisse senetlerinin doğrudan ya da dolaylı yoldan yabancı kişi ve kuruluşların kontrolündeki tüzel kişilere geçmesini engellemeyi de güvence altına alıyor.

Putin, 2015 yılında Şeremetyevo’nun varlıklarının konsolidasyonunu ve kısmi özelleştirmesini öngören kararnameyi imzalamıştı.

Devlet, yeni kurulan “Şeremetyevo Havalimanı” şirketine federal mülkiyette bulunan yüzde 83,038 oranındaki havalimanı hissesini devrederken kamu payının en az yüzde 30 seviyesinde kalması şartı getirilmişti.

Varlıkların birleştirilmesi süreci Mayıs 2017’de tamamlandı. Bu konsolidasyon sonucunda Şeremetyevo Holding havalimanının yüzde 66,06 hissesine sahip olurken Rusya Federal Mülkiyet Yönetim Ajansı (Rosimuşçestvo) yüzde 30,46’lık payı elinde tuttu.

Geriye kalan hisselerin yüzde 2,43’ü Aeroflot’a, yüzde 1,05’i ise havalimanı yönetimine geçti.

Şeremetyevo Holding 2020 yılında devlete ait hisseleri satın almak üzere başvuruda bulunmuş, ancak daha sonra işlemden vazgeçmişti. Bu vazgeçmeyle birlikte havalimanının mülkiyeti bütünüyle özel sektöre devredilmemişti.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya, Alman gazeteci Michael Martens hakkında arama kararı çıkardı

Yayınlanma

Rusya İçişleri Bakanlığı, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı. Kararın, gazetecinin Ukrayna ve Sırbistan liderlerinin basın toplantısında Rus askerlerinin öldürülmesine dair yönelttiği sorunun ardından alındığı bildirildi. Rusya Dışişleri Bakanlığı ve ilgili diplomatik misyonlar gazetecinin ifadelerine sert tepki gösterdi.

Rusya, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ) gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı.

RBK’ya konuşan kolluk kuvvetlerindeki iki kaynak, kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in ortak basın toplantısının ardından alındığını aktardı.

Rusya İçişleri Bakanlığının arananlar veri tabanında, Martens’in Rusya Ceza Kanunu’nun ilgili maddesi uyarınca arandığı bilgisi yer alıyor.

Martens söz konusu basın toplantısında, Avrupa ülkelerinin “daha fazla Rus’un öldürülmesine yardımcı olmak” için neler yapabileceğini sormuştu.

Gelişmelerin ardından FAZ gazetesi, sorunun ifade ediliş biçimini “yanıltıcı” olarak nitelendirerek kurumun yayın politikasının “mümkün olduğunca çok sayıda Rus askerinin öldürülmesine yönelik çağrıları” kapsamadığını vurguladı.

RBK’nın kaynaklarına göre, gazeteci hakkındaki arama kararı Moskova İçişleri Ana Müdürlüğü tarafından 13 Ağustos’ta çıkarıldı.

Martens’e gıyabında Rusya Ceza Kanunu’nun 282. maddesinin 2. fıkrası uyarınca nefret veya düşmanlığı körükleme suçlaması yöneltildi. Soruşturma makamlarının yakın zamanda mahkemeye başvurarak gazeteci hakkında gıyabi tutuklama talep etmeyi planladığı belirtildi.

Rusya’nın Berlin Büyükelçiliği, Martens’in sözlerini “iğrenç” olarak nitelendirerek Moskova’nın hukuki mekanizmaları kullanma ihtimalini değerlendireceğini duyurdu.

Diplomatik temsilcilik, Martens’in fiilen Zelenskiy’e Rus askerlerinin öldürülmesi konusunda yardım teklif ettiğini ve gazetecinin daha sonra sosyal medyada yaptığı paylaşımların “her türlü yanlış anlaşılmayı ortadan kaldırdığını” açıkladı.

Büyükelçilik ayrıca Alman makamlarının, Almanya Gazeteciler Birliği dahil olmak üzere meslek örgütlerinin ve meslektaşlarının çoğunluğunun bu ifadeleri kınamamasını “üzüntü verici” bulduğunu bildirdi.

Büyükelçilik açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“FAZ’ın kısa açıklaması maalesef durumu kökten değiştirmiyor. Gazetenin Michael Martens’in ifadelerindeki ‘muğlaklığa’ sığınma girişimi eleştirilere dayanamaz; nitekim gazeteci sonrasında tam olarak söylediği şeyi kastettiğini ve bunda kınanacak bir yön görmediğini defalarca teyit etti.”

Rus diplomatlar, ifade özgürlüğünün, “burada resmi düzeyde iddia edildiği gibi” Almanya’nın resmi olarak çatışma halinde bulunmadığı bir devletin vatandaşları da dahil olmak üzere insanların öldürülmesine yönelik aleni çağrıları kapsamaması gerektiğini değerlendirdi.

Rusya’nın Washington Büyükelçiliği ise Martens’in sorusunu “Freudyen bir dil sürçmesi” olarak nitelendirdi ve bu çıkışın Alman makamlarının “Rusya-ABD cepheleşmesi” yönündeki arzusunu yansıttığını öne sürdü.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da Sırbistan makamlarına çağrıda bulunarak Martens’in sorusuna tepki göstermelerini istedi.

Gazetecinin ifadelerini kabul edilemez olarak nitelendiren Lavrov, Vucic’in bu soruyu duyduğunda “adeta donakaldığına” dikkat çekti.

Lavrov, bu tür görüşlere sahip bir kişinin medyada veya devlet kurumlarında görev almaması gerektiğini söyledi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English