Bizi Takip Edin

Rusya

Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Ryabkov: ABD ile uçurumun kenarından döndük

Yayınlanma

Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov, Washington ile Moskova arasındaki ilişkilerin “uçurumun kenarından” döndürüldüğünü belirterek, Ukrayna krizinin çözümü konusunda “Anchorage mutabakatı” temelinde doğru yönde ilerlediklerini açıkladı.

Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov, İnterfaks haber ajansına verdiği mülakatta Moskova ile Washington arasındaki ilişkilerin mevcut durumunu, Ukrayna krizinin çözümüne dair beklentileri ve küresel güvenlik konularını değerlendirdi.

Moskova’nın, ABD Başkanı Donald Trump’ın barışçıl girişimlerini ilgiyle takip ettiğini belirten Ryabkov, ikili ilişkilerdeki pürüzlere dair diyaloğun zorlu geçtiğini ancak Washington’dan nükleer denemeler konusunda artık bir açıklama beklemediklerini ifade etti.

Trump’ın ikinci dönemine ilişkin “sürpriz” nitelemesini kullanmanın doğru olmayacağını vurgulayan Ryabkov, ilişkilerdeki dinamiklerin farklı değerlendirilebileceğini kaydetti.

Dışişleri Bakanlığı açısından Trump’ın Beyaz Saray’a dönüşü ve buna bağlı dış politika değişikliklerinin tek boyutlu olmadığını belirten Ryabkov, “Elbette temel odak noktası, ABD’nin Ukrayna’da ve çevresinde yaşananlara dair rolü üzerinedir. Bu ana eksende, iyiye doğru yaşanan değişim tartışılmazdır. Biden döneminde yaşananlar ile Beyaz Saray’ın şu anki konumu arasında radikal ve son derece önemli bir öncelik değişimi var; bu yapıcı evrim, esasen her şeyi anlatıyor” diye konuştu.

ABD yönetiminin diğer faaliyet alanlarında dünyayı kendi iradesine boyun eğdirme arzusunun sürdüğüne dikkat çeken Ryabkov, bu politika nedeniyle çatışma potansiyelinin azalmadığını, bilakis yeni sıcak noktaların ortaya çıktığını dile getirdi.

Trump yönetiminin bazı çatışmaların çözümünde ilerleme kaydettiğini kabul eden deneyimli diplomat, genel başarının henüz garanti edilmediğini vurguladı.

Özellikle Venezuela çevresinde tansiyonun bilinçli olarak yükseltilmesinin, önümüzdeki yılın geçen yıldan daha istikrarlı olacağına dair güveni zedelediğini belirten Ryabkov, Amerikalı muhataplarıyla Venezuela konusunda odaklanmış bir diyalogları olmasa da çalışma düzeyindeki temaslarda konunun gündeme geldiğini ve Moskova’nın endişelerini ilettiğini aktardı.

Nükleer denemeler ve “ayna etkisi” uyarısı

İkili ilişkilerdeki “rahatsızlık yaratan unsurlar” başlığı altında diplomatik misyonların faaliyetleri, vizeler ve insani durumların ele alındığını belirten Ryabkov, nükleer silahlar ve stratejik istikrar konularının bu istişarelerin dışında kaldığını ifade etti.

ABD ile stratejik istikrar konusunda sabit bir kanalları bulunmadığını hatırlatan Ryabkov, Trump’ın nükleer deneme niyetine ilişkin sözleri hakkında Washington’dan ek bir açıklama beklemediklerini söyledi.

Moskova’nın pozisyonunun net olduğunu vurgulayan Ryabkov, “Uzun süredir devam eden nükleer deneme moratoryumuna sadığız. Başkan’ın talimatları doğrultusunda durumu analiz ediyoruz. Siyasi tansiyonu yükseltecek acil bir durum yok, ancak her senaryoya hazırlıklıyız. Eğer Amerikalılar nükleer deneme yapma yoluna giderse, biz de buna aynen karşılık vereceğiz” dedi.

Ryabkov, ABD tarafında bu konuda eskiye nazaran daha fazla hareketlilik gözlemlediklerini, ancak henüz bir “başlama işareti” almadıklarını, Rusya’nın da hazırlıksız yakalanmamak adına kendi iç değerlendirmelerini yaptığını sözlerine ekledi.

“Anchorage mutabakatı temelinde ilerliyoruz”

Ukrayna krizinin çözümünde ABD’nin rolüne ve Trump yönetiminin etkisine değinen Ryabkov, mevcut yönetimin izlediği çizginin belirleyici olduğunu dile getirdi.

2026 eşiğinde, Rusya Devlet Başkanı tarafından kabul edilebilir bulunan ve “Anchorage’da bir anlayış olarak kayda geçirilen” çerçevenin oluşmasının mevcut yönetim sayesinde mümkün olduğunu belirtti.

Kavramsal yaklaşımlardan somut anlaşmalara giden yolun uzun ve zorlu olduğunu vurgulayan Ryabkov, süreci bir “engel parkuruna” benzetti.

Ryabkov, “Düşmanlarımız çok fazla, kinizmle hareket ediyorlar ve Rusya nefretiyle körleşmiş durumdalar. Trump yönetiminin bu düşman grubuna karşı nasıl bir çizgi izlediğini tam anlayamıyorlar. Brüksel, Londra ve Paris’teki Rusya karşıtı aktörlerin kaygısı artıyor. Şu an yaşanan tam anlamıyla bir halat çekme yarışı” ifadelerini kullandı.

Sürdürülebilir ve uzun vadeli çözümlerin alternatifi olmadığını belirten Ryabkov, ABD yönetiminin de bu yaklaşımı benimsediğini, geçici yarım tedbirlerin çözüm sürecini tamamen baltalayabileceğini kaydetti.

Avrupa’daki siyasi elitin tutumunu eleştiren Ryabkov, “Bu kitlenin gündemi belirleyecek yeterli siyasi kaynağa sahip olmaması kritik önem taşıyor” dedi.

“Avrupa şu an umutsuz bir vaka”

ABD ile başlayan normalleşme sürecinin Avrupa ile ilişkilere yansıyıp yansımayacağı sorusuna Ryabkov net bir yanıt verdi.

Avrupa’nın mevcut durumunu “umutsuz” olarak nitelendiren Ryabkov, “Bana göre bu Avrupa değil, Avrupa’nın bir nevi kendi kendine parodisi. Kendi dayattıkları kurallara uymayanlara karşı en vahşi sömürgeci ve kinik yöntemleri uyguluyorlar” diye konuştu. ABD ile diyaloğun ayrı, Avrupa başkentlerindeki Rusofobik yönetimlerin ayrı bir gerçeklik olduğunu belirten Ryabkov, mantıklı düşünme emareleri görülene kadar Avrupa ile mesafeli kalacaklarını ifade etti.

Aralık 2021’de ABD ve NATO’ya iletilen güvenlik garantilerinin hâlâ geçerli olduğunu hatırlatan Ryabkov, o dönemde NATO’nun Rusya sınırlarına doğru “durmaksızın genişlemesinin” yarattığı tehdidi diplomatik yollarla çözmeye çalıştıklarını ancak bunun reddedildiğini söyledi.

Ryabkov, Ukrayna’daki askeri müdahalenin hedeflerine ya askeri yolla ya da tercihen siyasi-diplomatik yolla ulaşılacağını, siyasi yolun başarıya ulaşması halinde sonucun 2021’deki belgelerin ruhuyla örtüşeceğini belirtti.

“Diplomatik kopuş ihtimali azaldı”

Vize kısıtlamaları konusunda “aynen karşılık” ilkesinin her zaman Rusya’nın çıkarına olmadığını belirten Ryabkov, ABD vatandaşlarının Rusya’ya gelip gerçekleri kendi gözleriyle görmesini önemsediklerini, bu nedenle vize konusunda asimetrik yanıtlar üzerinde durduklarını söyledi.

Geçen yıl diplomatik ilişkilerin kopma noktasına geldiğini hatırlatan Ryabkov, “Biden yönetiminden Trump yönetimine geçiş sürecinde durum son derece patlamaya hazırdı. Ortak çabalarla ilişkileri uçurumun kenarından birkaç adım geri çekmeyi başardık. Ancak hiçbir şeyin garantisi yok” değerlendirmesinde bulundu.

Nobel Barış Ödülü ile ilgili bir soru üzerine Ryabkov, Trump yönetiminin uluslararası çatışmaların çözümüne “yapmacıksız ve derin bir ilgi” duyduğunu, bunun inkâr edilemez bir gerçek olduğunu belirtti.

Ukrayna konusunda Anchorage anlayışı temelinde doğru yönde ilerlediklerini yineleyen Ryabkov, başarının garanti olmadığını ancak Trump yönetiminin samimi bir çaba içinde olduğunu sözlerine ekledi.

Rusya

Rus bankalarından Türkiye’deki ödemelere blokaj

Yayınlanma

Rus turistler, Türkiye’de tatil sezonunun en yoğun döneminde, nisan ayında devreye giren Hızlı Ödeme Sistemi (SBP) üzerinden yaptıkları kart işlemlerinde kitlesel engellemelerle karşılaşıyor. Rus basınına ve sosyal medyadaki paylaşımlara yansıyan şikayetlere göre, özellikle Sberbank üzerinden QR koduyla yapılmak istenen ödemeler güvenlik gerekçesiyle askıya alınıyor.

Türkiye’deki Rus turistler, yaz tatili sezonunun en yoğun döneminde, nisan ayında ülkede kullanıma sunulan Hızlı Ödeme Sistemi (SBP) üzerinden yaptıkları banka kartı işlemlerinde kitlesel engellemelerle karşı karşıya kalıyor.

Rusya merkezli İzvestiya gazetesinin Rus tatilcilere dayandırdığı haberine göre, ödeme yaparken sorun yaşayan çok sayıda turist durumdan şikayet ediyor.

Yuri isimli bir Rus turist, İstanbul ve Antalya’daki mağaza ile kafelerde QR kodu kullanarak ödeme yapmaya çalıştığını ancak Sberbank’ın her işlemi askıya aldığını bildirdi.

Gazete muhabirinin de benzer bir sorunla karşılaştığı, ayrıca seyahat edenlerin Telegram gruplarında da SBP üzerinden ödeme engellemelerine yönelik şikayetlerin arttığı belirtildi.

Sosyal medyadaki paylaşımlara göre, Sberbank üzerinden ödeme yapmaya çalışan kullanıcılar başka bir bankanın sayfasına yönlendiriliyor ve onay işleminin ardından transfer 24 saatliğine askıya alınıyor.

Başka bir Rus bankasının tercih edildiği durumlarda ise kullanıcılara kısa mesaj veya anlık bildirim ulaşmıyor. Bazı durumlarda ise karttan para çekilmesine rağmen ödeme kasaya ulaşmıyor ve işlem başarısız oluyor.

Antalya’da otel zinciri sahibi olan Mahmut Dikbaş da Rus vatandaşlarının mal ve hizmet alımlarında yaşadığı ödeme sorunlarını doğruladı.

Dikbaş, Rus bankalarının sistemlerine bağlı olan bazı işletmelerde işlemlerin sorunsuz yapıldığını, diğerlerinde ise sürekli ret yanıtı alındığını ifade etti.

Sberbank yetkilileri, SBP üzerinden yapılan ödemelerin güvenlik gerekçesiyle askıya alınabileceğini açıkladı. Bankanın destek biriminden edinilen bilgilere göre, blokajlar artan dolandırıcılık vakaları nedeniyle devreye alınan ek koruma önlemlerinden kaynaklanıyor.

Banka, müşterilerine ödemeyi 24 saat sonra yeniden denemelerini veya alternatif olarak başka bir kişinin kartını kullanmalarını öneriyor.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, haziran ayı sonunda bankalara şüpheli görünen müşteri transferlerini 6 saate kadar bloke etme yetkisi veren yasayı imzalamıştı.

Bu düzenleme hem banka kartı işlemlerini hem de SBP üzerinden yapılan transferleri kapsıyor.

Dijital ortamdaki hukuki riskler uzmanı Valeriya Smirnova, yurtdışında QR kodlarıyla yapılan ödeme girişimlerinin bankaların otomatik denetimine tabi tutulduğunu aktardı.

Smirnova, dolandırıcılık önleme sisteminin, kullanıcının alışılmadık bir IP adresinden işlem yapması, yeni bir ödeme yöntemi kullanması veya belirli bir alıcıya ilk kez para göndermesi durumunda devreye girdiğini kaydetti.

Smirnova duruma ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:

“Bir restoran, mağaza ya da eczane, bankanın ödemeyi onaylaması için 24 saat beklemeyecektir. Sonuç olarak, bu ödeme aracı kağıt üzerinde varlığını koruyor ancak pratikte müşteri bundan faydalanamıyor.”

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya’da akaryakıt krizi kamu hizmetlerini vurdu

Yayınlanma

Rusya’da yaşanan akaryakıt krizi, hastaneler, itfaiye ve belediye hizmetleri için yapılan kamu ihalelerinin iptal edilmesine yol açıyor. İzvestiya gazetesinin araştırmasına göre, Mayıs ve Haziran aylarında iptal edilen veya yinelenen akaryakıt ihalelerinin sayısı geçen yıla göre üç kat arttı.

Rusya’da yaşanan akaryakıt sıkıntısı, kamu kurumlarının benzin ve motorin alımlarına yönelik ihalelerini doğrudan etkilemeye başladı. İzvestiya gazetesinin haberine göre, Mayıs ve Haziran aylarında sağlık kurumları, belediye hizmetleri ve acil durum ekipleri için düzenlenen akaryakıt ihalelerinde iptal edilen, gerçekleştirilemeyen veya yeniden ilan edilenlerin sayısı geçen yılın aynı dönemine kıyasla üç katına çıktı.

Piyasa uzmanları, akaryakıt tedarikçilerinin sabit fiyatlı kamu sözleşmelerine katılmayı karlı bulmadığını ifade ediyor. İhale süreci devam ederken akaryakıtın piyasa fiyatı hızla yükseldiği için şirketler, kamu ihalelerine girmek yerine ellerindeki ürünü perakende ağlarında veya ticari müşterilere satmayı tercih ediyor.

İhalelere teklif veren çıkmıyor

Tedarik sorunları nedeniyle birçok bölgede kamu kurumları akaryakıt temin edemiyor. Samara Bölge Tıp Merkezi Dinastiya, 580 bin ruble değerindeki 8 bin 500 litrelik AI-92 tipi benzin ihalesine hiç başvuru alamadı. Leningrad Bölgesi’ndeki Darina rehabilitasyon merkezi için planlanan 28 bin litrelik AI-95 tipi benzin alımı da aynı nedenle gerçekleştirilemedi.

Tambov belediye yönetiminin araç filosu için açtığı 2 milyon ruble tutarındaki benzin ve motorin ihalesi de tedarikçi bulunamadığı için sonuçsuz kaldı. Vladimir Bölgesi’nde ise Gorelektroset şirketinin 2,2 milyon rublelik ihalesi iptal edilenler arasında yer alıyor.

Stavropol’deki yangın söndürme ve arama kurtarma hizmetleri, akaryakıt ihalesini defalarca yeniden ilan etmek zorunda kaldıktan sonra sözleşmeyi tek bir tedarikçiyle imzalayabildi. Krasnodar Bölgesi’ndeki Tuapse Sosyal Hizmet Merkezi de benzer bir yöntemle yakıt tedarik edebildi.

Hastaneler, itfaiye teşkilatları, toplu taşıma araçları ve belediye hizmetleri şu an için mevcut rezervler ve öncelikli sevkiyatlar sayesinde faaliyetlerini sürdürüyor. Ancak uzmanlar, akaryakıt açığının sürmesi durumunda bütçe harcamalarının artacağı ve tekrarlanan ihale sayısının çoğalacağı yönünde uyarıda bulunuyor.

Rusya’daki yakıt krizi Orta Asya’ya yayılıyor

“Uzak bölgelerde kesintiler düzenli hale gelebilir”

Freedom Global analisti Vladimir Çernov, kamu kurumlarının yükselen piyasa fiyatlarını takip ederek ihale başlangıç bedellerini artırmak zorunda kalacağını öngörüyor. Çernov, özellikle uzak bölgelerin bu durumdan daha fazla etkileneceğini ve buralarda tedarik kesintilerinin kronikleşebileceğini değerlendiriyor. Bu durumun belediye hizmetlerinde aksamalara, acil olmayan ulaşım seferlerinin iptaline ve toplu taşıma sıklığının azalmasına yol açabileceği belirtiliyor.

Finam Grubu analisti Sergey Kaufman da akaryakıt fiyatlarındaki keskin artışa dikkat çekiyor. Rusya Federal Devlet İstatistik Servisi (Rosstat) verilerine göre, yıl başından bu yana benzin fiyatları yüzde 13,9, motorin fiyatları ise yüzde 14,7 oranında yükseldi. Bazı bölgelerde artış oranının çok daha yüksek olduğu ve AI-92 tipi benzinin litre fiyatının 80 rubleyi aştığı kaydediliyor. Kaufman, mevcut koşullarda tedarikçilerin kamu ihalelerine katılmak yerine endüstriyel müşterilere ve bağımsız akaryakıt istasyonlarına satış yapmayı daha avantajlı bulduğunu ifade ediyor.

Energy Intelligence analizlerine göre, Ukrayna’nın gerçekleştirdiği saldırılar nedeniyle Rusya’nın rafinaj kapasitesinin yarısı devre dışı kalmış durumda.

Temmuz ayının ilk haftasında rafinerilerin günlük üretimi 3,53 milyon tona geriledi.

Reuters ajansının verilerine göre ise Temmuz ayının ikinci haftasında günlük benzin üretimi yüzde 35 azalarak 75 bin ila 80 bin ton seviyesine düştü. Rusya’da yaz dönemindeki günlük iç tüketimin 115 bin ila 120 bin ton arasında olduğu biliniyor.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya’daki yakıt krizi Orta Asya’ya yayılıyor

Yayınlanma

Rusya’da insansız hava aracı saldırıları sonucu büyük rafinerilerin devre dışı kalmasıyla başlayan yakıt krizi, petrol ürünleri ithalatına bağımlı olan Orta Asya ülkelerini etkilemeye başladı. Moskova’nın iç piyasayı korumak amacıyla haziran ayında bölgeye yönelik benzin ve jet yakıtı sevkiyatını keskin şekilde düşürmesi, özellikle havacılık sektöründe ciddi sıkıntılara yol açıyor. Bölge ülkeleri, Rusya’dan yapılan ithalatın azalması üzerine Çin, Belarus ve Azerbaycan gibi alternatif tedarikçilerle görüşmeler yürüterek krize karşı çözüm arıyor.

Rusya’nın büyük bölümünü etkisi altına alan yakıt krizi, petrol ürünleri ithalatına bağımlı olan Orta Asya ülkelerine sirayet ediyor.

Bölge ülkelerinin yöneticileri ve piyasa temsilcileri, Rusya’nın iç piyasada oluşan açığı kapatmak amacıyla haziran ayında Orta Asya ve Afganistan yönündeki demiryolu benzin ve jet yakıtı ihracatını mayıs ayına kıyasla sert şekilde düşürdüğünü bildirdi. Rusya’daki iç piyasa açığının, insansız hava araçlarının düzenlediği saldırılar sonucu büyük petrol rafinerilerinin faaliyetlerinin durmasından kaynaklandığı belirtiliyor.

Tarihsel olarak Rus yakıtına bağımlı olan Orta Asya ülkelerinin henüz bu tedarik için tam bir alternatif bulamadığı kaydedildi. Sektör temsilcileri, transit taşımacılık yapan şirketlerin yoğun talebi ve artan uçak seferleri nedeniyle bu durumdan en çok havacılık sektörünün olumsuz etkilendiğini ifade ediyor.

Treyderler, Rusya’da benzin, jet yakıtı ve dizel ihracatına yönelik genel bir yasak uygulandığına dikkat çekiyor. Orta Asya ülkeleri, Moskova ile imzalanan hükümetlerarası anlaşmalar uyarınca bu ihracat ambargosundan muaf tutulsa da piyasada sevk edilecek serbest ürün hacminin kalmaması nedeniyle fiilen tedarik sıkıntısı yaşanıyor.

Bölge ülkeleri alternatif arıyor

Rusya’dan yapılan ithalatın düşmesi karşısında Orta Asya ülkeleri alternatif çözümler üretmeye çalışıyor. Kazakistan, benzin ve jet yakıtı üretimini rekor seviyelere çıkarırken Çin, Türkmenistan ve diğer ülkelerden yakıt alımı için görüşmeler yürütüyor.

Kırgızistan yönetimi, temmuz ayı başında istikrarlı benzin tedariki sağlamak amacıyla Kazakistan, Belarus, Azerbaycan, Özbekistan ve Türkmenistan’dan yardım talep etti. Petrol ürünlerinde açık yaşayan Kırgızistan, Çin ve Belarus’tan da sevkiyat bekliyor.

Tacikistan Enerji ve Su Kaynakları Bakanı Daler Cuma, geçen hafta yaptığı açıklamada, ülkede 60 günlük yakıt stoku kaldığını belirterek ithalat için Rusya, Kazakistan, Türkmenistan, İran, Irak ve Belarus ile görüşmelerin sürdüğünü bildirdi.

Sevkiyat verilerinde keskin düşüş

Treyderlerin verilerine göre, haziran ayında Rusya’dan Orta Asya ülkelerine yapılan jet yakıtı ihracatı, mayıs ayına kıyasla 13 kat azalarak 3 bin 800 tona geriledi. Benzin sevkiyatı ise yüzde 34 düşüşle 99 bin 300 ton oldu.

Buna karşılık dizel yakıt sevkiyatı mayıs ayındaki 167 bin 500 ton seviyesinden haziran ayında 237 bin 700 tona yükseldi.

Haziran ayında Rus jet yakıtı yalnızca Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan’a düşük miktarlarda sevk edildi.

Rusya’nın haziran ayındaki benzin ihracatının yüzde 46’sı Moğolistan’a, yüzde 25’i Kırgızistan’a, yüzde 19’u Tacikistan’a ve yüzde 10’u Özbekistan’a yapıldı.

Dizel ihracatı ise yüzde 59 oranında Moğolistan’a, yüzde 28 Kırgızistan’a, yüzde 9 Tacikistan’a ve yüzde 4 Özbekistan’a yönlendirildi.

2026 yılının ilk yarısında Rus üreticilerin Orta Asya ve Afganistan’a yönelik motor yakıtı sevkiyatı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7 artış göstererek 3,56 milyon tondan 3,82 million tona yükseldi.

Rusya, 2025 yılında ise Orta Asya ve Afganistan’a yönelik benzin, dizel ve jet yakıtı ihracatını 2024 yılındaki 6,3 milyon ton seviyesinden 7,5 milyon tona çıkarmıştı.

Rusya, akaryakıt piyasasını ihracat yasağıyla dengelemeye çalışıyor

Belarus sevkiyatı da geriledi

Treyder verilerine göre, Belarus üretimi benzin ve jet yakıtının Orta Asya ve Afganistan’a sevkiyatı haziran ayında beş kat düşerek 27 bin tona geriledi. Belarus’un haziran ayında kendi petrol ürünlerini Rusya iç piyasasına yönlendirerek bu ülkeye rekor düzeyde sevkiyat yaptığı bildirildi.

Haziran ayında Belarus’tan Kazakistan’a yaklaşık 6 bin 600 ton jet yakıtı gönderilirken bölgeye yapılan benzin sevkiyatı mayıs ayındaki 132 bin 400 ton seviyesinden 20 bin 350 tona düştü.

Yerel üretim verilerine göre, 2026 yılının ilk beş ayında Kırgızistan’da 101 bin 218 ton benzin ve 102 bin 829 ton dizel üretildi.

Özbekistan’daki rafineriler ise aynı dönemde 502 bin 200 ton benzin ve 476 bin 400 ton dizel üretti. Sektör kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Tacikistan’ın yılın ilk yarısındaki benzin üretimi 341 ton, dizel üretimi ise bin 301 ton seviyesinde kaldı.

Hükümetlerarası anlaşmalar kapsamında Rusya’dan Orta Asya ülkelerine 2026 yılında gümrüksüz olarak sevk edilmesi öngörülen petrol ürünleri kotaları ton cinsinden şu şekildedir:

Kazakistan:

  • Benzin: 285.000
  • Dizel: 450.000
  • Jet Yakıtı: 300.000
  • Mazot: 85.000
  • Bitüm: 100.000
  • Petrol Koku: 80.000
  • Toplam petrol ürünü: 1.600.000

Tacikistan:

  • Benzin: 420.000
  • Dizel: 450.000
  • Jet Yakıtı: 40.000
  • Mazot: 30.000
  • Bitüm: 50.000
  • Likit Petrol Gazı (LPG): 50.000
  • Ham Petrol: 50.000
  • Toplam: 1.110.000

Kırgızistan:

  • Benzin: 650.000
  • Dizel: 650.000
  • Jet Yakıtı: 150.000
  • Bitüm: 40.000
  • Mazot: 50.000
  • Gudron: 280.000
  • Toplam: 1.820.000

Rusya genelinde valiler akaryakıt krizini yönetmeye çalışıyor

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English