Bizi Takip Edin

Rusya

Rusya ekonomisinde uzun vadeli büyüme ve verimlilik arayışı

Yayınlanma

Rusya Merkez Bankası tarafından Saint Petersburg’da düzenlenen Finans Kongresi’nde, ülke ekonomisinin uzun vadeli büyüme olanakları ve karşılaştığı yapısal engeller ele alındı. Kongreye katılan hükümet yetkilileri, Merkez Bankası yöneticileri ve ülkenin önde gelen bankacılık sektörü temsilcileri, iş gücü piyasasındaki dar boğazı aşmak için yapay zeka yatırımlarının ve özel sektör girişimlerinin desteklenmesi gerektiğini vurguladı.

Rusya Merkez Bankası’nın St. Petersburg kentinde düzenlediği ve 3 Temmuz tarihine kadar sürecek olan Finans Kongresi başladı.

Kongrenin açılış gününde düzenlenen “Uzun Vadeli Büyüme Rotası: Fırsatlar Nasıl Kaçırılmaz” başlıklı oturumda, yapay zekanın yaygınlaştırılması, iş gücü verimliliğinin artırılması, finansal kaynakların yeniden dağıtımı ve girişimciliğin desteklenmesi gibi başlıklar Rusya ekonomisinin büyüme reçetesi olarak öne çıktı.

Oturuma Merkez Bankası Başkanı Elvira Nabiullina, Başbakan Yardımcısı Alexander Novak, Sberbank Üst Yöneticisi German Gref ve ülkenin diğer önde gelen finans sektörü temsilcileri katıldı.

Merkez Bankası Başkanı Elvira Nabiullina, iş gücü verimliliğindeki artışı hızlandırmak adına kaynakların yeniden dağıtımı önündeki engellerin kaldırılmasının önemine değindi.

Nabiullina, adil rekabet koşulları temelinde girişimcilik enerjisinin ve inisiyatifinin serbest bırakılması gerektiğini vurguladı.

Son yıllarda kurumsal kredilendirme yapısında ciddi değişimler yaşandığını ifade eden Nabiullina, “Para, devlet desteğinin ve devletin yöneldiği alanlara gidiyor” dedi.

Nabiullina, Rusya ekonomisindeki en büyük kısıtlayıcı unsurun iş gücü piyasasındaki gerginlik olduğunu aktardı. Yatırımlardaki artışın henüz iş gücü verimliliğine yansımadığını kaydeden Merkez Bankası Başkanı, büyük kamu şirketlerine verilen kredilerin payının son üç yılda 15 yüzde puan arttığını paylaştı.

Şirketlerin kullandığı her dört rubleden birinin piyasa dışı faiz oranlarıyla fonlandığını bildiren Nabiullina, Rusya ekonomisindeki işlem maliyetlerinin trilyonlarca rubleye ulaştığını belirtti.

Bankaların karşılık ayırma oranlarına da değinen Nabiullina, bankacılık sektöründe rezerv oluşturma hızının ekonomide aşırı soğumaya işaret etmediğini söyledi.

Aşırı soğuma teriminin dikkatli kullanılması gerektiğini ekleyen Nabiullina, Merkez Bankası’nın yüksek faiz oranlarının taraftarı olmadığını dile getirdi.

Yatırımların payı artıyor

Rusya Başbakan Yardımcısı Alexander Novak, ülkede yatırım miktarının Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) içindeki payının mevcut yüzde 24 seviyesinden gelecekte yüzde 28’e yükseleceğini öngördüklerini belirtti.

Yakıt ve enerji sektörünün GSYH içindeki payının birkaç yıl önce yüzde 20 seviyesindeyken bugün yüzde 13’e gerilediğini aktaran Novak, Rusya ekonomisinin dış sınamalara uyum sürecini yüzde 80 oranında tamamladığını ifade etti.

İç akaryakıt piyasasındaki tedarik kesintilerinin büyük ölçüde lojistik değişikliklerden kaynaklandığını ve bu sorunların hızla çözüldüğünü vurgulayan Novak, bazı rafinerilerde bakım çalışmaları yürütülse de iç pazarda benzin ve dizel tedarikinde sorun yaşanmadığını ekledi.

Novak, petrol şirketlerinin akaryakıt istasyonlarındaki fiyat artışlarını enflasyon sınırları içinde tuttuğunu, bağımsız istasyonlardaki fiyat farkının ise zamanla dengeleneceğini söyledi.

Yakıt fiyatlarının enflasyon üzerindeki etkisinin asgari düzeyde kalmasını umduğunu belirten Başbakan Yardımcısı, yıllık enflasyonun Ekonomi Bakanlığı tarafından öngörülen yüzde 5,2 seviyesinde kalmasını beklediklerini aktardı.

Girişimcilik ulusal proje olmalı

Alfa-Bank Genel Müdürü Vladimir Verhoshinsky ise iş dünyası ve girişimciliğe yönelik desteklerin Rusya’nun en önemli ulusal projesi haline getirilmesi önerisinde bulundu.

Bu inisiyatifin birincil öncelik olması gerektiğini savunan Verhoshinsky, “Ülkemizde ulusal projeler yürütülüyor. Bence şu an en önemli proje, iş dünyasını ve girişimciliği destekleme projesi olmalı” ifadelerini kullandı.

Verhoshinsky, 2022 yılında benzeri görülmemiş dış kısıtlamaların ardından ekonominin bu zorlu süreci atlatmasını sağlayan temel gücün iş dünyası olduğunu belirtti.

Girişimcilik inisiyatiflerinin desteklenmesinin devlet için diğer tüm projeler kadar büyük önem taşıması gerektiğini söyleyen finans uzmanı, “Gerisini zaten Adam Smith’in öğretilerinde olduğu gibi iş dünyası kendisi halleder” dedi.

Verhoshinsky, devlet desteğinin yalnızca finansal yardımlarla sınırlı kalmaması, yasal teşviklerden finansal mekanizmalara kadar geniş bir yelpazeyi kapsaması gerektiğini vurguladı.

Küçük ve orta ölçekli işletmelerin farklı ekonomik davranışlar sergilediğini belirten yönetici, küçük işletmelerin ödeme güçlerinin bu yıl iyileşme gösterdiğini, sorunlu kredi oranlarının 2025 yılına kıyasla daha düşük seyrettiğini ancak henüz 2023 seviyelerine dönmediğini aktardı.

Mevcut durumdaki asıl stres noktasının orta ölçekli işletmeler olduğunu ifade eden Verhoshinsky, vergi istikrarının önemine de değindi.

Vergiler konusunda yasal bir moratoryum ilan edilmesi gerektiğini savunan Verhoshinsky, “Gelecek beş yıl boyunca vergilerde hiçbir değişikliğe gidilmeyeceğine dair bir kararname veya yasa çıkarılmalı” önerisini sundu.

Yapay zeka verimliliği artırıyor

Sberbank Üst Yöneticisi German Gref, yapay zeka teknolojilerinin Rus şirketlerinde verimliliği yüzde 20’den fazla artırma potansiyeline sahip olduğuna dikkat çekti.

Gref, mevcut yapay zeka çözümlerinin iş süreçlerinde kullanımını incelediklerini ve bunun farklı şirketlerde verimliliği yaklaşık yüzde 11 ile 22 arasında artırabileceğini gördüklerini paylaştı. Bu oranın, üretken yapay zeka ile robotik sistemlerin entegrasyonu sayesinde daha da yukarı taşınabileceğini belirtti.

Gref, Rusya’daki şirketlerin yarısının iş gücü verimliliğini en başarılı yüzde 10’luk kesimin seviyesine çıkarması durumunda, yıllık GSYH büyümesine yaklaşık 2 ila 3 yüzde puanlık katkı sağlanabileceğini hesapladıklarını ekledi.

Rusya’da teknoloji sektörünün kronik biçimde yetersiz yatırım aldığını söyleyen Gref, fiziksel ticaretin ancak e-ticaret platformlarıyla eşit rekabet koşulları sağlandığında doğal yollarla yerini dijitale bırakması gerektiğini ifade etti.

Mevcut durumda dijital platformların rekabet alanı dışında kaldığını belirten Sberbank yöneticisi, ekonomi politikalarındaki koordinasyonun güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

Hükümetin Merkez Bankası adımlarıyla uyumlu çalışmak için yeterli mekanizmaya sahip olmadığını savunan Gref, “Şu an tüm ekonomi değişken faiz oranlarıyla yaşıyor. Bu oranlar krediye erişimi zorlaştırdığı gibi şirketlerin likiditesini de eritiyor” dedi.

Merkez Bankası’nın bağımsız bir organ olduğunu ve bu bağımsızlığını farklı koşullarda kanıtladığını belirten Gref, düzenleyici kurumun ekonomi üzerinde çok sayıda araca sahip olmasına rağmen yalnızca enflasyondan sorumlu tutulmasını eleştirdi.

VTB Bank Yönetim Kurulu Başkanı Andrey Kostin ise ekonomideki verimsiz sektörlere yönelik sübvansiyonların sonlandırılması çağrısında bulundu.

Kostin, devletin kaynaklarını havacılık, uzay teknolojileri ve yapay zeka gibi öncelikli sektörlerin desteklenmesine yoğunlaştırması gerektiğini kaydetti.

Rusya

Romanya’da Lukoil rafinerisinin kapatılması iflas dalgası yaratabilir

Yayınlanma

Romanya Ulusal Sendika Konfederasyonu, Rus Lukoil grubuna ait Petrotel rafinerisinin kapalı kalmaya devam etmesi halinde 460 yerel şirketin iflas edebileceğini duyurdu. Tesisin devre dışı kalmasının 8 bin kişilik istihdam kaybına ve akaryakıt arzında daralmaya yol açabileceği belirtiliyor.

Romanya hükümetinin Rus enerji şirketi Lukoil’e ait Petrotel rafinerisini yeniden faaliyete geçirmemesi halinde yaklaşık 460 yerel şirketin iflas riskiyle karşı karşıya kalabileceği bildirildi.

DCBusiness platformuna konuşan Romanya Ulusal Sendika Konfederasyonu (Cartel Alfa) Başkanı Bogdan Hossu, tesisin kapalı kalmasının 8 bin kişinin işini kaybetmesine yol açabileceğini belirterek ciddi bir toplumsal sorunun kapıda olduğuna dikkat çekti.

Başkent Bükreş’e 55 kilometre mesafedeki Ploieşti kentinde yer alan Petrotel-Lukoil, yıllık 2,5 milyon ton ham petrol işleme kapasitesiyle Romanya’nın en büyük rafinerileri arasında yer alıyor.

Mülkiyeti 1998 yılında Lukoil’e geçen tesis, ürettiği akaryakıtın bir bölümünü Moldova’ya da sevk ediyor.

Almanya ve Bulgaristan yönetimlerinin benzer krizleri hızla aştığını hatırlatan Hossu, Romanya makamlarının adım atmakta geciktiğini savundu.

Sendika lideri, “Almanlar, elde edilen gelirlerin Rusya Federasyonu’na gitmesini engellemek ve denetlemek amacıyla bir hafta içinde özel bir kayyum atadı. Bulgarlar da aynı süreci bir ayda tamamladı. Biz ise bu tür krizlerdeki tecrübeye rağmen 14 aydır özel kayyum atamayı başaramadık” dedi.

Tesisin kapalı kalmasının iç pazardaki yakıt arzını daraltacağını ve fiyat baskısını artıracağını vurgulayan Hossu, yoğun motorin tüketicisi konumundaki tarım ve ulaştırma sektörlerinin ilk darbeyi alacağını kaydetti.

Sendika başkanı, olumsuz etkilerin zamanla tedarikçi şirketlere, bu işletmelerin personeline ve ulaştırma ağına bağımlı diğer sektörlere de sıçrayabileceği uyarısını dile getirdi.

Digi24 televizyonunun haberine göre, Romanya mahkemesi daha önce Petrotel Lukoil rafinerisinin iflas koruma sürecine girmesine onay verdi.

Süreç kapsamında alacak taleplerine ilişkin ön listenin 29 Eylül’e kadar hazırlanması, nihai tablonun ise 23 Ekim tarihine kadar onaylanması planlanıyor. Alacaklılar kurulu ilk toplantısını 3 Ekim’de gerçekleştirecek.

Şirket yetkilileri, yargı denetimindeki bu sürecin iflası değil; ticari faaliyetlerin devamını, şirket varlıkları ile çalışanların korunmasını, ortaklarla ilişkilerin dengelenmesini ve tesisin yeniden üretime hazırlanmasını hedeflediğini belirtti.

Petrotel rafinerisindeki üretim, planlı bakım çalışmaları gerekçesiyle Ekim 2025’te durduruldu ve aradan geçen sürede yeniden başlamadı.

Tesis daha sonra ABD yaptırımlarının hedefi oldu.

Bükreş yönetimi mart ayında rafinerinin tekrar çalışabilmesi için ABD’den izin talebinde bulundu.

Yetkililer yaptırımlardan gerekli muafiyetlerin sağlandığını duyursa da tesis faaliyete geçmedi.

Yaptırımlar nedeniyle uluslararası varlıklarını elden çıkarma kararı alan Lukoil, ocak ayında Carlyle Group ile anlaşmaya vardığını duyurmuştu.

Petrotel Lukoil hisselerinin neredeyse tamamı, Rus enerji devinin uluslararası yapılanması çatısı altındaki İsviçre merkezli Litasco S.A. şirketinin elinde bulunuyor.

Okumaya Devam Et

Rusya

WSJ: Rusya ucuz silah üretiminde ABD ve Ukrayna’yı geride bıraktı

Yayınlanma

Amerikan The Wall Street Journal gazetesi, Rusya’nın yeni nesil düşük maliyetli saldırı dronları ile füzelerin seri üretimine hızla geçerek rakiplerini geride bıraktığını yazdı. Yaklaşık 100 bin dolara mal olan bu silahlar, ABD ve Ukrayna gibi müttefikleri daha pahalı savunma sistemleri kullanmaya zorlayarak ekonomik açıdan zorluyor.

Rusya, yeni nesil düşük maliyetli saldırı dronları ile füzelerin geliştirilmesinden seri üretimine kısa sürede geçti. Amerikan The Wall Street Journal (WSJ) gazetesi, bu adımla Moskova’nın rakiplerinin önüne geçtiğini yazdı.

Haberde özellikle Geran tipi insansız hava araçları ile Banderol seyir füzelerine dikkat çekildi. Uzmanlar bu silahların birim maliyetinin yaklaşık 100 bin dolar seviyesinde kaldığını hesaplıyor.

Buna karşılık Amerikan Tomahawk seyir füzeleri ve bunlarla karşılaştırılabilecek Rus sistemlerinin maliyeti 2 milyon doları aşıyor.

Rus mühendisler ardışık modernizasyon süreçleriyle araçların hızını artırırken, seyrüsefer ve iletişim kabiliyetlerini de geliştirdi. WSJ, Geran-5 modelinin son versiyonunun teknik özellikler bakımından artık bir seyir füzesine daha yakın olduğunu kaydetti.

Gazeteye konuşan diplomatlar ve analistler, Rusya’nın ürettiği bu yeni ve görece ucuz silahların, ordunun uyum sağlama ve yenilik üretme yeteneğini koruduğunu gösterdiğini ifade etti.

Eski modelleri modifiye eden Rusya, iki silah türünü de iki yıl içinde geliştirip hızlıca seri üretime soktu.

Geliştirilen bu Rus dronları, Ukrayna dahil olmak üzere ABD ve müttefikleri için ekonomik açıdan ciddi sorunlar yaratıyor; müttefikler bu araçları düşürmek için daha az maliyetli yöntemler aramak zorunda kalıyor.

Ukrayna’nın da silah geliştirme ve imalatında hızlı hareket edebileceğini kanıtladığı, ancak üretim kaynaklarının yetersiz kaldığı ve yakın geleceğin ötesine odaklanmakta zorlandığı aktarıldı.

Daha önce Financial Times gazetesi, Ukrayna’daki savaşta uzun menzilli insansız hava araçları kullanımındaki üstünlüğün, üretim kapasitesindeki artış ve daha hızlı araçların devreye girmesiyle Rusya lehine kaydığını yazmıştı.

Gazeteye konuşan bir uzman, mevcut üretim temposunun ve yabancı motor teknolojilerine erişimin sürmesi halinde, Rusya’nın kısa sürede dünyanın en büyük ucuz seyir füzesi üreticisi haline gelebileceğini dile getirdi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, yerli insansız hava araçlarının etkinliğinin arttığını, fakat bu alandaki teknolojilerin geliştirilmesine devam edilmesi gerektiğini açıklamıştı.

Putin, görevlerini gittikçe daha iyi yerine getiren yeni sistemlerin ortaya çıktığını kaydetti.

Geçen yılın Kasım ayında Rusya’da İnsansız Sistem Kuvvetleri kurulduğu duyurulmuştu. Devlet Başkanı, bu yeni askeri yapının kurulma gerekçesini sahada edinilen deneyim ve askeri operasyon bölgesindeki durumla açıkladı.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya, Ermenistan’a doğalgaz iletimini 10 gün süreyle askıya alıyor

Yayınlanma

Rusya, Kuzey Kafkasya – Güney Kafkasya boru hattındaki bakım çalışmaları nedeniyle Ermenistan’a doğalgaz akışını 15-25 Eylül tarihleri arasında durduracak. Gazprom Armenia, kesinti boyunca iç tüketimin yerel rezervler ve İran’dan alınacak ilave gazla kesintisiz süreceğini açıkladı.

Rusya’dan Ermenistan’a doğalgaz sevkiyatı, Rusya topraklarındaki bakım ve onarım çalışmaları nedeniyle 15-25 Eylül tarihleri arasında geçici olarak durdurulacak. Kararı, Rus enerji devi Gazprom’un ülkedeki iştiraki Gazprom Armenia duyurdu.

Şirket basın biriminden yapılan açıklamada, “Kuzey Kafkasya – Güney Kafkasya ana doğalgaz boru hattında Rusya Federasyonu sınırları içinde planlanan koruyucu bakım ve onarım çalışmaları sebebiyle, 15-25 Eylül tarihleri arasında söz konusu hat üzerinden Ermenistan’a doğalgaz akışı geçici olarak kesilecek” ifadeleri kullanıldı.

Gazprom Armenia, kesinti sürecinde Ermenistan’daki tüketicilerin gaz arzının kısıtlanmayacağını; ihtiyacın iç rezervler ile İran’dan sağlanacak ilave doğalgaz hacmiyle karşılanacağını kaydetti.

Benzer bir kesinti, 16-26 Eylül 2025 tarihlerinde de yaşanmıştı. Rusya’nın Stavropol Krayı bölgesindeki onarım çalışmaları nedeniyle boru hattından gaz iletimi durmuştu.

Daha önce ise 22-23 Ağustos 2025 tarihlerinde, Kuzey Kafkasya – Güney Kafkasya ana iletim ağının parçası olan ve Gürcistan’dan geçen Kızıl Köprü – Sevkary – Berd boru hattındaki acil onarım faaliyeti sebebiyle sevkiyata bir gün ara verilmişti.

Tamamı Gazprom’a ait olan Gazprom Armenia şirketi, Ermenistan iç piyasasındaki doğalgaz tedarik ve dağıtım faaliyetlerini yürütüyor.

Doğalgaz ihtiyacının neredeyse tamamını Rusya’dan karşılayan Ermenistan’a Gazprom, 2025 yılında yaklaşık 2,7 milyar metreküp gaz sevk etti.

Ülke, “Elektrik Karşılığı Gaz” takas programı kapsamında İran’dan da her yıl yaklaşık 476 milyon metreküp doğalgaz ithal ediyor. Bu anlaşmaya göre Ermenistan, başta Razdan Termik Santrali olmak üzere ürettiği elektriği İran’a iletiyor; 3 kilovatsaat elektrik karşılığında 1 metreküp İran gazı alıyor.

Ermenistan, Rus gazına alternatif arıyor

Moskova, Ermenistan’a bin metreküp doğalgazı 177,5 dolar sabit fiyattan satıyor. Söz konusu tarife, 2026 sonu veya 2027 başına kadar yürürlükte kalacak ikili anlaşmayla güvenceye alınmış vaziyette.

1988 yılında işletmeye alınan 612 kilometre uzunluğundaki Kuzey Kafkasya – Güney Kafkasya boru hattı, Rusya’dan çıkarak Gürcistan üzerinden Ermenistan’a ulaşıyor.

Öte yandan, Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, mayıs ayında yaptığı açıklamada Rusya’nın Erivan Büyükelçiliğinin Ermeni makamlarını resmi yazıyla uyardığını bildirmişti.

Zaharova, Ermenistan’ın Avrupa Birliği ile entegrasyon sürecini sürdürmesi halinde Moskova’nın petrol ürünleri ve doğalgaz tedarik işbirliği anlaşmasını askıya alma ya da feshetme niyetinde olduğunu kaydetmişti.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de Erivan yönetiminin Avrasya Ekonomik Birliği ile Avrupa Birliği arasında kesin bir tercih yapması gerektiğini, iki yapıda birden yer almanın mümkün olmadığını dile getirmişti.

Moskova ile Erivan arasında 2 Aralık 2013 tarihinde imzalanan anlaşma; doğalgaz, petrol ürünleri ve işlenmemiş elmas tedarikinde işbirliğini içeriyor. Mutabakat uyarınca Rusya, Ermenistan’a iç tüketim hacmi kadar gaz ve petrol ürününü üçüncü ülkelere yeniden ihraç edilmemesi koşuluyla gümrüksüz ve sabit fiyattan sağlıyor.

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ise mevcut anlaşma çerçevesinde Rus gazına zam gelmesi ihtimalini dışlamıştı.

Fiyatların “stratejik mutabakatlar” kapsamında belirlendiğini vurgulayan Paşinyan, “Uzun vadeli bir sözleşmemiz var ve bir tarafın bu sözleşmeden vazgeçeceğini hayal etmekte zorlanıyorum. Bu, anlaşmalara aykırı bir tutum teşkil eder” değerlendirmesinde bulunmuştu.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English