Bizi Takip Edin

Rusya

AB Adalet Divanı, Russia Today kanalının içerikleri için cezai kovuşturmanın önünü açtı

Yayınlanma

Avrupa Birliği (AB) Adalet Divanı, RT içeriklerinin açık internet sitelerinde yayılmasının belirli koşullarda gerçek kişiler hakkında cezai kovuşturmaya konu olabileceğine hükmetti. Karar, Almanya’da üç kişi hakkında yürütülen ceza davası kapsamında yapılan ön karar başvurusu üzerine alındı.

Avrupa Birliği (AB) Adalet Divanı’nın Dördüncü Dairesi (Court of Justice of the European Union), Rus medya kuruluşlarına yönelik yaptırımların uygulanmasına ilişkin mevzuatı yorumlayarak, RT (Russia Today) içeriklerinin açık internet sitelerinde paylaşılması nedeniyle belirli durumlarda gerçek kişiler hakkında cezai kovuşturma yürütülebileceğine hükmetti.

Karar, Almanya’da üç gerçek kişi hakkında açılan ceza davası kapsamında yapılan ön karar başvurusuna dayanıyor.

Söz konusu kişiler, RT Germany’ye ait videoları herkesin erişimine açık bir internet sitesinde yayımlamakla suçlanıyor.

Mahkeme kararında, bu medya kuruluşunun içeriklerinin AB yaptırımları kapsamındaki yayım yasağına tabi olduğu belirtiliyor.

Alman mahkemesi, yaptırım tüzüğünde geçen “işletmeci” kavramının, bu tür içerikleri yayımlayan internet sitelerini yöneten ve gelirlerini yalnızca kullanıcıların gönüllü bağışlarından sağlayan gerçek kişileri de kapsayıp kapsamadığı konusunda AB Adalet Divanı’ndan yorum istedi.

AB Adalet Divanı, “işletmeci” kavramının geniş yorumlanması gerektiğine karar verdi. Mahkeme, ticari faaliyet yürütmeseler ve yalnızca kullanıcıların gönüllü katkılarıyla finanse ediliyor olsalar bile, yaptırım kapsamındaki içerikleri yayan gerçek kişilerin de bu tanıma dahil olduğunu belirtti.

Karara göre bu kişiler, AB’nin yaptırım listelerinde yer alan kuruluşlara ait içeriklerin yayılmasını yasaklayan düzenlemelerin kapsamına giriyor.

Avrupa Birliği Konseyi, mart 2022’de Sputnik haber ajansı ile RT televizyon ağının RT English, RT UK, RT Germany, RT France ve RT Spanish kanallarına yaptırım uygulamış, bu kuruluşların AB ülkelerinde yayın yapmasını yasaklamıştı.

Daha sonra AB, söz konusu önlemlerin geçici nitelik taşıdığını ve “durum normale döndüğünde” kaldırılmalarının yeniden değerlendirileceğini açıklamıştı.

Birlik ayrıca kararın “eşi benzeri görülmemiş ve olağanüstü koşullar” altında alındığını ifade etmişti.

Rusya ise Batılı ülkelerin yaptırımlarını hukuka aykırı olarak değerlendiriyor. Kremlin, Rus ekonomisinin “çok sayıda yaptırım” altında faaliyet göstermeyi sürdürdüğünü ve bu yaptırımlara karşı “belirli bir bağışıklık” geliştirdiğini çeşitli vesilelerle dile getirdi.

RT Genel Yayın Yönetmeni Simonyan: Bizi sansürlediler ama izleyicimiz iki katına çıktı

Rusya

Rusya Merkez Bankası rublenin güçlenme nedenlerini açıkladı

Yayınlanma

Rusya Merkez Bankası, ulusal para birimi rublenin değer kazanmasında ithalat talebindeki düşüş, dış borcun azalması ve sıkı para politikasının belirleyici olduğunu açıkladı. Banka yetkilileri, finansal piyasadan yabancı yatırımcıların çekilmesinin de döviz talebini sınırlayarak bu sürece katkı sağladığına işaret ediyor.

Rusya para birimi rublenin 2025-2026 dönemindeki değer kazancı, ithalat talebindeki gerileme, dış borç stokundaki azalma ve uygulanan sıkı para politikasının birleşik etkisiyle açıklanıyor.

Rusya Merkez Bankası Para Politikası Departmanı Direktörü Andrey Gangan, katıldığı finans kongresinde konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Andrey Gangan, son bir buçuk yıllık süreçte ithalat talebinin yapısal olarak zayıf seyrettiğini belirtti.

Gangan, bu durumun temel nedenleri arasında yüksek faiz ortamını beraberinde getiren sıkı para politikasını, ithal ikameci adımları ve yürürlükteki yaptırım kısıtlamalarını gösterdi.

Rus yetkili, son üç dört yılda ülkenin dış borç yükümlülüklerinin ciddi oranda azaldığını, bu gelişmenin de borç servisi için ihtiyaç duyulan yabancı para talebini aşağı çektiğini ifade etti.

Rusya ekonomisinde uzun vadeli büyüme ve verimlilik arayışı

Rusya Merkez Bankası yetkilisi, yerleşik olmayan yabancı yatırımcıların büyük kısmının Rusya piyasasından ayrılmasının ardından, temettü ödemelerinin dövize dönüştürülme işlemlerinin kur oluşumu üzerindeki baskısının hafiflediğini kaydetti.

Banka yönetimi, bu faktörlerin bir araya gelmesiyle ulusal para biriminin direnç kazandığı görüşünü paylaşıyor.

Bloomberg’in yayımladığı veriler de rubledeki bu eğilimi destekliyor. İlgili analizde, nisan ayı başından itibaren Rus rublesinin ABD doları karşısında yaklaşık yüzde 12 değer kazandığı ve küresel ölçekte en hızlı yükselen para birimi olduğu belirtilmişti.

Değer kazancını tetikleyen bir diğer unsur olarak, Ortadoğu’da yükselen gerilimin etkisiyle artan petrol ihracatı gelirleri gösterilmişti.

Diğer yandan, Rusya Merkez Bankasının piyasalardaki döviz satış stratejisinde değişikliğe gitmeye hazırlandığı belirtiliyor.

Vedomosti gazetesinin aktardığı verilere göre, banka 2026 yılının ikinci yarısında iç piyasada günlük 0,58 milyar ruble tutarında döviz satışı gerçekleştirecek.

Yılın ilk yarısında günlük 4,62 milyar ruble seviyesinde olan bu operasyonların hacmi yaklaşık sekiz kat azaltılmış olacak.

Finansal analistler, bu kararın ruble üzerinde sınırlı bir baskı oluşturarak dolar kurunu 80 ruble seviyesinin üzerine taşıyabileceğini ve oynaklığı azaltacağını öngörüyor.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rus tarım şirketleri, yakıt krizi nedeniyle dizel yerine gaza yöneliyor

Yayınlanma

Rusya’nın büyük tarım holdingleri, dizel yakıt sıkıntısı ve artan maliyetler nedeniyle gaz yakıtlı araç ve tarım makinelerine geçişi değerlendirmeye başladı. Sektör temsilcileri, doğalgazın önemli maliyet avantajı sunduğunu belirtirken, altyapı, güvenlik ve tedarik sorunlarının yaygın dönüşümün önünde engel oluşturduğunu ifade ediyor.

Rusya’nın büyük tarım ve gıda şirketleri, ülkede yaşanan yakıt krizi nedeniyle dizel yakıt kullanan araç ve tarım makinelerini gaz yakıtlı sistemlere dönüştürme olasılığını değerlendirmeye başladı.

Vedomosti gazetesine konuşan sektör temsilcileri, artan yakıt maliyetleri ve dizel tedarikindeki sıkıntıların şirketleri alternatif çözümlere yönelttiğini aktardı.

Et üreticisi Miratorg, dizel kullanan yaklaşık 300 kamyonu, başka bir ifadeyle dönüştürülmesi mümkün araçlarının yüzde 90’ını gaz yakıtlı sisteme geçirdi.

Tahıl işleme, keten üretimi ve kümes hayvancılığı alanlarında faaliyet gösteren Melkom da kamyon filosu ile tarım makinelerini gaz yakıtına dönüştürme seçeneğini değerlendirdi. Ancak şirket, mevcut araçları dönüştürmek yerine yalnızca yeni alınacak ekipmanların gazlı sistemlerle donatılmasına yatırım yapma kararı aldı.

Çerkizovo ise bu yıl araç filosunu gaz-dizel hibrit çalışma sistemine geçirmeyi planlıyordu. Ancak şirket bu kararı şimdilik askıya aldı.

Şirketin hesaplamalarına göre tek kamyonun dönüştürülmesi yaklaşık 1 milyon rubleye mal oluyor.

Agro and Food Communications Genel Müdürü İlya Bereznyuk, büyük tarım holdingleri açısından doğalgaza geçişin ekonomik açıdan cazip olabileceğini söyledi.

Bereznyuk’a göre yakıt giderleri bitkisel üretimde toplam üretim maliyetinin yüzde 15 ila yüzde 25’ini oluşturuyor.

Doğalgaz ise tarım üreticileri için dizelden 2 ila 2,5 kat daha ucuza mal oluyor. Bu nedenle traktörlerin dönüşüm maliyetinin üç yıldan daha kısa sürede geri kazanılması mümkün olabiliyor.

Devlet, leasing yoluyla satın alınan gaz yakıtlı tarım makinelerinin maliyetinin yüzde 35’ine kadarını sübvanse ediyor. Buna karşın Rosagroleasing verilerine göre bu araçlara ilgi sınırlı kalıyor.

Talep, traktör ve biçerdöver gibi kendinden tahrikli araçlardan çok ekipman ve diğer tarımsal makinelerde yoğunlaşıyor.

Rusya’da üç bölgede yakıt satışlarına sınırlama

Vedomosti’ye konuşan büyük tarım şirketlerinden bir yetkili ise yüksek maliyetler ve güvenlik konusundaki soru işaretleri nedeniyle tarım makinelerinin yaygın biçimde gaz yakıtına geçirilmesine kuşkuyla yaklaştığını söyledi.

Aynı yetkili, hasat döneminde büyük bir tarım şirketinin araçlarını kesintisiz çalıştırabilmesi için 5 bin ila 8 bin ton ya da daha fazla dizel yakıta ihtiyaç duyduğunu belirtti.

Yakıt depolamanın lisans ve yeterli depolama kapasitesi gerektirdiğini ifade eden yetkili, bu nedenle tarım işletmelerinin büyük yakıt stokları oluşturamadığını dile getirdi.

Halk Çiftçisi Derneği Başkan Yardımcısı Babken İspiryan da tarım makinelerinin gaz yakıtına geçirilmesinin çiftçilere kesintisiz yakıt tedariki sorununu çözmeyeceğini söyledi.

İspiryan, dizel yakıtın ülkenin neredeyse her noktasına ulaştırılabildiğini, ancak aynı durumun doğalgaz için geçerli olmadığını ifade etti.

Daha önce Rusya’nın güney bölgelerindeki çiftçiler, hasat sezonu öncesinde dizel yakıt sıkıntısı ve fiyatlarda yaşanan keskin artıştan şikayet etmişti. Rusya’daki yakıt krizi, Ukrayna’nın petrol rafinerilerine düzenlediği saldırıların ardından derinleşti.

Bunun sonucunda Orta Rusya’daki petrol işleme faaliyetleri fiilen durma noktasına gelirken, rafinerilerin kapasite kullanım oranı 2009’dan bu yana en düşük seviyeye geriledi.

RBK’nin hesaplamalarına göre bu gelişmelerin ardından Rusya’nın 40’tan fazla bölgesinde, Ukrayna’nın Rusya kontrolündeki bölgeleri de dahil olmak üzere, akaryakıt satışına resmi kısıtlamalar getirildi.

Yakıt tedarikindeki aksamalar ile boş ya da kapalı akaryakıt istasyonlarına ilişkin şikayetler ise toplam 85 bölgeden geldi.

Rusya’da akaryakıt krizi: Perakende fiyatları ilk kez 100 rubleyi aştı

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya sivil insansız araçlara acil müdahale teknolojisi entegre ediyor

Yayınlanma

Rusya’da sivil insansız hava araçlarının acil durumlarda zorunlu ve güvenli bir şekilde yere indirilmesini sağlayacak kripto korumalı bir mekanizma geliştirildi. ERA-Glonass devlet sistemi üzerinden çalışacak bu teknoloji, sivil dronların yanı sıra gelecekte otoyollarda seyreden insansız kamyonlar dahil tüm insansız ulaşım araçlarında kullanılacak.

Rusya’da sivil insansız hava araçlarının acil durumlarda zorunlu olarak durdurulmasını sağlayacak kripto korumalı bir mekanizma geliştirildi.

“Kırmızı buton” işlevi görecek bu teknoloji, “ERA-Glonass” devlet sistemi aracılığıyla kimliklendirme altyapısına dayanıyor ve tüm sivil insansız hava araçlarına entegre edilebilecek bir özellik taşıyor.

Glonass şirketi ile Element şirketler grubunun ortaklığıyla hayata geçirilen projenin ilk denemeleri Sahalin Adası’nda gerçekleştirildi.

Glonass Genel Direktörü Aleksey Raykeviç, Vedomosti gazetesine yaptığı açıklamada, sistemin teknik detaylarını ve hedeflerini paylaştı.

Yerli mikroçip altyapısı kullanılıyor

Raykeviç, acil durdurma sisteminin, bünyesinde “Zvezda” adı verilen donanım ve yazılım kompleksini barındıran bir takip cihazı (tracker) vasıtasıyla çalışacağını belirtti.

Söz konusu kompleksi, Element bünyesindeki Moleküler Elektronik Araştırma Enstitüsü (NIIME) geliştirdi. Sistemin temelini oluşturan elektronik modül, yine bu enstitü tarafından tasarlanan ve Mikron fabrikasında üretilen yerli mikroçiplere dayanıyor.

İki kurumun sivil insansız araçların kimliklendirilmesi için yerli mikrodenetleyicilerle geliştirdiği ilk güvenli platformun ayrıntıları, Mayıs 2026’da kamuoyuna yansımıştı.

Sistem, olağanüstü durumlarda veya insansız hava aracının uçuş sınırlarını ihlal etmesi halinde devreye giriyor. Denetleyici makamlar ve dronesavar savunma sistemleri, ERA-Glonass iletişim ağı ile cihazdaki çip üzerinden drona zorunlu ve güvenli iniş talimatı gönderebiliyor.

Kaydedilen sınır ihlalleri, uçuş izinlerinin verilmesinde risk odaklı bir değerlendirme mekanizması oluşturulmasını sağlayacak. Bu denetim yöntemiyle, rotaların onaylanması ve denetimlerin sıklığı, olası kaza risklerine ve sonuçlarının ağırlığına göre belirlenecek.

Tüm insansız araçlara yayılması hedefleniyor

Raykeviç, şifrelenmiş komut aktarımının dışarıdan müdahaleleri, veri manipülasyonunu ve komutun ele geçirilmesini tamamen engellediğini vurguladı.

Teknolojinin karada, suda ve havada hareket eden tüm insansız araçlarda kullanılabileceğini ifade eden Raykeviç, sistemin ilerleyen süreçte federal otoyollarda çalışan insansız kamyonlar da dahil olmak üzere her türlü insansız ulaşım aracına entegre edilmesinin planlandığını sözlerine ekledi. Raykeviç, projeye yapılan yatırım miktarını ise açıklamadı.

Sektör temsilcileri ve uzmanlar, benzer bir sistemin geliştirme maliyetinin yüz milyonlarca rubleyi bulabileceğini tahmin ediyor.

Fly Drone firmasının kurucusu ve Genel Direktörü Nikita Danilov, entegre modüllü çiplerin cihaz maliyetini çok yüksek oranda artırmayacağını, ancak kitlesel pazara yönelik ucuz dron tüketicileri için bu ek maliyetin hissedilir olabileceğini belirtti.

Güvenlik standartları yükseltiliyor

Transport Buduşego Genel Direktörü Andrey Lebedev, sivil insansız araç kimlik kartlarının, devlet altyapısıyla güvenli veri alışverişi sağlayan elektronik bir kimlik modülü işlevi gördüğünü açıkladı.

Lebedev, bu yapının uçuşun yasal olduğunu doğrulamak, konum bilgisini iletmek ve acil durumlarda merkezi müdahaleyle aracı indirmek için gerekli olduğunu vurguladı.

Moskova Telsiz Haberleşme Araştırma Enstitüsü Genel Direktör Yardımcısı Sergey Graçev de hava trafiğinde insansız araç sayısının artmasıyla geleneksel havacılıktaki güvenlik standartlarına ihtiyaç duyulduğuna dikkat çekti.

Graçev, klasik havacılıkta uçakların konumu, irtifası ve yönünün kontrolörler tarafından izlenebildiğini, insansız araçlar için de hem kendi aralarındaki hem de büyük havacılık sektöründeki trafiği düzenleyecek benzer bir mekanizmanın kurulması gerektiğini ifade etti.

İnsansız havacılık uzmanı Pavel Kamnev ise Rusya hükümetinin ilgili kararnamesi doğrultusunda araçların zorunlu durdurma sistemleriyle donatılması sürecinin başladığını belirtti.

Kamnev, Rusya’da benzer başka bir çalışmanın bulunmadığını, zira ilgili mevzuat çerçevesinde araç üstü elektronik sistem üretimini neredeyse tek elden Glonass’ın yürüttüğünü aktardı.

Rusya Ekonomik Kalkınma Bakanlığı verilerine göre, Mayıs 2026 sonu itibarıyla ülkede insansız hava araçlarına yönelik deneysel hukuk rejimlerinin uygulandığı 44 bölge var.

250’den fazla şirket ve bireysel girişimcinin katıldığı bu deneyler, ağırlığı 30 kilogramın üzerindeki araçların uçurulmasına olanak tanıyor.

2025 yılında sivil dron uçuşlarının bir önceki yıla göre yaklaşık altı kat artarak 120 bin sınırına ulaştığı belirtiliyor. Bu araçlar ağırlıklı olarak lojistik, tarımsal arazi işleme ve haritalama gibi alanlarda faaliyet gösteriyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English