Rusya
Rusya, internet platformlarında yaş doğrulamasını gündeme aldı

Rusya Dijital Kalkınma Bakanı Maksut Şadayev, internet platformlarına yaş doğrulama mekanizmalarının entegre edilmesinin gündeme geleceğini açıkladı. Bakanlık, kullanıcı yaşını yapay zeka ve belge kontrolüyle doğrulayan Roblox’un uygulamalarını inceliyor.
Rusya yönetimi, vatandaşların internete erişimine yönelik denetimleri sıkılaştırmayı planlıyor. Bu kapsamda internet siteleri ve çevrimiçi hizmetlerde zorunlu yaş doğrulaması uygulanması gündemde.
Rusya Dijital Kalkınma Bakanı Maksut Şadayev, St. Petersburg’da düzenlenen ekonomi forumunda yaptığı açıklamada, “Yakın dönemdeki gündemimiz, yaş doğrulama mekanizmalarının platformlara entegre edilmesi meselesi. Bu konu kesinlikle önümüze gelecek” dedi.
Şadayev, sistemin nasıl işleyeceğine ilişkin ayrıntı vermedi. Ancak bakanlığın, kullanıcıların yaşını yüz görüntüsü ya da pasaport fotoğrafı üzerinden yapay zekayla doğrulayan oyun platformu Roblox örneğini incelediğini söyledi.
Bakanın aktardığına göre platform, 13 yaşın altındaki çocuklara ait verileri otomatik olarak siliyor ve diğer reşit olmayan kullanıcıların iletişim kurabileceği kişileri kendi yaş gruplarıyla sınırlandırıyor.
Kommersant gazetesine konuşan B-152 danışmanlık şirketinin kişisel verilerin korunması alanındaki baş uzmanı Maksim Lagutin, Rusya’da internet kullanıcılarının yaşlarını büyük olasılıkla devlet hizmetleri portalı Gosuslugi (e-Devlet) üzerinden doğrulamak zorunda kalacağını belirtti.
Lagutin’e göre bankalar veya telekom operatörleri aracılığıyla doğrulama gibi alternatif yöntemler ek maliyet yaratacak. Uzman, platformların bu mekanizmaları gönüllü olarak uygulamaya koymasının da beklenmediğini, bu nedenle devletin tüm platformlar için ortak kuralları yasayla belirlemesinin daha kolay olacağını ifade etti.
Mahremiyet alanında çalışan uzmanlar topluluğunun başkanı Aleksey Muntyan ise yaş doğrulama sistemlerinin kişisel veri sızıntılarında artışa yol açabileceği uyarısında bulundu.
Muntyan, özellikle biyometrik verilerin kullanıldığı veya belge taramalarının yüklendiği modellerin daha yüksek risk taşıdığını söyledi. Ayrıca doğrulama yükümlülüğünün tüm internet kaynaklarını kapsayıp kapsamayacağı ve bunun site sahiplerine ne kadar maliyet getireceği sorularının da henüz yanıtlanmadığını kaydetti.
Rusya’da internet kullanımında “pasaport kontrolü” tartışmaları, son altı ayda çevrimiçi alandaki kısıtlamaların sıkılaşmasıyla birlikte hız kazandı.
Mart ayında Devlet Duması Aileyi Koruma Komisyonu Başkanı Nina Ostanina, 14 yaşın altındaki çocukların fiziksel ve ruhsal sağlığını korumak ve onları kötü niyetli kişilerden uzak tutmak amacıyla böyle bir uygulamanın gerekli olduğunu açıklamıştı.
Ocak ayında ise Devlet Duması Enformasyon Politikası Komisyonu Başkan Yardımcısı Andrey Svintsov, internet kullanıcılarının pasaportla kimliklendirilmesini desteklediğini duyurmuştu.
Svintsov, “Tüm interneti anonim içerikten, anonim hesaplardan, bot kullanımından ve yapay zeka yardımıyla yapılan kitlesel paylaşımlardan tamamen arındırmalıyız” ifadelerini kullanmış, tüm çevrimiçi platformları kapsayacak “dürüst, temiz ve yasal internet” hakkında federal bir yasa çıkarılmasını önermişti.
Devlet Duması Enformasyon Politikası Komisyonu Başkan Yardımcısı Oleg Matveyçev de internet ortamındaki anonimliğin, “Rusya’nın düşmanları” tarafından iktidarı itibarsızlaştıran “sahte bilgilerin” yayılması için kullanıldığını söylemişti.
Bu nedenle kullanıcı doğrulamasına yönelik önlemlerin değerlendirilebileceğini belirten Matveyçev, bazı ağlara veya hizmetlere girişin Gosuslugi üzerinden yapılabileceğini dile getirmişti.
Rusya
Alman parlamenterler Moskova’da temaslarda bulundu

Rusya Bilimler Akademisi Avrupa Enstitüsünde bir araya gelen Alman Avrupa Parlamentosu üyeleri ve Rus uzmanlar, Rusya ile Avrupa Birliği arasındaki diyaloğun yeniden başlatılması için bir uzmanlar grubu kurulmasını ele aldı. Sivil toplum ve uzmanlar düzeyindeki bu girişimlerin yanı sıra Avrupa genelinde de Rusya ile doğrudan temas kurulmasına yönelik diplomatik hareketlilik artış gösteriyor.
Rusya Bilimler Akademisi Avrupa Enstitüsünde 8 Haziran günü, Alman Sahra Wagenknecht İttifakı – Akıl ve Adalet İçin (BSW) partisine mensup Avrupa Parlamentosu üyeleri Ruth Firmenich ve Michael von der Schulenburg ile toplantı gerçekleştirildi.
Avrupalı parlamenterler, gerçekleştirdikleri ziyaretin amacını, geçen yıl Nazi Almanyası’na karşı kazanılan Zafer’in 80. yıl dönümü vesilesiyle Rusya’ya yaptıkları seyahat sırasında başlattıkları diyaloğu sürdürmek olarak açıkladı.
Rusya Bilimler Akademisi Avrupa Enstitüsü Alman Araştırmaları Merkezi Başkanı Vladislav Belov, Avrupalı parlamenterlerle yapılan görüşmenin ardından RBK medya kuruluşuna açıklamalarda bulundu.
Belov, konuk parlamenterlerin, Avrupa ile Rusya arasında yapıcı diyaloğun yeniden tesis edilmesinin yolunu açabilecek bir uzmanlar topluluğu oluşturulmasını önerdiklerini bildirdi.
Belov yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Meslektaşlarımızın temel mesajı, Almanya’da devlet düzeyinde şu an için her şeyin oldukça zor olduğu yönündedir. Siyasetçilerin ve medyanın Rusya’ya karşı sergilediği katı tutumun yanı sıra, toplumda da Rus karşıtı duyguların oluşması buna eklenmektedir. Bu şartlar altında meslektaşlarımız, hükümet dışındaki temas imkanlarının araştırılmasını önermektedir. Buna, Almanya’daki toplumun kabul edebileceği ve somut adımlar sunabilecek uzmanlar düzeyindeki temaslar da dahildir. Diğer bir deyişle, bu süreçte de kendi Kirill Dmitriyev’imize ihtiyaç duyulmaktadır.”
Belov, sonraki aşamada ise bu uzman tartışmalarından elde edilecek birikimlerin doğrudan hükümet yapılarına nasıl aktarılacağının anlaşılması gerektiğini belirtti.
Belov, “Dolayısıyla önümüzde, bu çatışmadan çıkış yollarını ve bunun sonuçlarını tartışmak üzere alt düzey mekanizmaları harekete geçirmek gibi son derece karmaşık bir görev bulunuyor. Üstelik burada kapalı platformlardan değil, tam anlamıyla açık bir diyalogdan bahsediyoruz” dedi.
Firmenich ve von der Schulenburg, Rusya seyahatleri öncesinde ortak bir bildiri yayımladı. Parlamenterler bildiride, “öncelikle Avrupa Birliği ve Almanya’ya zarar veren ekonomik savaşa ve gerilimi daha da tırmandırmaya bel bağlamak yerine”, Rusya ile sivil toplum düzeyinde yeni müzakere formatlarının geliştirilmesine acil ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.
Temsilciler, Moskova’daki temasları kapsamında ayrıca Rusya Cumhurbaşkanlığı İdaresi ve Devlet Duması temsilcileriyle de görüşmeler gerçekleştirmeyi planlıyor.
Diğer taraftan, 7 Haziran akşamı Londra’da Avrupa Üçlüsü (E3) liderleri ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski arasında istişareler gerçekleştirildi.
Görüşmelerin ardından Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Federal Almanya Cumhuriyeti Başbakanı Friedrich Merz ortak bir bildiri yayımladı. Liderler yayımladıkları bildiride, Ukrayna krizinin çözümü bağlamında Rusya ile doğrudan diyaloğun yeniden kurulmasına dolaylı olarak destek verdi.
Avrupa’da Rusya ile diyaloğun yeniden tesis edilmesi gerektiğine dair tartışmalar, mayıs ayı başında ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin odağını İran’a karşı savaşa kaydırmasıyla eş zamanlı olarak hareketlendi.
Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Antonio Costa, Rusya ile müzakere sürecine hazırlık yapılması konusunda Avrupalı liderlerle istişareler yürüttüğünü açıkladı. Yaklaşık aynı dönemde Batı basınında, AB’nin Rusya Özel Temsilciliği görevi için olası adayların isimleri yer almaya başladı.
Geçtiğimiz hafta ise eski Federal Almanya Başbakanı Gerhard Schröder Moskova’ya özel bir ziyaret gerçekleştirdi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, daha önce Schröder’i Avrupa tarafı için tercih edilen bir müzakereci olarak nitelendirmişti.
Rusya Devlet Başkanı Yardımcısı Yuriy Uşakov, gazetecilere yaptığı açıklamada, Schröder ile baş başa formatta “dostane bir görüşme” gerçekleştirdiklerini doğruladı ancak Putin ve Schröder arasındaki görüşmede Rusya ile AB arasındaki müzakere perspektiflerinin ele alınıp alınmadığına dair soruya yanıt vermekten kaçındı.
Daha önce Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Moskova ile olan yakın bağlarını gerekçe göstererek Schröder’in Rusya ile yürütülecek müzakerelerde arabulucu olması seçeneğini reddetmişti. Almanya Başbakanı Merz ise konuya ilişkin olarak, “Avrupalıların kendilerine arabulucular dayatılmasına izin vermeyeceğini” ifade etmişti.
Rusya
Rus petrolü, Hindistan pazarında yeniden indirimle satılıyor

Bloomberg’in Argus Media verilerine dayandırdığı habere göre Rus petrolü Ural, uluslararası fiyatlara kıyasla iki ayı aşkın süredir ilk kez Hindistan pazarında indirimle işlem görmeye başladı. Brent petrol fiyatının varil başına 100 doların altına yerleşmesi ve piyasadaki gerilimin azalmasıyla birlikte, mayıs ayı sonunda Ural petrolünün varil başına iskontosu 3,90 dolar olarak kaydedildi.
Bloomberg’in Argus Media verilerine dayandırdığı haberine göre Rusya’nın Ural markalı petrolü, uluslararası fiyatlarla karşılaştırıldığında iki ayı aşkın süredir ilk kez Hindistan’da indirimli fiyatla işlem görmeye başladı.
Ajansın aktardığı bilgilere göre, geçen haftanın sonu itibarıyla tankerlerle Rusya’dan Hindistan’a ulaştırılan Ural petrolü, Brent Dated gösterge markasına kıyasla varil başına 3,90 dolar indirimle satıldı.
Bloomberg, Ural petrolünün mart ayının ortasından bu yana ilk kez 29 Mayıs tarihinde yeniden iskonto kulvarına geçtiğini yazdı.
Bu durumun, Brent markalı petrolün varil başına 100 doların altına yerleşmesi ve piyasadaki gerginliğin hafiflemesiyle bağlantılı olduğu belirtildi.
Süreçte diğer faktörler de rol oynadı; Çin’in daha az petrol satın almaya başlaması ve ABD’nin petrol ihracatını artırması Ortadoğu’daki savaşın etkilerini yumuşattı.
Ajans, ABD’nin İran ile girdiği savaş ve sonrasında Washington’ın piyasa üzerindeki baskıyı azaltmak amacıyla yaptırım uygulanan bazı Rus varillerinin satın alınmasına izin vermesinin Moskova’nın Hindistan’a petrol sevkiyatını artırmasını sağladığını kaydetti.
Hindistan, Rusya’nın Avrupa pazarını kaybetmesinin ardından Rus petrolünün büyük bir alıcısı haline geldi.
Geçtiğimiz ay Rusya’nın Hindistan’a yaptığı petrol sevkiyatı günlük ortalama 1,76 milyon varil düzeyinde gerçekleşti ve bu miktar şubat ayına göre yüzde 63 daha yüksek bir seviyeye işaret etti.
Mutlak bazda ele alındığında, Rus petrolü 5 Haziran Cuma günü Hindistan’da teslimat maliyetleri dahil olmak üzere varil başına 93,59 dolardan işlem gördü. Karşılaştırma yapılması gerekirse, Rusya’nın batı limanlarındaki fiyat ortalama 73,46 dolar seviyesinde seyretti.
Buna rağmen Bloomberg, mevcut fiyatın Rusya’nın bu yılki bütçesinde öngörülen varil başına 59 dolarlık tutarın hala önemli ölçüde üzerinde olduğunu belirtti.
Reuters ajansı mayıs ayının ortasında yayımladığı haberinde, Çin’deki zayıf rafinaj karlılığı ve düşük talep nedeniyle haziran sonu ve temmuz ayı teslimatlı Rus ESPO Blend markalı petrolün spot primlerinin düştüğünü yazmıştı.
Reuters’ın kaynakları, fiyatlardaki bu düşüşün Hindistan’daki Rus Ural petrolünün primlerindeki azalmayla bağlantılı olduğunu açıklamıştı.
Aynı dönemde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, küresel petrol ve doğalgaz piyasalarındaki duruma ilişkin düzenlenen bir toplantıda, savaş nedeniyle yükselen enerji fiyatlarının geçici bir nitelik taşıdığını vurgulamıştı. Putin, Rusya’nın bu durumu dikkate aldığını ifade etmişti.
Bu sırada Avrupa Birliği, Ortadoğu’daki savaşın etkisiyle küresel fiyatların artması üzerine Rus petrolüne uygulanan fiyat sınırını geçici olarak dondurma seçeneğini değerlendiriyor. Mevcut fiyat sınırı varil başına 44,1 dolar seviyesinde bulunuyor.
Petrol fiyatları, 28 Şubat tarihinde ABD ile İran arasında başlayan çatışmaların ardından keskin bir yükseliş trendine girmişti. Çatışmalar başlamadan önce Brent petrolü 70 dolardan işlem görürken, 5 Haziran itibarıyla kotasyonlar yaklaşık yüzde 35 ile yüzde 40 arasında artış göstererek varil başına 95 dolara yükseldi.
Savaşın nisan ayındaki tırmanış evresinde Brent petrolün fiyatı 119 doların üzerine çıkarak yaklaşık son dört yılın en yüksek seviyesine ulaşmıştı.
Rusya
Rusya, Ermenistan’a yeni ithalat kısıtlamaları getirecek

Ermenistan’da dün yapılan parlamento seçimlerini Başbakan Nikol Paşinyan’ın kazandığının açıklanmasından saatler sonra, Rusya yönetimi Erivan’a yeni ticari kısıtlamalar getirebileceğini duyurdu. Rusya Federal Balıkçılık Ajansı (Rosrıbolovstvo) Başkanı İlya Şestakov, veterinerlik güvenliğini tehdit eden riskler tespit edilmesi halinde Ermeni balık ürünlerine yönelik yeni adımların atılacağını açıkladı.
Rusya Federal Balıkçılık Ajansı (Rosrıbolovstvo) Başkanı İlya Şestakov, pazartesi günü yaptığı açıklamada, Rus yetkililerin Erivan’ı Ermeni balık ürünlerinin sevkiyatına yönelik ek kısıtlamalar getirilebileceği konusunda uyardığını bildirdi.
Şestakov, Ermenistan’dan gelen ürünlerin veterinerlik güvenliğini etkileyecek riskler barındırdığının tespit edilmesi durumunda “şüphesiz yeni adımların atılacağını” ifade etti.
Rusya daha önce Ermenistan’dan sadece iki işletmenin balık ithalatına “güvenlik göstergelerine yönelik laboratuvar izleme şartıyla” izin vermiş, ayrıca bu ülkeden mineral su, alkol, çiçek, sebze ve meyve ile diğer bazı ürünlerin ithalatı ve satışına kısıtlamalar getirmişti.
Rus makamları yeni yasaklara ilişkin bu açıklamayı, Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ın liderliğindeki Sivil Sözleşme Partisi’nin dün yapılan parlamento seçimlerinde zafer kazandığını ilan etmesinden birkaç saat sonra yaptı.
Ermenistan Merkezi Seçim Komisyonunun ön sonuçlarına göre Paşinyan’ın partisi seçmenlerin yüzde 49,81’inin oyunu aldı. Hür Avrupa Radyosu’nun (Radio Liberty) Ermenistan servisinin aktardığına göre, Sivil Sözleşme Partisi parlamentoda 61 sandalye kazanırken, muhalefet grupları ise 44 sandalyeye sahip olacak. Paşinyan, elde edilen “tarihi zaferin” ardından partisinin yeni hükümeti tek başına kuracağını açıkladı.
Rosrıbolovstvo Başkanı Şestakov, Ermenistan’dan Rusya Federasyonu’na canlı balığın yanı sıra “oldukça büyük miktarda” soğutulmuş balık da ithal edildiğini belirtti.
Şestakov, uygulanması muhtemel ek kısıtlamaların Rusya iç pazarının doymuşluğunu hiçbir şekilde etkilemeyeceğini dile getirdi. Saint Petersburg Uluslararası Ekonomik Forumu’nun (SPIEF) kulisinde konuşan Şestakov, “Bizim kendi alabalık üretimimiz yeterli düzeyde. Ayrıca ithalat, Türkiye dahil olmak üzere diğer ülkelerden ikame edilecektir” dedi.
Moskova’nın ticari kısıtlamalar yoluyla Erivan üzerinde baskı kurmaya çalıştığı bir dönemde, Avrupa Birliği geçen hafta Ermenistan’a yönelik 50 milyon euro değerinde bir ekonomik yardım paketi hazırlandığını duyurmuştu.
Başbakan Nikol Paşinyan ise Rusya tarafından bloke edilen Ermeni ürünlerinin sevkiyatını diğer ülkelere yönlendireceklerini açıklamıştı.
Paşinyan, ilk gül ve sebze partilerinin Avrupa Birliği ülkelerine ihraç edilmeye başlandığını belirtmişti.
Ermenistan’daki seçimlerden hemen önce Hollanda Dışişleri Bakanı Tom Berendsen, X platformu üzerinden yaptığı açıklamada, krallığın Ermeni çiçek üreticilerinin Avrupa pazarına girmesine yardımcı olacağını bildirmişti.
Bakan, çiçek üreticileri birliği Royal FloraHolland’ın Ermeni üreticilere kendi platformunun yanı sıra AB içindeki ve dışındaki alıcılara erişim imkanı sağlayacağını kaydetmişti.
Paşinyan da aynı gün yaptığı açıklamada, Ermeni tarım ürünlerinin Avrupa Birliği’ne gümrük vergisi ödenmeden ihraç edileceğini duyurmuştu.
Görüş7 gün önceXi liderliğinde yükselen Çin diplomasisi: Bütün yollar Pekin’e çıkıyor
Dünya Basını1 hafta önceABD’li iktisatçı Wolff: Küresel güney artık yeni bir dünya düzeni kuruyor
Görüş1 hafta önceÇok kutupluluğun çift yönlü asimetrisi: Yeni dünya dengesini nasıl bulacak?
Görüş2 hafta önceBüyük Güç Rekabetinden Stratejik İstikrara: Çin-ABD İlişkilerinde Yeni Yönelim
Dünya Basını2 hafta önceKomünizme karşı siper olarak Siyonizm
Görüş6 gün önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 1
Diplomasi5 gün önceErmenistan ve ABD, Trump koridoru projesi için anlaşma imzaladı
Asya2 hafta önceQUAD ülkeleri kritik mineral ortaklığını başlatıyor









