Rusya
Rusya yakıt krizine karşı kükürt oranını artırdı

Rusya hükümeti, ülkede yaşanan yakıt krizinin etkilerini hafifletmek amacıyla 2026 yılının sonuna kadar kükürt oranı yüksek Euro 3 çevre standardına sahip benzin üretimine ve satışına izin verdi. Kararın iç piyasadaki talebi karşılamayı amaçladığı belirtilirken, uzmanlar düşük kaliteli yakıtın araçlarda ciddi teknik hasarlara yol açacağı konusunda uyarıyor.
Rusya’da federal hükümet, ülkede derinleşen yakıt krizinin gölgesinde, yüksek oranda kükürt içeren Euro 3 çevre standardındaki benzinin 2026 yılının sonuna kadar üretilmesine ve satılmasına izin veren kararnameyi resmi hukuki düzenleme portalında yayımlayarak yürürlüğe koydu.
Hükümet bünyesindeki kabine basın servisinden yapılan açıklamada, söz konusu kararın mevcut talebin karşılanması amacıyla iç pazara ek yakıt hacmi aktarılmasına olanak tanıyacağı ifade edildi.
Buna karşılık otomotiv sektörünün teknik isimleri, düşük standartlı yakıt kullanımının yaratacağı risklere işaret ediyor.
LN Distribution (Lynx, NGN, Ichiro markaları) Teknik Direktörü Andrey Babuşkin, Euro 3 sınıfı benzinin düzenli kullanımının kaçınılmaz olarak teknik sorunlar doğuracağını belirtti.
Babuşkin, “Euro 3 sınıfı benzinin uzun vadeli kullanımı, egzoz gazı temizleme sistemlerinin hızlandırılmış aşınmasına kesin olarak yol açacaktır. İlk olarak bujiler devre dışı kalacaktır. Ayrıca bu tür bir yakıtın yanmasıyla, karışım oluşumunu bozan ve benzin tüketiminin artmasına yol açan katı parçacıklar ve tortular meydana gelmektedir” açıklamasını yaptı.
TeDirektör, yakıt sistemlerine yönelik özel temizleyicilerin olumsuz etkileri yalnızca kısmen azaltabileceğini, ancak kükürt ile diğer zararlı katkı maddelerini yakıttan tamamen arındıramayacağını, bu nedenle düşük kaliteli yakıt problemini çözemeyeceğini ekledi.
Yürürlüğe giren yeni kararnameye göre, dolaşımına izin verilen benzinin kükürt kütle payının kilogram başına en fazla 150 miligram, aromatik hidrokarbonların hacimsel payının en fazla yüzde 42, monometilanilinin en fazla yüzde 1 ve etanolün en fazla yüzde 5 olması gerekiyor.
Dizel yakıt için ise kükürt kütle payının kilogram başına en fazla 350 miligram olmasına izin veriliyor.
Resmi açıklamada, bu yakıt türlerinin Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) pazarında tek bir dolaşım işaretiyle etiketlenmeyeceği ve birliğe üye diğer devletlerin topraklarında piyasaya sürülemeyeceği bilgisi yer alıyor.
Avrupa’da 2000 ile 2005 yılları arasında geçerli olan Euro 3 standardı, günümüzde tamamen geçerliliğini yitirmiş bir norm olarak kabul ediliyor.
Bu standardın modern Euro 5 normundan temel farkı, izin verilen kükürt miktarının ciddi düzeyde yüksek olması oluşturuyor.
Euro 5 standardında kilogram başına en fazla 10 miligram kükürt sınırına izin verilirken, Euro 3 standardında bu sınır 150 miligrama kadar ulaşıyor.
Rus tarım şirketleri, yakıt krizi nedeniyle dizel yerine gaza yöneliyor
Rafinerilere yönelik insansız hava aracı saldırıları
Yüksek kükürtlü benzine geri dönüş kararının ardında, Ukrayna’ya ait insansız hava araçlarının (İHA) Rusya’daki petrol rafinerilerine düzenlediği yoğun saldırıların tetiklediği akut yakıt krizi bulunuyor.
Associated Press haber ajansına bilgi veren Energy Intelligence analisti Liam Peach, mart ayından bu yana insansız hava araçlarının petrol tesislerine en az 50 saldırı gerçekleştirdiğini aktardı.
Energy Intelligence verilerine göre, Haziran ayı başı itibarıyla Rusya’daki ham petrol işleme hacmi son 21 yılın en düşük seviyesine gerileyerek günlük 4 milyon varilin altına düştü ve bu süreçte kurulu kapasitenin yaklaşık yüzde 30’u atıl kaldı.
Reuters haber ajansının verileri de bu tabloyu destekleyerek, yaz aylarındaki günlük 110 bin tonluk tüketime karşın benzin üretiminin yüzde 25 oranında azalarak günlük 85 bin tona gerilediğini ortaya koyuyor.
Resmi olarak Rusya’nın yaklaşık 40 bölgesinde yakıt satışına yönelik kısıtlamalar ilan edilmiş durumda. Ancak The Insider yayın organının hesaplamalarına göre, yerel yönetimler veya bağımsız akaryakıt istasyonu zincirleri tarafından devreye alınan çeşitli satış sınırlamaları, Rusya’nın kontrolü altındaki 89 idari birimin 88’inde geçerliliğini koruyor.
Bu alanlara Rusya tarafından kontrol edilen Ukrayna toprakları da dahil ediliyor. Sınırlamaların uygulanmadığı tek idari bölge olarak ise Çukotka öne çıkıyor.
Bölgelerin büyük bölümünde bidonlara yakıt satışı yasaklanırken, araç başına en fazla 20 ile 40 litre arasında benzin veya en fazla 80 litreye kadar dizel yakıt verilmesine izin veriliyor.
Rusya, kırılgan bölgeler için yeni akaryakıt adımları hazırlıyor
Rusya
Rusya’da lojistik sektörü akaryakıt kriziyle sarsılıyor

Rusya’da en yoğun kullanılan 100 güzergahtaki karayolu yük taşımacılığı maliyetleri, ülkede yaşanan yakıt krizi nedeniyle tarihi en yüksek seviyeye ulaştı. Sektör temsilcileri, akaryakıt tedarikinde yaşanan aksaklıklar ve artan fiyatlar sebebiyle lojistik tarifelerinde zorunlu artışlara gidildiğini bildiriyor.
Rusya’da en fazla tercih edilen 100 güzergahtaki karayolu yük taşımacılığı maliyetleri, ülkede derinleşen yakıt krizinin gölgesinde tarihi en yüksek seviyeye ulaştı.
Karayolu taşımacılığı borsası ATI verilerine göre, taşımacılık firmalarının belirlediği navlun oranlarındaki kolektif değişimi ölçen ATI endeksi, 30 Haziran tarihinde kayıtların tutulmaya başlanmasından bu yana ilk kez 2057 puana yükseldi.
Endeks, 1 Temmuz itibarıyla hafif bir gerilemeyle 2046 puan seviyesinde dengelendi. Sektörde bundan önceki rekor, taşımacılık faaliyetlerinin en yoğun olduğu dönem olan 8 Ocak tarihinde 2033 puanla kaydedilmişti.
Lojistik borsasından elde edilen ayrıntılı veriler, Rusya’nın en stratejik nakliye hatlarından biri olan St. Petersburg-Moskova güzergahındaki frigorifik olmayan kapalı kasa kamyon taşımacılığı tarifelerinin, 18 Haziran tarihindeki Moskova Petrol Rafinerisi’ne yönelik insansız hava aracı saldırısının hemen ardından yükselişe geçtiğini ortaya koyuyor.
Söz konusu saldırının gerçekleştiği gün kilometre başına 58,9 ruble olan taşıma ücreti, 1 Temmuz itibarıyla yüzde 3,2 oranındaki artışla 60,8 rubleye ulaştı. Bu güzergahta son bir yıl içinde kaydedilen toplam fiyat artışı ise yüzde 19,2 olarak hesaplandı.
ATI tarafından yayımlanan ve piyasadaki yük arzı ile boş araç dengesini gösteren “Atrax” göstergesi de Rusya taşımacılık pazarında ciddi bir nakliye aracı yetersizliği yaşandığına işaret ediyor.
Lojistik şirketleri tarifeleri yükseltiyor
Sektör temsilcilerinin Rus ekonomi gazetesi Kommersant’a aktardığına göre, Rus lojistik firmaları müşterilerini 1 Temmuz tarihinden itibaren geçerli olmak üzere taşıma tarifelerinde en az yüzde 10 oranında artış yapılacağı hususunda uyarmaya başladı.
VIG Trans firmasının kurucusu Igor Rebelskiy, bölgesel düzeyde akaryakıt istasyonlarında uygulanan kısıtlamalar ve yakıt tedarikinde yaşanan kesintiler nedeniyle sefer planlaması yapmanın son derece güçleştiğini ifade etti.
Optimalog lojistik şirketinin genel müdürü Georgiy Vlastopulo da akaryakıt maliyetlerindeki yükselişin etkisiyle Çin’den yapılan karayolu yük taşımacılığı maliyetlerinin sefer başına ortalama 700 dolar arttığını açıkladı.
Vlastopulo ayrıca, Çin güzergahındaki taşımacılıkta araçların günlük katettiği mesafenin de yakıt sorunları sebebiyle 600 ila 700 kilometreden 500 kilometreye gerilediğini aktardı.
Pontis Expedition Genel Müdürü Andrey Zelinskiy, akaryakıt istasyonlarında yakıt bulunup bulunmayacağına dair belirsizlikler nedeniyle taşımacıların uzun mesafeli seferler düzenlemekten kaçındıklarını belirtti.
Zelinskiy, nakliye firmalarının bunun yerine merkez noktalardan en fazla 100 ila 150 kilometre uzaklıktaki şehir içi veya yakın çevre sevkiyatlarını tercih ettiklerini kaydetti.
Sektörün diğer önemli aktörlerinden NC Logistic firması tarafından yapılan açıklamada da taşımacılık şirketlerinin mevcut şartlar altında yeni siparişleri kabul etmekten tamamen kaçındıkları veya alternatif olarak taşıma maliyetlerini olağan dışı seviyelerde yüksek belirledikleri ifade edildi.
Rusya
Tokyo’dan Rusya açılımı

Japonya federal hükümeti, Rusya’ya yönelik G7 yaptırımlarını desteklemeyi sürdürürken, ulusal çıkarları doğrultusunda Moskova ile ikili ilişkileri korumanın gerekli olduğunu açıkladı.
Japonya federal hükümeti, Rusya’ya yönelik uygulanan uluslararası yaptırımlara bağlı kalırken, ulusal çıkarlarını korumak adına Moskova ile ikili ilişkileri sürdürmeyi hedefliyor.
Japonya Kabine Başsekreteri Minoru Kihara, düzenlediği basın toplantısında Tokyo’nun Rusya politikasındaki bu hassas dengeye dikkat çekti. Kihara, konuya ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Rusya’ya yönelik adımlarımız bağlamında, yaptırımların uygulanması hususunda G7 dahil uluslararası toplumla işbirliği içindeyiz. Diğer yandan Rusya komşu bir ülkedir ve ikili ilişkilerin sürdürülmesi önem taşımaktadır. Ülkemizin ulusal çıkarlarına uygun olan esaslar çerçevesinde, dış politikamız doğrultusunda gereken adımları atmaya devam edeceğiz.”
Japonya, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik askeri operasyonunun başlamasının ardından uluslararası yaptırım kararlarına katılım sağlamıştı.
Moskova ise bu yaptırımlara, Tokyo’nun kısıtlamalarının “dostane olmayan niteliğini” gerekçe göstererek Güney Kuril Adaları’na ilişkin barış antlaşması müzakerelerini tek taraflı olarak sonlandırarak yanıt vermişti.
Görüşmelerin geleceğine dair Rusya cephesinden de ihtiyatlı açıklamalar geliyor. Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, Nisan 2025’te yaptığı açıklamada, Tokyo’nun mevcut tutumu sebebiyle Japonya ile müzakerelerin yürütülmesinin ve bir barış antlaşması imzalanmasının şu aşamada pek olası görünmediğini ifade etmişti.
Şirket varlıklarını koruma çabası
Diplomatik ilişkilerdeki tıkanıklığa rağmen iki ülke arasında teknik düzeydeki temaslar sürüyor. Japon hükümet yetkilileri, Mayıs 2026’da gerçekleştirdikleri Rusya ziyareti kapsamında Rusya Ekonomik Kalkınma Bakanlığı ile Sanayi ve Ticaret Bakanlığı temsilcileriyle bir araya geldi.
Bu resmi ziyaretin amacının, Rusya’da faaliyet gösteren Japon şirketlerinin ticari varlıklarının korunması için Rus makamlarıyla koordinasyon sağlamak olduğu bildirildi.
Japonya’da yayımlanan Sankei Shimbun gazetesi, hükümet heyetinin Moskova’ya gerçekleştirdiği bu ziyaretin hazırlık aşamasında Japon kamuoyunda farklı tepkilere yol açtığını aktardı.
Yükselen eleştiriler üzerine Japonya Ekonomi Bakanlığı tarafından yayımlanan açıklamada, heyet gönderilmesinin Rusya’ya yönelik yaptırım politikasının esnetildiği anlamına gelmediği vurgulandı.
Bakanlık açıklamasında, “Ülkemiz, G7 ile koordinasyon halinde Rusya karşıtı yaptırımları uygulamaya devam etme kararlılığını sürdürmektedir; şu aşamada Rusya ile yeni bir işbirliği geliştirilmesi için uygun koşullar oluşmamıştır” denildi.
Rusya
Rusya Merkez Bankası faiz tahminini yükseltmeye hazırlanıyor

Rusya Merkez Bankası Başkanı Elvira Nabiullina, bütçe politikasındaki belirsizlikler ve risk primlerinin etkisiyle politika faizi patikasında yukarı yönlü revizyon sinyali verdi. Ekonomistler, bankanın 2027 yılı faiz tahminini yüzde 10 ila 12 seviyesine yükseltmesini bekliyor. Gelişmeler bütçe açığı, artan kamu harcamaları ve akaryakıt fiyatlarındaki hareketlilikle şekilleniyor.
Rusya’da ekonomi yönetiminin bütçe dengesi hedeflerini ötelemesi ve artan kamu harcamaları, para politikasında sıkı duruşun tahmin edilenden daha uzun süreceği beklentisini güçlendiriyor.
Vedomosti gazetesinin görüştüğü sekiz analistten altısı, Rusya Merkez Bankası’nın gelecek yıl için yüzde 8 ila 10 olarak öngördüğü politika faizi patikasını yüzde 10 ila 12 aralığına yükselteceğini tahmin ediyor.
Rusya Merkez Bankası Başkanı Elvira Nabiullina, Finans Kongresi kapsamında yaptığı açıklamada, temmuz ayında açıklanacak orta vadeli tahminlerde 2027 yılı faiz patikasının yukarı yönlü revize edileceğini doğruladı.
Nabiullina, “Politika faizi patikasına dair beklentiler biraz yukarı kaydı. Ancak bunda, bütçe politikalarındaki kesinlik ve belirsizlikler dahil olmak üzere, gelecekteki risk primi değerlendirmeleri de etkili oluyor” ifadelerini kullandı.
Merkez Bankası Başkan Danışmanı Kirill Tremasov ise faiz aralığına dair somut rakamlar telaffuz etmek için henüz erken olduğunu belirtti. Tremasov, hükümetin bütçe paketini sunmasının ardından yeni verilerin ekim ayında değerlendirmeye alınacağını ekledi.
Maliye Bakanı Anton Siluanov, haziran ayı başında yaptığı açıklamada, sıfır yapısal bütçe dengesi hedefine daha önce planlandığı gibi 2026 yılında değil, ancak 2029 yılında ulaşılabileceğini kaydetmişti.
Bu durum, devlet harcamalarının temel petrol, doğalgaz ve dışı gelirlerin toplamından daha yüksek seyredeceğini gösteriyor.
Siluanov, bu yılki bütçe açığının da planlanan 3,78 trilyon rublenin üzerine çıkabileceğine işaret etti.
Bütçe dengesizliği faiz patikasını etkiliyor
VTB Başekonomisti Rodion Latıpov, nisan ayındaki Merkez Bankası tahminlerinin önümüzdeki üç yıllık bütçede sıfır denge varsayımına dayandığını hatırlattı.
Bütçe kuralından sapmaların para politikasında düzeltme gerektirdiğini belirten Latıpov, bütçe açığının gayrisafi yurt içi hasılaya (GSYİH) oranının her yıl yüzde 1,5 civarında seyretmesi durumunda, orta vadeli faiz patikasının yaklaşık 2 yüzde puan daha yüksek olabileceğini ve 2027 yılı için yüzde 10 ila 12 seviyesinin gerçekçi göründüğünü kaydetti.
Gelecek yıl için yüzde 10 ila 12 aralığını bekleyen isimler arasında T-Investments Başekonomisti Sofya Donetsk, Astra Portföy Yönetimi Yatırım Direktörü Dmitriy Polevoy, BCS World of Investments Başekonomisti İlya Fedorov ve ekonomist Viktor Tunev yer alıyor
Region Yatırım Şirketi Analitik Departman Müdürü Valeriy Vaisberg de yukarı yönlü kaymanın en az 2 yüzde puan olacağını tahmin ediyor.
Gazprombank Piyasa Stratejileri Merkezi Başkanı Egor Susin ise gelecek yıl ortalama faizin yüzde 11 ila 13 aralığında gerçekleşmesini bekliyor. Susin, piyasanın daha önce de yüzde 8 ila 10 aralığındaki tahminlere tam olarak inanmadığını ifade etti.
ACRA Derecelendirme Grubu Kıdemli Direktörü Dmitriy Kulikov ise 2027 yılı için yüzde 9,5 ila 12,5 aralığında daha geniş bir tahmin paylaştı.
Dmitriy Polevoy, faiz tahmininin yükseltilmesinin şirketlerin yatırım planlarını ve devlet tahvili (OFZ) piyasasını doğrudan etkileyeceğini vurguladı. Sofya Donetsk ise Merkez Bankası’nın faiz indiriminde aceleci davranmayacağını ve bu yıl daha agresif bir gevşeme patikasının masada olmadığını belirtti.
Akaryakıt piyasasındaki geçici hareketlilik yakından izleniyor
Merkez Bankası, bütçe politikasındaki değişikliklerin yanı sıra devlet destekli kredi programlarının genişlemesini ve akaryakıt piyasasındaki arz daralmasını önemli enflasyonist riskler arasında gösteriyor.
Petrol ürünleri üretimindeki geçici düşüş ve fiyat artışlarının, lojistik maliyetler üzerinden diğer ürün gruplarına da yansıma ihtimali bulunuyor.
Nabiullina, akaryakıt fiyatlarındaki artışın geçici olduğunu ve henüz ikincil enflasyonist etkilerin veya enflasyon beklentilerinde kalıcı bir bozulmanın gözlenmediğini belirtti.
Nihai değerlendirmenin temmuz ayında yapılacak hanehalkı ve iş dünyası anketlerinin ardından şekilleneceği bildirildi.
Rusya Federal İstatistik Servisi (Rosstat) verilerine göre, ülkede benzin fiyatları 23-29 haziran haftasında yüzde 1,6 artış gösterdi. Fiyat artışları Rusya’nın 82 bölgesinde kaydedilirken, en yüksek artış yüzde 30 ile Sivastopol’da gerçekleşti.
Avrupa1 hafta önceKuzey Akım sabotajında ‘porno filmi kılıfı’ iddiası
Görüş2 hafta önceHeidegger’in kulübesindeki Avrupa solu
Rusya4 gün önce“Planlarımızda Kiev rejimini kurtarmak yok”
Dünya Basını2 hafta önceVaroufakis: Avrupa Birliği liderleri kesik başlı tavuk gibi
Söyleşi5 gün önce“Kapitalizmin özgürlükçü bir toplumsal düzene ihtiyacı yoktur”
Dünya Basını2 hafta önceİran savaşı küresel güç dengelerini nasıl yeniden şekillendirdi?
Dünya Basını2 hafta önceProf. Diesen: ABD sadece zaman kazanıyor, İran’ı yok etme hedefi değişmedi
Dünya Basını1 hafta önceCSIS: Ankara Zirvesi ‘NATO 3.0’ın Sahadaki Yansıması










