Bizi Takip Edin

Amerika

Trump, çöküş sırasında teknoloji hissesi toplamış

Yayınlanma

CNBC’nin analizine göre ABD Başkanı Donald Trump, Nisan 2025’te kendi gümrük tarifesi planının yol açtığı sert piyasa düşüşü sırasında büyük teknoloji şirketlerinin hisselerini satın aldı. Habere göre Trump, alımların ertesi günü yatırımcılara “Şimdi satın almak için harika bir zaman!!!” mesajını paylaştı ve aynı gün tarifelerin bir bölümünü ertelediğini açıklamasının ardından teknoloji hisseleri yeniden yükselişe geçti.

CNBC’nin, ABD Başkanı Donald Trump’ın geçen yıla ait mali bildirimini inceleyerek hazırladığı habere göre Trump, Nisan 2025’in başında teknoloji şirketlerinin hisselerinde yaşanan sert değer kaybı sırasında büyük teknoloji şirketlerinin hisselerini satın aldı.

Haberde yer alan mali bildirim kayıtlarına göre Trump, 8 Nisan 2025’te toplam 327 hisse alım işlemi gerçekleştirdi. CNBC, bunun Trump’ın günlük ortalama 62 alım işlemine kıyasla yaklaşık beş kat daha yüksek olduğuna işaret etti.

Aynı gün, Trump’ın çok sayıda ülkeden ithal edilen ürünlere yüksek gümrük tarifeleri uygulanacağını açıklamasının ardından teknoloji hisselerinde görülen dört günlük sert düşüşün son günüydü.

Trump, özellikle Apple, Alphabet, Amazon, Microsoft ve Nvidia hisselerine yöneldi.

Haberde ayrıca Trump’ın 9 Nisan’da sahibi olduğu Truth Social platformunda “Şimdi satın almak için harika bir zaman!!!” mesajını paylaştığı belirtildi. Trump, aynı gün ilerleyen saatlerde daha önce açıkladığı gümrük tarifelerinin bir bölümünü ertelediğini duyurdu. Bunun ardından söz konusu şirketlerin hisselerinde yükseliş görüldü.

WSJ yayın kurulu: Trump ailesi başkanlık makamını şahsi kazanç aracına dönüştürüyor

CNBC, bu gelişmenin Trump’ın ikinci başkanlık döneminin dikkat çeken özelliklerinden birini yansıttığını değerlendirdi.

Habere göre ABD Başkanı, piyasalar üzerinde önemli etki oluşturabilecek kararlar alma yetkisine sahip olmasının yanı sıra, seleflerinin herhangi birinden daha yüksek düzeyde kişisel finansal yatırımlara sahip olduğu için piyasalardaki gelişmelerden doğrudan etkileniyor.

Silikon Vadisi’nde Biden düzenlemelerine özlem

Politico, 27 Haziran’da yayımladığı haberinde, Silikon Vadisi’ndeki şirketlerin Demokratların yapay zeka alanında aşırı düzenlemeler getireceği endişesiyle Trump’a destek verdiğini yazdı.

Haberde, Beyaz Saray’ın yapay zeka sektörünü denetim altına almaya yönelik agresif ve öngörülemez girişimlerinin ise bugün sektördeki bazı isimlerin eski ABD Başkanı Joe Biden dönemindeki düzenleyici yaklaşımı özlemle anmasına yol açtığı aktarıldı.

Trump, 2 Nisan 2025’te onlarca ülkeye farklı oranlarda gümrük tarifeleri uygulanacağını açıklamıştı. Bu kapsamda Avrupa Birliği (AB) ülkelerine yönelik yüzde 20 oranında gümrük tarifesi öngörülüyordu.

Dönemin Almanya Başbakanı Olaf Scholz, bu kararı “dünya genelinde refah yaratan ticaret sistemine yönelik bir saldırı” olarak nitelendirmişti.

Trump, 9 Nisan’da AB ülkelerine uygulanacak yüksek tarifelerin yürürlüğe girişini 90 gün erteledi. ABD Başkanı bu kararı, Avrupa ülkelerinin müzakerelere hazır olduklarını bildirmesiyle gerekçelendirdi.

AB yetkilileri ise Washington’ın korumacı ticaret adımlarına karşılık vermeye hazır olduklarını açıkladı.

Avrupa Komisyonu, elmas, diş ipi, sosis, kuruyemiş ve soya fasulyesi dahil bazı ABD ürünlerine yüzde 25 oranında gümrük tarifesi uygulanmasını öneren bir plan hazırlamıştı.

Amerika

Trump ve Rubio, Kimberly Guilfoyle’u kovmayı değerlendiriyor

Yayınlanma

ABD’nin Yunanistan Büyükelçisi Kimberly Guilfoyle’un, görevi kötüye kullandığına dair haberler üzerine yakında görevden alınabileceği belirtiliyor.

Associated Press’i (AP) pazar günü üst düzey bir ABD’li yetkiliye atıfta bulunarak bildirdiği habere göre, Başkan Donald Trump ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Guilfoyle’un iddia edilen davranışları karşısında “son derece öfkeli” ve görevden alınmasını değerlendiriyor.

Yetkili, AP’ye, hangi önlemin alınacağına dair kararın muhtemelen pazartesi günkü Kolomb Günü tatilinden sonra bu hafta içinde verileceğini söyledi.

Görevden alınma kararı henüz teyit edilmedi.

Donald Trump Jr.’ın eski nişanlısı Guilfoyle, Wall Street Journal’ın (WSJ), Senato onay oturumundan kısa bir süre önce Trump’ın bağışçısı Eric Deters’tan 100.000 dolarlık American Express faturasını ödemesini istediğini bildirmesinin ardından bu hafta mercek altına alındı.

WSJ’nin incelediği mesajlara göre, Guilfoyle, Deters’a parayı doğrudan American Express’e havale etmesini tavsiye ederek bu işlemin yazılı bir iz bırakmayacağını belirtmiş ve ona Trump yönetiminin üst düzey yetkilileriyle temas kurmasında yardım etmeyi teklif etmişti.

Deters bu ödemeyi hiçbir zaman yapmadığını söyledi; Guilfoyle’un avukatı Jesse Binnall ise mesajların gerçekliğini reddetti.

Bu iddialar, Guilfoyle’un Yunanistan’daki davranışlarına ilişkin WSJ’nin daha önceki bir araştırmasının ardından ortaya çıktı.

ABD elçisi Kimberly Guilfoyle, Yunanistan’da ortalığı karıştırdı

Söz konusu araştırmada, Guilfoyle’un Yunan inşaat ve enerji şirketi Aktor Group’un çıkarlarını desteklediği ve şirketin kayıtlı lobicisi Christos Marafatsos’un üst düzey yetkililerle yaptığı özel diplomatik toplantılara kendisine eşlik etmesine izin verdiği iddia ediliyordu.

WSJ ayrıca, Guilfoyle’un Yunan yetkililerle yaptığı bir akşam yemeğinde, Romanya’daki siyasi gelişmeleri örnek göstererek ABD’nin Yunanistan hükümetini zayıflatacağını ima ettiğini bildirdi.

Yunanistan Dışişleri Bakanı, ülkenin Enerji Bakanı’nın herhangi bir tehditte bulunulduğunu yalanlaması nedeniyle Guilfoyle’u açıklama için çağırmaya gerek olmadığını belirtti.

Daily Mail’in haberine göre, bununla ayrı olarak, Dışişleri Bakanlığı’nın Genel Müfettişlik Ofisi, Guilfoyle’un büyükelçilik çalışanlarına yönelik muamelesi, özel seyahatleri, hediye kabulü ve ticari çıkarlarla olan ilişkileriyle ilgili iddialara ilişkin bir soruşturma başlattı.

Kaynaklar, Guilfoyle’un çalışanları işten atmakla tehdit ettiği iddia edilen düşmanca bir çalışma ortamından bahsetti.

Ayrıca, Guilfoyle’un önemsiz olaylar nedeniyle güvenlik ekibindeki bazı üyelerin rütbesini düşürdüğünü iddia ediyorlar.

Bunlardan biri, Guilfoyle’un Mikonos’ta tatil yaparken sabah saat 4’te gelen buz talebine cevap vermediği bildirilen bir görevli.

Genel müfettişlik ofisi, bir soruşturmanın varlığını ne doğruladı ne de yalanladı. Binnall, Daily Mail gazetesine verdiği demeçte, “Büyükelçinin herhangi bir suistimalde bulunduğu yönündeki tüm iddiaların dayanağı yoktur,” dedi.

Bu iddialar, Guilfoyle’un davranışlarının incelenmesini talep eden New Hampshire eyaleti Demokrat Senatörü Jeanne Shaheen ve New York eyaleti Demokrat Temsilcisi Gregory Meeks dahil olmak üzere Kongre’deki Demokratların dikkatini çekti.

Meeks, iddiaların doğrulanması halinde Guilfoyle’un görevden alınmasını istedi.

Başkan Yardımcısı JD Vance cuma günü bu tartışmaya değindi ve uygunsuz davranışların sonuçları olması gerektiğini kabul ederken, aceleci yargılarda bulunulmaması gerektiği konusunda uyarıda bulundu.

Okumaya Devam Et

Amerika

Lula’nın seçim heyeti Meta şirketini Brezilya seçimlerine müdahaleyle suçladı

Yayınlanma

Brezilya Devlet Başkanı Lula’nın seçim heyeti, 25 Ekim’deki ikinci tur öncesinde paylaşımlarına erişim kısıtlaması getirildiği iddiasıyla Meta’yı seçimlere müdahale etmekle suçladı. Yüksek Seçim Mahkemesi şirkete açıklama yapması için 48 saat mühlet tanırken suçlamaları reddeden Meta, iddiaların gerçeği yansıtmadığını bildirdi.

Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva’nın seçim kampanyası heyeti, Facebook, Instagram ve WhatsApp sosyal medya platformlarının çatı kuruluşu Meta şirketini, devlet başkanlığı seçimlerinin 25 Ekim’de yapılacak ikinci turu öncesinde rakibi Senatör Flavio Bolsonaro lehine seçim sürecine müdahale etmekle suçladı.

France 24 televizyonunun aktardığı kampanya heyeti açıklamasına göre suçlamanın gerekçesini, Lula’nın sosyal ağlardaki paylaşımlarına yönelik uygulandığı iddia edilen erişim ve dağıtım kısıtlamaları oluşturuyor.

Lula’nın seçim heyetinin konuya ilişkin açıklamasında, “Bir dizi teknik aksaklık, Meta’nın eylemlerinin Flavio Bolsonaro’nun adaylığı lehine Brezilya’daki seçim sürecine bir müdahale girişimi teşkil ettiğine dair ciddi şüpheler uyandırıyor” ifadesine yer verildi.

Seçim heyeti, Meta’nın son günlerde Instagram üzerinde Devlet Başkanı Lula’nın paylaşımlarının yayılmasını ve öne çıkarılmasını sınırlandırdığını ileri sürdü.

Heyetin iddialarına göre resmi sayfadaki paylaşımlardan birinin görüntülenme istatistikleri geçici süreyle görünmez hale geldi ve bu durum doğrudan içeriklerin ulaştığı kişi sayısını düşürdü.

Açıklamada ayrıca, 4 Ekim’de düzenlenen ilk tur oylamasından önce de Devlet Başkanı Lula ile diğer sol çizgideki siyasetçilerin Instagram arama sonuçlarından kaybolduğu kaydedildi.

Yüksek Seçim Mahkemesi Meta’ya 48 saat süre tanıdı

Brezilya Yüksek Seçim Mahkemesi, 10 Ekim’de aldığı kararla Meta yönetimine konuyu açıklığa kavuşturması için 48 saat süre verdi.

Mahkeme şirketten, Lula’nın seçim heyetine ait paylaşımların dağıtımını kısıtlayıp kısıtlamadığını bildirmesini ve video izlenme verilerindeki olağan dışı dalgalanmaları açıklamasını istedi.

Karar uyarınca şirketin, Devlet Başkanı Lula’nın resmi hesaplarına uygulanan tedbirler hakkındaki ayrıntılı bilgileri yargıya sunması gerekiyor.

Meta şirketinin Brezilya temsilciliği ise suçlamaları geri çevirerek iddiaların asılsız olduğunu ve somut olgularla desteklenmediğini savundu.

Şirket açıklamasında, bahsi geçen teknik aksaklıkların büyük bölümünün yalnızca Brezilya ile ya da tek tek belirli hesaplarla sınırlı kalmadığını bildirdi.

Seçim mevzuatına tam uyum sağladığını vurgulayan teknoloji şirketi, platformlarında bütün aktörlere eşit koşullar sunmayı amaçladığını kaydetti.

Lula ikinci tura hazırlanıyor

Lula, seçimlerin ikinci turuna ilişkin hazırlıklarını değerlendirirken “Play-off karşılaşmalarında iyiyimdir” ifadesini kullandı.

Brezilya’da 2002, 2006 ve 2022 yıllarında olmak üzere üç kez devlet başkanı seçilen Lula, 25 Ekim’deki ikinci turda eski Devlet Başkanı Jair Bolsonaro’nun oğlu olan Senatör Flavio Bolsonaro ile yarışacak.

Flavio Bolsonaro, 4 Ekim’de düzenlenen ilk tur oylamasını birinci sırada tamamlamıştı.

“Brezilya seçimleri rejim değişikliği operasyonuna dönüştü”

Okumaya Devam Et

Amerika

Trump’ın bütçeden ödenen televizyon reklamlarına yargı engeli

Yayınlanma

ABD’de federal yargı, kasım ayındaki kritik ara seçimler öncesinde Başkan Donald Trump’ın kendisini öne çıkaran ve kamu bütçesinden karşılanan tartışmalı televizyon reklamlarını 14 gün süreyle durdurdu. İç Güvenlik Bakanlığının 20 milyon dolarlık bütçesiyle hazırlandığı basına yansıyan reklamlar, vergi mükelleflerinin parasının siyasi propagandaya aktarıldığı gerekçesiyle hem Demokratların hem de Cumhuriyetçilerin tepkisini çekmişti.

ABD’de bir federal yargıç, kritik ara seçimlere haftalar kala siyasetin iki kanadından gelen yoğun tepkilerin ardından, ABD Başkanı Donald Trump’ın kendisini öne çıkaran ve kamu kaynaklarıyla finanse edilen kalan tüm televizyon reklamlarını iptal etmesine hükmetti.

ABD basınında yer alan haberlere göre Trump yönetimi, Trump yanlısı reklamların masraflarını karşılamak amacıyla İç Güvenlik Bakanlığı fonlarından 20 milyon dolar kullandı.

ABD Bölge Yargıcı Jennifer Rochon, yönetimin bu tür reklamları hazırlamasını veya yayımlamasını 14 gün süreyle engelleyen geçici bir tedbir kararı verdi.

Yargıç Rochon mahkeme kararında, davalıların itiraz konusu reklamların geliştirilmesini, oluşturulmasını, dağıtılmasını, yerleştirilmesini veya yayımlanmasını onaylayan herhangi bir sözleşmeye girmesini, mevcut sözleşmeleri yenilemesini ya da genişletmesini yasakladı.

Mahkeme kararına göre davacılar, yayımlanan reklamların Kongre tarafından yetki verilen amaçları aştığını, tanıtım ve propaganda kısıtlamalarını ihlal ettiğini ileri sürdü.

Davacılar, kendilerini temsil eden kâr amacı gütmeyen hukuk kuruluşu Democracy Forward aracılığıyla yaptıkları açıklamada, mahkemenin bu tür açıkça hukuka aykırı siyasi propaganda için daha fazla vergi mükellefi parasının harcanmasını önlemek adına hızlı hareket etmesinden memnuniyet duyduklarını kaydetti.

Democracy Forward üzerinden yayımlanan açıklamada ayrıca, bir başkanın kendi gündemini ilerletmek ve seçim sonuçlarını etkilemek amacıyla hükümet mekanizmasını ve Kongre tarafından başka kullanımlar için tahsis edilmiş kamu fonlarını kullanmasının hiçbir yasal dayanağının ve emsalinin olmadığı belirtildi.

Donald Trump kasım ayındaki oylamada doğrudan oy pusulasında yer almasa da Cumhuriyetçi Parti’nin Kongre’deki kontrolü elinde tutmasına yardımcı olmasını umduğu Cumhuriyetçi adaylar için yoğun kampanya yürütüyor.

Beyaz Saray ise kamu fonlarının kullanımını savunarak söz konusu reklamların kamu spotu niteliği taşıdığını iddia etti.

Eylül ayı sonunda yayımlanan ilk reklamda, arka planda “Love Me” (Beni Sev) şarkısı çalarken Trump’ın “Amerika asla komünist bir ülke olmayacak” dediği görüldü.

Yayımlanan bir diğer reklamda ise ekranda “ABD Hükümeti tarafından ödenmiştir” yazısı yer alırken, koridorda yürüyen Trump’ın siyah-beyaz görüntüleri eşliğinde “son savaş” uyarısı yaptığı aktarıldı.

Yayımlanan reklamlar hem Demokratların hem de Cumhuriyetçilerin tepkisini çekti.

Demokrat Senatör John Hickenlooper reklamları “yasa dışı” ve “propaganda” olarak nitelendirirken, bazı kıdemli Cumhuriyetçiler de duruma ilişkin çekincelerini dile getirdi.

Trump geçen hafta Truth Social platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, kendisini öne çıkaran reklamların parasını kendisinin ve siyasi seçim kampanyasının karşılayacağını belirtti.

Beyaz Saray yetkilileri ise daha sonra AFP’ye yaptıkları açıklamada, Trump’ın söz konusu paylaşımının kamu bütçesine geri ödeme yapılacağı anlamına gelmediğini kaydetti.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English