Bizi Takip Edin

Amerika

Trump’ın yapay zeka hamlesi açık kaynaklı modelleri güçlendiriyor

Yayınlanma

ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin ulusal güvenlik ve siber güvenlik gerekçeleriyle OpenAI ve Anthropic gibi öncü yapay zeka laboratuvarlarının yeni modellerine getirdiği kısıtlamalar, teknoloji dünyasında açık kaynaklı alternatiflere olan yönelimi artırıyor. Sektör temsilcileri ve uzmanlar, hükümetin özel şirketlerin kontrolündeki modellere müdahale yetkisini kullanmasının, ABD’yi küresel rekabette ve özellikle Çin karşısında zayıflatabileceği çekincesini dile getiriyor.

Donald Trump yönetiminin özel yapay zeka modellerinin piyasaya sürülmesine yönelik getirdiği son kısıtlamalar, açık kaynaklı alternatif sitemlerin sivil ve ticari alandaki rolünü güçlendiriyor.

Federal hükümet, Anthropic ve OpenAI gibi yapay zeka geliştiricilerinin yeni nesil sistemlerinin dağıtımını siber güvenlik gerekçeleriyle sınırlandırırken, tek bir şirketin kontrolünde bulunan ve tescilli verilere dayanan bu modellere yönelik adeta bir “acil durum şalteri” mekanizması işletiyor.

Kamuya açık verilerden beslenen ve küresel düzeyde erişilebilir olan açık kaynaklı modellerin savunucuları ise Beyaz Saray’ın öncü yapay zeka laboratuvarlarına yönelik bu benzeri görülmemiş müdahalesinin dolaylı olarak Çin’in elini güçlendirebileceğini savunuyor.

Yapay zeka uzmanları, ABD genelinde güçlü sivil modellerin eksikliğinin Çin tarafından bir avantaja dönüştürülmesini engellemek için, ülke içindeki açık kaynaklı geliştirme faaliyetlerinin hızlandırılması gerektiğine işaret ediyor.

Data entegrasyon platformu Collibra’nın Üst Yöneticisi (CEO) Felix Van de Maele, konuya ilişkin değerlendirmesinde, modern işletmelerin büyük bölümünün halihazırda çoklu model ve çoklu ajan içeren karmaşık altyapılar üzerinde çalıştığını belirtti.

Şirketlerin kendi yönettikleri ve gerektiğinde mülkiyetine sahip oldukları kontrol mekanizmalarına ihtiyaç duyduklarını vurgulayan Van de Maele, “Yüz milyonlarca insana sunulmuş bir modelin, bir rakibin şikayeti üzerine sadece 90 dakika içinde geri çekilmesi talimatı verildiğinde, bu ihtiyacın ne kadar acil olduğu açıkça görülüyor. Bu durum yeni bir endişe yaratmadı, sadece var olan şüpheleri tamamen ortadan kaldırdı” ifadelerini kullandı.

Kısıtlamaların odağındaki modeller karanlığa gömüldü

Van de Maele, Trump yönetiminin geçen ay Amazon tarafından dile getirilen siber güvenlik çekincelerinin ardından Anthropic firmasına en yeni modelleri olan Claude Mythos 5 ve Fable 5’i yayından kaldırması için yalnızca 90 dakika süre vermesine atıfta bulundu.

Anthropic firmasının bu ihracat kontrolü talimatına uymasıyla birlikte her iki model de iki haftayı aşkın bir süre boyunca tamamen kapatıldı ve kısıtlamalar ancak geçen hafta hafifletilebildi.

Yaşanan bu süreç, özel yapay zeka üreticilerinin tek bir idari kararla milyonlarca kullanıcının sistemlere erişimini anında kesmek zorunda kalabileceğini gösterdi.

Özel mülk modellerin aksine, açık kaynak kodlu sistemler kamu malı olarak kabul ediliyor ve dileyen her kişi veya kurum tarafından indirilip amaca göre özelleştirilebiliyor.

Yapay zeka pazarının öncülerinden OpenAI, siber güvenlik risklerinin tespiti kapsamında Trump yönetiminin talebi üzerine yeni yapay zeka modelinin genel dağıtımını sınırlandırdığını duyurdu.

Şirketin en büyük rakiplerinden Anthropic de ABD Ticaret Bakanlığının iki hafta önce uygulamaya koyduğu fiili yasağın ardından, siber güvenlik odaklı en güçlü modelinin sınırlı bir şekilde kullanımına onay verildiğini açıkladı.

Her iki şirket de yeni modellerin yalnızca güvenilir ortaklardan oluşan küçük gruplara açılacağını belirtti. OpenAI, GPT-5.6 Sol adı verilen yeni ürünün sadece Trump yönetiminden onay alan müşteriler tarafından kullanılabileceğini bildirdi.

Şirket açıklamasında, “Hükümetin bu tür bir denetim sürecinin uzun vadeli bir standart haline gelmesi gerektiğine inanmıyoruz” değerlendirmesine yer vererek, mevcut test aşamasının gelecek haftalarda sağlanacak daha geniş erişim öncesinde geçici bir adım olduğunu kaydetti.

Anthropic tarafından geliştirilen sohbet robotu Claude’un Fable 5 ve Mythos 5 modelleri, yabancı ülke vatandaşlarının erişimini engelleyen Trump direktifine uyum sağlamak amacıyla tanıtımlarından birkaç gün sonra kapatılmıştı.

Hükümet, cuma günü bu modellerden Mythos 5 üzerindeki kısıtlamaları kaldırarak sistemin siber savunma uzmanları ve kritik altyapı sağlayıcılarından oluşan kısıtlı bir gruba yeniden açılmasına izin verdi.

Beyaz Saray ise öncü yapay zeka laboratuvarlarıyla hızlı büyüyen bu teknolojinin risk yönetimi konusunda işbirliğinin sürdüğünü bildirdi.

Beyaz Saray yapay zeka modellerine sınır getirmeye hazırlanıyor

Siber silah endişeleri ve ulusal güvenlik denetimleri

Federal yetkililerin endişeleri, Anthropic firmasının bu yılın başlarında Mythos modelinin yazılımlardaki güvenlik açıklarını bulma konusunda olağanüstü bir kabiliyete sahip olduğunu bildirmesiyle arttı.

Hükümet kaynakları, bu yeteneğin kötü niyetli bilgisayar korsanları tarafından kritik altyapı şebekelerine yönelik siber saldırılarda bir silaha dönüştürülebileceğinden endişe ediyor.

Başkan Trump, haziran ayı başında imzaladığı kararnameyle en gelişmiş yapay zeka sistemlerinin ulusal güvenlik riskleri açısından kamuoyuna sunulmadan önce 30 güne kadar federal düzeyde incelenmesini öngören bir mekanizma kurmuştu.

Kararnamede geliştiricilerin bu sürece katılımı gönüllülük esasına dayandırılsa da denetim altyapısının henüz tam olarak olgunlaşmadığı ifade ediliyor.

Trump’ın teknoloji ve bilim danışmanları kurulunun eş başkanlığını yürüten yatırımcı David Sacks, katıldığı bir yayında Anthropic CEO’su Dario Amodei’yi işaret ederek, “Dario birkaç ay önce Washington’a gelerek Mythos adında bir siber silah ürettiğini söyledi. Bu durum yetkililerde büyük bir tedirginliğe yol açtı. Modelin gelişmiş siber yetenekleri göz önüne alındığında bu endişelerde doğruluk payı bulunuyordu” dedi.

OpenAI ise İspanyolca “güneş” kelimesinden esinlenerek Sol adını verdiği yeni modelinin, siber saldırı gerçekleştirmekten ziyade güvenlik açıklarını bulma ve onarma konusunda insanlara yardımcı olmak üzere tasarlandığını açıkladı.

Şirket, sistemin kendi iç risk eşiklerini aşmadığını savunsa da başka araçlarla birleştirildiğinde öngörülemeyen siber risklerin ortaya çıkabileceğini kabul ederek kademeli bir dağıtım stratejisi izlediklerini duyurdu.

OpenAI, Sol modelini kullanmasına izin verilen yaklaşık 20 müşterinin kimliklerini ise henüz açıklamadı.

Sektör temsilcilerinden ve siyasetçilerden tepkiler

Yapay zekanın düzenlenmesine yönelik partiler üstü bir yasa tasarısının eş yazarı olan Demokrat Kongre Üyesi Lori Trahan, yaptığı açıklamada Trump yönetiminin uygulamalarını eleştirdi.

Trahan, “Trump yönetiminin hangi şirketin en yeni yapay zeka modeline erişebileceğine tek tek karar vermesinden derin endişe duyuyorum. Ortada bir yasa, şeffaf bir süreç veya denetim yok. Sadece Washington’daki bürokratlar kimin sistemin içinde, kimin dışında kalacağına karar veriyor” dedi.

Teknoloji sivil toplum kuruluşları ve siber güvenlik uzmanları da Anthropic’in daha güvenli bir sürüm olarak sunduğu Fable modelinin iki haftadır kapalı tutulmasını eleştiriyor.

Stanford Üniversitesi siber güvenlik uzmanlarından Alex Stamos, siber güvenlik sektöründe bu engelleme kararının somut ve teknik bir temeli olduğuna inanan neredeyse hiç kimsenin olmadığını belirtti.

Yapay zeka güvenlik şirketi Corridor’un yöneticilerinden olan ve daha önce Meta bünyesinde üst düzey güvenlik yöneticiliği yapan Stamos, Amazon tarafından hazırlanan teknik analiz raporlarında, Çin yapımı muadilleri dahil olmak üzere piyasadaki diğer modellerde bulunmayan ekstrem bir siber güvenlik riskine rastlanmadığını ifade etti.

Stamos, “Eğer yönetim ABD’nin yapay zeka yarışında Çin’i geçmesini gerçekten istiyorsa, bu hedefe giden yolda atılabilecek en mantıksız adımı atmıştır” şeklinde konuştu.

Halka arz süreçleri ve kamulaştırma tartışmaları

Denetimlerin sıkılaşması, SpaceX’in 12 Haziran’daki halka arzının ardından kendi hisselerini Wall Street’te halka açmaya hazırlanan OpenAI ve Anthropic’in planlarını karmaşıklaştırıyor.

OpenAI CEO’su Sam Altman ile ABD Ticaret Bakanı Howard Lutnick arasında hafta içinde gerçekleştirilen görüşmelerde bu kısıtlama kararları ele alındı.

Anthropic yönetimi ile federal hükümet arasındaki ilişkiler ise daha mesafeli bir seyir izliyor. Pentagon, yapay zekanın savaş ortamlarında kullanımına dair etik ve güvenlik kaygıları uyandırdığı gerekçesiyle Anthropic’i daha önce bir ulusal güvenlik riski olarak tanımlamış, Başkan Trump da federal kurumların Claude sohbet robotunu kullanmasını yasaklamıştı.

Anthropic’in bu karara karşı açtığı dava süreci federal mahkemelerde devam ediyor.

Ticaret Bakanı Lutnick, Anthropic yönetimine gönderdiği mektupta siber güvenlik kaygılarının giderilmesi konusunda önemli ilerleme kaydedildiğini belirtti.

Şirket ise cuma gecesi sağlanan kısmi onaydan memnuniyet duyduğunu ve modellerin genel kullanıcılara tekrar açılması için çalışmaya devam edeceğini duyurdu.

Öte yandan, Başkan Trump’ın önde gelen yapay zeka şirketlerinde devletin hisse sahibi olması fikrini gündeme getirmesi tartışmaları farklı bir boyuta taşıdı.

Trump, Amerikan halkının bu teknoloji devlerine bir nevi ortak olabileceği ve şirket hisselerinin bir kısmının kamuya devredilebileceği bir mülkiyet modeli üzerinde durduklarını açıklamıştı.

Anthropic, Çinli kullanıcılar için gizli veri izleme özelliğini devreye almış

Amerika

El Salvador, Haiti’yi işgal etmeye başladı

Yayınlanma

El Salvador lideri Nayib Bukele, adadaki çete sorununu ortadan kaldırma çabalarına destek olmak iddiasıyla Haiti’ye binlerce asker göndermeye başladı.

Axios’ta yer alan habere göre Bukele, salı günü ABD Başkanı Donald Trump’ı arayarak, Haiti hükümetinin de kabul ettiği bu büyük çaplı askeri tırmanışa ilişkin herhangi bir sakıncası olup olmadığını teyit etti.

Görüşmeyle ilgili bilgi sahibi kaynaklara göre, Trump ona “Ne yapman gerekiyorsa yap,” dedi.

Haiti, Bukele ve kötü şöhretli güvenlik şirketi Blackwater’ın eski sahibi Erik Prince için, bu yarımkürede ABD’nin gücünün kamu-özel sektör vekilleri olarak hareket etmeleri açısından bir “deneme alanı” olabilir.

Irak’ta yaptığı katliamlarla bilinen Blackwater’ın kurucusu Prince, hem Trump’ın hem de Bukele’nin müttefiki olan ve aynı zamanda Haiti’de faaliyet gösteren bir isim.

Blackwater kurucusu Prince Haiti’de gizli operasyon yürütüyor

CNN muhabiri Caitlin Stephen Hu’nun aktardığına göre iki bin asker, buraya yapılan önemli bir sevkiyat.

Çünkü bu sayı, Haiti’nin tüm ordusundan daha fazla ve Haiti Ulusal Polisi’nin kentsel faaliyet alanının yaklaşık dörtte birine denk geliyor. 

Salvador işgal gücü, BM destekli çok uluslu Çete Bastırma Gücü’nün (GSF) mevcut personel sayısına yaklaşık olarak eşit ve Haiti hükümetinin gizli “görev gücü”ndeki özel askeri müteahhitlerin sayısını bir hayli aşıyor.

CNN’e konuşan konuya yakın bir kaynağa göre, Salvadorlu güçlerin komuta yapısı şimdilik belirlenmiş durumda değil.

Eril Prince ayrıca Haiti’ye insansız hava aracı (drone) savaşını da getirmiş durumda. Görev Gücü’nün geçen Mart ayında operasyonlara başlamasından bu yana 2.000’den fazla saldırı gerçekleştirildi.

CNN’in görüntülediği bir videoda, minik bir insansız hava aracının bir çatının üzerindeki su deposuna benzeyen bir yapıya doğru uçtuğu görülüyor. Aracın çarpmasıyla yapı patlıyor ve aniden bina alevler içinde kalıyor.

Görev Gücü’nden bir kaynak, buranın bir çetenin Molotof kokteyli üretim tesisi olduğunu söylüyor.

Haiti’de tekerrür eden tarih: Yine ‘barış gücü’ gidiyor

Prince, geçen ay Port-au-Prince’de CNN’e verdiği özel röportajda şunları söyledi:

“İsyancılar sadece liderlerini ortadan kaldırarak yenilmez. “Amerika Birleşik Devletleri’nde bu konuda bir takıntı olduğunu biliyorum, fakat savaşlar, önemli sayıda düşman askerini savaş alanından uzaklaştırarak kazanılır. Onlar kötü suçlular ve onlar için en iyi yer toprağın altı.”

Prince’in yeni şirketi Vectus Global, geçen yıl Haiti’nin geçici hükümeti tarafından görevlendirildi. Görev Gücü şu anda, Haiti Ulusal Polisi, BM tarafından yetkilendirilen yeni Çete Bastırma Gücü, Haiti’nin uzun süredir ihmal edilmiş ordusu ve silahlı milis gruplarından oluşan bir ağın yer aldığı parçalanmış bir güvenlik ortamında faaliyet gösteriyor.

CNN’e göre “yüz yüze konuşurken yumuşak başlı ama sosyal medyada oldukça aktif” olan Prince, Haiti’deki çalışmalarını, kendi çözümsüz güvenlik sorunlarıyla boğuşan diğer çökmekte olan devletler için bir model olarak tanıtıyor.

Bukele: Sizi işgal etmeye gelmedik

El Salvador çarşamba günü, Haiti’ye 2.000 kadar asker gönderdiğini duyurdu. Kaynaklara göre bu sayı ikiye ya da üçe katlanabilir.

Bukele, perşembe günü X’te yaptığı paylaşımda, “Haiti’ye para kazanmak için gelmedik, çünkü kimse bize bunun için para ödemiyor. Haiti’ye kötülere karşı savaşmak için geldik,” dedi.

El Salvador, diğer ülkelerle birlikte, BM tarafından kurulan ve Haiti’nin başkenti Port-au-Prince’te faaliyet gösteren “Çete Bastırma Gücü” (GSF) adlı girişimin bir parçası.

Miami Herald’a göre, 18 Ekim’de dört Salvadorlu havacılık teknisyeni pusuya düşürüldü ve akıbetleri hâlâ bilinmiyor.

Üç gün sonra Bukele, X’te bir uyarı yayınlayarak şunları söyledi:

“Siz çete liderlerinin bir şeyi çok net bir şekilde anlamanızı istiyorum: Dört rehineyi de sağ salim geri alamazsak, bugünkü saldırı gelecekte olacakların yanında hiçbir şey kalmayacak. El Salvador’daki çetelerin işini çoktan bitirdik, sizinkini de bitirebiliriz.”

Haiti halkından kendisine güvenmelerini isteyen Bukele, Karayip ülkesini işgal etmediğini, tek istediğinin askerlerini geri almak olduğunu ve Haiti’deki çetelere bir ders vermek olduğunu ileri sürdü.

El Salvador lideri şöyle devam etti:

“Bu, Haiti halkına yönelik bir operasyon değil, ne de Haiti ülkesine yönelik bir işgal. Biz bir süper güç değiliz. Haiti halkını egemenliğimiz altına almak ya da Haiti’nin zenginliklerine el koymak gibi bir niyetimiz yok. Biz gelişmekte olan mütevazı bir ülkeyiz. Tek istediğimiz, dört havacılık teknisyenimizin evlerine dönmesi.”

Bukele’nin ifadesine göre, çeteler Haitililere acı çektiriyor, sevdiklerini öldürüyor ve halkın “korkusuz, normal ve özgür bir hayat sürmesini” engelliyor.

Bukele, “bu operasyonun masraflarını karşılayanın” El Salvador olduğunu söyledi. “Giderlerin %90’ını kendi mütevazı kaynaklarımızla karşılıyoruz,” diyen Bukele, birliklerin konuşlandırılmasının neredeyse tamamlandığını da duyurdu.

Bukele, “Bize pahalıya mal oluyor ama kendi acılarımızdan ders aldık: Adalet ve barışın bedeli yoktur,” dedi.

Haitililerden kendisine güvenmelerini ve şifa için Tanrı’ya dua etmelerini isteyen bu güçlü lider, ardından Eski Ahit’ten 2. Tarihler 7:14 ayetini alıntıladı.

Haiti Seçim Kurulu, çete şiddeti gerekçesiyle seçimleri erteledi

2019’da ilk kez seçilen Bukele, El Salvador’da MS-13 çetesini acımasız bir askeri güç kullanımı ve kitlesel tutuklamalardan oluşan bir kampanya ile ortadan kaldırmasıyla dikkatleri üzerine çekti.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile güçlü bir ilişkisi olan Bukele, ABD’den toplu olarak sınır dışı edilen ve ardından Bukele’nin kötü şöhretli CECOT hapishanesine hapsedilen üçüncü ülke göçmenlerini kabul etmeyi kabul ederek yeni Trump yönetiminin gönlünü kazandı.

Bukele’nin birimleri, Salvadorlu özel kuvvetler ve askeri teçhizatın adaya akın etmeye başlamasıyla birlikte, çarşamba günü onaylanan Haiti ile yapılan ikili anlaşma kapsamında adada operasyon yürütme yetkisi aldı.

Yine çarşamba günü, Haiti Seçim Kurulu, çete şiddeti nedeniyle cumhurbaşkanlığı seçimlerini gelecek yıla erteledi.

Bukele’nin işgal güçleri, şu anda üyesi olduğu GSF ile ve Prince’in Blackwater’ın halefi olan özel güvenlik şirketi Vectus Global ile paralel olarak faaliyet gösteriyor gibi görünüyor.

Haiti, “çete şiddetini bastırma” misyonundaki ilk Kenyalı subayları bekliyor

ABD, BM gücünü “bürokratik ve çekingen” buluyor

Temsilciler Meclisi Dışişleri Komitesi Başkanı, Cumhuriyetçi Florida Kongre üyesi Brian Mast, BM destekli GSF’nin fazla bürokratik ve çekingen olduğunu söyledi.

Mast, Kenya’nın liderlik ettiği GSF’nin öncülünün çok beceriksiz ve 1 milyar dolarlık maliyeti nedeniyle çok pahalı olduğunu savundu.

Mast, “Her Kenyalı için 1 milyon dolarlık bir harcama yaptık ve sonuçta durum daha da kötüleşti,” dedi.

Haiti çetelerinin işlediği katliamları göstermek amacıyla Mast, GSF’ye yardım ettiği için palalarla parçalanarak öldürülen bir Haitili erkeğin videosunu Axios ile paylaştı.

Adada tecavüz, kundaklama, haraç ve adam kaçırma olayları yaygın bir şekilde yaşanıyor.

Mast, El Salvador’un kayıp dört personelini bulmasının ötesinde şunları da yapmasını istedi:

“Umarım bu görevin amacı intikam almak, cezalandırmak ve çeteleri yok etmektir. Orada bir amaç ve motivasyonla hareket eden birinin olması gerekiyor. Artık bu mücadele onlar için kişisel bir mesele haline geldi ve mücadele çetelerin kalesine taşınacak. ABD bu işten çıkmak ve milyonları boşa harcamamak istiyor.”

Kolombiya, gayri resmi işgal aracısı olarak işlev görebilir

Bukele, Trump yönetiminin El Salvador’un ABD adına bir vekil güç olarak Haiti’yi sakinleştirmesine izin vermesini önermişti.

Fakat Axios’a konuşan bir kaynak, “Rubio bu konudan uzak durmak istedi. Haiti’yi gündemden uzak tutmak istiyor,” diye konuştu.

Bukele, insansız hava araçları ve nakliye uçakları da dahil olmak üzere ABD’den askeri teçhizat talep etmişti; fakat bu talep resmi olarak reddedildi.

Başka bir kaynağa göre, Kolombiya nihayetinde, görevde ABD’nin izi kalmayacak şekilde Bukele’nin güçlerine teçhizat sağlamak üzere gayri resmi bir aracı olarak hareket edebilir.

Bir Beyaz Saray yetkilisinin verdiği bilgiye göre, Bukele salı günü Trump’ı aradığında, başkan, Bukele’nin kayıp askeri personelinin içinde bulunduğu zor durum nedeniyle üzüntülerini dile getirdi.

Görüşmeyle ilgili bilgi sahibi bir kaynak, “Bukele, oraya gittiği için ABD’nin aniden ona darbe vurmasını istemiyor,” dedi.

Trump’ın Haiti’ye yönelik ilgisi, büyük ölçüde, Trump’ın geçen yıl sonlandırdığı geçici koruma statüsü kapsamında ABD’de bulunan vatandaşlarını geri almasını sağlamaya sınırlı.

Görüşmeyle ilgili bilgi sahibi bir kaynak, “Bukele, başkana bu işi halledebileceğinden emin olduğunu söyledi. Fakat işler karışabilir. Çeteler yanlış adama bulaştı. Bukele’nin kanıtlaması gereken bir şey var,” dedi.

Emperyalist müdahale zilleri Haiti için çalıyor

El Salvador’a “sivillere saldırı” suçlaması

Öte yandan bir Haiti hak savunuculuğu grubu, Salvadorlu güçleri Port-au-Prince yakınlarında sivilleri bombalamakla suçladı.

BM Genel Sekreteri António Guterres’e açık mektubunda “Birleşmiş Milletler Derneği-Haiti” isimli grup, “Çocuklar çeteler tarafından değil, yabancı bombalar tarafından öldürülüyor,” dedi.

Adından farklı olarak, Birleşmiş Milletler Derneği-Haiti, BM’nin bir parçası değil, diasporaya ait bir savunma grubu.

Croix-des-Bouquets doğumlu kurucu Harvey Dupiton, 22 Ekim’den bu yana Salvadorlu askerlerin buradaki ve yakınlardaki Canaan’daki sivil mahalleleri hava saldırıları, helikopterler ve ağır silahlarla vurduğunu yazdı.

Dupiton, “Ailelerimiz bize yatakların altına saklandıklarını söylüyor,” diye ekledi.

Grup, Salvador’un “saldırı amaçlı bombalama operasyonlarının” derhal durdurulmasını, sivil ölümlerine ilişkin bir BM soruşturması açılmasını ve BM Güvenlik Konseyi’nin El Salvador’un “Haiti’de tek taraflı savaş yürütme hakkı olmadığına” dair bir açıklama yapmasını talep etti.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD’de Rus dizeli krizi: Demokratlar sevkiyatın yasa dışı olduğunu savunuyor

Yayınlanma

ABD’nin doğu kıyısındaki en büyük petrol ürünleri dağıtım merkezine ev sahipliği yapan New Jersey’nin Valisi Mikie Sherrill, Rusya’dan gelen dizel yakıtın limanlara girişini engelleme tehdidinde bulundu. ABD Hazine Bakanlığının verdiği geçici lisansla 140 bin tonluk ilk yakıt sevkiyatı yola çıkarken, üç tankerin ara seçimlerden sonra ülkeye ulaşması bekleniyor.

ABD’nin doğu kıyısındaki en büyük petrol ürünleri dağıtım ve ithalat merkezine ev sahipliği yapan New Jersey eyaletinin Valisi Mikie Sherrill, Rusya’dan yapılan dizel yakıt ithalatını engelleme tehdidinde bulundu.

Financial Times gazetesine konuşan Sherrill, Rusya ile varılan dizel anlaşmasını yasa dışı olarak nitelendirdi.

Sherrill, “ABD Başkanı Donald Trump benzin, dizel yakıt fiyatlarını veya maliyetleri düşürmek için hiçbir adım atmıyor. Şu anda dizelin New Jersey limanına ulaşmasını nasıl engelleyebileceğimize dair seçenekleri değerlendiriyorum” dedi.

New York ve New Jersey Limanı, ABD’nin doğu kıyısında petrol ürünlerinin ithalatı, depolanması ve dağıtımı açısından ana merkez konumunda.

Altyapının büyük kısmı ise New Jersey eyaleti sınırlarında yer alıyor. Boru hatları ve dağıtım ağının yanı sıra Bayonne ve Linden’deki büyük yakıt depolama terminalleri başlıca tesisleri oluşturuyor.

Gazetenin aktardığına göre dizel taşıyan tankerler yüklerini genellikle Bayonne, Linden, Carteret, Perth Amboy, Port Reading ve Sewaren’deki özel petrol terminallerine boşaltıyor.

Financial Times, üç tankerin ara seçimlerin ardından ABD’ye ulaşmasının beklendiğini yazdı. 140 bin tonluk bu yakıt sevkiyatı, ABD makamlarının anlaşma kapsamında izin verdiği ilk parti oldu.

Buna karşın Demokratlar ve bazı Cumhuriyetçiler, Trump’a anlaşmayı iptal etme çağrısı yaptı.

ABD Hazine Bakanlığı, Rus yakıtıyla işlem yapılmasına geçici izin veren genel bir lisans yayımlamıştı.

Demokratlar ise Kongre’nin 2022 yılında Rus petrolü ithalatını sonlandıran ve Rus enerji kaynaklarının ülkeye girişine tam yasak getiren yasayı kabul ettiğini hatırlatarak, bakanlığın verdiği belgenin hukuki geçerliliği olmadığını savunuyor.

Demokrat Temsilciler Meclisi üyesi Jamie Raskin, bu hafta petrol şirketlerini Rus dizel yakıtı ithal etmeleri halinde 1 milyon dolara varan para cezaları ve 20 yıla kadar hapis dahil çeşitli yaptırımlarla tehdit etti.

Rusya’ya yönelik ağır yaptırım tasarılarının ortak hazırlayıcılarından Demokrat Senatör Richard Blumenthal ise deniz taşımacılığı şirketlerinden Rus dizeli taşıyan tankerleri geri çağırmalarını talep etti.

Cumhuriyetçi Senatör Thom Tillis’in “Rusların Başkan Trump’ı istedikleri gibi yönlendirdiği” yönündeki sözlerine ise Başkan Yardımcısı JD Vance yanıt verdi.

Vance, “Sizi temin ederim ki hiç kimse ABD Başkanı’nı istediği gibi yönlendiremez. Kendisi durumu son derece gerçekçi biçimde değerlendiriyor” ifadelerini kullandı.

Kremlin geçen hafta Washington ile varılan mutabakat kapsamındaki sevkiyatların başladığını ve süreceğini duyurmuştu.

Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak da ülkesinin ihracata ayrılan dizel yakıttan ABD’ye istenilen her miktarda sevkiyat yapmaya hazır olduğunu belirtmişti.

Novak, 27 Ekim’de üç dizel tankerinin Rus limanlarından ayrıldığını, dördüncü tankerin ise 28 Ekim’de yola çıkmasının beklendiğini açıkladı.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD ekonomisinde beklenmedik büyüme

Yayınlanma

Yatırımlardaki patlama ve dayanıklı tüketici harcamaları sayesinde ABD ekonomisi, üçüncü çeyrekte yıllık bazda %3,4 oranında büyüdü.

İktisadi büyüme, analistlerin beklentilerinin üzerinde gerçekleşti ve önceki iki çeyrekteki %2,5 ve %2,2’lik büyüme oranlarına kıyasla keskin bir ivme kazandı.

Tüketici harcamalarındaki yıllık büyüme, geçen çeyrekte %3,8’e ulaşarak 2024’ten bu yana en hızlı artışını kaydetti.

İşletme yatırımları %12,7 oranında sıçradı ve GSYİH artışının yarısından fazlasını oluşturdu.

Yapay zeka yatırımları, GSYİH’yi iten başlıca faktörlerden biri oldu: Ekipman alımları, yapay zeka alanında faaliyet gösteren hiper ölçekli şirketlerin veri merkezi teknolojisine yaptığı büyük harcamalar da dahil olmak üzere, %20,9 gibi muazzam bir oranda yükseldi.

Paradoksal olarak, yapay zeka altyapısının geliştirilmesi de bunlardan biriydi. Bunun nedeni, bilgisayar çipleri gibi birçok yapay zeka donanımı alımının yurtdışında gerçekleştirilmiş olmasıydı.

Bu durum, ABD’nin ticaret dengesini ithalata doğru kaydırarak (ithalat, GSYİH’dan düşülür) büyümeyi yavaşlattı.

Ayrıca, artan mortgage faiz oranları konut inşaatını da olumsuz etkiledi.

İşsizlik oranı düşük seviyelerde seyretse de, geçen ay enflasyon gelir artışlarını geride bıraktı.

Federal Rezerv’in tercih ettiği enflasyon göstergesine göre, Eylül ayında fiyat artışları hem aylık hem de yıllık bazda hızlandı.

Bu artış, merkez bankasının %2’lik yıllık enflasyon hedefinin oldukça üzerinde seyretti ve faiz oranlarının yükseltilmesi yönündeki görüşleri güçlendirdi.

Yüksek fiyatların Amerikan hane halkı bütçelerini zorlayabileceğine işaret eden bir gelişme olarak, vergi sonrası tasarruf oranı geçen ay %3,8’e geriledi. Bu, 2022’den bu yana kaydedilen en düşük seviye.

Ayrıca otomobil, mobilya ve elektronik eşya gibi ürünlerin satışlarında durgunluk yaşandı.

Birçok iktisatçı, hisse senedi portföylerindeki kazançlardan (ki bunlar büyük ölçüde yapay zeka patlamasına bağlı) cesaret alan daha varlıklı Amerikalıların tüketimi ayakta tuttuğunu düşünüyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English