Amerika
Trump’ın yapay zeka hamlesi açık kaynaklı modelleri güçlendiriyor

ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin ulusal güvenlik ve siber güvenlik gerekçeleriyle OpenAI ve Anthropic gibi öncü yapay zeka laboratuvarlarının yeni modellerine getirdiği kısıtlamalar, teknoloji dünyasında açık kaynaklı alternatiflere olan yönelimi artırıyor. Sektör temsilcileri ve uzmanlar, hükümetin özel şirketlerin kontrolündeki modellere müdahale yetkisini kullanmasının, ABD’yi küresel rekabette ve özellikle Çin karşısında zayıflatabileceği çekincesini dile getiriyor.
Donald Trump yönetiminin özel yapay zeka modellerinin piyasaya sürülmesine yönelik getirdiği son kısıtlamalar, açık kaynaklı alternatif sitemlerin sivil ve ticari alandaki rolünü güçlendiriyor.
Federal hükümet, Anthropic ve OpenAI gibi yapay zeka geliştiricilerinin yeni nesil sistemlerinin dağıtımını siber güvenlik gerekçeleriyle sınırlandırırken, tek bir şirketin kontrolünde bulunan ve tescilli verilere dayanan bu modellere yönelik adeta bir “acil durum şalteri” mekanizması işletiyor.
Kamuya açık verilerden beslenen ve küresel düzeyde erişilebilir olan açık kaynaklı modellerin savunucuları ise Beyaz Saray’ın öncü yapay zeka laboratuvarlarına yönelik bu benzeri görülmemiş müdahalesinin dolaylı olarak Çin’in elini güçlendirebileceğini savunuyor.
Yapay zeka uzmanları, ABD genelinde güçlü sivil modellerin eksikliğinin Çin tarafından bir avantaja dönüştürülmesini engellemek için, ülke içindeki açık kaynaklı geliştirme faaliyetlerinin hızlandırılması gerektiğine işaret ediyor.
Data entegrasyon platformu Collibra’nın Üst Yöneticisi (CEO) Felix Van de Maele, konuya ilişkin değerlendirmesinde, modern işletmelerin büyük bölümünün halihazırda çoklu model ve çoklu ajan içeren karmaşık altyapılar üzerinde çalıştığını belirtti.
Şirketlerin kendi yönettikleri ve gerektiğinde mülkiyetine sahip oldukları kontrol mekanizmalarına ihtiyaç duyduklarını vurgulayan Van de Maele, “Yüz milyonlarca insana sunulmuş bir modelin, bir rakibin şikayeti üzerine sadece 90 dakika içinde geri çekilmesi talimatı verildiğinde, bu ihtiyacın ne kadar acil olduğu açıkça görülüyor. Bu durum yeni bir endişe yaratmadı, sadece var olan şüpheleri tamamen ortadan kaldırdı” ifadelerini kullandı.
Kısıtlamaların odağındaki modeller karanlığa gömüldü
Van de Maele, Trump yönetiminin geçen ay Amazon tarafından dile getirilen siber güvenlik çekincelerinin ardından Anthropic firmasına en yeni modelleri olan Claude Mythos 5 ve Fable 5’i yayından kaldırması için yalnızca 90 dakika süre vermesine atıfta bulundu.
Anthropic firmasının bu ihracat kontrolü talimatına uymasıyla birlikte her iki model de iki haftayı aşkın bir süre boyunca tamamen kapatıldı ve kısıtlamalar ancak geçen hafta hafifletilebildi.
Yaşanan bu süreç, özel yapay zeka üreticilerinin tek bir idari kararla milyonlarca kullanıcının sistemlere erişimini anında kesmek zorunda kalabileceğini gösterdi.
Özel mülk modellerin aksine, açık kaynak kodlu sistemler kamu malı olarak kabul ediliyor ve dileyen her kişi veya kurum tarafından indirilip amaca göre özelleştirilebiliyor.
Yapay zeka pazarının öncülerinden OpenAI, siber güvenlik risklerinin tespiti kapsamında Trump yönetiminin talebi üzerine yeni yapay zeka modelinin genel dağıtımını sınırlandırdığını duyurdu.
Şirketin en büyük rakiplerinden Anthropic de ABD Ticaret Bakanlığının iki hafta önce uygulamaya koyduğu fiili yasağın ardından, siber güvenlik odaklı en güçlü modelinin sınırlı bir şekilde kullanımına onay verildiğini açıkladı.
Her iki şirket de yeni modellerin yalnızca güvenilir ortaklardan oluşan küçük gruplara açılacağını belirtti. OpenAI, GPT-5.6 Sol adı verilen yeni ürünün sadece Trump yönetiminden onay alan müşteriler tarafından kullanılabileceğini bildirdi.
Şirket açıklamasında, “Hükümetin bu tür bir denetim sürecinin uzun vadeli bir standart haline gelmesi gerektiğine inanmıyoruz” değerlendirmesine yer vererek, mevcut test aşamasının gelecek haftalarda sağlanacak daha geniş erişim öncesinde geçici bir adım olduğunu kaydetti.
Anthropic tarafından geliştirilen sohbet robotu Claude’un Fable 5 ve Mythos 5 modelleri, yabancı ülke vatandaşlarının erişimini engelleyen Trump direktifine uyum sağlamak amacıyla tanıtımlarından birkaç gün sonra kapatılmıştı.
Hükümet, cuma günü bu modellerden Mythos 5 üzerindeki kısıtlamaları kaldırarak sistemin siber savunma uzmanları ve kritik altyapı sağlayıcılarından oluşan kısıtlı bir gruba yeniden açılmasına izin verdi.
Beyaz Saray ise öncü yapay zeka laboratuvarlarıyla hızlı büyüyen bu teknolojinin risk yönetimi konusunda işbirliğinin sürdüğünü bildirdi.
Beyaz Saray yapay zeka modellerine sınır getirmeye hazırlanıyor
Siber silah endişeleri ve ulusal güvenlik denetimleri
Federal yetkililerin endişeleri, Anthropic firmasının bu yılın başlarında Mythos modelinin yazılımlardaki güvenlik açıklarını bulma konusunda olağanüstü bir kabiliyete sahip olduğunu bildirmesiyle arttı.
Hükümet kaynakları, bu yeteneğin kötü niyetli bilgisayar korsanları tarafından kritik altyapı şebekelerine yönelik siber saldırılarda bir silaha dönüştürülebileceğinden endişe ediyor.
Başkan Trump, haziran ayı başında imzaladığı kararnameyle en gelişmiş yapay zeka sistemlerinin ulusal güvenlik riskleri açısından kamuoyuna sunulmadan önce 30 güne kadar federal düzeyde incelenmesini öngören bir mekanizma kurmuştu.
Kararnamede geliştiricilerin bu sürece katılımı gönüllülük esasına dayandırılsa da denetim altyapısının henüz tam olarak olgunlaşmadığı ifade ediliyor.
Trump’ın teknoloji ve bilim danışmanları kurulunun eş başkanlığını yürüten yatırımcı David Sacks, katıldığı bir yayında Anthropic CEO’su Dario Amodei’yi işaret ederek, “Dario birkaç ay önce Washington’a gelerek Mythos adında bir siber silah ürettiğini söyledi. Bu durum yetkililerde büyük bir tedirginliğe yol açtı. Modelin gelişmiş siber yetenekleri göz önüne alındığında bu endişelerde doğruluk payı bulunuyordu” dedi.
OpenAI ise İspanyolca “güneş” kelimesinden esinlenerek Sol adını verdiği yeni modelinin, siber saldırı gerçekleştirmekten ziyade güvenlik açıklarını bulma ve onarma konusunda insanlara yardımcı olmak üzere tasarlandığını açıkladı.
Şirket, sistemin kendi iç risk eşiklerini aşmadığını savunsa da başka araçlarla birleştirildiğinde öngörülemeyen siber risklerin ortaya çıkabileceğini kabul ederek kademeli bir dağıtım stratejisi izlediklerini duyurdu.
OpenAI, Sol modelini kullanmasına izin verilen yaklaşık 20 müşterinin kimliklerini ise henüz açıklamadı.
Sektör temsilcilerinden ve siyasetçilerden tepkiler
Yapay zekanın düzenlenmesine yönelik partiler üstü bir yasa tasarısının eş yazarı olan Demokrat Kongre Üyesi Lori Trahan, yaptığı açıklamada Trump yönetiminin uygulamalarını eleştirdi.
Trahan, “Trump yönetiminin hangi şirketin en yeni yapay zeka modeline erişebileceğine tek tek karar vermesinden derin endişe duyuyorum. Ortada bir yasa, şeffaf bir süreç veya denetim yok. Sadece Washington’daki bürokratlar kimin sistemin içinde, kimin dışında kalacağına karar veriyor” dedi.
Teknoloji sivil toplum kuruluşları ve siber güvenlik uzmanları da Anthropic’in daha güvenli bir sürüm olarak sunduğu Fable modelinin iki haftadır kapalı tutulmasını eleştiriyor.
Stanford Üniversitesi siber güvenlik uzmanlarından Alex Stamos, siber güvenlik sektöründe bu engelleme kararının somut ve teknik bir temeli olduğuna inanan neredeyse hiç kimsenin olmadığını belirtti.
Yapay zeka güvenlik şirketi Corridor’un yöneticilerinden olan ve daha önce Meta bünyesinde üst düzey güvenlik yöneticiliği yapan Stamos, Amazon tarafından hazırlanan teknik analiz raporlarında, Çin yapımı muadilleri dahil olmak üzere piyasadaki diğer modellerde bulunmayan ekstrem bir siber güvenlik riskine rastlanmadığını ifade etti.
Stamos, “Eğer yönetim ABD’nin yapay zeka yarışında Çin’i geçmesini gerçekten istiyorsa, bu hedefe giden yolda atılabilecek en mantıksız adımı atmıştır” şeklinde konuştu.
Halka arz süreçleri ve kamulaştırma tartışmaları
Denetimlerin sıkılaşması, SpaceX’in 12 Haziran’daki halka arzının ardından kendi hisselerini Wall Street’te halka açmaya hazırlanan OpenAI ve Anthropic’in planlarını karmaşıklaştırıyor.
OpenAI CEO’su Sam Altman ile ABD Ticaret Bakanı Howard Lutnick arasında hafta içinde gerçekleştirilen görüşmelerde bu kısıtlama kararları ele alındı.
Anthropic yönetimi ile federal hükümet arasındaki ilişkiler ise daha mesafeli bir seyir izliyor. Pentagon, yapay zekanın savaş ortamlarında kullanımına dair etik ve güvenlik kaygıları uyandırdığı gerekçesiyle Anthropic’i daha önce bir ulusal güvenlik riski olarak tanımlamış, Başkan Trump da federal kurumların Claude sohbet robotunu kullanmasını yasaklamıştı.
Anthropic’in bu karara karşı açtığı dava süreci federal mahkemelerde devam ediyor.
Ticaret Bakanı Lutnick, Anthropic yönetimine gönderdiği mektupta siber güvenlik kaygılarının giderilmesi konusunda önemli ilerleme kaydedildiğini belirtti.
Şirket ise cuma gecesi sağlanan kısmi onaydan memnuniyet duyduğunu ve modellerin genel kullanıcılara tekrar açılması için çalışmaya devam edeceğini duyurdu.
Öte yandan, Başkan Trump’ın önde gelen yapay zeka şirketlerinde devletin hisse sahibi olması fikrini gündeme getirmesi tartışmaları farklı bir boyuta taşıdı.
Trump, Amerikan halkının bu teknoloji devlerine bir nevi ortak olabileceği ve şirket hisselerinin bir kısmının kamuya devredilebileceği bir mülkiyet modeli üzerinde durduklarını açıklamıştı.
Anthropic, Çinli kullanıcılar için gizli veri izleme özelliğini devreye almış
Amerika
Norveç, Balogun kararı için FIFA’ya şikayette bulunacak

Norveç Futbol Federasyonu Başkanı Lise Klaveness, ABD Başkanı Donald Trump’ın 2026 Dünya Kupası’nda ABD’li futbolcu Folarin Balogun’un cezasının kaldırılmasına yönelik müdahalesi gerekçesiyle FIFA Etik Kuruluna başvuracaklarını açıkladı. Sürecin usulüne uygun işletilmediğini ve dış baskılarla hareket edildiğini vurgulayan Klaveness, FIFA yönetimini yapılan hatayı kabullenmeye çağırdı.
Norveç Futbol Federasyonu (NFF), ABD Başkanı Donald Trump’ın ABD Milli Takımı forveti Folarin Balogun’un 2026 Dünya Kupası’ndaki cezasının kaldırılmasına müdahale ettiği gerekçesiyle FIFA Etik Kurulu’na şikayette bulunacak.
NFF Başkanı Lise Klaveness, kararın dış güçlerin etkisiyle ve usule uygun bir süreç izlenmeden alındığını söyledi. Klaveness, FIFA Başkanı Gianni Infantino’ya hatayı kabul etmesi çağrısında bulundu.
Klaveness’in açıklamasını The Times’a dayandıran SPORTbible, NFF başkanının şu sözlerine yer verdi:
“Kuralları bu şekilde ihlal ettiğinizde, bütün oyunu tehlikeye atan kaygan bir yola girersiniz. Hepimiz bu kararı dış güçlerin etkilediğini ve kararın usule uygun biçimde alınmadığını biliyoruz. FIFA’daki liderimizin bunun bir hata olduğunu söylemesine ihtiyacımız var.”
Klaveness, devlet liderlerinin ve siyasetçilerin taleplerine uyum sağlamanın kuruluşun davranışını değiştirdiğini ve futbol işlerine yapılabilecek müdahalenin sınırlarını belirsizleştirdiğini belirtti.
Kararın dışarıdan gelen bir sesin etkisiyle ve kolektif bir tartışma yürütülmeden alınmasının hata olduğunu söyledi.
Balogun, Bosna-Hersek’e karşı oynanan ve ABD’nin 2-0 kazandığı son 32 turu maçında doğrudan kırmızı kart gördü.
Bu nedenle son 16 turunda Belçika’ya karşı oynanan ve ABD’nin 4-1 kaybettiği karşılaşmada forma giyememesi gerekiyordu.
Ancak FIFA Disiplin Komitesi, Balogun’un men cezasını bir yıl süreyle askıya aldı ve futbolcuya 40 bin dolar para cezası verdi.
İngiliz basını, kararın Trump’ın Infantino’dan futbolcunun men durumunu yeniden değerlendirmesini şahsen istemesinin ardından alındığını öne sürdü. Haberlere göre Trump, bu konuyla ilgili FIFA’yı üç kez aradı.
Trump ise Beyaz Saray’da gazetecilerle yaptığı görüşmede, cezalı durumdaki milli takım lideriyle ilgili Infantino’ya ne yapması gerektiğini söylemediğini, ancak futbolcunun neden cezalandırıldığını anlamadığını belirtti. FIFA Başkanı ise kararı bağımsız disiplin komitesinin aldığını savundu.
ABD başkanının müdahalesi Belçika’da, UEFA’da ve insan hakları alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşu FairSquare’de eleştirildi.
The Times gazetesi, UEFA Başkanı Aleksander Čeferin’in bu nedenle final maçını boykot ettiğini yazdı. FairSquare de Infantino hakkında Uluslararası Olimpiyat Komitesi’ne şikayette bulundu.
FIFA’nın eski Başkanı Sepp Blatter, siyasetçilerin telefon görüşmelerinin ardından kırmızı kartların iptal edilmemesi gerektiğini söyledi.
Blatter ayrıca taraftarları, futbolcuları ve ulusal federasyonları “futbolu kendi ellerine almaya ve yeni bir yönetim altında onu köklerine döndürmeye” çağırdı. 2026 Dünya Kupası’nın siyasi müdahale nedeniyle “güvenilirliğini yitirdiğini” savundu.
NFF daha önce de Infantino’nun girişimiyle Trump’a verilen FIFA Barış Ödülü nedeniyle FIFA Etik Kurulu’na şikayette bulunmuştu.
FIFA Barış Ödülü, Infantino tarafından kuruluşun yönetim kurulunun önceden yaptığı bir tartışma veya onay olmadan tesis edildi.
Ödül, 5 Aralık 2025’te 2026 Dünya Kupası kura çekimi töreni esnasında Washington’da Trump’a verildi.
Ödül için adaylık süreci, jüri veya seçim kriterleri oluşturulmadı. FIFA, ödülün “barış adına istisnai ve olağanüstü eylemlerde bulunarak dünyanın dört bir yanındaki insanları bir araya getiren kişilere” verileceğini açıkladı.
Trump, ödülü “hayatındaki en yüksek onurlardan biri” diye niteledi ve Hindistan, Pakistan ile diğer ülkelerde çıkması muhtemel savaşları önleyerek “binlerce hayat kurtardığını” söyledi.
NFF, o dönemde insan hakları kuruluşu FairSquare’in başvurusuna destek verdi.
Federasyon, görevdeki bir siyasetçiye ödül verilmesinin FIFA Etik Kuralları’nı ihlal ettiğini savundu ve Infantino’nun FIFA Yönetim Kurulu’na danışmadan ödül verme kararı almasından rahatsızlık duyduğunu açıkladı.
NFF ayrıca açık bir soruşturma yürütülmesini istedi ve FIFA Etik Kurulu’na “bu konuda şeffaf olması” çağrısında bulundu. Federasyon, soruşturma açılmaması halinde bunun nedeninin açıklanmasını talep etti.
Klaveness, NFF’nin o dönemde İsveç ve Almanya futbol federasyonlarından gayriresmi destek aldığını da söylemişti.
Amerika
Goldman Sachs’tan kripto piyasaları için regülasyon çağrısı

Uluslararası yatırım bankası Goldman Sachs’ın Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su David Solomon, dijital varlık piyasaları için yeni düzenleyici çerçeve öngören Clarity Act’in ilerletilmesini istedi. Solomon’ın desteği, tüketici bankalarını riske atacağını savunan bankacılık çevrelerinin itirazlarına rağmen geldi.
Goldman Sachs Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su David Solomon, dijital varlık piyasaları için yeni bir düzenleyici çerçeve oluşturacak Clarity Act’in ilerletilmesini desteklediğini açıkladı.
Solomon, Politico’ya verdiği röportajda, “Clarity Act, bütün yasalar gibi kusursuz değil. Tartışabileceğiniz ve itiraz edebileceğiniz pek çok nokta var. Ancak bence yasanın yaptığı en önemli şeylerden biri, piyasa istikrarını güçlendirecek ve bu piyasaların uygun biçimde gelişmesine imkân verecek eşit bir zemin oluşturması” dedi.
Solomon, “Clarity Act’in ilerletilmesini güçlü biçimde destekliyorum. Böylece piyasa yapısını oluşturabilir ve yenilik sürecini ilerletmeye başlayabiliriz” diye konuştu.
Solomon, Cumhuriyetçi senatörlerin gelecek hafta Senato Genel Kurulu’nda yapılabilecek oylama öncesinde yasa tasarısının yeni metnini dolaşıma sokmasından kısa süre sonra açıklama yaptı.
Solomon’ın desteği, aralarında JPMorgan Chase CEO’su Jamie Dimon’ın da yer aldığı diğer bankacıların itirazlarının ardından geldi. Bu bankacılar, dolar karşılığı sabitlenen stablecoin’leri platformlarında tutan müşterilere getiriye dayalı ödüller veren kripto şirketlerinin haksız avantaj elde edeceğini ve bunun tüketici bankalarını riske atacağını savunuyor.
Dimon, mayıs ayında kripto yöneticisi Brian Armstrong’ın yasa tasarısı için yürüttüğü lobi faaliyetleri nedeniyle Coinbase CEO’sunu kamuoyu önünde eleştirmişti.
Yasa tasarısı, kendi piyasalarına göre şekillendirilmiş hukuki bir çerçeve oluşturulması için yıllardır çalışan ve seçim kampanyalarına yüz milyonlarca dolar katkı yapan dijital varlık şirketlerinin başlıca öncelikleri arasında yer alıyor.
ABD’nin Washington kentindeki en etkili gruplardan American Bankers Association, Bank Policy Institute, Consumer Bankers Association, Financial Services Forum, Independent Community Bankers of America ve National Bankers Association, çarşamba günü ortak açıklama yayımladı. Gruplar, Clarity Act’teki stablecoin hükmünün “ABD’de ekonomik faaliyeti yönlendiren yerel kredi akışına” risk oluşturduğunu söyledi.
Solomon, diğer bankacıların yasa tasarısına ilişkin görüşleri hakkında yorum yapmayacağını belirtti.
Solomon, “Goldman Sachs’ın tutumu, herkesin katılabileceği tek bir sisteme güçlü biçimde ihtiyaç duyduğumuza inanmak. İlerledikçe yapılması gereken başka şeyler olacak. Ancak bu, doğru yönde atılmış bir adım” dedi.
Bankacılık lobisi tasarıya karşı büyük ölçüde ortak tutum sergilerken, Goldman Sachs gibi ticari veya tüketici mevduatlarına daha az bağımlı yatırım bankaları, finans sisteminin köklü kurumlarının dijital varlıkları ve blockchain teknolojisini nasıl kullanabileceğini düzenleyecek hükümlere odaklanıyor.
ABD bankacılık sektörü stabil kripto paralara karşı birleşti
Solomon, yasa tasarısında “kenarda kalmış düzenlemeye tabi kurumların daha etkin katılım göstermesine imkân verecek” ifadelerin yer aldığını söyledi. Solomon, “Bu aşamada bence en önemli husus bu” dedi.
Piyasa yapısını düzenleyecek yasa tasarısı, partiler üstü ve uzun süren müzakerelere konu oldu.
Ancak stablecoin’ler üzerindeki sert tartışmalar, kolluk kuvvetlerinin itirazları ve son olarak federal yetkililerin kendi token’larını çıkarmasını yasaklayacak etik hükümler nedeniyle tasarının yasalaşma yolu belirsizliğini koruyor.
Başkan Donald Trump ve ailesi, büyük ölçüde kripto projelerinden elde edilen gelir sayesinde geçen yıl 1 milyar dolardan fazla kazandı.
Bu projeler, gündelik yatırımcılar için benzer getiri oranları sağlayamadı. Senato Demokratları, bu kazanca tepki göstererek reform çağrılarını güçlendirmek için konuyu gündemde tutuyor.
Demokratlar, Cumhuriyetçi senatörlerin çarşamba günü açıkladığı yeni metnin kendi taleplerini yeterince karşılamadığını söyledi.
Demokratların, Genel Kurul oylamasından önce değişiklik yapılması için baskıyı sürdürmesi bekleniyor.
Amerika
Trump yönetimi ticaret savaşında yeni yasal dayanaklara yöneldi

Trump yönetimi, mahkemelerdeki yenilgilere rağmen gümrük vergilerini küresel bir iktisadi baskı aracı olarak kullanmayı sürdürüyor. Kanada ve Brezilya’ya yönelik yeni tarifeler yürürlüğe girerken Cumhuriyetçiler, ABD’de hayat pahalılığının artmasından çekiniyor.
Donald Trump yönetimi, ticaret alanındaki araçlarını daraltan çeşitli hukuk mücadelelerini kaybetmesine rağmen gümrük vergilerini dünya çapında iktisadi baskı aracı olarak kullanma politikasını hız kesmeden sürdürüyor.
ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer, çarşamba günü Senato Finans Komisyonu’nda verdiği ifadede, hukuki yenilgilerin yönetimi caydırmayacağını söyledi.
Greer açılış konuşmasında, “Bu yönetimin kullandığı belirli yetkiler değişti, ancak ticaret stratejisi değişmedi. Ekonomimizi yeniden sanayileştirmek, Amerikalı işçileri korumak ve ücretlerini artırmak, ticaret açığımızı küçültmek amacıyla gümrük vergilerini kullanmayı ve anlaşmalar müzakere etmeyi sürdürmeye kararlıyız” dedi.
Greer’in sözleri, Başkan Trump’ın son günlerde Kanada ve Brezilya’ya karşı gümrük vergilerinin kullanımını artırdığı ve ileride yeni tarifeler getirmekle tehdit ettiği bir dönemde geldi.
Yönetimin gümrük vergisi politikası, yüzde 10’luk küresel tarifelerin cuma günü sona ermesiyle yeni bir evreye geçecek.
ABD Yüksek Mahkemesi’nin Trump’ın olağanüstü hal kapsamında uyguladığı tarifeleri anayasaya aykırı bularak iptal etmesinin ardından Trump, şubat ayı sonunda temel tarife oranını yürürlüğe koyan kararnameyi imzaladı.
Yüzde 10’luk tarifeler, 1974 tarihli Ticaret Yasası’nın 122’nci maddesine dayandırıldı. Ancak bu madde, tarifelerin yalnızca 150 gün uygulanmasına izin veriyor.
Bu süre sınırı, Trump ile Greer’i ticaret anlayışlarını hayata geçirmek için yeni yollar aramaya yöneltti.
The Wall Street Journal, başkanın ticaret ekibinin 1974 tarihli Ticaret Yasası’nın 301’inci maddesine başvurmasının beklendiğini yazdı. Bu madde, federal hükümete adil olmayan uygulamalara başvuran yabancı ülkelere gümrük vergileriyle karşılık verme yetkisi tanıyor. Hukuken daha dayanıklı kabul edilen bu tarifeler, Greer’e göre ABD ticaretinin yüzde 99’unu kapsayacak.
Trump’ın bazı Brezilya mallarına getirdiği yüzde 25’lik gümrük vergisi, ülkenin adil olmayan ticaret uygulamalarına başvurduğu sonucuna varan soruşturmanın ardından çarşamba günü yürürlüğe girdi. Tarifeler, 301’inci madde uyarınca uygulanıyor. Trump, Brezilya’ya yönelik tarifeleri yakın müttefiki eski Devlet Başkanı Jair Bolsonaro’nun yargılanmasıyla da açıkça ilişkilendirdi.
ABD ile Kanada arasında daha geniş çaplı bir ticaret çatışması da başladı. Trump, “ayrımcı” ticaret tedbirlerini gerekçe göstererek pazartesi günü bazı Kanada mallarına yüzde 50 ilave gümrük vergisi getirdi.
Tarife, 1930 tarihli Tarife Yasası’nın 338’inci maddesine dayandırıldı. Bu madde, ABD ticaretine karşı ayrımcılık yapan, ticarete yük getiren veya onu dezavantajlı duruma düşüren yabancı ülkelere vergi uygulama yetkisini başkana veriyor. Bir yönetim yetkilisi, tarifelerin Trump’ın kararnameyi imzalamasından 30 gün sonra yürürlüğe gireceğini söyledi.
Tarifelerin etkilediği ürünler arasında şarap ve çimento da var.
Karar, Trump ile Kanada Başbakanı Mark Carney arasındaki gerilimi artırdı. Carney, tarifelerin Trump’ın ilk başkanlık döneminde kabul ettiği ABD-Meksika-Kanada Anlaşması’nın (USMCA) “doğrudan ihlali” olduğunu savundu.
Carney, X sosyal medya platformunda paylaştığı açıklamada, “Bu ticaret anlaşmazlığı, özellikle ABD’deki ailelerin maliyetlerini artırdı. Kanada, çözülmemiş meseleleri vatandaşlarımızın karşılıklı yararına ele almak amacıyla ABD ile yoğun temas kurmaya hazır” dedi.
Kanada, tarifelere karşılık Detroit ile Ontario’daki Windsor kentini birbirine bağlayan Gordie Howe Uluslararası Köprüsü’nün açılışı için planlanan ortak töreni iptal etti. Kanada, bunun yerine pazartesi günkü planlı açılıştan önce cuma günü kendi törenini düzenleyecek.
Kanada Altyapı Bakanı Gregor Robertson’ın sözcüsü Jenna Ghassabeh, Associated Press’e, “ABD’nin bu haftanın başında tehdit ettiği ticari tedbir göz önüne alındığında, iki ülkenin ortak bir kutlama etkinliği düzenlemesi uygun olmaz” dedi.
Trump yönetimi, geçmiş müzakere turlarında yeni bir anlaşmaya varılamamasının ardından bu ayın başında USMCA’yı mevcut haliyle yenilemeyi reddetti. Ülkeler anlaşmayı 16 yıl daha uzatma konusunda uzlaşamazsa USMCA 2036’ya kadar yürürlükte kalacak. Ancak yönetimin kararı, anlaşmanın geleceğini kuşkulu hale getirdi.
Greer, ABD’nin üçüncü tur müzakereler için bu hafta Meksika ile görüşeceğini daha önce söylemişti.
Carney, salı günü gazetecilere yaptığı açıklamada, aynı sabah Trump ile konuştuğunu ve ikilinin gelecek haftalarda müzakereleri “yoğunlaştırma” konusunda anlaştığını belirtti.
Trump salı günü, üreticilerin imalatı ABD’ye taşımaması halinde ithal jenerik ilaçlara Ağustos 2028’den itibaren yüzde 100 gümrük vergisi uygulanacağı uyarısında bulundu.
Trump’ın tarifelerinin kamuoyunda rağbet görmemesi de başkanı politikasını sürdürmekten caydırmadı. Çarşamba günü yayımlanan YouGov anketinde, ABD’li yetişkinlerin yüzde 70’inden fazlası tarifelerin fiyatları artırdığı görüşünü dile getirdi.
Kongre’deki Cumhuriyetçiler de siyasi açıdan tehlikeli bir dönemde hayat pahalılığını artırabileceği kaygısıyla Trump’ın Kanada’ya yönelik yeni tarifelerini destekleme konusunda ihtiyatlı davranıyor.
Teksaslı Cumhuriyetçi Senatör John Cornyn, The Hill’e, “İthalata uygulanan gümrük vergilerinin Amerikan ürünlerinin fiyatlarını artırdığına şüphe yok. Dolayısıyla evet, bu konuda kaygılıyım” dedi.
Görüş2 hafta önceTahran’da iki kritik isimle konuştum: İran kendisini nasıl görüyor?
Diplomasi1 hafta önceFT: Çin’e bağımlılığı azaltmanın Batı’ya maliyeti 23 trilyon doları aşabilir
Diplomasi2 hafta önceAnkara’daki NATO zirvesinde hangi silah anlaşmaları yapıldı?
Avrupa1 hafta önceİngiltere çelik üreticisi British Steel’i kamulaştırdı
Ortadoğu1 hafta önceİran Dışişleri: Hakan Fidan’ın karşılaştırması hayret verici ve yanlıştır
Rusya1 hafta önceRus bankalarından Türkiye’deki ödemelere blokaj
Görüş1 hafta önceNATO 2.9: Atlantik cephesinin çok kutuplu paradoksu
Avrupa2 hafta önceAvrupa’da “NATO olmayan NATO” tartışmaları










