Bizi Takip Edin

Amerika

Trump’ın yapay zeka hamlesi açık kaynaklı modelleri güçlendiriyor

Yayınlanma

ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin ulusal güvenlik ve siber güvenlik gerekçeleriyle OpenAI ve Anthropic gibi öncü yapay zeka laboratuvarlarının yeni modellerine getirdiği kısıtlamalar, teknoloji dünyasında açık kaynaklı alternatiflere olan yönelimi artırıyor. Sektör temsilcileri ve uzmanlar, hükümetin özel şirketlerin kontrolündeki modellere müdahale yetkisini kullanmasının, ABD’yi küresel rekabette ve özellikle Çin karşısında zayıflatabileceği çekincesini dile getiriyor.

Donald Trump yönetiminin özel yapay zeka modellerinin piyasaya sürülmesine yönelik getirdiği son kısıtlamalar, açık kaynaklı alternatif sitemlerin sivil ve ticari alandaki rolünü güçlendiriyor.

Federal hükümet, Anthropic ve OpenAI gibi yapay zeka geliştiricilerinin yeni nesil sistemlerinin dağıtımını siber güvenlik gerekçeleriyle sınırlandırırken, tek bir şirketin kontrolünde bulunan ve tescilli verilere dayanan bu modellere yönelik adeta bir “acil durum şalteri” mekanizması işletiyor.

Kamuya açık verilerden beslenen ve küresel düzeyde erişilebilir olan açık kaynaklı modellerin savunucuları ise Beyaz Saray’ın öncü yapay zeka laboratuvarlarına yönelik bu benzeri görülmemiş müdahalesinin dolaylı olarak Çin’in elini güçlendirebileceğini savunuyor.

Yapay zeka uzmanları, ABD genelinde güçlü sivil modellerin eksikliğinin Çin tarafından bir avantaja dönüştürülmesini engellemek için, ülke içindeki açık kaynaklı geliştirme faaliyetlerinin hızlandırılması gerektiğine işaret ediyor.

Data entegrasyon platformu Collibra’nın Üst Yöneticisi (CEO) Felix Van de Maele, konuya ilişkin değerlendirmesinde, modern işletmelerin büyük bölümünün halihazırda çoklu model ve çoklu ajan içeren karmaşık altyapılar üzerinde çalıştığını belirtti.

Şirketlerin kendi yönettikleri ve gerektiğinde mülkiyetine sahip oldukları kontrol mekanizmalarına ihtiyaç duyduklarını vurgulayan Van de Maele, “Yüz milyonlarca insana sunulmuş bir modelin, bir rakibin şikayeti üzerine sadece 90 dakika içinde geri çekilmesi talimatı verildiğinde, bu ihtiyacın ne kadar acil olduğu açıkça görülüyor. Bu durum yeni bir endişe yaratmadı, sadece var olan şüpheleri tamamen ortadan kaldırdı” ifadelerini kullandı.

Kısıtlamaların odağındaki modeller karanlığa gömüldü

Van de Maele, Trump yönetiminin geçen ay Amazon tarafından dile getirilen siber güvenlik çekincelerinin ardından Anthropic firmasına en yeni modelleri olan Claude Mythos 5 ve Fable 5’i yayından kaldırması için yalnızca 90 dakika süre vermesine atıfta bulundu.

Anthropic firmasının bu ihracat kontrolü talimatına uymasıyla birlikte her iki model de iki haftayı aşkın bir süre boyunca tamamen kapatıldı ve kısıtlamalar ancak geçen hafta hafifletilebildi.

Yaşanan bu süreç, özel yapay zeka üreticilerinin tek bir idari kararla milyonlarca kullanıcının sistemlere erişimini anında kesmek zorunda kalabileceğini gösterdi.

Özel mülk modellerin aksine, açık kaynak kodlu sistemler kamu malı olarak kabul ediliyor ve dileyen her kişi veya kurum tarafından indirilip amaca göre özelleştirilebiliyor.

Yapay zeka pazarının öncülerinden OpenAI, siber güvenlik risklerinin tespiti kapsamında Trump yönetiminin talebi üzerine yeni yapay zeka modelinin genel dağıtımını sınırlandırdığını duyurdu.

Şirketin en büyük rakiplerinden Anthropic de ABD Ticaret Bakanlığının iki hafta önce uygulamaya koyduğu fiili yasağın ardından, siber güvenlik odaklı en güçlü modelinin sınırlı bir şekilde kullanımına onay verildiğini açıkladı.

Her iki şirket de yeni modellerin yalnızca güvenilir ortaklardan oluşan küçük gruplara açılacağını belirtti. OpenAI, GPT-5.6 Sol adı verilen yeni ürünün sadece Trump yönetiminden onay alan müşteriler tarafından kullanılabileceğini bildirdi.

Şirket açıklamasında, “Hükümetin bu tür bir denetim sürecinin uzun vadeli bir standart haline gelmesi gerektiğine inanmıyoruz” değerlendirmesine yer vererek, mevcut test aşamasının gelecek haftalarda sağlanacak daha geniş erişim öncesinde geçici bir adım olduğunu kaydetti.

Anthropic tarafından geliştirilen sohbet robotu Claude’un Fable 5 ve Mythos 5 modelleri, yabancı ülke vatandaşlarının erişimini engelleyen Trump direktifine uyum sağlamak amacıyla tanıtımlarından birkaç gün sonra kapatılmıştı.

Hükümet, cuma günü bu modellerden Mythos 5 üzerindeki kısıtlamaları kaldırarak sistemin siber savunma uzmanları ve kritik altyapı sağlayıcılarından oluşan kısıtlı bir gruba yeniden açılmasına izin verdi.

Beyaz Saray ise öncü yapay zeka laboratuvarlarıyla hızlı büyüyen bu teknolojinin risk yönetimi konusunda işbirliğinin sürdüğünü bildirdi.

Beyaz Saray yapay zeka modellerine sınır getirmeye hazırlanıyor

Siber silah endişeleri ve ulusal güvenlik denetimleri

Federal yetkililerin endişeleri, Anthropic firmasının bu yılın başlarında Mythos modelinin yazılımlardaki güvenlik açıklarını bulma konusunda olağanüstü bir kabiliyete sahip olduğunu bildirmesiyle arttı.

Hükümet kaynakları, bu yeteneğin kötü niyetli bilgisayar korsanları tarafından kritik altyapı şebekelerine yönelik siber saldırılarda bir silaha dönüştürülebileceğinden endişe ediyor.

Başkan Trump, haziran ayı başında imzaladığı kararnameyle en gelişmiş yapay zeka sistemlerinin ulusal güvenlik riskleri açısından kamuoyuna sunulmadan önce 30 güne kadar federal düzeyde incelenmesini öngören bir mekanizma kurmuştu.

Kararnamede geliştiricilerin bu sürece katılımı gönüllülük esasına dayandırılsa da denetim altyapısının henüz tam olarak olgunlaşmadığı ifade ediliyor.

Trump’ın teknoloji ve bilim danışmanları kurulunun eş başkanlığını yürüten yatırımcı David Sacks, katıldığı bir yayında Anthropic CEO’su Dario Amodei’yi işaret ederek, “Dario birkaç ay önce Washington’a gelerek Mythos adında bir siber silah ürettiğini söyledi. Bu durum yetkililerde büyük bir tedirginliğe yol açtı. Modelin gelişmiş siber yetenekleri göz önüne alındığında bu endişelerde doğruluk payı bulunuyordu” dedi.

OpenAI ise İspanyolca “güneş” kelimesinden esinlenerek Sol adını verdiği yeni modelinin, siber saldırı gerçekleştirmekten ziyade güvenlik açıklarını bulma ve onarma konusunda insanlara yardımcı olmak üzere tasarlandığını açıkladı.

Şirket, sistemin kendi iç risk eşiklerini aşmadığını savunsa da başka araçlarla birleştirildiğinde öngörülemeyen siber risklerin ortaya çıkabileceğini kabul ederek kademeli bir dağıtım stratejisi izlediklerini duyurdu.

OpenAI, Sol modelini kullanmasına izin verilen yaklaşık 20 müşterinin kimliklerini ise henüz açıklamadı.

Sektör temsilcilerinden ve siyasetçilerden tepkiler

Yapay zekanın düzenlenmesine yönelik partiler üstü bir yasa tasarısının eş yazarı olan Demokrat Kongre Üyesi Lori Trahan, yaptığı açıklamada Trump yönetiminin uygulamalarını eleştirdi.

Trahan, “Trump yönetiminin hangi şirketin en yeni yapay zeka modeline erişebileceğine tek tek karar vermesinden derin endişe duyuyorum. Ortada bir yasa, şeffaf bir süreç veya denetim yok. Sadece Washington’daki bürokratlar kimin sistemin içinde, kimin dışında kalacağına karar veriyor” dedi.

Teknoloji sivil toplum kuruluşları ve siber güvenlik uzmanları da Anthropic’in daha güvenli bir sürüm olarak sunduğu Fable modelinin iki haftadır kapalı tutulmasını eleştiriyor.

Stanford Üniversitesi siber güvenlik uzmanlarından Alex Stamos, siber güvenlik sektöründe bu engelleme kararının somut ve teknik bir temeli olduğuna inanan neredeyse hiç kimsenin olmadığını belirtti.

Yapay zeka güvenlik şirketi Corridor’un yöneticilerinden olan ve daha önce Meta bünyesinde üst düzey güvenlik yöneticiliği yapan Stamos, Amazon tarafından hazırlanan teknik analiz raporlarında, Çin yapımı muadilleri dahil olmak üzere piyasadaki diğer modellerde bulunmayan ekstrem bir siber güvenlik riskine rastlanmadığını ifade etti.

Stamos, “Eğer yönetim ABD’nin yapay zeka yarışında Çin’i geçmesini gerçekten istiyorsa, bu hedefe giden yolda atılabilecek en mantıksız adımı atmıştır” şeklinde konuştu.

Halka arz süreçleri ve kamulaştırma tartışmaları

Denetimlerin sıkılaşması, SpaceX’in 12 Haziran’daki halka arzının ardından kendi hisselerini Wall Street’te halka açmaya hazırlanan OpenAI ve Anthropic’in planlarını karmaşıklaştırıyor.

OpenAI CEO’su Sam Altman ile ABD Ticaret Bakanı Howard Lutnick arasında hafta içinde gerçekleştirilen görüşmelerde bu kısıtlama kararları ele alındı.

Anthropic yönetimi ile federal hükümet arasındaki ilişkiler ise daha mesafeli bir seyir izliyor. Pentagon, yapay zekanın savaş ortamlarında kullanımına dair etik ve güvenlik kaygıları uyandırdığı gerekçesiyle Anthropic’i daha önce bir ulusal güvenlik riski olarak tanımlamış, Başkan Trump da federal kurumların Claude sohbet robotunu kullanmasını yasaklamıştı.

Anthropic’in bu karara karşı açtığı dava süreci federal mahkemelerde devam ediyor.

Ticaret Bakanı Lutnick, Anthropic yönetimine gönderdiği mektupta siber güvenlik kaygılarının giderilmesi konusunda önemli ilerleme kaydedildiğini belirtti.

Şirket ise cuma gecesi sağlanan kısmi onaydan memnuniyet duyduğunu ve modellerin genel kullanıcılara tekrar açılması için çalışmaya devam edeceğini duyurdu.

Öte yandan, Başkan Trump’ın önde gelen yapay zeka şirketlerinde devletin hisse sahibi olması fikrini gündeme getirmesi tartışmaları farklı bir boyuta taşıdı.

Trump, Amerikan halkının bu teknoloji devlerine bir nevi ortak olabileceği ve şirket hisselerinin bir kısmının kamuya devredilebileceği bir mülkiyet modeli üzerinde durduklarını açıklamıştı.

Anthropic, Çinli kullanıcılar için gizli veri izleme özelliğini devreye almış

Amerika

ABD Kongresi’nde Tibet hazırlığı

Yayınlanma

ABD Kongresi, sürgündeki Tibet hükümetinin daha fazla uluslararası kuruluşa dahil edilmesi için tasarı hazırlıyor.

Semafor’da yer alan habere göre, Oregon’un Demokrat Senatörü Jeff Merkley ile Idaho’nun Cumhuriyetçi Senatörü James Risch tarafından bir tasarı hazırlandı.

Tasarı, Trump yönetimini, Tibet’in sürgündeki hükümeti olan Merkezi Tibet Yönetimi’nin Birleşmiş Milletler’de gözlemci statüsü alması ve diğer uluslararası kuruluşlara dahil edilmesine yönlendirecek.

Yasa tasarısı, Tibet ile Çin arasındaki anlaşmazlığın çözülmesini talep ederek bunu “ABD için stratejik öneme sahip bir mesele” olarak nitelendiriyor.

Ayrıca tasarı, ABD hükümetine, müttefiklerini “Merkezi Tibet Yönetimi ile üst düzeyde ilişki kurmaya ve onu desteklemeye” teşvik etme talimatı veriyor.

Tasarının sahiplerinden Merkley şöyle konuştu:

“Tibet halkının insan hakları ve temel haysiyeti göz ardı edilemez. İki partinin ortak hazırladığı tasarı, ABD’nin bu temel özgürlükler ve geleceğe dair umutlar uğruna verdiği mücadelede Tibet’in yanında olacağına dair net bir mesaj veriyor.”

Risch ise tasarıya ilişkin olarak, “Çin’in otoriter yönetimine karşı direnişte kilit ortaklar olan Tibet halkını destekliyor ve Birleşmiş Milletler’de Çin’in zararlı etkisine karşı koyuyor,” dedi.

Senato tasarısına ayrıca Senatör Tim Kaine (Demokrat, Virginia), Senatör Todd Young (Cumhuriyetçi, Indiana), Senatör Jacky Rosen (Demokrat, Nevada) ve Senatör Rick Scott (Cumhuriyetçi, Florida) da ortak sponsor olarak imza attı.

Benzer bir yasa tasarısı, Temsilciler Meclisi’nde Temsilci Jim McGovern (Demokrat, Massachusetts) ve Temsilci Michael McCaul (Cumhuriyetçi, Teksas) tarafından sunuldu.

Yasa tasarısının akıbeti belirsiz olmakla birlikte, tasarının sunulması, Xi Jinping’in önümüzdeki ay Washington’a yapması beklenen ziyareti öncesinde Çin hükümetiyle gerginlikleri tırmandırabilir.

Okumaya Devam Et

Amerika

Tupac Shakur cinayetinde 30 yıl sonra yeni gelişmeler

Yayınlanma

Polis, neredeyse otuz yıl boyunca ünlü rapçi Tupac Shakur’un cinayetini çözemediğini söylemişti ama bir çete liderinin yeni açıklamaları gidişatı değiştirdi.

Eski bir çete lideri olan Duane “Keffe D” Davis konuşmaya başladı; röportajlarda ve anı kitabında arabadan ateş açılması olayını anlattı.

Washington Post’un aktardığına göre Davis, kamuoyunun ilgisini çeken bu çok ses getiren davada yargılanacak. Jüri seçimi, Shakur’un 7 Eylül 1996’da vurulduğu kavşaktan çok uzak olmayan Las Vegas’ta pazartesi günü başlayacak. Duruşmanın birkaç hafta sürmesi bekleniyor.

Davis, cinayet suçlamasını reddetti ve arka koltuktaki bir yolcunun Shakur’a ateş açtığı sırada kendisinin de arabada olduğunu söyledi.

Yetkililer, Davis’i tetikçi olduğu iddiasında bulunmadan cinayeti planlamakla suçluyor.

Yetkililer, Davis’in kamuoyuna yaptığı açıklamalar olmasaydı davanın hiç açılmayabileceğini belirtiyor.

Shakur, 25 yaşında öldüğünde şöhretinin zirvesindeydi ve dönemin en etkili sanatçılarından biri olarak anıldı. O yıl “California Love” gibi şarkılarla listelerin zirvesine çıkmıştı.

2017’de Shakur’un ölümünden sonra Rock & Roll Onur Listesi’ne kabul edilme töreninde konuşan rapçi Snoop Dogg, “Birçok kişi onu şimdi bir tür haydut süper kahraman olarak hatırlasa da, Tupac sadece bir insan olduğunu biliyordu ve müziği aracılığıyla daha önce hiç kimsenin yapamadığı şekilde kendini ifade etti,” demişti.

Yetkililer, silahlı çatışmanın Los Angeles bölgesindeki iki çete arasındaki rekabetten kaynaklandığını belirtiyor.

Mob Piru ve South Side Compton Crips. Polisin açıklamasına göre, Shakur’un plak şirketi Death Row Records, Mob Piru ile bağlantılıyken, Davis ise Crips’in “lideri ve karar vericisi” idi.

Her iki grubun üyeleri de çatışmanın yaşandığı gün, boksör Mike Tyson’ın MGM Grand Garden Arena’daki maçını izlemek üzere Las Vegas’taydı.

Polis, etkinliğin ardından Death Row Records ekibinin Davis’in yeğenini dövdüğünü belirtiyor.

Davis, 2019 yılında yayımlanan anılarında, “Nevada, Las Vegas’ta geçen o kader gecesinde Tupac ve onunla takılmayı seçtiği ekibin sınırı aştığını ve yeğenim Baby Lane’e el kaldırdığını” anlatıyor.

Davis, “Bir plak şirketinin stüdyo gangsterlerinin bize böyle davranmasına izin veremezdik,” diye yazmıştı.

Davis, Death Row Records grubuyla yüzleşmeye karar verdiğini yazdı ve ekibinin “diplomatik yaklaşımın işe yaramaması ihtimaline karşı” hazırlıklı olduğunu belirtti.

Okumaya Devam Et

Amerika

Ocasio-Cortez: Woke 1.0 çılgıncaydı

Yayınlanma

New York eyaletinden Demokrat Temsilci Alexandria Ocasio-Cortez, insanların COVID-19 salgını sırasında benimsediği bazı “radikal” tutumların bu olağanüstü koşulların bir sonucu olduğunu kabul etti ve insanların tutumlarını değiştirme hakkını savundu.

Pazar günü ABC’nin “This Week” programına konuk olan Ocasio-Cortez’e sunucu Jonathan Karl, Wisconsin’in Demokrat vali adayı Francesca Hong hakkında soru sordu.

Hong, George Floyd’un öldürülmesinin ardından yayılan protesto dalgası sırasında polise verilen fonların tamamen kaldırılmasını ve Şükran Günü’nün iptal edilmesini talep ettiği 2020-2021 yıllarına ait sosyal medya paylaşımlarından vazgeçtiğini açıklamıştı.

Ocasio-Cortez, görüşlerin zamanla değişebileceğini belirterek, New York Belediye Meclisi üyesi Chi Ossé’nin şu esprili sözlerini aktardı: “Woke 1.0 çılgıncaydı.”

Ocasio-Cortez şöyle devam etti:

“Aslında o dönemde yapılan tartışmaların oldukça verimli olduğunu düşünüyorum. Bence bugün suçtan bahsederken, suçu azaltma konusundaki yaklaşımımız eskisine kıyasla temelden farklı, değil mi? Ve bence hepimiz suç oranını olabildiğince düşük tutma hedefini paylaşıyoruz. Biliyorsunuz, karantina döneminde kullanılan söylemler elbette bugün kullandığımız söylemlerle aynı değil.”

Program sunucusu Jonathan Karl, daha önce aktif olarak savunduğu bir suçla mücadele çözümü olan “polis bütçesinin kesilmesi” konusundaki güncel tutumunu sorunca Ocasio-Cortez şu cevabı verdi:

“Bence bu dönemde ve… özellikle COVID sırasında, Overton penceresi [toplumsal görüşlerin kabul edilebilirlik sınırı] büyük ölçüde genişledi. Hayat durma noktasına gelmişti. Bu kapanmalar nedeniyle şimdiye kadar gördüğümüz en yüksek işsizlik oranlarından bazıları yaşandı ve bence bizi daha iyi bir duruma getirecek her türlü politikayı değerlendirme konusunda kapılar gerçekten açıktı; hatta o dönemde yapılan tartışmaların oldukça verimli olduğunu düşünüyorum.”

Ocasio-Cortez, Hong’u savunurken, Wisconsin seçimlerinde kimseyi desteklemeyi planlamadığını, bunun yerine “Kongre’yi geri kazanmaya” odaklandığını da belirtti.

Onun bu kararı, Hong’u desteklemekten kaçınan Senatör Bernie Sanders ve Amerika Demokratik Sosyalistleri’nin ulusal kanadının tutumuyla aynı çizgide.

Ocasio-Cortez, Hong’un görüşlerine ilişkin sorulara yanıt olarak, “Bence bu seçimlerin çoğu, şu anda bile olsa, ulusal bir boyut kazanma eğiliminde olacak. Fakat bu seçimler nihayetinde yerel ve tüm siyaset yerel. Anladığım kadarıyla Francesca Hong, seçim sürecinde varlığını açıkça ortaya koydu,” dedi.

AOC, Hong’un “eski görüşlerinden uzaklaştığını” da ekledi.

Ocasio-Cortez, karantina döneminde kullanılan söylemlerin “bugün kullanacağımız türden söylemler olmadığını” da sözlerine ekledi.

Demokrat Temsilci, “Bu adayların, seçmenlerine kim olduklarını ve şu anda hangi konularda kampanya yürüttüklerini anlatma fırsatına sahip olmalarından dolayı minnettarım,” diye ekledi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English