Amerika
Trump’ın yapay zeka hamlesi açık kaynaklı modelleri güçlendiriyor

ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin ulusal güvenlik ve siber güvenlik gerekçeleriyle OpenAI ve Anthropic gibi öncü yapay zeka laboratuvarlarının yeni modellerine getirdiği kısıtlamalar, teknoloji dünyasında açık kaynaklı alternatiflere olan yönelimi artırıyor. Sektör temsilcileri ve uzmanlar, hükümetin özel şirketlerin kontrolündeki modellere müdahale yetkisini kullanmasının, ABD’yi küresel rekabette ve özellikle Çin karşısında zayıflatabileceği çekincesini dile getiriyor.
Donald Trump yönetiminin özel yapay zeka modellerinin piyasaya sürülmesine yönelik getirdiği son kısıtlamalar, açık kaynaklı alternatif sitemlerin sivil ve ticari alandaki rolünü güçlendiriyor.
Federal hükümet, Anthropic ve OpenAI gibi yapay zeka geliştiricilerinin yeni nesil sistemlerinin dağıtımını siber güvenlik gerekçeleriyle sınırlandırırken, tek bir şirketin kontrolünde bulunan ve tescilli verilere dayanan bu modellere yönelik adeta bir “acil durum şalteri” mekanizması işletiyor.
Kamuya açık verilerden beslenen ve küresel düzeyde erişilebilir olan açık kaynaklı modellerin savunucuları ise Beyaz Saray’ın öncü yapay zeka laboratuvarlarına yönelik bu benzeri görülmemiş müdahalesinin dolaylı olarak Çin’in elini güçlendirebileceğini savunuyor.
Yapay zeka uzmanları, ABD genelinde güçlü sivil modellerin eksikliğinin Çin tarafından bir avantaja dönüştürülmesini engellemek için, ülke içindeki açık kaynaklı geliştirme faaliyetlerinin hızlandırılması gerektiğine işaret ediyor.
Data entegrasyon platformu Collibra’nın Üst Yöneticisi (CEO) Felix Van de Maele, konuya ilişkin değerlendirmesinde, modern işletmelerin büyük bölümünün halihazırda çoklu model ve çoklu ajan içeren karmaşık altyapılar üzerinde çalıştığını belirtti.
Şirketlerin kendi yönettikleri ve gerektiğinde mülkiyetine sahip oldukları kontrol mekanizmalarına ihtiyaç duyduklarını vurgulayan Van de Maele, “Yüz milyonlarca insana sunulmuş bir modelin, bir rakibin şikayeti üzerine sadece 90 dakika içinde geri çekilmesi talimatı verildiğinde, bu ihtiyacın ne kadar acil olduğu açıkça görülüyor. Bu durum yeni bir endişe yaratmadı, sadece var olan şüpheleri tamamen ortadan kaldırdı” ifadelerini kullandı.
Kısıtlamaların odağındaki modeller karanlığa gömüldü
Van de Maele, Trump yönetiminin geçen ay Amazon tarafından dile getirilen siber güvenlik çekincelerinin ardından Anthropic firmasına en yeni modelleri olan Claude Mythos 5 ve Fable 5’i yayından kaldırması için yalnızca 90 dakika süre vermesine atıfta bulundu.
Anthropic firmasının bu ihracat kontrolü talimatına uymasıyla birlikte her iki model de iki haftayı aşkın bir süre boyunca tamamen kapatıldı ve kısıtlamalar ancak geçen hafta hafifletilebildi.
Yaşanan bu süreç, özel yapay zeka üreticilerinin tek bir idari kararla milyonlarca kullanıcının sistemlere erişimini anında kesmek zorunda kalabileceğini gösterdi.
Özel mülk modellerin aksine, açık kaynak kodlu sistemler kamu malı olarak kabul ediliyor ve dileyen her kişi veya kurum tarafından indirilip amaca göre özelleştirilebiliyor.
Yapay zeka pazarının öncülerinden OpenAI, siber güvenlik risklerinin tespiti kapsamında Trump yönetiminin talebi üzerine yeni yapay zeka modelinin genel dağıtımını sınırlandırdığını duyurdu.
Şirketin en büyük rakiplerinden Anthropic de ABD Ticaret Bakanlığının iki hafta önce uygulamaya koyduğu fiili yasağın ardından, siber güvenlik odaklı en güçlü modelinin sınırlı bir şekilde kullanımına onay verildiğini açıkladı.
Her iki şirket de yeni modellerin yalnızca güvenilir ortaklardan oluşan küçük gruplara açılacağını belirtti. OpenAI, GPT-5.6 Sol adı verilen yeni ürünün sadece Trump yönetiminden onay alan müşteriler tarafından kullanılabileceğini bildirdi.
Şirket açıklamasında, “Hükümetin bu tür bir denetim sürecinin uzun vadeli bir standart haline gelmesi gerektiğine inanmıyoruz” değerlendirmesine yer vererek, mevcut test aşamasının gelecek haftalarda sağlanacak daha geniş erişim öncesinde geçici bir adım olduğunu kaydetti.
Anthropic tarafından geliştirilen sohbet robotu Claude’un Fable 5 ve Mythos 5 modelleri, yabancı ülke vatandaşlarının erişimini engelleyen Trump direktifine uyum sağlamak amacıyla tanıtımlarından birkaç gün sonra kapatılmıştı.
Hükümet, cuma günü bu modellerden Mythos 5 üzerindeki kısıtlamaları kaldırarak sistemin siber savunma uzmanları ve kritik altyapı sağlayıcılarından oluşan kısıtlı bir gruba yeniden açılmasına izin verdi.
Beyaz Saray ise öncü yapay zeka laboratuvarlarıyla hızlı büyüyen bu teknolojinin risk yönetimi konusunda işbirliğinin sürdüğünü bildirdi.
Beyaz Saray yapay zeka modellerine sınır getirmeye hazırlanıyor
Siber silah endişeleri ve ulusal güvenlik denetimleri
Federal yetkililerin endişeleri, Anthropic firmasının bu yılın başlarında Mythos modelinin yazılımlardaki güvenlik açıklarını bulma konusunda olağanüstü bir kabiliyete sahip olduğunu bildirmesiyle arttı.
Hükümet kaynakları, bu yeteneğin kötü niyetli bilgisayar korsanları tarafından kritik altyapı şebekelerine yönelik siber saldırılarda bir silaha dönüştürülebileceğinden endişe ediyor.
Başkan Trump, haziran ayı başında imzaladığı kararnameyle en gelişmiş yapay zeka sistemlerinin ulusal güvenlik riskleri açısından kamuoyuna sunulmadan önce 30 güne kadar federal düzeyde incelenmesini öngören bir mekanizma kurmuştu.
Kararnamede geliştiricilerin bu sürece katılımı gönüllülük esasına dayandırılsa da denetim altyapısının henüz tam olarak olgunlaşmadığı ifade ediliyor.
Trump’ın teknoloji ve bilim danışmanları kurulunun eş başkanlığını yürüten yatırımcı David Sacks, katıldığı bir yayında Anthropic CEO’su Dario Amodei’yi işaret ederek, “Dario birkaç ay önce Washington’a gelerek Mythos adında bir siber silah ürettiğini söyledi. Bu durum yetkililerde büyük bir tedirginliğe yol açtı. Modelin gelişmiş siber yetenekleri göz önüne alındığında bu endişelerde doğruluk payı bulunuyordu” dedi.
OpenAI ise İspanyolca “güneş” kelimesinden esinlenerek Sol adını verdiği yeni modelinin, siber saldırı gerçekleştirmekten ziyade güvenlik açıklarını bulma ve onarma konusunda insanlara yardımcı olmak üzere tasarlandığını açıkladı.
Şirket, sistemin kendi iç risk eşiklerini aşmadığını savunsa da başka araçlarla birleştirildiğinde öngörülemeyen siber risklerin ortaya çıkabileceğini kabul ederek kademeli bir dağıtım stratejisi izlediklerini duyurdu.
OpenAI, Sol modelini kullanmasına izin verilen yaklaşık 20 müşterinin kimliklerini ise henüz açıklamadı.
Sektör temsilcilerinden ve siyasetçilerden tepkiler
Yapay zekanın düzenlenmesine yönelik partiler üstü bir yasa tasarısının eş yazarı olan Demokrat Kongre Üyesi Lori Trahan, yaptığı açıklamada Trump yönetiminin uygulamalarını eleştirdi.
Trahan, “Trump yönetiminin hangi şirketin en yeni yapay zeka modeline erişebileceğine tek tek karar vermesinden derin endişe duyuyorum. Ortada bir yasa, şeffaf bir süreç veya denetim yok. Sadece Washington’daki bürokratlar kimin sistemin içinde, kimin dışında kalacağına karar veriyor” dedi.
Teknoloji sivil toplum kuruluşları ve siber güvenlik uzmanları da Anthropic’in daha güvenli bir sürüm olarak sunduğu Fable modelinin iki haftadır kapalı tutulmasını eleştiriyor.
Stanford Üniversitesi siber güvenlik uzmanlarından Alex Stamos, siber güvenlik sektöründe bu engelleme kararının somut ve teknik bir temeli olduğuna inanan neredeyse hiç kimsenin olmadığını belirtti.
Yapay zeka güvenlik şirketi Corridor’un yöneticilerinden olan ve daha önce Meta bünyesinde üst düzey güvenlik yöneticiliği yapan Stamos, Amazon tarafından hazırlanan teknik analiz raporlarında, Çin yapımı muadilleri dahil olmak üzere piyasadaki diğer modellerde bulunmayan ekstrem bir siber güvenlik riskine rastlanmadığını ifade etti.
Stamos, “Eğer yönetim ABD’nin yapay zeka yarışında Çin’i geçmesini gerçekten istiyorsa, bu hedefe giden yolda atılabilecek en mantıksız adımı atmıştır” şeklinde konuştu.
Halka arz süreçleri ve kamulaştırma tartışmaları
Denetimlerin sıkılaşması, SpaceX’in 12 Haziran’daki halka arzının ardından kendi hisselerini Wall Street’te halka açmaya hazırlanan OpenAI ve Anthropic’in planlarını karmaşıklaştırıyor.
OpenAI CEO’su Sam Altman ile ABD Ticaret Bakanı Howard Lutnick arasında hafta içinde gerçekleştirilen görüşmelerde bu kısıtlama kararları ele alındı.
Anthropic yönetimi ile federal hükümet arasındaki ilişkiler ise daha mesafeli bir seyir izliyor. Pentagon, yapay zekanın savaş ortamlarında kullanımına dair etik ve güvenlik kaygıları uyandırdığı gerekçesiyle Anthropic’i daha önce bir ulusal güvenlik riski olarak tanımlamış, Başkan Trump da federal kurumların Claude sohbet robotunu kullanmasını yasaklamıştı.
Anthropic’in bu karara karşı açtığı dava süreci federal mahkemelerde devam ediyor.
Ticaret Bakanı Lutnick, Anthropic yönetimine gönderdiği mektupta siber güvenlik kaygılarının giderilmesi konusunda önemli ilerleme kaydedildiğini belirtti.
Şirket ise cuma gecesi sağlanan kısmi onaydan memnuniyet duyduğunu ve modellerin genel kullanıcılara tekrar açılması için çalışmaya devam edeceğini duyurdu.
Öte yandan, Başkan Trump’ın önde gelen yapay zeka şirketlerinde devletin hisse sahibi olması fikrini gündeme getirmesi tartışmaları farklı bir boyuta taşıdı.
Trump, Amerikan halkının bu teknoloji devlerine bir nevi ortak olabileceği ve şirket hisselerinin bir kısmının kamuya devredilebileceği bir mülkiyet modeli üzerinde durduklarını açıklamıştı.
Anthropic, Çinli kullanıcılar için gizli veri izleme özelliğini devreye almış
Amerika
Trump ve Rubio, Kimberly Guilfoyle’u kovmayı değerlendiriyor

ABD’nin Yunanistan Büyükelçisi Kimberly Guilfoyle’un, görevi kötüye kullandığına dair haberler üzerine yakında görevden alınabileceği belirtiliyor.
Associated Press’i (AP) pazar günü üst düzey bir ABD’li yetkiliye atıfta bulunarak bildirdiği habere göre, Başkan Donald Trump ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Guilfoyle’un iddia edilen davranışları karşısında “son derece öfkeli” ve görevden alınmasını değerlendiriyor.
Yetkili, AP’ye, hangi önlemin alınacağına dair kararın muhtemelen pazartesi günkü Kolomb Günü tatilinden sonra bu hafta içinde verileceğini söyledi.
Görevden alınma kararı henüz teyit edilmedi.
Donald Trump Jr.’ın eski nişanlısı Guilfoyle, Wall Street Journal’ın (WSJ), Senato onay oturumundan kısa bir süre önce Trump’ın bağışçısı Eric Deters’tan 100.000 dolarlık American Express faturasını ödemesini istediğini bildirmesinin ardından bu hafta mercek altına alındı.
WSJ’nin incelediği mesajlara göre, Guilfoyle, Deters’a parayı doğrudan American Express’e havale etmesini tavsiye ederek bu işlemin yazılı bir iz bırakmayacağını belirtmiş ve ona Trump yönetiminin üst düzey yetkilileriyle temas kurmasında yardım etmeyi teklif etmişti.
Deters bu ödemeyi hiçbir zaman yapmadığını söyledi; Guilfoyle’un avukatı Jesse Binnall ise mesajların gerçekliğini reddetti.
Bu iddialar, Guilfoyle’un Yunanistan’daki davranışlarına ilişkin WSJ’nin daha önceki bir araştırmasının ardından ortaya çıktı.
ABD elçisi Kimberly Guilfoyle, Yunanistan’da ortalığı karıştırdı
Söz konusu araştırmada, Guilfoyle’un Yunan inşaat ve enerji şirketi Aktor Group’un çıkarlarını desteklediği ve şirketin kayıtlı lobicisi Christos Marafatsos’un üst düzey yetkililerle yaptığı özel diplomatik toplantılara kendisine eşlik etmesine izin verdiği iddia ediliyordu.
WSJ ayrıca, Guilfoyle’un Yunan yetkililerle yaptığı bir akşam yemeğinde, Romanya’daki siyasi gelişmeleri örnek göstererek ABD’nin Yunanistan hükümetini zayıflatacağını ima ettiğini bildirdi.
Yunanistan Dışişleri Bakanı, ülkenin Enerji Bakanı’nın herhangi bir tehditte bulunulduğunu yalanlaması nedeniyle Guilfoyle’u açıklama için çağırmaya gerek olmadığını belirtti.
Daily Mail’in haberine göre, bununla ayrı olarak, Dışişleri Bakanlığı’nın Genel Müfettişlik Ofisi, Guilfoyle’un büyükelçilik çalışanlarına yönelik muamelesi, özel seyahatleri, hediye kabulü ve ticari çıkarlarla olan ilişkileriyle ilgili iddialara ilişkin bir soruşturma başlattı.
Kaynaklar, Guilfoyle’un çalışanları işten atmakla tehdit ettiği iddia edilen düşmanca bir çalışma ortamından bahsetti.
Ayrıca, Guilfoyle’un önemsiz olaylar nedeniyle güvenlik ekibindeki bazı üyelerin rütbesini düşürdüğünü iddia ediyorlar.
Bunlardan biri, Guilfoyle’un Mikonos’ta tatil yaparken sabah saat 4’te gelen buz talebine cevap vermediği bildirilen bir görevli.
Genel müfettişlik ofisi, bir soruşturmanın varlığını ne doğruladı ne de yalanladı. Binnall, Daily Mail gazetesine verdiği demeçte, “Büyükelçinin herhangi bir suistimalde bulunduğu yönündeki tüm iddiaların dayanağı yoktur,” dedi.
Bu iddialar, Guilfoyle’un davranışlarının incelenmesini talep eden New Hampshire eyaleti Demokrat Senatörü Jeanne Shaheen ve New York eyaleti Demokrat Temsilcisi Gregory Meeks dahil olmak üzere Kongre’deki Demokratların dikkatini çekti.
Meeks, iddiaların doğrulanması halinde Guilfoyle’un görevden alınmasını istedi.
Başkan Yardımcısı JD Vance cuma günü bu tartışmaya değindi ve uygunsuz davranışların sonuçları olması gerektiğini kabul ederken, aceleci yargılarda bulunulmaması gerektiği konusunda uyarıda bulundu.
Amerika
Lula’nın seçim heyeti Meta şirketini Brezilya seçimlerine müdahaleyle suçladı

Brezilya Devlet Başkanı Lula’nın seçim heyeti, 25 Ekim’deki ikinci tur öncesinde paylaşımlarına erişim kısıtlaması getirildiği iddiasıyla Meta’yı seçimlere müdahale etmekle suçladı. Yüksek Seçim Mahkemesi şirkete açıklama yapması için 48 saat mühlet tanırken suçlamaları reddeden Meta, iddiaların gerçeği yansıtmadığını bildirdi.
Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva’nın seçim kampanyası heyeti, Facebook, Instagram ve WhatsApp sosyal medya platformlarının çatı kuruluşu Meta şirketini, devlet başkanlığı seçimlerinin 25 Ekim’de yapılacak ikinci turu öncesinde rakibi Senatör Flavio Bolsonaro lehine seçim sürecine müdahale etmekle suçladı.
France 24 televizyonunun aktardığı kampanya heyeti açıklamasına göre suçlamanın gerekçesini, Lula’nın sosyal ağlardaki paylaşımlarına yönelik uygulandığı iddia edilen erişim ve dağıtım kısıtlamaları oluşturuyor.
Lula’nın seçim heyetinin konuya ilişkin açıklamasında, “Bir dizi teknik aksaklık, Meta’nın eylemlerinin Flavio Bolsonaro’nun adaylığı lehine Brezilya’daki seçim sürecine bir müdahale girişimi teşkil ettiğine dair ciddi şüpheler uyandırıyor” ifadesine yer verildi.
Seçim heyeti, Meta’nın son günlerde Instagram üzerinde Devlet Başkanı Lula’nın paylaşımlarının yayılmasını ve öne çıkarılmasını sınırlandırdığını ileri sürdü.
Heyetin iddialarına göre resmi sayfadaki paylaşımlardan birinin görüntülenme istatistikleri geçici süreyle görünmez hale geldi ve bu durum doğrudan içeriklerin ulaştığı kişi sayısını düşürdü.
Açıklamada ayrıca, 4 Ekim’de düzenlenen ilk tur oylamasından önce de Devlet Başkanı Lula ile diğer sol çizgideki siyasetçilerin Instagram arama sonuçlarından kaybolduğu kaydedildi.
Yüksek Seçim Mahkemesi Meta’ya 48 saat süre tanıdı
Brezilya Yüksek Seçim Mahkemesi, 10 Ekim’de aldığı kararla Meta yönetimine konuyu açıklığa kavuşturması için 48 saat süre verdi.
Mahkeme şirketten, Lula’nın seçim heyetine ait paylaşımların dağıtımını kısıtlayıp kısıtlamadığını bildirmesini ve video izlenme verilerindeki olağan dışı dalgalanmaları açıklamasını istedi.
Karar uyarınca şirketin, Devlet Başkanı Lula’nın resmi hesaplarına uygulanan tedbirler hakkındaki ayrıntılı bilgileri yargıya sunması gerekiyor.
Meta şirketinin Brezilya temsilciliği ise suçlamaları geri çevirerek iddiaların asılsız olduğunu ve somut olgularla desteklenmediğini savundu.
Şirket açıklamasında, bahsi geçen teknik aksaklıkların büyük bölümünün yalnızca Brezilya ile ya da tek tek belirli hesaplarla sınırlı kalmadığını bildirdi.
Seçim mevzuatına tam uyum sağladığını vurgulayan teknoloji şirketi, platformlarında bütün aktörlere eşit koşullar sunmayı amaçladığını kaydetti.
Lula ikinci tura hazırlanıyor
Lula, seçimlerin ikinci turuna ilişkin hazırlıklarını değerlendirirken “Play-off karşılaşmalarında iyiyimdir” ifadesini kullandı.
Brezilya’da 2002, 2006 ve 2022 yıllarında olmak üzere üç kez devlet başkanı seçilen Lula, 25 Ekim’deki ikinci turda eski Devlet Başkanı Jair Bolsonaro’nun oğlu olan Senatör Flavio Bolsonaro ile yarışacak.
Flavio Bolsonaro, 4 Ekim’de düzenlenen ilk tur oylamasını birinci sırada tamamlamıştı.
Amerika
Trump’ın bütçeden ödenen televizyon reklamlarına yargı engeli

ABD’de federal yargı, kasım ayındaki kritik ara seçimler öncesinde Başkan Donald Trump’ın kendisini öne çıkaran ve kamu bütçesinden karşılanan tartışmalı televizyon reklamlarını 14 gün süreyle durdurdu. İç Güvenlik Bakanlığının 20 milyon dolarlık bütçesiyle hazırlandığı basına yansıyan reklamlar, vergi mükelleflerinin parasının siyasi propagandaya aktarıldığı gerekçesiyle hem Demokratların hem de Cumhuriyetçilerin tepkisini çekmişti.
ABD’de bir federal yargıç, kritik ara seçimlere haftalar kala siyasetin iki kanadından gelen yoğun tepkilerin ardından, ABD Başkanı Donald Trump’ın kendisini öne çıkaran ve kamu kaynaklarıyla finanse edilen kalan tüm televizyon reklamlarını iptal etmesine hükmetti.
ABD basınında yer alan haberlere göre Trump yönetimi, Trump yanlısı reklamların masraflarını karşılamak amacıyla İç Güvenlik Bakanlığı fonlarından 20 milyon dolar kullandı.
ABD Bölge Yargıcı Jennifer Rochon, yönetimin bu tür reklamları hazırlamasını veya yayımlamasını 14 gün süreyle engelleyen geçici bir tedbir kararı verdi.
Yargıç Rochon mahkeme kararında, davalıların itiraz konusu reklamların geliştirilmesini, oluşturulmasını, dağıtılmasını, yerleştirilmesini veya yayımlanmasını onaylayan herhangi bir sözleşmeye girmesini, mevcut sözleşmeleri yenilemesini ya da genişletmesini yasakladı.
Mahkeme kararına göre davacılar, yayımlanan reklamların Kongre tarafından yetki verilen amaçları aştığını, tanıtım ve propaganda kısıtlamalarını ihlal ettiğini ileri sürdü.
Davacılar, kendilerini temsil eden kâr amacı gütmeyen hukuk kuruluşu Democracy Forward aracılığıyla yaptıkları açıklamada, mahkemenin bu tür açıkça hukuka aykırı siyasi propaganda için daha fazla vergi mükellefi parasının harcanmasını önlemek adına hızlı hareket etmesinden memnuniyet duyduklarını kaydetti.
Democracy Forward üzerinden yayımlanan açıklamada ayrıca, bir başkanın kendi gündemini ilerletmek ve seçim sonuçlarını etkilemek amacıyla hükümet mekanizmasını ve Kongre tarafından başka kullanımlar için tahsis edilmiş kamu fonlarını kullanmasının hiçbir yasal dayanağının ve emsalinin olmadığı belirtildi.
Donald Trump kasım ayındaki oylamada doğrudan oy pusulasında yer almasa da Cumhuriyetçi Parti’nin Kongre’deki kontrolü elinde tutmasına yardımcı olmasını umduğu Cumhuriyetçi adaylar için yoğun kampanya yürütüyor.
Beyaz Saray ise kamu fonlarının kullanımını savunarak söz konusu reklamların kamu spotu niteliği taşıdığını iddia etti.
Eylül ayı sonunda yayımlanan ilk reklamda, arka planda “Love Me” (Beni Sev) şarkısı çalarken Trump’ın “Amerika asla komünist bir ülke olmayacak” dediği görüldü.
Yayımlanan bir diğer reklamda ise ekranda “ABD Hükümeti tarafından ödenmiştir” yazısı yer alırken, koridorda yürüyen Trump’ın siyah-beyaz görüntüleri eşliğinde “son savaş” uyarısı yaptığı aktarıldı.
Yayımlanan reklamlar hem Demokratların hem de Cumhuriyetçilerin tepkisini çekti.
Demokrat Senatör John Hickenlooper reklamları “yasa dışı” ve “propaganda” olarak nitelendirirken, bazı kıdemli Cumhuriyetçiler de duruma ilişkin çekincelerini dile getirdi.
Trump geçen hafta Truth Social platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, kendisini öne çıkaran reklamların parasını kendisinin ve siyasi seçim kampanyasının karşılayacağını belirtti.
Beyaz Saray yetkilileri ise daha sonra AFP’ye yaptıkları açıklamada, Trump’ın söz konusu paylaşımının kamu bütçesine geri ödeme yapılacağı anlamına gelmediğini kaydetti.
Görüş2 hafta önceEast-West Forum: Dünyanın artık kaçınamayacağı bir diyalog
Diplomasi2 hafta önceEast-West Forum İstanbul’da toplandı: Çok kutupluluk geri döndürülemez
Asya2 hafta önceKuzey Kore’den Batı hava savunmasını zorlayacak yeni taktik
Asya1 hafta önceÇin akaryakıt ihracatını durdurdu: Küresel pazarda tedarik daralıyor
Dünya Basını2 hafta önceÇin büyük güç kavramının anlamını nasıl dönüştürmek istiyor?
Asya2 hafta önceJapon iş dünyası heyeti Pekin’i ziyaret ederken Çin ‘tarihten ders çıkarma’ uyarısı yaptı
Dünya Basını2 hafta önceYarım trilyon dolarlık balon: Süper zeka söylemi gerçek zararları gizliyor
Dünya Basını1 hafta önceİktisatçı Richard Wolff: ABD’de oligarklar devleti rehin alarak piyasayı yönetiyor











