Bizi Takip Edin

Amerika

ABD’de Gizli Servis’in ihmaller zinciri raporlaştırıldı

Yayınlanma

ABD İç Güvenlik Bakanlığı Başmüfettişlik Ofisi, Donald Trump’a yönelik suikast girişimine dair raporunda ABD Gizli Servisi’nin güvenlik zafiyetlerini gözler önüne serdi. Raporda, kurumlar arası iletişim kopukluğu, insansız hava araçlarına karşı yetersiz önlemler ve tehdit algısındaki gecikmelerin suikast girişiminin engellenmesini imkansız kıldığı belgelendi.

ABD İç Güvenlik Bakanlığı Başmüfettişlik Ofisi, 2024 yılının yaz aylarında Pennsylvania eyaletindeki seçim mitingi sırasında ABD Başkanı Donald Trump’a yönelik düzenlenen suikast girişimine ilişkin kapsamlı raporunu yayımladı.

Raporda, ABD Gizli Servisi’nin tehdidi zamanında tespit edememesi ve Trump’ın yakın koruma ekibini uyaramamasının arkasında yatan yapısal iletişim sorunları ile operasyonel ihmaller ayrıntılarıyla aktarıldı.

Belgelere göre, yerel kolluk kuvvetleri tarafından iletilen 102 telsiz mesajı Gizli Servis ajanlarına ulaşmadı. Saldırıyı gerçekleştiren Thomas Matthew Crooks hakkında Gizli Servis’e yalnızca beş telefon araması ve üç kısa mesaj iletilebildiği saptandı.

Raporda, “Sonuç olarak Gizli Servis personeli, Başkan Trump’ın koruma ekibini şüpheli şahıs hakkında uyarmadı. Bu durum, Gizli Servis’in tüm kolluk kuvvetlerinin katılımıyla ortak bir iletişim merkezi kurmamasından kaynaklandı” tespiti yer aldı.

Bazı yakın koruma görevlileri, şüpheli şahsı arama çalışmalarından haberdar edilmeleri durumunda, Trump’ın sahneye çıkışını erteleyerek veya kendisini kürsüden uzaklaştırarak güvenliğini sağlayabileceklerini ifade etti.

Federal Soruşturma Bürosu (FBI), miting alanında ateş açan saldırganın 20 yaşındaki Thomas Matthew Crooks olduğunu açıklamıştı.

Silahtan çıkan kurşunun o dönem başkan adayı olan Trump’ın kulağını sıyırdığı olayda, miting alanındaki bir kişi hayatını kaybetmiş, iki kişi ise yaralanmıştı.

Saldırgan Crooks, olay yerinde Gizli Servis keskin nişancıları tarafından vurularak etkisiz hale getirilmişti.

MAGA tabanında Trump’a yönelik suikastin düzmece olduğuna dair inanç büyüyor

Drone savar sistemi işlevsiz kaldı

Rapordaki bulgular, saldırgan Crooks’un suikast girişiminden birkaç saat önce alanda insansız hava aracı (İHA) uçurduğunu, ancak Gizli Servis’in bu uçuşu ve saldırganın konumunu tespit edemediğini ortaya koydu.

Başmüfettişlik Ofisi, 13 Temmuz 2024 tarihindeki miting alanında insansız hava araçlarına karşı bir savunma sistemi kurulmuş olmasına rağmen, bu altyapının yeterli eğitime sahip olmayan tek bir operatör tarafından yönetildiğini ve sistemin etkinlik öncesinde test edilmediğini bildirdi.

Sistemde yaşanan teknik aksaklığı gidermek için operatörün saatlerce uğraştığı, bu esnada Crooks’un yaklaşık dokuz dakika boyunca insansız hava aracını miting alanı üzerinde serbestçe uçurduğu belirlendi.

Raporda, “Crooks, drone savar sisteminin çalışmadığı 15.51 ile 16.00 saatleri arasında cihazı yönetti. Drone, kamerasıyla miting sahnesini kaydedecek şekilde 471 yarda mesafeden ve yaklaşık iki saat sonra ateş açacağı AGR binasının çatısı üzerinden uçuş gerçekleştirdi” bilgisine yer verildi.

İnternette adres arandı

Kolluk kuvvetlerinin, saat 18.09’da Gizli Servis ile iletişime geçerek AGR binasının çatısındaki şüpheli şahıs konusunda uyarıda bulunduğu belgelendi.

Ancak ilgili Gizli Servis ajanı ile drone savunma operatörünün, söz konusu binanın konumunu sorgulamadığı ve durumu başlangıçta bir tehdit kaynağı olarak değerlendirmediği kaydedildi.

İlgili ajanın, şüpheli şahsa dair ihbarı aldığını dahi hatırlamadığı, iş yoğunluğunu gerekçe göstererek konuyu yanındaki operatöre devrettiği belirtildi.

Operatörün, binanın yerini yerel güvenlik güçlerine sormak yerine internet üzerinden aratmayı tercih ettiği ve bu arama faaliyetini sürdürdüğü sırada Crooks’un ilk ateşini gerçekleştirdiği rapor edildi.

Rapora göre, çatıda silahlı bir şahsın görüldüğüne dair Gizli Servis’e iletilen uyarıdan yalnızca iki dakika sonra, saat 18.11’de Crooks, Trump’ın bulunduğu yöne doğru sekiz el ateş etti.

Belgede, Gizli Servis personelinin, saldırgan ateş açana dek durumu doğrudan bir tehdit olarak tanımlamadığı vurgulandı.

Trump’a suikast girişimi; gerçekleşen kehanet, Amerika’nın sağı/solu

Amerika

ABD Kongresi’nde Tibet hazırlığı

Yayınlanma

ABD Kongresi, sürgündeki Tibet hükümetinin daha fazla uluslararası kuruluşa dahil edilmesi için tasarı hazırlıyor.

Semafor’da yer alan habere göre, Oregon’un Demokrat Senatörü Jeff Merkley ile Idaho’nun Cumhuriyetçi Senatörü James Risch tarafından bir tasarı hazırlandı.

Tasarı, Trump yönetimini, Tibet’in sürgündeki hükümeti olan Merkezi Tibet Yönetimi’nin Birleşmiş Milletler’de gözlemci statüsü alması ve diğer uluslararası kuruluşlara dahil edilmesine yönlendirecek.

Yasa tasarısı, Tibet ile Çin arasındaki anlaşmazlığın çözülmesini talep ederek bunu “ABD için stratejik öneme sahip bir mesele” olarak nitelendiriyor.

Ayrıca tasarı, ABD hükümetine, müttefiklerini “Merkezi Tibet Yönetimi ile üst düzeyde ilişki kurmaya ve onu desteklemeye” teşvik etme talimatı veriyor.

Tasarının sahiplerinden Merkley şöyle konuştu:

“Tibet halkının insan hakları ve temel haysiyeti göz ardı edilemez. İki partinin ortak hazırladığı tasarı, ABD’nin bu temel özgürlükler ve geleceğe dair umutlar uğruna verdiği mücadelede Tibet’in yanında olacağına dair net bir mesaj veriyor.”

Risch ise tasarıya ilişkin olarak, “Çin’in otoriter yönetimine karşı direnişte kilit ortaklar olan Tibet halkını destekliyor ve Birleşmiş Milletler’de Çin’in zararlı etkisine karşı koyuyor,” dedi.

Senato tasarısına ayrıca Senatör Tim Kaine (Demokrat, Virginia), Senatör Todd Young (Cumhuriyetçi, Indiana), Senatör Jacky Rosen (Demokrat, Nevada) ve Senatör Rick Scott (Cumhuriyetçi, Florida) da ortak sponsor olarak imza attı.

Benzer bir yasa tasarısı, Temsilciler Meclisi’nde Temsilci Jim McGovern (Demokrat, Massachusetts) ve Temsilci Michael McCaul (Cumhuriyetçi, Teksas) tarafından sunuldu.

Yasa tasarısının akıbeti belirsiz olmakla birlikte, tasarının sunulması, Xi Jinping’in önümüzdeki ay Washington’a yapması beklenen ziyareti öncesinde Çin hükümetiyle gerginlikleri tırmandırabilir.

Okumaya Devam Et

Amerika

Tupac Shakur cinayetinde 30 yıl sonra yeni gelişmeler

Yayınlanma

Polis, neredeyse otuz yıl boyunca ünlü rapçi Tupac Shakur’un cinayetini çözemediğini söylemişti ama bir çete liderinin yeni açıklamaları gidişatı değiştirdi.

Eski bir çete lideri olan Duane “Keffe D” Davis konuşmaya başladı; röportajlarda ve anı kitabında arabadan ateş açılması olayını anlattı.

Washington Post’un aktardığına göre Davis, kamuoyunun ilgisini çeken bu çok ses getiren davada yargılanacak. Jüri seçimi, Shakur’un 7 Eylül 1996’da vurulduğu kavşaktan çok uzak olmayan Las Vegas’ta pazartesi günü başlayacak. Duruşmanın birkaç hafta sürmesi bekleniyor.

Davis, cinayet suçlamasını reddetti ve arka koltuktaki bir yolcunun Shakur’a ateş açtığı sırada kendisinin de arabada olduğunu söyledi.

Yetkililer, Davis’i tetikçi olduğu iddiasında bulunmadan cinayeti planlamakla suçluyor.

Yetkililer, Davis’in kamuoyuna yaptığı açıklamalar olmasaydı davanın hiç açılmayabileceğini belirtiyor.

Shakur, 25 yaşında öldüğünde şöhretinin zirvesindeydi ve dönemin en etkili sanatçılarından biri olarak anıldı. O yıl “California Love” gibi şarkılarla listelerin zirvesine çıkmıştı.

2017’de Shakur’un ölümünden sonra Rock & Roll Onur Listesi’ne kabul edilme töreninde konuşan rapçi Snoop Dogg, “Birçok kişi onu şimdi bir tür haydut süper kahraman olarak hatırlasa da, Tupac sadece bir insan olduğunu biliyordu ve müziği aracılığıyla daha önce hiç kimsenin yapamadığı şekilde kendini ifade etti,” demişti.

Yetkililer, silahlı çatışmanın Los Angeles bölgesindeki iki çete arasındaki rekabetten kaynaklandığını belirtiyor.

Mob Piru ve South Side Compton Crips. Polisin açıklamasına göre, Shakur’un plak şirketi Death Row Records, Mob Piru ile bağlantılıyken, Davis ise Crips’in “lideri ve karar vericisi” idi.

Her iki grubun üyeleri de çatışmanın yaşandığı gün, boksör Mike Tyson’ın MGM Grand Garden Arena’daki maçını izlemek üzere Las Vegas’taydı.

Polis, etkinliğin ardından Death Row Records ekibinin Davis’in yeğenini dövdüğünü belirtiyor.

Davis, 2019 yılında yayımlanan anılarında, “Nevada, Las Vegas’ta geçen o kader gecesinde Tupac ve onunla takılmayı seçtiği ekibin sınırı aştığını ve yeğenim Baby Lane’e el kaldırdığını” anlatıyor.

Davis, “Bir plak şirketinin stüdyo gangsterlerinin bize böyle davranmasına izin veremezdik,” diye yazmıştı.

Davis, Death Row Records grubuyla yüzleşmeye karar verdiğini yazdı ve ekibinin “diplomatik yaklaşımın işe yaramaması ihtimaline karşı” hazırlıklı olduğunu belirtti.

Okumaya Devam Et

Amerika

Ocasio-Cortez: Woke 1.0 çılgıncaydı

Yayınlanma

New York eyaletinden Demokrat Temsilci Alexandria Ocasio-Cortez, insanların COVID-19 salgını sırasında benimsediği bazı “radikal” tutumların bu olağanüstü koşulların bir sonucu olduğunu kabul etti ve insanların tutumlarını değiştirme hakkını savundu.

Pazar günü ABC’nin “This Week” programına konuk olan Ocasio-Cortez’e sunucu Jonathan Karl, Wisconsin’in Demokrat vali adayı Francesca Hong hakkında soru sordu.

Hong, George Floyd’un öldürülmesinin ardından yayılan protesto dalgası sırasında polise verilen fonların tamamen kaldırılmasını ve Şükran Günü’nün iptal edilmesini talep ettiği 2020-2021 yıllarına ait sosyal medya paylaşımlarından vazgeçtiğini açıklamıştı.

Ocasio-Cortez, görüşlerin zamanla değişebileceğini belirterek, New York Belediye Meclisi üyesi Chi Ossé’nin şu esprili sözlerini aktardı: “Woke 1.0 çılgıncaydı.”

Ocasio-Cortez şöyle devam etti:

“Aslında o dönemde yapılan tartışmaların oldukça verimli olduğunu düşünüyorum. Bence bugün suçtan bahsederken, suçu azaltma konusundaki yaklaşımımız eskisine kıyasla temelden farklı, değil mi? Ve bence hepimiz suç oranını olabildiğince düşük tutma hedefini paylaşıyoruz. Biliyorsunuz, karantina döneminde kullanılan söylemler elbette bugün kullandığımız söylemlerle aynı değil.”

Program sunucusu Jonathan Karl, daha önce aktif olarak savunduğu bir suçla mücadele çözümü olan “polis bütçesinin kesilmesi” konusundaki güncel tutumunu sorunca Ocasio-Cortez şu cevabı verdi:

“Bence bu dönemde ve… özellikle COVID sırasında, Overton penceresi [toplumsal görüşlerin kabul edilebilirlik sınırı] büyük ölçüde genişledi. Hayat durma noktasına gelmişti. Bu kapanmalar nedeniyle şimdiye kadar gördüğümüz en yüksek işsizlik oranlarından bazıları yaşandı ve bence bizi daha iyi bir duruma getirecek her türlü politikayı değerlendirme konusunda kapılar gerçekten açıktı; hatta o dönemde yapılan tartışmaların oldukça verimli olduğunu düşünüyorum.”

Ocasio-Cortez, Hong’u savunurken, Wisconsin seçimlerinde kimseyi desteklemeyi planlamadığını, bunun yerine “Kongre’yi geri kazanmaya” odaklandığını da belirtti.

Onun bu kararı, Hong’u desteklemekten kaçınan Senatör Bernie Sanders ve Amerika Demokratik Sosyalistleri’nin ulusal kanadının tutumuyla aynı çizgide.

Ocasio-Cortez, Hong’un görüşlerine ilişkin sorulara yanıt olarak, “Bence bu seçimlerin çoğu, şu anda bile olsa, ulusal bir boyut kazanma eğiliminde olacak. Fakat bu seçimler nihayetinde yerel ve tüm siyaset yerel. Anladığım kadarıyla Francesca Hong, seçim sürecinde varlığını açıkça ortaya koydu,” dedi.

AOC, Hong’un “eski görüşlerinden uzaklaştığını” da ekledi.

Ocasio-Cortez, karantina döneminde kullanılan söylemlerin “bugün kullanacağımız türden söylemler olmadığını” da sözlerine ekledi.

Demokrat Temsilci, “Bu adayların, seçmenlerine kim olduklarını ve şu anda hangi konularda kampanya yürüttüklerini anlatma fırsatına sahip olmalarından dolayı minnettarım,” diye ekledi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English