Asya
Xi Jinping Çin Komünist Partisi’nin ‘küresel etkisini’ övdü

Çin Komünist Partisi’nin (ÇKP) kuruluşunun 105. yıl dönümünde konuşan Xi Jinping, parti üyelerine teyakkuz halinde kalmaları ve zorluklara hazırlıklı olmaları uyarısında da bulundu
Kritik kongreye bir yıl kala Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, Komünist Parti’nin hem ülke içindeki hem de küresel düzeydeki yönetim kapasitesine güçlü bir güven mesajı verdi. Xi, hızla değişen küresel rüzgârlar karşısında parti üyelerine disiplinli ve odaklanmış kalma çağrısında bulundu.
Çin Komünist Partisi’nin kuruluşunun 105. yıl dönümü dolayısıyla yaptığı kapsamlı konuşmada Xi, ÇKP’yi dünyanın en büyük iktidar partisi olarak nitelendirdi; partinin “önemli bir küresel etkiye” ve “halkın gerçek desteğine” sahip olduğunu söyledi.
Parti liderinin, Çin’i zor durumdaki bir ülkeden küresel bir süper güce dönüştüren geçmiş başarıları övmesi geleneksel bir tutum olsa da, bu yılki konuşmanın tonu Xi’nin önceki yıl dönümü konuşmalarına kıyasla belirgin biçimde daha özgüvenliydi.
Xi, partinin başarısının küresel kalkınma anlayışını kökten değiştirdiğini ve diğer gelişmekte olan ülkelere yeni bir model sunduğunu vurguladı.
Her beş yılda bir yapılan yıl dönümü konuşmasında, “Çin halkı, partinin liderliği altında yeni bir medeniyet biçimi yarattı ve diğer gelişmekte olan ülkeler için modernleşmeye giden yolları genişletti,” dedi.
Xi, “Ortak kader topluluğunun inşasını teşvik ediyoruz… Parti liderliğindeki sosyalist Çin, artık dünya barışının istikrar unsuru, küresel büyümenin katkı sağlayıcısı ve uluslararası düzenin savunucusu olarak evrensel biçimde kabul görüyor” ifadelerini kullandı.
Bu özgüven gösterisi, uluslararası dalgalanmaların arttığı bir döneme denk geliyor. İsveç’teki Uppsala Üniversitesi’nin bir araştırmasına göre geçen yıl, taraflarından birinde ya da her iki tarafında devletlerin yer aldığı 65 silahlı çatışma yaşandı. Bu sayı, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana kaydedilen en yüksek seviye oldu.
Ukrayna ile Rusya arasındaki savaşın yanı sıra ABD ile İran arasındaki çatışma da dahil olmak üzere büyük krizler hâlâ çözüme kavuşmuş değil.
Bu çalkantılı tablo karşısında Xi, parti üyelerine teyakkuz halinde kalmaları ve yaklaşan zorluklara hazırlıklı olmaları uyarısında bulundu. Çin’in “şiddetli rüzgârlar ve sert dalgalar” karşısında ayakta kalmaya hazır olması gerektiğini söyledi. Xi bu ifadeyi, muhtemel ekonomik, siyasi ve güvenlik krizlerini tanımlamak için sık sık kullanıyor.
Xi’ye göre bu baskılara dayanabilmek için parti disiplinli ve odaklanmış kalmalı; “partinin saflığını zedeleyen tüm unsurları kararlılıkla ortadan kaldırmalı”. Bu ifade, devam eden yolsuzlukla mücadele kampanyalarına açık bir gönderme niteliği taşıyor.
Aynı zamanda Xi, yetkililere esnek ve yaratıcı olmaları çağrısında bulundu; karmaşık küresel gerçekliklerin bilimsel analizi yoluyla risklerin öngörülmesi gerektiğini belirtti.
“Zor sorunlarla yüzleşmeye cesaret etmeli ve bunu başarmakta maharetli olmalıyız,” dedi. “Rakibimiz ne kadar güçlü, karşılaştığımız zorluklar ne kadar ağır olursa olsun, asla korkuya kapılmamalı ya da geri adım atmamalıyız… Demirden bir iradeyle her fırtınayı atlatabiliriz.”
Xi, eski Çin klasiği Belgeler Kitabı’na atıf yaparak parti üyelerine “büyük başarıların yüce hedefler, büyük davaların ise gayretli çaba gerektirdiğini” hatırlattı.
Konuşma, Pekin’deki Büyük Halk Salonu’nda düzenlenen büyük törende yapıldı. Zi burada, partiye olağanüstü katkıları nedeniyle sekiz kişiye 1 Temmuz Madalyası takdim etti.
Madalyayı alanlar arasında askerî gaziler, silah uzmanları ve yoksulluğun azaltılması ile toplum çalışmalarında görev alan yerel kamu görevlileri yer aldı. Partinin en yüksek bireysel onuru olan bu madalya, ilk kez 2021’de partinin kuruluşunun yüzüncü yılı kutlamaları sırasında 29 üyeye verilmişti.
Tören, kritik bir siyasi döneme denk geliyor. Parti, gelecek yıl yapılacak ulusal parti kongresi için hazırlıklara şimdiden başladı. Beş yılda bir düzenlenen bu kongrede yeni liderlik kadrosu açıklanacak ve Xi’nin parti lideri olarak bir beş yıl daha görev yapmasının onaylanması bekleniyor.
Savunma konusuna da değinen Xi, Halk Kurtuluş Ordusu’nun modernizasyonunun hızlandırılması çağrısında bulundu. Orduya, 1 Ağustos 2027’ye kadar yüzüncü yıl hedeflerine ulaşma talimatı verirken, 2050’ye kadar “dünya çapında” bir ordu inşa etme yönündeki daha geniş hedefin de sürdürülmesini istedi.
Xi, “ordunun siyasi inşasının kapsamlı biçimde ilerletilmesi” ve “silahlı kuvvetlerin hukuka uygun şekilde yönetilmesi” gerektiğini vurguladı. Bu sloganlar, Pekin’in ordu içindeki sert yolsuzlukla mücadele kampanyasıyla yakından bağlantılı.
Bu vurgu, Çin’in en üst düzey askerî karar alma organı olan Merkezi Askerî Komisyon’un yedi üyesinden beşi de dahil olmak üzere çok sayıda üst düzey generalin görevden alındığı Halk Kurtuluş Ordusu içindeki tasfiyelerin ardından geldi.
Hassas Tayvan meselesine ilişkin olarak Xi, Pekin’in uzun süredir dile getirdiği pozisyonu tekrarladı; ancak acil bir zaman çizelgesine işaret etmedi.
“Tayvan meselesini çözmek ve anavatanın tam birleşmesini gerçekleştirmek, partimizin sarsılmaz tarihî misyonu ve tüm Çin halkının ortak arzusudur,” dedi.
Xi, “Tayvan bağımsızlığı yanlısı ayrılıkçı güçlerin kararlılıkla bastırılacağını, dış güçlerin müdahalesine karşı çıkılacağını ve ulusal birleşme büyük davasının istikrarlı biçimde ilerletileceğini” söylerken, Boğaz’ın iki yakası arasında daha derin temaslar, ekonomik işbirliği ve bütünleşik kalkınma çağrısı da yaptı.
Xi ayrıca selefleri Mao Zedong, Deng Xiaoping, Jiang Zemin ve Hu Jintao’ya da saygılarını sundu; onların “Çin ulusunun büyük yeniden canlanmasına tarihî katkılarda” bulunduğunu söyledi.
Batı’daki geçmiş askerî değerlendirmeler, Halk Kurtuluş Ordusu’nun 2027 modernizasyon takvimini yakından Tayvan Boğazı’nda yaşanabilecek muhtemel bir çatışmayla ilişkilendirmişti. Ancak analistler, Xi’nin konuşmasındaki tonun ölçülü olduğuna dikkat çekti.
Pekin Birleşik Üniversitesi Tayvan Araştırmaları Enstitüsü profesörlerinden Zhu Songling, konuşmanın Tayvan konusunda hızlandırılmış bir takvimden ziyade “istikrarlı” bir ilerleyişe işaret ettiğini söyledi.
Zhu’ya göre Xi’nin sözleri, Pekin’in birleşme hedefini kendi belirlediği tempoda sürdüreceğini; gerekli siyasi, ekonomik ve uluslararası koşulları zaman içinde sistematik biçimde inşa etmeye odaklanacağını gösterdi.
Tsinghua Üniversitesi Ulusal Stratejik Araştırmalar Enstitüsü kıdemli araştırmacısı Xie Maosong ise Zi’nin konuşmasının, Çin-ABD rekabetinin yoğunlaştığı bir dönemde özgüven mesajı verdiğini belirtti.
“ABD, Çin tarafından geride bırakılmayı elbette kabul etmek istemiyor. Bu da Washington’ın Pekin’e karşı çeşitli çevreleme yöntemlerine başvurmasına yol açıyor,” dedi.
“Ancak Çin-ABD ilişkileri artık stratejik istikrar aşamasına ulaşmış durumda. Bu da esasen iki ülke arasındaki güç dinamiğinin kabaca dengelenmeye başladığı anlamına geliyor” diye ekledi.
Asya
Çin Merkez Bankası, bağımsız beş yıllık planda yuanın küreselleşmesini hedefliyor

Çin Merkez Bankası, en az on yıl sonra ilk kez hazırladığı bağımsız beş yıllık planda yuanın küreselleşmesini hedefliyor. Analiste göre strateji, Pekin’in finansal güç merkezi olma hedeflerini yönlendirebilecek “güçlü bir merkez bankası” inşa etme çabasına işaret ediyor
Çin Merkez Bankası, önümüzdeki beş yıla ilişkin stratejik önceliklerini bağımsız bir plan halinde ortaya koydu. Pekin, ülkeyi büyük bir “finansal güç merkezi” haline getirmeye çalışırken yuanın uluslararasılaşmasını gündemin üst sıralarına yerleştirdi.
Çin Halk Bankası (PBOC), pazartesi günü yayımladığı açıklamada, yeni bir reform ve kalkınma planı kapsamında 15. Beş Yıllık Plan dönemi için genel hedeflerini açıkladı. Bu ana plana dokuz ayrı eylem planı eşlik edecek. Belgeye göre önceliklerden biri, yuanın uluslararası ticaret, yatırım ve finansmandaki rolünü genişletmenin yanı sıra offshore yuan piyasalarını geliştirerek para biriminin küresel kullanımını ilerletmek olacak.
PBOC ayrıca, sınır ötesi yuan ödeme sistemini güçlendirmeyi ve sistemi daha “çok katmanlı ve geniş tabanlı” hale getirmeyi hedeflediğini belirtti. Bu yaklaşım, ABD dolarına dayalı küresel finans sistemine bağımlılık konusundaki kaygılar sürerken Pekin’in son yıllarda yuanın uluslararasılaşmasını teşvik etme ve alternatif ödeme altyapıları geliştirme yönündeki çabalarıyla örtüşüyor.
Bu çeşitlendirme çabaları, son dönemde hızla büyüyen panda tahvili piyasasındaki genişlemeyle birlikte ivme kazandı. Çin iç piyasasında yabancı kuruluşlar tarafından ihraç edilen yuan cinsinden borçlanma araçları olan panda tahvilleri, yatırım bankası Goldman Sachs tarafından “tarihi bir fırsat” olarak nitelendirildi.
Standard Chartered’ın Büyük Çin ve Kuzey Asya Başekonomisti Ding Shuang, merkez bankasının kendi başına yayımladığı bağımsız beş yıllık planların geçmişte nispeten nadir görüldüğünü söyledi.
“Mevcut adım, Çin’in finansal bir güç merkezi olma vizyonunda ‘güçlü bir merkez bankası’ inşa edilmesine verilen önemle bağlantılı olabilir,” dedi.
South China Morning Post tarafından yapılan incelemeye göre PBOC, 13. veya 14. Beş Yıllık Plan dönemlerinde bağımsız bir beş yıllık plan yayımlamadı. Önceki planlar genellikle daha geniş finans sektörünü kapsıyor ve diğer kamu kurumlarıyla ortaklaşa hazırlanıyordu.
“Finansal güç merkezi” şeklindeki genel vizyon, 2023 yılında beş yılda iki kez düzenlenen Merkezi Finans Çalışmaları Konferansı’nda ortaya çıktı. Cumhurbaşkanı Xi Jinping bu vizyonu altı temel sütun üzerinden tanımladı; bunların başında uluslararası alanda yaygın biçimde kullanılan “güçlü bir para birimi” ile “güçlü bir merkez bankası” yer alıyor.
PBOC açıklamasında ayrıca, Şanghay’ın uluslararası bir finans merkezi olarak gelişiminin hızlandırılması, Hong Kong’un mevcut küresel finans merkezi statüsünün güçlendirilmesi ve “daha açık koşullar altında finansal istikrarı koruma kapasitesinin artırılması” çağrısında bulundu.
Merkez bankası bunun yanı sıra, yuanın döviz kurunun oluşumunda piyasa güçlerinin belirleyici olmasına izin verme ve para birimini makul ve dengeli bir seviyede genel olarak istikrarlı tutma yönündeki tutumunu yineledi.
Yurt içinde ise PBOC, büyük ulusal stratejilere, stratejik sektörlere ve ekonominin zayıf halkalarına “hedefli ve güçlü” destek sağlamak amacıyla finans politikası çerçevesini geliştirme taahhüdünde bulundu. Planda ayrıca teknolojik inovasyonu destekleyen bir finans sistemi oluşturulması, tahvil piyasası bünyesinde bir “teknoloji kurulu” geliştirilmesi ve tüketici harcamalarını artırmak amacıyla finansal teşviklerin güçlendirilmesine yönelik girişimler öne çıkarıldı.
PBOC ayrıca makro ihtiyati denetimin kapsamını genişletmeyi, düzenleyici araç setini çeşitlendirmeyi ve dijitalleşmiş, hukukun üstünlüğüne dayalı bir merkez bankasının geliştirilmesini ilerletmeyi planladığını belirtti.
Çin Merkez Bankası açıklamasında, “Çin Halk Bankası, planda ortaya konulan tedbirleri hayata geçirmek, Çin’in finansal bir güç merkezi haline gelmesini hızlandırmak ve yüksek kaliteli ekonomik kalkınmayı desteklemek için elinden gelen tüm çabayı gösterecektir,” ifadelerini kullandı.
Asya
Güney Kore Savunma Bakanlığı nükleer denizaltı programı için özel ekipler kuruyor

Savunma Bakanlığı yetkilileri salı günü yaptığı açıklamada, Güney Kore’nin nükleer enerjili denizaltı programından sorumlu yeni birimlerin bu hafta Savunma Bakanlığı ve silah tedarik kurumu bünyesinde faaliyete geçirileceğini bildirdi. Güney Kore böylece askeri denizaltı inşa etme çalışmalarını hızlandırmayı hedefliyor.
Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Jang Bogo N programının geliştirilmesini denetlemek ve ilgili kurumlarla işbirliğine öncülük etmek üzere Savunma Bakanlığı bünyesinde bir politika ve planlama birimi kurulacak.
Yeniden yapılanma planı gün içinde yapılan Bakanlar Kurulu toplantısında onaylandı ve cuma günü resmen yürürlüğe girecek.
Yeni birim, nükleer enerjinin kullanımına ilişkin uluslararası güvenlik önlemlerini denetleyen Birleşmiş Milletler nükleer gözlem kuruluşu Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ve ABD ile yapılacak istişareler yoluyla nükleer yakıt kullanımına ilişkin hukuki ve kurumsal çerçevenin oluşturulmasını amaçlayan çalışmalardan sorumlu olacak.
Birim ayrıca Ulusal Meclis’te nükleer enerjili denizaltı programına ilişkin özel bir yasanın çıkarılması için de çalışacak.
Savunma Tedarik Programı İdaresi (DAPA) ise mevcut denizaltı program ofisini daha büyük bir birime dönüştürdü. Bu birim altında, gemilerin tasarım ve inşasının yanı sıra yakıt için nükleer reaktörlerin temini dahil olmak üzere tüm geliştirme süreciyle ilgilenecek iki ekip oluşturuldu.
Güney Kore, Kuzey Kore’den kaynaklananlar da dahil olmak üzere bölgesel tehditlere karşı caydırıcılığını artırma çabalarının bir parçası olarak, yüzde 20’nin altında zenginleştirilmiş yüksek yoğunluklu düşük zenginleştirilmiş uranyumla çalışan nükleer tahrikli denizaltılar inşa etmeyi öngören Jang Bogo N programını mayıs ayı sonlarında açıkladı.
Washington projeye Seul’e yeşil ışık yaktı ve iki taraf, liderlerinin geçen yıl ekim ayında düzenlenen zirvede vardığı güvenlik anlaşmasını ileriye taşımak amacıyla ön görüşmelere başladı.
Güney Kore, Washington ile imzaladığı nükleer işbirliği anlaşması uyarınca uranyumu askeri amaçlarla kullanmaktan fiilen men edilmiş durumda. Bu nedenle, konvansiyonel silahlarla donatılmış nükleer tahrikli taarruz denizaltılarını edinmek için ABD’nin desteklediği özel düzenlemelere ihtiyaç duyuyor.
Hükümet, ilk denizaltıyı 2030’ların ortalarına kadar denize indirmeyi, savaş gemisini ise 2030’ların sonlarında operasyonel hizmete sokmayı planlıyor.
Ordunun hedeflenen dönem içinde en az üç adet 8 bin tonluk nükleer enerjili denizaltı inşa etmeyi amaçladığı değerlendiriliyor.
Vietnam, yerli üretim en büyük denizaltı savunma gemisinin inşasına başladı
Asya
Vietnam, yerli üretim en büyük denizaltı savunma gemisinin inşasına başladı

Vietnam, ülkenin bugüne kadar yerli imkanlarla üretilen en büyük ve en gelişmiş denizaltı savunma fırkateyni olarak tanımladığı savaş gemisinin inşasına başladı. Gelişmeyi, orduya ait bir gazete duyurdu.
Quan Doi Nhan Dan gazetesinin pazartesi günü geç saatlerde yayımladığı habere göre gemi, Savunma Bakanlığına bağlı Da Nang kentindeki Song Thu Tersanesi’nde inşa ediliyor. Gemide kullanılacak silahların ve askeri teçhizatın büyük bölümü de ülke içinde geliştirilecek veya monte edilecek.
Uzun süredir diğer kıyıdaş ülkelerle Güney Çin Denizi’nde deniz yetki alanı anlaşmazlıkları yaşayan Vietnam, kendi yerli savunma üretim kapasitesini artırmaya çalışıyor.
Hükümetten yapılan açıklamaya göre proje, Vietnam’ın “özerk, kendine yeterli, kendi gücünü geliştiren, çift kullanımlı ve modern” bir savunma sanayisi oluşturma politikasını yansıtıyor.
Haberde, ordu tarafından işletilen telekomünikasyon ve teknoloji grubu Viettel’in, diğer savunma araştırma ve üretim birimleriyle birlikte geminin inşası sürecinde donanma ve Song Thu Tersanesi ile yakın çalışacağı belirtildi. Bu işbirliği, silah ve teçhizatın geliştirilmesi ve gemiye entegrasyonunu da kapsayacak.
Vietnam donanması son birkaç on yılda kapsamlı bir modernizasyon sürecinden geçti. Bu kapsamda Rus yapımı Kilo sınıfı denizaltılar ve Gepard sınıfı fırkateynler satın alınırken, yerli üretim füze botları ve devriye gemilerinden oluşan filo da giderek genişletildi.
Vietnam, yerli savunma üretimini artırmak ve askeri teçhizat tedarik kaynaklarını çeşitlendirmek amacıyla, iki yılda bir düzenlenen Vietnam Uluslararası Savunma Fuarı’nın üçüncüsüne aralık ayında Hanoi’de ev sahipliği yapacak.
Diplomasi2 hafta öncePaşinyan’dan Moskova’ya demiryolu resti
Dünya Basını2 hafta önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 2
Avrupa2 hafta önce‘Yeraltı ülkesi’ geri geliyor: İsviçre sığınaklarında yeni ‘savaş düzenlemesi’
Dünya Basını1 hafta önceMilyarder Elon Musk: Paranın hiçbir değerinin kalmayacağı döneme giriyoruz
Görüş2 hafta önceAteş altındaki Mısır: Dimyat saldırısı küresel enerji piyasaları için ne anlama geliyor?
Dünya Basını2 hafta önceABD-Japonya ittifakını savaşa hazır hâle getirmek için altı maddelik plan
Asya2 hafta önceÇin, ileri düzey çip üretimi açısından kritik önemedeki yerli litografi makinelerinin seri üretimine başladı
Dünya Basını2 hafta öncePekin ve Brüksel, küresel enerji geçişinin kurallarını baştan yazıyor










