Rusya
Rusya’da yoksulluk oranı yüzde 7,7’ye geriledi

Rusya Federal Devlet İstatistik Servisi (Rosstat), 2026 yılının ilk çeyreğinde ülkedeki yoksulluk oranının geçen yılın aynı dönemine göre 0,4 yüzde puan azalarak yüzde 7,7’ye gerilediğini bildirdi. Kurum, bu düşüşün temel nedeninin maaş artışlarına bağlı olarak halkın gelirlerinde yaşanan yükseliş olduğunu açıkladı.
Rusya Federal Devlet İstatistik Servisi (Rosstat), 2026 yılının ilk çeyreğinde ülkedeki yoksulluk oranlarına ilişkin verileri paylaştı.
Rosstat’ın RBK gazetesine aktardığı verilere göre, gelirleri yoksulluk sınırının altında kalan Rusya vatandaşlarının oranı, 2026’nın ilk üç ayında yüzde 7,7 olarak kayda geçti. Bu oran, 2025 yılının aynı dönemine kıyasla 0,4 yüzde puanlık bir düşüşe işaret etti.
Yoksulluk oranındaki bu gerilemeyi değerlendiren kurum yetkilileri, “Yoksulluk seviyesinin düşmesinde, maaş artışları sayesinde halkın gelirlerinde yaşanan yükseliş etkili oldu” açıklamasında bulundu.
Rosstat, 2026’nın ilk çeyreği itibarıyla Rusya’daki yoksulluk sınırının 17 bin 606 ruble olarak belirlendiğini bildirdi.
İstatistik kurumunun hesaplamalarına göre, Rusya halkının nominal nakit gelirleri 2026’nın ilk üç ayında, 2025’in aynı dönemine göre yüzde 8,6 oranında artış gösterdi.
Bu dönemde reel nakit gelirlerde yüzde 2,6, enflasyondan ve zorunlu ödemelerden arındırılmış reel kullanılabilir nakit gelirlerde ise yüzde 1,5 oranında büyüme kaydedildi. Öte yandan, 2026’nın ilk çeyreğinde yıllık enflasyon oranı yüzde 5,92 olarak gerçekleşti.
Açıklanan verilerde halkın nakit gelir yapısındaki değişimler de yer aldı. Yılın ilk üç ayında, toplam gelirler içinde iş gücü ödemelerinin payı artarken; girişimcilik, sosyal ödemeler, mülk gelirleri ve diğer kategorilerin payı azaldı.
Bununla birlikte, iş gücü ödemeleri ile sosyal ödemeler toplam gelirler içindeki yüksek ağırlığını korudu. İş gücü ödemeleri 19,0 trilyon ruble ile gelirlerin yüzde 63’ünü oluştururken, sosyal ödemeler 4,9 trilyon ruble ile yüzde 16,2’lik bir paya sahip oldu.
Rosstat, bu dönemde aylık ortalama nominal maaşın yüzde 15,1, reel maaşın ise yüzde 8,7 artarak 106 bin 979 rubleye ulaştığını bildirdi. Ortalama emekli maaşı ise yüzde 8,8’lik artışla 25 bin 263,52 ruble seviyesine yükseldi.
Ülkedeki en düşük gelirli grupların nominal gelirleri de maaş artışları ve adrese teslim sosyal destek mekanizmaları sayesinde yüzde 10,2 oranında arttı.
Ekonomik beklentilere ilişkin olarak Rusya Ekonomik Kalkınma Bakanlığı, mayıs ayında yayımladığı “Ekonomik İşleyiş Senaryo Koşulları” raporunda, Rusya vatandaşlarının reel maaşlarının 2026 yılı genelinde yüzde 2,2 oranında artacağını öngörmüştü.
Bakanlık, nominal maaş artışının ise yüzde 7,9 seviyesinde gerçekleşmesini bekliyor. Bu tahmin, 2025 yılında kaydedilen yüzde 13,5’lik nominal büyüme hızına kıyasla bir yavaşlama anlamına geliyor.
Rusya
Rusya’da Duma bütçe sınırlarını kaldırdı: Hükümet borçlanmayı artırabilecek

Rusya parlamentosunun alt kanadı Duma, hükümete bütçe kanununda belirlenen limitlerin üzerinde harcama yapma ve devlet borcunu artırma yetkisi veren bütçe kodu değişikliklerini kabul etti. Hükümetin hafta başında sunduğu ve aynı gün içinde üç okuması birden tamamlanarak hızlandırılmış usulle yasalaşan düzenlemeyle, cari yıl bütçesinde planlanan 44 trilyon rublelik harcama sınırının aşılabilmesinin önü açıldı.
Rusya parlamentosunun alt kanadı Duma, çarşamba günü, hükümetin bütçe kanunuyla belirlenen limitlerin ötesinde harcamaları ve devlet borcunu artırmasına izin veren bütçe kodu değişikliklerini kabul etti.
Hükümet tarafından hafta başında sunulan belge, aynı gün içinde üç okuması birden gerçekleştirilerek ekspres rejimde yasalaştı. Düzenlemeye göre kabine, cari yıl bütçesinde planlanan 44 trilyon rublelik harcamanın üzerinde artışa gidebilecek.
Yasanın açıklama notunda, hükümetin bütçe açığını “Rusya Federasyonu’nun belirlenen üst iç devlet borcu sınırını aşacak şekilde” finanse edebileceği belirtildi.
Maliye Bakan Yardımcısı İrina Okladnikova, Dumadaki oylama öncesinde yaptığı açıklamada, yeni yetkilerin değişen koşullara tepki verebilmek için gerekli olduğunu ifade etti.
Okladnikova, “Bu yetki bize artık her ay veya her çeyrekte değil, sadece her gün meydana gelen değişikliklere tepki verebilmemiz için gerekiyor” dedi.
Hükümet, katma değer vergisi (KDV) ile küçük işletmelere yönelik vergilerin artırılması sayesinde yaklaşık 3 trilyon ruble ek gelir toplamayı hesaplayarak, bütçe kanununda federal hazine açığını geçen yılki 5,6 trilyon rubleden 3,8 trilyon rubleye düşürmeyi öngörmüştü.
Ancak mayıs ayı sonu itibarıyla bütçedeki açık, geçen yılın aynı tarihindeki değerleri ikiye katlayarak 6 trilyon rubleye ulaştı.
Maliye Bakanı Anton Siluanov geçen hafta yaptığı uyarıda, 2026 yılındaki bütçe açığının plana kıyasla “bir miktar artacağını” bildirdi.
Siluanov, hükümetin bu açığı borçlanma yoluyla finanse etmeyi planladığını, borçlanma hacmindeki artışın ise geçen yılki kadar önemli olmayacağını kaydetti.
Maliye Bakanlığı 2025 yılında 4,8 trilyon ruble borçlanmayı planlamış, ancak bütçe açığının ilk plana kıyasla neredeyse beş kat artması üzerine borçlanma miktarını 7 trilyon rubleye yükseltmişti.
2026 yılı bütçe kanununa göre, iç piyasadaki yıllık borçlanma planı devlet tahvillerinin nominal değeri üzerinden 5,5 trilyon ruble seviyesinde bulunuyor. Maliye Bakanlığı yıl başından bu yana yaklaşık 3,1 trilyon rublelik borçlanma gerçekleştirdi.
Diğer ülkelerle karşılaştırıldığında Rusya’nın devlet borcu, gayri safi yurt içi hasılanın (GSYİH) yüzde 20’sinden daha az bir oranla düşük bir seviyede kalıyor.
Ancak yüksek faiz oranları nedeniyle bu borcun servis edilmesi giderek daha maliyetli hale geliyor.
Reuters’ın hesaplamalarına göre, Rusya’nın federal bütçe harcamaları içinde borç faizi ödemelerinin payı bu yıl yüzde 9’a yaklaşarak eğitim ve sağlık alanındaki toplam harcamaları geride bırakacak. Bu oran, Rusya’nın Ukrayna’daki askeri faaliyetlerin başlamasından önceki dönem olan 2021 yılında devlet borcu servisi için harcadığı miktarın iki katına tekabül ediyor.
Rusya
Rusya Merkez Bankası anketinde dolar tahmini düştü

Rusya Merkez Bankası’nın düzenlediği ankete katılan analistler, 2026-2028 dönemine ilişkin dolar kuru tahminlerini aşağı yönlü revize etti. Ekonomistler rublenin önceki beklentilere kıyasla daha güçlü bir seyir izleyeceğini öngörürken, GSYH ve petrol fiyatı tahminlerinde de değişikliğe gitti.
Rusya Merkez Bankası tarafından 5-9 Haziran tarihleri arasında düzenlenen ankete katılan analistler, 2026-2028 yılları için dolar kuru tahminlerini yeniden düşürdü.
Merkez Bankasının haziran ayı Makroekonomik Genel Bakış raporuna göre, farklı kurumlardan 31 ekonomistin katıldığı çalışma, rublenin nisan ayındaki beklentilere kıyasla daha güçlü olacağını ortaya koydu.
Ekonomistlerin nisan ayı anketiyle karşılaştırmalı yeni ortalama dolar kuru tahminleri şu şekilde gerçekleşti:
2026 yılı için nisan ayındaki 81,2 rublelik tahmin 78,1 rubleye geriledi.
2027 yılı için 89 ruble olan beklenti 86,2 rubleye düşürüldü.
2028 yılı için ise 96,3 ruble olan tahmin 94,3 ruble olarak güncellendi.
Analistler, döviz kurunun yanı sıra diğer bazı makroekonomik göstergelere ilişkin beklentilerini de gözden geçirdi. Buna göre, gelecek yıl için ortalama politika faizi beklentisi az azalarak yüzde 10,7’den yüzde 10,6’ya çekildi.
Politika faizine dair şubat ayı anketiyle karşılaştırmalı diğer tahminler ise 2026 yılı için yüzde 14,1 ve 2028 yılı için yüzde 9 seviyesinde değişmeden kaldı.
Diğer taraftan anket katılımcıları, bu yıl için gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYH) büyüme beklentisini yüzde 1’den yüzde 0,7’ye düşürerek kötüleştirdi. Vergilendirmeye esas teşkil eden petrol fiyatı tahmini ise 2026 yılı için varil başına 65 dolardan 70 dolara yükseltildi.
Rus rublesi, küresel petrol fiyatlarının yüksek seyretmesi ve ihracatçı şirketlerin piyasaya sunduğu fazla döviz arzı gibi faktörlerin etkisiyle bu yıl birçok piyasa aktörünün beklediğinden daha güçlü kalmaya devam ediyor.
Buna karşın Sberbank Başkanı German Gref, haziran ayı başında yaptığı açıklamada rublenin zayıflamasının an meselesi olduğunu savundu.
Gref, “Yeni kara kuğular ortaya çıkmazsa, tüm parametrelere göre ruble yıl sonunda kesinlikle 80 rubleyi aşmalı. Bizim tahminimiz 85 ruble yönündeydi ve bu tahmini henüz değiştirmiyoruz” dedi.
Alfa Bank analistleri de rublenin aşırı değerlenme bölgesinden çıkacağını öngörüyor. Bankanın tahminlerine göre dolar kuru haziran-temmuz aylarında 74-76 ruble aralığına dönecek ve ikinci çeyrekte yükselişini sürdürecek.
Uzmanlar, bu doğrultuda 2026 yılının tamamında ortalama dolar kurunun 82,6 ruble seviyesinde gerçekleşmesini bekliyor. Bu veri, Merkez Bankasının haziran ayı anketindeki medyan tahminin üzerinde bulunuyor.
Rusya
Putin: Enflasyon düşüyor, faiz indirimi beklenebilir

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ekonomi yönetiminin enflasyonu yavaşlatmaya yönelik adımlarının sonuç verdiğini belirterek politika faizinde düşüşün devam etmesinin beklenebileceğini söyledi. İş dünyası temsilcileri ise ekonomik aktiviteyi desteklemek için faiz oranının yıl sonuna kadar tek haneye inmesini umut ediyor.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, çarşamba günü hükümet üyeleriyle gerçekleştirdiği toplantıda, ekonomi ve finans yetkililerinin enflasyonu yavaşlatmak amacıyla aldığı tedbirlerin sonuç verdiğini ve politika faizinde daha fazla düşüşün beklenebileceğini belirtti.
Rusya Merkez Bankası Başkanı Elvira Nabiullina, daha önce kurumun basın servisi tarafından yapılan sağlık izni açıklamasına paralel olarak toplantıya katılmadı.
Analistler, Merkez Bankasının 19 Haziran’da yapacağı toplantıda, şu anda yüzde 14,50 seviyesinde bulunan politika faizinde kademeli indirim sürecini devam ettirmesini bekliyor.
Toplantıda yaptığı konuşmada, enflasyonu düşürmeye yönelik adımların ekonomik büyüme hızı ve yatırım faaliyetleri üzerinde etkileri olacağını bildiklerini dile getiren Putin, bu durumun ekonomide bir donmaya yol açmaması gerektiğini vurguladı.
Putin, yatırım sürecine dair değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Yine de bir yatırım duraklaması söz konusu değil, yatırım süreci devam ediyor. Belki bir yatırım temkinliliğinden bahsedilebilir; bu da makroekonomik konular ve ekonomi ile finans makamlarının aldığı önlemlerle doğrudan ilişkili olduğu için anlaşılır bir durumdur. Bu durum hem ulusal para biriminin kurunu hem de politika faizini ilgilendiriyor.”
Rusya’da bankacılık ve iş dünyası temsilcileri, son aylarda güçlü rubleden şikayet ederek bu durumun kendileri için yüksek politika faizinden daha büyük bir sorun haline geldiğini belirtiyor.
Durumun kontrol altında olduğunu ifade eden Putin, “Alınan önlemler istenen sonucu veriyor. Enflasyon yüzde 5’in biraz üzerine geriledi. Bu nedenle politika faizinin düşürülmesini ve diğer gerekli parametrelere ulaşılmasını beklemeye hakkımız olduğunu düşünüyorum” dedi.
Rusya Ekonomik Kalkınma Bakanlığının verilerine göre, ülkede yıllık enflasyon 1 Haziran itibarıyla yüzde 5,39 seviyesinde gerçekleşti.
Toplantıda söz alan Rusya Maliye Bakanı Anton Siluanov ise politika faizinin düşürülmesi için düşük bir bütçe açığı seviyesine ihtiyaç duyulduğunu ve bakanlığın şu anda bu hedef doğrultusunda çalıştığını kaydetti.
Putin, Maliye Bakanının açıklamalarına atıfta bulunarak, “Anton Germanoviç bütçeden bahsetti. Buna bağlı olarak faiz oranı da değişecek ve bu durum döviz kuruna yansıyacaktır. Yapay olarak hiçbir şey yapmıyoruz” diye konuştu.
Rusya Sanayici ve Girişimciler Birliği (RSPP) Başkanı Aleksandr Şohin ise iş dünyasının dolar karşısında 80 ila 85 ruble seviyesinde bir kura ihtiyaç duyduğunu aktardı.
Şohin, politika faizinin yıl sonuna kadar tek haneli bir rakama, yani yüzde 10’un altına gerilemesini kişisel olarak “çok umut ettiğini” dile getirdi.
Görüş1 hafta önceXi liderliğinde yükselen Çin diplomasisi: Bütün yollar Pekin’e çıkıyor
Görüş2 hafta önceÇok kutupluluğun çift yönlü asimetrisi: Yeni dünya dengesini nasıl bulacak?
Dünya Basını1 hafta önceABD’li iktisatçı Wolff: Küresel güney artık yeni bir dünya düzeni kuruyor
Görüş1 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 1
Dünya Basını2 hafta önceKomünizme karşı siper olarak Siyonizm
Diplomasi7 gün önceErmenistan ve ABD, Trump koridoru projesi için anlaşma imzaladı
Görüş3 gün önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 3
Asya1 hafta önceÇin, Japonya ve Filipinler’in sınır görüşmelerine genişletilmiş deniz devriyeleriyle karşılık verdi











