Bizi Takip Edin

ORTADOĞU

Siyasi boşluğa ‘geçici’ formül

Yayınlanma

Mayıs ayında yapılan seçimlerden beri hükümetin kurulamadığı Lübnan’da cumhurbaşkanı koltuğu da boş kalınca oluşan siyasi boşluğa şimdilik çözüm bulundu. Yaraya pansuman niteliğindeki çözümün kalıcı olması ancak iki kampa bölünmüş durumdaki siyasi tarafların asgari bir mutabakatta buluşması ile mümkün.

Lübnan Parlamentosu önceki gün, Necip Mikati liderliğindeki geçici hükümetin anayasa uyarınca cumhurbaşkanının yetkilerini üstlenebileceğine karar verdi.

Büyük bir ekonomik krizin içindeki Lübnan’ın Cumhurbaşkanı Mişel Avn, 6 yıllık görev süresinin dolmasıyla makamını terk etti. Avn, görev süresinin son gününde açıkladığı kararında, Mayıs 2022 seçimlerinden sonra kurulan Necip Mikati başbakanlığındaki geçici hükümetin “istifa kararnamesini” imzaladığını duyurdu. Avn, Parlamento’ya gönderdiği mektupta geçici hükümetin cumhurbaşkanının görevlerini üstlenemeyeceğini ve meşru olmadığını ileri sürerek milletvekillerinden Mikati hükümetini görevden almasını istedi.

Beşinci kez deneyecekler

Parlamento Başkanı Nabih Berri mektubu görüşmek üzerine milletvekillerini genel kurula çağırdı. Oturumdan sonra açıklama yapan Berri, geçici hükümetinin cumhurbaşkanının görevlerini üstlenebileceğini duyurdu ve Parlamento’nun önümüzdeki 10 Kasım Perşembe günü Cumhurbaşkanı’nı seçmek için beşinci kez toplanacağını açıkladı.

Normal şartlarda yenisi seçilene kadar, cumhurbaşkanının yetkileri hükümete geçiyor ancak geçici sıfatıyla bu görevi yapan hükümetin, cumhurbaşkanının tüm yetkilerini kullanmasının meşru olup olmadığı tartışılıyor. Yeni hükümetin kurulabilmesi veya cumhurbaşkanının seçilebilmesi dair olumlu bir işaret olmadığı için bu durum, ekonomik krizle cebelleşen ülkede, yürütme erkinin elini zayıflatıyor.

Mayıs seçimlerinde oluşan dengeler, Hizbullah ve Hizbullah karşıtları şeklinde özetlenebilecek iki ana bloktan birinin çoğunluğu sağlamasına izin vermiyor. Bu durum hükümet kurulmasını engellediği gibi cumhurbaşkanı seçilme sürecini de olumsuz etkiliyor. Cumhurbaşkanlığı seçilebilmesi için ya Maruni partilerin ortak bir aday çıkarması ya da ana siyasi blokların uzlaşması gerekiyor. Ancak hem bölünmüş durumdaki Maruniler anlaşamıyor hem de cumhurbaşkanlığı koltuğu, yürütülen hükümet pazarlıklarında koz olarak elde tutuluyor.

Ordu: İzin vermeyiz

Öte yandan Lübnan Ordusu yürütmede oluşan siyasi boşluğun ülkenin güvenliğine zarar verilmesi amacıyla kullanılmasına izin vermeyeceklerini açıkladı. Genelkurmay Başkanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamaya göre, Genelkurmay Başkanı General Joseph Avn, “Mevcut durumun suiistimal edilmesine ve vatanımızın şüpheli hareketlilikler ile güvenlikle alakalı olaylara açık hale gelmesine izin vermeyeceğiz. Güvenlik kontrol altında ve Lübnan’ın korunması da bizim sorumluluğumuzda. Geçmişte ülkenin güvenliğine zarar verilmesine izin vermediğimiz gibi bugün de vermeyeceğiz” dedi.

ORTADOĞU

Cumhurbaşkanlığı yarışında adaylar önce “ekonomi” dedi

Yayınlanma

Helikopter kazasında hayatını kaybeden İbrahim Reisi’nin koltuğu için 28 Haziran’da sandığa gitmeye hazırlanan İran’da yarışacak 6 aday seçim çalışmalarına başladı.

Muhafazakarlardan Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, eski Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Said Celili, eski İçişleri Bakanı Mustafa Purmuhammedi, Şehit ve Gaziler Vakfı Başkanı Emir Hüseyin Kadızadehaşimi, Tahran Belediye Başkanı Ali Rıza Zakani ile reformistlerden eski Sağlık Bakanı Tebriz Milletvekili Mesud Pezeşkiyan seçim çalışmalarının başlamasıyla planlarını da duyurmaya başladılar.

“Ulusal paranın değeri korunmalı”

Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, devlet televizyonunda adaylar için hazırlanan bir programda yaptığı konuşmada, göreve gelmesi durumunda yapacaklarını anlattı.

Öncelikle ülkedeki ekonomik sorunların çözülmesi gerektiğini belirten Kalibaf, “Küresel enflasyonla birlikte ülkenin enflasyonu ne kadar artarsa ulusal para biriminin değeri de düşecektir. Bu durumda insanlar döviz veya altın almaya gidiyor ve bu da piyasada sorunlara neden oluyor. Ulusal para biriminin değeri korunmalı” dedi.

Asgari ücretin en az enflasyon oranı kadar artırılması gerektiğini dile getiren Kalibaf, ortalama bir çalışanın şu anda 13-14 yıl olan ev sahibi olma süresini 7,5 yıla düşürmeyi öngördüklerini ifade etti.

Düzensiz göçü engellemek için mevcut hükümet döneminde hazırlanan planları uygulayacağına işaret eden Kalibaf, “7. Kalkınma Planının 86. maddesi, doğu sınırlarının kapatılması için bütçe tahsis edilmesini öngörüyor. Ayrıca planda ülke içinde bulunan tüm izinsiz yabancıların da tamamen ülkeden gönderilmesi öngörülüyor” diye konuştu.

Reformist adayın “istikrar” açıklaması tepki çekti

Seçimde tek reformist aday Mesud Pezeşkiyan’ın “mevcut hükümetin planlarını sürdüreceğine” dair açıklamaları ise Reform Cephesi’ni rahatsız etti.

Reformist kanadın cumhurbaşkanı seçiminde destekleyeceği Pezeşkiyan, devlet televizyonunda yaptığı açıklamaların genel politika olarak ‘istikrarın’ peşinde olduğunu söyledi. Pezeşkiyan istikrarsızlığın yerli yatırımcıların ülkeye yatırım yapma konusunda tereddüt etmelerine ve hatta İran’ı terk etmelerine neden olacağı konusunda uyardı.

Reform Cephesi Sözcüsü Cevad İmam, Pezeşkiyan’ın açıklamaların birçok kişinin şikayetine neden olduğunu söyledi.  İmam, “Kendisinden gelecek toplantılarında ‘üçüncü bin yıl mucizesi hükümetinin’ tabanına (Eski Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad’ı destekleyen kesimler) yönelik konuşmak yerine eleştiren kesimin beklentilerine uygun literatürü kullanarak küskün oyları öne çıkaracaklarını ümit ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Bu yıl cumhurbaşkanlığına adaylığı engellenen 74 isimden biri olan eski Cumhurbaşkanı Ruhani’nin Yardımcısı İshak Cihangiri, Pezeşkiyan’a tam destek verdiğini açıkladı. Cihangiri X hesabından yaptığı paylaşımda “O samimiyetin, atılganlığın, cesaretin ve ahlaki yaşamın timsalidir” diye yazdı.

Yolsuzlukla mücadele, mali disiplin…

Şehit ve Gaziler Vakfı Başkanı Emir Hüseyin Kadızadehaşimi ise ekonominin millileştirilmesi gerektiğini vurguladı. Kadızadehaşimi kampanya sloganının “halkın ve ailelerin hükümeti” olduğunu belirterek İbrahim Reisi’nin adalet ve yolsuzlukla mücadele gibi ideallerine bağlı olduğunu söyledi.

Eski Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Said Celili ise cumhurbaşkanı seçildiği takdirde önceliklerinden birinin “mali disiplin” olduğunu belirterek, 30 yıl önce İran Dışişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanı olarak kendisinin de aynı durumu yaşadığını ve mali disiplin sağlanmadığı sürece sorunlar yaşanacağı sonucuna vardığını söyledi.

Ilımlı muhafazakâr görüşlere sahip olduğu düşünülen eski İçişleri Bakanı Mustafa Purmuhammedi de konuşmasında “mutluluk” konusuna üstü kapalı bir vurgu yapan Pourmohammadi, hükümetin vatandaşlar için mutlu olmanın ve mutlu kalmanın yollarını hazırlaması gerektiğini ifade etti.

Muhafazakâr oylar bölünecek mi?

4 muhafazakâr ve bir ılımlı muhafazakarın yarıştığı seçimlerde muhafazakâr oyların bölüneceği görülüyor. Ancak İran’da adaylar zaman zaman oyların bölünmesini engellemek üzere bir diğerinin lehine adaylıktan çekilebiliyor. Adaylığı kabul edilen isimlerden Celili ve Zekani 2021’deki seçimlerde İbrahim Reisi lehine, Kalibaf da yine Reisi lehine 2017 seçimlerinde adaylıktan çekilmişti.

Tehran Times’da yer alan habere göre önde gelen bir analist, dört muhafazakârdan bazılarının diğerlerini desteklemek üzere çekilmemesi halinde hiçbirinin cumhurbaşkanlığını kazanma şansının olmadığını düşünüyor. Benzer bir uyarı reformistlerin tek adayı Pezeşkiyan’ın oy potansiyeli için de yapılıyor. Pezeşkiyan’a yönelen eleştirilere ve reformistler içinde kuşkusuz çok tercih edilen isim olmamasına rağmen tek aday olduğu için muhafazakâr rakipleri için hala önemli bir “meydan okuma” potansiyelinin olduğu değerlendiriliyor.

Okumaya Devam Et

ORTADOĞU

Hizbullah’ın saha komutanı öldürüldü: İsrail’in kuzeyine yoğun füze saldırısı

Yayınlanma

İsrail’in Lübnan’ın güneyinde düzenlediği bir saldırıda Hizbullah’ın saha komutanlarından Talib Sami Abdullah’ı öldürmesinin üzerine Hizbullah İsrail’in kuzey bölgelerine yönelik 8 Ekim 2023’ten bu yana en yoğun füze saldırılardan birini başlattı.

Hizbullah’tan yapılan açıklamada İsrail’in Lübnan’ın güneyine yönelik düzenlediği hava saldırısında bir saha komutanı olmak üzere 4 mensubunun öldüğünü açıkladı. Açıklamada, unvanı için “komutan” ifadesi kullanılan Talib Sami Abdullah’ın yanı sıra Muhammed Hüseyin Sabra, Ali Selim Sufan ve Hüseyin Kasım Hamid’in hayatını kaybettiği ifade edildi.

Lübnan yerel medyasında geçen haberlerde ise Abdullah’ın 1969’da Lübnan’ın güneyindeki Adşit köyünde doğduğu ve Hizbullah’ın güney bölgesindeki önde gelen saha komutanlarından olduğu aktarıldı.

Abdullah ve diğer Hizbullah mensuplarının, İsrail’in gece saatlerinde sınırdan yaklaşık 15 kilometre mesafedeki Cuvaya köyüne düzenlediği hava saldırısında öldükleri kaydedildi.

İsrail ordusu ile 8 Ekim 2023’ten beri yaşanan çatışmalardan bu yana Hizbullah daha önce de bir saha komutanının hayatını kaybettiğini duyurmuştu. İsrail 8 Ocak’ta düzenlediği hava saldırısında Hizbullah’ın saha komutanı Visam Hasan Tavil’i öldürmüştü.

İsrail ordusu ile 8 Ekim 2023’ten beri sınır hattında yaşanan çatışmalarda ölen Hizbullah mensubu sayısı 339’a yükseldi.

52 yerleşim biriminde sirenler çaldı

Sabah saatlerinde ise Hizbullah, İsrail’e güçlü bir yanıt verdi. İsrail ordusu radyosunun geçtiği habere göre Lübnan’ın güneyinden İsrail’in kuzey bölgelerine yönelik yoğun bir füze saldırısının meydana geldiği ifade edildi.

Haberde, Safed, Taberiya kenti ile sınır hattındaki Yukarı Celile bölgesindeki birçok yerleşim biriminde sirenlerin çaldığı kaydedildi.

Taberiya kentine yönelik Hizbullah’ın ilk defa saldırı gerçekleştirdiğine dikkat çekildi.

Times of Israel gazetesinin haberinde sınır hattındaki en az 52 yerleşim biriminde sirenlerin çaldığı aktarıldı.

İsrail ordusundan yapılan açıklamada Lübnan topraklarından İsrail’in kuzey bölgelerine yönelik yaklaşık 90 saldırının tespit edildiği ve bazılarının etkisi hale getirildiği, bazılarının ise yangına sebebiyet verdiği belirtildi.

Gerilim tırmanıyor

Geçen hafta, Hizbullah roketlerinin günlerce süren orman yangınlarına yol açmasının ardından İsrail’in kuzeyine yaptığı bir ziyaret sırasında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu “kuzeye güvenliği geri getirmek” için “çok yoğun eylem” tehdidinde bulundu.

Artan gerilimin bir sonucu olarak İsrail, bu hafta Lübnan’ın kuzeydoğusunda Gazze’deki savaşın başlamasından bu yana hiç olmadığı kadar derinlere saldırdı. Salı günü İsrail ordusu Hizbullah’ın güney Lübnan’dan İsrail’e yaklaşık 50 roket attığını açıkladı.

Son haftalarda Hizbullah ilk kez İsrail’in övündüğü Demir Kubbe füze savunma sistemini hedef almaya başladı.

Yine 8 Ekim’den sonra ilk kez İsrail bu hafta ilk kez Lübnan hava sahasını ihlal eden İsrail savaş uçaklarına saldırı düzenledi. Dün Hizbullah “gece yarısı Lübnan hava sahasını ihlal eden düşman İsrail savaş uçağına karadan havaya füze fırlatıldığını” açıkladı. Uçağın zorunlu bir şekilde görevini yerine getiremeden geri döndüğü kaydedildi.

Hizbullah, 6 Haziran’da yaptığı benzer bir açıklamada, yine aynı tip füze ile bir savaş uçağının hedef alındığını duyurmuştu.

İsrail’e yönelik baskından bir gün sonra Hamas’ın ikinci bir cephe açma çağrılarına yanıt veren Hizbullah, 8 Ekim’de İsrail’e saldırılar başlattı. Hizbullah lideri Hasan Nasrallah, grubunun İsrail askerlerini sınır boyunca sıkıştırmaya ve Gazze’deki Hamas’a saldırma kapasitesini sınırlamaya çalıştığını söyledi.

Okumaya Devam Et

ORTADOĞU

Hamas Biden’ın önerisine yanıt verdi: Ne evet ne hayır

Yayınlanma

Hamas’ın, ABD Başkanı Joe Biden’ın açıkladığı İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki ateşkes önerisine ilişkin cevabını Mısır ve Katar’a ilettiği belirtildi.

Hamas ve İslami Cihad’dan yapılan açıklamada bir anlaşmaya varmak için “olumlu bir şekilde anlaşmaya hazır olduklarını” ifade ettiler ve yanıtlarının “Filistin halkımızın çıkarlarına öncelik verdiğini”, savaşın “tamamen” sona erdirilmesi ve “[İsrail güçlerinin] Gazze Şeridi’nin tamamından çekilmesi” gerektiğini söylediler.

Konu hakkında bilgi sahibi bir yetkili Reuters’s, Hamas’ın kalıcı ateşkes ve İsrail askerlerinin Gazze’den çekilmesi için yeni bir zaman çizelgesi önerdiğini söyledi. Adının açıklanmasını istemeyen bir Hamas yetkilisi yanıtla ilgili olarak şunları söyledi: “Daha önceki duruşumuzu yineledik. Büyük bir boşluk olmadığına inanıyorum. Top artık İsrail’in sahasında.”

İsrail basınında yer alan haberde, adı açıklanmayan üst düzey İsrailli bir yetkili, Hamas’ın ateşkes önerisine ilişkin cevabının İsrail yönetimine ulaştığını dile getirdi. Yetkili, Filistinli grubun Biden’ın açıkladığı taslağın ana etkenlerini değiştirdiğini savundu. İsrailli yetkili, Hamas’ın arabuluculara ilettiği cevapla Biden’ın açıkladığı ateşkes taslağını reddettiği iddiasında bulundu.

Financial Times’a konuşan yetkililer ise Hamas’ın yanıtının “ne evet ne de hayır” olduğunu, grubun iki taraf arasında tıkanma noktası olan kalıcı ateşkes konusunda güvence istediğini ve bir anlaşmaya varılıp varılamayacağını görmek için görüşmelerin arabulucular aracılığıyla devam edeceğini söyledi.

ABD Ulusal Güvenlik Konseyi sözcüsü John Kirby, Beyaz Saray’ın da Hamas’ın yanıtını aldığını ve “şu anda değerlendirmekte olduğunu” belirtti.

Hamas’ın yanıtı, Biden’ın İsrail-Filistin çatışması tarihindeki en ölümcül savaş haline gelen ve Gazze’de insani bir felaketi körükleyen savaşı sona erdirmek için üç aşamalı bir plan ortaya koymasından iki hafta sonra geldi.

ABD Başkanı Biden, 31 Mayıs’ta Beyaz Saray’da düzenlediği basın toplantısında, İsrail’in Gazze’deki ateşkes ve esirlerle ilgili yeni bir öneride bulunduğunu duyurmuştu.

Biden, İsrail’in 3 aşamadan oluşan yeni ateşkes önerisi sunduğunu ve ilk aşamada 6 haftalık ateşkes sürecinde İsrail’in Gazze’deki yerleşim yerlerinden çekilmeyi ve tarafların elindeki esirlerin bir bölümünün serbest bırakılmasını öngördüğünü bildirmişti.

İlk aşamada, “İsrail güçlerinin Gazze’deki yerleşim yerlerinden tam olarak geri çekileceğini” açıklayan Biden, aynı süreçte öncelikle yaşlıların ve kadınların bulunduğu esirlerin serbest bırakılmasının ve Gazze’ye insani yardımların artmasının öngörüldüğünü ifade etmişti.

İsrail’in Gazze’den çekileceğini (ilk aşamadaki), geçici ateşkesin kalıcı olarak çatışmaların sonlandırılmasına dönüşeceğini, ikinci aşamada tarafların tüm başlıklarda anlaşmaya varması ve ateşkesin kalıcı hale gelmesi durumunda ise üçüncü aşamaya geçileceğini söylemişti. Bu aşamada da Gazze’nin yeniden inşa sürecinin gündeme geleceğini belirtmişti.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English