Amerika
SpaceX’in halka arzı 4 binden fazla çalışanı milyoner yapacak

Yatırım platformu Hill.com‘un analizi, Elon Musk tarafından kurulan SpaceX şirketinin gerçekleştirmeye hazırlandığı tarihi halka arzın ardından 4 bin 400’den fazla mevcut ve eski çalışanın milyoner olabileceğini gösterdi. Hisseleri elinde tutan personelin halka arz sonrasında büyük gelirler elde etmesi bekleniyor.
Yatırım platformu Hill.com tarafından yapılan ve New York Times (NYT) gazetesinde yer alan analiz, havacılık ve uzay şirketi SpaceX’in tarihi halka arzının ardından, şirkette hisse sahibi olan 4 binden fazla çalışanın milyoner olabileceğini ortaya koydu.
Elon Musk tarafından kurulan şirketin, hisse başına 135 dolar arz fiyatıyla yaklaşık 1,77 trilyon dolar piyasa değeri üzerinden halka arza hazırlandığı belirtildi.
Hill.com platformunun verilerine dayandırılan analize göre, SpaceX’in borsaya açılmasının ardından 4 bin 400’den fazla mevcut ve eski çalışan milyoner statüsüne kavuşabilir.
Şirkette hissesi bulunan yaklaşık 400 kişinin ise halka arz sonrasında 100 milyon dolar ve üzerinde bir servetin sahibi olacağı tahmin ediliyor.
Bu halka arzın teknoloji sektörü tarihindeki en büyük finansal işlemlerden biri olması, şirket kurucusunun ve erken dönem yatırımcılarının servetinde de önemli bir artış sağlaması bekleniyor.
Yaklaşık 22 bin kişinin istihdam edildiği SpaceX’te, mevcut personelin yanı sıra tazminat ve prim programları kapsamında hisse senedi alan eski çalışanlar da pay sahibi konumunda bulunuyor.
Personelin bir kısmının, şirketteki çalışma süreleri boyunca dönem dönem gerçekleştirilen likidite etkinliklerinde hisselerini sattığı, ancak birçoğunun paylarını planlanan halka arza kadar koruduğu aktarıldı.
NYT, bazı eski çalışanların ellerinde on binlerce hisse bulundurduğunu ve bu durumun şirketin borsaya açılmasıyla birlikte kendilerine milyonlarca dolarlık gelir sağlayabileceğini bildirdi.
Buna karşılık haberde, şirketin faaliyetlerinin ilk yıllarında görev yapan bazı çalışanların ise gelecekteki halka arz potansiyeline inanmadığı ya da hisse senedi yerine doğrudan farklı tazminat biçimlerini tercih ettiği bilgisine yer verildi.
Çalışanlardan finansal kuruluşlara karşı VIP ortaklığı
Bloomberg’in haberine göre de binden fazla SpaceX çalışanı, halka arz öncesinde finansal yönetim komisyonlarını düşürmek ve daha avantajlı sermaye yönetimi araçlarına erişim sağlamak amacıyla bir araya gelerek kolektif bir biçimde VIP koşullar elde etmeye çalışıyor.
Ajansın aktardığı verilere göre özel bankalar ve varlık yönetim şirketleri, yönetimleri altındaki varlıklar üzerinden standart olarak yüzde 1 oranında komisyon talep ediyor.
SpaceX çalışanlarından oluşan grup ise bu oranı yüzde 0,5 seviyesine çekmeyi hedefliyor. Sermayelerinin büyük oranda SpaceX hisselerinde yoğunlaşması nedeniyle çalışanların, halka arz sonrasında hisse senedi teminatlı kredilendirme, doğrudan endeksleme ve portföy çeşitlendirmesi gibi finansal stratejileri değerlendirdiği kaydedildi.
Haberde, şirket çalışanlarının genellikle halka arz süreçlerinin ardından bireysel finans danışmanlarına başvurduğu, ancak bu olayda gelecekteki servetin yönetimi için ilk kez kolektif bir yaklaşım sergilendiği vurgulandı.
Eski bir SpaceX mühendisinin liderliğinde, kapalı bir Slack sohbet kanalında başlayan girişimin başlangıçta toplam serveti 2 milyar doları aşan 200’den fazla üyesi bulunurken, bu rakamın daha sonra 20 milyar dolara ulaştığı bildirildi.
İç yazışmalara ve belgelere göre, grubun şimdiden 20’den fazla finansal danışmanlık firmasının teklifini incelediği belirtildi.
Reuters ajansı daha önce yayımladığı haberinde, SpaceX’in halka arz sürecinde yaklaşık 1,75 trilyon dolarlık bir piyasa değerine ulaşabileceğini bildirmişti.
Ajans ayrıca şirketin uydu interneti kolu olan Starlink’in, SpaceX bünyesindeki tek karlı operasyonel birim olmaya devam ettiğini kaydetmişti.
2002 yılında kurulan SpaceX, uzun yıllar boyunca halka kapalı bir şirket olarak faaliyet gösterdi ve finansal performans verilerini resmi olarak kamuoyuyla paylaşmadı.
Şirketin, tarihinin en büyük halka arzını gerçekleştirerek yaklaşık 1,5 trilyon dolar ila 1,77 trilyon dolar arasında bir değerleme üzerinden 50 milyar dolara kadar kaynak yaratmayı hedeflediği belirtiliyor.
Amerika
OpenAI, Trump yönetimine yüzde 5 hisse teklif etti

OpenAI, Washington’da artan siyasi baskıyı hafifletmek amacıyla ABD hükümetine şirketin %5 hissesini devretmeyi önerdi.
Financial Times’ın (FT) iddiasına göre, mart ayında 852 milyar dolarlık yatırım sonrası değerleme ile rekor kıran bir finansman turunu tamamladıktan sonra, şrketin %5’lik hissesi yaklaşık 42,6 milyar dolar değerinde olacak.
FT, görüşmelere aşina iki kaynağa atıfta bulunarak, OpenAI CEO’su Sam Altman’ın, halka şirkette mali bir menfaat sağlamanın yapay zekanın getireceği faydayı paylaşmanın en iyi yolu olduğunu savunduğunu bildirdi.
Habere göre Altman, Trump yönetimi ile yapılan ilk görüşmelerde, Washington’un bir fon aracılığıyla önde gelen her bir ABD yapay zeka geliştiricisinin %5 hissesine sahip olacağı daha geniş kapsamlı bir anlaşmanın parçası olarak bu büyüklükte bir hisse önermişti.
FT’nin aktardığına göre, önerilen düzenleme kapsamında Anthropic, Google ve Meta gibi diğer ABD’li yapay zeka şirketlerinin de bir varlık fonu aracılığıyla hükümete benzer hisseler devretmesi öngörülüyor.
Bu gruplardan herhangi birinin OpenAI’nin teklifini kabul edip etmeyeceği henüz belli değil.
Konuya yakın bir kaynak perşembe günü yaptığı açıklamada, Trump yönetimi ile Anthropic arasında hükümetin şirkette hisse alması konusunun görüşülmediğini belirtti.
Washington, bu şirketlerin modelleriyle ilişkili siber güvenlik açıklarına karşı giderek daha temkinli hale geldikçe ve bazı önde gelen ABD modelleriyle neredeyse aynı performansa sahip ama önemli ölçüde daha ucuz olan Çinli açık kaynaklı modellerden gelen rekabetin artmasıyla birlikte, büyük ABD yapay zeka firmaları üzerindeki baskı giderek artıyor.
Anthropic, hükümetin ihracat kontrol yönergesine uymak amacıyla geçen ay en gelişmiş Mythos ve Fable modellerine erişimi devre dışı bırakmıştı.
Salı günü, Claude AI platformunun arkasındaki şirket, politika yapıcıların güvenlik endişelerini gidermek için gerekli adımları attıktan sonra modellerin erişimini yeniden açma izni aldığını açıkladı.
OpenAI’ın ortaya çıkan teklifinin, şirketin sermayesinde devletin pay alması olasılığına dair bir yılı aşkın süren görüşmelerin ardından geldiği belirtiliyor.
Altman bu konsepti ilk olarak 2025 yılının başlarında doğrudan Trump yönetimine sunmuştu. Nisan ayında, önde gelen model geliştiricisi, yapay zeka şirketlerindeki büyümeden elde edilen varlıkları elinde tutmak ve iktisadi faydaları halka dağıtmak amacıyla bir “varlık fonu” kurulmasını önermişti.
Trump yönetimi daha önce de özel şirketlerde hisse satın almış ve başkanın ikinci görev dönemi boyunca Intel Corp, IBM ve diğer kuantum teknolojisi ile kritik maden şirketlerine yatırım yapmıştı.
Hükümet, geçen yılın ağustos ayında çip üreticisinin adi hisselerine yaptığı 8,9 milyar dolarlık dönüm noktası niteliğindeki yatırımın ardından Intel’de %10 hisse elde etti.
Mayıs ayında ise Başkan Donald Trump, şirkette daha büyük bir hisse talep etmesi gerektiğini söyledi.
Trump, ABD’nin yapay zeka devlerinde hisse almasını, Amerikalıları “bu devrimin ortakları” haline getirecek “harika bir şey” olarak nitelendirmişti.
Amerika
Hegseth’in Avrupa’dan asker çekme planı Beyaz Saray’a takıldı

The Wall Street Journal’ın haberine göre ABD Savaş Bakanı Hegseth, NATO savunma bakanlarının haziran ayında Brüksel’de düzenlenen toplantısında Avrupa’daki Amerikan askeri varlığının daha da azaltılacağını açıklamayı planlıyordu. Gazetenin kaynakları, planın Beyaz Saray tarafından, Başkan’ın ulusal güvenlik danışmanı görevini de yürüten Marco Rubio’nun bilgilendirilmesinin ardından rafa kaldırıldığını aktardı.
The Wall Street Journal’ın (WSJ) haberine göre ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth, haziran ayında Brüksel’de düzenlenen NATO savunma bakanları toplantısında Avrupa’daki Amerikan askeri varlığının ilave ölçüde azaltılacağını duyurmaya hazırlanıyordu. Gazetenin konuya aşina kaynakları, girişimin Beyaz Saray tarafından reddedildiğini aktardı.
Kaynaklara göre plan, daha önce Polonya’ya gönderilmesi öngörülen zırhlı tugayın sevkiyatının iptal edilmesi ve Romanya’daki piyade tugayının geri çekilmesinin ötesine geçen yeni asker azaltımlarını içeriyordu. Ancak habere göre Başkan’ın ulusal güvenlik danışmanı görevini de yürüten Marco Rubio’nun plan hakkında Beyaz Saray’ı bilgilendirmesinin ardından ABD yönetimi bu adımdan vazgeçti.
WSJ, yaşanan sürecin Washington yönetiminin Avrupa’daki askeri varlığını hangi hız ve kapsamda azaltacağı konusunda henüz ortak bir tutum oluşturamadığını gösterdiğini yazdı. Gazeteye konuşan kaynaklar, buna rağmen ilerleyen dönemde yeni asker azaltımlarının hâlâ gündemde kalabileceğini belirtti.
Habere göre bu yaklaşımı yalnızca Hegseth değil, Savaş Bakanlığı Müsteşarı Elbridge Colby de destekliyor. Colby’nin uzun süredir ABD’nin Asya dışındaki askeri yükümlülüklerini sınırlandırılmasını ve kaynakların Çin ile stratejik rekabete yönlendirilmesini savunduğu belirtildi.
Polonya önceden bilgilendirilmedi
WSJ’ye konuşan Polonyalı yetkililer de Hegseth’in mayıs ayında Teksas’taki Fort Hood’dan Polonya’ya gönderilmesi planlanan zırhlı tugayın konuşlandırılmasını iptal ettiğinde, ABD yönetiminin Varşova’yı önceden bilgilendirmediğini ve Polonya tarafıyla herhangi bir istişare yürütmediğini söyledi.
Gazete, ABD Başkanı Donald Trump’ın gelecek hafta Ankara’da NATO liderleriyle yapacağı görüşmelerde Avrupa’daki Amerikan askerlerinin sayısı ile müttefik ülkelerin savunma harcamalarının temel gündem maddeleri arasında yer almasının beklendiğini aktardı.
Hegseth, 18 Haziran’da Brüksel’de düzenlenen NATO savunma bakanları toplantısında ABD’nin Avrupa’daki kuvvet konuşlanmasına yönelik altı aylık kapsamlı inceleme sürecini başlattığını açıklamıştı.
ABD Savaş Bakanı o toplantıda, “Bu gerçek anlamda bir analiz olacak. Amaç, Avrupa’nın Avrupa’nın savunmasındaki asli sorumluluğu üstlenmesini sağlayacak şekilde NATO’nun hızlı ve geri döndürülemez biçimde ilerlemesini temin etmek” ifadelerini kullanmıştı.
Trump, mayıs ayının başında Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile yaşadığı anlaşmazlığın ardından Avrupa’dan Amerikan askerlerinin bir bölümünü çekmeyi değerlendirdiğini açıklamıştı.
Haberde, Fransa’da düzenlenen son G7 Zirvesi sırasında Merz’in ilişkileri yumuşatma amacıyla Trump’a üzerinde Amerikan başkanının adının yazılı olduğu Almanya milli takımı forması hediye ettiği bilgisi de yer aldı.
Associated Press (AP), 7 Haziran’da Pentagon’dan iki yetkiliye dayandırdığı haberinde, ABD askerlerinin Trump’ın Polonya’ya 5 bin asker gönderilmesi yönündeki talimatının uygulamada ne anlama geldiğini bilmediğini aktarmıştı.
Habere göre Avrupa’daki kuvvet yapısının nasıl şekilleneceğine ilişkin Pentagon’dan gelecek açıklamalar beklenirken, ortaya çıkabilecek düzenlemelerin Amerikan vergi mükelleflerine milyonlarca dolara mal olabileceği değerlendiriliyor.
AP’ye konuşan kaynaklar, belirsizliğin yalnızca Avrupalı müttefiklerde kaygıya yol açmadığını, aynı zamanda görevlerinin geleceğini öngöremeyen Amerikan askerlerinin moralini de olumsuz etkileyebileceğini ifade etti.
Trump, 4 Mayıs’ta Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki ile yaptığı görüşmede ABD askerlerinin ülkedeki konuşlanmasını ele almış ve Polonya’ya 5 bin asker gönderileceğini açıklamıştı.
Bu açıklama, Trump’ın daha önce Almanya’dan aynı sayıda askerin çekileceğini söylemesinin ardından gelmişti.
Amerika
Trump, çöküş sırasında teknoloji hissesi toplamış

CNBC’nin analizine göre ABD Başkanı Donald Trump, Nisan 2025’te kendi gümrük tarifesi planının yol açtığı sert piyasa düşüşü sırasında büyük teknoloji şirketlerinin hisselerini satın aldı. Habere göre Trump, alımların ertesi günü yatırımcılara “Şimdi satın almak için harika bir zaman!!!” mesajını paylaştı ve aynı gün tarifelerin bir bölümünü ertelediğini açıklamasının ardından teknoloji hisseleri yeniden yükselişe geçti.
CNBC’nin, ABD Başkanı Donald Trump’ın geçen yıla ait mali bildirimini inceleyerek hazırladığı habere göre Trump, Nisan 2025’in başında teknoloji şirketlerinin hisselerinde yaşanan sert değer kaybı sırasında büyük teknoloji şirketlerinin hisselerini satın aldı.
Haberde yer alan mali bildirim kayıtlarına göre Trump, 8 Nisan 2025’te toplam 327 hisse alım işlemi gerçekleştirdi. CNBC, bunun Trump’ın günlük ortalama 62 alım işlemine kıyasla yaklaşık beş kat daha yüksek olduğuna işaret etti.
Aynı gün, Trump’ın çok sayıda ülkeden ithal edilen ürünlere yüksek gümrük tarifeleri uygulanacağını açıklamasının ardından teknoloji hisselerinde görülen dört günlük sert düşüşün son günüydü.
Trump, özellikle Apple, Alphabet, Amazon, Microsoft ve Nvidia hisselerine yöneldi.
Haberde ayrıca Trump’ın 9 Nisan’da sahibi olduğu Truth Social platformunda “Şimdi satın almak için harika bir zaman!!!” mesajını paylaştığı belirtildi. Trump, aynı gün ilerleyen saatlerde daha önce açıkladığı gümrük tarifelerinin bir bölümünü ertelediğini duyurdu. Bunun ardından söz konusu şirketlerin hisselerinde yükseliş görüldü.
WSJ yayın kurulu: Trump ailesi başkanlık makamını şahsi kazanç aracına dönüştürüyor
CNBC, bu gelişmenin Trump’ın ikinci başkanlık döneminin dikkat çeken özelliklerinden birini yansıttığını değerlendirdi.
Habere göre ABD Başkanı, piyasalar üzerinde önemli etki oluşturabilecek kararlar alma yetkisine sahip olmasının yanı sıra, seleflerinin herhangi birinden daha yüksek düzeyde kişisel finansal yatırımlara sahip olduğu için piyasalardaki gelişmelerden doğrudan etkileniyor.
Silikon Vadisi’nde Biden düzenlemelerine özlem
Politico, 27 Haziran’da yayımladığı haberinde, Silikon Vadisi’ndeki şirketlerin Demokratların yapay zeka alanında aşırı düzenlemeler getireceği endişesiyle Trump’a destek verdiğini yazdı.
Haberde, Beyaz Saray’ın yapay zeka sektörünü denetim altına almaya yönelik agresif ve öngörülemez girişimlerinin ise bugün sektördeki bazı isimlerin eski ABD Başkanı Joe Biden dönemindeki düzenleyici yaklaşımı özlemle anmasına yol açtığı aktarıldı.
Trump, 2 Nisan 2025’te onlarca ülkeye farklı oranlarda gümrük tarifeleri uygulanacağını açıklamıştı. Bu kapsamda Avrupa Birliği (AB) ülkelerine yönelik yüzde 20 oranında gümrük tarifesi öngörülüyordu.
Dönemin Almanya Başbakanı Olaf Scholz, bu kararı “dünya genelinde refah yaratan ticaret sistemine yönelik bir saldırı” olarak nitelendirmişti.
Trump, 9 Nisan’da AB ülkelerine uygulanacak yüksek tarifelerin yürürlüğe girişini 90 gün erteledi. ABD Başkanı bu kararı, Avrupa ülkelerinin müzakerelere hazır olduklarını bildirmesiyle gerekçelendirdi.
AB yetkilileri ise Washington’ın korumacı ticaret adımlarına karşılık vermeye hazır olduklarını açıkladı.
Avrupa Komisyonu, elmas, diş ipi, sosis, kuruyemiş ve soya fasulyesi dahil bazı ABD ürünlerine yüzde 25 oranında gümrük tarifesi uygulanmasını öneren bir plan hazırlamıştı.
Avrupa1 hafta önceKuzey Akım sabotajında ‘porno filmi kılıfı’ iddiası
Görüş2 hafta önceHeidegger’in kulübesindeki Avrupa solu
Rusya4 gün önce“Planlarımızda Kiev rejimini kurtarmak yok”
Dünya Basını2 hafta önceVaroufakis: Avrupa Birliği liderleri kesik başlı tavuk gibi
Söyleşi5 gün önce“Kapitalizmin özgürlükçü bir toplumsal düzene ihtiyacı yoktur”
Dünya Basını2 hafta önceİran savaşı küresel güç dengelerini nasıl yeniden şekillendirdi?
Dünya Basını2 hafta önceProf. Diesen: ABD sadece zaman kazanıyor, İran’ı yok etme hedefi değişmedi
Dünya Basını1 hafta önceCSIS: Ankara Zirvesi ‘NATO 3.0’ın Sahadaki Yansıması











