Bizi Takip Edin

Amerika

Trudeau: Trump bizi ekonomik olarak çökertip ilhak etmek istiyor

Yayınlanma

ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin, Kanada ve Meksika’ya yönelik gümrük tarifelerini uygulamaya koymasının ardından özellikle ABD’nin kuzey komşusunda panik ve öfke hakim oldu.

Trump, Kanada ve Meksika’nın uyuşturucu kaçakçılığını engellemek için yeterince çaba sarf etmediğini söyleyerek salı günü gümrük vergilerini yürürlüğe koydu. 

Misilleme önlemlerini açıklayan Kanada Başbakanı Justin Trudeau ise, Kanada örneğinde bunun, ABD Başkanının zaten uygulamayı planladığı tarifeler için sadece bir bahane olduğunu söyledi.

Trudeau, ülkeler arasında bir ticaret savaşının başlamasıyla ilgili olarak düzenlediği öfkeli basın toplantısında, ABD Başkanı Donald Trump’ın amacının Kanada ekonomisini yok ederek ülkeyi ilhak etmek olduğunu savundu.

Trudeau, “Bugün bu fentanil gümrük vergileri için öne sürdüğü bahane tamamen düzmece, tamamen haksız, tamamen yanlış. İstediği şey Kanada ekonomisinin tamamen çöktüğünü görmek çünkü bu bizi ilhak etmeyi kolaylaştıracak,” dedi.

Kanada lideri doğrudan Amerikalılara seslenerek, “Hükümetiniz Amerikan işlerini riske atmayı seçti”. Amerikalı tüketiciler için bakkaliye ve benzin gibi günlük temel ürünlerde, araba ve ev gibi büyük alımlarda ve aradaki her şeyde maliyetleri artırmayı seçtiler. Bu yapılacak çok aptalca bir şey,” dedi.

Trump daha önce defalarca Kanada’nın “51. ABD eyaleti” olması halinde gümrük vergilerinden kaçınabileceğini söyledi. Kanadalı yetkililer başlangıçta bu açıklamayı bir şaka olarak değerlendirmişti fakat ocak ayında Trump’ın ülkeyi ele geçirmek için “ekonomik güç” kullanma sözü vermesiyle daha tehditkar bir ton aldı.

Trudeau geçen ay bir grup iş dünyası liderine tehdidin gerçek olduğuna inandığını söylemişti.

Başkan Kanada’nın enerji ürünlerine %10, Kanada ve Meksika’dan satın aldığı diğer tüm ürünlere ise %25 gümrük vergisi getirdi.

Trudeau hükümeti de kozmetik, beyaz eşya, lastik, meyve ve şarap gibi Amerikan ürünlerini hedef alan 320,8 milyar dolarlık vergiyle karşılık verdi.

Trump’ın vergileri yürürlükte kalırsa, Kanada’nın gümrük vergileri üç hafta içinde ABD’li üreticilerden yıllık 155 milyar Kanada doları değerinde daha geniş bir mal yelpazesine genişletilecek.

İkinci aşamada ise Amerikan yapımı araçların yanı sıra alüminyum ve havacılık ürünleri de vurulacak.

Bu tarifelere ek olarak Trudeau, hükümetinin Dünya Ticaret Örgütü’nde ve ABD, Meksika ve Kanada arasındaki serbest ticaret anlaşması aracılığıyla uyuşmazlık çözümü taleplerinde bulunacağını söyledi.

Hem federal hem de eyalet hükümetleri, “ticaret savaşında kazanan olmadığını” gösterecek tarife dışı önlemler almak için de görüşmeler yürütüyor.

Kanada ekonomisi büyük ölçüde ABD’ye mal ve kaynak satma kabiliyetine dayanıyor ve işletmelerinin ve tüketicilerinin çoğu da makinelerden gıdaya kadar Amerikan yapımı ithalata bağımlı.

Tarifelerin yürürlükte kalması halinde ülkenin resesyona girmesi kesin gibi görünürken, ekonomistler gayrisafi yurtiçi hasılaya yüzde 4 puanlık bir darbe vurulacağını düşünüyor.

2024 yılında Kanada, 349,4 milyar dolarla Amerikan ithalatının bir numaralı destinasyonu oldu. Kanada’yı Meksika (334 milyar dolar) ve Çin (143,5 milyar dolar) takip etti.

Kanada’da önümüzdeki aylarda bir genel seçim yapılması da bekleniyor. Parlamento şu anda askıya alınmış durumda fakat aralarında Yeni Demokrat Parti Lideri Jagmeet Singh’in de bulunduğu bazı iş dünyası liderleri ve siyasetçiler, işletmelere ve işçilere yönelik yardım tedbirlerini geçirmek üzere acil bir oturum yapılması için bastırıyor.

Kanada Bağımsız İşletmeler Federasyonu Başkanı Dan Kelly, “Siyasi ve politik belirsizlik şu anda ülkenin ihtiyacı olan son şey,” dedi.

Parlamentodaki boşluğun ortasında, eyalet hükümet liderleri ABD gümrük tarifelerine karşı kendi yanıtlarını oluşturmak üzere harekete geçti. Ontario Başbakanı Doug Ford, ABD’ye elektrik ihracatında %25 ihracat vergisi tehdidinde bulundu. Eyalet ayrıca devlete ait içki mağazalarındaki ABD alkolünü raflardan çekiyor.

ABD Ticaret Bakanı Howard Lutnick salı günü CNBC’de yaptığı açıklamada, tarifelerin ilk aşamasının yasadışı fentanil akışını durdurmak için daha fazla eylemi teşvik etmekle ilgili olduğunu ve “bir ticaret savaşı olmadığını” söyledi.

Lutnick, Kanada’nın 2 Nisan’da Trump yönetiminin “ticaret politikasını sıfırlayacağı” bir başka gümrük vergisi aşamasıyla karşı karşıya kalacağını söyledi.

Trudeau hükümeti, ABD sınır görevlileri tarafından ele geçirilen fentanilin %1’inden daha azı Kanada sınırında ya da yakınında yakalanmış olmasına rağmen, sınır kapısında havadan gözetimi ve personeli artırmak için 1,3 milyar Kanada doları değerinde bir sınır güvenliği planı açıklamıştı.

ABD ve Kanada’daki sendikalar gümrük vergilerinin her iki ekonomiye de zarar vereceğini söyledi. United Steelworkers International Başkanı David McCall, “Kanadalı ve Amerikalı işçiler rekabet içinde değiller; birlikte mal üretiyoruz. Bu tarifeler üretime zarar verecek, maliyetleri artıracak ve sınırın her iki tarafında da istihdamı öldürecektir,” dedi.

Unifor Başkanı Lana Payne de Trump’ın “bu ticaret savaşının Amerikalı işçilere ne kadar zarar vereceğini yanlış değerlendirdiğini” söyleyerek aynı fikirde olduğunu belirtti. Payne Kanadalıları daha dirençli bir ekonomi inşa etmeye çağırdı.

Amerika

Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Yayınlanma

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.

Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.

Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.

Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.

Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.

Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.

Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.

Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.

Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.

Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.

Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.

Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.

Veri merkezi krizi

Okumaya Devam Et

Amerika

“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

Yayınlanma

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.

ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.

Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.

Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.

The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.

Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.

Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:

“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”

Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.

Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”

Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.

Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.

Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.

İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.

Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.

Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.

Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.

Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.

Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

Yayınlanma

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.

Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.

“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.

Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.

Bessent şöyle konuştu:

“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. ⁠Ama peşinize düşeceğiz.”

ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı

ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.

Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.

ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.

Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.

İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald ​Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English