Diplomasi
Trump, ABD’li çip yazılım şirketlerine Çin’e satışları durdurma emri verdi

Trump yönetimi, Çin’in gelişmiş çipler geliştirmesini zorlaştırmak için son girişiminde, ABD’li çip yazılım şirketlerine Çinli gruplara hizmet satmayı durdurmalarını söyledi.
Bu hamleye aşina olan birkaç kişi, ABD Ticaret Bakanlığı’nın Cadence, Synopsys ve Siemens EDA gibi elektronik tasarım otomasyonu (EDA) gruplarına Çin’e teknoloji tedarikini durdurma talimatı verdiğini söyledi.
Financial Times’a konuşan kaynaklara göre, ihracat kontrollerini denetleyen ABD Ticaret Bakanlığı’nın bir kolu olan Sanayi ve Güvenlik Bürosu, şirketlere mektuplar yoluyla talimatı iletti. Her ABD EDA şirketinin mektup alıp almadığı belli değil.
Bu hamle, jeopolitik rakibi karşısında teknolojik üstünlük sağlamak isteyen yönetimin, Çin’in en son teknolojiye sahip yapay zeka çipleri geliştirme kabiliyetini engellemek için attığı kritik bir adım olarak değerlendiriliyor. Nisan ayında Washington, Nvidia’nın Çin’e özel yapay zeka çiplerinin ihracatını kısıtlamıştı.
Çip yazılım şirketlerinden doğrudan bir yanıt gelmedi. Synopsys CEO’su Sassine Ghazi çarşamba günü açıklanan ikinci çeyrek kazanç raporunda şunları söyledi: “Haberleri ve spekülasyonları takip ediyoruz, ancak Synopsys BIS’ten herhangi bir bildirim almadı. Dolayısıyla, tüm yıl için yinelediğimiz öngörülerimiz, BIS’in ihracat kısıtlamalarına ilişkin mevcut anlayışımızı ve Çin’deki [gelirlerde] yıllık bazda düşüş beklentilerimizi yansıtıyor.”
Ticaret Bakanlığı’ndan bir yetkili, “Çin için stratejik öneme sahip ihracatları gözden geçiriyoruz. Bazı durumlarda, [bakanlık] mevcut ihracat lisanslarını askıya aldı veya inceleme süresince ek lisans şartları getirdi” dedi.
Cenevre ateşkesinin kırılganlığı
Bu talimat, ABD ve Çin’in Cenevre’de 90 gün süreyle karşılıklı gümrük vergilerini askıya almayı kabul etmesinin ardından, iki ülke arasında ticaret anlaşması sağlanmaya çalışıldığı hassas bir dönemde geldi.
Financial Times geçen ay, Trump yönetiminin bir dizi Çinli çip üreticisini, ABD çip yazılım şirketlerinin onlara Amerikan teknolojisi sağlamasını son derece zorlaştıracak bir kara listeye almayı planladığını bildirdi. Ancak bazı yetkililer, iki ülke arasındaki ticaret görüşmelerini tehlikeye atmamak için ertelemeyi savundu.
Eski CIA Çin analisti Christopher Johnson, yeni ihracat kontrollerinin “Cenevre’de varılan gümrük vergisi ateşkesinin doğasında var olan kırılganlığı” vurguladığını söyledi. Her iki taraf da kendi boğazlama gücünü korumak ve göstermeye devam etmek istediğinden, ateşkesin 90 günlük ara içinde bile bozulma riski her an mevcut.
Risk danışmanlığı şirketi China Strategies Group’un başkanı Johnson, Çin’in nadir toprak elementleri üzerindeki hakimiyetini başarıyla kullanarak ABD’yi Cenevre’deki müzakere masasına oturttuğunu ve “Trump yönetiminin Çin karşıtı şahinlerinin, ihracat kontrol silahlarının hala etkili olduğunu göstermek için sabırsızlandığını” söyledi.
EDA yazılımı
Yarı iletken endüstrisinin genelinde nispeten küçük bir paya sahip olsa da, EDA yazılımı çip tasarımcılarının ve üreticilerinin yeni nesil çipleri geliştirmelerine ve test etmelerine olanak tanıyarak tedarik zincirinde kritik bir rol oynuyor.
Synopsys, Cadence Design Systems ve Siemens EDA — Almanya’nın Siemens AG’nin bir yan kuruluşu olan Siemens Digital Industries Software’in bir parçası — Çin’in EDA pazarının yaklaşık yüzde 80’ini oluşturuyor. Üç şirketten hiçbiri yorum taleplerine hemen yanıt vermedi.
2024 mali yılında Synopsys, Çin’deki satışlarının yaklaşık 1 milyar dolar olduğunu, bunun da gelirinin yaklaşık yüzde 16’sını oluşturduğunu bildirdi. Cadence, Çin’in gelirinin 550 milyon dolar veya yüzde 12’sini oluşturduğunu söyledi.
Synopsys hisseleri çarşamba günü yüzde 9,6 düşerken, Cadence hisseleri yüzde 10,7 değer kaybetti.
2022’de Biden yönetimi, Çin’e en gelişmiş çip tasarım yazılımlarının satışına kısıtlamalar getirdi, ancak şirketler ihracat kontrolüne uygun ürünleri ülkeye satmaya devam etti.
Donald Trump, başkanlık döneminin ilk yılında Çinli Huawei’nin Amerikan EDA araçlarını kullanmasını yasakladı. Huawei, “Ascend” AI çipleriyle Nvidia’nın yeni bir rakibi olarak görülüyor.
Nvidia CEO’su Jensen Huang, geçtiğimiz günlerde, Amerikan yönetimlerinin Çin’in yapay zeka ekosistemini ihracat kontrolleriyle zayıflatma yönündeki art arda girişimlerinin başarısız olduğu konusunda uyardı.
Geçen yıl Synopsys, ABD’li simülasyon yazılımı şirketi Ansys’i 35 milyar dolara satın almak için bir anlaşma imzaladı. Anlaşma, Çinli düzenleyicilerin onayını bekliyor. Ansys hisseleri çarşamba günü yüzde 5,3 değer kaybetti.
Çarşamba günü ABD Federal Ticaret Komisyonu, her iki şirketin anlaşmanın onaylanması için belirli yazılım araçlarını elinden çıkarması gerektiğini duyurdu.
İhracat kısıtlamaları, Çinli rakipleri cesaretlendirdi ve önde gelen üç EDA şirketi olan Empyrean Technology, Primarius ve Semitronix son yıllarda pazar paylarını önemli ölçüde artırdı.
Diplomasi
Paşinyan’ın partisi Avrupa Halk Partisi yolunda

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, lideri olduğu Sivil Sözleşme partisinin Avrupa’nın en büyük merkez sağ grubu olan Avrupa Halk Partisi’ne (EPP) katılımı için görüşmeler yürütüyor. Euractiv’in haberine göre katılım sürecinin bu yıl içinde değerlendirilmesi bekleniyor.
Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, liderliğini yaptığı Sivil Sözleşme partisinin, Avrupa’nın en büyük merkez sağ siyasi oluşumu olan Avrupa Halk Partisi’ne (EPP) katılımı konusunu müzakere ediyor.
Euractiv portalının haberine göre, Paşinyan EPP’ye katılma niyetini ilgili mercilere iletti. Haberde, katılım konusundaki nihai kararın henüz alınmadığı ancak meselenin bu yıl içinde değerlendirilebileceği kaydedildi.
Ermenistan iktidar partisinin yanı sıra Macaristan’dan Tisza, Danimarka’dan Liberal İttifak, Çekya’dan STAN ve Karadağ’ın iktidar hareketi olan Şimdi Avrupa Hareketi de EPP bünyesine dahil olabilecek yapılar arasında yer alıyor.
Sivil Sözleşme partisi, 7 Haziran’da Ermenistan’da düzenlenen parlamento seçimlerinden galibiyetle ayrılmıştı. Merkezi Seçim Komisyonu verilerine göre, oyların yüzde 49,81’ini alan Paşinyan’ın partisi, hükümeti tek başına kurma yetkisini elde etti.
Seçimlerin ardından açıklama yapan Paşinyan, halkın “devletleşme, bağımsızlık ve barış” rotasını desteklediğini ifade etti.
Seçim sonuçları hem Ermenistan muhalefeti hem de Moskova tarafından eleştirildi. Ermenistan İttifakı lideri ve eski Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan, yetkilileri muhalefet üzerinde baskı kurmak ve idari kaynakları kullanmakla suçlayarak seçim sonuçlarına itiraz edeceğini duyurdu.
Rusya Dışişleri Bakanlığı da kampanya sürecindeki ihlallere dikkat çekti. Bakanlık Sözcüsü Mariya Zaharova, seçimlerin muhalif güçler ve Ermeni Apostolik Kilisesi üzerindeki baskı gölgesinde gerçekleştiğini belirtti.
AGİT gözlem heyeti ise yayımladığı ön raporda, seçim kampanyasının çatışmacı bir karakter taşıdığını bildirdi. Gözlemciler, Paşinyan’ın muhalif adayları açıkça soruşturmalarla ve şirketlerinin kamulaştırılmasıyla tehdit ettiğini not etti.
Erivan dış politikada AB ve Avrasya arasında denge arıyor
Ermenistan’da 2025 yılında, ülkenin Avrupa Birliği’ne katılım arzusunu yasallaştıran bir düzenleme kabul edilmiş, Paşinyan ise cumhuriyetin AB’nin tam haklı bir üyesi olmak istediğini dile getirmişti.
Rus yetkililer, AB üyeliğinin Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) üyeliği ile bağdaşmadığını defaatle vurguladı. Erivan ise karşılıklı çıkarların tanınmasına dayalı “dengeli bir dış politika” yürüttüğünü savunuyor.
Paşinyan, Ermenistan’ın Rusya’nın çıkarlarına zarar verme amacının “olmadığını ve olmayacağını”, ilişkilerin kaçınılmaz dönüşümüne rağmen Moskova ile bağları derinleştirme niyetinde olduklarını kaydetmişti.
28–29 Mayıs tarihlerinde Astana’da düzenlenen AEB zirvesinde, katılımcı ülkeler Ermenistan’ın topluluktaki geleceğine ilişkin bir bildiri kabul ederek bunu Ermenistan Başbakan Yardımcısı Mger Grigoryan’a iletti.
Zirve sonunda dört AEB ülkesinin liderleri, Ermenistan’ı AB ile AEB arasındaki seçimini yapmak üzere en kısa sürede referanduma gitmeye çağırdı.
Paşinyan ise gazetecilere yaptığı açıklamada, organizasyondaki tüm kararların konsensüsle alınması nedeniyle Ermenistan’ın AEB üyeliğinden çıkarılmayacağını ifade etti.
Diplomasi
BP yatırımcıları Manifold’un görevden alınmasına tepkili

Britanyalı enerji devi BP’nin en büyük hissedarları, Yönetim Kurulu Başkanı Albert Manifold’un atanmasından bir yıl sonra görevden alınmasıyla ilgili derin endişelerini dile getirdi. Financial Times’ın haberine göre yatırımcılar, şeffaf bir açıklama yapılmamasının şirket içinde kriz ve yapılandırma planlarına karşı direnç işareti olduğundan korkuyor.
Britanyalı petrol devi BP’nin en büyük hissedarları, Yönetim Kurulu Başkanı Albert Manifold’un ani bir kararla görevden alınması nedeniyle derin endişe taşıdıklarını ifade etti.
Financial Times’ın (FT) haberine göre, şirketin en önemli yatırımcıları, bu ayrılığın nedenlerine dair yönetimden açıklama bekliyor.
Haberde, Manifold’un BP’nin yapısını basitleştirmeyi, yönetim kurulu kompozisyonunu yeniden gözden geçirmeyi ve maliyetleri düşürmeyi planladığı hatırlatıldı.
BP’nin geçici yönetim kurulu başkanı Ian Tyler, kurulun mevcut stratejiyi tam olarak desteklediğini ve uygulamaya devam etme niyetinde olduğunu belirtse de görevden alma kararı şirket içindeki çalışma ortamına dair soru işaretlerini beraberinde getirdi.
Yatırımcılar, fesih kararına ilişkin net bir gerekçe sunulmamasının bir kriz belirtisi olabileceğini değerlendiriyor. Bu durumun, şirketin yeniden yapılandırma planlarının iç direnç nedeniyle sekteye uğrayabileceği yönündeki kaygıları artırdığı kaydedildi.
Hissedarlar ayrıca, Manifold’un gidişinin, mevcut düzenin bozulmasını istemeyen ve lideri saf dışı bırakmaya çalışan “bürokrasi” tarafından tetiklenmiş olabileceğinden çekiniyor.
FT’ye konuşan bir hissedar konuya ilişkin, “İnsanlar onu dışarı mı atmaya çalıştı? Bu durum bizi ve diğer pek çok kişiyi endişelendiriyor” ifadelerini kullandı.
BP yönetimi etik ve yönetişim standartlarını gerekçe gösterdi
BP, Mayıs ayı sonunda yönetim kurulu başkanını, atanmasının üzerinden henüz bir yıl geçmeden görevden almıştı. Yönetim kurulu, olası ihlallere dair ayrıntı vermeden kararı oy birliğiyle almıştı.
Reuters’ın konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberinde ise Manifold’un iş arkadaşlarına karşı agresif tavırlar sergilediği ve kurulun “sistematik kabul edilemez davranış olgusunu tespit etmeye yetecek bilgiye ulaştığı” bildirilmişti.
Şirket tarafı, feshin “önemli kurumsal yönetişim standartları, denetim ve etik ilkelerine ilişkin ciddi endişelerin” yönetim kuruluna iletilmesinin ardından gerçekleştiğini duyurdu.
Albert Manifold ise bu değerlendirmelere katılmadığını belirterek, “hiçbir açıklama yapılmadan” görevden alındığını söyledi. Ayrılığının ardından yaptığı açıklamada Manifold, şirketteki “aşırı harcama” kültürünü de eleştirdi.
Geçtiğimiz yılın sonunda Financial Times, Aralık ayında görevinden ayrılan BP CEO’su Murray Auchincloss’un istifası öncesinde, iş modelinde radikal bir değişim konusunda ısrar eden Manifold ile defalarca karşı karşıya geldiğini yazmıştı.
Diplomasi
Azak Denizi’ndeki saldırıda iki denizcinin daha naaşı bulundu

Azak Denizi’nde yük gemilerine düzenlenen insansız hava aracı saldırısında hayatını kaybeden Azerbaycan vatandaşı denizcilerin naaşlarına ulaşılırken, 19 mürettebatın tahliye süreci tamamlandı. Azerbaycan Dışişleri, saldırıda ölen dört vatandaşının kimliklerinin belirlendiğini ve cenazelerin kısa süre içinde ülkeye gönderileceğini duyurdu.
Azak Denizi’nde sivil gemilere yönelik düzenlenen saldırının ardından, hayatını kaybeden Azerbaycan vatandaşı iki denizcinin daha naaşına ulaşıldı.
Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, son bulgularla birlikte saldırıda yaşamını yitiren dört Azerbaycan vatandaşının tamamının naaşlarının bulunduğu bildirildi.
Bakanlık, kimlikleri tespit edilen denizcilerin 1969 doğumlu Gismet Aliyev ve 1981 doğumlu Fuad Orujov olduğunu açıkladı.
Hayatını kaybedenlerin naaşlarının, gerekli resmi prosedürlerin tamamlanmasının ardından önümüzdeki günlerde Azerbaycan’a nakledileceği belirtildi.
Cenazelere, nakil sürecinde Yeysk şehrine gelen iki refakatçinin eşlik edeceği kaydedildi.
Saldırıdan kurtulan diğer Azerbaycan vatandaşlarının durumuyla ilgili de bilgi paylaşan bakanlık, 19 vatandaşın halihazırda yola çıktığını duyurdu.
Tahliye edilen bu grubun 9 Haziran günü öğle saatlerinde Azerbaycan’a varması bekleniyor.
Saldırıya uğrayan gemilerde 25 Azerbaycan vatandaşı vardı
Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı’nın daha önce paylaştığı verilere göre, 5 Haziran gecesi Azak Denizi’nde Taganrog yakınlarında seyreden Natra ve Zircon adlı yabancı bandıralı iki kargo gemisi insansız hava araçlarının hedefi oldu. Saldırı sırasında gemilerde toplam 25 Azerbaycan vatandaşının görev yaptığı açıklandı.
Rusya makamlarından Azerbaycan’a iletilen ilk bilgilerde, saldırı sonucunda beş kişinin hayatını kaybettiği ve üç kişinin yaralandığı belirtilmişti.
Yaralanan denizcilerin Yeysk şehir hastanesinde tedavi altına alındığı ifade edildi. Azerbaycan tarafı, daha sonra yaptığı güncellemede hayatını kaybeden beş denizciden birinin Rusya vatandaşı olduğunun tespit edildiğini bildirdi.
Rusya Dışişleri Bakanlığı, hayatını kaybeden Azerbaycanlı denizcilerin ailelerine ve yakınlarına taziye dileklerini iletti.
Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Mihail Galuzin, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Moskova’nın Karadeniz ve Akdeniz havzalarında sivil gemilere yönelik hava ve deniz dronlarıyla düzenlenen saldırıların arkasında kimlerin olduğuna dair bilgi sahibi olduğunu ifade etti.
Görüş1 hafta önceXi liderliğinde yükselen Çin diplomasisi: Bütün yollar Pekin’e çıkıyor
Görüş1 hafta önceÇok kutupluluğun çift yönlü asimetrisi: Yeni dünya dengesini nasıl bulacak?
Dünya Basını1 hafta önceABD’li iktisatçı Wolff: Küresel güney artık yeni bir dünya düzeni kuruyor
Görüş2 hafta önceBüyük Güç Rekabetinden Stratejik İstikrara: Çin-ABD İlişkilerinde Yeni Yönelim
Dünya Basını2 hafta önceKomünizme karşı siper olarak Siyonizm
Görüş7 gün önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 1
Diplomasi6 gün önceErmenistan ve ABD, Trump koridoru projesi için anlaşma imzaladı
Rusya2 hafta önceFSB Direktörü: Batı, BDT ülkelerine yapay zeka kullanarak renkli devrim planlıyor











