Amerika
Trump, Kanada’ya “Barış Kurulu” davetini geri çekti

ABD Başkanı Donald Trump, Kuzey Amerika komşuları arasındaki giderek soğuyan ilişkilerde son darbe olarak, Kanada’nın “Barış Kurulu” girişimine katılma davetini geri çekti.
Trump perşembe günü sosyal medyada yaptığı bir paylaşımda, Kanada Başbakanı Mark Carney’nin artık kurulda hoş karşılanmayacağını söyledi.
Başkan, Carney’e yönelik daveti neden geri çektiğini belirtmedi. Carney, Davos’ta yaptığı konuşmada Trump’ın “Kanada, ABD sayesinde yaşıyor” şeklindeki sözlerine sert tepki göstermişti.
Carney perşembe günü yaptığı açıklamada, “Kanada, Amerika Birleşik Devletleri sayesinde yaşamıyor. Kanada, Kanadalı olduğumuz için gelişiyor,” dedi.
Geri çekilen davet, Trump ile Carney arasındaki ilişkiyi daha da bozdu. Carney, diğer NATO müttefikleriyle birlikte, başkanın Grönland’ın kontrolünü Danimarka’dan almak için yürüttüğü kampanyaya karşı çıkmıştı.
İki lider, birbirine zıt jeopolitik hedefler için çalışıyor gibi görünüyor: Carney, komşusuna olan bağımlılığı azaltmak için ABD dışındaki ortaklarla ticareti artırma misyonunun bir parçası olarak ticaret anlaşması müzakereleri için Çin’e gitti.
Bu gerginlik, bu yılın ilerleyen aylarında ABD-Meksika-Kanada ticaret anlaşmasının potansiyel olarak gergin bir şekilde gözden geçirilmesine zemin hazırlıyor.
Lutnick’ten USMCA tehdidi
ABD Ticaret Bakanı Howard Lutnick, Carney’nin Çin’e karşı sergilediği yeni dostane tavrın Kanada’nın ABD ile müzakere pozisyonunu gerçekten zayıflattığını söyledi.
Carney geçen hafta Pekin’e gitti ve Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile Kanada’yı Çin elektrikli araç ithalatına açmak için bir anlaşma imzaladı ve bu yatırım şu anda Trump yönetimi yetkililerini rahatsız ediyor.
Ottawa ve Washington, bu yıl başlayacak olan ABD-Meksika-Kanada Anlaşmasının (USMCA) gözden geçirilmesinden önce bir avantaj elde etmeye çalışıyor.
Lutnick, perşembe günü Davos’ta Bloomberg’e verdiği demeçte Carney hakkında “Gerçekten düşünmedikleri bir dizi kural ile oynuyorlar. Bir nevi ‘Sanırım anlaşmanın tamamını değiştirmeliyiz’ diyen bir yol haritası verdiler,” dedi.
Trump yönetiminin müzakere taktikleri Avrupalıları da Kanadalılar gibi Amerika’ya karşı kızdırabilir mi sorusu sorulduğunda Lutnick soruyu geçiştirdi ve “Kanada sadece bu kibirli fikri düşünüyor,” dedi.
Kanada Maliye Bakanı François-Philippe Champagne, Lutnick’in yorumunu önemsemedi ve Quebec City’de gazetecilere, her G7 ülkesinin Çin ile “gözleri açık” bir yaklaşımla kendi “stratejik yol haritası” olduğunu söyledi ve “Kanada da farklı değil,” dedi.
Carney’nin Çin ile yeni ticaret uzlaşması, elektrikli araçlar konusunda ABD politikasından uzaklaşıldığını gösteriyor.
Mayıs 2024’te Başkan Joe Biden, Çin elektrikli araçlarına yüzde 100 gümrük vergisi uygulanacağını duyurmuş; Kanada da o sonbaharda ithalata aynı oranda gümrük vergisi uyguladı.
Bu politika, şirketler daha fazla elektrikli model üretmek için montaj hatlarını yeniden düzenlerken, Kuzey Amerika otomotiv endüstrisini ucuz Çin elektrikli araçlarının baskısından korumak için tasarlandı.
USMCA bu yıl zorunlu bir gözden geçirme sürecinden geçecek. Yenilenmesi garanti değil. ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer, bunun yerine Kanada ve Meksika ile ikili anlaşmalar yapma fikrini aylardır gündeme getiriyor. Anlaşma konusundaki belirsizlik, yıllık 1,3 trilyon Kanada doları değerindeki ikili ticaret ilişkisine baskı yaratıyor.
ABD, Kuzey Amerika’ya “Çin sızmasından” endişe ediyor
Greer, Çinli şirketlerin Kanada ile ortak girişimler yoluyla Kuzey Amerika’da yer edinme olasılığından duyduğu rahatsızlığı dile getirdi.
Bu görüş, Kanada’nın otomotiv endüstrisinin kalbi olan eyaleti yöneten Ontario Başbakanı Doug Ford tarafından da paylaşılıyor.
Lutnick ve Greer, Carney’nin Dünya Ekonomik Forumu’nun yıllık toplantısında yaptığı konuşmanın hâlâ gündemde olduğu Davos’ta bulunuyorlar.
Carney, orta güçlere “uluslararası kurallara dayalı düzen” gibi “hoş bir kurguyu” bırakıp, ABD ve Çin’in adını vermeden, dünyanın “hegemonları ve hiper ölçekli şirketleri”ne karşı birlikte çalışmaya çağırdı.
Kanada’nın zor tercihi
Lutnick, Kanada’nın ihracatının dörtte üçünü tek bir pazara, yani Amerika’ya yaptığı bir dönemde, Carney’nin Çin’de yaptığı anlaşmaların mantıklı olmadığını söyledi.
Çin’in Kanada’dan ithalatını artıracağı fikrine ilişkin olarak, “Bu gördüğüm en saçma şey. Hadi canım sen de: onlar dünyadaki en iyi ikinci anlaşmaya sahipler. Ve bizim tek yapmamız gereken bu adamın sızlanmasını ve şikayetini dinlemek,” dedi.
Amerikan bakan, Kanada’nın ihracatının yüzde 85’inin ABD’ye gümrüksüz olarak girdiğini ekledi.
Banka ekonomistlerine göre, USMCA kapsamında ABD’nin yüksek düzeyde gümrük koruması, geçen yıl Kanada ekonomisini resesyondan korudu.
Amerikan ticaret bakanı, Carney’nin Çin hamlesini, henüz ilan edilmemiş olan Kanada seçimleri için zemin hazırlamak amacıyla yapılan “siyasi gürültü”den ibaret olarak nitelendirdi, ancak bunun Washington ile ilişkileri uzun vadede karmaşıklaştırabileceğini söyledi.
Lutnick’in tehdidinin içeriği, ABD’nin Çin ile kendi anlaşmalarını yapması halinde değişebilir. Trump’ın nisan ayında Çinli mevkidaşı Xi’yi ziyaret etmesi planlanıyor.
Amerika
Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.
Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.
Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.
Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.
Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.
Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.
Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.
Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.
Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.
Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.
Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.
Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.
Amerika
“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.
ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.
Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.
Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.
The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.
Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.
Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:
“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”
Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.
Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”
Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.
Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.
Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.
İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.
Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.
Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.
Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.
Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.
Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.
Amerika
ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.
Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.
“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.
Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.
Bessent şöyle konuştu:
“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. Ama peşinize düşeceğiz.”
ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı
ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.
Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.
ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.
Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.
İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.
Avrupa5 gün önceAvrupa savunma sanayii Ukrayna’ya yetişemiyor
Avrupa4 gün önceKoçbaşı olarak AfD
Görüş2 hafta önceBişkek’te “Yeni Düzen” gerçeğe dönüşüp dönüşemeyeceğini görmek için toplanıyor
Avrupa5 gün önceCDU, AfD’yi durdurmak için yeni göç planı hazırlıyor
Asya2 hafta önceHindistan’ın 2047 gelişmiş ekonomi hedefi zora girdi
Asya2 hafta önceABD’nin baskısıyla karşı karşıya kalan Japonya Merkez Bankası kritik bir karar aşamasında
Asya4 gün önceÇin’in HQ-17AE kısa menzilli hava savunma sistemi Pakistan’ın İHA savunmasını güçlendirecek
Asya2 hafta önceÇin insansı robot pazarında liderliği hedefliyor










