Bizi Takip Edin

Amerika

Trump silah şirketlerine milyonlarca dolarlık yatırım yapmış

Yayınlanma

Responsible Statecraft’ın haber analizine göre ABD Başkanı Donald Trump’ın geçen hafta açıklanan mali bildirimleri, silah üreticileri ve askeri yükleniciler dahil yaklaşık 12 şirkete milyonlarca dolarlık yatırım yaptığını gösterdi. Analize göre Trump, kendisini temsil eden yatırım şirketleri aracılığıyla savunma sektöründeki şirketlerden toplam 9,7 milyon ila 24,3 milyon dolar arasında hisse satın aldı.

Yatırım yapılan şirketler arasında Palantir, Lockheed Martin ve General Dynamics de yer aldı.

Palantir yatırımı öne çıktı

Mali bildirimlere göre Trump’ın varlıklarını yöneten yatırım şirketleri, veri analitiği ve yapay zeka şirketi Palantir’e 1,6 milyon ila 3,9 milyon dolar arasında yatırım yaptı.

Analizde, Palantir’in ABD’nin İran savaşındaki operasyonlarında kullanılan Maven Smart System adlı yapay zeka destekli sistemi geliştirdiği belirtildi. Aynı analizde şirketin, İsrail’in Gazze’deki askeri operasyonlarında kullanılan “Big Daddy” adlı yazılımın geliştirilmesine de katkı sağladığı öne sürüldü.

Savunma şirketlerine yatırımlar

Trump’ın portföyünde Boeing hisseleri de bulunuyor. Analizde Boeing’in, Trump ile İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun İran’a yönelik ortak savaşı başlatmasından üç aydan kısa süre önce İsrail’e 8,6 milyar dolar değerinde F-15 savaş uçağı sattığı belirtildi.

Mali bildirimlere göre Trump ayrıca GE Aerospace, Lockheed Martin, General Dynamics ve Tomahawk füzelerinin üreticisi RTX’e de yatırım yaptı.

Analiz, bu şirketlerin ürettiği silahların İran savaşında yoğun biçimde kullanıldığını ve bunlar arasında ABD Hava Kuvvetleri’nin İran’ın Minab kentindeki bir ilkokula düzenlediği saldırıda kullanılan Tomahawk füzelerinin de bulunduğunu yazdı. Haberde bu saldırıda en az 168 çocuğun hayatını kaybettiği belirtildi.

Pentagon yeni sözleşmeler imzaladı

Responsible Statecraft’a göre söz konusu şirketlerin büyük bölümü, İran savaşı sırasında azalan ABD füze stoklarını yenilemek amacıyla Pentagon’dan yeni sözleşmeler aldı.

RTX, 23 adet Standard Missile-3 IB önleme füzesi için 373 milyon dolarlık sözleşme imzalarken, Lockheed Martin’in THAAD füze savunma sistemi üretimini dört katına çıkarmayı öngören 35 milyar dolarlık sözleşme aldığı aktarıldı.

Mali bildirimlerde Trump’ın yatırım şirketlerinin ayrıca Kratos Defense, Honeywell, Howmet Aerospace, L3Harris ve TransDigm hisselerine de yatırım yaptığı görüldü.

Responsible Statecraft, Trump’ın yeniden göreve gelmesinden sonraki bir yıl içinde bu şirketlerin hisselerinin önemli ölçüde değer kazandığını belirtti. Analize göre 2025 yılında Palantir hisseleri yüzde 135, Kratos hisseleri yüzde 188, GE Aerospace hisseleri yüzde 84 ve RTX hisseleri yüzde 61 yükseldi.

Trump’ın nisan ayında Truth Social’da yaptığı paylaşımda, “Palantir Technologies, savaş alanında çok güçlü kabiliyetlere ve ekipmanlara sahip olduğunu kanıtladı. Düşmanlarımıza sorun!” ifadelerini kullandığı, paylaşımın ardından şirket hisselerinin birkaç dakika içinde yaklaşık yüzde 3 yükseldiği kaydedildi.

Kripto yatırımları da öne çıktı

Mali kayıtlar Trump’ın 2025 yılında 2 milyar dolardan fazla gelir elde ettiğini gösterdi. Responsible Statecraft, bu tutarın görevdeki bir ABD başkanı açısından “eşi görülmemiş” olduğunu yazdı.

Habere göre gelirin büyük bölümü World Liberty Financial ve Binance gibi kripto para şirketleriyle bağlantılı yatırımlardan elde edildi. Trump’ın bu şirketler aracılığıyla piyasaya sürülen “memecoin”lerden yüz milyonlarca dolar kazandığı, ancak söz konusu kripto varlıkların daha sonra sert değer kaybettiği ve çok sayıda yatırımcının zarar ettiği aktarıldı.

Analizde, BAE Devlet Başkanı ve Dışişleri Bakanı’nın kardeşi Tahnun bin Zayid el-Nehyan’ın World Liberty Financial’a 500 milyon dolar, Binance’e ise 2 milyar dolar yatırım yaptığı belirtildi. Trump’ın daha sonra BAE’ye gelişmiş yapay zeka çiplerinin ihracatını onayladığı, analizde bu kararın kripto yatırımlarıyla bağlantılı olduğu yönünde bir izlenim oluştuğu ifade edildi.

Trump ailesinin savunma sektöründeki bağlantıları

Analize göre Donald Trump Jr. da insansız hava aracı ve savunma teknolojileri alanında faaliyet gösteren şirketlerle bağlantılı. Trump Jr.’ın, drone parçaları üreten Unusual Machines’te önemli hissedar ve danışma kurulu üyesi olduğu, yatırım şirketinin ayrıca Pentagon’la sözleşmeleri bulunan Powerus ve Vulcan Elements’te pay sahibi olduğu belirtildi.

Trump Jr.’ın, Körfez ülkelerine İran füzelerini önlemek amacıyla kullanılan drone sistemlerini pazarlayan Powerus’un yönetim kurulunda görev yaptığı, Eric Trump’ın da aynı şirkette mali çıkarı bulunduğu aktarıldı.

George W. Bush döneminde Beyaz Saray’ın baş etik hukukçusu olarak görev yapan Richard Painter, “Bu ülkeler başkanın oğullarından satın alma konusunda büyük baskı altında. Böylece başkan da onların istediğini yapacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

Beyaz Saray Sözcüsü Anna Kelly ise geçen yıl Trump’ın ticari faaliyetlerinden kaynaklanabilecek çıkar çatışmaları sorulduğunda, “Herhangi bir çıkar çatışması yok” yanıtını verdi. Trump da bu yılın başında New York Times’a verdiği röportajda çıkar çatışmalarının bulunduğunu kabul etti ancak bunların önemli olmadığını savunarak, “Kimsenin bunu umursamadığını fark ettim” dedi.

Amerika

Vance MAHA zirvesinde sahneye çıktı: 2028 rekabeti su yüzüne çıkıyor

Yayınlanma

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Washington’daki MAHA hareketinin yıllık zirvesine katılarak Sağlık Bakanı Robert F. Kennedy Jr. ile ortak gündem mesajı verdi. Kamuoyu yoklamaları Amerikan halkının üçte birinden fazlasının desteklediği hareket tabanının yaklaşık üçte ikisinin Cumhuriyetçilere eğilimli olduğunu gösteriyor.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, başkent Washington’da düzenlenen “Amerika’yı Yeniden Sağlıklı Yap” (MAHA) hareketinin yıllık zirvesine üst üste ikinci kez ana konuşmacı olarak katıldı.

Zirve kapsamındaki sohbet toplantısının sonunda Sağlık ve Sosyal Hizmetler Bakanı Robert F. Kennedy Jr., Dışişleri Bakanı ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Marco Rubio’nun internette neden Vance’ten daha fazla popüler içerikle öne çıktığına değinerek bir soru yöneltti.

Kennedy, salondaki alkışlar eşliğinde, “MAHA gündemi için Beyaz Saray’dan muazzam bir destek alıyoruz; ancak hiçbir yerden Başkan Yardımcılığı makamı kadar güçlü bir destek görmüyoruz. Ülkemize ve çocuklarımıza bağlılığınızdan ötürü size teşekkür ederim” dedi.

Bu diyalog, ne Vance ne de Rubio Beyaz Saray hedeflerini resmi olarak ilan etmemiş olsa dahi, Başkan Donald Trump’ın yakın ekibi arasında 2028 başkanlık yarışı için arka planda süren rekabete yönelik üstü kapalı bir gönderme niteliği taşıyor.

Temaslar aynı zamanda Kennedy’nin öncülük ettiği MAHA hareketinin, Trump’ın 2024’te zafere ulaşmasını sağlayan taban ittifakını pekiştirme çabalarındaki belirleyici rolünü ortaya koyuyor.

Sohbet sırasında Vance, Kennedy’nin tavsiyesiyle et ağırlıklı beslenmeye geçtiğini aktardı.

Alkol ve şekerli gıdalardan uzak durup et ile lahana turşusu gibi fermente yiyeceklere dayanan bu beslenme biçimini yönetimden başka isimlerin de benimsediği biliniyor.

Vance, süreci şu sözlerle anlattı:

“Bobby’yi aradım ve ‘Büyük Perhiz vesilesiyle şekeri bırakmayı düşünüyorum, bunun sağlığa yararları nelerdir?’ diye sordum. O da bana ‘Hayır, hayır, hayır, sana göre harika bir önerim var’ dedi. O gün Şişman Salı’ydı ve Bobby Kennedy sayesinde Şişman Çarşamba hiç gelmedi.”

MAHA tabanı, Kennedy’nin Joe Biden’a karşı yürüttüğü Demokrat Parti başkanlık adaylığı yarışından çekilmesinin ardından Trump saflarına yöneldi.

Kennedy, bağımsız yürüttüğü kampanyayı da sonlandırarak Cumhuriyetçi Parti lehine etkili bir figür haline geldi.

Trump, MAHA hareketinin kendi MAGA (Amerika’yı Yeniden Harika Yap) hareketine güç kattığını ve seçim zaferinde pay sahibi olduğunu vurguladı.

Aşı karşıtı açıklamalarıyla bilinen Kennedy, kabinede Sağlık ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı göreviyle ödüllendirildi.

Kennedy göreve gelmesinin ardından çocuklara yönelik aşı tavsiyelerinin daraltılması gibi kendi önceliklerini hayata geçirmeye başladı.

Ancak Trump yönetiminin tehlikeli bir tarım ilacının üretimini artırma adımı, iki kesim arasındaki ittifakta pürüzlere yol açtı.

MAHA temsilcileri, hareketin seçmen tabanına verilen destek güçlendirilmezse Cumhuriyetçi Parti’nin bu alandaki ağırlığını kaybedebileceği uyarısını dile getiriyor. Demokratlar ise söz konusu gerilimden faydalanmak istiyor.

Kimya endüstrisini eleştiren Demokratlar, MAHA ile ortak zemin arayışına girdi.

Başkan Trump’ın tartışmalı yabani ot ilacı Roundup’ın ana maddesi glifosatın ülke içindeki üretimini önceleyen başkanlık kararnamesinin ardından Demokratlar, Kongre oturumlarında Kennedy’yi doğrudan hedef aldı.

CBS News’in haberine göre Michigan’dan Demokrat senatör adayı Abdul El-Sayed, çevre kirliliğine yol açanlardan hesap sorulmasını ve tarım ilacı üreticilerine ürünlerinin verdiği zararlar nedeniyle dava açılmasını öngören yasal düzenlemeleri destekleyen “Daha Sağlıklı Bir Amerika Politikası Gündemi” adlı yeni bir sağlık platformu başlattı.

Bahar aylarında yapılan anketler, Amerikan kamuoyunun üçte birinden fazlasının kendini MAHA destekçisi olarak tanımladığını, bu kitlenin yaklaşık üçte ikisinin de Cumhuriyetçilere eğilimli olduğunu gösteriyor.

Buna karşılık bazı Demokratlar, MAHA tabanının oy tercihinin çantada keklik olmadığını savunuyor.

El-Sayed, CBS’e yaptığı açıklamada, “Çoğu zaman yanlış tarafta duran gıda, tarım ve ilaç şirketlerine boyun eğenlerin aksine, insanların daha sağlıklı olmasını savunan tarafın her zaman biz olduğumuzu seçmene hatırlatma fırsatına sahibiz” dedi.

Zirvede Vance ile Kennedy, yönetimin MAHA ile örtüştüğü ortak başlıklara dikkat çekti.

İkili, tıp uzmanlarının görüşlerine karşı yapay zekanın kullanılması ve Vance’in öncelikleri arasında yer alan sağlık ile sosyal güvenlik sistemlerindeki usulsüzlüklerle mücadele konularında eşgüdüm mesajı verdi.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD Küba’ya dönük yaptırımları sıkılaştırdı, muafiyetler kaldırıldı

Yayınlanma

ABD Hazine Bakanlığı, Küba’ya yönelik finansal kısıtlamaları genişleterek ada özel sektörüne sağlanan bankacılık kolaylıklarını ve konferans seyahati izinlerini iptal etti. 30 Eylül itibarıyla yürürlüğe giren kararla Küba ordusunun denetimindeki kuruluşlarla dolaylı işlemler yasaklanırken transit para transferleri durduruldu.

ABD, Küba’ya yönelik yaptırım rejimini 30 Eylül itibarıyla sıkılaştırarak finansal işlemlere yeni kısıtlamalar getirdi; bankacılık ve seyahat alanındaki bazı muafiyetleri yürürlükten kaldırdı.

ABD Hazine Bakanlığına bağlı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC), ABD Dışişleri Bakanlığının hazırladığı “Kısıtlı Küba Kuruluşları Listesi”nde (Cuba Restricted List) yer alan yapılarla dolaylı finansal işlem yapma yasağının kapsamını genişletti.

Bu liste; Küba ordusu, istihbaratı ve güvenlik birimlerinin denetimindeki kurumları da kapsıyor.

Yeni düzenlemeyle Amerikan bankalarının, Küba bağlantılı transit para transferlerini ABD finans sistemi üzerinden yürütme izni iptal edildi.

Söz konusu kısıtlama, transferin ABD sınırları dışında başlayıp yine ABD dışında sonuçlandığı durumları da içeriyor.

OFAC ayrıca Küba’daki bağımsız özel sektör girişimcileri adına hesap açılmasına ve bu hesapların işletilmesine imkan tanıyan özel izni geri çekti. İlgili hesaplardaki bloke edilen varlıkların serbest bırakılması için artık kurumdan özel lisans alınması şartı aranıyor.

Söz konusu kolaylıklar, Küba özel sektörünü destekleme adımları kapsamında 2024 yılında yürürlüğe girmişti. Son kararla, o dönem sağlanan esnekliklerin bir kısmı kaldırılmış oldu.

OFAC, adaya yönelik eğitim amaçlı seyahat kurallarını da zorlaştırdı; Küba’da düzenlenen mesleki toplantı ve konferanslara katılımı sağlayan genel izni sonlandırdı.

Önceden planlanmış seyahatlerin bir bölümü için ise geçiş sürecine özgü istisnalar tanındı.

ABD Başkanı Donald Trump’ın Beyaz Saray’a dönmesinin ardından Washington yönetimi Havana üzerindeki ekonomik baskıyı artırdı.

ABD, Küba’yı yeniden “teröre destek veren ülkeler” listesine aldı; ardından adaya doğrudan ya da dolaylı petrol sevkiyatı yapan ülkelere ve şirketlere ek gümrük vergisi uygulanmasını öngören mekanizmayı devreye soktu.

ABD Hazine Bakanlığı, Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel ile kendisiyle bağlantılı çok sayıda kişi ve kuruluşa yaptırım uyguladı. Yaptırım listesine Küba Silahlı Kuvvetleri ile Devrimi Savunma Komiteleri dahil edildi.

ABD’nin Küba’ya yönelik ticaret ambargosu 1962 yılından bu yana yürürlükte kalmayı sürdürüyor.

Trump’ın süresini 14 Eylül 2027’ye kadar uzattığı ambargo, iki ülke arasındaki ticareti ve mali operasyonları sınırlandırıyor; Amerikan vatandaşları ve şirketlerinin özel lisans olmaksızın Küba ile işlem yapmasını yasaklıyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD’de seçmenlerin yüzde 51’i meclis kontrolünü Demokratlara vermek istiyor

Yayınlanma

Quinnipiac Üniversitesi anketi, ABD Kongre seçimleri öncesinde Demokratların Temsilciler Meclisi yarışında Cumhuriyetçilere 12 puan fark attığını ortaya koydu. Katılımcıların yüzde 51’i meclis çoğunluğunun Demokratlara geçmesini isterken, ABD Başkanı Donald Trump’ın performansını onaylamayanların oranı yüzde 61 ile rekor düzeye ulaştı.

ABD’de Kongre ara seçimleri öncesinde kamuoyu tercihlerini inceleyen yeni araştırma, Temsilciler Meclisi yarışında Demokrat Parti’nin Cumhuriyetçilerin 12 puan önünde yer aldığını ortaya koydu.

Quinnipiac Üniversitesi anketine göre seçmenlerin yüzde 51’i meclis çoğunluğunu Demokratların kazanmasını isterken, bu tercihi Cumhuriyetçilerden yana kullananların oranı yüzde 39 seviyesinde kaldı.

Araştırmaya katılanların yüzde 9’u ise tercihi konusunda kararsız olduğunu belirtti.

Quinnipiac Üniversitesi’nin 10 Eylül tarihli bir önceki yoklamasında Demokratların çoğunluğu almasını isteyenler yüzde 49, Cumhuriyetçileri destekleyenler yüzde 38 olarak ölçülmüş, kararsızların oranı ise yüzde 13 olarak kayıtlara geçmişti. Son veriler, sandık gününe beş hafta kala Demokratların meclis denetimindeki farkı koruduğuna işaret ediyor.

Araştırma, seçmenlerin Kongre’deki her iki partinin mevcut performansına da mesafeli yaklaştığını gösteriyor.

Ankete katılanların yalnızca yüzde 26’sı Cumhuriyetçilerin Kongre’deki icraatını onaylarken, yüzde 67’si olumsuz görüş bildirdi.

Demokratların meclisteki faaliyetlerini onaylayanların oranı yüzde 22’de kalırken, hoşnutsuzluk belirtenlerin oranı yüzde 69’a ulaştı.

Anket, ABD Başkanı Donald Trump’a yönelik kamuoyu desteğindeki erimeyi de ortaya koydu.

Seçmenlerin yüzde 34’ü Trump’ın başkanlık performansını onayladığını belirtirken, onaylamayanların oranı yüzde 61 oldu.

Bu veri, Quinnipiac Üniversitesi anketleri tarihindeki en yüksek hoşnutsuzluk oranı olarak kaydedildi. Üniversitenin 18 Ocak 2021 tarihli araştırmasında da aynı düzeyde olumsuz değerlendirme ölçülmüştü.

Trump daha önce yaptığı bir değerlendirmede, Cumhuriyetçilerin çoğunluğu kaybetmesi halinde Demokratların azil sürecini başlatabileceğini dile getirmişti.

ABD’de ara seçimler 3 Kasım 2026 tarihinde düzenlenecek. Sandıkta Temsilciler Meclisi’nin 435 sandalyesinin tamamı ve Senato’nun yaklaşık üçte biri yenilenecek.

Seçim sonuçları, Kongre’nin iki kanadını önümüzdeki iki yıl boyunca hangi siyasi partinin denetleyeceğini belirleyecek.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English