Amerika
ABD’de veri merkezlerine “dur” deme arayışı

Yapay zeka sektörüyle birlikte hızla büyüyen veri merkezlerinin yüksek enerji tüketimi ve faturalara etkisi, ABD’de Demokrat Partiyi karşı karşıya getirdi. Kongre üyeleri ve eyalet meclisleri inşaatları durdurma yönünde baskı yaparken, Demokrat valiler yatırımları kaçırmamak için yasak kararlarına direniyor.
ABD’de Demokratlar veri merkezlerinin bir sorun teşkil ettiğine inanıyor ancak bu konuda ne yapılması gerektiği hususunda fikir ayrılığı yaşıyor.
Demokratlar için bu merkezlerin hem elektrik faturalarını kabartan hem de iklim değişikliğini körükleyen yüksek enerji tüketimi, bir tür kısıtlamayı kaçınılmaz bir seçenek haline getiriyor. Bu tesislerin halk nezdinde giderek daha az popüler olması, bu yılki ara seçimlerde uygun yaşam maliyeti vaadiyle kazanmayı hedefleyen Demokratlar için bir çözüm bulma arayışındaki riskleri artırıyor.
Geçen ay, Temsilciler Meclisi Enerji ve Ticaret Komisyonu’nun en kıdemli Demokrat üyesi Temsilci Frank Pallone Jr. veri merkezi inşaatlarına moratoryum uygulanması çağrısında bulundu ancak parti liderleri bu fikre sıcak bakmıyor.
Demokratlar arasındaki bölünmeler, Demokratların kontrolündeki en az iki eyalet meclisinin veri merkezlerine moratoryum kararı aldığı eyalet düzeyinde de kendini gösteriyor. Bu kararlardan biri veto edilirken, diğeri ise halen valinin imzasını bekliyor.
Veri merkezlerine yönelik moratoryum desteği ideolojik çizgilere tam olarak uymuyor. Düzen karşıtı bir grup Cumhuriyetçi de bu tür çabaları desteklerken, Cumhuriyetçi Parti içindeki diğer isimler ise yapay zeka patlamasına güç veren bu sunucu depolarının denetlenip denetlenmeyeceğini ve bunun nasıl yapılacağını tartışıyor.
Kongre’de ise Demokrat Parti liderleri, veri merkezlerinin artan enerji maliyetlerinden paylarına düşeni ödemeleri gerektiğini defalarca dile getirdi.
Bu yılın başlarında Senato Çoğunluk Lideri Demokrat Chuck Schumer, Demokratların “güçlü ve uygulanabilir tüketici korumaları” için bastıracağını söylemişti.
Temsilciler Meclisi Azınlık Lideri Hakeem Jeffries de benzer şekilde inovasyonu desteklerken aynı zamanda “Amerikalı tüketiciyi koruduğumuzdan emin olmalıyız” ifadelerini kullanmıştı.
Ancak iki parti lideri de bu hedeflere ulaşmak için belirli bir öneriyi destekler görünmedi. Konuya ilişkin görüş almak üzere Schumer ve Jeffries’in ofislerine ulaşıldı.
Jeffries ayrıca Politico’ya yaptığı açıklamada, veri merkezlerinin durdurulmasının “şu an için dile getirdiği bir pozisyon kesinlikle olmadığını” belirtti.
Senatör Bernie Sanders ve Temsilci Alexandria Ocasio-Cortez gibi nüfuzlu ilerici isimler ise veri merkezi inşaatlarına tamamen moratoryum uygulanması gerektiğini savunuyor.
Bu isimler mart ayında, yasa yapıcılar yapay zeka modellerinin hükümet tarafından incelenmesinden kitlesel işten çıkarmalara karşı korumalara kadar çeşitli yapay zeka güvenlik önlemlerini yasalaştırana dek yeni veri merkezlerinin inşasını yasaklayacak bir yasa tasarısı sundu.
Pallone, geçen ay veri merkezleriyle ilgili başka bir yasa tasarısının alt komisyon görüşmeleri sırasında bu öneriye büyük bir destek vererek, “ulusumuzun havasına, suyuna ve elektrik faturalarına zarar vermeyecek bir yol bulana kadar ulusal bir yapay zeka veri merkezi moratoryumunu” desteklediğini ifade etti.
Pallone konuşmasının ardından yaptığı açıklamada, “Gerçek şu ki, bu veri merkezleriyle ilgili her şey çok hızlı ilerliyor ve ben bunun elektrik tüketicileri ile çevre üzerindeki etkisinden endişe duyuyorum” dedi.
Birkaç büyük teknoloji şirketi tarafından destekleyen bir sektör kuruluşu olan Veri Merkezi Koalisyonu ise ulusal bir moratoryumun ABD’deki yatırımları caydıracağını, ekonomiye zarar vereceğini ve “diğer sektörlere yanlış bir mesaj göndereceğini” savundu.
Grup haziran ayı sonlarında yaptığı açıklamada, “Veri merkezi inşaatını durdurmaya yönelik federal bir talimat, bulut ve dijital hizmetlere erişimin kısıtlanması riskini doğurur, küresel rekabet gücümüzü zedeler ve Amerikalıların günlük yaşamları üzerinde önemli etkiler yaratır” ifadesine yer verdi.
Beacon Policy Advisors bünyesinde politika araştırma analisti olan Maxwell Shulman, son dönemdeki moratoryum baskısının arkasındaki temel gücün “yapay zekaya ve büyük teknoloji şirketlerine yönelik genel düşmanlık” olduğunu öne sürdü.
Shulman, “İnsanlar bu değişimlerin çoğunu görüyor. Yapay zekadan endişe duyuyorlar. Ekonomi ve işleri hakkında endişeliler. Ve bu konuda yapabilecekleri pek bir şey olmadığını hissediyorlar” dedi. Shulman ayrıca, “Veri merkezlerini sadece yapay zekanın fiziksel somutlaşmış hali olarak değil, aynı zamanda söz sahibi olabilecekleri veya karşı koyabilecekleri ender alanlardan biri olarak görüyorlar” değerlendirmesinde bulundu.
Shulman, “Bence moratoryumlar, sadece veri merkezlerine değil genel olarak yapay zekaya yönelik bu muhalefeti veya endişeyi göstermek için kaba ama etkili bir araç” dedi.
Bu sırada Kongre’de daha dar kapsamlı ve iki partinin de desteklediği bir yasa tasarısı zemin kazandı.
Demokrat Temsilci Kathy Castor ve Cumhuriyetçi Temsilci Gabe Evans liderliğindeki Elektrik Tüketicilerini Koruma Yasası, eyalet enerji düzenleyicilerinin, veri merkezleri gibi büyük yük çeken tüketicileri desteklemek amacıyla inşa edilecek yeni elektrik üretimi ve iletim hatlarının maliyetini Amerikalıların ödememesini sağlayacak kurallar oluşturmasını şart koşuyor.
Yasa tasarısı haziran ayı sonlarında Temsilciler Meclisi Enerji ve Ticaret alt komisyonundan geçti ve bir sonraki aşamada komisyonun tamamı tarafından değerlendirilecek.
Castor, Kongre’nin işe güvenlik sınırları koyarak başlaması gerektiğini söylerken, gelecekte bir durdurma kararına destek vermeyi de dışlamadı.
Castor geçen ay yaptığı açıklamada, “İnsanlar güvenlik sınırları istiyor. Elektrik faturalarının artmasını istemiyorlar, su konusunda endişeliler” dedi.
Moratoryum konusundaki düşünceleri sorulduğunda Castor, “Eğer bu güvenlik sınırlarının konulmadığı ve şirketlerin bunları hiçe saydığı bir noktaya gelinirse, o aşamaya geçmek zorunda kalacağız” diye ekledi.
Eyalet düzeyinde ise Demokrat valiler, milletvekillerinin veri merkezi inşaatlarına sınır getirme çabalarını engelledi veya yavaşlattı. Maine eyalet meclisi, yeni veri merkezi inşaatlarını 18 ay boyunca yasaklayacak bir tasarıyı kabul etti ancak Vali Janet Mills, halihazırda devam eden 550 milyon dolarlık bir proje için istisna tanınmaması nedeniyle önlemi veto etti.
New York eyalet milletvekilleri de benzer şekilde haziran ayında bir yıllık bir veri merkezi moratoryumunu kabul etti ve bu tasarı şu anda Vali Kathy Hochul’un imzasını bekliyor. Politico’nun haberine göre Hochul, bunun yerine veri merkezi projelerine yönelik daha kısa süreli, altı aylık bir durdurma öngören bir kararnameyi değerlendiriyor.
Diğer Demokrat valiler de veri merkezi moratoryumlarına karşı çıktı.
Demokrat Virginia Valisi Abigail Spanberger bu hafta Politico’ya yaptığı açıklamada, “Yayılmaya devam edecek bir teknolojiden uzaklaşmak, masadan kalkmak demektir” dedi.
California’nın Demokrat Valisi Gavin Newsom da inşa edilmesi planlanan veri merkezlerinin su kullanımlarını tahmin etmelerini zorunlu kılan bir yasa tasarısını veto etti.
Geniş kapsamlı moratoryumlar dirençle karşılaşırken, eyalet düzeyindeki Demokrat liderler, veri merkezi vergi kredilerini yeniden değerlendirmek gibi daha sınırlı çözümlere yöneliyor. Illinois’in Demokrat Valisi JB Pritzker, haziran ayında enerji ve su endişeleri nedeniyle eyaletin vergi teşviklerini durdurduğunu açıkladı.
Bazı Cumhuriyetçiler de bu yaklaşımı benimsiyor. Ohio’nun Cumhuriyetçi Valisi Mike DeWine, mayıs ayında eyalet yetkililerine, milletvekilleri eyaletteki veri merkezi büyümesini incelerken yeni vergi muafiyeti taleplerinin değerlendirilmesini geçici olarak durdurma talimatı verdi.
Virginia ise bütçenin onaylanması için meclisi özel oturuma götüren uzun tartışmaların ardından veri merkezi vergi teşviklerini yürürlükte tuttu. Spanberger bunun yerine elektrik tüketimine yönelik yeni bir vergi getirilmesini onayladı.
Bu sırada New Jersey Valisi Mikie Sherrill bu hafta veri merkezlerini ayrı bir elektrik tüketicisi kategorisine alan bir yasayı imzaladı. Valilik ofisi, bu düzenlemenin veri merkezlerinin kendi enerji kullanımlarının ve bununla bağlantılı altyapının bedelini ödemelerini sağlayacağını belirtti.
Shulman konuya ilişkin olarak, “Ortada büyük bir yatırım potansiyeli ve tehlikede olan çok sayıda potansiyel istihdam var. Ve gerçekten bu Demokrat valilerin, bu işleri kapma yarışında kendi eyaletlerinin ayağına kurşun sıkmak istemediklerini düşünüyorum” dedi.
Shulman ayrıca, “Demokrat bir valinin amacı, seçmenlere yapay zeka konusunda sert bir tavır sergilediğini hissettirirken ya da yapay zekanın olası olumsuz sonuçlarını ele alacak kadar etkili bir politika sinyali verirken, aynı zamanda mümkün olduğunca çok iş veya yatırım çekmeye çalışmaktır” değerlendirmesinde bulundu.
ABD’de yerel yönetimler, veri merkezi inşasına karşı harekete geçti
Amerika
Tesla ve SpaceX için 3,6 trilyon dolarlık birleşme planı

Tesla ve SpaceX yönetim kurulları, iki şirketi yaklaşık 3,6 trilyon dolarlık piyasa değeri altında bir araya getirebilecek birleşme planını incelemek üzere bağımsız komiteler kurdu. Yapay zeka yatırımları ve roket harcamaları nedeniyle birleşen yapının yıllık serbest nakit akışının en az eksi 54 milyar dolara inmesi bekleniyor.
Elektrikli araç üreticisi Tesla ile uzay taşımacılığı şirketi SpaceX’in olası birleşimi, piyasa değeri yaklaşık 3,6 trilyon dolara ulaşan yeni bir yapı ortaya çıkarabilir.
Financial Times, yatırımcılar, hukukçular ve analistlerin değerlendirmelerine dayandırdığı incelemesinde, her iki şirketin yönetim kurullarının bağımsız komiteler kurarak birleşme ihtimalini araştırmaya başladığını duyurdu.
Elon Musk, 20 Ekim’de yaptığı açıklamada birleşmeyi “iyi bir fikir” olarak nitelendirdi ancak koşulların henüz netleşmediğini ve anlaşmanın garanti olmadığını belirtti. Girişimci, çıkar çatışması sebebiyle görüşmelere doğrudan katılamayacağını bildirdi.
Hissedarlar açısından birleşmenin en belirgin avantajı, Musk’ın zaman ve kaynak paylaşımına dair soru işaretlerini giderebilmesi. İsmi açıklanmayan bir Tesla yatırımcısı, “Şu an vaktinin bir kısmını Tesla’da, bir kısmını da SpaceX’te geçiriyor ve hissedarlar gücünün veya parasının büyük bölümünün nereye gittiğini anlayamıyor” dedi.
Otomobil üreticisine yakın bir kaynak, iki şirketin Roadster spor modelinden malzeme, yakıt ve üretim teknolojilerine kadar uzanan mevcut işbirliğini hatırlattı. Aynı kaynak, birleşmenin işlem gücü ile yapay zekanın fiziksel cihazlardaki kullanımını entegre eden dikey bir yapı kuracağını kaydetti.
Tesla ile SpaceX arasındaki finansal ilişkiler şimdiden belirgin bir hacme ulaştı. SpaceX, Tesla’dan yaklaşık 1 milyar dolar değerinde Megapack batarya sistemleri ve Cybertruck araçları satın aldı.
Tesla, yapay zeka girişimi xAI’a yaptığı 2 milyar dolarlık yatırımın Şubat 2026’da SpaceX ile birleşmesi sonucunda uzay şirketinin doğrudan hissedarı haline geldi. Musk, xAI hamlesini yapay zeka, roket teknolojisi ve uydu iletişimini bir araya getirerek uzayda veri merkezleri kurma hedefiyle gerekçelendirmişti.
Visible Alpha tarafından derlenen analist tahminleri, Tesla ve SpaceX’in toplam gelirinin 2026 yılında 153 milyar dolara çıkacağını gösteriyor. Buna karşılık yapay zeka altyapısı, çip üretimi ve roket harcamaları sebebiyle iki yapının toplam serbest nakit akışının en az eksi 54 milyar dolar olması bekleniyor.
Financial Times, 3,6 trilyon dolarlık büyüklüğün kesinleşmiş anlaşma bedelini değil, şirketlerin mevcut piyasa değerini yansıttığını bildirdi. Olası birleşme aynı zamanda Musk’ın Tesla üzerindeki kontrolünü güçlendirebilir.
Girişimci, imtiyazlı hisseler sayesinde SpaceX’te yaklaşık yüzde 84 oy gücünü elinde tutarken bu oran Tesla’da yüzde 20 civarında kalıyor. Anlaşmanın kabul edilmesi için Tesla tarafında yalnızca oylamaya katılanların değil, tüm hisselerin çoğunluğunun desteği aranacak.
Hukuk uzmanları, birleşme müzakerelerinin bir tarafın diğerinin aleyhine avantaj sağlamadığına piyasayı ikna edecek biçimde yürütülmesi gerektiğini belirtiyor. Colorado Üniversitesi kurumsal hukuk profesörü Ann Lipton, her iki şirketin merkezini taşıdığı Teksas yasalarının yönetim kararlarına itirazı zorlaştırdığına işaret etti.
Lipton, çıkar çatışması iddiasının tek başına yetersiz kalacağını, hissedarların dolandırıcılık veya kasıtlı yasa ihlali gibi fiilleri ispat etmek zorunda olduğunu söyledi. Sürecin bir diğer zorlu ayağını ise küresel onaylar oluşturuyor.
Hukukçulara göre anlaşmanın AB, Birleşik Krallık ve Çin’deki düzenleyici kurumlardan onay alması gerekecek. Geçen yıl Tesla’ya 21 milyar dolarla toplam cirosunun yaklaşık yüzde 22’sini kazandıran Çin, şirketin en büyük otomobil fabrikasına Şanghay’da ev sahipliği yapıyor.
SpaceX’in ABD savunma ihalelerini üstlenmesi ve askeri Starshield uydularını üretmesi, Pekin hattında güvenlik çekincelerini artırıyor. JPMorgan analistleri, ulusal güvenlik kaygıları nedeniyle Çin onayının ciddi engellerle karşılaşabileceğini bildirdi.
Banka analistleri, Tesla’nın Çin operasyonlarını tamamen ayırmasını veya kontrolü yerel bir konsorsiyuma devrederek marka ile otonom sürüş lisans gelirleriyle yetinmesini olası seçenekler arasında gösterdi.
The Wall Street Journal temmuz ayında Tesla’nın Çin birimini satmayı değerlendirdiğini yazmış, ancak Musk bu iddiayı “kesinlikle sahte haber” diyerek yalanlamıştı.
Tesla’ya yakın bir kaynak, birleşmenin Donald Trump’ın 2029’da bitecek başkanlık görev süresinden önce tamamlanmasının önem taşıdığını ifade etti. Kaynak, “Bu anlaşma gerçekleşecek, ama herkesin düşündüğü kadar hızlı değil” dedi.
SpaceX’in halka arzının ardından haziran ayında tarihin ilk trilyoneri unvanını alan Musk, hisselerdeki dalgalanmalar nedeniyle bu eşiğin altına indi. Forbes verilerine göre 13 Ekim’de SpaceX hisselerinin değer kaybetmesiyle serveti 982,9 milyar dolara gerileyen girişimcinin güncel varlığı 925 milyar dolar seviyesinde.
Amerika
ABD’de yolsuzluğu ihbar edene ödül verilecek

ABD Başkanı Donald Trump, kamudaki dolandırıcılıkları ihbar edenlere nakit ödeme sağlayacak 25 milyon dolarlık teşvik programını tanıttı. Mahkûmiyetle sonuçlanan bildirimlere yüzde 1 komisyon vadeden düzenlemede ilk ödeme 10 bin dolarla muhafazakâr YouTuber Nick Shirley’ye yapıldı.
ABD Başkanı Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance, federal hükümeti dolandıranları ihbar edenlere nakit para ödenmesini öngören 25 milyon dolarlık bir ihbarcı programı açıkladı.
Oval Ofis’te duyurulan Dolandırıcılık İhbar Teşvik Programı kapsamında, mahkûmiyetle sonuçlanan başarılı bildirimlerde bulunanlara yüzde 1 oranında komisyon verilmesi planlanıyor.
Ödüllerin kimlere dağıtılacağı konusundaki tek yetkilinin kendisi olacağını belirten Trump, süreçte son sözü söyleyeceğini dile getirdi.
Trump, Oval Ofis’teki konuşmasında, “Biri birini ihbar ederse yüzde 1 komisyon alacak. Bu harika olacak çünkü bu ülkeden çalınan para trilyonları buluyor” ifadelerini kullandı.
İhbarların “America.gov/fraud” internet sitesi üzerinden toplanacağını aktaran Trump, süreci hızlandırmak adına aynı ödül için birden fazla talep gelmesi durumunda bağlayıcı hakem rolünü bizzat üstleneceğini bildirdi.
Trump, ödemelere ilişkin takdir yetkisini, “Başka bir deyişle o kişinin bunu hak edip etmediğine ben karar vereceğim ve oldukça cömert davranacağım” sözleriyle savundu.
İnternet sitesindeki yönergede, yapılan bildirimin cezai kovuşturmaya yol açması şartıyla ödülün en fazla 30 bin dolara kadar çıkabileceği belirtiliyor.
Öte yandan Trump, Oval Ofis’te yaptığı konuşmada bir kişinin alabileceği tutarda herhangi bir tavan sınır olmadığını iddia etti.
İhbarcıların çok yüksek gelirler elde edebileceğini öne süren Trump, “İnsanlar başkalarını ihbar ederek milyonlarca dolar kazanacak” dedi.
Trump ayrıca ödemelerin ceza davası açılmasına bağlı kalmayacağını, çalınan paranın geri alınması durumunda yapılacağını savundu.
Program kapsamında verilen ilk ödül, Oval Ofis’te Trump ve Vance’in yanında yer alan muhafazakâr YouTuber Nick Shirley’ye gitti. Fox News, Shirley’ye bu kapsamda 10 bin dolar ödendiğini aktardı.
Shirley, Minnesota’daki çocuk bakım programlarında yürütülen usulsüzlük iddialarını araştırdığı bir video yayımlamasının ardından geçen yıl sağ çevrelerde tanınmıştı.
Yeni program, Başkan Yardımcısı Vance’in başkanlığını yürüttüğü dolandırıcılıkla mücadele görev gücünün çalışmalarına dayanıyor.
Vance, “Başkan bu durumun durması gerektiğini söyledi. Artık duruyor ve bunu durdurmamıza yardım etmek isterseniz, ABD Başkanı’nın yaptıkları sayesinde siz de bu ödülleri paylaşabilirsiniz” diye konuştu.
Trump, federal hükümet programlarındaki suistimalleri incelemek ve azaltmak amacıyla mart ayında Dolandırıcılığı Ortadan Kaldırma Görev Gücü’nü kurmuş, yapının başına da Vance’i getirmişti.
Amerika
Anthropic halka arz öncesinde 80,7 milyar dolar zarar açıkladı

Yapay zeka devi Anthropic, 2026’nın ilk yarısında 80,7 milyar dolar net zarar açıklarken gelirini 16,3 milyar dolara taşıdı. Şirket, halka arz izahnamesinde modellerin şantaj benzeri davranışlar sergileyebileceği ve felaket boyutundaki risklerin sigortalanamayacağı uyarısını yaptı.
Yapay zeka modeli Claude’un geliştiricisi Anthropic, 30 Haziran’da sona eren 2026’nın ilk altı ayında 80,7 milyar dolar net zarar açıkladı.
The Wall Street Journal gazetesinin şirketin halka arz izahname taslağına dayandırdığı habere göre kaydedilen bu zarar, 2025 yılının tamamında gerçekleşen 42 milyar dolarlık kaybı neredeyse ikiye katladı.
Söz konusu devasa tutarın 72 milyar dolarlık büyük bölümü muhasebe kaynaklı defter değeri düşüşlerinden kaynaklandı.
Buna karşın şirketin gelirlerinde sert bir yükseliş görüldü; yılın ilk yarısındaki ciro, önceki yılın aynı dönemindeki 1,1 milyar dolardan 16,3 milyar dolara ulaştı.
Anthropic bu dönemde işlem gücü ve altyapı ihtiyaçları için yaklaşık 9 milyar dolar harcayarak, 2025’in tamamında yapılan 7,3 milyar dolarlık harcamayı altı ayda geride bıraktı.
Şirketin önümüzdeki 7 ila 10 yıl içinde bulut hizmetleri sözleşmeleri kapsamında yaklaşık 450 milyar dolar ödeme taahhüdü bulunuyor.
Bu yükümlülükler çerçevesinde Google Cloud ile 111 milyar dolar, Amazon Web Services ile 110 milyar dolar ve Microsoft ile 31 milyar dolarlık sözleşmeler planlanıyor.
Anthropic ayrıca yapay zeka odaklı daha küçük bulut sağlayıcıları Nscale ve Lambda üzerinden Nvidia çipleri kiralamak için sırasıyla 2033 ve 2034 yıllarına kadar 86 milyar dolara varan harcama yapacak.
Şirket gelecek yıllarda bilgi işlem kapasitesini artırmak amacıyla 750 milyar dolar daha harcayabilir.
Halka arz izahname taslağının yaklaşık üçte birlik kısmı ise doğrudan risk faktörlerine ayrıldı.
Belgede modellerin gerçek dünyada somut zararlara yol açma olasılığına dikkat çekilirken, yapay zekanın “kendini koruma” eğilimi sergileyebileceği ve “şantajı” andıran yanıtlar üretebileceği kaydedildi.
Anthropic, yapay zeka kaynaklı “felaket boyutundaki bir olayın” yaratacağı hasarın büyüklüğü nedeniyle bu tür riskleri sigortalamanın imkansız hale gelebileceği uyarısında bulundu.
Piyasa beklentilerine göre Anthropic’in halka arzı tarihin en büyük işlemlerinden biri olabilir ve SpaceX’in rekorunu geride bırakabilir.
Borsaya açılmanın ardından şirketin piyasa değerinin 2 trilyon dolara kadar ulaşabileceği öngörülüyor.
Dünya Basını2 hafta önceEski CIA analisti Johnson: Trump İran’a girerse Çanakkale’deki Churchill gibi yenilir
Görüş2 hafta önceOrtadoğu’da Koridor İttifakları Devri
Asya2 hafta önceGüney Kore, Kiev Büyükelçisini geri çağırdı
Amerika2 hafta önceBrezilya’da ikinci tur süreci nasıl işleyecek?
Asya2 hafta önceEndonezya’nın yeni iş yasası işçileri memnun etti, iş dünyasını endişelendirdi
Diplomasi2 hafta önceİtalyan gazeteci ve yazar Thomas Fazi: Avrupa, II. Dünya Savaşı’ndan beri ABD işgali altında
Dünya Basını2 hafta önceNükleer bilimci Hughes: Bölgesel nükleer savaş bile dünya genelinde üç milyar insanı aç bırakır
Dünya Basını1 hafta önceİngiliz diplomat Crooke: Suudi Arabistan’da asıl çöküş içeriden gelecek











