Bizi Takip Edin

Amerika

Trump yönetimi Trita Parsi’ye soruşturma başlattı

Yayınlanma

ABD Dışişleri Bakanlığı, İran savaşının önemli muhaliflerinden Trita Parsi hakkında bir soruşturma başlattı ve onu sınır dışı etmeye çalışabilir.

Free Press’te yer alan habere göre Trump yönetimi yetkilisi, Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun ABD içindeki İran etkisine karşı mücadele çabaları hakkında şunları söyledi:

“Bakan çok net konuştu. ABD’yi zayıflatmaya çalışan herkesi yakından takip ediyoruz.”

Yetkiliye göre buna, “düşmanlarımızı destekleyen ve faaliyetleriyle onların gündemini ilerleten ve güvenliğimizi zedeleyen kişiler” de dahil.

Parsi İran’da doğdu, İsveç’te büyüdü, 25 yılı aşkın süredir ABD’de yaşıyor ve yeşil kart sahibi. Parsi’nin Quincy’nin çevrimiçi dergisinde ve kendi Substack’teki haber bülteninde yazıyor.

Habere göre hükümet yetkilileri, İran’a yardım ettiği veya İran’a sempati duyduğu düşünülen diğer ABD yeşil kart sahiplerine karşı sınır dışı etme işlemlerini çoktan başlatmış durumda. 

Nisan ayında Dışişleri Bakanlığı, federal ajanların, Trump’ın emriyle 2020 yılında düzenlenen hava saldırısında öldürülen Kasım Süleymani’nin yeğenini ve torununu gözaltına aldığını açıklamıştı.

‘Körfez ülkeleri İsrail’i bölgeye davet etmenin bedelini ödemek zorunda kalacak’

Kadınlar sınır dışı edilmeye karşı mücadele ediyor ve Süleymani ile akrabalık bağları olduğunu reddediyor.

ABD ayrıca, mart ayında İsrail hava saldırısında öldürülen İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı Ali Laricani’nin kızının vizesini iptal etti.

Yine nisan ayında, federal ajanlar, 1979’da Tahran’daki ABD büyükelçiliğini ele geçirip 52 Amerikalıyı rehin alan İran öğrenci hareketinin eski liderlerinden Masume Ebtekar’ın yakınlarını gözaltına aldı ve yeşil kartlarını iptal etti.

Rubio, X’te yazdığı yazıda, Ebtekar’ın oğlu ve ailesine Obama yönetimi tarafından vize ve ardından yasal daimi ikamet statüsü verildiğini belirtti.

ABD hükümeti, federal göçmenlik yasası uyarınca, “ABD için potansiyel olarak ciddi olumsuz dış politika sonuçları doğurabilecek” herhangi bir yabancı uyruklu kişiyi sınır dışı etme yetkisine sahip.

Geçen yıl Rubio, yasanın bir hükmünün, söz konusu kişinin söylediklerinin veya inandıklarının tamamen yasal olsa bile, dışişleri bakanına “yabancı uyruklu kişinin varlığının veya faaliyetlerinin ABD’nin hayati bir dış politika menfaatini tehlikeye atacağına şahsen karar verme” yetkisi verdiğini öne sürmüştü.

51 yaşındaki Parsi, uzun süredir diasporadaki birçok İranlının öfkesini üzerine çekiyor. Bu kişiler, Parsi’nin ABD’deki ikamet ve meşruiyetini İran’ın propaganda mesajlarını yaymak için kullandığını düşünüyor. Bazı Cumhuriyetçiler ve İran karşıtı aktivistler yıllardır Parsi’nin peşinde.

Gazeteci Parsi: İsrail’in kirli işini ABD yapıyor, Trump’ın planı çöktü

2020 yılında, Arkansas Senatörü Tom Cotton, Indiana Senatörü Mike Braun ve Teksas Senatörü Ted Cruz, 2000’lerin başında Parsi tarafından kurulan ve Washington ile Tahran arasında diplomatik uzlaşmayı destekleyen ayrı bir grubun “ABD’de rejim propagandasını güçlendirdiğini” söylediler.

Bu grubun adı Ulusal İranlı Amerikalılar Konseyi (NIAC). Üç milletvekili, NIAC’nin kayıt dışı bir yabancı ajan olarak yasadışı faaliyet gösterip göstermediğinin Adalet Bakanlığı tarafından soruşturulmasını talep etti. Fakat hiçbir soruşturma veya yaptırım kararı açıklanmadı.

Parsi bu eleştirileri, Trump yönetiminin İran politikasına karşı sesini yükseltmeye cesaret eden herkesi susturma çabası olarak nitelendirmişti.

NIAC, ABD’li senatörlerin yazdığı mektubu “İran asıllı Amerikalı bir sivil haklar örgütüne yönelik McCarthyist bir hedef alma” olarak nitelendirmiş ve bunun, kendi ülkelerinde savaş istemeyenler için hayati bir ses olduğunu belirtmişti.

Fakat Parsi ve ona yakın kişiler, Dışişleri Bakanlığı’nın soruşturmasını açıkça ciddi bir tehdit olarak görüyor.

Free Press’in incelediği bir notta yer aldığına göre, Quincy CEO’su Lora Lumpe nisan ayında düşünce kuruluşunun çalışanlarına ve mali destekçilerine, başkanın “Trita’ya yönelik sınır dışı etme girişimine karşı hazırlık yapmak ve gerekirse mücadele etmek için hukuki masrafları karşılamak” yönündeki talebini kabul ettiğini söyledi.

Notta, Quincy’nin bir göçmenlik avukatı tutma sürecinde olduğu ve bu avukatın, Parsi’nin göçmenlik yetkilileri tarafından aniden gözaltına alınması durumunda “derhal hazırda bulundurmak üzere bir habeas corpus dilekçesi hazırlamamızı tavsiye ettiği” belirtiliyordu.

Amerika

ABD’de enflasyon son üç yılın en yüksek seviyesinde

Yayınlanma

ABD’de mayıs ayı enflasyonu, İran savaşından kaynaklanan enerji fiyatlarındaki şokun etkisiyle %4,2’ye ulaşarak Nisan 2023’ten bu yana en yüksek seviyeye çıktı.

Enflasyon, üç yıl sonra ilk kez %4’ün üzerine çıktı ama enerji fiyatlarındaki artışın ekonomiye ne kadar etki edeceği konusundaki endişeler nedeniyle bu artış beklentilere paralel gerçekleşti.

Bu oran, Nisan 2023’ten bu yana kaydedilen en yüksek seviye olup nisan ayındaki %3,8’lik rakamı aştı.

Mayıs ayında aylık artış, nisan ayına kıyasla daha düşük oldu; bu da fiyat artışlarının en kötü döneminin geride kalmış olabileceğinin bir işareti olabilir.

Bir başka olumlu işaret ise, benzin fiyatlarının hafifçe düşmüş olması.

Dün Çalışma İstatistikleri Bürosu’nun raporu hakkında sorulan bir soruya yanıt veren Başkan Donald Trump, “Enflasyonu seviyorum” dedi ve petrol varil fiyatlarının düşmesinin nedeninin “geçen gece 22 gemiyi imha etmemiz” olduğunu savundu.

Raporda, enflasyondaki artışın büyük bir kısmının enerji fiyatlarındaki %3,9’luk yükselişten kaynaklandığı ve bunun sonucunda 12 aylık artışın %23,5’e ulaştığı belirtildi.

Daha dalgalı seyreden enerji ve gıda fiyatlarını hariç tutan çekirdek TÜFE verisi, analistler tarafından gelecekteki enflasyonun daha iyi bir göstergesi olarak kabul ediliyor ve iyimserlik için nedenler sunuyor.

Çekirdek fiyatlar mayıs ayında %0,2 arttı. Bu artış, nisan ayındaki %0,4’lük artışın altında kaldı ve analistlerin tahmin ettiği %0,3’ün de altında gerçekleşti.

Çekirdek emtia fiyatları ise aylık bazda %0,1 düşüş kaydetti; bu da fiyat baskılarının sınırlı kaldığını gösteriyor.

Yıl bazında TÜFE, uzmanların beklentileriyle uyumlu olarak %2,9 arttı.

Kıyma, rosto ve biftek fiyatları geçen ay düştü ama geçen hafta ABD’de ortaya çıkan parazit sinek, çiftçilerin lojistik süreçlerini zorlaştırabilir ve fiyatların yükselmesine yol açabilir.

Gıda fiyatları sadece %0,2 oranında artarken, Fed’in para politikası için kilit öneme sahip konut maliyetleri %0,3 artarak nisan ayındaki artışın yarısında kaldı.

TÜFE ağırlığının üçte birinden fazlasını oluşturan konut fiyatları, yıllık bazda %3,4 arttı.

Hükümet ve sektör yetkilileri, telaffuzu eğlenceli olan bu zararlı böceğin gıda tedarikine yönelik acil bir tehdit oluşturmadığını vurguladı.

Diğer yandan, ulaşım hizmetleri %0,6 oranında geriledi; bu durum, yüksek enerji maliyetlerinin diğer alanlara yansımadığının potansiyel bir göstergesi olabilir.

Benzer şekilde, yüksek petrol maliyetlerinin etkisinin hissedilip hissedilmediğini gösteren bir diğer gösterge olan enerji hizmetleri hariç hizmetler, nisan ayında %0,5 artmasının ardından %0,3 artış kaydetti.

Yeni araç fiyatları %0,3 düşerken, ikinci el otomobil ve kamyon fiyatları %0,1 arttı. 

Fakat, enerji maliyetlerinin fiyatlara yansıdığının daha net bir göstergesi olan uçak bilet fiyatları %2,7 artarken, motorlu taşıt sigortası fiyatları %1,7 düştü.

Faiz oranlarına gelince, çok az kişi, Fed’in önümüzdeki çarşamba günü yeni Başkan Kevin Warsh yönetiminde yapacağı ilk açıklamada bir indirim bekliyor.

İhtimaller, bu yıl tek bir faiz hareketi olacağını gösteriyor: Aralık ayında bir artış.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD Senatosunda Trump’ın İran politikasına destek azalıyor

Yayınlanma

ABD Senatosundaki Cumhuriyetçi üyeler arasında, Başkan Donald Trump’ın İran ile yürütülen savaşa yönelik tutumuna muhalefet büyüyor. Demokratlar, ABD güçlerinin geri çekilmesini öngören bir savaş yetkileri karar tasarısını geçirmek için gereken çoğunluğu elde etmeye yaklaştıklarını savunuyor. Tasarının yasalaşması için Cumhuriyetçi senatörlerden beşinci bir desteğin arayışı sürüyor.

ABD Senatosundaki Cumhuriyetçi senatörlerin, Başkan Donald Trump’ın İran ile yaşanan savaşı yönetme biçimine yönelik muhalefeti büyüyor.

Bu gelişme, Demokratların ABD güçlerinin geri çekilmesini öngören bir savaş yetkileri karar tasarısını geçirmek için yeterli oya ulaşmak üzere olduğuna inanmasını sağladı.

Tasarıyı Senato Dış İlişkiler Komisyonundan çıkarmak için şu ana kadar dört Cumhuriyetçi senatör oy kullandı. Demokratlar, tasarının geçmesi için gereken beşinci oyu bulmaya çok yakın olduklarını düşünüyor.

Tasarının Demokrat sponsoru Virginia Senatörü Tim Kaine, The Hill gazetesine yaptığı açıklamada, “Küçük bir farkla kazanabileceğimizi düşünüyoruz” dedi. Beşinci Cumhuriyetçi oyu bulma konusunda konuşan Kaine, “Henüz kesinleşmiş bir isim yok ancak yakın olduğumuzu düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Trump’ın İran’a yönelik saldıları durdurmasını öngören karar tasarısına yönelik Cumhuriyetçi desteği, çatışma uzadıkça istikrarlı bir şekilde arttı.

Karar tasarısına destek veren ilk Cumhuriyetçi Kentucky Senatörü Rand Paul oldu. Çatışmanın 60’ıncı gününe ulaşmasıyla Maine Senatörü Susan Collins de tasarının ilerletilmesi yönünde oy kullandı.

1973 tarihli Savaş Yetkileri Yasası uyarınca askeri operasyonların bu süreyi aşması durumunda Kongrenin onayı gerekiyor.

Alaska Senatörü Lisa Murkowski tasarıya destek veren üçüncü Cumhuriyetçi olurken, Louisiana Senatörü Bill Cassidy de 16 Mayıs’taki ön seçimleri kaybetmesinin ardından tasarıya destek veren dördüncü isim oldu.

Trump, 28 Şubat’ta İsrail ile birlikte İran’a yönelik ortak hava saldırıları talimatı verdiğinde, savaşın dört ila beş hafta süreceğini öngörmüştü. Ancak çatışma 15’inci haftasına girmiş durumda ve ufukta bir son görünmüyor.

ABD ve İran’ın karşılıklı saldırılar düzenlemesi ve Trump’ın Tahran’ı barış görüşmelerini yavaşlatması nedeniyle “bedel ödeyeceği” yönünde uyarmasının ardından, çarşamba günü borsalarda keskin düşüşler yaşandı, petrol fiyatları ise bu hafta yeniden yükselişe geçti.

Gazetecilere yaptığı açıklamada İran’ı “sert” bir şekilde vuracağını belirten Trump, Tahran yönetiminin kendilerini “enayi yerine koymasına” öfkelendiğini dile getirdi.

Senatör Paul ise ABD ve İran güçleri arasındaki çatışmaların artmasının, Cumhuriyetçi senatörlerin tasarıya desteğini daha da artırabileceğini söyledi.

Paul, çarşamba günü yaptığı açıklamada, “Çatışmalar devam ettikçe insanların bu tasarıya evet oyu verme olasılığı da artıyor” dedi.

Karar tasarısının yasalaşmasını sağlayabilecek potansiyel isimlerden biri, Cumhuriyetçi senatörlerin başkandan daha bağımsız bir duruş sergilemesi gerektiğini giderek daha yüksek sesle dile getiren Kuzey Carolina Senatörü Thom Tillis.

Bir diğer potansiyel kararsız üye ise savaşın 90 günü aşması halinde Kongre tarafından yetkilendirilmesi gerektiğini savunan Utah Senatörü John Curtis.

Trump’ın 2 Mart’ta Kongreye resmi bildirimde bulunmasıyla işlemeye başlayan savaş yetkileri süresi, bu hafta başında 100 günü geride bıraktı.

Çarşamba günü Senatodaki oylamaya katılırken yorum yapmaktan kaçınan Curtis, daha önce Kongre onayı olmadan askeri güç kullanımına yönelik bütçe desteği vermeyeceğini açıklamıştı.

Kamuoyu desteği savaş uzadıkça azalıyor

Savaşın süresi uzadıkça halkın bu askeri operasyona verdiği destek de zayıflıyor. Maryland Üniversitesi Kritik Konular Anketi tarafından 15-21 Mayıs tarihlerinde 1377 yetişkinle yapılan araştırma, bağımsız seçmenlerin yüzde 63’ünün, Cumhuriyetçilerin ise yüzde 33’ünün savaşın ABD’nin çıkarlarına hem içeride hem dışarıda olumlu değil olumsuz yansıdığını düşündüğünü ortaya koydu.

Economist/YouGov tarafından 5-8 Haziran tarihlerinde 1568 yetişkinle yapılan bir diğer anket ise Amerikalıların yüzde 62’sinin Trump’ın İran politikasını onaylamadığını gösteriyor. Bu grupta bağımsızların yüzde 67’si, Cumhuriyetçilerin ise yüzde 25’i yer alıyor.

Cumhuriyetçi senatörler arasında görüş ayrılıkları derinleşiyor

Daha önce Trump’ın Venezuela’ya yönelik askeri eylemlerini engelleyen bir savaş yetkileri tasarısının kuruldan çıkarılması yönünde oy kullanan Indiana Senatörü Todd Young ile Missouri Senatörü Josh Hawley, Demokratların hazırladığı İran tasarısına destek vermeyeceklerini açıkladı.

Young, oylamaların siyasi bir faaliyete dönüştüğünü belirterek, “Düşüncem değişmedi. Bunun siyasileştiğini düşünüyorum. Bu tarz tasarılar için oy kullanırken, geri çekilme durumunda ne olacağına dair bir cevabınız olmalı. Bunun sonuçları ne olacak? Bu sorunun cevabı henüz verilmedi. Kendi değerlendirmelerimi yaptığımda, aklıma gelen tek şey acil geri çekilmenin getireceği tehlikeler oluyor” dedi.

Hawley ise 8 Nisan’dan bu yana tarafların sınırlı saldırılarına rağmen kırılgan bir ateşkesin yürürlükte olduğunu ve Trump’ın anlaşma arayışını sürdürdüğünü belirterek, başkana çekilme talimatı verilmesi için bir neden görmediğini ifade etti.

Hawley, “Hala ateşkes pozisyonundayız ve bu iyi bir gelişme. Başkan taarruz operasyonlarını bir buçuk ay önce azalttı. Ben bu süreci sonlandırmaktan yanayım” dedi.

Buna karşılık bazı Cumhuriyetçiler, Trump’ın İran ile yürüttüğü barış görüşmelerinin etkisiz kaldığını savunarak askeri taarruzun yeniden başlamasını ve operasyonun tamamlanmasını talep ediyor.

Texas Senatörü John Cornyn, Senato Silahlı Hizmetler Komisyonu Başkanı Roger Wicker ve Güney Carolina Senatörü Lindsey Graham bu görüşü paylaşıyor.

Cornyn, “Başkan Trump’ın bu işi bitirmesini istiyorum. Bu radikal rejimle yapılacak herhangi bir anlaşmaya şüpheyle yaklaşıyorum çünkü kurallara uymayacaklar. Onları Hürmüz Boğazı’nda bir kozla ya da bomba yapımına başlamak için kullanabilecekleri zenginleştirilmiş uranyumla bırakamayız” dedi.

Savaşın yeniden başlaması çağrısında bulunan Cornyn, İran’ın Barack Obama yönetimiyle imzalanan nükleer anlaşmaya uymadığını hatırlatarak, “Güvenemeyeceğiniz ve taahhütlerini yerine getirmeyen biriyle nasıl müzakere edebilirsiniz?” ifadelerini kullandı.

Okumaya Devam Et

Amerika

Trump, üçüncü dönem adaylığını gündemine aldı

Yayınlanma

Reuters’ın eski bir üst düzey Beyaz Saray yetkilisine dayandırdığı habere göre ABD Başkanı Donald Trump, çevresindeki görüşmelerde üçüncü kez başkanlığa aday olma ihtimalini gündeme getirdi. Haberde, Trump’ın görev süresinin sonuna yaklaşırken “topal ördek” konumuna düşerek siyasi etkisini kaybetmekten endişe duyduğu belirtildi.

Reuters’ın eski bir üst düzey Beyaz Saray yetkilisine dayandırdığı haberine göre ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray çalışanlarıyla yaptığı görüşmelerde üçüncü kez başkanlığa aday olma olasılığını gündeme getirdi.

Haberde, Trump’ın görev süresinin sonuna yaklaşan başkanların yaşadığı siyasi güç kaybına uğrayarak “topal ördek” konumuna düşmekten ve siyasi etkisini yitirmekten endişe duyduğu belirtildi.

ABD siyasetinde “topal ördek” ifadesi, görev süresi henüz sona ermemiş olsa da etkisi azalan ve kararlarını hayata geçirmekte daha fazla zorluk yaşayan seçilmiş siyasetçiler için kullanılıyor.

Trump, şubatta NBC News’e verdiği röportajda ikinci başkanlık döneminin ardından görevde kalmayı planlayıp planlamadığı sorusuna doğrudan yanıt vermemişti.

ABD Başkanı bu soruya, “Bu ilginç olurdu. Ama size aradığınız cevabı verirsem bu korkunç olurdu; hayat çok daha az heyecan verici, çok daha az ilginç hale gelirdi” sözleriyle karşılık vermişti.

Trump’ın ikinci başkanlık dönemi 20 Ocak 2029’da sona erecek. ABD Anayasası’nın 22. Değişikliği, bir kişinin iki defadan fazla başkan seçilmesini yasaklıyor.

Bu sınırlamanın kaldırılabilmesi için Kongre’nin her iki kanadındaki üyelerin üçte ikisinin onayı ve en az 38 eyaletin onayı ya da eyaletlerin üçte ikisinin talebiyle bir anayasa kongresi toplanması gerekiyor.

Reuters, Trump’ın siyasi etkisine ilişkin tartışmaların kasım ayında yapılacak ara Kongre seçimleri yaklaşırken yeniden gündeme geldiğini aktardı.

Görevdeki bir başkanlık danışmanına göre Beyaz Saray, Cumhuriyetçi Parti mensubu Kongre üyelerine Trump’ın siyasi gelecekleri üzerinde hâlâ etkili olabileceği mesajını vermeye çalışıyor.

Ancak aynı danışman, ara seçimlerin ardından başkanın etkisinin zaman içinde azalmasının kaçınılmaz olduğunu da kabul etti.

Beyaz Saray ise Trump’ın konumunun zayıfladığı yönündeki değerlendirmeleri reddediyor. Yönetim sözcüsü Olivia Wales, Trump’ın “Cumhuriyetçi Parti’nin tartışmasız lideri olduğunu ve Kongre’deki Cumhuriyetçi çoğunluğu korumaya kararlı bulunduğunu” söyledi.

Reuters’a göre Trump’ın başkanlık görevi sona erdikten sonra siyasi ağırlığını korumasının yollarından biri de Cumhuriyetçi Parti’nin 2028 başkanlık seçimlerindeki adayının belirlenmesinde etkili rol oynamak olabilir.

Rice Üniversitesi’nde başkan biyografileri üzerine çalışan tarihçi Douglas Brinkley ise dünyanın Trump’ın başkanlığının son yıllarında yeni sürpriz adımlar görmeye hazırlıklı olması gerektiğini söyledi.

Brinkley, “Demokratlar Kongre’nin kontrolünü ele geçirse de geçirmese de onun kaotik yönetim tarzı ortadan kalkmayacak” değerlendirmesinde bulundu.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English