Amerika
Petro’ya seçimlere müdahale suçlamasıyla görevden uzaklaştırma talebi

Kolombiya Parlamentosu Soruşturma ve Suçlama Komisyonu Başkanı Gloria Arizabaleta, Cumhurbaşkanı Gustavo Petro’nun seçim kampanyasına müdahale ettiği gerekçesiyle 21 Haziran’da yapılacak devlet başkanlığı seçimlerinin ikinci turuna kadar geçici olarak görevden uzaklaştırılmasını teklif etti. Kararın hukuki geçerliliği komisyon içinde tartışmalara yol açarken, komisyon üyeleri Petro’nun görevinin başında olduğunu bildirdi.
Kolombiya Parlamentosu Soruşturma ve Suçlama Komisyonu Başkanı Gloria Arizabaleta, Cumhurbaşkanı Gustavo Petro’nun seçim kampanyasına müdahale ettiği gerekçesiyle 21 Haziran’a kadar görevden uzaklaştırılmasını teklif etti.
El Tiempo gazetesinin aktardığı resmi karara göre, bu önlemin amacı Petro’nun siyasete katılımını ve seçim kampanyasına müdahale etmesini engellemek olarak açıklandı.
Kolombiya’da devlet başkanlığı seçimlerinin ilk turu 31 Mayıs’ta yapılmış, ancak hiçbir aday mutlak çoğunluğu sağlayamadığı için süreç ikinci tura kalmıştı.
Ülkede 21 Haziran’da yapılacak ikinci tur seçimlerinde sol koalisyon Tarihi Pakt’ın adayı Ivan Cepeda ile ekonomide liberalleşme ve iş dünyasına destek vaatleriyle öne çıkan bağımsız aday Abelardo de la Espriella yarışıyor.
El Tiempo’nun ulaştığı mahkeme kararında, geçici görevden uzaklaştırmanın, ciddi veya çok ciddi suçlar hakkında soruşturma yürüten yetkilinin alabileceği bir ihtiyati tedbir olduğu belirtildi.
Metinde, hakkında soruşturma yürütülen Cumhurbaşkanı Petro’nun davranışlarının “siyasi müdahale yasağı” kapsamına girdiği ifade edildi.
Soruşturma ve Suçlama Komisyonu, sosyal medyadaki siyasi faaliyetleri nedeniyle Cumhurbaşkanı Petro hakkında daha önce iki disiplin soruşturması açmıştı.
Soruşturmalardan ilki 6, 7 ve 8 Haziran’daki paylaşımları, ikincisi ise Kasım 2023 ile Ekim 2025 dönemindeki 15 paylaşımı kapsıyor.
Soruşturma sürecini başlatan Komisyon Başkanı Arizabaleta, ayrıca kampanya harcamalarının sınırlarının aşılmış olma ihtimali nedeniyle devlet başkanının sorgulanmasını da talep etti.
Arizabaleta’nın uzaklaştırma hamlesi, komisyon içinde hukuki tartışmaları beraberinde getirdi. Bu tür tedbirlerin normal şartlarda komisyonun tamamı ve Temsilciler Meclisi tarafından değerlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor.
Gazeteye konuşan komisyon üyeleri, daha önce de benzer bir teklifin hukuki tereddütler sebebiyle reddedildiğini bildirdi. Gazeteye bilgi veren kaynaklar, görevden uzaklaştırma kararının, Petro’nun solcu siyasetçi Ivan Cepeda’nın seçim kampanyasına daha aktif şekilde katılmasına da zemin hazırlayabileceğini kaydetti.
Gelişmelerin ardından Reuters ajansına konuşan komisyon üyesi Miguel Silvera Padilla, yayınladığı video mesajda, “Cumhurbaşkanı Gustavo Petro görevden uzaklaştırılmamıştır, görevinin başındadır” açıklamasını yaptı.
Cumhurbaşkanı Petro, haziran ayı boyunca X sosyal medya platformunda siyasi içerikli onlarca paylaşım yapmıştı.
Petro, 6 Haziran’daki paylaşımında, “Seçim yardımlarına bulaşan herhangi bir subay tespit edersem kurumdan ihraç edilecektir; çünkü ordu herhangi bir siyasi partiye değil, halka aittir. Silah ulusa ve halka hizmet eder, başka hiç kimseye değil. Vatan halkındır, bu yüzden halkla, Kolombiya’nın özgürlüğü ve egemenliğiyle birlikte nettir” ifadelerini kullanmıştı.
Makamındaki görev süresi bu yılın ağustos ayında sona erecek olan Gustavo Petro, 7 Ağustos 2022’de Kolombiya Cumhurbaşkanlığı görevine başlamıştı. Petro, bu görevinden önce ülkenin başkenti Bogota’nın belediye başkanlığını yürütüyordu.
Amerika
SpaceX’in halka arzı 4 binden fazla çalışanı milyoner yapacak

Yatırım platformu Hill.com‘un analizi, Elon Musk tarafından kurulan SpaceX şirketinin gerçekleştirmeye hazırlandığı tarihi halka arzın ardından 4 bin 400’den fazla mevcut ve eski çalışanın milyoner olabileceğini gösterdi. Hisseleri elinde tutan personelin halka arz sonrasında büyük gelirler elde etmesi bekleniyor.
Yatırım platformu Hill.com tarafından yapılan ve New York Times (NYT) gazetesinde yer alan analiz, havacılık ve uzay şirketi SpaceX’in tarihi halka arzının ardından, şirkette hisse sahibi olan 4 binden fazla çalışanın milyoner olabileceğini ortaya koydu.
Elon Musk tarafından kurulan şirketin, hisse başına 135 dolar arz fiyatıyla yaklaşık 1,77 trilyon dolar piyasa değeri üzerinden halka arza hazırlandığı belirtildi.
Hill.com platformunun verilerine dayandırılan analize göre, SpaceX’in borsaya açılmasının ardından 4 bin 400’den fazla mevcut ve eski çalışan milyoner statüsüne kavuşabilir.
Şirkette hissesi bulunan yaklaşık 400 kişinin ise halka arz sonrasında 100 milyon dolar ve üzerinde bir servetin sahibi olacağı tahmin ediliyor.
Bu halka arzın teknoloji sektörü tarihindeki en büyük finansal işlemlerden biri olması, şirket kurucusunun ve erken dönem yatırımcılarının servetinde de önemli bir artış sağlaması bekleniyor.
Yaklaşık 22 bin kişinin istihdam edildiği SpaceX’te, mevcut personelin yanı sıra tazminat ve prim programları kapsamında hisse senedi alan eski çalışanlar da pay sahibi konumunda bulunuyor.
Personelin bir kısmının, şirketteki çalışma süreleri boyunca dönem dönem gerçekleştirilen likidite etkinliklerinde hisselerini sattığı, ancak birçoğunun paylarını planlanan halka arza kadar koruduğu aktarıldı.
NYT, bazı eski çalışanların ellerinde on binlerce hisse bulundurduğunu ve bu durumun şirketin borsaya açılmasıyla birlikte kendilerine milyonlarca dolarlık gelir sağlayabileceğini bildirdi.
Buna karşılık haberde, şirketin faaliyetlerinin ilk yıllarında görev yapan bazı çalışanların ise gelecekteki halka arz potansiyeline inanmadığı ya da hisse senedi yerine doğrudan farklı tazminat biçimlerini tercih ettiği bilgisine yer verildi.
Çalışanlardan finansal kuruluşlara karşı VIP ortaklığı
Bloomberg’in haberine göre de binden fazla SpaceX çalışanı, halka arz öncesinde finansal yönetim komisyonlarını düşürmek ve daha avantajlı sermaye yönetimi araçlarına erişim sağlamak amacıyla bir araya gelerek kolektif bir biçimde VIP koşullar elde etmeye çalışıyor.
Ajansın aktardığı verilere göre özel bankalar ve varlık yönetim şirketleri, yönetimleri altındaki varlıklar üzerinden standart olarak yüzde 1 oranında komisyon talep ediyor.
SpaceX çalışanlarından oluşan grup ise bu oranı yüzde 0,5 seviyesine çekmeyi hedefliyor. Sermayelerinin büyük oranda SpaceX hisselerinde yoğunlaşması nedeniyle çalışanların, halka arz sonrasında hisse senedi teminatlı kredilendirme, doğrudan endeksleme ve portföy çeşitlendirmesi gibi finansal stratejileri değerlendirdiği kaydedildi.
Haberde, şirket çalışanlarının genellikle halka arz süreçlerinin ardından bireysel finans danışmanlarına başvurduğu, ancak bu olayda gelecekteki servetin yönetimi için ilk kez kolektif bir yaklaşım sergilendiği vurgulandı.
Eski bir SpaceX mühendisinin liderliğinde, kapalı bir Slack sohbet kanalında başlayan girişimin başlangıçta toplam serveti 2 milyar doları aşan 200’den fazla üyesi bulunurken, bu rakamın daha sonra 20 milyar dolara ulaştığı bildirildi.
İç yazışmalara ve belgelere göre, grubun şimdiden 20’den fazla finansal danışmanlık firmasının teklifini incelediği belirtildi.
Reuters ajansı daha önce yayımladığı haberinde, SpaceX’in halka arz sürecinde yaklaşık 1,75 trilyon dolarlık bir piyasa değerine ulaşabileceğini bildirmişti.
Ajans ayrıca şirketin uydu interneti kolu olan Starlink’in, SpaceX bünyesindeki tek karlı operasyonel birim olmaya devam ettiğini kaydetmişti.
2002 yılında kurulan SpaceX, uzun yıllar boyunca halka kapalı bir şirket olarak faaliyet gösterdi ve finansal performans verilerini resmi olarak kamuoyuyla paylaşmadı.
Şirketin, tarihinin en büyük halka arzını gerçekleştirerek yaklaşık 1,5 trilyon dolar ila 1,77 trilyon dolar arasında bir değerleme üzerinden 50 milyar dolara kadar kaynak yaratmayı hedeflediği belirtiliyor.
Amerika
Trump, ABD’nin Dünya Kupası açılış maçına katılmayacak

ABD Başkanı Donald Trump, cuma günü FIFA Dünya Kupası’nın ABD’de düzenlenecek ilk maçına katılmayacak.
POLITICO’nun aktardığına göre bu, ABD’nin dünyanın en büyük spor etkinliğinin ortak ev sahibi rolünü üstlenmeye başladığı bir dönemde dikkat çeken bir yokluk olarak değerlendiriliyor.
Paraguay Cumhurbaşkanı Santiago Peña, ABD-Paraguay maçı için Kaliforniya’ya seyahat edeceğini duyurmuştu.
Peña’nın ofisi, cumhurbaşkanının cuma günkü maçı da içeren dört günlük bir ziyaret için Perşembe günü Los Angeles’a varacağını duyurdu.
Trump yerine, Dışişleri Bakanı Marco Rubio maçta ABD’nin resmi heyetine başkanlık edecek.
Dünya Kupası için ABD’ye giden spor insanlarına vize ve arama eziyeti
Bu karar, yönetimin turnuvayla ilgili bir dizi diplomatik ve lojistik zorluğun üstesinden gelmeye çalıştığı bir dönemde geldi.
Bu zorluklar arasında, bazı katılımcı ülkeleri ve heyetleri etkileyen vize sorunları da yer alıyor. Somalili hakem Omar Artan sınır dışı edilirken, Senegal ve Özbekistan milli takımlarının detaylı üst ve çanta aramalarına tabi tutulması tepki çekti.
Trump, Dünya Kupası ve yine Los Angeles’ta düzenlenecek 2028 Olimpiyatlarını, başkanlığı döneminde gerçekleşecek önemli uluslararası etkinlikler olarak defalarca övmüş ve bunları Amerikan gücünü sergileme fırsatları olarak sunmuştu.
Amerika
Trump yönetimi Trita Parsi’ye soruşturma başlattı

ABD Dışişleri Bakanlığı, İran savaşının önemli muhaliflerinden Trita Parsi hakkında bir soruşturma başlattı ve onu sınır dışı etmeye çalışabilir.
Free Press’te yer alan habere göre Trump yönetimi yetkilisi, Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun ABD içindeki İran etkisine karşı mücadele çabaları hakkında şunları söyledi:
“Bakan çok net konuştu. ABD’yi zayıflatmaya çalışan herkesi yakından takip ediyoruz.”
Yetkiliye göre buna, “düşmanlarımızı destekleyen ve faaliyetleriyle onların gündemini ilerleten ve güvenliğimizi zedeleyen kişiler” de dahil.
Parsi İran’da doğdu, İsveç’te büyüdü, 25 yılı aşkın süredir ABD’de yaşıyor ve yeşil kart sahibi. Parsi’nin Quincy’nin çevrimiçi dergisinde ve kendi Substack’teki haber bülteninde yazıyor.
Habere göre hükümet yetkilileri, İran’a yardım ettiği veya İran’a sempati duyduğu düşünülen diğer ABD yeşil kart sahiplerine karşı sınır dışı etme işlemlerini çoktan başlatmış durumda.
Nisan ayında Dışişleri Bakanlığı, federal ajanların, Trump’ın emriyle 2020 yılında düzenlenen hava saldırısında öldürülen Kasım Süleymani’nin yeğenini ve torununu gözaltına aldığını açıklamıştı.
‘Körfez ülkeleri İsrail’i bölgeye davet etmenin bedelini ödemek zorunda kalacak’
Kadınlar sınır dışı edilmeye karşı mücadele ediyor ve Süleymani ile akrabalık bağları olduğunu reddediyor.
ABD ayrıca, mart ayında İsrail hava saldırısında öldürülen İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı Ali Laricani’nin kızının vizesini iptal etti.
Yine nisan ayında, federal ajanlar, 1979’da Tahran’daki ABD büyükelçiliğini ele geçirip 52 Amerikalıyı rehin alan İran öğrenci hareketinin eski liderlerinden Masume Ebtekar’ın yakınlarını gözaltına aldı ve yeşil kartlarını iptal etti.
Rubio, X’te yazdığı yazıda, Ebtekar’ın oğlu ve ailesine Obama yönetimi tarafından vize ve ardından yasal daimi ikamet statüsü verildiğini belirtti.
ABD hükümeti, federal göçmenlik yasası uyarınca, “ABD için potansiyel olarak ciddi olumsuz dış politika sonuçları doğurabilecek” herhangi bir yabancı uyruklu kişiyi sınır dışı etme yetkisine sahip.
Geçen yıl Rubio, yasanın bir hükmünün, söz konusu kişinin söylediklerinin veya inandıklarının tamamen yasal olsa bile, dışişleri bakanına “yabancı uyruklu kişinin varlığının veya faaliyetlerinin ABD’nin hayati bir dış politika menfaatini tehlikeye atacağına şahsen karar verme” yetkisi verdiğini öne sürmüştü.
51 yaşındaki Parsi, uzun süredir diasporadaki birçok İranlının öfkesini üzerine çekiyor. Bu kişiler, Parsi’nin ABD’deki ikamet ve meşruiyetini İran’ın propaganda mesajlarını yaymak için kullandığını düşünüyor. Bazı Cumhuriyetçiler ve İran karşıtı aktivistler yıllardır Parsi’nin peşinde.
Gazeteci Parsi: İsrail’in kirli işini ABD yapıyor, Trump’ın planı çöktü
2020 yılında, Arkansas Senatörü Tom Cotton, Indiana Senatörü Mike Braun ve Teksas Senatörü Ted Cruz, 2000’lerin başında Parsi tarafından kurulan ve Washington ile Tahran arasında diplomatik uzlaşmayı destekleyen ayrı bir grubun “ABD’de rejim propagandasını güçlendirdiğini” söylediler.
Bu grubun adı Ulusal İranlı Amerikalılar Konseyi (NIAC). Üç milletvekili, NIAC’nin kayıt dışı bir yabancı ajan olarak yasadışı faaliyet gösterip göstermediğinin Adalet Bakanlığı tarafından soruşturulmasını talep etti. Fakat hiçbir soruşturma veya yaptırım kararı açıklanmadı.
Parsi bu eleştirileri, Trump yönetiminin İran politikasına karşı sesini yükseltmeye cesaret eden herkesi susturma çabası olarak nitelendirmişti.
NIAC, ABD’li senatörlerin yazdığı mektubu “İran asıllı Amerikalı bir sivil haklar örgütüne yönelik McCarthyist bir hedef alma” olarak nitelendirmiş ve bunun, kendi ülkelerinde savaş istemeyenler için hayati bir ses olduğunu belirtmişti.
Fakat Parsi ve ona yakın kişiler, Dışişleri Bakanlığı’nın soruşturmasını açıkça ciddi bir tehdit olarak görüyor.
Free Press’in incelediği bir notta yer aldığına göre, Quincy CEO’su Lora Lumpe nisan ayında düşünce kuruluşunun çalışanlarına ve mali destekçilerine, başkanın “Trita’ya yönelik sınır dışı etme girişimine karşı hazırlık yapmak ve gerekirse mücadele etmek için hukuki masrafları karşılamak” yönündeki talebini kabul ettiğini söyledi.
Notta, Quincy’nin bir göçmenlik avukatı tutma sürecinde olduğu ve bu avukatın, Parsi’nin göçmenlik yetkilileri tarafından aniden gözaltına alınması durumunda “derhal hazırda bulundurmak üzere bir habeas corpus dilekçesi hazırlamamızı tavsiye ettiği” belirtiliyordu.
Görüş1 hafta önceXi liderliğinde yükselen Çin diplomasisi: Bütün yollar Pekin’e çıkıyor
Görüş2 hafta önceÇok kutupluluğun çift yönlü asimetrisi: Yeni dünya dengesini nasıl bulacak?
Dünya Basını1 hafta önceABD’li iktisatçı Wolff: Küresel güney artık yeni bir dünya düzeni kuruyor
Görüş1 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 1
Dünya Basını2 hafta önceKomünizme karşı siper olarak Siyonizm
Diplomasi1 hafta önceErmenistan ve ABD, Trump koridoru projesi için anlaşma imzaladı
Görüş3 gün önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 3
Asya1 hafta önceÇin, Japonya ve Filipinler’in sınır görüşmelerine genişletilmiş deniz devriyeleriyle karşılık verdi












