Bizi Takip Edin

Diplomasi

Trump’a yakın Elbridge Colby: Tüm askeri gücümüzü Doğu Avrupa’ya aktarmayacağız

Yayınlanma

Eski ABD Başkanı ve kasım ayında yapılacak başkanlık seçimlerinde Cumhuriyetçilerin adayı Donald Trump’ın çevresinden üst düzey bir isim olan Elbridge Colby, pazartesi günü POLITICO’ya yaptığı açıklamada, Trump’ın başkanlık seçimlerini kazanması halinde Doğu Avrupa’nın ABD’den daha az şey beklemesi gerektiğini söyledi.

İlk Trump yönetiminde savunma bakan yardımcısı olarak görev yapmış olan Colby, “ABD’nin saldırıya uğrayan NATO ülkelerinin yardımına koşma taahhüdü var. Bu, tüm ordumuzu [doğu kanadına] göndermemiz gerektiğini söylemekle aynı şey değil,” dedi.

Trump’ın geri dönmesi halinde üst düzey bir göreve aday gösterilmesi beklenen Colby’ye göre doğu kanadındaki ülkelerin NATO’nun hedefi olan GSYİH’nin yüzde 2’sinden çok daha fazla harcama yapmasına da ihtiyaç var.

Yetkili, “Litvanya’nın yüzde 3, Estonya’nın yüzde 3 harcama yapmasının çok etkileyici olduğunu düşünmüyorum. Onların yerinde olsaydım, Rusların ne kadar tehditkar olduğu konusunda ciddilerse [yüzde] 10 harcardım. Bence Avrupalıların anlaması gereken şey, mümkün olan en kısa sürede ordularını geliştirmeleri gerektiğidir,” ifadelerini kullandı.

Colby, kişisel görüşünün, NATO’nun doğusunu savunmak için, ABD’nin Tayvan’ı savunma kabiliyetini azaltmayacak miktarda kuvvet ayırmak gerektiği yönünde olduğunu da vurguladı.

Colby ayrıca uzun menzilli ateş, lojistik, komuta kontrol ve C4ISR olarak bilinen lojistik, mühimmat ve hava savunması gibi “kilit yetenekleri”, ABD’nin Avrupa’ya değil Asya’ya odaklanması gereken alanlar olarak gösterdi.

Colby, “Bunlar en önemli varlıklar ama aynı zamanda en kıt olan varlıklar,” dedi.

Diplomasi

Ukrayna’da Genelkurmay Başkanı Sırskiy’nin görevden alınması protestoları durduracak mı?

Yayınlanma

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile eski Savunma Bakanı Mihail Fedorov arasındaki siyasi uzlaşmazlık sürüyor. Konuya vakıf kaynakların Kyiv Independent gazetesine verdiği bilgilere göre, bakanın görevden alınmasına karşı düzenlenen protestolara üç gün ara verilmesine rağmen iki taraf da geri adım atmaya yanaşmıyor.

Binlerce kişinin Fedorov’un görevden alınmasını protesto etmesinin üzerinden günler geçmesine karşılık, her iki kamp da katı tutumunu koruyor. Zelenskiy, kamuoyundaki tepkiyi azaltmak amacıyla Genelkurmay Başkanı Aleksandr Sırskiy’yi görevden aldı ancak Fedorov’u yeniden savunma bakanı yapma niyetinde olmadığını gösterdi.

Ukrayna Devlet Başkanı, 21 Temmuz’da yaptığı açıklamada, Fedorov’a hükümette Ukrayna’nın teknoloji sektörünü güçlendirmeye odaklanan “önemli bir pozisyon” teklif ettiğini duyurdu.

Fedorov ise ancak savunma bakanı olarak geri döneceğini, hükümette başka bir görevi kabul etmeyeceğini net bir dille ifade etti. Eski bakan, Zelenskiy’nin son önerisine henüz resmi bir yanıt vermedi.

Konuya vakıf bir kaynak, “Bu konuyu konuşmaya devam edecekler” diyerek durumun belirsizliğini koruduğunu aktardı. Yaşanacak gelişmeler, yalnızca Ukrayna ordusunun gelecekteki liderliğini değil, aynı zamanda protestoların bu hafta içinde yeniden başlayıp başlamayacağını da belirleyecek.

Fedorov’dan Sırskiy’ye yönelen tepkiler

Fedorov’un geçen hafta görevden alınması, Ukrayna genelinde protesto dalgasına yol açtı. Çok sayıda Ukrayna vatandaşı, savaş döneminde somut başarılarıyla tanınan ve ülkenin en popüler bakanlarından biri olan Fedorov’un neden görevden uzaklaştırıldığını kavrayamadı.

Zelenskiy ise kamuoyuna yaptığı tek açıklamada, Fedorov ile Sırskiy arasında yaşandığı iddia edilen bir anlaşmazlığa işaret etti.

Gösterilerin ilk gününde neredeyse tamamen Fedorov’un görevden alınmasına odaklanıldı. Ancak ikinci günden itibaren protestoların yönü değişmeye başladı. Fedorov’un eski danışmanı ve eski neo-Nazi Pravıy Sektör sokak örgütünün yöneticilerinden Serhiy Sternenko, 17 Temmuz’daki canlı yayınında Genelkurmay Başkanı Sırskiy’yi hedef aldı.

Sternenko, Sırskiy’yi dost ateşi vakalarının üzerini örtmekle ve Rus saldırıları sırasında bazı Ukrayna tugaylarını kasıtlı olarak zayıflatmakla suçladı. Diğer kamuoyu önderleri ve askeri gazilerin de bu eleştirilere katılmasıyla tartışma, Fedorov’un görevden alınmasından Sırskiy’nin liderliğine kaydı.

İki isim arasındaki gerilim uzun süredir bekleniyordu. Fedorov; inovasyon, ademi merkeziyetçilik ve teknolojik modernizasyonu temel alan reformcu bir yaklaşımı temsil ediyordu.

Sırskiy ise Sovyet askeri doktrinine dayanan, son derece merkeziyetçi bir komuta yapısını tercih ediyordu. Sırskiy, ayrıntılara aşırı müdahale etmekle ve “Sovyet tarzı” olarak nitelendirilen komuta kültürünü sürdürmekle suçlanıyordu.

Zelenskiy protestoların ardından Sırskiy’yi görevden aldı

Skeliya Alayı tartışması

Kamuoyundaki tartışmalar, Skeliya Alayı etrafında çıkan yeni bir krizle daha da hız kazandı. Sırskiy’nin özel hücum birimleri kurma çabalarının bir parçası olarak genişletilen ve 10 binden fazla personeli barındıran alay, yeni seferber edilen askerleri bünyesine alıyor ve yüksek riskli hücum görevlerinde kullanıyor.

Ukrayna merkezli yayın organı Babel, 23 Haziran’da alay içindeki kötü muamele iddialarını ayrıntılarıyla yayımladı. Haberde, yeni askere alınanlar arasında en az 25 muharebe dışı ölümün gerçekleştiği bildirildi. Site, daha sonra yedi benzer vakayı daha ortaya çıkardı.

Protestoların sürdüğü sırada Rus kuvvetleri, bir operasyonda Skeliya Alayına bağlı iki Ukrayna askerini esir aldı. Bu olay, birliğin Rus askerlerinden temizlendiğini iddia ettiği Konstantinovka bölgesinde Ukrayna bayrağının çekilmesi sırasında yaşandı. Aynı gün, anonim bir Ukrayna Telegram kanalında Skeliya logosunun yer aldığı bir video paylaşıldı. Videoda, ellerinde Sırskiy ve Zelenskiy’nin portrelerinin olduğu bayraklar tutan üç askerlerin, Konstantinovka’daki kültür merkezinin temizlendiğini ve Ukrayna bayrağının çekildiğini söylediği görüldü. Söz konusu video daha sonra kanaldan kaldırılsa da diğer platformlarda yayılmaya devam etti.

Bu gelişmeler, Sırskiy’nin liderliğine yönelik eleştirileri artırdı ve görevden alınması yönündeki çağrıları güçlendirdi. Protestoların ikinci ve üçüncü gününde, “Sırskiy dışarı” sloganları, Fedorov’un göreve iade edilmesi talebi kadar sık duyulur hale geldi.

Zelenskiy’nin strateji değişikliği

Devlet Başkanlığı Ofisi, halkın öfkesinin yön değiştirdiğini hızla fark etti. Zelenskiy, protestolardan önce kendi partisi Halkın Hizmetkarı milletvekillerine, ideal senaryoda hem Fedorov’u hem de Sırskiy’yi değiştirmek istediğini kapalı kapılar ardında söylemişti.

Genelkurmay başkanına yönelik eleştiriler yoğunlaşınca Zelenskiy aktif olarak yeni bir aday aramaya başladı. Tartışmalara vakıf bir yetkili, Zelenskiy’nin son birkaç günde bu pozisyon için olası adaylarla görüştüğünü teyit etti.

Bu görüşmeler, büyüyen tepkiyi kontrol altına alma çabalarıyla eş zamanlı yürüdü. Zelenskiy aynı zamanda Fedorov ile doğrudan temasını sürdürdü. Eski bakanın popülaritesini dikkate alan Zelenskiy, ona ekibinde başka bir üst düzey rol teklif etti.

Zelenskiy, Fedorov’un askeri modernizasyonu devlet başkanlığı danışmanı veya başbakan yardımcısı olarak yönetmesini önerdi. Bu teklif, devlet başkanının, Fedorov’un başlattığı reformları Savunma Bakanlığına dönmeden de sürdürebileceğine olan inancını yansıtıyordu.

Siyasi duruşuyla değil, teknolojik atılımlarıyla “Ukrayna’nın Elon Musk’ı” olarak anılan Fedorov; insansız hava aracı savaşından askeri modernizasyona, Rus güçlerinin Starlink sistemlerine erişiminin engellenmesinden Rus lojistik hatlarına yönelik saldırıların koordine edilmesine kadar birçok reformu yönetmişti. Ayrıca kendisinin de “popüler olmayan ancak son derece hayati” olarak nitelendirdiği bir askeri rütbe reformunu başlatmıştı.

Silikon Vadisi’nin Ukrayna’daki ‘altın çocuğu’ savunma koltuğunda: Mihail Fedorov kimdir?

Uzlaşma sağlanamadı

Fedorov için bu teklif hiçbir zaman kabul edilebilir olmadı. Yakın çevresinden edinilen bilgilere göre Fedorov, Zelenskiy’e yalnızca savunma bakanı olarak dönmek istediğini iletti. Altı aylık görev süresi boyunca başlattığı reformların ancak bu pozisyondan tamamlanabileceğine inanıyor.

Fedorov, görev süresindeki üç ana önceliğini; askeri alım süreçlerinin reformu, savunma tedarik sisteminin baştan aşağı yenilenmesi ve orduya yönelik İHA tedarikinin artırılması olarak sıraladı.

Buna karşılık Devlet Başkanlığı Ofisi geri adım atmaya niyetli görünmüyor. Zelenskiy’nin yakınındaki yetkililer, kamuoyu baskısının büyük ölçüde Fedorov’dan Sırskiy’ye kaydığını ve bunun da siyasi maliyeti düşürdüğünü düşünüyor. Fedorov’un ekibi ise durumu farklı değerlendiriyor.

Sürekli kamuoyu baskısının Zelenskiy’yi yeni bir geri adıma zorlayabileceğine inanıyorlar; tıpkı geçen yıl geniş çaplı gösterilerin ardından devlet başkanının yolsuzlukla mücadele kurumlarını zayıflatma girişimlerinden vazgeçmesi gibi.

Duruma vakıf bir kaynak, gizlilik kaydıyla yaptığı açıklamada, “Protestoları yatıştırmak için sadece genelkurmay başkanını görevden almaya çalışıyorlar gibi görünüyor. Ancak sokaktaki insanlar tüm bu kararların arkasında net bir açıklama bekliyor” dedi.

Kiev’de protestolar sürerken Zelenskiy’nin, halkın öfkesini dindirmek amacıyla Sırskiy’yi feda etmeye giderek daha hazır olduğu gözlemlendi. Zelenskiy’nin geçen hafta savunma bakanlığı için ilk tercihi dönemin İçişleri Bakanı İgor Klimenko olmuştu. Ancak bu adaylık hızla kamuoyunun sert tepkisiyle karşılaştı.

Tepkilerin büyümesi üzerine Zelenskiy farklı bir isme yönelerek Ukrayna Güvenlik Servisi (SBU) bünyesindeki Alfa Özel Harekat Merkezini yöneten SBU Başkan Vekili Yevgeniy Hmara’yı aday gösterdi.

Hmara, askeri çevrelerde büyük saygı gören bir isim olarak tanınıyor ve adaylığı protestocular tarafından çok daha olumlu karşılandı. Eylemlere katılan 39 yaşındaki bilişim uzmanı Aleksey, “Yevgeniy Hmara alanında olağanüstü bir profesyonel. Ancak savunma bakanlığı onun yapması gereken iş değil” dedi.

Hmara, kısa süre sonra hükümet tarafından geçici olarak savunma bakanlığı görevine getirildi. Resmi onay, devlet başkanının aday göstermesinin ardından parlamento tarafından yapılacak.

Parlamento teknik olarak 18 Ağustos’a kadar tatilde olduğu için Zelenskiy, Hmara’yı henüz kalıcı görev için resmi olarak aday göstermedi.

Cuma günü geniş çaplı protestolar düzenlenecek

Fedorov’un görevden alınmasına ve Sırskiy’nin görevde kalmasına karşı son protesto 20 Temmuz’da Kiev’de düzenlendi. Başkentte yüzlerce gösterici toplanırken diğer Ukrayna şehirlerinde de daha küçük çaplı mitingler yapıldı.

Pazartesi günkü gösterinin ardından organizatörler, Zelenskiy’e iki temel talebini yerine getirmesi için 24 Temmuz’a kadar süre vererek eylemlere üç gün ara verdiklerini duyurdu.

Bu talepler, Fedorov’un savunma bakanlığına iade edilmesi ve Sırskiy’nin genelkurmay başkanlığı görevinden alınması olarak açıklandı.

Devlet başkanlığı ofisindeki genel beklenti, Sırskiy’nin değiştirilmesinin protestocuları memnun edeceği ve gösterilerin yeniden başlamasını engelleyeceği yönünde.

Yetkililer ayrıca kamuoyu baskısının hafiflemesiyle birlikte Fedorov’un teklif edilen alternatif görevi yeniden değerlendirmekten başka çaresinin kalmayacağını umuyor. Ancak eski bakana yakın çevreler beklemeye hazır görünüyor.

Şu an için iki taraf da geri adım atmıyor. Bir sonraki kritik sınav, yalnızca Sırskiy’yi değiştirmenin protestocuları tatmin etmeye yetip yetmeyeceğinin ya da Fedorov’un göreve iade edilmesi talebinin insanları yeniden sokaklara döküp dökmeyeceğinin netleşeceği 24 Temmuz günü verilecek.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Ukrayna, İngiliz L119 obüslerini lisansla üretecek

Yayınlanma

Ukrayna ile Birleşik Krallık, L119 obüslerinin Ukrayna’da lisans altında üretilmesi konusunda anlaşmaya vardı. The Wall Street Journal’a göre proje, ülkenin Patriot sistemlerine ait füzeler gibi daha karmaşık Batı silahlarını üretme kabiliyetini de ortaya koyabilir. Üretim süreci test modeliyle başlayacak; namlu, sürgü mekanizması ve hidrolik sistemler gibi parçaların önemli bölümü Ukrayna’da imal edilecek.

Ukrayna, Birleşik Krallık ile L119 tipi hafif obüslerin ülke içinde üretilmesi konusunda anlaşma sağladı.

The Wall Street Journal haberinde, bu projenin Ukrayna sanayisinin Patriot sistemlerine ait füzeler dahil olmak üzere daha karmaşık Batı silahlarını üretmeye hazır olup olmadığını ortaya koyacağını belirtti.

İngiliz savunma şirketi BAE Systems lisansı altında gerçekleştirilecek üretim Ukraynalı bir işletme tarafından yürütülecek.

BAE Systems Temsilcisi Giles Ambrose, üretim sürecini denetlemek ve düzene koymak amacıyla fabrikanın öncelikle obüsün test modelini imal edeceğini bildirdi.

L119, nakliyesi çekici araçlar ya da helikopterlerle sağlanan hafif bir obüs modeli olarak öne çıkıyor. Yaklaşık 17 kilometre mesafedeki hedefleri vurabilen sistemin M119 adını taşıyan benzer bir versiyonu ABD ordusu tarafından da kullanılıyor.

The Wall Street Journal haberinde obüs imalatının insansız hava araçlarına kıyasla daha karmaşık bir süreç gerektirdiğine dikkat çekildi. Bu üretim için namlu, kama mekanizması, hidrolik sistemler ve diğer metal parçaların imalatı gerekiyor.

Ukraynalı işletme bu bileşenlerin birçoğunu kendi imkanlarıyla üretecek. BAE Systems Temsilcisi Ambrose konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Bu durum malzemeler, parçaların imalatı ve mekanik işleme süreçleriyle ilgili ciddi zorluklar barındırıyor” dedi.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile BAE Systems temsilcileri obüslerin üretimini ilk olarak Ağustos 2023’te ele aldı ve taraflar bir anlaşma imzaladı. Bir ay sonra şirketin Kiev yönetimine obüs yedek parçalarının üretimini kurmayı teklif ettiği açıklandı.

O dönemde İngiliz savunma şirketinin planlarını değerlendiren Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Ukrayna topraklarında silah üretim tesislerinin kurulmasının çatışmaların gidişatını esasta değiştirmeyeceğini beyan etti. Peskov, Moskova’nın bir ofis açılmasını olumsuz karşılayacağını ve bu yapının ordunun hedefi haline geleceğini dile getirdi.

Ayrıca bu yılın ilkbahar döneminde Ukraynalı yetkililer Patriot füzelerinde kritik bir eksiklik yaşandığını duyurdu.

Bu gelişmenin ardından Zelenski, ABD’den bu füzelerin üretimi için lisans verilmesini talep etti. Temmuz ayı başında ABD Başkanı Donald Trump, Washington’ın Ukrayna’ya söz konusu lisansı sağlayacağını açıkladı.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Hürmüz Boğazı krizinin ardından doğalgazda dört ayın zirvesi

Yayınlanma

Savaş ve lojistik kaygılar nedeniyle Avrupa’da gösterge doğalgaz fiyatları megavatsaat başına 60 avroyu aşarak son dört ayın en yüksek seviyesine ulaştı. Analistler ve sektör uzmanları, azalan Avrupa rezervleri ile Asya’daki yüksek sıcaklıkların yanı sıra jeopolitik risklerin enerji piyasalarında kalıcı bir unsur haline geldiğine dikkat çekiyor.

Hürmüz Boğazı’nda yeniden tırmanan şiddet olayları, dünyanın en kritik enerji geçiş noktasından sevkiyat yapılabilirliğine dair endişeleri tetikledi.

Bu gelişmelerin ardından Avrupa’da doğalgaz fiyatları son dört ayın en yüksek seviyesine çıktı.

Politico’nun haberine göre Dutch TTF olarak bilinen gösterge niteliğindeki Avrupa doğalgaz fiyatı, pazartesi günü kısa süreliğine megavatsaat başına 60 avro eşiğini aşarak mart ortasından bu yana kaydedilen en yüksek seviyeyi gördü.

ABD’nin İran’a yönelik üst üste 10’uncu gecesinde de düzenlediği hava saldırılarına Tahran yönetiminin bölgedeki ABD müttefiklerini ve Basra Körfezi’ndeki tankerleri hedef alarak yanıt vermesinin ardından fiyatlar salı günü megavatsaat başına 59 avro seviyesinde dengelendi.

Haziran ayında sağlanan ateşkesten önce doğalgaz fiyatları megavatsaat başına 50 avronun altında seyrediyordu. Öngörülmesi imkânsız hale gelen bir savaş sürecinde piyasa aktörleri büyük riskler almaktan kaçınıyordu.

Salı günü kaydedilen rakamlar, bir önceki aya kıyasla yüzde 50’lik bir artışa işaret ediyor.

Bu tablo aynı zamanda, tükenen Avrupa rezervleri ile Asya’da mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklıkların birleşmesi sonucu doğalgaz arzının daha da daralacağı yönündeki kaygıları yansıtıyor.

Analistler, Asya’daki yüksek sıcaklıkların klima kullanımını artırarak talebi yukarı çekeceğini öngörüyor.

Son fiyat sıçramaları, Ortadoğu’daki huzursuzluğun enerji piyasalarında kalıcı bir unsur olarak fiyatlandırılacağı yönündeki endişeleri artırdı.

Bu durum, Washington ve Tahran’ın deniz trafiğine geçiş ücreti veya “hizmet bedeli” uygulama tehditlerinin yanı sıra Yemen’deki Ensarullah’ın bölgedeki bir diğer kritik su yolu olan Babilmendep Boğazı’nı ambargo altına alacağını duyurmasıyla daha da pekişti.

Montel Energy kıdemli analisti Tobias Federico sürece ilişkin değerlendirmesinde, “Hürmüz Boğazı’nın sürekli olarak rastgele biçimde trafiğe açılıp kapanması, buranın artık dünya LNG sevkiyatı için güvenilir bir teslimat rotası olmadığını gösteriyor” dedi.

Madrid merkezli enerji şirketi Moeve’nin Ticaret ve Ticari Entegrasyondan Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Alice Acuña ise “TTF’de son dönemde yaşanan yükseliş, jeopolitik riskin enerji piyasaları için yapısal bir gerçeklik haline geldiğini kanıtlıyor” ifadesini kullandı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English