Bizi Takip Edin

Amerika

Trump’ın desteklediği adaylar Güney eyaletlerinde kazandı

Yayınlanma

Salı günü düzenlenen ön seçimler, ABD Başkanı Donald Trump’ın Cumhuriyetçi Parti üzerindeki aday belirleme gücünü bir kez daha tescilledi. Seçim sonuçları, Kasım ayındaki genel seçimler öncesinde eyalet düzeyindeki yarışlarda Demokratların Trump’ın düşük onay oranlarından faydalanıp faydalanamayacağına dair kritik bir tablo ortaya koydu.

Salı günü gerçekleştirilen yoğun ön seçim maratonu, ABD Başkanı Donald Trump’ın Cumhuriyetçi Parti içerisindeki aday belirleme gücünü net bir şekilde gözler önüne serdi.

Trump’ın desteklediği isimler, Güney eyaletlerinin genelinde kilit yarışları kazandı. Seçim sonuçları aynı zamanda, Demokratların Trump’ın rekor düzeydeki düşük onay oranlarını kullanarak geleneksel olarak zorlu bölgelerde sürpriz yapıp yapamayacağını belirleyecek genel seçim yarışlarına da zemin hazırladı.

Alabama’da emekliye ayrılan Cumhuriyetçi Senatör Tommy Tuberville, vali adaylığı için parti içindeki yarışı kazandı.

Tuberville, bu sonuçla Salı günü düzenlenen Demokratik Parti ön seçimlerini kazanan eski Senatör Doug Jones ile yeniden karşı karşıya gelecek. 2020 yılındaki Senato seçimlerinde Tuberville, Jones’u mağlup etmişti.

Cook Political Report tarafından yarış “sağlam Cumhuriyetçi” olarak sınıflandırılsa da Jones, eyalet genelinde geçmişteki başarılarıyla bilinen nadir Demokratlardan biri olma özelliğini koruyor.

Jones, zafer konuşmasında ekonomi politikalarına odaklanarak asgari ücreti artırma ve Medicaid programını genişletme vaadinde bulundu. Tuberville ise önümüzdeki aylarda “sosyalizm ve komünizme karşı” bir kampanya yürüteceğini ifade etti.

Alabama’da Tuberville’den boşalan koltuğa aday olan, Trump destekli Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi Üyesi Barry Moore, Navy SEAL askeri Jared Hudson ve Başsavcı Steve Marshall’ı çift haneli farkla geride bırakarak yarışta öne çıktı.

İkinci sıra için henüz resmi sonuç açıklanmasa da Moore, Hudson veya Marshall ile ikinci tura kalacak ve kazanan tarafın Kasım ayındaki seçimlerde mutlak favori olması bekleniyor.

Kentucky eyaletinde ise tüm dikkatler, Trump’ın desteklediği Ed Gallrein ile Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi Üyesi Thomas Massie arasındaki 4. Bölge Kongre yarışına çevrildi.

Bu yarış, tarihinin en pahalı Temsilciler Meclisi ön seçimi olarak kayıtlara geçti. Epstein dosyaları ve İran savaşı konularında Trump ile ters düşen Massie, seçim yenilgisini kabul ettiği konuşmasında eski başkana ve müttefiklerine yönelik eleştirilerde bulundu.

Massie, 18 aydır ilk kez Fox News izlediğini belirterek, “Benzin 5, dizel 6 dolar seviyesindeyken, Roma İmparatorluğu mimarisine benzeyen büyük bir balo salonu inşa etmekten bahsediyorlardı. Burada birkaç analoji görüyorum” ifadelerini kullandı.

Aynı eyalette, Trump destekli Temsilciler Meclisi Üyesi Andy Barr, emekli olan Senatör Mitch McConnell’ın yerini almak için düzenlenen Cumhuriyetçi yarışı kazandı.

Demokratik Parti tarafında ise eski eyalet temsilcisi Charles Booker, emekli deniz piyadesi savaş pilotu Amy McGrath’i geride bırakarak 2020’nin tersine bir sonuç elde etti.

Georgia seçmenleri de Salı günü Senato ve valilik adaylarını belirledi. Cumhuriyetçi vali adaylığı için Trump, Eyalet Vali Yardımcısı Burt Jones’u destekledi. Rakibi ise milyarder Rick Jackson oldu. Mevcut Cumhuriyetçi Vali Brian Kemp ise dönem sınırlaması nedeniyle tekrar aday olamadı.

Hiçbir aday 16 Haziran’daki Cumhuriyetçi ikinci tura kalmamak için gereken oy oranına ulaşamadı ancak Jones, Jackson’ı 6 puan farkla geride bıraktı.

2020 seçimlerinin ardından Trump’a karşı çıkan Georgia Eyalet Sekreteri Brad Raffensperger ise elendi.

Georgia Demokratları, vali adaylığı için anketlerde önde giden ancak çok sayıda rakiple yarışan eski Atlanta Belediye Başkanı Keisha Lance Bottoms’ı tercih etti. Cook Political Report, Georgia’daki valilik yarışını “başa baş” olarak değerlendirdi.

Georgia Senato seçimlerinde, Demokratik Parti içindeki yeniden adaylık yarışında mevcut Senatör Jon Ossoff rakipsizdi.

Cumhuriyetçi kanatta ise eski futbol koçu ve Kemp destekli Derek Dooley ile Temsilciler Meclisi Üyesi Mike Collins, oyların yarısından fazlasını alamadıkları için 16 Haziran’daki ikinci tura gitmeye hak kazandı.

Trump, Georgia Senato yarışında herhangi bir adaya destek vermedi ancak bu süreç, dolaylı bir vekalet savaşı olarak görüldü.

Collins, Trump yanlısı çizgide yer alırken, Dooley kampanyasını yoğun bir şekilde Kemp ile birlikte yürüttü. Cook Political Report, nisan ayı başında “başa baş” olarak nitelendirdiği Georgia Senato yarışını artık “Demokrat eğilimli” olarak güncelledi.

Georgia Yüksek Mahkemesi yarışlarında ise Demokrat destekli adayların mevcut görevlileri koltuklarından etmek için nadir bir fırsat yakaladığı düşünülse de, koltukta oturan yargıçlar başarılı oldu.

Partisiz yarışta Miracle Rankin, Charles Bethel’den 2 puan geride kalırken; Jen Jordan, Sarah Warren’a yaklaşık 20 puan farkla kaybetti.

Pennsylvania, Idaho ve Oregon eyaletlerinde de seçmenler sandık başına gitti. Bu üç eyalette de görevdeki valiler ön seçimleri kazanarak koltuklarını koruma konusunda avantaj elde etti.

Oregon Valisi Tina Kotek, 2022 yılındaki rakibi Cumhuriyetçi Eyalet Senatörü Christine Drazan ile rövanşa hazırlanıyor. Kotek’in popülarite rakamlarında yaşadığı zorluklar Cumhuriyetçilere umut verse de, Cook Political Report yarışı “sağlam mavi” olarak derecelendirmeye devam ediyor.

Pennsylvania’da ise ilericiler, Demokratik Parti ön seçimlerinde önemli bir başarıya imza attı. Eyalet Temsilcisi Chris Rabb, Batı ve Kuzey Philadelphia’nın bölümlerini kapsayan 3. Bölge’de kazanan taraf oldu.

Rabb, zafer konuşmasında, “Bu kampanya boyunca çok radikal, çok cesur olmakla eleştirildim. Henüz hiçbir şey görmediler. Bu sadece başlangıç çünkü sizi görüyorum. Kapasitemizi biliyorum. Güzelliğinizi ve gücünüzü görüyorum” dedi.

Amerika

Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Yayınlanma

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.

Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.

Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.

Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.

Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.

Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.

Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.

Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.

Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.

Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.

Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.

Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.

Veri merkezi krizi

Okumaya Devam Et

Amerika

“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

Yayınlanma

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.

ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.

Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.

Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.

The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.

Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.

Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:

“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”

Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.

Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”

Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.

Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.

Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.

İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.

Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.

Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.

Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.

Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.

Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

Yayınlanma

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.

Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.

“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.

Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.

Bessent şöyle konuştu:

“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. ⁠Ama peşinize düşeceğiz.”

ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı

ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.

Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.

ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.

Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.

İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald ​Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English