Bizi Takip Edin

Diplomasi

Tucker Carlson: İran savaşında İsrailli subaylar Pentagon’da emirler verdi

Yayınlanma

ABD’li muhafazakâr yorumcu Tucker Carlson, ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü 12 günlük savaş sırasında Pentagon’da görev yapan İsrail subaylarının, doğrudan emirler verip taleplerde bulunarak Amerikan askeri personelini “öfkelendirdiğini” iddia etti.

Carlson, kendi programında şunları söyledi:

“ABD ve İsrail ile İran arasında yaşanan 12 günlük savaş sırasında, bu kısa çatışma boyunca her taraftan bombardıman yapılırken, IDF subayları Pentagon’daydı. Bu arada, Pentagon’daki tek yabancı subaylar onlar değil. NATO subayları da var, onlar Britanya ve diğer ülkelerden. Ama o hafta Pentagon’da bir grup İsrail Savunma Kuvvetleri subayı vardı.”

Daha sonra, “uygunsuz müdahale” olarak nitelendirdiği şeyi şöyle anlatan Carlson, İsraillilerin Pentagon’daki toplantılara “dalarak, emirler vererek, taleplerde bulunarak Amerikan Pentagon personelini öfkelendirdiğini” ileri sürdü ve “hiç kimse bu konuda hiçbir şey yapmadı.”

Carlson, bu tür davranışların ABD ordusunun en üst komuta merkezinde nasıl tolere edildiğini de sorguladı:

“Yabancı bir subay, davet edilmiş olsa bile, askeri karargaha nasıl girip ‘şunu istiyoruz, bunu istiyoruz, bunu halletmelisiniz’ diye talepte bulunabilir? Bu tür son derece sağlıksız davranışlara ne kadar izin verirseniz, o kadar fazlasını alırsınız. Ve liderlerimizin zayıflığı nedeniyle tam da bu oldu.”

Carlson, eleştirisinin “İsrail karşıtı” olmadığını, aksine ABD liderlerinin sorumluluklarını yerine getirmeleri için bir çağrı olduğunu vurguladı. Carlson, “Bu, bizi savunmak ve temsil etmekle görevli, kutsal bir görevi olan kişilerden, Pentagon’daki ve ABD hükümetindeki liderlerimizden bunu yapmalarını talep etmektir,” dedi.

Yorumcu şöyle devam etti:

“Onlar ayağa kalkıp, tüm potansiyel tehditlere karşı, tüm yabancı ülkelere karşı gerektiği ölçüde bizi savunmalı ve yabancı bir ulusun önünde diz çökmemelidir. Bu temel bir şeydir. Eğer bir hükümet, özellikle de güçlü bir hükümet, başka, daha zayıf bir hükümetten emir alıyorsa, neden bir hükümet olsun ki?”

Carlson, bunun yıllardır “durumun böyle” olduğunu iddia ederek, kimsenin bunu gizlemeye bile çalışmadığını savundu.

Diplomasi

İranlı diplomattan “VAR” tepkisi

Yayınlanma

İran’ın Meksika Büyükelçisi, FIFA Dünya Kupası’ndan elenen ülkenin milli futbol takımını överken, turnuvanın sonucunu etkileyen tartışmalı video incelemesi kararlarına da dikkat çekti.

POLITICO’ya yaptığı uzun açıklamada Büyükelçi Ebulfazl Pasandide, İran’ın sadece rakipleriyle değil, aynı zamanda “kameraların önünde nadiren görülen yorgunluk, adaletsizlik ve zorluklarla” da mücadele ettiğini savundu ve daha sonra “sahte VAR” müdahalelerini eleştirdi.

Pasandide, “Belki de bazı toplar milyonlarca İranlıya sevinç getirmekten sadece birkaç santimetre uzaktaydı, bu santimetreler yan hakemin bayrağıyla bile ölçülmedi ama ‘sahte VAR’ müdahaleleriyle abartıldı. Fakat hiçbir şey kararlılığınızın büyüklüğünü asla azaltamaz,” dedi.

Pasandide, oyuncuları Araş ve Rüstem gibi efsanevi Pers kahramanlarıyla karşılaştırdı ve “gerçek şampiyonluğun bayrağa sadakatinde yattığını” savundu.

Oyunculara “İran’ın cesur oğulları” diye hitap eden Pasandide, onların “İran için hayatlarının son damlasını bile feda etmeye” hazır olduklarını gösterdiğini söyledi ve milli takımın gelecekteki uluslararası turnuvalara “daha güçlü, daha deneyimli ve daha parlak” bir şekilde döneceğini öngördü.

İran milli takımının gruptaki son maçında Mısır ile karşı karşıya gelmiş ve uzatma dakikalarında attığı gol VAR kararıyla iptal edilmişti.

İranlı futbolcular, ABD’nin çıkardığı vize zorlukları nedeniyle antrenmanlarını Meksika’da yaparken maç için ABD’ye gitmek zorunda kalmışlardı.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Peter Thiel, Almanya-Avusturya siyaseti ile güçlü bağlara sahip

Yayınlanma

Palantir’in kurucusu Peter Thiel, Almanya ve Avusturya’daki sağcı-muhafazakâr siyasi figürlerle derin ilişkilere sahip.

Thiel’in risk sermayesi girişimi Founders Fund’ın önde gelen Alman drone startup’ı Stark’a yaptığı yeni yatırım, “MAGA” yanlısı sağın Almanya ve Avrupa’da nüfuz kurma girişimleri hakkındaki tartışmaları bir kez daha alevlendirdi.

Söz konusu şirket, Alman Silahlı Kuvvetleri’ne (Bundeswehr) de insansız hava araçları tedarik ediyor.

German Foreign Policy’nin aktardığına göre bundan kısa bir süre önce, Federal Meclis’teki CDU/CSU grup başkanı Jens Spahn’ın, Thiel tarafından kurulan gizli “Dialog” cemiyetinin toplantılarına defalarca katılması, Thiel’in etkisini Avrupa’ya yayma çabalarını gün yüzüne çıkarmıştı.

Spahn, 2017 yılında Trump’ın o dönemki baş stratejisti Steve Bannon ile temas kurmuştu; daha sonra da Trump’ın Almanya’daki aşırı sağcı büyükelçisi Richard Grenell ile yakın ilişkilerini sürdürdü.

Thiel ise 2022’nin başlarında Avusturya’nın eski Şansölyesi Sebastian Kurz’u şirketlerinden biri olan Thiel Capital’da işe almıştı.

Biyografi yazarı o dönemde, Thiel’in “Kurz ile ilgili planının” salt ticari hedeflerin “kesinlikle çok ötesine” geçtiğini belirtmişti.

Peter Thiel’in gizli cemiyeti: “Dialog”

Jens Spahn’ın MAGA bağlantıları

Jens Spahn, ABD Başkanı Donald Trump’ın yakın çevresindeki etkili isimlerle bağlantılar kurmaya erken bir aşamada başladı.

Daha 2017 yılında Paskalya tatilini ABD’de geçirdi; burada, 21 Nisan’da o dönemde hâlâ Trump’ın baş stratejisti olarak görev yapan Steve Bannon ile bir araya geldi.

Daha sonra, o dönemde Federal Maliye Bakanlığı’nda Parlamento Müsteşarı olarak görev yapan Spahn’ın “hevesli” olduğu ve Bannon’un “onda güçlü bir izlenim bıraktığı” bildirildi.

Bir yıl sonra Bannon, Avrupa’nın aşırı sağında ağlar kurmaya başladı. Bu dönemde Spahn, 8 Mayıs 2018’de ABD’nin Almanya Büyükelçisi olarak göreve başlayan ve 1 Haziran 2020’ye kadar bu görevi sürdüren Richard Grenell ile mükemmel bir ilişki kurdu. Spahn ve Grenell’in yakın bir dostluk sürdürdükleri iyi biliniyor.

Yine 2018’de Spahn, “Dialog” cemiyeti tarafından düzenlenen bir etkinliğe ilk kez katıldı. 2019’da hâlâ sağlık bakanı olarak görev yaparken ve daha sonra muhalefet politikacısı olarak (2022, 2023, 2024) bu etkinliğe tekrar katıldı.

Spahn, bu etkinliklerde Thiel ile hiç tanışmadığını iddia etse de, Thiel’in yakın çevresinden bazı kişiler de dahil olmak üzere, MAGA hareketiyle bağlantılı pek çok kişi kesinlikle etkinlikte hazır bulunuyordu.

Trump’ın Silikon Vadisi’ndeki adamı Thiel’in antidemokratik distopyası

Eski Avusturya Şansölyesi Kurz da listede: Thiel’in siyasi projesi ne?

Thiel’in temas kurdukları arasında sadece Spahn değil, aynı zamanda Avusturya’nın eski Şansölyesi Sebastian Kurz da yer alıyor.

11 Ekim 2021’de görev süresinin sona ermesinden sadece birkaç ay sonra Kurz, ABD’deki Thiel Capital’da Küresel Stratejist olarak atandı.

Thiel’in biyografi yazarı Max Chafkin’in o dönem yaptığı açıklamaya göre, Thiel’in teknolojiye yatırım yaptığı Founders Fund’dan farklı olarak, Thiel Capital bir nevi “iç çember” niteliğinde.

Kurz, örneğin Palantir’in Avrupa’daki işlerini genişletme konusunda Thiel’e yardımcı olabilirken, “Thiel’in Kurz ile ilgili planı kesinlikle bunun çok ötesine geçiyor.”

Thiel Capital, “siyasi projesi için bir tür holding şirketi” niteliğinde. ABD’li milyarder, tıpkı Donald Trump’a verdiği destekle yaptığı gibi, “kendisini muhafazakâr, milliyetçi çevrelerde konumlandırmak ve orada popülist görüşleri desteklemek” istiyor.

Bunu yaparken, “göçü radikal bir şekilde kısıtlamak isteyen politikacıları” destekliyor ve ayrıca “‘iptal kültürü’ ve siyaseten doğruculuğa karşı mücadele gibi kültürel açıdan muhafazakâr görüşleri savunuyor.”

Bir sonraki adım ise “Trump’sız Trumpizm.” Chafkin, Thiel’in “Arizona’daki Blake Masters ile Ohio’daki J.D. Vance’in Senato seçim kampanyalarına” her birine on milyon ABD doları bağışladığını belirtti; her ikisi de daha önce “onun yatırım şirketlerinde çalışmıştı.” Kurz ise “bu resme tam uyuyor.”

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Trump’ın oğulları Kazakistan’daki maden projesinde ortak oldu

Yayınlanma

ABD Başkanı Donald Trump ile Ticaret Bakanı Howard Lutnick’in oğullarının, Kazakistan’daki büyük bir volfram madeni projesine yönelik yatırım ortaklıklarında yer aldığı öğrenildi. Kazakistan yönetimi, Rusya ve Çin karşısında dengeleri koruma amacıyla ABD ile stratejik ve ekonomik ilişkileri güçlendirmeyi hedefliyor.

ABD Başkanı Donald Trump ve Ticaret Bakanı Howard Lutnick’in oğullarının, Kazakistan’daki büyük bir volfram yatağının işletilmesiyle ilgili anlaşmaya bağlı yatırım faaliyetlerinde yer aldığı belirtildi.

The New York Times gazetesinin ulaştığı belgelere dayandırdığı haberine göre, taraflar bu projede çeşitli finansal ortaklıklar üzerinden pay sahibi oldu.

Haberde aktarılan ayrıntılara göre, ABD liderinin oğulları Donald Trump Jr. ve Eric Trump’ın ortağı olduğu Dominari Securities şirketinin yatırımcıları, diğer ortaklarla birlikte Kazakistan’daki projeyle ilişkili tüzel kişilikten yüzde 20 oranında pay satın aldı.

Lutnick ailesinin kontrolünde bulunan ve bakanın oğulları Brandon ile Kyle Lutnick tarafından yönetilen Cantor Fitzgerald yatırım şirketi de projede Dominari ile ortak hareket eden kilit bir yatırımcıya 210 milyon dolar yeni sermaye sağlanması sürecine aracılık etti.

Daha önce Financial Times gazetesi de Trump’ın oğullarının Kazakistan’daki volfram çıkarma projesine dahil olduğunu yazmıştı.

Trump kardeşler, 2025 yılının Ağustos ayında inşaat grubu Skyline Builders bünyesinden hisse satın aldı. Gerçekleştirilen bir dizi işlemin ardından Skyline, yatırım grubu Cove Capital ile bağlantılı Kaz Resources şirketinden yüzde 20 oranında pay edindi.

Sürecin devamında Kaz Resources ile Cove Capital’ın Kazakistan’daki projeleri kontrol eden yapısı Cove Kaz Capital, Skyline ile birleşti.

Geçen yıl ABD İhracat-İthalat Bankası (US Export-Import Bank) ile ABD Uluslararası Kalkınma Finansmanı Kuruluşu (DFC), Kazakistan’daki volfram madenciliği projelerini desteklemek üzere 1,6 milyar dolara kadar kaynak sağlanmasını onaylamıştı. Bahse konu projelerdeki yüzde 70 oranındaki çoğunluk hissesi Cove Kaz Capital yapısına geçti.

Kazakistan yönetiminin, Trump’ın ikinci başkanlık döneminde ABD ile ilişkileri aktif bir şekilde geliştirmeyi amaçladığı, bu yolla en büyük komşuları olan Rusya ve Çin arasında denge kurmaya çalıştığı ifade ediliyor.

“Pragmatik bir yaklaşım izliyoruz”

Kazakistan Varlık Fonu Yönetim Kurulu Başkanı Nurlan Jakupov konuya dair yaptığı açıklamada, “Pragmatik bir yaklaşım izliyoruz” ifadesini kullandı.

Jakupov, “Eğer ABD, AB, Çin, Rusya, Kore, Almanya, Birleşik Arap Emirlikleri veya başka bir ülke firmasıyla işbirliği yapmanın fayda sağlayacağını görürsek, bu ortaklığın verimliliğini değerlendirir ve bizim için en iyi olanı seçeriz” dedi.

Amerikan Ticaret Odası Kazakistan Temsilcisi Jeff Erlich ise “Ticari ilişkiler benzeri görülmemiş bir düzeyde seyrediyor” değerlendirmesini yaptı.

The New York Times, Trump’ın Kazakistan gibi ülkeleri sunabilecekleri ticari anlaşmalar çerçevesinde değerlendirdiğini yazdı.

ABD için kritik maden rezervlerine erişim sağlanması ve bu madenlerin Rusya’yı devre dışı bırakan, Hazar Denizi ile Kafkasya üzerinden geçen “Orta Koridor” rotasıyla ihraç edilmesi büyük önem taşıyor.

Geçen yıl Washington’da, Kazakistan devlet madencilik şirketi Tau-Ken Samruk ile yatırım firması Cove Capital arasında ülkedeki büyük bir volfram yatağının işletilmesi amacıyla anlaşma imzalanmıştı.

Reuters’ın aktardığı bilgilere göre, kurulan ortak girişimde Cove Capital yüzde 70 hisseyle metal satış haklarını kontrol ederken, Tau-Ken Samruk kalan yüzde 30’luk payı elinde bulunduruyor. Kazakistan, ABD’li şirketlerle toplam değeri 17 milyar doları aşan 29 anlaşmaya imza atmış durumda.

Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, geçen yıl gerçekleştirdiği ABD ziyareti sırasında Donald Trump için “gökten gönderilmiş” lider ifadesini kullanmıştı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English