Diplomasi
Ukrayna Güvenlik Konseyi Başkanı Rustem Umerov ülkeden kaçtı mı?

Ukrayna’da, Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’in yakın çevresine uzanan yolsuzluk skandalı siyasi krize yol açtı. Bu esnada, Ulusal Güvenlik ve Savunma Konseyi Başkanı ve eski Savunma Bakanı Rustem Umerov’un yurt dışı gezisini uzatması, ülkeden kaçtığına dair söylentileri güçlendirdi. Kiev yönetimi iddiaları yalanlarken, Umerov’un ülkeye dönüp dönmeyeceği belirsizliğini koruyor.
Ukrayna’da yolsuzluk soruşturmasının başlamasından bu yana ülkeyi sarsan siyasi kriz, yeni ve hassas bir boyut kazandı. Ulusal Güvenlik ve Savunma Konseyi Başkanı ve eski Savunma Bakanı Rustem Umerov’un yurt dışında bulunmaya devam etmesi, Kiev’deki seçkinler arasında tedirginliğe neden oluyor.
Ukrayna kamuoyunda ise savaşın başlangıcından bu yana en büyük yolsuzluk skandalında eski bakanın da rolü olup olmadığına dair spekülasyonlar artıyor.
Umerov’un ‘planlı gezisi’
Umerov’un basın danışmanı, Ukrayinska Pravda gazetesine yaptığı açıklamada, Konsey Başkanı’nın 19 Kasım’a kadar sürecek “planlı bir yurt dışı görev gezisinde” olduğunu doğruladı.
Sözcü, Umerov’un 20 Kasım’da Kiev’e dönüp dönmeyeceği sorusuna ise kısaca “Evet” yanıtını verdi.
Bununla birlikte, Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’in çevresinden bazı kaynakların bu konuda daha az ikna olduğu belirtiliyor.
Ukrayinska Pravda‘ya ismini vermeden konuşan bir hükümet yetkilisi, Umerov’un Ukrayna’ya döneceğine inanmadığını söyleyerek şaka yaptı.
Sosyal medyada da Umerov meselesiyle ilgili söylentiler yayılıyor. Telegram, Facebook ve Instagram’da yapılan pek çok yorumda “Asla geri dönmez” ifadeleri kullanıldı.
Diğer yandan Ukraynalı yolsuzlukla mücadele kurumlarının enerji sektöründeki rüşvet skandallarına ilişkin ifşaatları devam ediyor.
Muhalefet milletvekili Oleksiy Gonçarenko’ya göre, Zelenskiy’in güvendiği isimlerden olan Umerov, görev gezisini çarşamba gününe kadar uzattı. Bu durumun yarattığı belirsizliği milletvekili Maryana Bezugla, Telegram hesabından “Umerov Ukrayna’ya dönecek mi, dönmeyecek mi?” sorusuyla özetledi.
Yolsuzlukla mücadele kurumları daha önce de eski bakanın yolsuzluk ifşaatları nedeniyle kaçtığını öne sürmüştü.
Florida, Türkiye ve Katar üçgenindeki temaslar
Berliner Zeitung gazetesinin haberine göre Umerov, pazar günü ABD’nin Florida eyaletine ulaştı. Bazı kaynaklar, bu eyalette yaşayan ailesini ziyaret ettiğini iddia ederken, diğerleri Trump yönetimi temsilcileriyle muhtemel görüşmelerden bahsediyor.
Umerov, ABD’ye gitmeden önce kısa süreliğine Türkiye ve Katar’a da gitmişti. Resmi açıklamalara göre bu ziyaretlerin amacı, Ukrayna ile Rusya arasındaki esir takası müzakerelerindeki bir tıkanıklığı çözmekti.
Fakat konuya aşina bir kaynak, esir takası sürecini yöneten Ukrayna Koordinasyon Kurulunun, Umerov’un İstanbul ve Körfez bölgesine yaptığı geziden Ukrayna basını aracılığıyla haberdar olduğunu belirtti.
Rus medyasından ‘FBI’a ifade verecek’ iddiası
Öte yandan, Rus medyası ve Ukraynalı blog yazarı Anatoliy Şariy gibi isimler, Umerov’un Ukrayna’ya dönmek istemediği ve “FBI’a Zelenskiy ile Devlet Başkanlığı İdaresi Başkanı Andriy Yermak aleyhinde ifade vermeye hazırlandığı” yönünde bir iddia ortaya attı.
Ukrayna Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, Umerov’un Ukrayna’yı terk ettiği ve ülkeye dönmeyi reddettiği yönündeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını duyurdu. Devlet Başkanlığı İdaresinin de İnterfaks-Ukrayna‘ya yaptığı açıklamada, bu iddianın “düzmece” olduğunu bildirdiği aktarıldı.
Kiev’i sarsan yolsuzluk operasyonlarında son durum ne?
Ukrayna’nın siyasi sistemini günlerdir sarsan yolsuzluk davası, Devlet Başkanı Zelenskiy’in de içinden çıktığı Kvartal-95 medya şirketinin ortaklarından iş insanı Timur Mindiç etrafında şekilleniyor.
Ukrayna’nın uzmanlaşmış yolsuzlukla mücadele kurumları olan Ulusal Yolsuzlukla Mücadele Bürosu (NABU) ve Özel Yolsuzlukla Mücadele Savcılığı (SAP), 10 Kasım’da üst düzey yetkililerin ve Zelenskiy’in yakın çevresindeki isimlerin Ukrayna’nın nükleer enerji operatörü Energoatom’dan toplam 100 milyon dolar rüşvet aldığına dair kanıtlar yayımladı.
Soruşturmaya göre, suç örgütünün başında Zelenskiy’in ortağı ve Kvartal-95’in sahibi Timur Mindiç bulunuyordu. Mindiç’in halihazırda ülkeyi terk ettiği ve basında çıkan haberlere göre İsrail’de olduğu belirtiliyor.
NABU’nun yayımladığı belgelerde, Mindiç’in o dönem Savunma Bakanı olan (Eylül 2023-Temmuz 2025) Umerov’un “yardımıyla şahsen veya kendisine bağlı şirketler aracılığıyla önemli miktarlarda para aldığı” ifade edildi.
Umerov ise Mindiç ile görüştüğünü kabul etmekle birlikte, Savunma Bakanlığındaki çalışmalarının herhangi bir kişinin etkisiyle ilişkilendirilmesi girişimlerini “asılsız” bulduğunu vurguladı ve Mindiç ile bağlantılı silah ve teçhizat tedariki sözleşmesinin feshedildiğini açıkladı.
Resmi bilgilere göre Umerov’un eşi ve üç reşit olmayan çocuğu ABD’nin Florida eyaletinde yaşıyor.
Zelenskiy’nin kasası yargılanıyor: Ukrayna’daki yeni dalga yolsuzluk operasyonlarına bakış – 2
Diplomasi
Almanya, Rusya ile Ukrayna diyaloğu için fırsat görüyor

Almanya hükümeti yetkilileri, Rusya ile Avrupa arasında Ukrayna çatışmasına ilişkin müzakerelerin yeniden başlaması için kademeli olarak bir diyalog penceresinin açıldığını belirtiyor. Reuters’a konuşan Berlin kaynakları sürecin haftalar değil aylar alacağını öngörüyor.
Almanya hükümetinden ismi açıklanmayan bir yetkili, Rusya ile Avrupa arasında Ukrayna çatışmasına yönelik müzakerelerin yeniden başlaması için kademeli olarak bir diyalog penceresinin açıldığını gördüklerini belirtti.
Reuters haber ajansının aktardığına göre, Alman hükümet temsilcisi gazetecilere yaptığı açıklamada, bu müzakerelerin muhtemelen haftalar değil, aylar alacak bir mesele haline geleceğini ifade etti.
Hazırlık sürecinin karmaşık olacağını dile getiren yetkili, Avrupa’nın temel görevinin tüm taraflarca kabul edilecek ve tanınacak etkili bir diplomatik mekanizma oluşturmak olduğunu kaydetti.
Şu an için sürece kimin liderlik edeceği sorusunun açıkta kaldığını belirten kaynak, Birleşik Krallık, Almanya ve Fransa’dan oluşan üçlünün bu konuda önemli bir rol oynamaya devam etmesinin muhtemel olduğunu aktardı.
Kaynak ayrıca, Berlin’in Washington ile rekabet etmek yerine koordinasyon içinde hareket edilmesi gerektiğinin altını çizdiğini belirtti.
Reuters, söz konusu kaynağın açıklamalar yaptığı brifing sırasında potansiyel arabulucular konusunun da ele alındığını yazdı.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Aralık 2025’te yaptığı açıklamada, Moskova’nın daha önceki önerileri temelinde çatışmayı barışçıl yollarla sonlandırmaya hazır olduğunu ifade etmişti.
Bu öneriler arasında Ukrayna birliklerinin Donetsk Halk Cumhuriyeti, Lugansk Halk Cumhuriyeti, Herson ve Zaporojye bölgelerinin idari sınırlarından çekilmesi de yer alıyordu. Putin, çatışmanın ancak temel nedenlerin ortadan kaldırılmasıyla barışçıl yollarla çözülebileceğini söylemişti.
Mayıs ayında Putin, Avrupa tarafında tercih edilen müzakerecinin eski Almanya Şansölyesi Gerhard Schröder olduğunu ifade etmişti.
Alman hükümet kaynaklarına dayandırılan Der Spiegel, Süddeutsche Zeitung, ARD-aktuell ve Tagesspiegel haberlerine göre Berlin bu fikre şüpheyle yaklaştı.
Avrupa Birliği üyesi ülkelerin dışişleri bakanları ise Schröder’in müzakerelere katılımı olasılığını reddetti. Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, eski şansölyenin böyle bir durumda masanın her iki tarafında da oturmuş olacağını dile getirdi.
Rusya cephesinde ise Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Ukrayna çatışmasına ilişkin müzakerelerin askıda kalmaya devam ettiğini bildirdi.
Peskov, buna karşın Moskova’nın Washington ile mevcut kanallar üzerinden temaslarını sürdürdüğünü ve tarafların düzenli olarak iletişim kurduğunu açıkladı.
Daha önce Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de benzer bir duruma işaret ederek, belirli temasların korunduğunu gizlemeyeceğini ancak halihazırda doğrudan müzakerelerin yürütülmediğini ifade etmişti.
Diplomasi
“Beş Göz” istihbarat servislerinden Çin ve LinkedIn uyarısı

“Beş Göz” uluslararası istihbarat ittifakına üye teşkilatlar, Çinli casusların ABD ve müttefiklerine karşı taktiksel bir avantaj elde etmek amacıyla hükümet ve askeri personeli kendi saflarına çekmeye ve güvenlerini sarsmaya çalıştıkları konusunda uyarıda bulundu.
ABD, Avustralya, Birleşik Krallık, Kanada ve Yeni Zelanda istihbarat teşkilatları, nadir görülen bir ortak bildiride, Çin’in gizli bilgilere erişim sağlamak için LinkedIn ve Indeed gibi profesyonel ağ sitelerini ve iş platformlarını giderek daha fazla kullandığını ileri sürdü.
Bildiride, Beş Göz teşkilatlarının hassas bilgileri teslim eden kişilerin vakalarını ortaya çıkardığı ve bunun cezai kovuşturmalara yol açtığı belirtildi.
Çinli istihbarat görevlileri ve suç ortakları, danışman, insan kaynakları uzmanı veya düşünce kuruluşu personeli gibi davranarak, dış politika ve savunma analisti gibi pozisyonlar için çevrimiçi iş ilanları yayınlıyor.
Ortak açıklamada, Çinli casusların “nihai olarak Çin’e Beş Göz üzerinde stratejik ve taktiksel bir avantaj sağlayabilecek ayrıcalıklı askeri, siyasi ve ekonomik istihbarat elde etmeyi amaçladıkları” belirtildi.
Açıklamaya göre, Batılı istihbarat birimleri, hedef alınanlar arasında en üst düzey güvenlik iznine sahip kişiler ve Hint-Pasifik bölgesinde görevli olanlar da dahil olmak üzere askeri personelin bulunduğunu değerlendirdi.
Buna göre Çin devletinin hedefleme çabaları, akademisyenlere, gazetecilere ve serbest yazarlara da uzanıyor.
Beş Göz ajansları, Çin, savunma ve Hint-Pasifik ile ilgili hassas bilgilere dayalı raporların hazırlatılmasını da içeren, işe alım operasyonları için beş aşamalı bir plan belgeledi.
Çin’in rapor başına birkaç yüz ila birkaç bin dolar arasında ödeme yapmaya hazır olduğu belirtildi.
Açıklama, “Bazı veri türleri, cephedeki askeri veya diğer personelin hayatını tehlikeye atabilir, iktisadi refahımızı zayıflatabilir ve demokratik süreçlerimize müdahaleye olanak sağlayabilir” dedi ve gizli olmayan bilgilerin bile, istihbarat kurumlarının halihazırda elde ettiği diğer bilgilerle birleştirildiğinde Çin devleti için faydalı olabileceğini ekledi.
Bülten ayrıca, bilgi sızdıran kişilerin casusluk yasaları kapsamında cezai kovuşturmaya maruz kalabileceğini de belirtti.
Bu uyarı, geçen yıl Çinli ajanların LinkedIn’i kullanarak İngiliz milletvekillerini hedef aldığına dair önceki MI5 uyarısının ardından geldi.
Birleşik Krallık Güvenlik Bakanı Dan Jarvis yaptığı açıklamada, Birleşik Krallık’ın “Çin dahil çeşitli devletlerin düşmanca eylemleriyle mücadele etmeye devam edeceğini” söyledi.
Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti’nin (KDHC) de büyük şirketlere erişim sağlamak için sahte uzaktan çalışan BT çalışanları kullandığı ileri sürüldü.
Google’ın Tehdit İstihbarat Grubu tarafından kısmen ortaya çıkarılan bu ülkenin metodolojisinin, devlet hedeflerini yerine getirme ve kişisel mali kazanç elde etme gibi “çift motivasyonu” beslediği ve bu durumun onları özellikle tehlikeli kıldığı belirtildi.
Jarvis, yeni uyarıya rağmen Birleşik Krallık’ın Çin ile diplomatik ilişkilerini sürdüreceğini belirtti:
“Çin ile ilişkiler kurmanın ulusal çıkarlarımıza uygun olduğu konusunda netiz; en azından bu, MI5 ve ortaklarımız tarafından ortaya çıkarılan bu faaliyet gibi hoş görmeyeceğimiz davranışlara doğrudan karşı çıkmamızı sağlarken, Birleşik Krallık için açık faydalar sağlayan alanlarda işbirliği yapmamızı mümkün kılıyor.”
Diplomasi
AfD’li Frohnmaier, Petersburg’da Gazprom şefi Miller ile görüştü

Almanya için Alternatif (AfD) partisinin üst düzey yetkililerinden Markus Frohnmaier, Gazprom’un patronu Aleksey Miller ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in bir başka yakın danışmanıyla bir araya geldi.
Partinin dış politika sözcüsü Frohnmaier, St. Petersburg ziyareti sırasında Rusya’nın enerji devi Gazprom’un CEO’su Aleksey Miller ile bir araya geldi.
Alman milletvekili, St. Petersburg’da düzenlenen ekonomi forumuna katılmak üzere Rusya’ya gitmişti.
Aynı zamanda AfD’nin Federal Meclis’teki genel başkan yardımcısı olan Frohnmaier, Rusya’nın varlık fonu başkanı Kirill Dmitriev ile de görüştü.
Dmitriev, X’te paylaştığı mesajda, “Almanya’nın en popüler partisi olan AfD ile birlikte harika bir GELECEK inşa etmeyi sabırsızlıkla bekliyorum,” diye yazdı.
Frohnmaier, görüşmelerinin odak noktasının Kuzey Akım boru hatlarının yeniden açılması ve Avrupa’nın en büyük ekonomisine Rus gazı tedarikinin yeniden başlatılması fikri olduğunu söyledi.
Anketler, AfD’nin bu yılın sonlarında, Kuzey Akım boru hatlarının sonlandığı Mecklenburg-Vorpommern dahil olmak üzere, iki doğu Almanya eyaletindeki seçimlerde birinci olacağını gösteriyor.
Komşu Saksonya-Anhalt’ta ise AfD, mutlak çoğunluğu kazanıp iktidara gelmeye çok yakın görünüyor.
Gazprom, çarşamba günü Telegram kanalında yaptığı bir paylaşımda, Frohnmaier ile Miller arasındaki toplantının Alman tarafı tarafından istendiğini belirtti.
Taraflar, Gazprom’un “Almanya’da son beş yılın en düşük gaz depolama seviyeleri” olarak nitelendirdiği durum da dahil olmak üzere Avrupa’daki enerji durumunu görüştü.
Frohnmaier toplantı sonrasında sosyal medyada şu bilgileri paylaştı:
“Almanya ciddi bir iktisadi düşüş sarmalının içinde sıkışmış durumda ve bunun temel nedenlerinden biri, tüm ekonomimizi pahalı hale getiren, şirketleri taşınmaya zorlayan ve vatandaşlara her gün yük olan yüksek enerji maliyetleri. Rusya, en önemli gaz ve petrol tedarikçisiydi. Bu nedenle, Kuzey Akım’ın yeniden başlatılması ve Rusya ile ticari ilişkilerin yeniden kurulması da dahil olmak üzere tüm seçenekler masaya yatırılmalı. Görevimiz, Alman ulusal çıkarlarını tavizsiz bir şekilde merkeze koymak.”
Almanya, Şubat 2022’de başlayan Ukrayna savaşından önce Avrupa’nın en büyük Rus gazı ithalatçısıydı.
Yıllık 27,5 milyar metreküp kapasiteye sahip kalan Kuzey Akım 2 boru hattı hiçbir zaman kullanılmadı.
Kuzey Akım boru hatlarının onarımı ve yeniden devreye alınması, geçen yılki federal parlamento seçimleri öncesinde AfD’nin platformunun resmi bir ayağıydı.
Fakat St. Petersburg forumu, Moskova’ya yönelik yaptırımlara ve Ukrayna’ya askeri yardım gönderilmesine de karşı çıkan AfD’nin bir temsilcisiyle bir Gazprom yetkilisi arasında bilinen ilk toplantıydı.
Dmitriev, X’te yaptığı bir paylaşımda, Frohnmaier ile görüşmelerinin “Rusya-Almanya-ABD iş diyaloğunun yeniden başlatılması” da dahil olmak üzere “iktisadi işbirliği” konusunu da kapsadığını belirtti.
ABD Başkanı Donald Trump ve onun MAGA hareketine yakın isimlerle yakın ilişkiler kuran Frohnmaier, son yıllarda Rusya’ya kamuoyuna duyurulan bir ziyaret gerçekleştiren en üst düzey AfD milletvekili. St. Petersburg ziyaretinde kendisine üç AfD milletvekili daha eşlik etti.
Bu hafta Dmitriev’in başkanlık edeceği “yumuşak güç” konulu panelde konuşma yapması planlanan Frohnmaier, seyahate çıkmadan önce Merz hükümetinden eleştiri aldı.
Fakat diyaloğu teşvik etmenin önemli olduğunu belirten Frohnmaier, ekonomi forumuna katılımının “Ukrayna’daki savaşı desteklediği” anlamına gelmediğini de ekledi.
Kuzey Akım üzerinden gaz akışını yeniden başlatmak, Avrupa pazarından elde ettiği gelirlerdeki büyük düşüşü telafi etmekte zorlanan Rusya’nın boru hattı gaz ihracatı tekeli Gazprom için hâlâ hayati önem taşıyor.
Dünya Basını2 hafta önceProf. Mearsheimer: Trump, İran savaşını sonlandırmak için Çin’den yardım istedi
Dünya Basını2 hafta önceİktisat tarihçisi Chance: Batı, Çin’i kendi sistemine entegre ederek liberal bir demokrasiye dönüştüreceğini sandı
Diplomasi2 hafta önceXi ve Putin ‘çok kutuplu bir dünya ve yeni tip uluslararası ilişkiler’ çağrısı yaptı
Amerika2 hafta önceBolivyalı işçi ve köylüler başkent La Paz’ı kuşattı
Asya2 hafta önceLai, Tayvan’ın “özgürlüğünden vazgeçmeyeceğini” söyledi, yeni İHA bütçeleri sözü verdi
Asya2 hafta önceRusya ve Çin arasındaki ticaret hacmi 240 milyar dolara ulaştı
Asya2 hafta önceİran’daki savaş yuan için küresel ticarette fırsat penceresi açtı
Dünya Basını2 hafta önceProf. Pape: İran yetenekleri sınırlı olduğu için değil, stratejik sebeplerle kendini dizginliyor











