Bizi Takip Edin

Rusya

Ukrayna, Rusya’nın gazından kurtulmak için Azerbaycan’a yöneldi, ancak formül değişmedi

Yayınlanma

Ukrayna, Azerbaycan devlet petrol şirketi SOCAR ile ilk kez doğalgaz alımı için anlaşma imzaladı. Kiev, bu adımla Rusya’nın gazına olan bağımlılığını azaltmayı hedeflerken, uzmanlar anlaşmanın Rusya’dan dolaylı alımları gizleme amacı taşıyabileceğini ve Azerbaycan’ın Ukrayna’ya yine Rusya’nın gazını satabileceğini belirtiyor.

Ukrayna, ilk kez Azerbaycan’dan doğalgaz satın almak üzere anlaşmaya vardı. Bugüne kadar Macaristan ve Slovakya gibi Avrupa ülkelerinden doğalgaz ithal eden Kiev yönetiminin, bu yolla aslında menşei Rusya olan yakıtı tedarik ettiği biliniyordu.

Ancak Azerbaycan ile yapılan yeni anlaşmanın dahi Ukrayna’nın Rusya’nın gazından kurtulma hedefine hizmet etmeyeceği öngörülüyor.

Ukrayna devlet doğalgaz şirketi Naftogaz’ın Yönetim Kurulu Başkanı Sergey Koretskiy, Azerbaycan devlet petrol şirketi SOCAR’ın iştiraki SOCAR Energy Ukraine ile ilk doğalgaz alım anlaşmasını imzaladıklarını duyurdu.

Sevkiyatın Trans-Balkan Koridoru üzerinden yapılacağı belirtildi.

Stratejik ancak sembolik adım

Bulgaristan-Romanya-Ukrayna sınırı güzergahında yapılan test sevkiyatının ardından konuşan Koretskiy, bunun hacim olarak küçük ancak uzun vadeli işbirliğinin önünü açan stratejik öneme sahip bir adım olduğunu ifade etti.

Rusya, geçmişte Trans-Balkan boru hattını Ukrayna, Transdinyester, Moldova, Romanya ve Bulgaristan üzerinden Türkiye’nin batısına gaz sevk etmek için kullanıyordu. Türkiye’nin doğusuna ise gaz sevkiyatı Mavi Akım üzerinden yapılıyordu.

Fakat TürkAkım projesinin faaliyete geçmesiyle bu alternatif hatlara olan ihtiyaç ortadan kalkmıştı. Ukrayna şimdi, Trans-Balkan hattını ters yönde kullanarak Azerbaycan’ın gazını Türkiye üzerinden kendi topraklarına taşımayı planlıyor.

Teknik olarak bu sevkiyatta sorun görünmese de Bakü’nün Ukrayna için gereken ilave gaz hacmini nereden bulacağı belirsizliğini koruyor.

Azerbaycan’ın ilave gazı nereden gelecek?

Rusya hükümetine bağlı Finans Üniversitesi ve Milli Enerji Güvenliği Fonu (FNEB) uzmanı İgor Yuşkov, Vzglyad gazetesine verdiği demeçte, Azerbaycan’ın mevcut kapasitesini şöyle anlatıyor:

“Azerbaycan, TAP ve TANAP boru hatlarının genişletilmesiyle Türkiye ve Avrupa’ya toplam 16 milyar metreküp gaz sevk etme kabiliyetine sahip. Bu hacimler için Şah Deniz-2 sahasında üretimi artırdı. Türkiye 6 milyar, Bulgaristan ve Yunanistan birer milyar, İtalya ise 8 milyar metreküp gaz alıyor.”

Yuşkov, Azerbaycan’ın zaman zaman uzun vadeli sözleşmelerin dışında kalan gaz fazlasına sahip olduğunu belirtiyor.

Uzman, “Bakü bazen planlanandan fazla üretim yapıyor ve bu fazlayı özellikle Balkanlar’da kısa veya orta vadeli sözleşmelerle satıyor. Örneğin 2024’te Bulgaristan’a uzun vadeli sözleşmedeki bir milyar metreküp yerine iki milyar metreküp gaz sattı. Ukrayna ile yapılan anlaşmanın da bu tür düzensiz ve küçük hacimli fazlalıkları kapsadığını düşünüyorum,” diye ekliyor.

Milli Enerji Enstitüsü Genel Müdür Yardımcısı ve InfoTEK Genel Yayın Yönetmeni Aleksandr Frolov da aynı görüşte.

Frolov, “Güney Gaz Koridoru’nun sınırlı kapasitesi ve Azerbaycan’ın kaynaklarının kısıtlı olduğu düşünüldüğünde, hacimlerin küçük olacağı aşikâr. Azerbaycan’ın Ukrayna’ya ihracatı aniden artırma imkânı yok,” diyor.

Frolov, Azerbaycan’ın Türkiye veya Balkan ülkelerindeki LNG terminallerine gelen gazı alıp Ukrayna’ya yeniden satma ihtimalini de dışlamıyor.

Azerbaycan doğalgazı, Ukrayna üzerinden Avrupa’ya ulaştırılacak

“Yeni tedarikçi yine Rusya’nın gazını satabilir”

Öte yandan İgor Yuşkov, anlaşmanın en dikkat çekici boyutuna işaret ederek, SOCAR’ın Avrupa’da büyük bir tüccar olarak bilindiğini hatırlatıyor.

Yuşkov, durumu şöyle değerlendiriyor:

“Azerbaycanlı tüccarın başka tedarikçilerden gaz alıp Ukrayna’ya yeniden satmasını bekleyebilirim. Bu, Türkiye’de yeniden gazlaştırılmış LNG veya hatta menşei İran olan gaz olabilir. En ilginci ise Bakü’nün bu gazı yeniden satmak için bizzat Gazprom’dan satın alabilmesi. Bu, mevcut durumun bir benzeri olur: Ukrayna, Slovakya ve Macaristan’daki tüccarlardan gaz alıyor ama bu gazın menşei çoğu zaman yine Rusya.”

Kiev’in hamlesinin arkasındaki nedenler

Ukrayna’nın yeni tedarikçi arayışının arkasında hem siyasi hem de iktisadi nedenler yatıyor. FNEB uzmanı Yuşkov, “Ukrayna, Moskova ile mücadele etmek için Rusya’nın gazının transitini durdurduğunu söylüyordu. Ancak kendileri, en elverişsiz rota ve fiyatlarla Macaristan ve Slovakya’dan yine Rusya menşeli gaz alıyor. Bu durumu örtbas etmek için de Azerbaycan gazına ihtiyaçları var,” diye konuşuyor.

Bununla birlikte, ülkenin ithalata olan ihtiyacı da bariz bir gerçek. Son yıllarda altyapının tahrip olması, bazı bölgelerin kaybedilmesi ve eski sahalardaki üretimin düşmesi nedeniyle Ukrayna’nın kendi üretimi azaldı.

Isıtma sezonu yaklaşırken depolar alarm veriyor

Ukrayna’nın önünde sadece birkaç ay kalan ısıtma sezonu için yeraltı depolama tesislerini doldurmak üzere ek gaza ihtiyacı var.

Yuşkov, “Avrupa’nın da kendi hazırlıkları nedeniyle Ukrayna’ya satacak fazla gazı kalmadı. Ukrayna’da ise kışa hazırlık durumu hiç parlak değil. Son ısıtma sezonu sonunda yeraltı depolarındaki gaz miktarı tarihi düşük seviyeye indi. Bu nedenle Kiev’in depolama için daha fazla gaza ihtiyacı var,” diyor.

2022 öncesinde Ukrayna’nın asgari ithalatı 8-9 milyar metreküp seviyesindeydi. Bu yıl ise bu rakamın 3-4 milyar metreküpe kadar düşmesi bekleniyor.

Aleksandr Frolov, durumu rakamlarla şöyle özetliyor:

“Ukrayna, 2024-2025 ısıtma sezonu başında yeraltı depolarında 8,5 milyar metreküp gaz biriktirmişti. Sezon sonunda bu miktar 700 milyon metreküpün altına düştü. Yani yaklaşık 7,8 milyar metreküp gaz kullanıldı. Kışı sorunsuz geçirmek için en az bu kadar, hatta daha fazlasını depolamaları gerekiyor. Şu anda Ukrayna’nın depolarında yaklaşık 4,5 milyar metreküp gaz var. Bu, geçen yılın aynı dönemine göre 1,5 milyar metreküp daha az. Bu da mevcut stokların yetersiz olduğunu gösteriyor.”

Rusya

Rusya, 1000 kilometre menzile sahip kamikaze dronlarının seri üretimine başladı

Yayınlanma

Rus savunma sanayisi şirketi Almaz-Antey, 1000 kilometreden fazla menzile sahip Garpiya-A1 kamikaze dronlarının seri üretimine geçti. Rosoboroneksport, uluslararası pazara sunulan sistemin yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini ve dost ülkelerde ortak üretime açık olduklarını bildirdi.

Rusya merkezli Almaz-Antey Doğu Kazakistan Bölgesi (VKO) Konsorsiyumu, dolanan mühimmat sınıfındaki “Garpiya-A1” kamikaze dronlarının seri üretimine başladı.

Rusya’nın resmi silah ihracat şirketi Rosoboroneksport’un basın servisi, üretimin sistemi dünya pazarına sunma hedefi doğrultusunda yürütüldüğünü duyurdu.

Rosoboroneksport Genel Direktörü Aleksandr Miheyev, şirketin ulaştığı üretim kapasitesine dikkat çekerek, “Almaz-Antey VKO Konsorsiyumu, Garpiya-A1 (E) sisteminin seri üretiminde yetkinlik kazandı. Ülkenin savunma kabiliyetine zarar vermeden, yabancı müşterilerle yapılan sözleşmeleri rekabetçi sürelerde yerine getirmeyi sağlayan bir seviyeye ulaştı” dedi.

Miheyev, şirketin sistemin sevkiyatına ve Rusya’ya dost ülkelerin topraklarında üretimin yerelleştirilmesine yönelik müzakerelere açık olduğunu belirtti.

İnsansız hava aracının ihraç versiyonunun yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini vurgulayan Miheyev, ürünün bazı ortaklara tanıtıldığını kaydetti.

Belirlenen koordinatlardaki sabit hedefleri vurmak üzere tasarlanan “Garpiya-A1 (E)” sistemi bünyesindeki uzun menzilli BLA-D insansız hava aracı, 50 metreden 2 bin 500 metreye kadar irtifada uçabiliyor.

Saatte 170 kilometreye varan hıza ulaşabilen araç, 1000 kilometrenin üzerinde mesafe katedebiliyor. Havada en az altı saat kalabilen dron, 50 kilogramın üzerinde harp başlığı taşıma kapasitesine sahip.

Rusya’da insansız sistemlere yönelik geliştirme faaliyetleri sürerken Kalaşnikov Konsorsiyumu Başkanı Alan Luşnikov da ağustos ayı başında yaptığı açıklamada, 11 kilogramlık harp başlığına ve yapay zeka unsurları içeren bir otomatik güdüm sistemine sahip “Kub-10ME” kamikaze dronunun yakında Ukrayna’daki askeri harekat bölgesinde kullanılacağını açıklamıştı.

Okumaya Devam Et

Rusya

Şeremetyevo özelleştirmesinde devlet altın hisse hakkını kullanacak

Yayınlanma

Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı’nın yönetiminde Rusya Federasyonu’nun “altın hisse” özel hakkını kullanmasını kararlaştırdı. Başbakan Mihail Mişustin’in imzaladığı karar, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin veren kararnamesi doğrultusunda alındı.

Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı Anonim Şirketi’nin yönetiminde Rusya Federasyonu adına özel bir hak olan “altın hisse” uygulamasını devreye sokma kararı aldı.

İnterfaks ajansının aktardığına göre Başbakan Mihail Mişustin ilgili kararnameyi 18 Ağustos’ta imzaladı.

Söz konusu belge, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ağustos ayı başında yayımlanan kararnamesinin icrası kapsamında hazırlandı. Putin, bahsi geçen kararnameyle Şeremetyevo’yu stratejik işletmeler listesinden çıkarmış ve havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin vermişti.

“Altın hisse”, bir anonim şirkette hissedar konumundaki kamu tüzel kişiliklerine veya yerel yönetimlere tanınan kurumsal bir hakkı ifade ediyor.

Özelleştirilen işletmeler üzerindeki devlet denetimini koruma işlevi gören bu hak, yabancı yatırımcıların yer aldığı şirketlerde genel olarak oy kullanma imkanı sağlamasa da devlete ana sözleşme değişikliklerini onaylama veya veto etme yetkisi veriyor.

Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yayımladığı kararname, özelleştirme ve stratejik işletme statüsüne dair hükümlerin yanı sıra havalimanının ana faaliyet alanının korunmasını, tesis ve kapasitelerin modernizasyonu için gerekli şartların sağlanmasını şart koşuyor.

Belge aynı zamanda hisse senetlerinin doğrudan ya da dolaylı yoldan yabancı kişi ve kuruluşların kontrolündeki tüzel kişilere geçmesini engellemeyi de güvence altına alıyor.

Putin, 2015 yılında Şeremetyevo’nun varlıklarının konsolidasyonunu ve kısmi özelleştirmesini öngören kararnameyi imzalamıştı.

Devlet, yeni kurulan “Şeremetyevo Havalimanı” şirketine federal mülkiyette bulunan yüzde 83,038 oranındaki havalimanı hissesini devrederken kamu payının en az yüzde 30 seviyesinde kalması şartı getirilmişti.

Varlıkların birleştirilmesi süreci Mayıs 2017’de tamamlandı. Bu konsolidasyon sonucunda Şeremetyevo Holding havalimanının yüzde 66,06 hissesine sahip olurken Rusya Federal Mülkiyet Yönetim Ajansı (Rosimuşçestvo) yüzde 30,46’lık payı elinde tuttu.

Geriye kalan hisselerin yüzde 2,43’ü Aeroflot’a, yüzde 1,05’i ise havalimanı yönetimine geçti.

Şeremetyevo Holding 2020 yılında devlete ait hisseleri satın almak üzere başvuruda bulunmuş, ancak daha sonra işlemden vazgeçmişti. Bu vazgeçmeyle birlikte havalimanının mülkiyeti bütünüyle özel sektöre devredilmemişti.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya, Alman gazeteci Michael Martens hakkında arama kararı çıkardı

Yayınlanma

Rusya İçişleri Bakanlığı, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı. Kararın, gazetecinin Ukrayna ve Sırbistan liderlerinin basın toplantısında Rus askerlerinin öldürülmesine dair yönelttiği sorunun ardından alındığı bildirildi. Rusya Dışişleri Bakanlığı ve ilgili diplomatik misyonlar gazetecinin ifadelerine sert tepki gösterdi.

Rusya, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ) gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı.

RBK’ya konuşan kolluk kuvvetlerindeki iki kaynak, kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in ortak basın toplantısının ardından alındığını aktardı.

Rusya İçişleri Bakanlığının arananlar veri tabanında, Martens’in Rusya Ceza Kanunu’nun ilgili maddesi uyarınca arandığı bilgisi yer alıyor.

Martens söz konusu basın toplantısında, Avrupa ülkelerinin “daha fazla Rus’un öldürülmesine yardımcı olmak” için neler yapabileceğini sormuştu.

Gelişmelerin ardından FAZ gazetesi, sorunun ifade ediliş biçimini “yanıltıcı” olarak nitelendirerek kurumun yayın politikasının “mümkün olduğunca çok sayıda Rus askerinin öldürülmesine yönelik çağrıları” kapsamadığını vurguladı.

RBK’nın kaynaklarına göre, gazeteci hakkındaki arama kararı Moskova İçişleri Ana Müdürlüğü tarafından 13 Ağustos’ta çıkarıldı.

Martens’e gıyabında Rusya Ceza Kanunu’nun 282. maddesinin 2. fıkrası uyarınca nefret veya düşmanlığı körükleme suçlaması yöneltildi. Soruşturma makamlarının yakın zamanda mahkemeye başvurarak gazeteci hakkında gıyabi tutuklama talep etmeyi planladığı belirtildi.

Rusya’nın Berlin Büyükelçiliği, Martens’in sözlerini “iğrenç” olarak nitelendirerek Moskova’nın hukuki mekanizmaları kullanma ihtimalini değerlendireceğini duyurdu.

Diplomatik temsilcilik, Martens’in fiilen Zelenskiy’e Rus askerlerinin öldürülmesi konusunda yardım teklif ettiğini ve gazetecinin daha sonra sosyal medyada yaptığı paylaşımların “her türlü yanlış anlaşılmayı ortadan kaldırdığını” açıkladı.

Büyükelçilik ayrıca Alman makamlarının, Almanya Gazeteciler Birliği dahil olmak üzere meslek örgütlerinin ve meslektaşlarının çoğunluğunun bu ifadeleri kınamamasını “üzüntü verici” bulduğunu bildirdi.

Büyükelçilik açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“FAZ’ın kısa açıklaması maalesef durumu kökten değiştirmiyor. Gazetenin Michael Martens’in ifadelerindeki ‘muğlaklığa’ sığınma girişimi eleştirilere dayanamaz; nitekim gazeteci sonrasında tam olarak söylediği şeyi kastettiğini ve bunda kınanacak bir yön görmediğini defalarca teyit etti.”

Rus diplomatlar, ifade özgürlüğünün, “burada resmi düzeyde iddia edildiği gibi” Almanya’nın resmi olarak çatışma halinde bulunmadığı bir devletin vatandaşları da dahil olmak üzere insanların öldürülmesine yönelik aleni çağrıları kapsamaması gerektiğini değerlendirdi.

Rusya’nın Washington Büyükelçiliği ise Martens’in sorusunu “Freudyen bir dil sürçmesi” olarak nitelendirdi ve bu çıkışın Alman makamlarının “Rusya-ABD cepheleşmesi” yönündeki arzusunu yansıttığını öne sürdü.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da Sırbistan makamlarına çağrıda bulunarak Martens’in sorusuna tepki göstermelerini istedi.

Gazetecinin ifadelerini kabul edilemez olarak nitelendiren Lavrov, Vucic’in bu soruyu duyduğunda “adeta donakaldığına” dikkat çekti.

Lavrov, bu tür görüşlere sahip bir kişinin medyada veya devlet kurumlarında görev almaması gerektiğini söyledi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English